Büyü Nedir, Nasıl Yapılır?

Yine merhaba sevgili okuyucularımız. Hakkında yazacak yığınla konu var ve aralarından seçmek oldukça zor, hele de bu konuların neredeyse hiçbiri üzerine işe yarar türden kaynak bulunmadığını da göze alınca. Ama bugün sizlerle büyücülüğü konuşmak istiyoruz. En nihayetinde bu sitenin amacı yanlış inanışları yıkmak ve yerine sarsılmaz, yanmaz, yapışmaz, Ebedi, Mutlak Gerçekleri geri koymak.

Öncelikle özellikle Türk halkımızda belli başlı yaygın, yanlış inanışları sıralayalım:

  • Büyücülük kargalar, kurbağalar, “ölüm” veya “karanlık”la ilgili değildir.
  • Büyü placebo değildir.
  • Büyü yapmak için büyüyü iletecek “elçi”, “araç” veya “odak” (peri, ruh, “cin“, saç, tırnak, vesaire) gerekmez, sadece bazı durumlarda başarıyı kolaylaştırabilir.
  • “Üç Kat Yasası”, “Yedi Kat Yasası”, “On Kat Yasası”, “karma” gibi şeyler tamamen ve yüzde yüz saçmalıktır (ve insanların buna dair başlarına gelebilecek her şeyi Egregore olarak yorumlayabiliriz, ki bu konu hakkında da detaylıca bilgi sunacağız. Ama şimdilik bu saçma olgulara inanmayı reddetmenin bu olgulara karşı tam bir koruma sağlayacağını söylemek yeterlidir.).
  • Büyü “zor”, “havalı”, veya “doğaüstü” değildir.
  • Büyü “gizli bir ilim” değildir ve sadece belli, “elit”, “seçilmiş” bir kesime ait değildir. Tıpkı ruhani gelişim teknikleri gibi büyüyü de herkes kullanabilir.

Bir de büyü sembolizmi hakkında birkaç ufak bilgi vermeliyiz. Bilirsiniz belki, Hollywood’dan çıkan filmler genellikle büyücüleri korkunç, koca burunlu ve burunları benli, süpürgeye binen yaşlı, çirkin ve korkunç kadınlar olarak resmeder. Tabii bu da (((kimin))) yürüttüğü belli olan Hollywood’un son derece doğal ve düzgün ve bilgili kullanıldığında tamamen güvenli bir şey olan büyüyü karalama çalışmaları. Mesela büyücülerin kedi, kurbağa falan gibi asistanları olduğu resmedilir. Bu İngilizce’ye “familiar” diye geçmiş, Türkçe tam karşılığı bulunmayan ama “büyülü hayvan” diyebileceğimiz bir olgudur. Şöyle ki içinde ruh (veya Satanistlerin durumunda Demon, yani Tanrı) bulunan ve bu hayvan aracılığıyla iletişim kuran ve büyücüye yardım ve destekte bulunan, büyücünün de aynı şekilde çok yakın ve sevgi ve saygı dolu bir ilişki içinde olduğu bir hayvandır.

Bunun dışında kazanlar, yüzükler, taşlar gibi şeyler de kullanıldığı iddia edilir. Bu ve bu gibi araçların kendi başlarına hiçbir güçleri yoktur; genel olarak amaçları büyücüyü o ruh haline sokmaktır ve bazı durumlarda sembolik olarak belli elementleri veya ruhani olguları temsil ederler. Mesela kadehte şarap su elementini temsil eder. Bu ayin araçları elbette elementlerin veya belli frekansların enerjileriyle kutsanıp şarj edilebilir ve kendi güçleri olacak bir konuma getirilebilir, ama bundan da Ayin, yani tören büyüsü üzerine yazacağımız bir yazıda detaylıca bahsetmek daha uygun olur.

Şimdi büyünün ne olmadığını gördükten sonra nedir ve nasıl yapılır ona gelelim.

Öncelikle doğanın işleyiş biçiminden bahsetmek istiyorum. Şu an bu yazıyı okuduğunuz bilgisayarı düşünün. Veya o bilgisayarın üzerinde durduğu masayı. Veyahut o masadaki diğer başka şeyleri. Şu an icad olunmuş, “yaratılmış” her şey daha önce başka birisinin fikriydi. Nitekim doğa da böyle işler. Önce tinsel düzlemlerden enerji zihinsel “evrene”, yani fikirler dünyasına akar; burada zuhur eden düşüncelerse sonrasında fiziksel plana insanların davranışları ve enerjileri yoluyla aksolur. Büyü de böyle işler. Dünya veya kişiler üzerinde yaratmak istediğiniz bir değişim olur ve bunu enerjiyi kullanarak meydana getirmeye çalışırsınız.

Daha önce de bahsettiğimiz gibi büyüde “Üç Kat Yasası” diye bir şey yok. Konuyu çok saptırmayacağım ama bunun sayısız kanıtlarından sadece (ve kabul ettiğim üzere zayıf) bir tanesini ortaya koyayım: Eden bulmuyor. Bırakın üç katı, bir katı kadar bile bulmuyor. Bugün kokuşmuş politikacıların herhangi birine bakın. Hem kendi ülkemizde, hem de dünyada. İktidardan çekildikten sonra bile insanların sırtından edindikleri muazzam servetlerle birer kral gibi yaşıyorlar. Elbette öldürülenleri veya itibarları mahvolanlar oluyor ama bu kesinlikle “edenin bulması” değildir; hele de belli bir orana göre kesinlikle değildir. Öyle ki milyonları sömüren bir insan tek kişiyse onun hayatı ne kadar mahvolursa mahvolsun o kadar kişinin ahı kesinlikle çıkmış sayılamaz. En nihayetinde bırakın bir milyonu, yüz insan bile toplamda bir insanın çekebileceğinden çok daha fazla toplam acı çekme potansiyeline sahiptir. Yani nedir; evrende “mükemmel bir karmik denge” yok. Hele hele de yaptıklarınızın size üç kat iadesi kesinlikle yok, ve fiziksel olarak imkansızdır. Buna dair tek bir örnek daha verip geçiyorum.

Cengiz Han’ı bilirsiniz. Zamanında o kadar çok kadınla beraber olmuştur ki en nihayetinde günümüzde her 200 insandan birisi onun soyundan gelmedir. Ve de o zamanlar dünyadaki nüfusun %10’unu yok etmiştir. Ama adam huzur içinde yaşlandı ve öldü. Ve biz burada “Olsun, Cöhönnömdö coyır coyır yonocok” diyecek tipler değiliz, gerçekçi olalım. Evrende sadece insanların davranışlarını ödüllendiren veya cezalandıran bir astral polis yok. Bu ödül verici veya cezalandırıcı gökyüzü babacığı düşünceleri -başka yolların yanında- özellikle modern Wiccanizme çok geç girmiştir. Öyle ki ilk referansları 1970 yılında Raymond Buckland tarafından yazılan “Witchcraft Ancient and Modern” isimli kitaptan çıkmadır. Buckland da Gerald Gardner tarafından inisiye edilmiş bir adamdır. Gardner ise Gül Haçlılar Birliği’ne üyeydi. Bu ve bunun gibi Yahudi-Hristiyan Sağ El Yolu saçmalığı yollardan ödül-ceza tabanlı bozulmuş “karma” tanımını ortaya ilk Gardner attı ve çoğu Wiccan da günümüzde bu adamdan devşirme ideolojileri takip eder. Yani bırakın Wiccan’lığın antik ve kadim bir yol olmasını, bildiğiniz Yeni Çağ Akımıdır. Çok önemli başka bir nokta da, Gardner’ın boğazına kadar Yahudi öğretilerine batmış Altın Şafak Cemiyeti’nin bir üyesi olduğudur.

Her neyse. Konuyu dağıtmayalım demiştik, o yüzden hemen konuya geri dalalım. Hatta zaten o Üç Kat Yasası yalanı da konunun bir parçası çünkü Üç Kat Yasası diye bir şey yoktur ama büyü yapmanın da üç temel “adım”ı vardır. Bu adımlar böyle karmaşık veya zor değildir. Hatta oldukça basit ve doğal. Bu adımlar;

  • Enerjiyi yükseltme,
  • Enerjiyi programlama, ve son olarak da
  • Enerjiyi yönlendirmedir.

Birinci adımdan başlayalım. İlk önce çalışma yapacak bir enerjiniz olmalı. Ve bu enerji ne kadar güçlüyse o kadar iyi olur. Aynı şekilde kendi öz enerjileriniz ne kadar kuvvetliyse o kadar fazla enerjiyi doğal olarak yükseltip kontrol edebilirsiniz. Tecrübe kazandıkça bu daha kolaylaşır. Bu tıpkı bir kas gibidir, ne kadar çalıştırırsanız o kadar güçlüdür. Büyü çalışmalarında öz enerjilerinizi de kullanabilirsiniz, dışarıdaki bir kaynağın enerjilerini de (durumun gerektirdiklerine göre) invoke veya evoke ederek kullanabilirsiniz. Özellikle ak büyü çalışmalarında (ki tecrübesiz bireyler özellikle ak büyü üzerine çalışmalıdır, çünkü kara büyü daha fazla tecrübe ve yetenek gerektirir) öz enerjilerinizi kullanmak ve de çalışmanıza bağlanmak isteyebilirsiniz. Çalışmaya bağlanmaktan kasıt yani enerjilerin sizi de etkilemesine izin vermek için o kullandığınız enerjilerle bağlantı kurmaktır. Mesela birisine aşk büyüsü yapıyorsanız ve o kişiyi tek taraflı aşkla lanetlemek gibi bir niyetiniz yoksa çalışmaya bağlanarak kendiniz de bu duygu silsilesine kapılabilirsiniz.

Rünler ve titreşimleri kullanmak (bunlar üzerine gelecekte yazı yazacağız) enerji yükseltmenin en hızlı ve güçlü yollarından biridir. Başka yollar içerisinde enerjiyi direkt olarak vücuda “solumak” veya sadece imgeleme kullanmak da vardır. Enerjiyi yükseltip tüm vücudunuzda kuvvetli bir şekilde hissedene kadar devam etmelisiniz. Hatha Yoga, Tai Chi ve/veya belli nefes egzersizleri de enerji yükseltmede etkilidir.

İkinci adımsa enerjiyi programlamaktır. Programlamadan kasıt enerjiye ne yapmasını istediğinizi söylemektir, çünkü enerji kendi başına nötr ve etkisizdir. Enerjiyi programlamada “olumlama” dediğimiz şeyleri kullanırız. Olumlamalar  enerjiyi programlamak için şimdiki zaman halinde tekrar edilen kısa ve öz ifadelerdir. Şimdiki zaman kipi kullanılmalıdır çünkü enerjinin “olacak” olgusunu anlayacak aklı yoktur. Bir şeyi meydana getirmek için kafanızda imgelerken sanki o durum zaten gelmiş ve oluyor gibi düşünmelisiniz.

Örneğin “Bana ____ gelecek.” değil “Bana şimdi ____ geliyor.” demeliyiz.

Aynı zamanda enerji en az dirençli yolu takip eder ve bu yüzden de sizin istediğiniz şeyin size nasıl geldiğini siz belirtmedikçe bilmesinin bir sebebi yoktur. Yine örnek verelim, çok para istiyorsunuz. Herkes ister elbette, doğaldır. Sadece “Bana para geliyor.” diye bir olumlama kurmayın; çünkü bu normal olarak para kazandığınız yerden de gelebilir. İşiniz, öğrenci bursunuz, harçlığınız, genelde her nasılsa oradan da gelebilir. Çünkü bu en az dirençli yoldur. Bu olumlamayı geliştirmek lazım. Mesela “Büyük miktarlarda kolay ve bedava para bana geliyor ve bu para elimde tutmak veya harcamak üzere bana ait.”. Ama aynı zamanda da “pozitif ve sağlıklı bir biçimde” gibi bir şey eklemelisiniz. Çünkü belki de en kolay ama o an o kadar da pozitif olmayan bir yol çok zengin ve sevdiğiniz bir akrabanızın ölüp size miras bırakması olabilir. Böyle kazaları (ki milletin “Hebe hübe bir şey kazanmak için bir şey feda etmelisin, karmanın yolu budur!!!1111birbirbir” diye salyalar saçmasının sebeplerinden biri budur. Enerjiyi nasıl programlayacaklarını bilmediklerinden istenmedik durumlar meydana getirmeleri ve bunu dışarıdan bir kuvvetin onlardan “bedel” aldıkları şeklinde yormaları. Ama bu denklemdeki tek “bedel” büyü çalışmasına harcadığınız enerji ve zamandır.) önlemek için böyle bir olumlama ve olumlamaları tekrar ederken kafanızda kurduğunuz imgelemeyi de mutlu durumlarda düşünmeniz son derece yeterlidir. Yani en nihayetinde “Benim için pozitif ve sağlıklı bir şekilde büyük miktarlarda kolay ve bedava para bana geliyor ve bu para elimde tutmak veya harcamak üzere bana ait.” gibi bir olumlamamız oluyor. Elbette kendi olumlamalarınızı da yaratabilirsiniz, ama burada bahsettiğimiz önlem ve tavsiyeleri dinlemek sizin için çok faydalı olur.

Olumlamaları tekrar ederken ve isterseniz de tekrar ettikten sonra birkaç dakika istediğiniz durumu kafanızda imgeleyerek düşünebilirsiniz. Genel bir kural olarak olumlamaları 3 ila 10 kez arası tekrar etmek yeterlidir. Mantraların aksine olumlamaların sayısını bu kadardan çok daha fazla arttırmanın bir faydası yoktur. Olumlamalar enerji yükselten güç kelimeleri değil, onları yönlendiren, niyet bildiren talimatlardır. Kişisel olarak tamamlanmaların, mükemmelliğin ve kalıcılığın sayısı olarak 9’u öneririm. Bir mantrayı da aksi belirtilmedikçe 9 veya dokuzun katı kadar tekrar etmenin herhangi bir zararı olmaz.

Artık son olarak üçüncü adıma geldik. Burada enerjiyi yönlendiriyoruz. Bunu da imgeleme yoluyla yaparız. Ak büyüde kullanılan enerjiler Güneş gibi pırıl pırıl parıldayan beyaz-altın sarısı şeklinde hayal edilmelidir. Bu beyaz-altın sarısı enerji imgelemelerinizin niyetini aşıladığınız astral enerjidir. Bu çalışmanıza güç katar ve amacızın maddesel dünyada meydana gelmesine yardımcı olur.

Bu parlak enerjiyi imgeleme sırasında kendi etrafınızda ve/veya istediğiniz sonucun etrafında hayal etmelisiniz. Kafanızda ne meydana getirmek arzuluyorsanız onun şu anda olduğunu hayal edin ve bu parlak, beyaz-altın sarısı enerjinin her şeyi daha da parlaklaştırdığını düşünün.

Örneğin kendinize para çekecekken parayı imgeleyip hayalini kurmalısınız (mesela cüzdanınızı dolu düşünerek) ve hatta parayı hissedip kokusunu bile almak isteyebilirsiniz. İmgelemeleriniz ne kadar gerçekçi ve ne kadar duyu kullanırsanız çalışmanız o kadar etkili olur ve bu çalışmaya da olabildiğince enerji aşılamak işinize yarar.

İyileşmek için de yine aynı enerjiyi iyileştirmek istediğiniz organa yönlendirip kendinizi sağlıklı ve mutlu olarak hayal edin. Burada bu hisler önemlidir. Sanki istediğiniz sonuçlar zaten gelmişçesine mutlu hissetmek çalışmanın gücünü arttırır.

En son olarak da bu çalışmayı düşünmeyin. Unutun gitsin. Başka şeylere odaklanın. Umutsuz durumlarda bu zor olabilir ama elinizden geleni yapın. Bir büyü çalışmasının üzerine takıntı yapıp evhamlanmak bu çalışmanın sonuçlarını eksiltebilir. Sadece rahatlayın ve büyünün çalıştığını bilin. İşe yarıyor mu diye evhamlanmak yerine büyüyü yaptığınızı ve artık ne yaparsanız yapın iradenizin meydana geleceğini kabullenmek ve bilmek daha faydalı bir mantalite olur.

Son olarak da kara büyü için yaptığınız çalışmalarda yükselttiğiniz hiçbir enerjiye bağlanmamalısınız, yani temas etmemelisiniz. Zaten bunu bilmeyen büyücüler bunu sık sık yapar ve bu yüzden de çokça acı çekerler. Her şeyin cevabı bilgidir, “karma” veya “üstün akıl” diyerek geçmek değil.

Pek çok büyü kitabı kara büyü için siyah enerjiler kullanmayı tavsiye eder ve evet, siyah yıkım için etkili bir renk olsa da kullanım amaçları sadece kötücül değildir. Bir şeyleri saklamak, rahatlayıp dinlenmek ve bir şeyleri daha “emici” (duygulara, düşüncelera, enerjilere karşı) yapmaya yarayabilir. Eğer ki amacınız birisini manipüle etmekten ziyade öldürmek veya hasta etmekse griyi kullanın. Gri ölümün rengidir ve gri enerjiler hastalıklar ve envai çeşit olumsuz durum yaratır. Mesela ölüm büyülerinde de tıpkı ak büyülerde yaptığımız gibi bu gri ölüm enerjisini önce bir yerden çekiyoruz. Mesela mezarlık gibi çok ölüm olan yerlere gidip yerden çektiğinizi (ama enerjiye dokunmadan ve temas etmeden) hayal edin, sonra da ikinci adım olarak programlayın. Mesela “Gri ölüm enerjisi negatif ve acılı bir şekilde ____ kişisini yok ediyor.”. Bunu yaparken bu enerjiyi hedefinizi düşünüp o kişinin içine akıtın. Genel olarak bu düzenli olarak pek çok kez yapılmalıdır. Ve de pek çok popüler kitap kara büyü yaparken olabildiğince çok öfke, nefret gibi duygular hissetmenizi söyler. Bunda sorun yok ama gerekli de değil. Duygular güçlü bir enerji kaynağıdır ama en güçlü enerji kaynağı değildir. En güçlü enerji biyoelektriktir ve güç meditasyonlarıyla zaten kişisel enerjiniz çok daha yüksek seviyelere çıkacak. Yani en nihayetinde en önemli şey kendi ruhunuzun gücüdür, iradenizin kuvvetidir ve enerji yönlendirmedeki yeteneğinizdir.

Tabii kara büyüden de bahsettik ama sokakta birisi omzunuza çarptı diye öldürmeye çalışmak saçmalık olur. Şeytan gerektiği zamanlarda adaletin sağlanması gerektiğini kabul eder ve Yahweh’in takipçilerine empoze ettiği gibi “öbür yanağı dönmek” gibi saçmalıklar yoktur; ama gereksiz yıkım ve vahşete katiyyen de karşıdır. Kara büyü çocukça arzular için değil, adaleti sağlamak içindir. Ve gerçek günah “gücünü sadece “iyilik” için kullanmama” değil, zihnimizin ve ruhumuzun doğal ve gerçek güçlerine ulaşmamak, kullanmamak ve kendimizi yüceltip muasır medeniyetler seviyesine Tanrılarımızın düzeyine çıkartmamaktır. Gerçek Satanizm bireyin zihnini, ruhunu ve kişisel güçlerini geliştirmeye çalışmasıdır ve de büyücülük denilen olgu da “majisyen”lerin anlattığı kadar zor bir şey olmaktan ziyade sadece zihnin ve ruhun bu güçlerini kullanmasıdır. Ve zaten kudretle birlikte bilgi ve vicdan, yani iyilik gelir. Ruhani açıdan evrilmiş insan iyi insandır ve gereksiz ve aptalca ego tuzaklarına düşmek veya önüne gelene saldırmak gibi düşünceler bu duruma geldiğimizde bize daha da itici gelir.

Evet sevgili okuyucular. Bir yazımızın daha sonuna geldik. Umarım bu uzun yazımızdan sıkılmamışsınızdır ama yıkılması gereken çok yanlış algı ve tabu, anlatılması gereken de çokça bilgi var. Ama en nihayetinde görüyorsunuz ki büyü aslında hiç de o kadar karmaşık bir olgu değil. İleride spesifik teknikler üzerine yazılarımız da olacak. Bir sonraki yazımıza kadar sağlıcakla kalın.

Referanslar ve özel teşekkürler:

https://www.satanisgod.org/www.angelfire.com/empire/serpentis666/ThreeFoldLie.html
https://www.satanisgod.org/www.angelfire.com/empire/serpentis666/PowersofMind.html
https://www.satanisgod.org/www.angelfire.com/empire/serpentis666/ThreeSteps.html

“Büyü Nedir, Nasıl Yapılır?” hakkında 33 yorum var

  1. Diyelim ki bugun sabah büyü çalışmamı yaptım ve bitirdim. Ertesi günki çalışmama kadar büyü yaptığım kişiyi veya durumu düşünmem büyüye iyi yönde etki etmez mi? Düşünmeyin denmiş. Sonuçta düşünerekte astraldeki o oluşumu beslemiş olmaz mıyız?

    1. Esenlikler,

      Evet, doğru. Yazımızdaki “büyü yaptıktan sonra büyüyü düşünmeme” olayı daha çok kuruntu yapıp “Tuttu mu, tutacak mı, tutuyor mu, tutsa ya, ne zaman tutacak” mantalitesinde olan insanlara yöneliktir. Bu yüzden büyü yaptıktan sonra sonuçları fazla derin düşünmemek iyi bir fikirdir. Ama elbette iradenize hakimseniz, büyü çalışmanız aklınıza gelince daha da özgüvenle büyünüzün meydana geldiğini ve başarılı olduğunu olumlayabilir, hissedebilir, arzulayabilir ve bu şekilde dediğiniz gibi büyünüzü “besleyebilir”siniz.

      1. Aynı zamanda bazı çalışmalarda yollanan enerjinin düşünülmesi o enerjinin çalışmasını da engelliyor. Mesela Franz Bardon ateş elementali varlıkların yaratılmasında yalnızca enerjiyi programlama kısmında düşünülmesini aksi taktirde elementalin zihin küresinde olmaktan hedefe yönelemeyeceğini ve verilen görevi yapamayacağını belirtiyor.

      2. Peki rün ile yapılan büyüler gezegensel kareler kadar etkili midir? Ve rün ile yaptığımız büyülerin süresini nasıl belirleyeceğiz.

        1. Şu şundan etkilidir diye bir şey demek çok doğru olmaz, durumdan duruma değişir. Örneğin bu aralar Jüpiter en güçlü zamanlarında, bu süre içinde Jüpiter Karesi yapılırsa veya hatta “spam’lenirse” çok güzel sonuçlar alınabilir, benzer etkili rünlerden bile etkili olabilir. Ama Jüpiter ev burcundan ayrılıp sıradan bir burca girdiğinde elbette bu seviyede etkiler görmek daha zor olabilir.

          Yani kısaca gezegenlerin, kendinizin, Ay’ın, Güneş’in, durumuna bakıp her bir vakada ayrı karar vermek en iyi fikirdir.

  2. Büyü süreci hakkında fazladan bilgi arıyorum merak ettiğim bir şeyler var. Öncelikle enerjiyi yükseltmek için sitedeki meditasyonları yapmak şart mı ? Kendi ürettiğimiz meditasyonları falan yapsak enerjimizi yükseltemez miyiz ?

    Ayrıca Rünleri nasıl kullanmalıyız yani bir kağıta falan mı yazmamız lazım büyü üzerine birkaç şey daha yazar mısınız ?

    Bir diğer sorumda satanist olmadan tanrılarla iletişim kurmak mümkün mü ?

    1. Esenlikler,

      Genel olarak sadece enerji yükseltmek değil, direkt büyü yapmak için meditasyon yapmak “şart” diye düşünebilirsiniz. Teknik olarak böyle bir gereksinim yok, ama büyüde kullandığınız enerji başka şekilde nereden gelecek? Ve meditasyon ve yoga gibi pratiklerle içsel enerjinizi güçlendirmezseniz büyü çalışmalarınıza ne kadar enerji yönlendirebileceksiniz ki? Dolayısıyla işini bilen her majisyenin güç meditasyonları ve yoga yapması gereklidir. “Kendi ürettiğiniz” meditasyonlara gelince; böyle şeyler olsa bile gelişmiş ruhani simya bilgilerine ve yeteneğine sahip olmadan düşündüğünüz şeylerin ne kadar faydalı olabileceği şüphelidir. Zaten uygulayabileceğimiz düzinelerce teknik var; Joy of Satan dışında da doğru (veya doğruya yakın) bilgiler veren bazı yazarlar da var ki bunlar forumlarda da paylaşılıyor. Yani bu işe yeni başlayan birinin düşünebileceği şeyler çok büyük ihtimalle üretilmiştir. Ama gerçekten çığır açıcı bir şey bulduğunuzu düşünüyorsanız paylaşmaktan çekinmeyin, size fikirlerimizi seve seve sunarız.

      Rünler veya başka şeyler bir şeye yazılarak kullanılmaz. Bütün güç kelimelerinin olayı mantra olarak titretilmektir. Eski yazıtlarda, rünleri “kazımak” hakkında yazan şeyler genel olarak bu güç kelimelerini ruha kazımaktan bahseder, yani titreterek enerjilerini açığa çıkartmak ve ruhumuz üzerinde kullanmak. Rünler ve başka mantralar, meditasyonda da kullanılabilir. Zamanla gerek büyü, gerekse de diğer her konuda daha fazla içeriğimiz olacak elbette.

      Evet. Tanrılar son zamanlarda gerçekten çok meşgul, ve iletişim konusunda biz Satanistlere öncelik veriliyor ancak saygılı ve samimi olan birisinin istekleri sadece Satanist değil diye reddedilmeyecektir.

      İyi günler.

  3. Merhabalar büyü ile ilgili daha fazla paylaşim yaparsaniz çok sevinirim :). büyüyü yaptiktan etkisi direk başlarmi yoksa enerjinin gücüne göre zamanimi olur birde her istekle ilgili büyü yapilabilirmi

    1. Esenlikler,

      Büyünün etki etme hızı tamamen kişinin gücüne, gezegenlerin konumuna ve farklı faktörlere bağlıdır. Ancak düzenli olarak büyü yapıldığı zaman -ki zaten neredeyse hiçbir çalışma “tek atımlık” değildir, belli bir süre boyunca düzenli olarak her gün tekrarlanmalıdır- ve eğer ki doğru şartlarda başlanıp doğru şekilde devam ediliyorsa etki alınmaması pek olası değildir.

      Ve evet, hemen her konuda büyü yapılabilir. Zaman içinde büyü konusunda daha fazla paylaşımımız da olacak, diğer konular gibi.

      İyi günler.

  4. Merhaba birkaç soru sormak istiyorum
    1.Bir çok internet sitesinde büyü materyellerle yapılıdığı anlatılıyor örnke:sabun, mum,domuz bağırsağı vb
    2.Birisine kara büyü yapmak istiyorum ama negatif enerjiyi en yakın nereden alıp çekebilirim ve negatif enerjiye dokunursam ne olur
    3.Büyü çalışması gözler kapalı imajeyle mi yapılmalı yoksa herhangi bir pozisyon falan gerekiyormu öncesinde falan

    1. Esenlikler,

      1) Bunların çoğu İslami zırvadır. Büyüde elbette malzeme kullanılabilecek olsa da zorunlu değildir, ve işi bağlayan şey de malzeme değil enerjidir. Yoksa isterseniz ejderha yağından yapılma mum ve pegasus bağırsağı falan kullanın, ortada enerji yoksa hiçbir şey elde edemezsiniz. İbrahimi inançların ve özellikle ülkemizde de İslam’ın, orijinal ve otantik ruhani bilgileri yok etmesinden ötürü ortaya çıkan vakumu doldurmak için uydurulan zırvaladır. Bunlar işe yarayacak olsa bile tekrar söyleyelim ki bu tamamen pratisyenin gücüne bağlıdır, kullanılan malzeme en fazla yardımcı niteliğinde olabilir.

      2) Dokunmayın.
      Kara büyü yapmak için ille de mezarlardan veya daha önce acı ve ölüme tanık olmuş yerlerden enerji çekmeye gerek yoktur; örneğin rünler de kara büyüde kullanılabiliyor ve herhangi bir yerden enerji çekmeden de bunları kullanabilirsiniz. Titretirken enerjiyi kendi içinize değil de dışarıya, hedefinize odaklamanız yeterlidir.

      3) Hiç fark etmez, kişi nasıl rahatsa öyle yapılmalıdır. Ama tercihen büyüden önce güç meditasyonu/yoga yapın ki enerjiniz iyice yüksek olsun, ve başlamadan önce de RTR yaparmışçasına enerji yükseltmeyi unutmayın. Ve unutmayın, her negatif büyü seansından sonra ister enerjilere temas edin, ister etmeyin, okkalı bir şekilde temizlenin. Tekrar, tıpkı RTR yapmış gibi.

      İyi günler!

  5. Başka kaynaklardan büyü yaptırsak olurmu?
    Örneğin bir medyuma başarı veya zenginlik büyüsü yaptırsam problem olurmu?

    1. Esenlikler,

      “Olur mu”yu açarsanız daha iyi olur.

      “Satanizm’e göre “””(((caiz)))””” midir” anlamında “olur mu” diye sorarsanız siz kalkıp İslami/İbrahimi pisliklere bulaşmayacaksanız ne isterseniz yapın.

      “İşe yarar mı” anlamında “olur mu” diye sorduysanız değişir. Dışarıda medyum kılıklı tiplerin çok büyük bir kısmı şarlatan, dolandırıcı veya daha da kötüsü, o ya da bu seviye gerçek olanlar da genellikle ya astral parazitlerle, ya da düşman melekleriyle çalışır. Yaptıkları şeylerin kalıcı olmaması ve genelde kişiye daha çok talihsizlik getirmesi de bu yüzdendir. Zaten bu tarz varlıklarla çalışan birine sıradan bir insan yerine siz giderseniz sizin için sonuçları daha da kötü olur.

      Elbette İbrahimi programlardan kopuk ve kendi gücüyle büyü yapan otantik insanlar da var, yok diyemeyiz, ama bunları da hem bulması zor, hem de fiyatları yüksek olacaktır. Bu tarz bir insan size birkaç yüz liraya büyü yapmaz, o kadar söyleyeyim.

      Yani günün sonunda en kârlısı kendi kendinizi geliştirip sorumluluğunuzu, kaderinizi ve gücünüzü kendi ellerinize almanızdır. Zaten her ihtiyaç anında bir “medyum”a koşup para mı bayılacaksınız? Kendiniz gelişin, ne zaman, neyi ne şekilde isterseniz öyle yapın.

      İyi günler.

  6. Büyü kitabı önerirmisiniz birde başka soru
    1.Telekinezide enerjiyle imaje yapıyoz cismi itmeye çalışıyoz vs ama büyü neden telekineziden daha güçlü ve etkili ikisindede imaje ediyoruz
    2.Kara büyü den ölen hiç olmuşmu birazcık mantıksız geliyo ve kara büyüde enerjiyi kişinin içine akıtın derken nasıl imaje edeyim enerjjiyi ağızından içerimi akıtayım

    1. Esenlikler,

      “Büyü kitabı” adı altındaki çoğu kitap dibine kadar düşman pisliğiyle bulanmış, dezenformasyon ve yalan dolu metinlerdir. Devam edecek olursak, büyü yapmak için kitaba veya benzeri bir şeye ihtiyacınız yok. Ruhaniyetle ilgili tüm bilgileri internette serbestçe açık ettiğimiz günümüzde, artık “çok eski büyü kitaplarının” pek bir ağırlığı kalmadı. Devam edecek olursak, bu kitaplar genellikle olsa olsa en fazla Karanlık Çağlara dayanıyor; birçoğu daha da yeni. Yani çoğunlukla düşmanın gücünün mutlak olduğu zamanlarda yazılmış kitaplar, içlerindeki bilgilerin kalitesini de düşünebilirsiniz.

      1) “Büyü telekineziden daha güçlü” diye bir şey demedik. Büyü de, telekinezi gibi siddhi‘ler de enerjinin farklı şekillerde kullanımlarıdır sadece. Telekinezi gibi yeteneklerde çok başarılı olan birisinin enerjisinin güçlü olduğunu söyleyebiliriz, bu enerjisini büyüde de kullanabilir. Aynı şekilde yaptığı büyülerden ciddi verim alan, bu konuda başarılı olan birinin de telekinezi gibi pratiklerde başarılı olacağını söyleyebiliriz.
      2) Nasıl istiyorsanız öyle, imgelemede biraz yaratıcılık da önemlidir. Ve neden büyüye kendi keyfinizce sınırlar koyasınız ki? Ölmek mantıksız, ama hasta etmek mantıklı mı? Peki hasta etmenin sınırı ne? Birini verem yapabilir misiniz, yoksa sadece günde 1-2 kez hapşırmasını mı sağlayabilirsiniz? Sınır ne? Çizgi nerede çekiliyor?
      Bu konularda sınır falan yoktur. Tek “sınır”, kişinin iradesi ve gücüdür. Enerji sınır tanımaz.

      İyi günler.

  7. Merhaba
    Bizim üzerimizde büyü olup olmadığını nasıl anlarız yani başkası bize bir büyü yapmışsa bunu nasıl farkederiz öğrenmenin bir yolu varmı?

    1. Esenlikler,

      Güç meditasyonu geçmişi olan insanlar enerjiyi yönlendirmesini ve sezinlemesini/hissetmesini bilirler. Büyü dediğimiz şey programlanmış ve yönlendirilmiş enerjidir, dolayısıyla kendi üzerlerinde böyle bir şey olursa anlayabilirler. Bununla birlikte, birisine büyü yapacaksanız o kişiden daha güçlü olmalısınız. Aynı şekidle, biri de size büyü yapmak isterse, ondan daha güçlüyseniz auranızdan geçip size etki bile edemez. Elbette bu şekilde güçlenmenin de tek yolu güç meditasyonu ve yogadır. Ki ekleyeyim, zaten günlük olarak yaptığımız auramızı güçlendirme ve enerjimizi temizleme egzersizlerinden ötürü, biri bize büyü yapabilse bile kısa sürede bunu üzerimizden atarız. Dolayısıyla tek yol pratik.

      İyi günler.

  8. Merhaba sorularım vardı guzel bir yazı olmus
    Şey birine olumsuzluk şansızlik gibi seyler getirecegimizde siyah enerji kullansak ta olurmu hani illa grimi en guclu ve birine buyu yaparsak ve kendisine buyu yapildigini anlarsa buyuyu yapani bulabilirmi ögrenebilirmi?

    1. Esenlikler,

      Gri daha çok öldürmek, yok etmek içindir. Talihsizlik gibi şeyler için evet, siyah daha uygundur.
      Ve hedefiniz de ruhaniyetten anlayan biriyse, büyücüyse elbette anlayabilir. Kimi hedeflediğinize dikkat edin.

      İyi geceler.

  9. Esenlikler,

    Diyelim ki bir insana büyü yaptın ve yaptığınla da başarıya ulaştın. İster ak büyü ister kara büyü fark etmez. Benim merak ettiğim husus yapmakla alakalı değil. Şeytan, yaratıcı sıfatında yer alıyor. Yaratıcı olmak aynı zaman kollayan korucuyu anlamanına da gelmiyor mu? Yani Şeytan o halde bir insanın bir insana zarar vermesine neden izin veriyor? Kara büyüde öldürmekle alakalı olarak “adalet” sağlanacaksa demişsiniz. Tamam adaleti sağlamak çok güzel bir şey ancak ben adaleti sağlamak için birinin ölümüne önce neden olup sonra korkunç şekilde pişman olabilirim. Bu durumun verdiği psikozları kolay kolay kimse atlatamaz bence… Daha pembe bir çerçeveden bakacak olursak, hoşlandığımız bir kızın bizden hoşlanması için büyü yapıyoruz, büyü de tutuyor ve kız bize karşılık vermeye başlıyor. Bu durum bir başkasının özgürlüğünü elinden almak olmuyor mu? Satanizmle alakalı araştırmaya yeni başladım. Sayfanızı biraz karışık ve düzensiz okuduğum için bilgiler biraz çorba oldu sormak istedim. 🙂 Yani hem bir yaratıcı var özgür olmamızı aynı zamanda ona yakın olmamızı istiyor, hem büyü yapmamıza izin veriyor, (ki verdiği izinle ben çok iyi bir büyücü isem öldürmeye kadar gidebiliyorum) hem de yarattıklarını koruma altına alıyor. Sanırım devreler biraz yandı 🙂

    1. Esenlikler,

      Zaten ölüm büyüsü gibi aşırı şeyleri yaparken kişinin kendinden, haklılığından, bu işi yapmak istediğinden son derece emin olması ve asla şaşmaması gerekiyor; yoksa kontrolün kaybedilip bu yapılanların kişinin kendisine sapabileceği konusunda uyarılıyor.
      Kara büyü sizin de dediğiniz gibi adalettir. Elbette adalet bazen keskin olabiliyor ve olmak zorunda. Geri dönüşü olmayan şeyler yapacaksanız kendinizden tamamen emin olarak yapmanız gerekiyor. Takdir edersiniz ki dünya çiçekler ve böceklerden ibaret değil. Bazı kimseler gerçek anlamda acı şekilde cezalandırılmayı hak ediyor.

      Onun dışında, aşk büyüsü demişsiniz. Hayır, neden bu başkasının özgürlüğünü elinden almak olsun? Kimsenin beynini yıkamıyorsunuz, kimseyi zorlamıyorsunuz. Sadece enerjiyle etki yaratmış oluyorsunuz. Ona bakarsanız bir şeyi çok istemek de büyü, bunu da belirtiyoruz. O zaman insanların “özgür iradesine etki etmemek” adına bir şeyleri istemeyin de? Eh, hazır başlamışken devam edelim. Ruhaniyet ile fiziksel gerçeklik birbirinden ayrı şeyler değil, o yüzden fiziksel olarak yapabileceğimiz şeylere geçelim.
      Bazılarının ağzı iyi laf yapar; bu doğuştan veya sonradan öğrenilmiş bir yetenek olabilir. Gümüş dilli insanlar var, bir sohbette karşısındaki insanı etkileyip kendine “düşürebilecek” kişiler. Bu da yetenek, ve doğuştan bile olsa pratikle kullanılan ve geliştirilen bir yetenek. Ee, bu kimseler ne yapsın, insanların “özgürlüğünü elinden almamak” için ağızlarını mı açmasınlar?
      Bazı insanlar diğerlerinden daha karizmatik, daha konuşkan, daha çekici, daha güzel, daha yakışıklı, daha alımlı ve benzeri şekilde çekim gücüne sahiptir. Ee, insanları “etkilememek” adına fazladan en ufak bir yeteneği veya doğuştan özelliği olanlar dışarı bile çıkmasın?

      Çizgi nerede çekiliyor? Veya şöyle sorayım, çizgi var mı ki? Keyfi olarak belirlediğimiz standartlar dışında bunun objektif bir kanunu var mı? Büyü yapmak da çok karizmatik veya yakışıklı olmak, konuşma yeteneğine sahip olmak gibi şeylerden farklı değil. Tıpkı çok yakışıklı veya güzel birisi nasıl çoğu kimseyi ortalamadan çok daha kolay bir şekilde elde edebilirse, karşı (veya aynı) cinsi anlayan kişiler tam karşısındakinin zihnine ve duygularına hitap edip bir sohbette “işi bitirebilir”se, büyü de aynı şekilde. Ve bunların hepsi istismar edilebilir, sadece büyü değil. Birisi yakışıklı diye ağına düşürdüğü kişileri istismar etmeyecek diye bir şey yok. Birisi çok zeki, karizmatik veya iyi konuşuyor diye karşısındakini kullanıp atmayı düşünmüyor diye bir şey de yok. Büyüde de aynı şey geçerli.

      Hatta devam edeyim, kolayca istediğini alacak şekilde büyü yapacak gücü olan insanlar genellikle bu noktaya çalışarak gelmiş insanlar oluyor. Çalışmaktan kastımız da yoga ve meditasyon. Bu pratikler insana sadece daha fazla güç katmakla kalmıyor; kişinin bilgeliğini, anlayışını, şefkatini, düşünceliliğini de arttırıyor. O yüzden bana sorarsanız büyü yapmak, potansiyel olarak karşı cinsi etkileme yollarının en etiği bile olabilir!

      Onun dışında, Şeytan insanlığı yaratmış olabilir ama düşmanın istilasından sonra insanlık çok düştü ve dejenerasyona uğradı. Artık toplumumuz, Altın Çağ’daki gibi Tanrıların seviyesine çok yakın değil. Gerek ruhani, gerekse de bilinçsel olarak çok düşürüldük. Bunun sonucu olarak da savaşlar, kargaşalar, anlaşmazlıklar ortaya çıktı. Bunlar Şeytan’ın eseri değildir, ve Şeytan bunların olmasını elbette istemiyor. Biz de bunların olmayacağı bir dünya meydana getirmek için mücadele ediyoruz ya zaten. Ama o zaman gelene kadar biz de dünya nasıl çalışıyorsa öyle çalışmak zorundayız. Ki günün sonunda Satanizm öbür yanağı dönme dini değildir, “uslu çocukluk” değildir, Teletabicilik hiç değildir. Dolayısıyla gerçekler ortadayken bu gerçeklere uygun hareket etmemiz gerekiyor.

      İyi akşamlar.

      1. Bahsettiğiniz gibi gümüş dilli olmak istiyorum. İlk sohbette karsımdaki insani etkileyebilmek ve sempatik olmak istiyorum. Ne yapabilirim??

        1. Esenlikler,

          Fiziksel çözümlerden bahsetmeyeceğim, zaten bu konuda internette burası dışında birçok yerde araştırma yapabilirsiniz. Ruhani çözümler isterseniz de Merkür gezegeni iletişimi, zekayı (kıvrak zeka da dahil) yönetir; Güneş karizmayı, özgüveni ve liderliği yönetir; Venüs de alımı ve cazibeyi yönetir.
          İstediğiniz sonuçlara yönelik olarak bu gezegenlere dair büyüler yapabilirsiniz. Büyünün de yardımıyla bu yöndeki bütün emeklerinizden bol bol verim alıp istediğiniz duruma ulaşabilirsiniz.

          İyi akşamlar.

          1. Sadece mastürbasyonda sıkıntı yok değil mi?

          2. Esenlikler,

            Tabii ki hayır, hatta tam aksine sağlıklı şekilde yapılan mastürbasyon iyidir. Cinsel salınım bir organizmanın akıl, ruh ve beden sağlığı için elzemdir. Mastürbasyonda pornoyla kolaya kaçmak yerine imgeleme yaparak hem imgeleme yeteneğinizi geliştirebilir, hem de uzun vadede çok daha fazla zevk alabilirsiniz. Aynı zamanda gerçek bir partneriniz olduğunda pornonun sizi hissizleştirmeyeceği için partnerinizi de çok daha iyi memnun edebilirsiniz. İlk başta pornoyu bırakıp imgelemeye geçmek zor olabilir ama pes etmeyin, beyin kimyanız kısa sürede normale dönecektir.

            İyi günler.

  10. Aşk büyüleri nasıl yapabilirim tam olarak bilgim yok
    bir demonu satan dan daha çok sevmek yanlışmı

    1. Esenlikler,

      Şeytan “kıskanç bir Tanrı” değildir. Oldu olacak Şeytan’ı çocuğumuzdan da çok sevelim, hatta sevmezsek Şeytan bizi “cezalandırsın”… Oldu mu? Olmadı. Bunlar insani duygulardır, kimse herhangi bir şeyi sevmeye zorlanamaz. Elbette biz Şeytan’ı sevdiğimiz için Ona adandık, ama başka bir Tanrı ile ilişkimiz daha yakınsa Ona karşı duygularımız daha güçlü olabilir tabii. Günün sonunda en önemli Tanrımızın Şeytan olduğunu bildiğimiz sürece sorun yok, değil mi? Böyle şeyler düşünmeyin.

      Aşk büyüsüne gelince; genel olarak sitemizde büyü yapmak için mevcut olan birçok teknik vardır. Şu anda çevirdiğim, direkt aşk büyüsü niteliğinde bir içerik yok, ama buna ihtiyaç da yok. Yazılarımızı okuyup anlayan, ne yapması gerektiğini bilenler bu konuda kendi büyülerini çıkarabilir.

      İyi günler.

  11. Kara büyü yapmak için kullandığımız rünleri güçlendirmek için kendi kanımızı sürmemizi önerir misiniz?

    1. Esenlikler,

      Kesinlikle hayır. Bir şeyde kanınızı kullanmak o şeye (ve bu şeye yönlendirilmiş enerjilere) sizi bağlar. Bu ak büyüde sıkıntı olmayacaktır (şifa çalışması hariç, onda da bağlanılmaz), ama kara büyüde yükselttiğiniz lanetli, negatif enerjilere bağlanmanın kötü bir fikir olduğunu söylemeye gerek yok, değil mi?

      İyi günler.

  12. Kara büyülerde rünlerin tekrar sayılarının kaçın katları olmalarını önerirsiniz?

    1. Esenlikler,

      Bağlama gibi konularda 6 ve 66 Satürn sayıları olarak uygundur. Yıkımla alakalı büyülerde de yıkımı temsil eden 11 iyidir. Tabii bu sayıların katları veya bu sayılara toplanan sayılar (örneğin 42, 4 + 2) da iş görecektir. Her gün kesintisiz bir şekilde kaldırabileceğiniz bir tekrar sayısı seçin. Ardından temizlenmeyi kesinlikle ihmal etmeyin.

      İyi günler.

      1. Ben 4 tane rün kullanıyorum 1 i bağlama 3 ü yıkım için. 4ünü de 27 şer tekrar yapmış bulundum. Bundan sonra böyle devam mı edeyim sizin dediğiniz tarza mı geçeyim.

        1. Esenlikler,

          27 de, 9’a tamamlanan bir sayı olduğu için kullanılabilir. Bu şekilde devam edebilirsiniz. Ve dediğim gibi, her gün 108 tekrar rün titretebileceğinize emin olun. Dikkatli olun, başarılar.

          İyi günler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir