Majikal Evokasyon ve İnvokasyon

Kaynak: Majikal Evokasyon ve İnvokasyon isimli Joy of Satan makalesi.

Not: Bu makale, Yüksek Rahibe Maxine Dietrich tarafından yazılmıştır. Burada “ben” diliyle yazılmış cümleler onun ağzındandır, kendi ağzımızdan yazmamaktayız. Kişisel açıklamalar ekleyecek olursak köşeli parantezle yapacağız.

Temel olarak, bir varlık çağırmanın veya enerjiyle çalışmanın iki yolu vardır: “Evokasyon” ve “İnvokasyon”. Spiritüel evokasyon, bir varlığın veya şeyin -Demon olsun, ölmüş birinin ruhu olsun, elemental olsun, enerji olsun- çağrılması ve bu çağrılan varlığın çalışmayı yapan kişinin dışına (yani varlığının (vücudunun, ruhunun, vs) içi yerine örneğin bulunduğu odaya) gelmesidir.  Enerjiyle bu şekilde çalışırken, enerji her zaman için çalışmayı yapan kişinin dışında kalır ve asla kendi vücudunun içinde değildir. Evokasyon sırasında asla direkt bir bağ veya bağlantı bulunmamaktadır.

İnvokasyon ise çalışılan şeyi (yine ister varlık olsun, ister enerji) kişinin kendi içine almasıdır. Burada varlık gerçek anlamda işlemi yapan kişinin içine girer. Buna örnek vermek gerekirse, mesela bir Demon çağırıldığında eğer ki invoke edilirse, o Demon çağıran kişi aracılığıyla, onun sesiyle iletişim kurar. Sıklıkla bu olduğu zamanlarda, kişinin sesi çatallanabilir, derinleşebilir veya başka bir şekilde değişebilir. “Ruh çağırma” seansları sırasında, yetenekli bir medyum sıklıkla “ektoplazma” denilen, evoke edilen ruhun kendisini görünür şekilde meydana getirmesi için kullanabileceği, parlak bir madde yaratabilir. Burada da aslında ruh ve medyum arasında direkt bir bağlantı olduğu için bu da bir invokasyon türüdür.

Birçok farklı varlık vardır. Öğrendiğim bir şey varsa o da Şeytan’ın Demon’ları söz konusu olduğu sürece, bizim içimize girdikleri zaman bize asla herhangi bir şekilde zarar vermedikleridir. Her zaman için olan her şeyin tamamen farkında ve bilinçli oluruz. Bizim aracılığımızla konuştukları zaman, ne söylediklerinin farkındayızdır ve hiçbir şeyi asla zorla yaptırmazlar. Demon invoke eden insanlar, “Melekler” gibi varlıkları invoke eden insanlar gibi hafızalarında sıçramalar, boşluklar veya “kayıp zamanlar” (yani ne yaptıklarını, ne söylediklerini, başlarına ne geldiğini hiç hatırlamadıkları zaman dilimleri) gibi şeyler tecrübe etmez. Melekler sık sık Demon’mış gibi yaparlar, bu sayede de insanları ruhani olarak terörize edip hem ruhaniyetten ve ruhani olgulardan korkutup hem de bunun tüm suçunu Şeytan’a atmış oluyorlar. Bu varlıklar Şeytan’dan DEĞİLDİR ve genellikle bir yere veya kişinin içine davet edildikten sonra agresif bir şekilde onları çağıran varlığı ele geçirirler; sonra onları invoke eden bireye zarar verecek şeyler yaparlar ve kişi olayları hiçbir şekilde hatırlamaz. İnvokasyonda geçirilen zaman onlar için “kayıptır” ve genellikle başka farklı sorunlar da yaşarlar. Şeytan’sa bilgiyi getirendir. Herhangi bir şeyi gizlemek için insanların bir şeyi unutmasını veya hafızalarında boşluk olmasını sağlaması için hiçbir sebep yoktur.  Meleklerle ve tanımadıkları başka astral varlıklarla uğraşan insanlar bu ve bu tarz sorunlar yaşayabilir, ve ondan sonra tabii ki cehalet ve aptallıktan ötürü “İblis“i suçlarlar.

Bazı Demon’lar kendi başlarına gelip eğlenmeyi, ufak oyunlar yapmayı severler. Örneğin bir gün işteyken, bir iş arkadaşım bana kız arkadaşının resmini gösterdi. Tam o sırada bir Demon’ın içime girdiğini hissettim ve Demon bana “Hadi başla” dedi. Ben de adamın kız arkadaşını okumaya [büyük ihtimalle burada kız arkadaşı hakkında psişik olarak bilgi edinmekten bahsediliyor] başladım. İş arkadaşım netliğime ve söylediklerimin doğruluğuna şaşırdı. Tabii aslında burada olay, Demon dostumun benim aracılığıyla konuşmasıydı.

Büyüler ve majiyle [büyüyle] ilgili çoğu ulaşılabilir yazı ve kaynak, bilgi yoksunluğundan ötürü [zira tüm ruhani ve majikal bilgiler Hristiyan Kilisesi gibi İbrahimi programlar tarafından yok edilmiştir] sadece yanlış değil, aynı zamanda örneğin kara büyü çalışması yaparken, adaletsizliklerin intikamını ölüm enerjisi ve başka yıkıcı güçlerle almak gibi çok tehlikeli talimatlar da veriyor.

Evokasyon ve invokasyon arasında ciddi bir fark vardır. Enerjileri veya varlıkları invoke ettiğimizde, bu enerji veya varlıkla aramızda bir bağ kurarız. Doğal olarak, eğer kişi yıkıcı enerjiler veya ölüm enerjisi gibi şeyler kullanıyorsa, böyle şeylerle direkt bağlantı kurmanın ne kadar tehlikeli olacağını tahmin edebilirsiniz. İnvokasyon aynı zamanda kişinin kendi ruhu içerisinde enerji yükseltip ondan sonra da kişinin aurası ve/veya çakraları aracılığıyla bu enerjyi salar. Bu, kurbanla arada bağ kurulmasına yol açar [ve bu sayede kurban da kendisine yapılan büyünün izini sürebilir].

Çoğu yanlış giden kara büyü, yapan büyücünün hatalarından ötürü yanlış gider. Bir kara büyü çalışmasının yanlış gitmesinin olası başka sebepleri hedeflenen kişinin negatif enerjileri saptırabilecek, güçlü bir aurası olması; hedefin güçlü bir ruhani koruma altında olması [örneğin kişi direkt Şeytan’ın koruması altındaysa, ona hiçbir şey dokunamaz (bu “Satanistlere büyü yapılamaz” demek değidir, ruhani gelişimi umursamayıp sadece adanma ayini yaptı diye kimse kendini dokunulmaz diye düşünmemelidir, her zaman ruhani gelişiminizi önemsemeli ve bu sayede kendi kendinizi savunabilmelisiniz.)] veya büyüyü yapan kişinin kötü zamanlaması [gezegenlerin, Ay’ın, Güneş’in pozisyonları, durumu sadece majikal çalışmalar için (hatta dünyevi işler için de) önemlidir ve kesinlikle göz önünde bulundurulmalıdır] olabilir. Başka sebepler de olabilir, ama bunlar en yaygınlarıdır.

Konu iyileşme ve şifa verme olunca ak büyü çalışmaları bile enerjiyi uygulamadan önce invoke eden bir büyücü için sorunlar çıkarabilir. Enerji invoke edildiği zaman, güçlü bir bağlantı kurulur. Elbette, aklı başında olan hiçkimse bir hastalıkla bağlantıya geçmek istemez.
Eğer kişi para, kişisel güç veya enerjinin başka bir pozitif uygulaması üzerinde çalışıyorsa, enerjiyi invoke etmek iyi bir fikir olacaktır. Bu, şehvet veya aşk büyüleri için de geçerlidir.

Kişi, bir büyü çalışması yaparken evokasyon ve invokasyon arasındaki farkı, hangisini ne zaman kullanacağını bilmek zorundadır, zira yukarıda bahsettiklerimiz hakkında cehalet veya yanlış uygulama, büyünün geri tepmesine yol açabilir veya başka istenmeyen sonuçlar doğurabilir.

Örneğin – Ölüm enerjisi evoke etmek için: Gelişmiş, usta büyücüler bu enerjilerle haşır neşirdir  [ve yeterince gelişmiş olmayan biri bunu denememelidir, olanlarsa zaten çok iyi bir sebeple denemezler]. Ölüm enerjisi morglar, mezarlıklar, savaşların savaşıldığı yerler, katliam yapılan yerler ve başka ölümle alakalı, ölüm olan yerlerde bolca vardır. Bu enerji gri, kasvetli ve bunaltıcıdır. Büyücü bu enerjiyi kullanmak için bir transa girip etrafını bu enerjiyle sarmalamalı [aurasını değil, sadece bulunduğu yerin çevresini, yani kendi varlığının herhangi bir kısmından uzak tutulmalı] ancak bu enerjiyi hiçbir şekilde içine ALMAMALIDIR. Ondan sonra büyücü, bu enerjiyi iradesini ve imgeleme kullanarak top veya başka bir şekle sokmalıdır. Daha güçlü olması amacıyla enerji top veya seçilen başka şeklin formuna olabildiğince daha sıkı bir şekilde sıkıştırılmalıdır. Ondan sonra bu enerji, büyücünün hedefine nasıl iletilmesini hedefliyorsa o şekilde genişletilebilir veya daraltılabilir. Eğer ki bu enerji hedefin çakralarına gönderilecekse, enerji sıkı bir şekilde sıkıştırılmış olmalı ve hedefin vücuduna girdiğinde bir anda genişletilmeli, veya “patlatılmalı”dır. Eğer ki enerji hedefin aurasında toplanıp yapışacaksa, o zaman bu enerji genişletilip tüm aurayı kaplatılmalıdır. Bu anlatılan durum sadece bir örnektir, kişinin tercihlerine göre farklı kullanım alanları ve şekilleri düşünülebilir. Her halükarda büyü yapılacağı zaman evokasyon ve invokasyon arasındaki bu farklar düşünülüp ona göre bir yöntem belirlenmelidir. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir