Satanistler Ne Yer, Ne İçer – ve Başka Dini “Vecibe”ler

Kaynak: JoS Forumlarında, Yüksek Rahibe Maxine’in “Satanizm’de Bekarlık” isimli vaazı ve hemen altında Yüksek Rahip Hooded Cobra’nın eklemeleri. Bu yazı da onların ağzından alıntıdır, gerektiği yerlerde açıklamalar ve eklemeler yapılmıştır.

E-gruplarda ve forumlarda bu konuda birçok farklı yazı, fikir ve benzeri şeyler var.

Bunu ne kadar altını çizerek söylesem az olur:
Satanizm’de, 2 veya daha fazla yetişkinin arasında, rızayla olan her türlü cinsellik tamamen serbesttir.

Buna porno izlemek/okumak ve benzeri şeyler de dahildir. Cinsel hayatınız sizin kişisel özelinizdir, ve nasıl isterseniz o şekilde davranmakta serbestsiniz.

Baskıyla sağlanan bekarlık/bekaret, insanlığa inanılmaz zararlar ve korkunç hasarlar vermiştir. İnsanlığın cinsellik konusunda devasa psikolojik engel ve takıntılara sahip olması çok üzücü bir gerçek.

Zorla sağlanan bekarlık zihinsel, fiziksel ve ruhani olarak son derece sağlıksızdır ve kişinin tüm varlığı için çok zararlıdır. Baskılanan cinsel istek çok sapkın ve sağlıksız şekillerde ortaya çıkar. Cinsel arzuyu bastırmak doğaya terstir. Bastırınca hiçbir yere gitmiyor.

Burada bizim eklememiz gereken bir nokta da, bu vaazlarda bahsedilen şeylerin tamamen normal, doğal içgüdüleri kapsadığı. Az sonra yazdığımız gibi göreceksiniz ki örneğin pedofili gibi tamamen doğadışı, iğrenç ve ahlaka aykırı, eğilim denmeye bile kesinlikle uymayan hastalıklardan bahsetmiyoruz. Irk karıştırma da doğadışı bir dürtüdür, bunun “ceza”sını da bunu pratik edenler ve masum çocukları çekiyor zaten.

Sağlıklı bir toplumda, hükümet kontrollü genelevler de olmalı. Nazi Almanyası bunu biliyordu ve Berlin’de hükümet kontrollü bir geneleve sahipti, ve SS birlikleri için özel genelevler sağladı.

Genelevlerin içinde fetişleri sağlıklı bir şekilde tatmin edebilme ve tatmin edici cinsellik sağlayabilme konusunda eğitimli profesyoneller vardı.

Cinsel dürtü, hayat gücüdür. Bunun rahatlatılması gerekir. Cinsel isteği bastırmak hem fiziksel, hem de psikolojik birçok probleme yol açacaktır. Kişi bir partner bulamıyorsa, o zaman da mastürbasyon elzemdir. Cinsel isteğin icabına bakılmazsa, bu sefer de rüyada ortaya çıkar. Bir nevi kapıdan kovsanız bacadan girer. Yok olan bir şey değildir.

Satanizm’de, kendiniz olmakta serbestsiniz. Şeytan bizi doğal halimizle kabul eder. Kendisi bizim ruhani gelişimimiz ve ruhlarımızın evrimini ister.

Çok düşük libidolara sahip bazı insanlar tanıdım. Hiç kimse cinsel hiçbir şeye zorlanmamalıdır. Herkes nasıl mutluysa öyle hareket etmelidir. Her birimiz bir bireyiz.

Şimdi bu konuyu kapatmadan önce burada başka bir noktadan bahsetmek istiyorum. Pedofilinin sadece Katolik Kilisesine veya İslam’a özel bir şey olmadığını bilmelisiniz. Bu inançlar için sürekli bahaneler üretmeye çalışanlar hep oldu. Evliliğin serbest olduğu Protestan mezheplerinde de hala yayın olarak tecavüz ve çocukların ve hayvanların cinsel istismarı ve çok büyük ihtimalle daha da kötüsü yaygın bir şekilde var. Buna evlenmeye teşvik edilen Yahudi hahamlar da dahil.

Yukarıda bahsettiğimiz tipler, kötü enerjilere bağlanan iğrenç, tiksinç, aşağılık ve habis programların takipçileridir. Hristiyan karakteri, ezelden beridir masum kurbanları sömürerek besleniyor. Özellikle ergenler ve çocuklar. İslam ise, bildiğimiz üzere daha da çürümüş.

Bu programlar, takipçilerine olağanüstü derecelerde suçluluk duygusu yüklemek için tasarlanmıştır. Havadan, sudan ve sudan sonra hayatın en “güçlü” öğesi olan cinsellik de, bu programlarda bilinçli olarak manipüle ediliyor.

Sık sık aklınıza cinsel düşünceler gelebilmesi de son derece normaldir. Elbette bu programların içinde, sadece düşünmek bile kişiyi “günahkar” kılar ve yine bireye suçluluk dayatılır.

Bu da “suçlu hissetmeye”, “pişman olmaya” gider. Birisi pişmanlık ve suçluluk hissettiği zaman, kolayca kahredilmenin ve lanetlenmenin kapısını açıyor demektir. Pişmanlık ve suçluluk hissetme, “cezalandırılmayı” kabul etmenin önünü açar. Cezalandırılması gerektiğine inanan bir insan, bilinçaltının derinliklerinde artık gardını indirmiş, savunmayı bırakmıştır. Bir nevi negatif enerjiye, bu şekilde “cezasını çekmeye” açık hale gelmiştir. Böyle bir insanı lanetlemek çok kolaydır.

Bu programların kullandığı başka bir taktik de, cinsiyetlerin ayrılmasıdır. Bu homoseksüelliğe teşvik eder. Homoseksüellikte yanlış bir şey yoktur, yanlış olan “yokluktan” ötürü aslında homoseksüellikle ilgisi olmayan insanları bu kadar yoksunluğa sürüklemektir. Birçoğunun bilmemesine rağmen, İslam’da homoseksüellik çok yaygındır, zira kadınlar hep “erişim dışındadır”. İslami kadınlar da hemcins ilişkilerine girmektedir. Ve tabii, elbette ki homoseksüellik bu programlarda ciddi bir “günah”, ne tesadüf! Daha da fazla suçluluk hissi, daha da fazla pişmanlık.

Bunların hepsi, kurbanları kontrol altına alabilmek için, ki Yahudiler “Tanrı”ları olabilsinler. Suçluluk hisseden kişiye bir lanet yapmaları yetiyor, kolayca ve sertçe etkisini gösteriyor.

Tekrar edelim, cinsel hayatınız sizi ilgilendirir. Kimse hiçbir şeye ve hiç kimseye köle gibi tapınmak zorunda değildir. Şeytan, köle gibi tapınma beklemez ve istemez.

Yeterince olgunlaşmış ergenlere gelince, sizler için de ruhani cinselliği önemle tavsiye ediyoruz. Tek yapmanız gereken meditasyon yapıp zihninizi açmak. Bu eş edinmek isteyen ama yapamayan yetişkinler için de geçerlidir. Ruhani cinsellik ile kişi zührevi hastalıklar, istenmeyen hamilelikler gibi şeyler konusunda endişelenmek zorunda da kalmaz.

Yani kısaca, 2 veya daha fazla yetişkin arasında rızayla olan her türlü cinsellik kabul edilebilirdir. Herkes bu konuyu önemle dikkate almalı, bunun altını cidden yeterince çizmemiz imkansız.

Bu bahsettiğimiz şeyleri diyetinize, nasıl giyindiğinize ve başka birçok şeye uyarlayabilirsiniz. Böyle şeylerde nasıl olmanız “GEREKTİĞİ” ile ilgili “KUTSAL” bir mutabakat veya “KURALLAR” yoktur. Elbette örneğin diyet konusunu ele alacak olursak sağlıklı ve sağlıksız beslenme var, giyinmede durum(unuz)a uygun ve uygunsuz giyinme var, ama günün sonunda kendi zevkinize ve amaçlarınıza göre karar vermeniz gerekiyor.

Belli diyetleri ve benzeri şeyleri “tek doğru yolmuş” gibi gösterme denemeleri daha önce bazı insanlar tarafından yapıldı, ama böyle şeyler Satanizm’e tamamen terstir. Kişi kendisine nasıl uyuyorsa öyle yemek yiyebilir, giyinebilir, seks yapabilir ve başka konularda da serbesttir.

Örneğin daha önce bazı insanlar tarafından, “pişmemiş” et yemeyi seven herkesin şu ya da bu olduğuna dair şeyler yazıldı. Ancak zaten burada da bahsettiğimiz gibi kimsenin diyeti kadar basit ve kişisel bir konu yüzünden yüzünden kimseyi Satanizm’den “aforoz etme” hakkı yoktur. Avrupa’da birçok ülkede, belli tür etler ve SADECE o türler (zira uymayan bir etle denerseniz ölürsünüz) “çiğ çiğ” yenilebiliyor. Ancak bu et kelimenin tam anlamıyla “çiğ” sayılmaz; zira bu tarz etler en az üç gün özel buzdolaplarında bekletip bir nevi “sıkılaştırılıyor”, “çiğ”likleri bu şekilde gidiyor. Bir parça “mavi” (yani çok az pişmiş) biftek veya başka şeyler yemek sizi “kötü” birisi yapmaz. Birçok güney Avrupa kültüründe hala bu da tuhaf bir şey olarak görülüyor. Ama örneğin “çiğ” tavuk yemeye çalışacak olursa, büyük ihtimalle zehirlenecek veya ölecektir.

Arka kapıdan veganlığı empoze edip öbür taraftan da onu lanetlemek de başka bir yaygın problem oldu. Sadece ot ve yeşillik yerseniz kendinizi yok etmeye mahkumsunuz, sağlığınızı kaybedersiniz.

Veganların ikiyüzlü bir şekilde kullandığı gıda takviyelerinin kökeninde her zaman hayvanlar üzerinde test edilme veya hayvan istismarı bulunuyor, veya giderken tüm denizi kirleten, yılın yarısı sezon dışı olan “lahana salata”larını veya başka bir kıtadan gelen “çilek salataları”nı taşıyan tanker gemileri… Liste uzadıkça uzar. Veganizm sağlıksız, ölümcül ve samimiyetsizdir. Bunlara rağmen birisi isterse böyle bir diyeti takip edebilir, burada bir “YASAK” bulunmamakta. Ancak böyle davranışların bir sonucu olacağını da bilmelidir.

Karbonhidratları, yağları, eti ve balık proteinini ihmal ederseniz de aynı şey olur. Birçok insan meyve veya sebze yemeyi de “unutuyor”, bu da aynı şekilde büyük bir felakettir. Sadece tek bir şeye odaklanan diyetler çok sorunlu olabiliyor.

Kişi hayatını McDonalds’da tıkınarak ve paket paket şekerlemeleri “gömerek” geçirmek istiyorsa, bunu da “yapabilirsiniz”; ama doğal ve bütünsel bir sağlık çerçevesinden bakıldığında bu aptalcadır. Bunu bu şekilde söyleriz, ancak bunların hiçbiri böyle şeyler yapacak olursanız bir ateş çukurunda herhangi bir “Tanrı” tarafından yakılıp işkence göreceğiniz anlamına gelmiyor. Ancak gerçekçi olacak olursak elbette yukarıda bahsettiğimiz yollardan giden insanların hayatlarının ve sağlıklarının zarar göreceğini de biliyoruz.

Anahtar denge ve açık olmadadır. Kişi kendi yolunu takip etmekte serbesttir, ama asla bunu başkalarına sanki bir standartmış gibi “empoze etmeye” çalışamaz. Kendiniz için en iyi olanı yapın. Bazıları sizin gibi yapmak isteyebilir, yine bazıları istemeyebilir. Bahsedeceğimiz başka bir konu da alkoldür.

Bir bardak veya kadeh içki içmek sizi öldürmez, yok etmez de. Ama sistematik ve sık olarak devam edildiğinde bu bazı insanlarda alkol bağımlılığına ve başka birçok soruna sebebiyet verebilmekte. Alkolden beyniniz eriyecek kadar, fıçıdan içermişçesine içmek aptalca olacaktır, kazalara ve benzeri şeylere de sebebiyet verebilir. Ama Satanizm’de alkol tüketimi yasak mıdır? Bir bardak bira veya bir kadeh şarap içtiniz diye “cehennemde cayır cayır yanacak” mısınız? Tabii ki hayır.

Bu tarz “yasaklamaların” imasını bile yapmak aptalcadır. Yetişkinseniz, nasıl bir insan olmak istediğinize ve nasıl bir hayat sürmek istediğinize göre kendi kararlarınızı kendiniz verin. Sürekli olarak sağlık sorunları yaşamak, vücudunuzu yıpratmak istiyorsanız bu yolu seçebilirsiniz. Yoksa daha sağlıklı yollar seçebilirsiniz. İki halükarda da hiçbir yahudi kurmacası ateş dolu çukur sizi beklemiyor. Bunu yazan bir ‘kitabımız’ da yok.

Satanizm, ne idiği belirsiz bir yahudinin size gelip nasıl yemek yemeniz, ne içmeniz, nasıl giyinmeniz, kimlerle sevişmeniz veya sevişmemeniz gerektiğini ve bu sayede “cennete” gidip gitmeyeceğinizi söylemek yerine, kendi hayatınızın kontrolünü kendi ellerinize alma özgürlüğünü size bu anlamda açık ve mantıklı bir şekilde tanıyan tek dindir. Yahudiler ve başka sözde “Doğu” inançları insanlara zorla belli diyetler ve başka birçok akıl dışı şey dayatıyor; çünkü bunları takip eden insanlara sığır gözüyle bakılıyor, özgür düşünen bireyler olarak değil. Satanizm böyle değildir. Doğaya ve Tanrılara hakaret ve ihanet olmadığı sürece ne yaptığınız sizden başka kimseyi ilgilendirmez.

“Herkesin kendi doğasının prensiplerini takip etmesine izin veririm[…]” – Şeytan, Kitab-ı Celve

“Satanistler Ne Yer, Ne İçer – ve Başka Dini “Vecibe”ler” hakkında 14 yorum var

  1. Böyle güzel içerikli bir yazıyı Türkçe’ye çevirdiğiniz için teşekkür ederim. Umarım başarınız katlanarak artar.

    1. Yazıyı beğenmenize sevindik, güzel dilekleriniz için ayrıca teşekkür ederiz. Her şey, tek ve gerçek din Satanizm ve kadim Tanrılarımız için.

  2. ”Yeterince olgunlaşmış ergenlere gelince, sizler için de ruhani cinselliği önemle tavsiye ediyoruz. Tek yapmanız gereken meditasyon yapıp zihninizi açmak. Bu eş edinmek isteyen ama yapamayan yetişkinler için de geçerlidir. Ruhani cinsellik ile kişi zührevi hastalıklar, istenmeyen hamilelikler gibi şeyler konusunda endişelenmek zorunda da kalmaz.”

    Şu kısmı anlamadım… Ruhani cinsellikten kasıt nedir? Güç meditasyonu mu yapmak yoksa burda ne denilmek istenmiş?

    eş edinmek isteyen ama yapamayan kişiler demonlarla mı sevgili olabilir denilmek isteniyor yoksa?

    1. Esenlikler,

      Ruhani cinsellikten kasıt… Ruhani cinselliktir. Hangi kısmını anlamadınız? Tanrılar ve Tanrıçalar size fiziksel bedenleriyle değil astral bedenleriyle geliyor, ancak cinsellik son derece ruhani bir şey olduğu için cinsellik yine de mümkündür.

      Bir tek eş edinemeyen kişiler değil, direkt Tanrı ve Tanrıçaların eşliğini tercih eden kişiler de yapabilir.

      İyi akşamlar.

  3. Merhabalar benim bir sorum olacaktı da
    benim mesleğim denizcilik. aynı zamanda da tanker gemilerinde çalışıyorum kontrat yapma olanağım olduğunda. satanizm’i yeni yeni araştırıyorum ve sizin sitenizden çok faydalanıyorum teşekkür ederim.
    soruma gelicek olursak yukarıdaki yazının bir kısmında şöyle birşey okudum ”… veya giderken tüm denizi kirleten, yılın yarısı sezon dışı olan “lahana salata”larını veya başka bir kıtadan gelen “çilek salataları”nı taşıyan tanker gemileri…” sorum : satanizme inanmayı tercih edersem mesleğimden dolayı bir problem olurmu ? evet biliyorum biraz saçma bir soru ama aydınlatırsanız teşekkür ederim.

    1. Esenlikler,

      Sonuçta gemi sizin değil, siz bu gemilerin sahibi olan kodaman bir iş adamı değilsiniz. Öyle olsaydınız ve doğaya zarar verdiğinizi bile bile inatla bu yoldan gidiyor olsaydınız belki buna sorun diyebilirdim, ancak siz sadece hayatını kazanmaya çalışan bir adamsınız. O gemiler siz olmasanız da yürüyecek, fazla bir fark yaratmıyorsunuz.
      Ama hassaslığınız için tebrik ederim, size faydamız dokunuyorsa da ne mutlu.

      İyi günler.

  4. iyi günler

    sanırım veganlık konusunda biraz bilgi eksikliğiniz var. aldıkları gıda takviyelerinin de vegan olduğuna, dolayısıyla hayvanlar üzerinde deney yapılıp yapılmadığına dikkat eder her bilinçli vegan.

    lahana salatasının açtığı kirlilikten bahsediyorsunuz ancak hayvan endüstrisinin dünyaya yol açtığı zarardan hiç bahsetmemişsiniz. tankerle taşınan çilek salatası kısmını okurken ise cidden ekrana kilitlenip kaldım. rica ediyorum sizden şu linke biraz bakıp hayvan endüstrisinin gezegene açtığı zararı görün; https://www.fortuneturkey.com/bir-hamburgeri-uretmek-icin-ne-kadar-su-gerekli-387
    ben bu veriler ışığında veganlığın en optimal seçenek olduğu kanısındayım. bildiğiniz bir şey varsa söylemekten lütfen çekinmeyin. tekrar iyi günler diliyorum.

    1. Esenlikler,

      Hamburgerden konuyu açmanız güzel, ancak ben hiçbir zaman modern et endüstrisini desteklemedim. Şu anki et endüstrisi gerek hayanlara, gerekse de doğanın tamamına inanılmaz derecede zararlı ve istismar edici. Bunu kesinlikle desteklemiyoruz ve çok daha insani, sürdürülebilir ve doğal yöntemerle değiştirilmesi gerektiğinin altını zaten çiziyoruz. Dolayısıyla bizi ilgilendiren kısmı bu değil. Her sabah öğününü McDonalds’da yiyen hayatsız insanlar da değiliz, o yüzden bu bizi nispeten daha az ilgilendiriyor.

      Veganlığa gelince. Cidden birçok sebzeyi yetiştirmek doğa için hayvan yetiştirmekten daha zararlı; daha çok kaynak tüketiyor ve daha fazla sera gazı salınımına neden oluyor. Bunun iyi bir şey olmadığına katılırsınız herhalde. Onun dışında, hayvanların ve hayvan yetiştiriciliğinin, bitkilerin doğal yaşam döngüsüne katkıda bulunduğu da bir gerçek. Eti, yani hayvanı bu denklemden çıkarınca işler daha iyi değil, daha kötü oluyor. Zaten işlerin doğal hali de bu; hayvanların doğada otlaması ve bizim de et yememiz. İnsan hepçil bir canlı olarak hem ete, hem ota muhtaçtır.

      Kısaca veganlık çözüm değil. Açıkçası bilimsel veriler bu kadar kesin konuşmasaydı bile bu doğa dışı diyeti Yahudilerin empoze etmesi ve insan sağlığı açısından kesinlikle sürdürülemez olması benim ve hem aklı, hem de vicdanı olan her insan için yeterli olurdu. Doğal bir ihtiyacı yüzünden vicdan azabı çektirilebilecek kadar ahmak(laştırılmış) tek canlı türü insan ırkı herhalde. Satanistler olarak bu tarz suçluluk oyunlarına gelmemiz hiçbir işimize yaramaz. “İnsan nüfusunun çok olduğunu” düşünenler de var; ama dünya şu anki nüfustan çok daha fazlasını bile kaldırabilir. Yapmamız gereken tek şey kaynakların doğru kullanılması ve planlama. Ki bunların hepsi de Yahudi hegemonyasını yok ettiğimizde mümkün olacak. Sorunumuz o ya da bu diyet, yaşam tarzı, hava soluyup dünyanın oksijenini tüketmemiz falan değil; bunlar yan sorunlar bile sayılmaz. Dünyanın kirletilmesinin, doğanın mahvedilmesinin arkasındaki yegane sebep olan Yahudiler güçlerini kaybettiğinde zaten bu tarz sorunlar olabilecek en sağlıklı, pozitif ve doğal şekilde çözülecektir. Centiller için, Centiller tarafından getirilen bir düzende böyle sorunlar tarih olacaktır.

      İyi sabahlar.

      1. Merhabalar bazen eski yazılarınızı okuyorum ve bazı konuları okudukça aklıma bir takım sorular takılıyor(bu yazınızda da olduğu gibi).Öncelikle kurban bayramı denen pislam katliamını anlattığınız yazınızıda okumuştum ve zaten benimle aynı görüşleri barındırıyordu.Öncelikle bu tarz katliamlara çok karşı bir insanım ve beni düşündüren bir kaç soruyu sormak isterim.Tabi ki kurban bayramına karşısınız ama hayvan yemeye karşı değilsiniz gibi aptalca bir şey demiyorum çünkü iki olay arasında ki en büyük fark “bayram” dedikleri şeyin katliam olması(tabi açığa çıkan tonlarca enerjide).Sormak istiyorum doğamız gereği et ve ot tüketmemizin gerekli olduğu vurgulanıyor ama şöyle bir hayvan nasıl yenilmeli?Yani et yiyebilmemiz için bir hayvana ihtiyacımız var ve bu hayvanın ölü olması gerekiyor sonuçta yamyamda değiliz canlı canlı yiyelim.Herneyse asıl sormak istediğim biz sonuçta bu hayvanı hayatını sonlandırmıyor muyuz yemek için?Kesmiyor muyuz?Ve asla tasvip ettiğimden değil ama bu bayram saçmalığı sonucu yüzlerce,binlerce hatta milyonlarca hayvan kesiliyor Dünya da ve istemsizce aklıma şu soru geliyor bu kadar hayvanın ölümünden sonra bile Dünyamız da bolca hayvan var ve eğer bu katliamlar olmasaydı bu kadar ölen hayvan popülasyonun bir de şimdiki popülasyona eklendiğini düşündüğüm de sanki denge bozulucakmış gibi geliyor.Sonuçta bir bitkinin eksikliği/çokluğu bile sistemi değiştirmeye yetiyor.Birde kişisel bir soru sormak isterim ben kırmızı et ve balık yiyemiyorum.Yani midem almıyor kusma gereksinimi duyuyorum yuttuktan sonra.Sadece tavuğun göğüs bölgelerini tüketebiliyorum, herhangi ruhaniyetle ilgili yapabileceğim bir şey var mı? Çünkü etin faydalarını biliyorum ve vejeteryan/veganlığa da pek hoş bakmıyorum.Hayvanlar konusunda da belkide hassas olduğum için bu tarz şeyleri düşünüyorumdur hatta bazen yediğim tavuğu bile düşünürken kötü hissetmişliğim olabiliyor.

        1. Esenlikler,

          Hayır, popülasyon açısından bir sorun olmaz çünkü zaten bu hayvanlar doğada değil, bizim gözetimimiz altında etinden, sütünden faydalanmamız amacıyla yetiştiriliyor. Yani doğal seçilimden, doğal nüfus kontrolünden izoleler. Sayılarını büyüğüyle, küçüğüyle et endüstrisi ayarlıyor. O yüzden öyle bir sorun yaşanmazdı, ve bu düzenli toplu katliamlar yapılmayan ülkelerde de yaşanmıyor zaten.

          Ve et yeyince kusma isteği gelmesi fiziksel bir şey mi, yoksa zihinsel mi? Her halükarda psikolojik bir bloğunuz olabilir, bunun üzerinde çalışmak için büyü yapabilirsiniz. Belki bu hayatta veya geçmiş bir hayatınızda buna yönelik bir travmanız olabilir, bunu iyileştirip sıkıntınız neyse çözünce daha iyi hissedersiniz.

          İyi günler.

  5. Nofap hareketinin zararları neler Yani bilgim yok zararları konusunda siz de desteklemiyorsunuz anladığım kadarıyla sebeplerini öğrenmek isterim

    Irk karıştırma olayını pek kavrayabilmiş değilim özellikle eşcinseller arası ırk karıştırmayı çocukları olmuyor zaten ırk nasıl karıştıracaklar

    Yani Tanrı’larla bahsederken nordik diyoruz onların ırkı Nord ya da griler var hepsine gri diyoruz bizde insanız bizim ırkımız insan olmak değil mi zaten ırkların oluşmasının sebebi ortama adaptasyonla alakalı biz hangi çevrede yaşarsak yaşayalım çevre bizi şekillendirecek örneğin Afrika yaşayan iki İskandinav vatandaşın ve çocuğunun ten rengi siyahiye dönücek zamanla yoksa okadar güneş ışığına beyaz tenle maruz kalıp yaşamaları pek mümkün değil ya da veganların bazı dişleri zamanla körelecek daha yumuşak insanlar olacaklar(niyasin B3 fazlalığından bitkilerde fazla oluyor soyboy da deniyor zaten ) nofap yapanlara başka birşey olacak bilemiyorum artık 😃 yani bu önüne pek geçemeyeceğimiz birşey olması gerekende bu zaten Evrimimize katkısı var gerçi doğal Seçilim gibi bir durum söz konusu değil pek

    1. Esenlikler,

      Faydası yok, zararı var da ondan. Cinsel enerjiyi baskılamak hem tehlikeli, hem de faydasız bir harekettir. Yani “noeat” hareketi (bu isimle olmasa da var) neden ve ne kadar aptalcaysa bu da o yüzden ve o kadar öyle. Temel ihtiyaçları reddeden fikirleri çürütmek için uzun makalelere ihtiyaç yok.

      Irk sadece fiziksel bir olay değildir, ruhani bir olaydır da. Cinsellik kadar derin bir olay sırasında ruhların enerjileri de karışır. Dolayısıyla “ırk karıştırma” denilen olgu herkesi ilgilendiriyor. Hem oraya kadar gitmeye bile gerek yok – onlara ayrı standart, heterolara ayrı standart uygulansa, beyaz erkekler siyahi erkeklerle olsa, bu yine de korkunç bir tablo çizerdi.

      “İnsan” türümüzün ismidir. Irklardan bahsediyorsak siyahilerden, beyazlardan, asyalılardan bahsetmeliyiz. Ve Nordik uzaylılara Nordik uzaylı, 👽 bu tip, ama gri tenli olanlarına gri, Reptilian’lara da Reptilian diyoruz. “Hepsine gri diyoruz” diye bir şey yok.

      Ve o “zamanla” dediğiniz şey belki milyonlarca yıl. Cidden Güneş yanmasıyla siyah teni bir mi tuttunuz? Ki saydığınız şeyler “adaptasyon” yoluyla yayılamaz, çünkü doğal seçilim yoluyla yok olur. Vegan’lık doğadışı bir fikirdir ve doğada hayatta kalamazlar, hatta sağlık sorunları düşünüldüğünde normal dünyada bile zar zor hayatta kalıyorlar. Nofap dediğimiz zırvayı uygulayanlar ZATEN genlerini yayamazlar, tanımı gereği. Dolayısıyla bu verdiğiniz örnek tutmadı.

      Derin ırksal farklılıklar, bu tarz kişisel ve son derece küçük çaplı “farklılık”larla sınırlı değildir. Irk çok daha geniş ve kapsayıcı bir olgudur.

      İyi akşamlar.

      1. Nofaptakiler niye gen yayamasın canım mastürbasyon yapmamakla nesil devam ettirilir herhalde nofapta evlenmeyeceksin çocuk olmayacak gibi bir şey duymadım
        Duymuş olsaydım da uygulamazdım zaten körü körüne fikir benimsemek gibi sağlıksız bir özelliğim yok

        Yani bilmiyorum örnek olarak verdim tenin zamanla siyahlaşmasını
        ırkların zaten oluşmasını sağlayan bu çevre koşulları değil midir ondan bahsetmek istemiştim

        çizgi filmlerde bile aşırı derecede ırk karıştırma empoze ediliyor aslında bu kadar özendirilen birşeyin özellikle jew medyasında faydalı birşey olacağını düşünmüyordum zaten sebebini merak ettim sadece

        Rünlerle ilgili bir yazınız var mı büyüde kullanılabiliyorlar galiba

        Cevabınız için teşekkür ederim 😊

        1. Esenlikler,

          Demek istediğim noktayı daha iyi sunmak için hiperboli yaptım zaten; ama her halükarda boş bir meme hareketinden bahsediyoruz. Herhangi bir faydası yok.

          Irk karıştırmanın zararları da daha zayıf nesillere sebep olduğu ve kültürü baltaladığı. Yahudiler bu pisliği bizi kimliksiz bırakmak için empoze ediyor. Fazla söze gerek yok, zaten biliyorsunuz.

          Rünler de mantra olarak meditasyon ve büyüde kullanılabiliyor. Buradan ulaşabilirsiniz.

          İyi geceler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir