Satanizm İle Başka İnançları Birlikte Yürütmeye Çalışmak

Kaynak, yine aynı konulu Joy of Satan yazısıdır.

Satanizm, başka dinlerden çok farklıdır. Satanizm özellikle de başka “inanç”larla karışmaması, aynı anda yürütülememesi açısından farklıdır. Örneğin Satanizm ile Hristiyanlığı veya Müslümanlığı karıştırmak su ile elektriği karıştırmak gibi olur. Satanizme ilgi duyan ama hala Hristiyanlığa sempati besleyen insanların tecrübelerini gördüm ve okudum. Yoğun endoktrinasyondan ötürü Hristiyan veya Müslüman inancına hala güçlü, bilinçaltı seviyesinde bağları vardı. Çoğumuz İbrahimi inançlardan gelmekte, ve hala çok sayıda insan için devam etmekte olan sorunlar ve takıntılar vardır. İbrahimi programlama gerçekten çok yoğun ve tehlikeli bir şeydir, ve yüzyıllar boyu süren İbrahimi inancı, duaları, kurbanları yüzünden bu doktrinlere inanılmaz miktarlarda psişik enerji akmakta. Bu yüzden insanın tamamen özgür olabilmesi için aşması gereken çok miktarda negatif programlama vardır.

Bununla birlikte, İbrahimi inançlar (ülkemizin durumunda İslam) neredeyse her şeyin içine işlemiştir, bunun büyük kısmı da sübliminaldir. Kültürümüze işlemiş şeylerden kurtulması zor olabilir, ama yapılmak zorundadır.

İnançları konusunda emin olmayanlar ve İbrahimi inançlara bilinçli veya bilinçsiz olarak hala güçlü bağlara sahip olanlar, bazen kendilerini çok korkutucu ve negatif psişik tecrübeler yaşamaya müsait hale getirebiliyor.

Örneğin Demon’ları çağırma veya okültte derine gitme, bu tarz emin olmayan insanlar için çok beklenmedik, negatif karşılaşmalara sebebiyet verebilir. Bu, insanlığı Şeytan’dan uzak tutmak isteyen yabancı, uzaylı, düşman varlıkların eseridir. Özellikle düşman programlarına hala bağları olan insanlar böyle tecrübelere çok daha açıktır ve deyimi yerindeyse daha “kolay yemdir”. Çoğu durumda böyle göz dağı vermeler işe yarar, zira bu tarz şeyler zaten halihazırda Satanik/ruhani konulara ılık yaklaşan kişilerin içine korku salar, ve bu tarz insanlar sıklıkla gerisin geri imamlarına, cinci hocalarına (“Hocam içime cin girdi, senin cinlerinle çıkarsana” 😩), zaten onları bu hale sokan dualarına koşacak, bir de üstüne üstlük bu tecrübeleri için Şeytan’ı suçlayacaklardır. Bu sebepten ötürü ruhaniyette ve Satanizmde ilerlemek isteyenlere öncelikle Şeytan’a inançlarını, güvenlerini ve Şeytan hakkındaki bilgilerini (ve hala bağları kalan düşman programlarında anlatıldığı gibi Şeytan’ın kuyruklu bir keçi adam veya “kötülüğün efendisi“, “””karanlıklar prensi””” (😒) olmadığını) daha güçlendirmelerini öneriyoruz. Bunu bu sitedeki, imkanınız varsa da Joy of Satan’daki her şeyi okuyarak ve ruhunuzu güçlendirmek ve özgürleştirmek için güç meditasyonlarını ve siz de dahil tüm insanlığı bu İbrahimi programlardan kurtarmaya yönelik ritüelleri yaparak başarabilirsiniz.

Güçlü bir koruyucusu olmadan çok, çok az insan -hatta o kadarı bile muamma-güç seviyesini ilerletebilir. Kişi zihnin ve ruhun güçlerini geliştirmede ciddi olup dişe dokunur bir seviyeye ilerlerse veya ciddi seviyede herhangi bir yeteneği varsa, o insana şu an içinde bulunduğumuz ruhani savaşta taraf almasını isteyen varlıklar yaklaşacaktır. Gerçekten üstün yetenekleri olup da yalnız yürüyenler, daha yüksek bir gücün koruması olmadan bu dünyada fazla uzun yaşamazlar. Genelde düşman tarafına katılanların da ilerlemesine ket vurulur. Sonuçta fazla güçlü bir köle isyan edebilir, ve bu riski hangi köle sahibi almak ister, değil mi?

Sorun şu ki insanlara bunu biz veya bizim tarafımız empoze etmiyor. İnsanları baskılayan, sömürmek isteyen ve bu sömürdüğü varlıklarıyla sömürdükleri kişiler de dahil herkesin hayatını zindan etmek isteyenler bizler değiliz. Bize katılmayanları susturmaya, ket vurmaya, yok etmeye, katılanları da sömürmeye çalışan bizler değiliz. Ancak sonuç yine de ne yazık ki aynı: Ortada bir savaş, iki tane taraf var. Biri insanlığı kurtarmaya çalışan Tanrıların ve onların izinden gidenlerin tarafı, diğeri de düşmanın ve düşmana (bilerek veya bilmeyerek) hizmet edenlerin tarafı. Ve ne yazık ki biraz olsun ruhani güce erişen herkes buna ister istemez dahil ediliyor. Bizden olmazsanız öldürürüz diye bir şey yok, ama düşman için… Var.

Bu sebepten ötürü “arada kalmış” veya ılık insanların, ruhani olarak hazır olana (yani İbrahimi kontrol programlarıyla bilinçli-bilinçsiz tüm bağlarını kopartana ve Tanrıların, Şeytan’ın Gerçeğinin bilinçli bir şekilde tamamen farkına varana) dek  Demon’ları çağırmaya veya ruhani varlıklarla iletişim kurmaya çalışmalarını tavsiye etmiyoruz.

Elbette herkese yerimiz var, adanmıştan meraklısına dek. Bilgi herkes için açık ve ulaşılabilir olmalıdır. Ancak nispeten daha gelişmiş, ve/veya tam eminlik isteyen bazı şeyler vardır ve kişi bunlarla uğraşmadan önce uygun seviyeye (hem ruhani seviye, hem de farkındalık seviyesi). Satanizm’de artık bir noktaya gelindiğinde, tüm diğer inançlarla, düşman tarikatlarıyla, düşünce sistemleriyle bağları kesmek çok önemli bir adımdır. Bunu yapmaktan kaçınmak felakete davetiye çıkarmaktır. Bu ruh seviyesinde yapılmalıdır, yani kararsızlık veya karışık hisler olmamalıdır. Karışık hisler varsa, kişi beklemelidir. Zira bu kalıcı bir adımdır.

Adanma ritüelini yapmış olan kardeşlerimiz için de bunlar geçerlidir, yine de kendi üzerinizden her türlü İbrahimi endoktrinasyonu ve programlamayı kesip atmanız çok önemlidir. Özellikle başka “Satanizm” ekollerinden gelip de Spiritüel Satanizmi bulanlarınızın da, İbrahimi inançlardan gelenler gibi bir iç muhakeme yapmaları ve eski yanlış inançlarını ve dünya görüşlerini, Satanizm, Tanrılar ve Şeytan’a bakış açılarını düzeltmeleri, ve (bu ekollerden bazıları da direkt düşman kontrolünde olduğu için) varsa düşmana parazitik bağlarını koparmalarını şiddetle tavsiye ediyoruz. Satanizm, Ebedi ve Mutlak Gerçek ve Gerçekçiliktir; %50, %80, %90 veya hatta %99 Gerçekçilik değil. Demon çağırmak tavuk kesip onun kanıyla mühür çizerek yapılmaz -ve Tanrılar böyle vahşi ve aptalca şeylerden nefret ederler-, Satanizmin tanımı “özgürlüğü baskılayan “””semavi dinlere””” (🤢) inat” “sınırsız, mutlak özgürlük” ve bunun ne hikmetse sürekli aynı kapıya, ahlaki ve cinsel sapkınlığa çıkması -ve bu sayede bir nevi İbrahimi inançları tersinden yaşama- gibi basit, banal ve sığ bir şey değildir, Demon’lar Klifot/Qliphoth/Sitra Ahra değildir ve düşman Kabalasının bozulmamış orijinali bile bize aittir, Satanizm kötülük değildir ve Satanizm’deki “karanlık” sadece ruhun dişil tarafını simgeler, vesaire.

Bu yanlış anlayışları saymakla bitmez. Kısaca Satanizm, Tanrılar, Şeytan gibi konularda kendine “Satanist” diyenler arasında bile çok farklı fikirlere sahip insanlar vardır, bunun sebebi düşmanın kendisine tehdit olabilecek bu yegâne ruhani sistemi bozmak istemesidir. Buna izin vermeyin; Gerçek her zaman objektif olarak kanıtlanabilirdir, tüm insanlık için faydalıdır, aydınlatıcıdır ve gerek İbrahimi inançlarda, gerek düşman eksenli “Satanizm” ekollerinde olduğunun aksine zincirleyici değil özgür bırakıcıdır. Satanizm’de arabuluculuk yoktur. ve Kendinizde zerre kadar bile olsa düşmana açık kapı bırakmayın, bilinçaltı seviyesinde bile olsa düşmana boyun eğmeyin ve düşmanın kültürünü benimsemeyin. Başarılar.

Demon’lar Ana Sayfasına Git

“Satanizm İle Başka İnançları Birlikte Yürütmeye Çalışmak” hakkında 23 yorum var

  1. Güçlü bir koruma demişsiniz bu korumayı daha doğrusu bizi koruyacak gücü nasıl çağırabilirim? Çünkü benimde başıma birşeyler gelmeye başladı ki şans eseri bu yazıyı okudum

    1. Esenlikler,

      Zaten Spiritüel Satanist iseniz endişelenmenize gerek yoktur. Meditasyonlarınızı ve RTR’larınızı güçlü bir şekilde yaptığınız sürece başınıza gelen şeyler de kesilecektir.

        1. Olsun, yine de meditasyonlarınızı yapıp rahat olun, ufak şeyleri fazla takmayın. Negatif varlıklar korkunuzla beslenir, o yüzden onlara korku vermeyin.

  2. Merhaba
    Okulda seçmeli dersler var kuran ve bilişim ben kuran seçtim hoca daha fazla puan veriyor diye ve o zamanlarda satanizm e ilgim yoktu şimdi de artık dersimi değiştiremiyorum ve kuran dersinde girdiğimden beri negatif enerji üzerimde çok kötü hissediyorum ne yapmalıyım bi öneriniz var mı

    1. Esenlikler,

      Okula gitmeden önce sabah meditasyonunuzu ve özellikle korunmanızı sağlam yapın, eve gelince de akşam meditasyonunuzu aynı şekilde, özellikle de temizlenmeyi. Satanist olacak olursanız bir de RTR’larınızı düzenli olarak yaparsınız, hiçbir şey olmaz.

      İyi akşamlar.

  3. Hem cadı hemde satanist olunabilir mi? Eğer olunabilirse aciklarsanız sevinirim.

    1. Esenlikler,

      “Cadı”lığı ne sanıyorsunuz ki? Büyü yapan kimseye “cadı” denir. Zaten tüm büyünün, ruhaniyetin ve bilimin Tanrısının Şeytan olduğu düşünüldüğünde; biz Satanist’ler ikinci en iyi cadılarız desek, kimse de kalkıp birinci olduğunu söylemeye cüret edemez. Dolayısıyla zaten Satanist kişi cadıdır.

      İyi geceler.

  4. Sitra Ahra Yahudilere mi ait tamamen? Tavuk kesmek, Sitra Ahra derken bariz Enes Karayel’e gönderme yapılmış bir yazı. Ben onun verdiği ritüelleri uyguladım ama şu ana kadar hiçbir problem yaşamadım. Sonuçta demonun mührüyle, ismiyle ritüel yapıyoruz. Araya bir iki ne idüğü belirsiz yabancı dua sokmuyoruz. Yani sırf bir tavuk kesildi diye mi bambaşka bir varlık geliyor mantıklı değil. Ne cüretle bir parazit kendini Paimon olarak tanıtır? Şeytanın adına yemin edince bu varlıklara nasıl zarar gelmez? Yani bir tavuğun eklenmesiyle ritüelin/demonun değişmesine anlam veremedim. Yoksa bende kurban manyağı değilim. Sadece açıklamalar yetersiz. Binyıllarca demonlara hiç kurban verilmemiş gibi konusuyorsunuz. Öyle toz pembe bir dünya yok. Gerektiği zaman fedakarlık yapılmalı.

    1. Esenlikler,

      Bu zırvalardan bahseden sadece o ahmak değildi, ama onun da Türk Satanizm’ini bozmaktaki etkisi yadsınamazdı. Yahudi Kabalası uygulayan, masumları kesip biçmeyi savunan, dejenere fikirlerden uzun uzadıya saatlerce bahsedip elle tutulur iki parça bilgelik bile sunamayan ne tek, ne de ilk palyaçoydu o. Ve evet, elbette ki Yahudi Kabalası tamamen Yahudilere aittir. Neyse, devam edelim.

      Sondan başa doğru cevap vereyim.
      “Öyle toz pembe bir dünya yok. Gerektiği zaman fedakarlık yapılmalı.”
      Bunu gören de kendinizden bir şey “””feda ediyorsunuz””” sanır, soylu bir hareket olduğunu düşünüp alkış tutar. Ama hayır, yapılan şey son derece basit. Olaylardan alakası olmayan masum bir hayvanı alıp kesip biçmek, bundan medet ummak. E oldu olacak insanları kaçırıp onları da keselim? “Fedakarlık yapılmalı” sonuçta, ama bu “feda” ne olursa olsun kendimizden çıkmamalı, değil mi? Değil.

      Tanrıların tavuk kanına, ruhuna ne ihtiyacı olacak Şeytan aşkına? O kadar aciz varlıklar mı? Ya da siz, kendi ruhunuzda kan dökmeden bir tavuğunki kadar enerji yükseltmekten aciz misiniz? Eğer öyleyseniz tebrikler, Yahudisiniz! Değilseniz de Yahudi adetleri uygulamayın. Kan kurbanı bir Yahudi olgusudur ve Tanrılar bu tarz iğrenç hareketleri kati suretle yasaklamıştır. Kan kurbanı pisliğine dahil olmuş eski toplumlar bunu gerçek Pagan Tanrılarının buyruğuyla değil, dışarıdan gelen düşman varlıkların zorlamasıyla yapmıştır. Bu lanetli pratiklere düşenler, ancak düşman istilasından sonra düşmüştür. Örneğin Aztekler, Orijinal Tanrılarının da bu pratiği yasakladığını yazar. Ancak daha sonradan gelen bir varlık, rahiplere kan karşılığında dünyevi güç ve zenginlik teklif etmiştir. Ondan sonra kurban gibi ritüeller onlarda baş göstermiştir. Bu varlığın onlardaki adı da YAH veya YAH-OLT. Bir yerden tanıdık geldi mi?

      Antik yazıtlardaki belli kelimelerin anlamı yozlaştırılmıştır. Örneğin aslında “tapınma” kelimesi kişinin kendi ruhu üzerinde çalışarak kendi kendisini kademe kademe Tanrısallık seviyesine çıkarmasını simgeler. “Feda” veya “kurban” gibi kelimelerse, ruhani veya majikal bir operasyonun başarı kazanması için bunun uğruna harcanan zaman, enerji ve odağı temsil ediyor, burada aciz ve zavallı bir şekilde kan dökmeye ne gerek vardır, ne de herhangi bir faydası vardır.

      Tanrıların bize bahşettiği kadim ruhani gelişim pratikleriyle kendi kendimizi yükseltip güçlendirebilecek, sonunda Tanrıların seviyesine çıkabilecekken cidden gücü ve sorumluluğu kendi üzerimizden alıp tavuktan, keçiden, kediden, köpekten medet ummak, medet ummayı da geçip bu varlıklara zarar vermekte hiçbir sorun görmemek acizliğin daniskasıdır. Bu pratiklerin insanlık “””lugatına””” Yahudilerden geçtiği de düşünülür, onların bize tarih boyunca başka hiçbir konuda fayda sağlamadığı da göz önünde bulundurulursa bunun neden yanlış bir hareket olduğu anlaşılacaktır.

      Kısaca varlıklarla konuşuyorduysanız Tanrılarla değil, astral asalaklarla konuşuyorsunuzdur. Kendi ruhunuz üzerinde doğru pratiklerle çalışmıyorsanız herhangi bir varlıktan gelecek herhangi bir sinyali net ve doğru şekilde algılamanız da söz konusu olamaz. Dolayısıyla “””yemin ediyorum””” dediğini düşünebilirsiniz, ama aslında o anda sizinle dalga geçiyor olabilir. “Ben bir Demon’um” dediğini düşünebilirsiniz, belki “ben bir limonum” diyordur. Veya belki sadece kendi zihninizle konuşuyordunuz ve hiçbir şey gelmedi. Her halükarda kesin olan şey şu ki, hiçbir Satanik Tanrı bu tarz pratikleri tasdiklemez, onaylamaz, arzulamaz. Böyle şeylerle uğraşıyorsanız kendi ruhunuzu geliştirmemek şöyle dursun, doğrudan kendinize zarar verdiğinizi de eklemem gerekiyor. Bu tarz keyfi, vahşi hareketler ve ortaya çıkarılan ölüm enerjilerinden herhangi bir fayda sağlayacak kadar aciz, zavallı, öteki, uzaylı, yaratık bir ruha sahip değilsiniz. Kısaca, Yahudi değilsiniz. Tabii zorlarsanız o “mertebeye” düşmeniz mümkün ama yine de Centil özü bundan çok daha uludur.

      Bu vaazda da belirtiliyor ama tekrar altını çizelim, suyla elektrik karışmaz. Düşman “””ruhaniyeti”””yle ulu Satanik Centil ruhaniyetini karıştırmak isterseniz tek sonuç, düşmanın batağına düşmeniz olur. Onlar için hava hoş, onlara peşkeş çektiğiniz sürece yüzeysel olarak başka her şeyi kabul ederler, ama konu Satanizm olunca %100 Gerçek hariç her şey tamamen kabul edilemezdir.

      İyi akşamlar.

      1. Nasıl yani Enes Karayel bize Satanizm başlığı altında Kabala mı pazarlıyordu? Hayatımın şokunu yaşıyorum şu an. Senelerce onun ritüellerini uyguladım. Elbette tavuk kesmedim ama zenginlik uygulamaları gayet işe yarıyordu. Evet Latince duaların Satanizmle alakasız olduğunu bende anlamıştım ama işe yaradığı için rahatsız olmamıştım. Finansal aksaklıkları çözüyordu. Sitesini başka yerlere taşımıştı hatta mailleştim kendisiyle ergenlerle muhatap olmak istemediği için siteyi taşıdığını söyledi. Bunlar 2014’te oluyor tabi ki.

        Ben o Latince duaları 44 gün boyunca günde 3 kez okudum. Babam ihale aldı. Ev taksitlerini kapattık. Finansal anlamda sıkıntılarımız gitti. Ama size şunu sormak istiyorum gerçekten ben bir Satanist olarak Yahweh’e mi enerji gönderdim? Ona mı dua ettim? Ona dua ettiysem bana neden yardım etti? Aklımda bir sürü soru var lütfen yardımcı olun.

        1. Esenlikler,

          Öncelikle belirteyim ki, yaptığınız şey büyü 101. Büyüde önemli şeylerden biri niyettir. Siz “para kazanma” niyetiyle 1000 kere “Şu köşe yaz köşesi, şu köşe kış köşesi, ortadaki su şişesi” deseniz bile belli bir etkisi olur. Bizim burada sunduğumuz güç kelimelerinin farkı, gerçekten kadim ve kendi içlerinde güç taşıyan, evrensel frekanslara göre çalışan ve dolayısıyla kendi başına güce sahip kelimeler olmalarıdır. Ama Latince öyle bir dil değil. Mesela biz bazı ayinlerin başında Şeytan’a İnvokasyon’u okurken en başta Latince bir ifadeye yer veriyoruz, ama bu bile sadece resmiyet. Latince öyle özel “güce” sahip bir dil değil. Yani kısaca üzgünüm, evet, bir ruh hastasının oyununa gelmişsiniz. Ama elbette ki hayatınızdaki bu mutlu ve olumlu değişimler yine de emeğiniz, yoğun isteğiniz ve arzularınız sonucu yönlendirdiğiniz enerji sayesinde olmuş olabilir. Sadece tekniğiniz yeterince verimli olmamış mesela. Burada bu sorunu da çözüyoruz. “Ne işe yararsa” kafasıyla hareket ediyorsanız bile her halükarda bize gelmeniz gerekir, çünkü en çok işe yarayan şey bizde.

          Yani merak etmeyin, düşmana enerji yönlendirmeden falan bahsetmiyoruz. Yalnız şu da dikkatimi çekti; “senelerce onun verdiği ritüelleri uyguladım” diyorsunuz, önceki mesajınızda “gerektiği zaman fedakarlık yapılmalı” gibi laflara yer veriyorsunuz ama siz hiç hayvan kesmediniz, öyle mi? Nasıl oluyor ki? Zaten onun verdiği ritüeller genel olarak kanlı ve zırvaydı. Sizin bileceğiniz iş ve sorumluluk size ait tabii. Yaptıysanız da yaptınız, hiç hoş bir hareket olmamış ve artık gerçeği bilen biri olarak buna göre hareket etmeniz beklenir. Yapmadıysanız da tebrikler, sizi önleyen şey vicdanınız işte. Ona iyi bakın.

          İyi sabahlar.

          1. Şerefsiz pislik, tavuk mu kesiyorsun utanmaz puşt.

          2. Esenlikler,

            Bizi bulmasına rağmen bunu halâ yapan biri varsa bu hakaretler yerli, ancak kendisi yapmadığını belirten bir ziyaretçimiz. Ve yapıyor olsaydı da artık Gerçeği gördüğüne göre yapmadığına eminim. Dolayısıyla birbirimize böyle çıkışmaya gerek yok.

            Bu arada, siteye yorum atmak için kullandığınız mail adresine bir mail attım. Umarım elinize ulaşmıştır.

            İyi günler.

          3. Hayır gerizekalı ergen. Tavuk kesmiyorum. Bunu zaten yorumumda yazdım. Ayrıca şerefsiz de sensin, pislikte sensin, puştta sensin. Seviyeye bak. Avam seni. Yaşın max 15 gelip burada diğer insanlara hakaret edemezsin. Yerini bil, haddini bil. Adam bana tane tane ne güzel açıklıyor işte. Sana ne oluyor? Sana fikrini soran mı oldu? Niye atlıyorsun aramızdaki konuşmaya?

            Yoksa ”Enes Karayel ergenlerle muhatap olmamak için sitesini taşıdı” yazmamdan mı rahatsız oldun? Bu öfkenin arkasındaki neden bu mu? Evet Enes’in ritüelleri kanlı ve tiksinç. Gerçeği öğrendim ve onun hiçbir ritüelini uygulamam artık. Ama adam ergenlerle muhatap olmama konusunda yerden göğe kadar haklı. Şu seviyeye bak puşt falan. Liseli çocuklarla muhatap oluyoruz şurada 1 soru sorduk diye. Şeytan bana sabır versin yemin ederim. Şu sitede ”demon boksörü dövebilir mi” gibi yorumları okudukça size de sabır diliyorum Satan’s Peacock. Zor çoluk çocukla uğraşmak.

          4. Esenlikler,

            İki tarafı da anlıyorum. O kardeşimiz tutkulu olduğundan size çıkışmış, siz de bunu görünce kendinizi savunuyorsunuz. Ama geçenki yorumumda sizi savunduğumu düşünürseniz şimdi de durumu yumuşatmamı yadırgamazsınız umarım.

            Cidden ufak ve beş para etmeyecek bir yanlış anlaşılmadan, aynı topraktan kardeşlerimiz olarak birbirimizin boynuna sarılmamız kadar Yahudiyi mutlu edecek bir şey yok. İletişim boşluğundan ötürü iki taraf da havaya birer mermi sıktı, ama bunu her ikinizin de büyütmemesini dilerim.

            Yorumlara gelince, cidden kaldırması zor şeyler var, evet. Sırada olanlardan birkaç tanesi daha var, zaten yayınlandığında hangisi hangisi görürsünüz. Düşman ve düşman köpekleri zaten ziyadesiyle bolken öfkemizi birbirimize değil, düşmanlarımıza yöneltelim.

            İyi geceler.

  5. uyku ile ilgili sorun yaşıyorum yapa bileceğim birşey var mı ritüel yada meditasyon gibi
    bu arada bazı sebeblerden gölgeler kitabı yapamıyorum ailem bulur diye tavsiyeniz var mı yazmasam aklımda planlayamıyorum büyü konusunda malum covid 19 yüzünden dışarı çıkamıyorum malzemede bulamıyorum büyülerimi nasıl yapabilirim
    telepati , dua , büyü arasındaki farklar nedir

    1. Esenlikler,

      Daha fazla meditasyon, özellikle Boşluk Meditasyonu (hele de yatarken, uyumaya çalışma sırasında Boşluk yaparsanız işiniz çok kolaylaşır). Güç meditasyonları da genel olarak sağlığınızı, gücünüzü, mutluluğunuzu ve rahatlığınızı arttırarak dolaylı olarak fayda sağlar, yoga da öyle. Metabolizmanızı düzene koymaya da katkı sağlayacaktır. Başarılar.

      İyi günler.

        1. Esenlikler,

          Aslında evet, öbür soruyu gözümden kaçırmışım.

          “Dua” kelimesi farklı anlamlara gelebiliyor. Bu anlamlar arasında Tanrılarla telepatik iletişim kurma ve güç kelimelerini kullanarak gerçeklik üstünde etki yaratma -yani yine “kelamın gücüyle” varlığa etki etmek, modern “dua” anlayışının da altındaki asıl amaç zaten- vardır. Dolayısıyla “telepati”yi de kapsıyor. Ama tabii telepati sadece Tanrılarla değil, başka yaşayan canlılarla da olabiliyor.

          Büyü de aktif bir şekilde enerjinin yükseltilmesi, programlanması ve yönlendirilmesidir. İçinde mantra da olabilir (ve yüksek sıklıkla vardır) ama olmak zorunda değildir.

          Kısaca ortak paydaları olan farklı kümeler bunlar.

          İyi geceler.

  6. şeytan üzerine tez yazıyorum ilahiyatçıyım onu ve ekibini görebilir miyim negati ve pozitif varlıkları veya enerjileri görmek istiyorum sık sık gökyüzüne bakarım bulutumsu varlıklar ışık huzmeleri görüyorum evrende bir savaş var sanki kafayı yememişimdir umarım her şeyi öğrenmek istiyorum

    1. “Onun ekibi” derken? Bu bir Arka Sokaklar parodisi değil.

      Eğer Tanrılardan bahsediyorsanız kendileriyle iletişime geçmek için astral duyularınızı geliştirerek ruhaniyette ilerlemeniz yeterli olacaktır, niyetiniz de iyiyse zaten iletişime geçersiniz. Ayrıyeten hayır, muhtemelen kafayı yemediniz çünkü evrende zaten bir savaş var.
      İstediğiniz her şeyi öğreneceksiniz, telaş yapmayın.

    2. Esenlikler,

      Şeytan üzerine tez yazmanızı hiç mi hiç önermem, hele de günümüz Türkiyesinde. Ya yalan söylemeniz gerekir, ya da çarmıha gerilirsiniz. “Ekip” ifadesi üstüne yorum yapmayacağım, zaten yapılmış. Ama oturup Tanrılardan size Kendilerini göstermesini beklemek yerine kendi ruhunuz (ve dünya) üzerinde çalışarak Onların ilgisine layık ve bu ilgiyi alabilecek durumda olduğunuzu göstermenizi öneririm.

      İyi geceler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir