Nasyonal Sosyalizm ve Marksist Sosyalizm

Siyasi görüşümüzü önceki yazılarımızda belirttiğimiz gibi Nasyonel Sosyalizm olduğunu vurgulamak isteriz. Bazı insanlar bu görüşe nefret dolu bakarken bazı insanlar ise bu görüşe karşı sevgi doludur.

Nasyonel Sosyalizm ırkçı bir görüş değildir, sadece her insanın kendi ırkını benimsemesini ve korumasını ister.
Biz Türk olduğumuza göre, Türk ırkını temsil etmemiz gerekiyor. Çoğu Centil ırkın tarihi elbette değerlidir. Bu arada pek çok yazımızda sürekli Centil diyoruz, Centil nedir söyleyelim. Yahudi olmayan her ırka Centil ırk denir. Yahudilerin bir tarihi yoktur. Türk ırkının gerçekten güçlü ve yüce bir geçmişi var. Nasyonel Sosyalizm vatanını, toprağını sevme, onu korumak ve en iyi şekilde değerlendirmek ve hem kendini, hem de ırkını yüceltmeye çalışmak demektir. Türk değerleri arasında bunlar çok özel bir yere sahiptir. Peki neden bu kadar özel?

Çünkü bu millettir ki Kurtuluş Savaşı sırasında yurdunu kurtarmak ve ırkını devam ettirmek uğruna yüzbinlerce şehit vermiş, yıllarca gözyaşı ve kan dökmüştür. Soyumuzun daha derinlere inecek olursak gerçekten büyük başarılara imza atmış ve güçlü bir tarihimiz var, bu gerçekten gurur verici. Bunları neredeyse her Türk bilir. Şimdiki Türkiye’ye baktığımız zaman yönetim Yahudilerin veya onların uşaklarının elinde olduğu için Türk ırkını Araplaştırıyorlar. Ve bizi “Büyük Israil” planları için kullanmayı planlıyorlar. Araplaşmak; geriye gitmek, yobazlaşmak ve Türk ırkının Araplarla karışması demek. Türklerin Araplar ile karışması Türk ırkının yokoluşu olur, ve bizler böyle bir şeye asla izin veremeyiz.
Nasyonel Sosyalizm “Antisemitik” bir görüştür ve bu büyük bir sorunun çözümüdür. Birçok Türk, Yahudilerin bizden “farklı” olduklarının farkındalardır. Ha ideolojik olarak, ha içgüdüsel olarak. Türkler olarak günümüzdeki pek çok cesareti ve bilinci elinden alınmış ülke gibi herkes Yahudilerin körce arkasında değil. Ama elbette Türkiye devletinin başında olanlar da çoğu ülkeyle aynı şekilde Yahudi veya Yahudilere hizmet etmektedirler. Bu nedenle Türk halkını Araplaştırırlar, kullanırlar ve Türk Irkını yok oluşa sürüklerler. Bu isteklerinin diğer Centil ırkları karıştırıp zayıflatarak kontrol edilmelerini kolaylaştırmaktan bir farkı yoktur. Ve özellikle Türk halkı bayağı duygusal ve çarpıtılmış da olsa kültürel değerlerine sahip çıkacağından bizi özellikle İsveç gibi eskiden beyaz ülkelere yaptıkları gibi siyahilerle karıştırmaları çok, çok zor olurdu. O yüzden zaten halk olarak peşkeş çektiğimiz, “din” dedikleri barbarlıklarına özendiğimiz Arapları kullanıyorlar. Bu gerçekten Türk milleti için çok acı bir durum ve düzeltilmesi gerek. Unutmayın ve emin olun ki bir milletin en zirvede olacağı görüş Nasyonel Sosyalizm’dir. Bunun en iyi örneği Hitler Almanya’sıdır. Hitler’den nefret edenler bile onun iktidarda olduğu 10 kısacık yılda muazzam işlere imza attığını reddedemez. Herkes bir bütündür, birbirimiz için ve geleceğimiz için uğraş göstermeliyiz. Bu ideale en yatkın ideolojiyse Nasyonel Sosyalizmdir. Adolf Hitler bu konuda çok önemli bir rol oynamıştır, tekrar tekrar söylediğimiz gibi. Ama kendimizden de liderlerimiz var.

Aynı zamanda Mustafa Kemal Atatürk Türk ırkımızı yüceltti ve o dönemler Türk insanlarını bir araya getirdi, ülke bilime ve eğitime yöneldi, aynı Adolf Hitler’in yaptığı gibi.
Atatürk birçok başarıya imza attı. Yaptıklarını araştıranlar o zamanlar ülkedeki Yahudi etkisini zayıflatmak için elinden geleni yapmış olduğunu, gerçek Pagan kökenlerimizi keşfetmemiz için araştırmalar yaptırdığını görecektir. Herkes vatanı, milleti için savaştı, kan ve göz yaşı döküldü. Bizlere düşen görev ise şu an bizlere armağan etmiş oldukları ırkımıza, vatanımıza ve geleceğimize sahip çıkmak oldu.
Tarihimiz için bu kadar çok şey yaşanmışken biz neden komünizmde dikte edildiği gibi Irkımız adına umursamaz olalım? Gerçekten de ne cinsiyetler, ne ırklar, hatta ne de herhangi iki insan arasında hiçbir fark olmadığı, hepimizin “””eşit””” olduğu fikrini hem bir Türk, hem bir insan olarak kabul edebilir misiniz? “Eşitlik” eşitsizliktir.
Bu çok önemli;
Nasyonel Sosyalizm yüksek derecede bilime ve eğitime önem gösterir. Ülkeye Camiler, Kiliseler yapmak yerine eğitime ve bilime yönelik kuruluşlar kurulur. Ama aynı zamanda da ortak halkın bekası için elinden geldiği şekilde çalışan kişilerin inancına karışmayacak kadar da açık ve özgürlükçüdür. Hitler zamanında Almanya’da daha önce hiç inşa edilmediği kadar kilise inşa edildi; ki Hitler Hristiyanlıktan nefret ederdi. Atatürk de bunlara önem gösteren, olması gerektiği gibi bir liderdi.

Nazi bir ülkede ne gibi farklılıklar olur birkaç maddeye sıralayayım;
• Öncelikle ülke halkın ekonomik ve moralen belini kıran, genel olarak Yahudilerin yönettiği tefecilik gibi paradan para yaratma sistemleri olmayacağı için hiç olmadığı kadar güçlü ve yenilikçi olmaya başlar.
• Ülkede bölünme diye bir şey olmaz. İnsanlar birlik ve beraberliğin önemini anlar, suç oranı azalır. Hitler zamanında (yine çoğunluğunun başında Yahudilerin olduğu) mahkemeler suç oranı çok düşük olduğu için kapatılırdı.
• İşsizlik diye bir şey olmaz, her insana iş imkanı verilir. İnsanların memnuniyet oranı yükselir.
• “Bu Komünizmde de var ama.” diyecek kişiler için de cevabımız Komünistik veya Marksist bir Sosyalizm’de bireye sıfır önem verildiği ve eğer sadece devletin bekası için çalışmıyorsanız ezileceğinizdir. Ama Nasyonel Sosyalist bir toplumda iş sahibi olacak bireylerin alacakları eğitim de, bulunacakları pozisyon da ilgi, alaka, yetenek ve liyakatlarına dayanırdı, kayırma veya belli bir ırktan olup olmamalarına değil.
• Yönetim asla kendi çıkarlarını düşünmez, kendi çıkarlarını düşünen bir yönetim milletini önemsemiyordur.
• Yahudi kuruluşlar ülkeden temizlenir ve insanları köleleştirecek inançlara yöneltecek tarikatlar ortaya çıkamaz. İnsanlar daha aydın ve yararlı bireylere dönüşür. Nasyonel Sosyalizm kişilerin inançlarını yaşamasına izin verir ama bu blogu okuyorsanız zaten en azından şu düşüncedesinizdir: Yeterince eğitilmiş hiçbir birey İslam, Hristiyanlık gibi ölüm programlarının gölgesine düşemez.

Bunlar sadece birkaç önemli nokta.

Nazilerin döneminde;
Hitler halkına gerçek bir liderlik etti. Eğer şu an Nazi Almanyası hala var olsaydı insanlar Hitler’i dünyaya barışı getiren adam olarak bileceklerdi, ve herkes Nazileri hayranlık ile anlatacaklardı ve de her millet Nasyonel Sosyalizm ideolojisini benimsemiş olacaktı.

Ancak savaştan malup çıktığımız için Yahudiler hemen iftiralar atmaya başladılar ve Nazilerin üzerini karalayarak kötü bir maske taktıklar.

     Aslında hiçbir şey göründüğü ve zannedildiği gibi basit değildir.

Aynı şekilde bir tane daha. Nazi askerlerini kötülemek adına yapılmış montaj.
 Burada ise Nazi askerine kadın öldürme görüntüsü verilmiş, tamamen Nazileri kötülemek adına yapılmış bir rol.

Nazilerin arasına sızmayı başaran ajanlar yüzünden Hitler savaş planlarını istediği gibi gerçekleştiremedi, bazı generaller Hitler’in verdiği emirleri abartı bulup yerine getirmedi ve  9 Mayıs Sovyetler Birliği’nin İkinci Dünya Savaşı’nda Nazi Almanyası karşısında kazandığı 1939-1945 yılları arasında süren, tarihin en büyük ve kanlı savaşında siviller dahil yaklaşık 70 milyon insan hayatını kaybetti. O zamanlarda Naziler zaten birçok cepheden savaşıyordu, hep savaştılar ancak askerlerin üstün yeteneklerine ve bağlılıklarına rağmen (kaba olacak ama öldürdükleri düşman askerlerine karşılık verdikleri zaiyat oranları) başarılı olamadılar.
Hitleri sevmeyen insan yoktu diyebilirim çünkü halkına gerçek bir lider oldu. Almanya’yı büyük bir bataklığın içinden çıkardı ve en güçsüz halden en güçlü hale ulaştılar. Bunu inanarak, bir ve beraber olarak  başardılar.

Marksist Sosyalizm ve Nasyonel Sosyalizm arasındaki fark.

Kısaca Marksist Sosyalizm nedir?
Her şeyi “toplum”a vurmaya çalışır. Bireye en ufak bir önem bile vermez. Eğer topluma karşı bir duruşun varsa seni ezer geçer, kısacası köleliktir. Buradaki toplum da öyle herkesin iyiliği değil, sadece (genel olarak Yahudilerden oluşan) yönetici kesimin iyiliğidir.
Bireyi tamamen yutmaya, asimile etmeye ve ona uygun bir şekilde geri kusmaya yöneliktir.
Ha devlet, ha Allah.
İsimlerini değiştirirsen aynı ideolojiyi elde edersin.

Nasyonel Sosyalizmde özel mülke karşı bir şey yoktur ancak özel mülklerin veya şirketlerin, halkı veya devleti kontrol edebilecek bir güce ulaşması saçmalıktır.
Hitler iktidara geçtiğinde eli devletin cebinde olan Yahudilerden kurtulmuştur. Neredeyse her ülkenin başındaki yönetim Yahudiler’in yanına geçmektedir. Onlar ülke yönetimlerine büyük imkanlar sunarlar ve o ülkeleri yanlarına çekerler. Adeta bir kukla haline gelen ülke Yahudilerin düşmanlarının karşısında dururlar. Gerçek düşmana (İsrail’e) karşı durmadıktan sonra bunun bir anlamı yoktur. Sadece Yahudilerin Nasyonel Sosyalizm gibi işlevsel ve hem bireyi, hem de toplumu özgürleştiren bir ideolojinin, Yahudilere ve onların sömürgeye dayalı güç sistemine büyük bir tehdit olmasından ötürü Nasyonel Sosyalizm adına isim lekeleme çalışmasıdır.

Yoksa şu ana kadar “çalışmamış” her Komünist devlete “onlar Komünist değildi” bahanesini mi vereceksiniz? “Komünizm adına sayısız katliam yaşanmış olabilir, tarihteki açık ara farkla en kanlı politik ideoloji olabilir ama o gerçek komünizm değil! Gerçek Komünizm benim kafamda kurduğum mükemmel, kusursuz, ütopik ve fonksiyonel açıdan işlevesel Komünizm! Başka kimseninki değil, benimki!” Bunu diyip at gözlüğü takmaya hazır mısınız? Böyle bir argüman Pislamla aynı kapıya çıkar. İsteyen istediğini söylesin, en nihayetinde kitapta yazanlar hareketin tanımıdır. Ve de bir hareketin veya fikrin sonuçlarını fikrin kendisinden ayıramazsınız. Ayrıca Komünizm Hristiyanlığın “ruhaniyet”siz halidir. Uyuyor, çünkü ikisi de Yahudi elinden çıkma. Yani “Neden Nasyonal Sosyalizm” diye sorarsanız sebepleri bunlar.
-Adel Raven

 

“Nasyonal Sosyalizm ve Marksist Sosyalizm” hakkında 27 yorum var

  1. LGBTi bireyleri hakkında görüşleriniz nedir?
    Çünkü Hitler zamanında 15 bin erkek toplama kampına götürüldü. 100 bin erkek tutuklandı ayrıca toplama kampında en ağır işkenceyi gayler görmüştü…
    Sizin düşünceleriniz nedir?
    Bu olaya bakışınız nedir ya da ben mi yanlış biliyorum olayı?
    Cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim.

    1. LGBT, yani GBLT bireyler hakkında ufak bir yazımız sitede mevcut. Bu yazıya BURAYA TIKLAYARAK ulaşabilirsiniz. Bu bireyler, kadim toplumlarda oldukça önemli bir yere sahipti. GBLT bireyleri, yalnızca İbrahimi programlar ve onlara köle olanlar aşağılar. Detayları ise size bağlantısını bıraktığım yazımızda bulabilirsiniz. Gelelim Adolf Hitler meselesine. Nasyonal Sosyalizm’de; bu bireylere karşı bir nefret, kin veya kötümser bir bakış açısı yoktur. Hatta, önemli Nasyonal Sosyalistler arasında eşcinseller bile bulunuyor. 6 milyon Yahudinin katledildiği yalanı gibi, bu da Yahudilerin ortaya attığı bir yalandır. Bahsini ettiğiniz işkencelere dair de hiçbir kanıt bulunmuyor. Medyaya sahip olmak, her şeydir. İşte bu yüzden Naziler hakkında çokça yalan ortaya atıldı. Olay tamamen bundan ibarettir. İyi günler. 🙂

  2. ” 6 milyon Yahudinin katledildiği yalanı gibi ” buna dair kaynak verebilir misiniz?

    1. Esenlikler,

      Bu konuda ileride detaylı bir yazı yazmayı düşünüyoruz. Ancak o vakte kadar da kullanacağımız deyimi yerindeyse “ağır gülle”lerden bir tanesini şimdiden öne sürelim, madem istediniz.

      İyi okumalar. Ararsanız çok daha fazla kaynağı kendiniz de kolayca bulabilirsiniz, özellikle de İngilizce dilinde. Zira artık Holocaust yalanı gittikçe ifşa oluyor, günümüzde bu kurmaca olayın olmadığı tartışmaya açık bile değildir.

      İyi akşamlar.

        1. Esenlikler,

          Sitemiz Türkçedir. Arap/Yahudi yalakası, o çirkin, tiksinç ve kokuşmuş ağızla yazılan mesajlara cevap verilmemektedir.

          Ve hayır, şimdiden söyleyeyim. “Sadece şaka dostum” geçersiz ve çirkin bir argümandır. Bir Türk’ün ağzına yakışır şekilde konuşun, veya asla konuşmayın.

          İyi günler.

          1. siz demiştiniz araplarda Centildir diye onların selamını neden demiyoruzki ırkdaşımız nasıl olsa eski araplarda selam diyordu biz neden demiyelim kafam karıştı şimdi

          2. Esenlikler,

            Araplar “ırkdaşımız” değildir. Ve “selam” kelimesi ile Yahudilerin “şalom” kelimesi aynı kökenlidir. Bu basit bir şey. Üstüne üstlük, güzel Türkçemiz varken yabancı bir halkın kelimelerini gerekmiyorken kullanmak akıl kârı değil. Siyahiler de Centil, ama onların kültürünü de benimseyemeyiz. Centillerin hepsi tek bir ırk değil. Centil, sadece Yahudi olmayan tüm halkları tanımlamak için kullanılır, yani insan halklarını. Ama bu halklar arasında farklı ırklar vardır. Bunların karışmaması gerekir.

            İyi günler.

          3. *****’ın selamı üzerine olsun demek kardeşim kullandığın kelimenin keşke anlamını bilsen.

          4. Evet evet doğru demişsiniz ibraniceymiş onu araştırıp öğrendim
            Araplarda centil diye kullanabiliriz zannetim ama yhwh’in selamı üzerine olsun gibi bir anlam var tamam öğrendim kullanmam bir daha hem iyi bir ders oldu bu bana kelimelerin kökenini araştırmak lazımmış

  3. Allah (Tanrı) siz istemesenizde vaadini gerçekleştirecektir. Öldükten sonra Allah tarafından hesaba çekileceksin, inandığın güçsüz demonları suçlayacaksın ama nafile. Çok geçmeden gerçeği OBJEKTİF OLARAK ARAŞTIRIN ve uygun bulursanız iman edin. (Bu at gözlüklerinizle zor tabi.) La ilahe illallah. Öbür dünyada G Ö R Ü Ş E C E Ğ İ Z. Sünnilik ve şiilik başka dinlerdir. İslam ise bambşka. Sizin islamdan gram haberiniz yok.
    ister alay et, ister tamam de öbür dünya var. 🙂 Olduğuna çok sağlam bir delilim de var.

    21:47 Diriliş günü için adalet terazileri kurarız. Kimseye hiçbir haksızlık edilmez. Hardal tanesi kadar bir ağırlığı bile hesaba katacağız. Biz, hesapçı olarak yeteriz.

    47:24 Neden Kuran’ı araştırıp incelemezler? Yoksa kilitli mi beyinleri?

    21:30 İnkar edenler, görmezler mi ki gökler ve yer bitişik durumda idi de biz onları patlattık? Ayrıca her canlıyı da sudan yarattık. Hâlâ gerçeği onaylamayacaklar mı?

    1. Esenlikler,

      Doğru; çocuk tecavüzü ve terörizmin domuz pisliğinden yapılma arap/yahudi putuna biat edip soyunu, ırkını, vatanını, milletini satan siz şerefsiz vatan hainleriyle görüşme ve hesaplaşma elbette olacak, ama sandığınızın tam aksine darağacı ve ebedi acı sizleri bekler, bizleri değil. Sizin aranızdan Gerçeği, kutsiyeti, mutlak doğruyu bulacak olanlar, veya en azından Türkiye’nin tekrar Türk’lere kalmasının devriminin önünde durmayacak olanlar yaşayabilir, sizin aksinize kafa kesen IŞİD’ci köpekler değiliz. Ama bu yolda bizimle mücadele etmeye cüret edecekler en yüksek hışım ve nefretle cezalarını bulacaklardır. Eğer tezekli Kur’an’ı “delil” olarak görecekseniz, yine o kitaptan lanetli kısımlarla siz daha piyasada yokken biz çoktan içinden geçtik.

      Yerinizi bilin, domuz viyaklamasına sabrımız azdır.

      Tanrı kelimesi de bize aittir, sizin soysuz ve çalıntı all*hınız bu kelimeyi benimseyemez. Son olarak, all*h dediğiniz itin bir marifeti olsaydı önce Türk olurdu, Yahudi değil. Türk değil de Yahudiye biat edenlerin sonu da Yahudi gibi olacaktır.

      İyi şanslar.

    2. Aynen aynen beynimiz kitli (!)
      ayetleri değiştirdin ve tebrikler sonsuza kadar allahın cehenneme atıcak (allah yok ama sen böyle inandığın için inancında cehennemliksin)

      47:24 Onlar Kur’an’ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalplerin üzerinde kilitleri mi var?
      Kalp düşünme organı değil ve sonsuz cehennemliksin bir daha çıkmıyorsun ayetleri değiştirdin

      ve bir site atıcam efe abi önermişti efe aydal reklam olmasın ama bir kaynakta atacam
      https://mucizeyalanlari.wordpress.com/2013/05/21/goklerle-yerin-birbirinden-ayrilmasi/

      bu site çok iyi bi site efe abi bile önerdi

    3. Sevgili dostum…
      Dinine saygım var ama ona inanmak zorunda değilim. Cehennemde -varsa- yanacak olan da biziz. Benim dinimin seni ve senin dininin beni ilgilendirdiğini düşünmüyorum. Bir satanist sitesinde kendi Tanrının tehdit içerikli cümlelerini paylaşmanı saçma bulduğumu belirtmek isterim. Sana düşünmeyi tavsiye ediyorum. Kilitlerin kime vurulduğunu fark et! Senin Tanrının üç kitabı var ve üç kitabın dininin her biri birbirini yalanlıyor. Ayrıca madem Tanrın her şeyi biliyor, Şeytan’ın, Adem’e secde etmeyeceğini bilmiyor muydu -senin dinine göre-? Belli ki üç kitapta Şeytan’dan ona suç atılmak için, yalan yanlış bahsedilmiştir. Kitaplardaki zıtlıkları fark et, ya da etme. Seni cezayla tehdit edecek bir dine sahip değilim. Bizde sadece ödüller vardır.

      1. Esenlikler,

        Kişi Satanist olmak zorunda değildir, ama Müslüm*n olmayan herhangi birisine “””dostum””” diye hitap etmek etik olarak yanlıştır. “Benim dinim seni, senin dinin beni ilgilendirmez” diye bir mantık da geçersiz ve kabul edilemezdir. Devam edecek olursak, All*h Tanrı değil, sadece sıradan bir düşünce formudur.

        Bizdenseniz de, bizden olmasanız da bu viyaklayan kertenkelelere müsamaha göstermeniz çok yanlış. You can’t coexist with those who want to kill you. Size düşmanca yaklaşan putperestlere verilecek tek bir cevap vardır. Düşmanca yaklaşmayan putperestleri de yollarından döndürmek zorundayız, öyle “inanca saygı” gibi ahmakça bir fikir söz konusu bile olamaz.

        İyi geceler.

  4. Esenlikler olsun, benim birkaç sorum olacaktı.

    1- Adolf Hitler tanrı oldu demiştiniz. O denli yüksek güce sahip birisi dünyaya geldiğinde, diğer spiritüellikle ilgilenen insanlar bunu fark etmedi mi?

    2- Elohim nasıl oluşmuştur?

    3- Tanrılar ezeli midir, yoksa evrenle birlikte mi doğmuşlardır?

    4- Irkçılık ve ayrımcılık, Tanrıların gözünde bir sorun oluşturur mu? Biliyorum, hiçbir ırk eşit değildir, ve yine biliyorum ki bahsettiğim şey hoş bir şey değil ama günümüzde zaten neyin ne olduğu belli değil, herkese uyarlanamasa da genel olarak ırk yüzünden bu kişilere de yansıyor, yani bahsettiğim duygular.

    Not: 4. soruda belirttiğim şey her büyük ırkın (Beyaz vs.) diğer büyük ırktan kişiyi kalıcı olarak ülkesine almaması. Onun haricinde turistlikler falan elbet olabilir ama benim dünya görüşüm de böyledir. Duygulardan kastım da geçmişte yaşanmış ve günümüzde de yaşanan bazı olaylardan ötürü hoş bakmama o ırka karşılık.

    İyi akşamlar.

    1. Esenlikler,

      1) O işler öyle işlemiyor, hayat anime değil. Ki farkına varsalar da bir şey değişmez, alenen hareket eden taraf kaybederdi.
      2) Jehovah, insanların tapınmasıyla bu hale gelmiştir, ilk başta da Yahudilerin efendileri Reptilian’lar yaratmıştır.
      3) Şeytan ve Tanrılar ne ezeli, ne de evrenle yaşıttır. Tanrılık kavramını çok yanlış anlamışsınız siz. Çok güçlü, çok bilge ve fiziksel olarak ölümsüz kişilerdir Tanrılar. Onlar da evrimleşerek o hale geldiler. Evrimleşen biri nasıl evrenle yaşıt veya evrenden daha eski olabilir ki? Satanizm, kozmolojiye İbrahimi inançlar gibi bambaşka, keyfi ve kanıtlanamaz bir yaklaşım sunmuyor, dolayısıyla bu konuda bilimin dediklerinden bambaşka cevaplar beklemeyin.
      4) Irklar tabii ki Şeytan’ın gözünde bir falan değil. Eşitlik eşitsizliktir. Hayvanlar aleminde bile kırmızı kuşlarla kırmızı kuşlar, mavi kuşlarla mavi kuşlar gezer. Düz mantıkla bile bu sabitken; mantığın, aklın ve Doğal bilgeliğin vücut bulmuş hali olan Tanrılar ak olan bir şeye kara demezler.

      Yine de, biz Satanist’ler “ırkçı” falan değiliz. Sağlıklı bir ırksal farkındalığımız var. Örneğinenciler Yahudiler tarafından dejenere edilip suç işlemeye yönlendiriliyor diye onların doğasında bu var değil. Her insan ırkı Yahudiler tarafından yozlaştırılmış durumda. Her birine odaklanana kadar Yahudi çoktan atı alır, Üsküdar’ı geçer. Bir ağacı keserken her bir dalını ayrı ayrı kesmek olmaz, kütükten girmek gerekir. Centil ırklarda sorun yoktur, Yahudilerin zehirli, pislik nüfuzu kaldırıldıktan sonra bütün Centil ırklar olması gerektiği haline geri dönecektir.
      Onlar dışında hangi ırklardan bahsediyorsunuz bilmem, Suriyeli veya Arap sorunu gibi şeylerden bahsediyorsanız zaten bu tecavüzcü, istilacı mültecilerin istilası da tamamen ve sadece Yahudilerin elindendir. Dolayısıyla bu konuyu uzunca tartışmaya falan gerek yok.
      Ve evet, 4. Reich gelince şimdiki gibi kontrolsüz, yıkıcı ve yağmacı bir göç akını da olmayacak, olamayacaktır. Ama birbirimize kin falan gütmeyeceğiz.

      İyi geceler.

      1. Hitler neden ırkçı değilse lebensraum hakkında plan yapmıştır. Bazı kaynaklar lebensraum yalandır diyor. Gerçek mi?

        1. Esenlikler,

          Halk adına yeterli yaşam alanı sağlanması için savaş esirlerinin öldürülmesi ne kadar mantıklı geliyorsa, işin bu kısmı o kadar gerçek.

          Ayrıca ırkçılık ile savaş zamanında ve sonrasında ülke dışında yaşayan diğer Alman vatandaşlarını kendi ülkesine geri almak ve hem halkına hem de ülkesine daha da fayda sağlamalarını sağlamak arasında nasıl bir bağlantı var, pek anlamış değilim.

          İyi geceler.

    1. Esenlikler,

      Ali de tıpkı Sübyancı Muho gibi asla var olmadı, sonuçta hepsi aynı kurmaca hikayenin ürünleri. Ebu Cehil’den emin değilim, var olduysa da dönemindeki cahil putperest Müslümanlara tepki gösteren aklıselim bir insandı. Hakkında söyleyecek çok bir şey yok.

      İyi günler.

  5. Biz Anadolu Türkleriyle , orta asya türkleri aynı ırktan mıyız?

    Okumduğum bir yazıda biz anadolu türkleri nin iki farklı ırktan oldukları ve Türk adının bir millet adı değil koca bir aileyi kapsayan (cermen, slav…vb. gibi) bir üst tanımlama olduğudu yazıyor. Yani biz Türkler Oğuz ve Kıpçak (doğu-batı türklüğü) olarak ikiye ayrılıyoruz.
    Anadolu Türkleri Oğuz Türk’üdür yani Maveraünnehir bölgesinden çıkmaktadır. Kıpçak Türkleriyse kazak,özbek,kırgız dediğimiz doğu türkleridir.Bu iki Türk grubu aynı dil ve kültürü paylaşsa da aralarında genetik olarak oldukça büyük fark vardır.Göktürklerin (Aşina) bütün orta asyayı kontrol altına almasından sonra bu iki gruba türk denmeye başlanmıştır.
    Bugün biz Anadolu Türklerinin soydaşları orta asyadaki (kazaklar,kırgızlar,özbekler,uygurlar… vb.) değil, Türkmenistan’da, Azerbeycan ve İran’ın Kuzeyin deki Türklerdir.
    Bizim (Oğuz Türklerinin) selçuklu önderliğinde batıya (anadoluya) göçü sonrası ve ardından gelen moğol istilası sonrası orta asya’da beyaz ırka mensup doğru düzgün Oğuz Türkü kalmadı. Geriye kalan az sayıda Oğuz Türkü de Türkmenistan’da yaşamakta.
    Bugün batılı tarihçiler bu farkı türkish-turkic olarak çözüyor.
    Ama biz hala Türklüğü tek bir ırka indirgiyoruz,bununda en büyük sebeplerinden biri bilgisizlik ve eğitim sistemimizin ulus devleti kuracağız diye türk kelimesinini ırka indirgemesi.
    Kısaca bizim aslında kendimize Türk değil oğuz dememiz lazımdı tarihsel olarak. Rusların kendilerine slav demek yerine rus demesi gibi.

    Bence “Türk” ismi ülkemizde ırksal bilincin oluşmasını engelliyor. Çünkü bugün millet olarak sırf “Türk” adını kullanıyoruz diye, biz beyaz ırka mensup Anadolu (oğuz) türkleriyle, orta asya daki sarı (asyalı) ırka mensup türkler sanki aynı ırktanmışız gibi anlatılıyor ve ülkemizdeki pek çok kişi de aynı ırktan olduğuğumuz yalanına inanıyor.
    Yani bu “Türk” isminden kurtulmadığımız sürece ırksal bilincimiz biraz zor oluşur çünkü ülkemizde bizim sarı (asyalı) ırktan oldupumuza inanan bir sürü kişi var. Onları da suçlayamayız çünkü hergün her iki ırkıda ifade eden bu “Türk” ismini kullanıp biz orta asyadakilerle aynı milletteniz yalanını dinliyorlar.
    Bence siteniz de sizde bu konu hakkında bir yazı yayınlayın ki insanlarımız bilinçlensin ve “Türk” adını kullanmayı bıraksın çünkü türk kelimesi sadece bizim beyaz ırka mensup milletimizi ifade etmiyor, sarı ırka mensup milletleride ifade ediyor bu yüzden kendimize sadece bizim beyaz ırktan olan milletimizi ifade edecek oğuz kelimesini (oğuz türkü) kullanabiliriz.
    Bunlar hakkında sizinde düşüncelerinizi merak ediyorum?

    1. Esenlikler,

      Dediğiniz “Turkish-Turkic” ayrımı Türkçe dilinde de mevcut. Türk ve Türki olarak ayrılıyor. Biz Türkiye Türkleri, beyaz ırka mensup olan Türkler “Türk”ken, bu daha Asyalı genetiğe sahip kuzenlerimiz “Türki” olarak geçiyor. Dolayısıyla dediğiniz kafa karışıklığı ve cehalet, zaten bu konulardan gram anlamayan kişiler dışında kimseyi bağlamıyor. Bu konu açıldığı zaman biz de zaten gerektiği şekilde bilgi veriyoruz, ve bu konuda Satanistler arasındaki farkındalığın çok yüksek olduğunu belirtmem gerekiyor.

      “Türk” kelimesini kullanmayı bırakmak diye bir şey söz konusu olamaz. Türk kelimesi Türkiye Cumhuriyeti ile ortaya çıkmadı, tarihi daha da kadim ve köklüdür. Dolayısıyla bizi temsil eden biricik tanımlayıcı tabirimizi bırakmak bizim haddimize değildir. Ki devam edecek olursak, önerinizi uygularsak bu sefer de diğer Türki kardeşlerimizi dışlıyormuşuz gibi bir imaj olur, ki gerçek bundan daha uzak olamazdı. Yazdıklarımızı az veya çok Türki kardeşlerimiz de anlıyor ve aramıza katılıyor. Dolayısıyla onları dışlayıcı bir tavır göstermek kendimizi ayağımızdan vurmak olur. Zaten genetik açıdan aynı olmadığımız hem bariz, hem okudukça daha da belli oluyor, hem de meditasyon gibi pratiklerle zaten kişi içsel olarak farkına varıyor. O yüzden bunun ciddi bir sorun olmayacağına eminim. Endişeniz cevap vermeye değer, ama bu konuda köprüleri yakıcı bir müdahelede bulunamayız kısaca.

      İyi günler.

    1. Esenlikler,

      Ekşi sözlük çöplüğünden tarih öğrenilmez; hele ana akımın nefret ettiği ve korktuğu kişiler hakkında bir şey asla öğrenilmez. Çünkü ekşi sözlük de ana akımdır ve içinde bir doğru bilgi varsa 100 tane de yanlış bilgi vardır.

      En başta belirteyim ki Hitler o zamanlar Magnum Opus’u tamamlamamıştı. Ruhani açıdan yine de çok üst düzey bir kişiydi ama henüz Tanrı değildi yani. Tabii bu sorunuzu cevaplamıyor, sadece ufak bir ekstra bilgi olarak buraya bırakıyorum.

      Nazi Almanyası sırasında yapılan taktiksel ve stratejik hatalar vardır elbette, bunu kimse reddedemez. Ama bu hataların sebebine bakmak lazım. Hitler en baştaki kişi olabilirdi ama bütün cephelere ve iç ve dış işlerine aynı anda, tek başına odaklanamazdı, böyle bir yönetim modeli de zaten yoktur. Hitler’in “iç çemberi” dışında, komutası altında olan bazı komutanlar halâ düşmana bağlıydı; bunu doğrudan hainlik veya casusluk olarak düşünmeyin (ama bir açıdan iki tarafa da çalışan kimselerin olduğu da söylenebilir), ama dünya Yahudiyesine karşı savaş verirken Haham Yeşua’nın önünde eğilmek stratejik açıdan felaket niteliğindedir. Ve tam da bunu yapan, yani Hristiyan kumandanlar da vardı. Şimdi diyebilirsiniz ki bunun ne önemi var, ama işte çok önemi var.

      Düşmana karşı boyun eğmek hem kişide psikolojik açıdan olabilecek en doğru hareketleri yapmanın önünde ciddi bloklar yaratır, hem kişiyi aktif ve kasıtlı olarak hainliğe sürükleyebilir, hem de enerjetik olarak düşman programlarına bağlı olmak doğrudan kişiyle düşman düşünce formu arasında enerjetik bir bağdır. Bu bağ kullanılarak kişinin tüm savunmaları (ki ruhu üstünde çalışmayan birinin bir savunması da olamaz zaten) es geçilerek kişinin sezgileri, anlayışı, idrağı doğrudan etkilenebilir, hatta ele bile geçirilebilir. Bu şekilde kasıtlı veya “kasıtsız” olarak yanlış kararlar almak işten bile değildir. Bu sıradan insanlarda bile yoğun bir şekilde oluyor ve gözlemlenebiliyorken, savaş zamanı bir de savaşın odak noktası olan Almanya’daki herhangi bir komutan, düşmanın gözünde hedef tahtası çizilmiş dev bir zeplin niteliğindedir; deyimi yerindeyse düşman bu zeplinlerden birini düşürdüğü zaman kendilerine tıpkı sonunda kırılmış bir piñata gibi şeker (bizim tarafımızın zaiyatları, yenilgileri ve bu yüzden tüm ulus çapında düşen moral, vesaire) yağar.

      2. Dünya Savaşı okült bir savaştı, aslen topla tüfekle savaşılmadı. Savaş zamanı cephelerde UFO’ların fink attığı bilinmekte, aynı zamanda tıpkı bizim okült cephemiz olduğu gibi (Thule Cemiyeti), düşmanın da vardı ve düşmanın enerjilerini sağıp kendi amaçları için kullanabileceği milyarlarca kölesi de vardı. Bütün bunlar birleşip, bazı komutanların gözünü kararttı ve ancak bu sayede Almanya, alınan kayıplardan ötürü anca, ucu ucuna yenildi. Geri kalan tüm “medeni” (ve Yahudi kontrolündeki) dünya el birliği yaptı ve Türkiye’nin yarısından daha küçük bir ülkeyi anca yenebildiler. Burada Almanya’yı ve Hitler’i bütün bu olasılıkların önünde çatışmayı kaybettiği (ama büyük savaşta tüm insanlığa inanılmaz ölçüde zaman kazandırdığını da asla unutmamak gerekiyor) için yermek çok yanlış bir hareket olacaktır; bu durum tam aksine yenilmelerinin sadece dünyanın kendileri hariç en güçlü ülkelerinin el birliğiyle anca ucu ucuna mümkün olmasını sağlayacak kadar güçlü kılan ideolojinin sağlamlığını göstermektedir.

      İyi günler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir