Çakralar Nedir, Ne İşe Yarar?

Kaynak, Joy of Satan’daki Çakralar ile ilgili sayfadır.

Çakralar ruhun güç dolu enerji merkezleridir. Her birinin farklı işlevleri ve özel, belirli güçleri vardır. Çakralarımızın sağlığı bizim fiziksel, ruhsal ve zihinsel sağlığımızı da etkiler. Ruhun farklı kısımları vardır, ve çakralar ruhun en önemli ve ana kısımlarıdır.
Omurilik boyunca hizalanmış bir şekilde bulunan 7 çakra vardır ve bunlar en güçlüleridir. Bu çakraların her biri ışık tayfının frekanslarına göre titreşir. Satanizm bilimigüçlü bir şekilde destekler; zira bütün spiritüel ve okült fenomenler orijinalinde bilimsel olarak açıklanabilir. Bilim de, ruhaniyet de birbirlerini destekler niteliktedir ve birlikte çalışırlar. Ancak Hristiyanlık ve İslam gibi düşman inançlarının bilime yüzyıllardır mütemadiyen yaptığı saldırılar ve bilimsel sorgulamanın ve bilginin bunlar tarafından baskılanmasından ötürü, bilim tehlikeli ölçüde geri tutulmuş ve materyalistik bir yön almıştır. Ve bundan ötürü bilim, henüz bütün okültün bilimsel olarak tamamen açıklanabileceği noktaya ulaşmamıştır, ancak zamanla ulaşacaktır. Ruh, ışıktan meydana gelir.
“Işık Güçtür”
–Lilith

Altı daha küçük, ancak bir o kadar da güçlü çakra ikişer ikişer olmak üzere omuzlarda ve belin iki yanında, bir de kafanın iki yanında, şakaklarda bulunur. Çakraların işlevi ruhu enerjiyle beslemek ve güçlendirmektir. Bu 13 çakra, yaşam için elzemdir. Kimse bunlar olmadan yaşayamaz. Çok fazla kadim bilginin yok edilmiş ve kalan bilgilerin birçoğunun da kirletilmiş olmasından ötürü; çakralarla alakalı herkese açık mevcut bilgilerin çoğu ne yazık ki hatalıdır. Şeytan ve Du’at’ın Kuvvetleri, kendimizi meditasyon yoluyla ilerlettikçe bize doğru ruhani bilgileri gösterirler.

Çokça kişinin tecrübelerine dayanarak söyleyebiliriz ki, üç granthi‘nin [alakalı çakranın, Yılanın (Kundalini’nin) yükselmesini önleyen güçlü bir enerji bloğu olan düğümler] popüler kaynaklarda öğretildiği gibi Kök, Kalp ve 6. Çakralarda değil; İkinci [Sakral], Boğaz ve Taç Çakralarında bulunduğu görünüyor. Birçok insan Kalp Çakralarında bir yanma hissi yaşadıklarını aktarıyor; bunun sebebi de Kundalini Yılanının tıkanık bir Boğaz Çakrasından ötürü Kalp Çakrasından yukarıya yükselememesidir.

Şimdi, böyle bir durumda gerçekten de Kalp Çakrası tıkanık olsaydı ve 3 granthi‘den birine ev sahipliği yapsaydı, bu yanma hissi Kalp Çakrası değil de Güneş Çakrası’nda meydana gelirdi. Aynı mantıkla devam edecek olursak, Taç Çakrasının yakınlarında karıncalanma hisleri, Taç Çakrasının tıkanık olduğuna dair güçlü bir işarettir. Bize açık çoğu “bilgi kaynağında” anlatıldığı gibi granthi‘lerden birisi 6. Çakrada olsaydı, o zaman bu his 6. Çakranın altında, ya da bşaka bir deyişle Boğaz Çakrasında olmalıydı! Bu tıkanıklıkların başka semptomları da, kişinin Yılan enerjisi tamamen aktifleştikten sonra acı ve rahatsızlık hisleridir.

Taç Çakrası, Yılanın doğru bir şekilde yükselebilmesi için tamamen açık olmalıdır. Kundalini’nin aktifleştiği ancak çakra tıkanıklığı olan durumlarda orgazmlar da çok acılı olabilir, zira orgazm çakraları açar ve Kundalini Yılanını aktifleştirir. Kişi düzenli olarak meditasyon yaptığı zaman, enerjisi çok daha güçlü olur ve bu yüzden bu semptomlar fazlasıyla fark edilir bir haldedir.

Birçok eski grimoire ve kadim yazıtlarda, “çakra/çakralar” için kullanılan anahtar kelime “Tanrı/lar”dır. Örneğin bazı Eski Mısır’dan kalma ruhani yazıtlarda, “Tanrılara hükmetmek için” “güç kelimeleri”ne gönderme bulunur. Böyle yazıtlarda “Tanrı” aynı zamanda  kişinin kendisi için de anahtar kelimedir. Yine belirli Sümer yazıtlarında, kişinin “belaları, hastalıkları ve yaşlanmayı uzaklaştırmak için”, “her gün Tanrıları beslemesi gerektiği” yazar. Burada da “Tanrılar” kelimesi, çakralara işaret etmektedir. Yani çakraları her gün “beslemek” [yani mantralarla, güç meditasyonlarıyla uyarmak], kişiyi mutlu, güçlü ve zinde tutar. Ruhani gelişimin elzem bir parçası olarak çakralar, her gün beslenmelidir.

İncil ve Kur’an’ın yazarları bu bilgileri umumi halkın erişiminden uzaklaştırmak için tüm ruhani bilgileri kirletip saptırdılar. Bu bilgiler daha sonra, insanlığın zararına olmasına rağmen (ya da daha doğrusu tam da bu sebepten ötürü), sadece belli, “seçilmiş” bir azınlığın tekelinde saklandı ve istismar edildi. Örneğin İncil’in “Vahiy” kitabında bahsedilen “yedi mühür”, aslında omuriliğe dizili yedi çakradır. “Tanrının tahtı önünde alev alev yanan yedi meşale” aslında yedi çakradır. Derinlemesine araştırmalar gösteriyor ki, İncil ciddi baskı ve tehdit altında yazılmış ve bu kitabın yazılmasında parmağı olan Centillerden, belli yerlere belli bilgiler saklamış olabilir. İncil’de sıkça karşımıza çıkan yedi sayısı, yedi çakraya gönderme yapmakta. Elbette düşman elinden çıkma kitaplarda bu tarz bilgiler olsa da çok nadirdir denebilir, ve olanlar da oldukça yozlaştırılmış ve birçok tuzakla çevrilidir. Örneğin 7 sayısı 7 ana çakrayla alakalıdır, ama bu da çok kritik önem taşıyan epifiz bezini yok saymaktadır. Bu konuda bilgiler de gelecektir.

“Hayat Ağacı”, Hristiyanlık ve İslam gibi İbrahimi inançlardan binlerce yıl önce de vardır. Hayat Ağacı aslında insan ruhunun bir haritasıdır. Ağacın gövdesi omuriliği, dallarıysa chi/vril/prana/cadıgücümüzün dolaşımına yarayan 144,000 nadi’yi temsil eder. Meyveler meditasyonun ödülüdür; ruhun güçlenmesinin sembolüdür. Veterinerlikte ve dünyanın her yerinde tıpta gördüğümüz yılanlı Kadüse sembolü, Kundalini gücünü temsil eder. Ne yazık ki, varlığın her seviyesinde iyileşmeyi ve sağlığı temsil eden bu en kutsal sembol, İbrahimi inançlar tarafından iğrenç bir şekilde hakarete uğramış ve kirletilmiştir.

Bu metinlerde çakralara “mühürler” olarak göndermede bulunulur, çünkü düşman uzaylılar, Tanrısal bilgi ve güce ulaşmamızı engellemek için insanlığın çakralarını mühürlediler. Ruhaniyet ve astral dünyayla bağlantımız kesildi. Binlerce yıl önce, bizim medeniyetimiz de Tanrılara çok yakındı, ancak daha sonra dünyaya saldırıldı ve “Göklerde/Cennette Savaş” (“War in Heaven”) çıktı. Bu “mühürlenmemiz”, insan ırkının gerilemesine ve yozlaşmasına yol açtı. Enerjimizde dengesizlikler ve tıkanıklar ve auramızda delikler uyuşturucu ve alkol bağımlılığına (veya bu bağımlılıklar bu sorunlara yol açabiliyor), depresyona, başka insanların ve diğer canlıların hislerine ve durumlarına karşı umursamazlığa, istismarcı ve kötücül davranışlara ve insanlığın başına veba olmuş başka birçok derde sebep oluyor.

Cinselliğe ve dolayısıyla cinsel enerjiye direkt olarak saldırarak ve baskılayarak, hayati öneme sahip Yılanımız Kök Çakramızda kapana kısılmış, atıl bir şekilde bırakılıyor. Bu yüzden İbrahimi inançlar cinselliği lanetler ve hor görür; insanlığı karanlıkta, cehalette ve ruhani kölelikte tutmaya devam edebilmek için. Cinselliği ve yaratıcılığı yöneten 2. [Sakral] Çakrayı aktifleştirip açmak Yılanı uyandırmanın ilk gereksinimidir; Cinsel Çakra bloke olmuşken hemen altında yatan Kundalini’nin özgür kalması beklenemez. Ancak tıkanıklıkları ve engelleri tek tek yıktıkça Kundalini de uyanır ve 7 ana çakrada yükselmeye başlar. Yükseldikçe ruhu güçlendirir ve aydınlanma, anlayış, farkındalık ve bunlarla birlikte birçok psişik/ruhani yetenek ve beceri getirir.



13 ana çakra vardır; bunların yedisi omuriliğe dizili ve en güçlü olanlarıdır ve omuz, bel ve şakak çakraları da bu çakraları destekler. Aktifleştirildikleri zaman, omuz çakraları kanat çıkartır, bu da ruha daha fazla güç verir ve ruhani özgürlüğü temsil eder. Şakak, omuz ve bel çakraları, “Süleyman/Solomon Tapınağının” “Sütunları”nı oluşturuyor. 666, Güneş’in Kabalistik Karesidir. “Solomon Tapınağı”nın gerçek anlamı “GÜNEŞ Tapınağı”dır. “Sol”, “Om” ve “On”, hep Güneş için kelimelerdir sadece. “Sol”, Latince’de Güneş anlamına gelir ve İngilizce’de “ruh” anlamına gelen “soul” kelimesine de hem fonetik, hem yazılış olarak yakındır.

Solomon Tapınağının doğru anlayışı sadece insan ruhunun Tanrılaşmış halini temsil eden bir semboldür; ancak Yahudiler bunu alıp tıpkı İncil’deki ve Kur’an’daki hemen her şey gibi, tıpkı kurmaca İsa ve Muhammed gibi başka bir kurmaca Yahudi daha yarattılar. Muhammed veya İsa nasıl yoktuysa Süleyman diye bir haham da asla var olmadı. “Solomon” Tapınağı sadece mükemmelleşmiş ruhu temsil eder, buradaki tapınak kendi varlığımızdır. Güneş aydınlanmış, dönüşmüş ve güçlenmiş ruhu temsil eder, “666” da en kutsal ve önemli sayılardan biridir.

“Om”, Hindu’ların Ruhani Güneşe verdikleri bir isimdir, “On” ise Güneş için Mısır kökenli bir kelimedir. Şimdi, burada başka bir bilgi yozlaştırılması daha var. “OM/OHM”, orijinal ve antik “AUM” titreşiminin yerine geçirildi. Bu da umumi halktan tüm gücü ve ruhani bilgileri söküp almak için kullandıkları bir yol. Her şeyi baskılayıp silemedikleri için, popüler ana akım öğretilerinde istemeseler de kalan şeyleri de çoğunlukla bozup kirlettiler. “AUM” güç kelimesi ve “OM” ile bozulması hakkında önemli bilgiler de yakında gelecektir.
Çakra üçlüleri – bel, omuz ve şakak çakraları- birçok Tarot destesinde, Rahip  kartında da görülebilir. Rahip’in elinde tuttuğu asa bunu sembolize eder.

İnsan ruhunun bir diyagramı, Astaroth‘un Mühründe görülebilir. İki yanda bulunan çubuklar, insan ruhunun her iki tarafındaki pozitif ve negatif enerji sütunlarıdır – dama tahtasını ve yin ve yang’ı temsil eden siyah ve beyaz; aynı zamanda Venüs’ün glifi Kalp Çakrasını sembolize eder. Astaroth’un mühründeki yıldızın 5 ucu Ateş, Toprak, Hava, Su ve Özün Özü/Akaşa/Eter olan beş elementi, ve bunların ruhun üç düğümüne, “granthi”lere invoke edilmesini temsil eder. Tarot da ruhu açmak ve güçlendirmek için çok önemli ruhani bilgi ve talimatlar içerir. AsTAROTh’un Eski Mısır kökenlerinden alınıp o Yahudilerin “Tevrat”ları veya başka bir deyişle “Musa’nın Beş Kitabı” saçmalığı olan “Pentateuk”larına iğrenç bir şekilde yozlaştırılıp bozulduğu da dikkate değer başka bir noktadır. Aynı zamanda AsTAROTh’un Tarot kelimesini içerdiğine de dikkat edin.

İnsan ruhu ve çakralar doğru bir şekilde hizalandığı zaman, şekli ters haç şeklindedir. Bu, “Thor’un Çekici”nin arkasındaki gizli anlamdır. İnsan ruhunun bu haç şekli “Dört Köşe”, “Dört Yön” ve ritüellerde de Du’at’ın 4 Veliaht Prensi ile temsil edilir.

  • Bedenin/ruhun ön tarafı Kuzey’dir, Toprak elementi tarafından yönetilir.
  • Vücudun arka tarafı Güney’dir, Ateş elementi tarafından yönetilir.
  • Vücudun sol tarafı Negatif Kutuptur. Sol elimizle enerji alırız/çekeriz. Sol taraf su elementi tarafından yönetilir ve Batı yönüdür.
  • Sağ taraf Pozitif Kutuptur, Doğu yönüdür ve hava elementi tarafından yönetilir. Sağ elimizle enerji yönlendiririz.
  • Özün Özü/Eter elementi merkezdir, ve auradadır.
  • Ateş ve Hava elektrikseldir.
  • Su ve Toprak manyetiktir.

Yedi çakranın her biri belirli bir işlev ve güce sahiptir. Ana veya yan her bir çakra, vücutta yakınında bulunduğu organı doğrudan etkiler. Bu kişinin sağlığı konusunda çift yönlü bir ilişkidir – zira sağlıksız bir organ çakranın gücünü/temizliğini etkileyecektir ve tersi de geçerlidir. Kundalini Yılanı omuriliğin kökünde, Kök Çakrasının altında ve kuyruk sokumu kemiğinde sarılı bir şekilde bulunur. Bu yılan Güç Meditasyonuyla uyarıldığında veya bazı nadir durumlarda kazara (örneğin kuyruk sokumu kemiğinin bulunduğu bölgeye bir yaralanma veya travma olursa) yükselir.

Her bir çakra küçük bir huni şeklindedir; çanak veya kupa şeklinde, dönen, minyatür bir hortum gibi. Tarot’ta Kupalar Grubu [Kupa Kartları] çakraları sembolize eder, zira her bir çakra “kupası” içinde enerji tutar. Çakralar arasında en önemli çakra Güneş Çakrası, yani Lucifer’ın Kâsesi’dir. Thor’un Çekicine gelince, sadece çakraların doğru hizalanmasından daha fazla anlam da taşımakta. “TH” titreşimi 6. Çakra ve epifiz bezini uyarır, ki bu da Güneş Çakrasının dişil eşidir. Epifiz bezi, Güneş Çakrasında [Lucifer’ın Kâsesi’nde] tutulan Hayat İksiri’ni salgılar, ve Güneş Çakrası’nın titreşimi de “RA”dır. Bu da yine çok önemli bir ruhani olgu olan “THOR”un arkasındaki anlamdır. Çakralar her zaman dönmektedir, kişi örneğin astral projeksiyon için kullanılan bazı tekniklerde olduğu gibi onları kendi iradesiyle durdurmazsa.

Aşağıda ana çakralar hakkında bazı bilgiler ve bu çakraların Tam Çakra Meditasyonuna uygun şekilde meditasyonlarını bulabilirsiniz:

Kök Çakrası

Sakral Çakra

Güneş Çakrası

Kalp Çakrası/Orta Çakra/Dördüncü Çakra

Boğaz Çakrası

Altıncı Çakra

Taç Çakrası

Üçüncü Göz

“Çakralar Nedir, Ne İşe Yarar?” hakkında 12 yorum var

  1. Size bir soru sormak istiyorum.
    Sorumu cevaplarsanız çok sevinirim. 🙂
    Enerjileri çalınan bir insan ne yaşar ve ne yapabilir?

    1. Esenlikler,

      Bazı insanlar bilerek veya tamamen bilinçsiz bir şekilde “enerji vampiri” olabiliyor. Bu genellikle bu insanların kendi enerji sistemlerindeki bir sorun veya eksiklikten ötürü kendilerine yetecek kadar enerjiyi kendi kendilerine üretememelerinden kaynaklanır. Durum böyle olunca da bu insanlar etraflarındaki insanlardan enerji çekerler. Tabii dediğim gibi, bu işi bilinçli olarak yapanlar da var.

      Her halükarda, enerjiniz tükenirse olacaklar basit. Yorulup bitkin düşebilirsiniz, sağlığınız bozulabilir ve bu işi aktif olarak birisi yapıyorsa o kişi sizi daha kolay manipüle edebilir, çünkü deyimi yerindeyse “kancalarını” size geçirmiştir. Kendinizi korumak için güç meditasyonlarını aktif şekilde devam ettirip enerjinizi temiz ve güçlü tutmalısınız; sonuçta Auranız sizin ilk ve en önemli savunma alanınız. Auranızı aşamayan bir şey size de zarar veremez. Bununla birlikte negatif insanlar, ortamlar veya durumlar içinde kendinizi korumak için çakralarınızı kapatabilirsiniz. Bunu yapmayla ilgili bir egzersizi yakında sitemizde de paylaşacağız.

      İyi sabahlar!

        1. Esenlikler,

          Tam olarak öyle değil. Zaten bilinçsizce enerji vampirliği yapan insanlar bunu bu şekilde yapacak bilgi veya yetiye sahip değiller. Bilinçli yapanlar belki yapabilirler ama kendi dışlarındaki iki insanın arasında enerji bağı kurmak onlara çok yaramayacaktır, o yüzden genellikle size takılan kanca kendilerinden geliyor, manipüle edilirseniz de yine onlar tarafından edilirsiniz.

          Her halükarda, bunların hiçbiri korkulacak şeyler değil. Kendinizi koruduğunuz sürece sizi tüketemez ve zarar veremezler, unutmayın.

          İyi günler.

  2. Merhaba,
    Adını vermeyeceğim bir dinde çalınan enerjiler geri getirilebiliyormuş, spritüel satanizmde de böyle bir yöntem gibi bir şey var mı?
    Yani çalınan enerjiler geri getirilebiliyor mu?

    1. Esenlikler,

      “Çalınan enerjiler” ve “geri getirmek”ten kastınız ne acaba? Ve umarım “din” dediğiniz şey İbrahimi zevzeklik değildir.

      Yani şu ana kadar İbrahimi inançların sizden sömürmüş bulunduğu enerjilerin saklandığı bir banka kasası falan yok, dolayısıyla bu kasayı açıp tüm o enerjiye “konmak” gibi bir şey söz konusu değil. Eğer iddia buysa yalandır, başka bir şeyse açmanız gerekecek.

      İyi günler.

  3. Site “tekrar edilen yorum bulundu” dediği için cevabın altına yazamadım yorumu.
    Spiritüel Satanistim.
    Kastettiğim din Şamanizm.
    Hayır kesinlikle, ibrahimi dinleri hayatımından tamamen çıkardım zaten onları iyi tanırım enerjilere cin, şeytan diyen insanlarla işim olmaz.
    Bu insanlar zaten direk kendi ağızlarıyla söylüyor “günahlarınızdan dolayı vücudunuza enerjiler girer ve ölmeleri gerekir” bu insanlardan çok çektim ailemde aşırı dindar olunca…
    Zaten 6,7 aydır gerizekalı olduğumu düşünüyorum size mesaj olarak atmıstım(e-posta) eski zekam yok, eskiden anlayabildiğim kolaylıkla yapabildiğim bir şeyi şimdi hiç yapamıyorum. Evimin karşısında spritüalist insanlar oturuyor…. vs.. vs..
    Bir spiritüel insan bilerek ve kasten bizden bir veya daha fazla enerji çalarsa, bu enerjileri geri alabilir miyiz?
    Yani çalınan enerjiler nasıl geri alınır?

    1. Esenlikler,

      Şamanizm” diye bir din yoktur. Türklerin orijinal dininin asıl ismi Tengrizm’dir, buna Şamanizm demek popüler bir bilgi yanlışı. Şamanlık sadece Tengrizm’deki ruhban/büyücü sınıfına verilen isimdir.

      “Bir veya daha fazla enerji” demişsiniz de, enerji elma armut gibi sayılabilir bir şey değildir. Varlığınızdadır, sürekli üretirsiniz. Evet, birileri sizi sömürebilir ama bu kişilerle uğraşıp daha da beslemek yerine kendinizi korumaya almanız (Koruma Aurası, çakraları kapatma gibi egzersizlerle) daha iyidir. Size kasten zarar vermeye çalışıyorlarsa da o zaman karşı saldırıya geçebilirsiniz tabii.

      Zaten sizin enerjinizi sömürme gibi bir durumları varsa kendinizi korumaya başladıkça enerjileriniz yine dengelenecek ve tekrar yerine koyulacaktır. Bununla birlikte her halükarda meditasyon yapmayı ihmal etmeyin.

      Ve sitemize aynı yorumu 5 kere atmaya çalışmışsınız, yorum tuşuna bir kez dokunmanız yeterli.

      İyi geceler.

    1. Esenlikler,

      Zihni sizin düşünce dünyanız, “kafanız” olarak tanımlayabiliriz. Ruhsa fiziksel beden gibi bir bedendir, sadece enerjiden oluşmuştur. Aynı şey değil, ancak ruh zihni de taşıyor diyebiliriz. Buna kanıt isterseniz en basitinden Astral Projeksiyon veya Remote Viewing fenomenlerini gösterebiliriz. Ruhunuzu bir yere “projekte” ettiğinizde, doğal olarak bilinciniz/algınız, dolayısıyla da zihniniz de o yere gidiyor. O yüzden bilinci taşıyan şey ruhtur.

      İyi günler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir