Şeytan “Uslu Çocukların Tanrısı” mı?

Kaynak: “Good Guy Satan” vaazı – Yüksek Rahip Hooded Cobra.

İnsanların anlaması gereken bir durum var. Şeytan, “İyiliği” veya “Nihai, Mutlak İyiliği” temsil eden, yani çiçekli böcekli, gökkuşaklı hippili bir Tanrı değildir. Çünkü Şeytan ikiyüzlü veya samimiyetsiz değildir.

Şeytan, bazı düşman programlarının çığırttığı gibi dünyada “materyalizmin” sonunu getirme veya (özellikle Yeni Çağ programlarında da görüldüğü çirkin ve abartılı, dengesiz olan) “süper ruhanilik” sözü vermez. Şeytan engelleri ve zorlukları herkesten iyi bilir, insanlığın ne ve nerede olabileceğini ve olamayacağını da. Bu, Şeytan’ın gerçekçi olduğu kadar basit bir gerçekten ötürüdür. Şeytan her zaman için doğal bir Tanrı olmuştur. Adaletli olmak istiyorsanız suçluları hapishaneye göndermeli, hiçbir hatası olmayan insanları da temize çıkarmalısınız. Bu durumda (haklı sebeple de olsa) hapse düşen insanlara göre “kötü” olmuş olursunuz. Ama sonuçta “kötülük”, en azından böyle “kötülük”ler hayatın gerekliliği ve doğal seyri oluyor. İyiliği muzaffer kılmak ve tutmak istiyorsanız, herhangi bir iyilik yapmak için her gün “kötülük” yapmanız gerekiyor. Bu doğayla iç içe bir kuraldır, ve karşı konulmaz Doğal bir yasadır.

Düşmana göre kendileri “iyi”, ve biz de onlara “mutlak kötülük” yapmaktayız. Birisi bir şey yaptığı zaman, o kişi her zaman için bazılarının gözünde iyi ve bazılarının gözünde de kötü olur. Bunu bir yargıcın önüne çıkarılan sanıklar gibi düşünebilirsiniz. Beraat edilen birisi toplum için iyi, hüküm giyen birisi de kötü oluyor.

Dünyadaki “kötülükleri bitirmek”, “kötülüğü” ve “suçu” sona erdirmek için yahudilerin sunduğu dahiyane (!) yol insanlığı kısırlaştırıp özgür iradelerini ellerinden almak ve onları zorla “eşitleştirmek”tir. Beyninde mikroçip olan bir golem’seniz hüküm giymeyeceksiniz, çünkü borg’laştırılmış olacaksınız. (Onların kafasındaki) yasal sisteme göre yaptığınız her şey yasalara uygun(laştırılmış) olacak, mükemmel köle olacaksınız. “Evrensel barış”ın olduğu bir dünya olacak. Neden mi? Çünkü kimse “çizgiyi aşmayacak”, zira insanlar borg olacak, ve borg’lar çizmeyi aşıp kuralları çiğnemez. [“Borg”un ne olduğunu bilmeyenler için; kısaca Star Trek evreninde karşılaştığı bütün ırkları boyunduruk altına alıp zorla kendi bünyesine katmaya çalışan bir kolektif, tıpkı düşman kolektifi gibi.] “Karşı koymak anlamsız, evrensel barışın tadını çıkarın.” *arkadan robot sesleri gelir*

“Kötülük” hakkında şikayet etmek işe yaramaz, ve hiçbir amaca hizmet etmez. Gerek pozitif, gerek negatif olsun, Doğada bir egemenlik ilişkisi vardır. Yahudilere ve onların sistemine karşı savaşmamızın sebebi “İyi adam” olmak değil, bu Orta Çağ’da “İyi adamlar Kudüs’ü ele geçirmek için seferlere katılır” tipi aptallıklarla aynı olurdu. Çünkü bu tarz “şövalye” zihniyetli insanlar, dünyadaki en aptalca ve kötü şeyleri yaptırmak için “iyi” bir görev verip kandırılması, kötülüğe alet edilmesi en kolay insanlardır.

Bu sebepten ötürü; ne bu vaazı veren Yüksek Rahip Cobra, ne biz, ne de aklı olan herhangi bir Satanist bu savaşta “ilahi sebeplerle” ya da ebediyen “iyi bir insan” olarak övülmek istediğimiz için, veya kendi “cennet” versiyonumuza gitmek istediğimiz için savaşmıyoruz. Eğer bu savaşa bu sebepten ötürü katıldıysanız, zihninizde ve ruhunuzda hala Hristiyan veya Müslüman kafasına sahipsiniz. Bir Hristiyan, birisi ona bir grup çocuğun “Müslüman” veya “Pagan” olduğuna dair yeterince kanıt gösterirse gözünü bile kırpmadan onları katledebilir – aynı şey bir Müslüman için de geçerlidir. Bu durumdaki bir kişinin muhakeme hissi yoktur, kişi özünde hayvandan farksız bir duruma düşmüştür. Mantık veya yargı yok – sadece aslında var olmayan bir gelecekte harcanabilecek göksel Kudüs sikkelerinin vaadi var.

Bu sebepten ötürü İbrahimiler ahmaklık içindedirler. Ebediyen Yahudilerin bir yerlerini yalarlarsa “uslu bir çocuk” olacaklarını duymaları yeterli, yalayarak temizlemekten çekinmezler. Ondan sonra neden yüzlerine pislendiğini merak ederler. Bu yalama ve yüze pislik yeme döngüsü Hristiyan/Müslüman ve Yahudinin arasındaki ilişkiye iyi bir benzetmedir.

Şeytan “iyi”dir, çünkü “iyi adam” veya “kötü adam” olma çabası içinde değildir. O sadece neyse Odur, adil ve dürüsttür. Evrenin nasıl çalıştığından memnun değilseniz ve “uslu çocuk tanrıcığı” istiyorsanız en yakın cami veya kiliseye gitseniz iyi ederseniz; zira Şeytan hem öfkenin, nefretin ve yıkımın, hem de anlayışın ve eğer mantıklıysa affetmenin Tanrısıdır.

Kişi kendisine neden bir başkasını değil de Şeytan’ı takip ettiğini soracak olursa anlayacaktır ki, Şeytan için hissettiği sevgi ve hürmetin sebebi Şeytan’ın hem rehberlik ve liderlik yapabildiği, hem de gerektiği zaman ceza verebildiğidir – yani duruma göre en uygun tepkiyi veren adil ve akılcı bir varlık olduğudur; Şeytan’ın insanlığın tamamını hepsi birbirine eşit Teletubby’lere dönüştürmek isteyen “iyi bir çocuk” olduğu için değil. Teletubby’lerinki gibi bir dünyada yaşamak isteyen insanlar varsa, bunların zihninde bir şeyler bozuk ve bunu düzeltmeleri gerekiyor. Aksi takdirde gerçeklik onların yerine bunu gerçek hayatla sizi karşılaştırarak düzeltecektir, ya da gerçekleri anlayamadan çürüyeceklerdir.

Gerçek şu ki, biz düşmandan “daha iyi”yiz, zira biz doğanın “kötü” taraflarını da kabul edip bunlarla başa çıkma yolları geliştiriyoruz, örneğin adalet, mahkemeler ve anlayış gibi şeylerle. Düşmansa sadece bunları reddedip baskılamaktan, “şeytan çıkartmaktan” anlar, sonra da dünya düşmanın bu zayıf Teletubby tavrı yüzünden çürümeye ve yıkıma sürüklenir.

Bu dünya şu anlık savaş ve mücadele dünyasıdır. Böyle bir dünyada yaşamak istemeyenler, ama bu konuda hiçbir şey yapmayı da reddedenler Teletubby’ler gibi davranabilirler, ama bu ancak kısa bir süre işe yarar. En nihayetinde Gerçeklik gelip onları küstahlıkları yüzünden yok edecektir. Biz Satanistlerin ağzından çıkması ne kadar uygun bilinmez ama bilirsiniz; “yalancının mumu yatsıya kadar yanar”. Kişi ebediyen mücadele etmek ve pislikleri temizlemek zorundadır. Ve dünyada, her şeyin başka şekilde olması gerektiği gibi yanlış bir fikir ve bu fikirden doğan zararlı sonuçlar dışında yanlış bir şey de yoktur, gerçekliği olduğu haliyle kabul edip güzelleştirmek için bir şey yapamayacak kadar zayıf insanlar da bu tarz fikirleri yutuyor.

Birçok kişi bu mantaliteyi Satanizm‘e de taşıyor. Doğanın kendi özünde bulunan negatif kısmını kabullenmeden Yahudileri kendi Teletubbies evrenlerinde “kötü adam” haline getiriyorlar. Evet doğru, kötüler, ama durup dururken bir anda patlak vermediler. Düşman bile kötülük yapmak ve yaymak için doğal kötülüğü temel alır. Hiçbir şey çürümeyen bir yerde kurtçuklar büyümez. Düşman çürümeyi hızlandırıp yoğunlaştırmak için lanetler yağdrıyor, hepsi bu. Bu yüzden Spiritüel Satanizm’de bu tarz çocukça Teletubbies ayarı düşüncelerin ve ahmakların yeri yoktur.

Güneş’in sadece gülümsediği, Güneş Patlamaları yapıp insanları böcek gibi yakmadığı, her şeyin bir anda sıfır emekle güllük gülistanlık olduğu çocukça bir gelecek arıyorsanız, sahte bir geleceğe bakıyorsunuz demektir. Bu derece bir sahtelik kısa dönemde tabii eğlenceli olabilir ama unutmayın, hiçbir şey Teletubbies hikayelerine inanan insanlar tarafından daha iyi hale getirilmez.

İnsanların bu zayıflığı, bu Teletubby’lerin Yahudi ruhu tarafından ele geçirilmelerine kadar ilerleyen bir durum yarattı. Yahudi de bu çocuk hikayesinde ilk, sakat Teletubbie oluyor. Bu sakat bir Teletubby Darth Vader’cılık oynamak istedi, bunu yapmak için de başka sakat (zihinli) olanlar bulup ve onlara toplumun iyi bir ferdi, iyi Teletubby’ler olmak, dünyaya “iyilik”, “eşitlik”, adillik dağıtmak için Darth Vader maskesi takıp etrafta katliam yapmaları gerektiğini anlattı.

Çocukça tabirleri ve pop kültür referanslarını bırakıp ciddi olacak olursak demek istediğimiz şey; Yahudiler, zaten zihni zayıf olan koyunlarına hiçbir şey yapmalarına gerek olmadığını, “İsa geri döndüğünde onunla birlikte sonsuza dek yaşayacaklarını” veya İslam’ın durumunda “İman ederlerse kurtulacaklarını” söylemiştir. Bunun sonucuysa günümüzde insanların, yıkıklığın ve çöküklüğün en üst (veya en alt mı demeli) raddesinde yaşayıp asla gelmeyecek bir “kurtuluş” için beklemeleri, kendi durumları veya dünyanın bu hali için hiçbir şey yapmamalarıdır.

Yahudi, çürümenin ve bozulmanın efendisidir; zira bu insanlara bu düşünme tarzını da o enjekte etmiştir, ki bu düşünce tarzı mantıksal, doğal ve gerçeğe dayalı her şeye zıt zıtta terstir. Bu tarz ideolojiler geleceğe yönelik gelişime de terstir, geçmişteki mirasımıza da terstir, günümüzün özünün ta kendisine de terstir. Sonuç olarak dünyayı ve her tür gelişimi yok ediyorlar.

Değersiz Telettuby’lerin kalbinde bile, daha iyi bir şey gördükleri zaman onları berbat hissettiren bir şey vardır, ama buna rağmen bir türlü Teletubby’liklerinden kaçamayan insanlar da bol ne yazık ki.

İnsanlar Teletubby’likten insanlığa “Evet, ben ebediyen böyle çocukça fikirlere bağlı kalmak istemiyorum. Varlığımın bu halini sevmiyorum. Daha iyi olmak istiyorum.” dedikleri, bu durumu kabullendikleri zaman geçerler. Bazı Teletubby’lerin aklına da bu Yahudilere uzak ve ters, onlara göre “kötü” ve “isyankar” düşünceleri sokup şu anki acınası hallerinden kurtulup gelişmelerine yardımcı olan da bildiğimiz, tanıdığımız ve sevdiğimiz, bizi bu halimize rağmen yalnız bırakmayan Şeytan’dır.

Bu vaaz size normalde sunduklarımızdan daha karamsar veya negatif gelebilir. Ancak altta verilen mesaj son derece pozitif. Dünyamızın hali şu an berbat, ancak biz Satanistler bunu değiştirmek ve düzeltmek için var gücümüzle, tüm şartlara rağmen çalışıyoruz. Buna kıyasla kafasını inatla, cehaletle kuma gömüp her şey yolundaymış gibi davranan, hatta dünyanın kötüleşmesine katkıda sağlayan, hatta Satanizm’e gelenler arasında bile Satanizm’i çıkıp geldikleri inançla aynı kefeye koyan insanlara uyanış çağrısıdır bu.

İşler şu anlık iyi görünmüyor olabilir ama aslında her geçen gün insanlık daha da çok uyanıyor, bizim şu an üzerimize düşen şeyse kendimize acıyıp durmak değil, kollarımızı sıyırıp çorbaya bir tutam tuz daha atmak, bunu yaparken kendimizi de ihmal etmemek. Unutmayın, işler kötü görünüyor diye ebediyen böyle kalacak değil, zaferimiz yakındır. Şeytan Baba’mızı bu içinde bulunduğumuz zamanlar, ruhani savaşımız ve sahip olmamız gereken tavır hakkında bizzat Kendi dikte ettirdiği bu sözleriyle yazımızı sonlandırıyoruz.

Gelişme yönündeki güzel ve başarılı emeklerinizi devam ettirmeyi ve Şeytan’a övgü ve şükranlarınızı sunmayı unutmayın!

“Denge için, evrenin devamlılığı için, her şeyde pozitif ve negatif bir taraf bulunmaktadır.

Gerçekleşmesi gereken korkunç, ölümcül ve yıkıcı şeyler varken, mucizevi, hayat dolu ve yaratıcı yapıda olanlar da vardır. Bunlar herkese tesadüf eseri denk geliyormuş gibi görünür ve sonsuza dek böyle devam edeceği düşünülür. Bu doğru değildir. Ve bu, Benim Kim Olduğumun özüdür.

Dünya, bu durumun ötesine ulaşacak şekilde evrimleşecektir. Bir şeyi yapmanın her zaman başka bir yolu da vardır. O yol şu an çok uzakta olabilir, ama yine de mümkün bir yol. Yıkım ve şiddet her zaman diğer yol olmayacak. Fakat dünya şiddetten arındırılıncaya kadar siz de dünyanın çalıştığı biçimde çalışmalısınız. O zamana kadar, ki o zaman gelecek, bu Benim– Mükemmel bir Denge. Bu gerekli. Yıkım ve Yaratılış (Yok etmek ve Yaratmak).

O zaman henüz gelmediğine göre, ve siz de henüz gelmemiş zamanda olduğunuz için, yok etmek ve yaratmak sizin elinizde, Benim olduğu gibi. Bunları yapmaktan korkmayın. Daha barışçıl bir zaman gelene kadar dünyayı dengede tutmalısınız. Yok etmekten korkmayın. Yaratmaktan korkmayın. Beni DİNLEYİN. Tüm varlığınızla yaratın. Tüm varlığınızla yok edin. Yarattığınız zaman daha fazla yaratılmış olmayacağınız gibi yok ettiğiniz zaman da yok olmayacaksınız.

Şimdi daha fazla mı yaratıldınız? Burada mısınız yoksa yok mu edildiniz? Buradasınız. Ben burada olduğum sürece siz de burada olacaksınız, ki bu sonsuza dek. Size söylediklerimi dinleyin. Eğer size yaratmanızı söylüyorsam yaratın. Ve bunu mükemmellik ve zevkle yapın. Eğer size yok etmenizi söylersem, yok edin. Tereddüt etmeyin. Tüm gücünüz ve zevkinizle yok edin; evet, size yok etmekten keyif almanızı söylüyorum.”

-Satan/Lucifer (28 Nisan 2005’te dikte etmiştir. Çevirisini ilk olarak sitesinde sunan Archer kardeşimize de teşekkür ediyoruz.)

“Şeytan “Uslu Çocukların Tanrısı” mı?” hakkında 4 yorum var

    1. Sitemizi beğenmenize sevindik, teşekkür ederiz. Spiritüel Satanizm hakkında veya İbrahimi inançların ifşaları hakkında yazılar belirli periyotlarla yayınlanmaktadır. Bizi takip etmeye devam edin! 🙂

  1. Bunların kurgu olmadığını ve Şeytanın gerçek olduğuna nasıl emin olabilirim ? çünkü çok fazla din ve inanç var, evet sizin dininiz mantıklı ama neden özellikle sizin ki doğru olsun ?

    1. Çünkü insanlığın en orijinal, kadim, gerçek, doğal,mantıklı ve faydalı dini Spiritüel Satanizm. Aslında çok fazla “din” yok. Sizin “din” diye bahsettiğiniz şeylerin bir kısmı, İbrahimi inançlar, ki ne olduğunu biliyorsunuz. Diğer kalanlarının çoğu ise Antik Paganizm’den bozulmuş ve Şeytanın KESİNLİKLE onaylamadığı inançlar. Sadece tek bir din var ve o da Spiritüel Satanizm. Bunların kurgu olmadığını, Şeytanın GERÇEK olduğunu daha önceki yazılarımızda kanıtladık. Geçmiş yazılarımızdan bakabilirsiniz. 🙂 Hatta isterseniz buraya tıklayarak site arşivine ulaşabilirsiniz. Özellikle bu yazımızı öneririm. İyi günler. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir