Tanrıları Davet Etme/Demon Çağırma

*Bir Demon’un görünmesini sağlamakta zorluk yaşayanlar, sayfanın sonundaki bağlantıya tıklayabilirler.

Kaynak, aynı konudaki Joy of Satan yazısıdır.

Tanrılarla iletişim kurma hakkında yapmanız gereken en önemli ve ilk şey, Satanizme düşman kaynaklardan Demon’lar veya Demon çağırma hakkında öğrendiğiniz her şeyi unutmaktır.
En kolay erişilebilir ve popüler kaynaklarda yanlış bilgi dışında neredeyse hiçbir şey yoktur. Örneğin düşman grimoire’larında yazan talimatları takip etmek hem çok yanlış ve Tanrılara hakaret niteliğindedir, hem de çok tehlikeli olabilir.

Gerek Yüksek Rahipler, gerekse diğer kardeşlerimizin Demon’larla genel tecrübeleri, Demon’ların son derece haysiyetli olduklarının, ve kişinin onlara saygı göstermesinin çok önemli olduğu yönündedir.

[2002’nin sonlarından 2003’ün ilkbaharına kadar] Birçok Yüksek Rahip ve Yüksek Rahibe, bütün “Goetia” Demon’ları da dahil pek çok farklı Demon üzerinde gelişmiş enerji çalışmaları uygulamıştır. Bunun sonucu olarak bütün 72 klasik “Goetik Demon” ve daha pek çoğu özgür kalmıştır. Bu Demon’ların çoğunun gerçek kimlikleri saptanmıştır. Çoğu, tarih boyunca hakarete, aşağılanmaya ve istismara maruz kalmamak için farklı isimler kullanmıştır. Bu Demon’lar, çoğu eski grimoire’daki açıklama ve tasvirlerinin aksine çirkin veya kötücül canavarlar değillerdir. Aksine çok güzel, popüler, sevilen ve önemli Tanrılardır.
Demon’ların “özgür bırakılmaları”ndan kasıt; yüzyıllardır Hristiyanlık ve İslam isimli ölüm programlarının altında insanlığın ve hatta tüm gezegenimizin, YHWH kolektifinin enerjileri tarafından “bağlanması”, düşürülmesi, “gözlerimizin önüne perde çekilmesi” ve tüm ruhani bilgilerin ve gücümüzün nesiller boyu baskı görme, katliama uğrama gibi olaylardan ötürü körelmesinden ötürü bir nevi gezegeni kaplayan, düşmana ait bir enerji matrisi oluşturulması ve bundan ötürü Centillerin ruhani gelişiminin çok zorlaşması ve Tanrılarımızın bizlerle iletişim kurma kabiliyetlerinin çok sınırlandırılması gibi olgulara gönderme yapmaktadır. Başka çoğu dünyada [özellikle gelişmiş olanlarda] savaş ruhani bir olaydır. Gezegenimizde kullanıldığı gibi silahlarla, bombalarla, kılıçla, mızrakla savaş yapılmamaktadır. Bizim gezegenimizde bile savaş bunlarla yapılsa bile sonucunu belirleyen sıklıkla işin ruhani tarafı olmuştur. Geçmişte yaşanan “Cennette/Semalarda Savaş” (“War in Heaven”) sonucunda, insanlık ruhani olarak düşmüş ve Tanrılarımız da o çatışmayı kaybettiğinden dünyadan “sürülmüşler”dir.

ASMODEUS SÜLEYMAN’A DER Kİ:

“BENDEN ÇOK ŞEY İSTEME; ZİRA SENİN KRALLIĞIN DA KISA BİR SÜRE GEÇTİKTEN SONRA BOZULACAK VE SENİN ŞANIN YALNIZ BİR MEVSİM SÜRECEK, VE KISA OLACAK ÜZERİMİZDEKİ TİRANLIĞIN.”

Süleyman isimli Yahudi karakteri aslında tıpkı Muhammed ve İsa gibi ruhani olgulardan çalıntı ve kişileştirilmiş mitlerdir, gerçekte varolmamıştır. Ama Lord Asmodeus ile Süleyman arasındaki bu sözde iletişimden bile Tanrıların ne kadar görkemli varlıklar olduğunu görebiliriz. Tanrılar ölümsüzdür, bu yüzden onlar için bir “mevsim”, binlerce yıl”cık” olabilir. Yahudilerin, Hristiyanların ve Müslümanların “tanrı”sı güç kaybediyor. Şeytan Baba, bizim tarafımızın kazandığını bildirmiştir. Herkesi uyarıyoruz: Eski grimoire’lardaki ruhani istismara dayanan metodları kullanmak sadece aptalca olmakla kalmaz, aynı zamanda kaçınılmaz şekilde kişiyi felakete itecektir. Demon’lara (Tanrılar) her zaman için tam açıklık ve saygı ile yaklaşılmalıdır. Düşman “tanrı” isimlerini, “melek”lerini, dokuz ayaklık çemberleri, tehditleri ve başka yıkıcı ve istismar edici teknikleri kullanma günleri bitti. Uyarmadık demeyin.

Kişi özellikle de Satanizmde yeniyken, çoğu Demon bize yardım etmeye isteklidir. Ancak Satanizmin amacı, kişinin kendisinin de sonunda bir Tanrı olmasıdır. Bunun yolu istikrarlı bir şekilde güç meditasyonu yaparak kendimizi güçlendirmektir, ve bu yolda ruhumuzun ve zihnimizin güçlerini kullanarak amaçlarımızı ve kişisel isteklerimizi gerçekleştirmek de mümkündür.

Kendi emeklerimiz aracılığıyla ilerledikçe, ruhani konularda gittikçe daha gelişmiş, veya deyimi yerindeyse “usta” oluruz. Kendi dışımızdaki güçlere bel bağlamaktansa, kendi güçlerimize dayanabilmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Bu durumdan ötürü, Demon’lardan yardım alabileceğimiz en iyi şekil, Onlardan bilgi ve bilgelik almak ve bu sayede kendi güçlerimizi ilerletmeyi ve yardıma ihtiyacımız olan konuları çözmeyi öğrenebilelim. Birine balık verirseniz onu bir gün doyurursunuz, ama ona balık tutmayı öğretirseniz ömür boyu doyurursunuz. İlerledikçe majinin her alanında başarılı olacak bir konuma gelir, insanları ve çevremizi dışarıdan yardım olmaksızın etkileyebiliriz. Ama elbette, usta bile olsak şartların olağanüstü olduğu, Demon’ların yardımına ihtiyaç duyduğumuz durumlar olabilir. Elbette ruhani rehberlik konusunda ruhaniyete yeni kişilerden tutup ustalara kadar Demon’lar her seviyede bize yardımcı olabilirler.

Aşağıdaki kısım Yüksek Rahip Maxine Dietrich’ten alıntıdır:

“Kişisel tecrübelerimden yola çıkarak, ruhani olarak ilerleme yapmakta ciddi olanlara, sizlerle çalışmaya ve size bu yolda rehberlik yapmaya istekli bir Demon’la yakın ve güçlü bir ilişki kurmasını öneriyorum. Bu sizin için son derece faydalı bir tecrübe olabilir. Lütfen her birimizin bu dünyaya geçmiş hayatlarımızdan farklı psişik yetenek seviyeleriyle geldiğimizi unutmayın. Sadece sabırlı ve açık olabilirseniz, zaman içinde ve istikrarlı bir şekilde meditasyon yaptıkça ruhunuz açılacaktır. Aynı zamanda kişisel tecrübelerimden keşfettiğim kadarıyla, bazen sözlü telepatik iletişimin netliği düşük olabilir ve bununla birlikte başka, bazen de istenmeyen astral etkilere açık ve kendi aklımızdan geçenlerin etkisine de tabii olabilir. Yani her iletişim kurduğunuzu düşündüğünüzde garanti olarak Demon’larla konuşuyor olmak zorunda değilsiniz, ve gerçek psişik iletişimi %100 netlikte kendi düşüncelerinizden ayırt edebilmek de zaman ve pratik ister, ama sonunda başaracaksınız. Bazı konularda güçlü bir sezgi, aklımıza bir anda gelen [özellikle de bize yardımcı olacak] fikirler, veya bir problemi çözecek bir şeyler yapmak için gelen bir istek veya olanaklar sıklıkla bir Demon’un bizi koruyup kolladığına işarettir. Demon’lar, düşmanın ruhani varlıklarının aksine asla negatif ve can sıkıcı kehanetlerde bulunmazlar, bunu hep hatırlayın.”

Demon çağırma yapacakken aklınızda bulunması gereken şeyler:

I. Çağırmak istediğiniz Demon’u bilin ve hakkında bilgi edinin. Web sitemizde farklı Demon’ların özellikleri ve haklarında sahip olduğumuz bilgileri çok yakında bulabilirsiniz. Bütün “Goetik” Demon’lar, tecrübelerden bilindiği üzere insanlara karşı dost canlısıdır.

II. Tanrıları çağırırken aklınızda belli bir amaç olması önemlidir, Demon’u tam olarak neden çağırdığınızı bilin. Tanrılara karşı son derece saygılı olmak gerektiğini (ve saygılı olursanız aynı saygıyı göreceğinizi) belirtmiştik. Nasıl insanlardan bir başkanla, generalle, kralla veya benzeri “üst düzey” bir insanla konuşurken saygılı olup onları gereksiz yere rahatsız etmeyecekseniz, Demon’lar için de aynısını yapmalısınız. Tanrılar, özellikle de günümüzün şartlarından ötürü oldukça meşgullerdir. Bu, iyi bir sebebiniz veya ihtiyacınız varsa bile onlarla görüşemezsiniz demek değildir, ama lütfen “sadece geliyor mu diye bakmak için” çağırmaktan kaçının. Hem “geliyor mu” diye bakarken hem de ihtiyacınız olan bir konuda rehberlik veya yardım isteyebilirsiniz mesela.

III. Bir Tanrıdan yardım isterken, onlara bu yardım karşılığında bir şey sunmak en terbiyeli ve onurluca şeydir. Onlara yardımları karşılığında bir şey sunmaya hazır olun. Bu, hem o Tanrının, hem de sizin üzerine anlaşacağınız bir şey olsun. Unutmayın, Tanrılar en çok kişinin dürüstlüğüna, doğruluğuna ve onurluluğuna önem verir. Hakkını vererek yapamayacağınız hiçbir şeye ASLA yaparım demeyin. Ve bu kadar önbilgiye rağmen kafasındaki algılardan kurtulamamış olabilecekler için şimdiden söylüyoruz; Demon’lara “karşılık olarak bir şey vermek”ten kastımız, kan, kol, bacak, ruh, keçi yavrusu ve benzeri pis, işe yaramaz ve ahlak dışı şeyler değildir. Genellikle Tanrılara karşılık olarak bir şey vermek veya sunmak, düşmana karşı o ya da bu şekilde savaşmaktan geçer ve gerçekten de insanlığın özgürlük mücadelesine katkıda bulunmak, ezelden beridir bizimle bulunan Kadim Tanrılarımıza (ve kendinize, ve ulusunuza, ve ırkınıza, ve tüm dünyaya) verebileceğiniz en güzel karşılıktır.

Demon çağırma nasıl yapılır:

Bir Tanrıyı çağırmak için o Tanrının gezegenine uygun bir tütsü kokusu (tütsüleri daha önceden test edin, hiç denemediğiniz bir tütsü berbat kokarsa bu hem sizin için can sıkıcı olur, hem de ritüeli mahveder. Sonuçta kadim Tanrılarımızı pis kokan bir odada çağıramayız.), o Demon’un tercih ettiği renkte mumlar ve de Du’at’ın Güçlerini temsilen bir veya birkaç tane siyah, saks mavisi veya kırmızı mum gerekir. Bundan başka o Demon’un mührü gerekir. “Gerekir” diyoruz; ama Tanrılar son derece bilgedir ve kişisel durumlarımızı anlayışla karşılarlar. Eğer o ya da bu sebepten alakalı renkte (veya herhangi bir) mum ve/veya tütsü bulamıyorsanız veya kullanamıyorsanız (mesela bazı kardeşlerimiz tütsü dumanına alerjik, ve enerjimizin ve algılarımızın açık olması gereken bir zamanda burun tıkanıklığından ötürü odaklanamamak hiç hoş olmaz. Böyle kardeşlerimiz de yine de koku istiyorsa esansiyel yağları araştırabilirler) çok da önemli değildir. Tanrının mührü en azından ilk başlarda mum veya tütsüden daha önemlidir, olmazsa olur ama mühür çizmek veya bastırmak çok da zor bir şey değil, o yüzden çağıracağınız Tanrının mührü elinizde olsa çok daha iyi olur. Bunlarla birlikte olmazsa olmaz da rahatsız edilmeyeceğiniz, sessiz bir ortamdır. Hem odaklanmanız açısından; hem de komşunuz/aileniz/ev arkadaşınız çağırmanın ortasında odaya dalarsa iyi olmaz, değil mi? 🙂 Hem bu sebepten, hem de geceleri enerjiler daha farklı olduğundan en azından ilk çağırmalarınızı geceleri yapmanızı tavsiye ederiz. Özel bir saati yok, Şeytan’ın saati gibi şeyler bu konuda sizi çok ilgilendirmiyor. Çağırdığınız Tanrının mührü konusunda biraz bilgi vermek gerekirse, çağırdıktan sonra işiniz bitince bu mührü saklayacak güvenli bir yer bulun. Kara kitabınız, günlüğünüz, eğer nispeten yaşınız daha ufaksa ve aileniz bulabilir diye endişe ediyorsanız saygısızca olmayacak herhangi yaratıcı bir yer de olabilir. Tanrı mühürlerinin bulunduğu kağıtlara her zaman son derece saygılı davranmalısınız, ve asla yakmamalısınız. Mühürler tekrar tekrar kullanılabilir. Olağandışı bir durumda mühürden kurtulmanız gerekirse de olabilecek en saygılı şekilde kurtulmak en iyisidir. O yüzden söylemeye bile gerek yok ama çöp, tuvalet gibi şeyler hiç olmaz. Saygılı bir şekilde gömebilir veya akarsuya bırakabilirsiniz mesela.

İleriki zamanlarda, o Tanrıyla ilişkiniz daha derin ve samimileştikçe ritüele bile gerek kalmayacaktır, ama isterseniz yine de yapabilirsiniz. Bir Demon’la ilişkiniz yeterince ilerledikten sonra onları çağırmak için sadece onlarla telepatik iletişim kurmaya odaklanmak yeterlidir, sonra kendileri de istiyorsa ister gece olsun, ister gündüz, istedikleri zaman bize gelebilirler. Onlarla telepatik olarak iletişim kurmaya odaklanmak için [yapabiliyorsanız] Demon’u imgeleyin (bunun için o Tanrının Mührünü de kullanabilirsiniz) ve/veya zihninizde Ona odaklanıp ismini kullanarak seslenin. Demon çağırmak için 9 ayak büyüklüğünde çemberlere, üçgenlere falan gerek yoktur. Tanrılar, bu tarz çemberlerden nefret ederler, ve de ortamı terketmek için düşman grimoire’larında bahsedilen “ortamı terketmek için izin” gibi şeylere ihtiyaç duymazlar. Çember, izin gibi şeyler hem son derece aşağılayıcı, hem de gereksizdir. İnsan ilişki kurmak istediği Tanrılara hakaret etmez. Demon’lara saygıyla yaklaşırsanız siz de karşılığında aynı saygıyı alırsınız.

Çağırmak istediğiniz Demon’un sigilini (mührünü) çizin veya bastırın. Çağırma esnasında hiçbir şekilde rahatsız edilmeyeceğinizden emin olmanız önemlidir. Sonra oturun, mumları yakın ve şu duayı söyleyin:

“Lordumuz Şeytan, sonsuza ve ebediyete kadar yaşayan ve hükmeden Tek Gerçek Tanrı, yapmayı arzu ettiğim şeyi Senin lütfunla zihnimde tahayyül ve infaz etmek için Sana dua ediyorum, Ey Kudretli Şeytan. Senden [çağırmak istediğiniz Tanrının ismi]’nin yanıma gelmesini teşvik etmeni rica ediyorum, böylece arzu ettiğim amacımı, bu amaç o Tanrının makamına uygun ise, başarıyla tamamlayayım. Bunu Senin isminle saygı ve tevazu ile istiyorum Lordumuz Şeytan, dilerim beni layık bulasın Babamız.”

Şeytan’a yaptığınız bu ricadan sonra Şeytan’ın pozitif enerjisini hissetmelisiniz. Hissediyorsanız bu iyi bir işarettir ve bir nevi devam etmeniz için yeşil ışıktır. Herhangi bir sebepten ötürü Demon size cevap vermezse başka bir zamanı deneyin. Demonlar özellikle de günümüzde çok meşgullerdir. Bazen de Demon gelir, ama onlarla iletişime yeni olan birisi henüz psişik olarak yeterince açık ve/veya tecrübeli olamayabileceğinden onu hissedemeyebilir. Herhangi bir sebepten bir Demon çağırma girişimi yaptıktan sonra başınıza gelebilecek pozitif rastlantılar ve sıradışı şeyler için gözünüzü açık tutun, böyle konularda farkındalık çok önemlidir. Bu hassasiyet eksikliği zaman içinde ve emek verdiğiniz sürece düzelecektir, ama genelde ilk başlarda sonuç almak için birden çok deneme yapmanız gerekebilir. Bir Demon çağırırken öncelikle Şeytan’dan geçmemizin sebebi Demon kılığına girip bizi kandırabilecek, kullanabilecek çok astral varlık, düşman “melekleri” ve parazitlerin olmasındandır. Aynı zamanda da tüm Demon’lar insanlara karşı dost canlısı değildir, ve tüm Demon’lar Şeytan’dan da değildir (örneğin ruhani savaşta insanlığın karşısında bulunan düşman Nordik’ler de vardır). Şeytan, tüm “Goetik Demon’lar” olarak bilinen Tanrılar üzerinde otorite sahibidir. Saygılı bir şekilde davranıldığında, Şeytan’dan olan Demon’larla kurulan iletişimler genel olarak pozitif ve dostane olacaktır. Şeytan’dan geçip onun onayını alarak, pozitif enerjisine maruz kalarak sahtekarlara veya düşman varlıklara rastlanmasının bayağı azalmasını sağlayacaktır. Yine de gelen varlığın çağırdığınız Tanrı veya Şeytan’dan gelen herhangi bir varlık olduğuna emin olmadığınız durumlarda, gelen varlıktan Şeytan’ın adına, Şeytan’dan gelen bir Demon olduğuna yemin etmesini isteyebilirsiniz. Şeytan’ın adına yemin etmek, söz konusu varlığa bir nevi Şeytan’ın esansını invoke ettirecektir; bu da yalan söyleme durumlarında o varlığın defedilmesini ve/veya yok edilmesini sağlar.

Devam ediyoruz. Şeytan’dan yeşil ışık aldıktan sonra gözlerinizi kapatın ve Demon’un mührünü gözünüzde olabildiğince net bir şekilde canlandırın.Daha net bir şekilde imgelemek için gerektiği kadar gözlerinizi açıp mühre bakabilirsiniz. Bu imgelemeye devam ederken Demon’un ismini zihninizden veya sesli bir şekilde sürekli olarak zikredin veya söyleyin.

Bunu yaparken de Demon’un geldiğine dair herhangi bir işaret bekleyin. Demonlar bizimle telepati yoluyla iletişim kurabilirler. Bu durumda Demon’un sözleri bize düşüncelerimiz yoluyla gelir. İlk başlarda duyarlı olmayan ve de kendi düşünceleriyle başka bir varlık arasındaki farkı ayırt edecek psişik yeteneğe sahip olmayanlar için bu zor olabilir. Bu zamanla, güç meditasyonuyla ve tecrübeyle çok daha kolaylaşacaktır. Biraz ilerledikçe onların düşüncelerini kendimizinkilerden net bir şekilde ayrı olarak algılayabiliriz, zihnimizin içinde seslerini duyabiliriz. Daha ileriki seviyelerde kişinin kendisi ruhani olarak açıldıkça, Demon’u tıpkı normal bir insanı algıladığımız kadar net görüp duyabiliriz.

Demon’ların enerjilerini invoke etmek de mümkündür. Bu çok güçlü ve elektrikli bir histir. Bunu yaparken sıklıkla Demon’un bizimle konuştuğunu duyabilir ve onu görebiliriz de. Bazen de tütsü dumanında, görü için kullanılan aynalarda (kara ayna da denir) veya başka bir şekilde görünürler bize. Yeni olan kişiler için en kolay yollardan biri de budur. Görü yaparken, eğer ki kişi yeterince duyarlıysa ve Demon kişiye dokunacak olursa, bunu da hissedebilir. En son olarak da çok nadir de olsa bazen odadaki eşyaları da oynatabilirler. Bu gerçekten nadirdir, belli kitaplarda bu olaylar anlatılır. Yüksek Rahibe Maxine Dietrich de, direkt Şeytan, Lilith, Azazel ve diğer Tanrılarla derin iletişim halinde olup onlar için çalışmasına rağmen böyle olaylara çok nadir rastladığını söylemektedir.

Popüler kitaplarda, Demon’ları çağırırken veya invoke ederken olağanüstü derecede enerjiye maruz kalındığına dair bilgiler bulunmakta. Gerek Yüksek Rahibe Maxine’in, gerekse de kişisel tecrübelerimize ve duyduklarımıza göre, Joy of Satan’daki (ve buradaki) metodları kullanan hiçkimse negatif veya kontrolünün/kaldırabileceğinin ötesinde enerjilere maruz kalmadı. Yüksek Rahibe Maxine, kişisel olarak Demon’ları çok sefer invoke ettiğini ve asla kaldırabileceğinden daha fazla veya rahatsız edici enerjilere maruz kalmadığını belirtmekte ve şunu ekliyor:
“Demon’larla kişisel etkileşimlerimden ve gerek Yüksek Rahipler, gerek diğer üyeler olsun başkalarının yaşadığı pekçok tecrübeden fazlasıyla şey öğrendim. Her konuda olduğu gibi bu konuda da tecrübe en iyi öğretmendir.”

Her zaman bir Tanrı’ya yardımlarının karşılığı olarak minnetinizi belirten bir şey sunmayı unutmayın. İyi fikirlere örnek olarak o Demon’u insanlara (doğru bir biçimde) tanıtmak, düşmana karşı savaşmak (örneğin Ters Tevrat Ayinleri ile), Satanizm’i ilerletmek için çalışmak (örneğin insanlara gerçek ruhaniyet ve Satanizm hakkında (kesinlikle sizin kişisel güvenliğinizi tehlikeye atmayacak şekilde) doğru bilgi vermek veya aklınıza gelebilecek ne varsa) veya iki tarafın da hemfikir olabileceği başka herhangi bir hizmet olabilir. Dikkatinizi çekmek istediğimiz tatlı bir detay da, genelde Tanrılara yaptığımız her “hizmet” veya onlara verdiğimiz herhangi bir “karşılığın” bile, aslında eninde sonunda bize fayda sağladığıdır. Tanrıların rehberliğine karşılık olarak fazladan Ters Tevrat Ayinleri de yapsanız, misal bizim sitemiz gibi insanlara bilgi vermek için emek de sarfetseniz, Tanrılar adına sanat eseri de yaratmaya çalışsanız sonuçta bunların hepsi tüm insanlık olarak hepimizin paylaşacağı daha parlak, daha güzel yarınlar getirecektir. Hayatın anlamı da budur, Şeytan’ın sözleriyle “Hayatın anlamı kendini ve evreni iyileştirmektir.”. Yaratıcı Tanrımız, Işık Getiren’imizin ve onun altındaki Tanrıların önderliği ve rehberliği altında daha parlak yarınlara ulaşmamız dileğiyle.

Yeniyseniz bu konu hakkındaki Sık Sorulan Sorulara bakabilirsiniz.

Bir Demon’ı birçok kez çağırma girişiminde bulunmanıza rağmen algılamakta zorlanıyorsanız bu yazıya bakabilirsiniz.

Demon’lar Anasayfasına dön

 

“Tanrıları Davet Etme/Demon Çağırma” hakkında 47 yorum var

    1. Türkiye’de Spiritüel Satanizmin gelişmesi ve gerçek Tanrılarımızın tanınması için var gücümüzle çalışıyoruz, devam da edeceğiz.

  1. Ülkemde sizin gibi yardımcı dostlar görmek çok ama çok güzel.Yazılarınızı takip etmeyi bırakmayacağım.

    1. Nazik yorumunuz ve şevklendirmeniz için teşekkür ediyoruz. Yeni sitemizle birlikte hepinize daha iyi hizmet verebilmek umudumuz ve irademiz. Lord’umuz ve Babamız Şeytan, hepimizin emeklerine güç ve kuvvet versin.

      1. Esenlikler,

        Genellikle öyle durumlarda Tanrılar resmi bir çağırma olmasına gerek olmadan Kendileri müdahale ederler. Ve her halükarda Tanrılara telepatik olarak seslenmek de acil bir durumda yine Onların sizi duyması için yetecektir. O yüzden içiniz rahat olsun.

        İyi akşamlar.

  2. Ancient-forumsda tr bölümü actirmayi planlıyor musunuz Yunanistan bile var fakat Türkiye yok

    1. Yeterince talep, ilgi ve kitle olursa seve seve, biz de kendi milletimize ait bir altforum görmeyi çok isteriz orada. Ama bunun için hem kullanıcı kitlesi açısından, hem de yönetici-bilgi verici açısından bir altyapı gerekli. Bunun oluştuğunu düşündüğümüz zaman çok daha sağlam bir şekilde istekte bulunabiliriz.

  3. ‘Demon çağırma’ konusunda bir çok soruya cevap vermiş bir makale, bağlantılı olan ‘psişik açıklık’ ve ‘S.S.S.’ makaleleride birçok kişinin aklındaki soru işaretini ortadan kaldırmıştır ve ne idüğü belirsiz tekniklerin kullanılmasına mani olmuştur umarım. Uzun zamandır beklenen harika bir makale. Yeni makaleleri dört gözle bekliyoruz 🙌

  4. Lucifer ve şeytan konusu tam açılmamış iken, karmaşa haline gelmiş durumda. Yeterince okumuş ve araştırmış biri olarak son zamanlarda lucifer ve Şeytan ayrı yere konuldu.
    Ayrıca sizlere birkaç kez yazdim fakat e posta da bir aksilikler var. Yada sizden cevap gelmiyor.
    Sonuç da soru ve yanıt iletişimini alıcı bir şekilde kuramadım. Size farklı bu kez sonradan açmış olduğum posta adresimi yazıyorum.

    1. Bize mail atıldığında bazen birkaç gün gecikebilsek de olabildiğince hızlıca cevap vermeye çalışıyoruz, ve geri dönüş yapmadığımız kimse olmuyor. Büyük ihtimalle sizin mail’inizde bir sorun var. Size bu yorumu atmakta kullandığınız o……4@gmail.com adresinizden ulaşmak için mail atacağız şimdi.

      “Lucifer ve Şeytan konusu tam açılmamışken” derken ne demek istediğinizi açabilirseniz buradan da aklınızdaki soru işaretlerini açıklığa kavuşturabiliriz. Ancak “ayrı yere konulma” gibi bir olay yok. Lucifer bir ünvan, Şeytan’sa bir isimdir. Birbirleri yerine kullanılabilir, ancak dikkatli olunması gerekir. Çünkü düşman kollektifine bağlı düşünce formu varlıklar da dahil (örneğin “İsa” olan Christos-Lucifer) pek çok varlık Lucifer ünvanını üzerine o ya da bu şekilde almaya çalışmıştır. O yüzden biz Lucifer yerine daha çok Şeytan kullanır, Lucifer kullanacak olursak da Satan-Lucifer diye belirtiriz. Yoksa sadece “Lucifer”a yapılan bir yakarışın nereye gideceği muğlaktır.

      İyi akşamlar.

      1. Maalesef email sorunu yasıyorum ve şu an sizi yeni okuyorum.rahat iletişim kurabilecegim daha olgun birilerini arıyorum yada ben iletişimde zorluk çekiyorum. Sizin adınızla size ulaşmaya çalışıcam. Çünkü farklı satanizm gruplari çıkıyor karşıma . Bir iki e posta adresi açtım maalesef bir aksilik var anlayamadığım. Daha güvenli olması açısından protonmail açtım bu kez şifrem girmedi oysa emin olduğum ve kullandığım sifreydi. Buluşmak zorlaşıyor gibi 🙂

        1. Esenlikler,

          Evet, size mail attık ama görünüşe göre size hiç gelmemiş. İletişim kurmak için burası var, halledebilirseniz mail var… İkisi de size uymazsa başka bir çözüm bulmaya çalışırız.

  5. Çok bilgirendici bir yazı olmuş tebrik ederim.Bu arada kara kitap hakkında bilgi verebilirmisiniz.

    1. Esenlikler,

      Kitab-ı Celve’yi diyorsunuz galiba? Aslında onu da tamamen yayınlamak gerekiyor ama durum öyle ki, zaten İngilizce’ye çevrilmiş halinden bir de Türkçe’ye çevirirken bazı yerler muğlak veya anlaşılması zor kalabiliyor. Eninde sonunda bu durumu halledip kamuya bu güzel Satanik literatürü sunacağız elbet, ama o vakte kadar çok kritik bir şey olmadığı için tüm zamanımızı ayıramıyoruz. Yine de uygun vakitte gelecektir.

        1. Evet, internette bazı kaynaklarda bu kitabın Türkçe “çevirisi” bulunabiliyor. Ancak çoğu yerdeki tercümede hem bazı şeyler çok yanlış anlaşılabilir bir şekilde çevrildiği için, hem de kalkıp başkasının emeğini alıp sitemize koyamayacağımızdan onları sitemizde yayınlayamayız. Ancak Satanizm hakkında gerçek, doğru ve güvenilir bilgiler veren, iyi bir Satanist kardeşimizin de bir çevirisi mevcut. İnternette başka yerlerde gördüğüm çevirilerden daha iyi (büyük ihtimalle çoğu insan gibi uzaktan bakıp “şirin bir metin” olarak görüp de üzerinde fazla düşünmeden çalışması yerine direkt kendi takip ettiği dinin önemli bir metni olarak görmenin özverisi de vardır. 🙂), anlatımı da akıcı. Kendim yapsam çoğu yeri aynı olurdu. Ama tabii bu da başka bir kardeşimizin emeği olduğu için yine siteye koyamam, ama burada link verebilirim.

          Kişisel olarak yaptığım bir çeviri de var, ama birkaç ufak kısmını tatmin edici bir şekilde açıklayamadığım için şu an salamıyorum. Şeytan Baba’mız ilham verirse buraları da hakkıyla, duru ve açık bir şekilde açıklayabileceğim ve ondan sonra sitemizde herkesin görebileceği şekilde yayınlayacağım. O vakte kadar da internette en az bir yerde güvenilir birinden bir kopya olduğu için aşırı bir hummayla odaklanmıyorum buna, hepsi bu. Özellikle şu an hummayla yöneldiğim (ve sitede yayınladığım) konular da çok kritik önem arz ediyor, ve Kitab-ı Celve’nin aksine bunların tam ve doğru halleri internet üzerinde Türkçe olarak bulunmuyor. O yüzden önce daha kritik bilgileri aradan çıkarmam gerekiyor, sonra elbette bakacağım.

          1. İşinize bu kadar önem vermenizi ve emeğe saygı açısından böylesine ince düşünceli oluşunuzu gerçekten takdir ettim. Eğer isterseniz çevirebilirim diyecektim fakat attığınız linkteki çeviriden daha iyi çeviremem sanırım ben de.🙂
            Size kolaylıklar diliyorum.

          2. İyi dilekleriniz için teşekkür ediyorum. Herkesin yetenekleri başkadır; belki siz de sanatta çok iyisinizdir ve açıkçası benim o konuda yeteneğim sıfır mesela. Herkes Tanrılara farklı ve hepsi ayrı şekillerde değerli bir şekilde hizmet edebilir, ve hayatının yolunu çizmek ve “kendini gerçekleştirmek” için farklı yollara sahiptir. Bu yollar Gerçeğe çıktığı ve ona hizmet ettiği sürece hepsi mübahtır. Hepinizin kendi yoluyla Gerçeğe en iyi şekilde hizmet etmesini, bu sayede hayatını Gerçek ile zenginleştirebilmesini dilerim.

    1. Tanrılar bilinçlerini, astral ve eterik bedenlerini birden çok parçaya bölüp hepsini birden yönetebilirler. Tanrılar ruhani kudretlerinin yanısıra, üstün bir zekaya ve bilgeliğe de sahiptir. Sahip oldukları teknik ve ustalık için bu çok zor bir uğraş olmayacaktır.

  6. Tanrının mührünü elimize mi çizeceğiz tükenmez kalemle? Yoksa Bir kağıda mı? Biraz kafam karıştı bu konuda.

    Bu arada ben tütsü kullandığımda nedense odamda güzel bir koku etkisi bırakmadı hatta 2 tane kullandım. Bu halde çağırmak hiç istemem çok üzücü olur benim için. Bu sorun aldığım tütsünün kötü olmasıyla mı alakalı olabilir? Camı açıp odayı havalandırdıktan sonra çağırsam da olur mu?

    Demon çağırmayı başardığım anda Şeytan’dan gelen bir Demon olduğuna yemin etmesini istesem bu saygısızlık olur mu?

    Ve çağırdığımız demonun bizimle konuşma süresi ortalama nekadardır?

    1. Esenlikler,

      Hayır, elinize çizmeyeceksiniz. Kağıda çizin, ama kağıdı yakmayın, kirletmeyin, çöpe atmayın. İyi bakın. İşiniz bitince bir yere saklayıp tekrar tekrar kullanabilirsiniz.

      Tütsü kaliteleri arasında çok ciddi farklar olabiliyor, önceden denediğiniz için tebrikler. Elbette tütsü zorunlu değildir, güzel koku bulamıyorsanız tütsüsüz de olur.

      Hayır, olmaz. Şu an savaştayız, Şeytan’ın tarafından olan bir Demon, bunu saygılı bir şekilde rica ettiğiniz sürece böyle bir şeyi hakaret olarak algılamaz.

      Değişir. Size geldiyse ihtiyacınız olan konuda sizi dinleyecektir ama. Evet, meşguller, ancak çağırmanın ortasında “İşim var, gitmem gerek” diyen bir Tanrıya rastladığını görmedim. 🙂

      İyi akşamlar.

  7. Enerjiyi invoke edebilirsiniz elektrikli bir histir yazısını görünce şok oldum. Ben uyurken beni tavana kadar bir varlık çekmişti varlığı görebildim. Bütün vücudum elektriklendi elektroşok alıyormuş gibi yaklaşık 10 dakika ruhum işkence çekti havada dalgalandım. tavanda dönüyordum ordan başka yere uçuyordum çok kötüydü ürkütücüydü. Varlığın yüzü baphomet e
    Benziyordu ama uzun boynuzları yoktu çok küçük olabilir.
    vücudu şimşekten di mavi elektrik rengindeydi havada bağdaş kurarak oturuyordu ellerinden çıkan elektriklerle beni kendine çekiyordu. Bu varlık ne olabilir? Neden işkence yaptı ve nede geldi? Lütfen cevaplayın.

    1. Esenlikler,

      Sizi rahatsız eden varlık sıradan bir astral parazit gibi geliyor, veya düşman “meleği”. Zaten Baphomet sadece bir semboldür, ve Baphomet’e benzeyen bir Demon yoktur. Tabii gördüğünüz varlığı o şekilde görmenize kendi psikolojiniz de sebep olmuş olabilir. Her halükarda, canınızı bu tarz varlıkların sıkmasını önlemek için düzenli bir şekilde güç meditasyonu ve yoga yapıp kendinizi korumaya almanız gerekiyor, bunu yaptığınız sürece önünüze gelen her varlık bu şekilde canınızı yakamaz.

      İyi akşamlar.

  8. verdiğiniz bilgiler isiginda 1 haftadır uğraşıyorum varlıkların geldiğine eminim fakat zihnim kapalı psişik olarak ölü durumdayım imgeleme dahi yapamiyorum muhru kastettim yani. benimde aklima bir fikir geldi ouija tahtası ile iletişim kurmak tek ümidim bu sizce mumkun mudur meditasyon yapmadan basaramazmiyim çünkü meditasyonlarda imgeleme yapılıyor ben onuda yapamayacak derecedeyim ouija çözüm olurmu bana aklima çokça yatti cunku

    1. Esenlikler,

      Bu konuda pazarlığa girmek yanlıştır. Meditasyon olmazsa olmaz. Bu kadar basit. Psişik olarak “ölü durumda” olduğunuzu, imgeleme “yapamadığınızı” olumlayıp durmak yerine pratik yapabilrisiniz. Hiçbirimiz bu şekilde doğmadık, kim hangi seviyeye gelmişse gelsin o seviyeye çalışarak geldi. Ve bir zamanlar birçoğumuz kalem bile imgeleyemeyecek durumdaydı. Böyle şeyler pratikle gelir. Pes etmeyin. Yapabilirsiniz.

      İyi geceler.

  9. Antidepresan kullanmak tanrıları algılamamızda bir sorun yaratır mı? Sanırım dahada ağır dozda ilaçlar kullanacağım ve bu beni kötü etkiler mi? Sonuçta bu ilaçlar beni bir nevi uyuşturuyor. Gmail yoluyla 1 cümlenizde depresyonu meditasyonla yenebilceğimizi söylemiştiniz. Bu ilaçlar yahudiler tarafından mı çıktı? Toplumu kontrol altında tutmak için? Biraz konu saptı kusura bakmayın.

    1. Esenlikler,

      Antidepresanlar gibi ilaçlar son derece toksik olup aynı zamanda yüksek derecede bağımlılık da yaparlar. Elbette bunu okuyan ve bu ilaçları kullanan birisi kesinlikle bir anda bu ilaçları bırakmamalıdır.

      Evet doğru; gerek maillerimize gönderdiğimiz cevaplarda, gerekse de başka yerlerde sık sık depresyon ve başka birçok durumun en kesin, etkili, sürdürülebilir ve sağlıklı çözümünün güç meditasyonu ve yoga olduğunu sık sık belirtiyoruz. Depresyon başka şeylerin de yanında, düşük biyoelektrik belirtisidir ve yoga ve meditasyon, bu durumu direkt çözmeye yarar. Antidepresan gibi ilaçlarla semptomları baskılamak yerine, direkt sebebi kökünden çözüyor. Ancak elbette bu ilaçları kullananlarınız bir anda bu ilaçları bırakmasın, zira bu insanı intihara kadar sürükleyebiliyor. Sizlere tavsiyem, meditasyon ve yogayı daha da ciddiye alıp daha da büyük bir şevkle yapmanızdır. Zaten kısa sürede değişimleri göreceksiniz. Kendinizi hazır hissedince de doktorunuzla konuşup onun gözetiminde bu ilaçları yavaş yavaş, kademeli bir şekilde bırakıp meditasyon ve yogaya devam ederek bir daha depresif ruh hallerine düşmezsiniz.

      Günümüz tıbbı ve ilaç endüstrisi gerçek anlamda çok yozlaşmış konumda ve bunun suçlusu her zamanki gibi Yahudiler. Evet, elbette birçok hayat kurtarılıyor; ancak siz de biliyorsunuz ki bir hastalığın uzun süreli ve semptomatik tedavisini yapmak, o hastalığı bir kerede iyileştirmekten çok daha kârlıdır. Bu sebepten ötürü insanlar hem hasta ediliyor, hem de uzun süre boyunca bu sistemde ekonomik ve başka açılardan sömürülüyor. Bu sistemin değişmesi gerek. İyi tarafları kalacak ve daha da iyileşecek, kötü taraflarıysa dünyadaki Yahudi hegemonyası çökertildikten sonra bir daha asla görülmemek üzere yok olacak. Tıpkı diğer her şey gibi. Bunun yolu da yine RTR’lardan geçer.

      İyi günler.

      1. Haklısınız ilaçlar tehlikeli ve çoğudoktor ekonomi amaçlı sömürmekte milleti. Ama bu hapları alma isteğim gerçekten beynimdeki bazı şeyleri biraz da olsa düzeltse ve bana yardımcı olsa (Az da olsa gerçekten oluyor) böylelikle normal hayat görevlerimi bile yapamayan ben yerine motivasyonveya depresifliği azalmış bir şekilde istekli bir kişi gelir. Bu olduğu anda ben de meditasyonlarıma sarılacağım. Meditasyonlardan sonra hazır hissettiğim an doktoruma bırakmamı istediğimi söylerim.

        Çok teşekkür ederim, demon çağırmayı başardığım anda muhtemelen sizi daha az sıkarım az soru sorarım 🙂

        İyi insanlarsınız.

        1. Esenlikler,

          İlaçlarla iyileşip meditasyona girmeyi “beklemek” yerine meditasyona şimdiden başlayıp o şekilde daha da hızlı ve iyi iyileşmek daha mantıklı olacaktır. Ama yine de seçim sizin. Başarılar.

          İyi günler.

    1. Esenlikler,

      Astral duyularınızı güçlendirebilir ve daha fazla meditasyon yapabilirsiniz. Maillerde sizin durumunuza has diğer konulardaki önerilerimizi de düşünebilirsiniz.

      İyi günler.

  10. Esenlikler,

    Dünyada aynı Demon’ı aynı anda çağırabilecek insanlar var. Hem meşgul olması, hem de başkalarının çağırması gibi şeyler Demon’ın gelişini etkiler mi? Yani aynı beden aynı anda farklı yerlerde olabilir mi?

    1. Esenlikler,

      Elbette Tanrılar çok meşguller ve bazen çağrılarımıza daha sonradan cevap verebilmeleri veya Kendi yerlerine elçi başka bir Demon göndermeleri bu sebeptendir. Ama dediğiniz sebep meşguliyetlerinin en önemli sebebi değil. Tanrılar bilinçlerini/astral bedenlerini bölme yeteneğine sahiptir, hatta bunu biz insanlar da üzerinde çalışarak yapabiliriz. Bu yönde egzersizler bile var. Dolayısıyla bu ciddi bir sorun değil.

      İyi geceler.

  11. Okullar açılıyor dolayısıyla Tanrı çağırmayı denemek istiyorum gelmese bile sesimi duymuş olurlar ve isterlerse yardımcı olurlar. Tanrı çağırmayı başarılı bir şekilde yapmak istiyorum aynı zamanda saygılıca. Biraz sorularım var:

    1-) obsesif sorunlarım var biraz takıntı olarak anlayabilirsiniz zihnimden geçen bazı kelimeleri durduramıyorum ve nedense aklıma geliyor. Tanrı çağırma esnasında istemeden zihnimde saçma sapan küfürler veya saygısızlık bulundurmaktan korkuyorum. Bu durumu anlayışla karşılarlar mı? Boşluk meditasyonu yapıyorum düzenli olarak ama aşırı zorlanıyorum.

    2-) karşılık olarak “7 gün boyunca hergün adınızı 30 kez içimden söyleyeceğim.” Gibi biraz basit şeyler yapsak olur mu? Eğer olmazsa mesela ne olabilir?

    3-) mühürü kötü/yeteneksizce çizsek sıkıntı olur mu? Çizimim berbat.

    4-) babam hariç diğer aile üyelerim uyuyor. Babam çok geç saatlere kadar ayakta durur ve beni örtmek için sık sık odama girer. Bu durumun üstesinden nasıl gelebilirim? Bir Tanrıyla iletişim halindeyken kapınıntıklanmasıveya içeri girilmesini Tanrılar anlayışla karşılar mı?

    5-) “Şeytan’dan yeşil ışık aldıktan sonra gözlerinizi kapatın” yeşil ışık, pozitif enerji nasıl bir şey? Yani aniden mutlu olmak gibi mi? Şeytanın bize izin verdiğini /devam etmemizi istediğini nasıl anlarız?

    6-) Tanrıyı çağırdığımızı ve yeterince açık olmadığımız içinduyamadığımızı varsayarsak içimizden ona ricamızı/isteğimizi belirtip yardım isteyebilir ve rtüeli sonlandırabiliriz demi?

    1. Esenlikler,

      1) Elinizden geleni yapın yeter. Tanrılar niyetimizi bilir; birinin aklından rastgele geçen bir düşünceye takılmazlar.

      Ama isterseniz bu sorunu daha hızlı çözmek için Boşluk Meditasyonunu iki katına çıkarın.

      2) Tanrı isminizi söylemenizi ne yapsın?
      Şüphedeyseniz RTR her zaman için iyi bir karşılıktır.

      3) Elinizden geleni yapın; cidden olmuyorsa bastırın.

      4) Tanrılar için sorun olmaz ama sizin için olur. Öyle bir ruh halinde babanız gelmese bile ritüele odaklanabileceğinizi cidden düşünüyor musunuz?
      Bu konuda büyü yapın, Tanrılardan yardım isteyin veya Babanızın da uyuduğu bir günü bekleyin.

      5) Merak etmeyin, anlarsınız. Odaklanın ve rahat olun yeter.

      6) Evet; ricalarınızı saygılı bir şekilde belirttikten sonra ayini sonlandırabilirsiniz.

      İyi günler.

      1. Ne büyüsü yapabilirim sizce? Ve o büyünün nasıl yapıldığını kısaca anlatır mısınız?

        1. Esenlikler,

          Babanızı bu yönde bağlayıp size ters veya zararlı bir harekette bulunmasını engelleyebilirsiniz. Enerji yükselttikten sonra amacınıza uygun 1-2 güç kelimesi bulup bunları uygun bir sayıda titretebilirsiniz (6 ve 66 bağlama ve sınırlandırma sayılarıdır örneğin), ondan sonra da uygun bir olumlamayı belirli bir sayıda söyleyip büyüyü kapatabilirsiniz. Olumlamayı 3, 6, 9 veya 10 tekrar söylemek uygun olacaktır. Bunu kullanmak zorunda değilsiniz ama örneğin şöyle bir şey olabilir: “Babam, kendisi ve benim için sağlıklı ve pozitif bir şekilde benim Satanik ayinler ve meditasyonlar yapmamın önünde bir engel olmayı tamamen bıraktı.” Gördüğünüz gibi burada zarar verme amacı da yok, sadece bu konuda size engel olmasının önüne geçiyorsunuz. Uygun mantra arıyorsanız; Futhark Rünleri her konu için kullanılabilecek en az 1-2 rün içeriyor genelde. Buradan inceleyebilirsiniz. Bunların titretilişleri de burada var.

          İyi günler.

  12. Tütsü kullanmak demonla iletişimimizi arttırır veya kolaylaştırır mı?

  13. Sorularımı maddeler halinde soracağım arada kaynamaması için:

    1) Asmodeus‘un Süleymana karşı söylediği o söz nerede geçiyor?
    2) 72 “popüler” demon 2002’den önce tutsak mıydı? Milenyum öncesi onlarla nasıl iletişim kuruluyordu?
    3) İsa, Muhammed gibi karakterlerin kurmaca olduğunu demonlar mı size söyledi? Çünkü demonla iletişimde olan bir arkadaşım Süleyman öldükten sonra demonların intikam aldıklarını ve kendilerini kontrol eden Süleymanın kitaplarını yaktıklarını böylelikle onlara hükmetme devrinin Süleyman’la son bulduğunu söylemişti. Bunu kendisine iletişimde olduğu demon söylemiş. Yani Süleyman hiç yaşamamış biriyse demon ona söylerdi. Eğer Süleyman hiç var olmadıysa onları “bağlayan” neydi?

    Sizi uzun zamandır takip ediyorum. Arkadaşım, iletişimde olduğu demondan öğrenmiş sizi. “Demonlarla iletişim kurabiliyorlar. Onları demonlardan öğrendim. Satanizme zarar veren şeyler yapmıyorlar. Yahudi düşmanı olmaları dışında bizimle neredeyse hiçbir görüş ayrılıkları yok.” böyle diyerek önermişti bana.

    4) Arkadaşım demonlarla anlaşma sonrası 3 maddeye karışabileceğini söylemişti bunlar; hayat görüşü, evlilik ve din. Yani ırkçılık, homofobi gibi yargıları törpülemek, semavilerle evlilik, sevgililik yapılamayacağı ve Anlaşmadan doğan imkanlardan semavilerin faydalanamayacağını söyledi. Yani demondan maddi güç aldığımda aileme yardım edemez miyim?

    1. Esenlikler,

      1) “Süleyman’ın Vasiyeti” diye bir metinde. Geçerliliği tartışılıyor, ama zaten asla varolmamış bir karaktere dair her şey de aynı miktarda yalandır.
      2) Evet, düşmanın dünya üzerinde kurduğu ruhani hegemonya ve insanlıktan çaldıkları güçle kurdukları enerji “matrisinden” ötürü Tanrıların dünyadaki güçleri sınırlı, biz Centillerle Tanrıların arasındaki bağ kopuk ve parazitli, düşmanın enerjisiyse güçlü kılındı. Tanrıların “bağlı” olduğu zamanlardan kastımız budur. O zamanlar da iletişim mümkündü, ama şimdikinden bile zordu. Ki şimdi de olabileceği kadar kolay değil. Bu savaş bitene kadar hiçbir şey “olması gerektiği kadar” kolay olmmayacak, zaten savaşma amacımız da dünyayı kurtarmak.
      3) Demon’ların bize bu kadar basit gerçekleri anlatmasına gerek yok. Samimi ve objektif bir şekilde tarihi araştıran herkes görür ve görüyor ki, bu karakterlerin yaşadığına dair hiçbir kanıt yok. Sözüm ona yaptıklarını ancak bu yaptıklarının kimse tarafından yazılmamış olduğunu göz önünde bulundurursak, yaşamalarının mümkün olmadığını görüyoruz. Süleyman denilen kurmaca Yahudi ise tek bir kişi, nasıl olacak da 72 tane Tanrıyı alt edebilecek? Ne cüretle? Ne güçle? Bunlar sadece Yahudilerin kendileri hakkında yazdıkları fan-fiction, daha ötesi değil. Yahudi “””peygamber”””lerin asla varolmadığı tarihle sabit şeylerdir. Tanrıları bağlayan şey de 2. sorunuza verdiğim cevapta olan olaylar. Tek bir karakterin çizgi romandan çıkmışçasına yüce Tanrılara kafa tutup onları mühürlemesi falan gibi şeyler değil. Marvel evreninde yaşamıyoruz.

      Arkadaşınızın sözlerine gelince; birkaç ihtimal var. Ya Tanrılarla konuşmuyor da düşman varlıklar araya giriyor, ya cidden Tanrılarla konuşuyor ama duyduklarını yanlış yorumluyor, ya da direkt kendi zihninin ürünleri.

      İlk ihtimal gayet mümkün. Açıklamama gerek olmadığını farz ederek geçiyorum.
      İkinci ihtimal de aynı şekilde olası. Düzenli olarak güç meditasyonu ve yapmayan birinin istikrarlı bir şekilde ve tam olarak zihnini sakinleştirmesi, düşüncelerini kontrol altına alması ve kendi düşüncelerini dış düşüncelerden ayırması mümkün değildir. Dolayısıyla aldığı mesajları kendi düşüncelerine, duygularına, inanç sistemlerine, bilinçaltında yatan şeylere göre yorumluyor olması kuvvetle muhtemel.
      Şeytan, Yahudiler hakkında direkt ve kesin bir şekilde “Onlar benim halkım DEĞİLDİR.” demiştir. İsrail hakkında ise “İsrail hak ettiğini bulacak.” gibi bir ifadesi vardır. Tanrılar Yahudilerden, Yahudiler Tanrılardan nefret eder. Bu basit ve net bir Gerçek’tir. Tarih boyunca gördüğümüz gibi ezelden beridir Yahudiler Paganlarla, yani Centillerle ve onların Tanrılarıyla savaşmışlardır. Yahudiler, bizim Yüce Tanrılarımıza canavar, kötü ruh, tuhaf tanrılar, put gibi lakapları yakıştıran lanetli halk. Yahudi düşmanlığı öyle öte veya çılgınca bir olay değil, sadece ve sadece doğal içgüdümüzdür.

      Bizim Satanizm’e zarar veren şeyler yapmadığımızı biliyoruz, zira Gerçek Satanistleriz. Günümüzde Yahudilere karşı düşman olmayıp Satanist olduğunu iddia edenlere gelince, bunlar istisna olmaksızın her zaman düşmanın eline oynayan insanlar. Bilerek veya bilmeyerek.
      Politik olmaktan korkmayın. Türkiye’de yaşıyoruz. Satanist olduğunu duyuran öldürülebilir ama Nazi olduğunu duyuranın kılına bile dokunmazlar. Zevzek, omurgasız, akılsız, zayıf, acınası ve şerefsiz politik doğrucu, solcu söylemler Türkiye’mize giremedi, giremeyecek. O maya burada tutmaz. Düşmanın ne kadar pislik ve alçak olduğunu ve düşmanın tek, belli bir ırk olduğunu açıklamakta hiçbir sakınca yoktur. Sonuçta bunları biz uydurmuyoruz, kanıtla sabit şeyler.

      Arkadaşınız zaten birçok açıdan bizimle birlikteyse, o zaman Yahudi Sorunu konusunda da objektif ve samimi bir şekilde sorgulama yaparsa zaten Gerçekleri kendisi görecektir. Modern topluma göre Satanizm ne kadar “kabul edilmezse” Nazizm de bir o kadar “kabul edilmez”dir, daha fazla veya daha az değil. Biri konusunda programlamaları, beyin yıkamaları, tabuları kırıp Gerçeği araştırabilmiş biri öbürü konusunda tamamen felç olup programlanmış yönergelerin ve sınırların dışına çıkmamazlık yaparsa bu zekasını ve sorgulama yeteneğini kanıtlamış birine hiç yakışmaz, değil mi?

      4) Böyle yönergeler teknik olarak yok.
      Buna cevabımı burada bitirebilirim ama açayım.
      “Irkçılık”tan tanımınız nedir? Günümüzde kendi ırkını savunmak, desteklemek, başka ırkların ülkemizi işgal etmesine tepki vermek, hatta ve hatta ırkların varlığını bile kabul etmek “ırkçılık” oldu. Eğer ırkçılıktan kastınız buysa zaten ırkçı olmanız gerekiyor. Bu sizin insan, Türk ve dünyalı olarak etik sorumluluğunuz.

      Yok hayır, eğer “ırkçılık”tan tanımınız “Biz beyazız/siyahız/asyalıyız, o yüzden diğer ırklar maymundur, hadi onları asalım keselim heyo”culuksa zaten böyle aptallıklara Satanizm’de yer yok, böyle akıl ve şereften yoksun inançlara sahip insanlar aramızda bulunamaz ve Tanrılar böyle insanları elbette umursamayacaktır.

      İbrahimi inançlara gelince. Onlara “semavi din” demenin yanlış olduğunu belirtmeliyim. Bu inançlarda “göksel”, ulu, kutsal bir şey yok, yerin dibine aitler ve din de değiller. En azından biz dinsek onlara din demek gerçekten yakışmaz. Neyse, bunlar sadece semantik, devam edelim.

      İbrahimi inançlara bağlı insanlarla herhangi bir ilişkimiz olması teknik olarak “yasak” değil, ama yürümeyeceği hemen hemen garanti şeylerdir. Yani siz dünyayı kurtarmaya çalışırken sevgiliniz/eşiniz deyip el üstünde tuttuğunuz kişi, kutsal olan (kutsal saydığınız değil, objektif olarak kutsal olan) bütün değerlerinize hakaret edecek, ayaklar altına alacak, bir de sizin dünyayı kurtarma emeğinize karşılık o aktif bir şekilde dünyayı kötüleştirecek (düşmana tapınarak, enerji göndererek, düşman ayinlerine katılarak, vesaire), öyle mi? Böyle bir ilişkinin ne kadar yürüyeceğine inanıyorsunuz bilmem ama bence tamamen imkansızdır. Bir de ne gerek var? Gerçekten size daha çok yakışacak birini bulamadınız mı? Ki ilerleyen Satanist’ler zamanla görür ki kendi gibi ruhaniyete ilgi duymayan, ruhen “boş” olan insanlar bir noktadan sonra ilgi çekici olmayı bırakıyor.

      Ama üçüncü saydığınız şey pek mantıklı değil. Örneğin sevdiğiniz bir yakınınız hasta ve Tanrılardan bu kişi için yardım istiyorsunuz. Yardım edip etmeyecekleri Onlara kalmış, ama “asla yapmazlar” veya “onlar Tanrıların T’sini bile göremezler” demek abartı ve yanlış olur. Ne yapacaklarını Onlar bilir. Yoksa ona bakarsanız ruhaniyetle edindiğiniz güçlerinizi de İbrahimi olmasına rağmen sevdiğiniz insanların yararına kullanamamız gerekirdi, ama böyle bir şey söz konusu değil. Yine aynı konudan gidersek bir yakınınız hastalansa siz de üzerinde Satanik Şifa kullanabilirsiniz örneğin. Bunun önünde bir engel yok.

      Ama tabii her şey makul ölçüde olmalı. Tanrılar gerekli durumlarda yardım edecektir, ama durup dururken bir İbrahimiyi zengin etme gibi bir şey yapmayacaklarını düşünüyorum.

      Umarım yardımcı olabilmişimdir.

      İyi geceler.

  14. 1-) Tanrı çağırdık, ricada bulunduk ve rtr yapacağımızı söyledik ama ortalama kaç gün rtr yapmamız uygun olur? Satanist olmayan biri napıcak? Rtr yapabilir mi?

    2-) 15-20 gün civarı ufak içsel değişim ve ufak fiziksel şeyler gören biri 80. güne vardığında sizce sesli olarak tanrılarla konuşma ihtimali yüksek midir?

    3-) 40 günlük program bittikten sonra hergün a.t+k.a+b.m yapmak yetiyor mu? Yanına ek olarak bir şey eklesek fark olur mu? Neler ekleyebiliriz?

    1. Esenlikler,

      1) Bence sayıları da belirleyin, ona göre ricada bulunun. Zaten bulunduysanız bu aklınızda bulunsun, bundan sonra uygun olduğunu düşündüğünüz bir sayı verin; verirken içinize sinmezse de değiştirmek için işaret olarak algılayabilirsiniz.

      Ve evet, Satanist olmayan biri de RTR yapabilir; öncesinde iyi bir şekilde korunup enerji yükseltmesi ve sonrasında temizlenmesi yeterlidir. Ama Satanist olmayan birinin her gün RTR yapmasını da çok mantıklı bulmuyorum açıkçası. E Tanrılardan yardım almış, RTR yapmanın mantığını ve gerekliliğini de anlamış (sonuçta RTR yapacak), o zaman o kişiyi Satanist olmaktan alıkoyan nedir?

      2) Psişik duyuları tamamen açmak o kadar basit bir iş değildir ve bazen yıllar bile sürebilir. Ama elbette birkaç ayda bile gözle görülür farklar olacaktır.

      3) Kesinlikle olmaz. Neden programın sonuna kadar o kadar ekleme şey yapılmışken 41. güne gelindiğinde bir anda en temel üç meditasyona düşülsün ki? Her gün (en az) Kundalini ve Hatha Yoga yapılmaya devam edilmeli; saydığınız 3 temel meditasyonun yanında diğer temel olanlar da yapılmalı, her gün tüm çakralara meditasyon yapılsa iyi olur (Tam Çakra Meditasyonu bunun içindir), ve zamanla ve uygun zaman geldiği hissedildikçe de programa daha fazla ekleme yapılmalıdır. Eklenecek çok fazla şey var, sitemizde birçoğunu bulabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir