Hristiyanlık İslam’dan “Daha İyi” Mi?

Kaynak, Yüksek Rahip Hooded Cobra’nın forum vaazıdır.

Burada elzem öneme sahip olan ve kişiyi gerçek bir Spiritüel Satanist yapan şey, kişinin Hristiyanlık, İslam ve genel olarak İbrahimizm/İbrahimilikten kendini ne kadar arındırdığıdır.

Düşmanın insanlara, ruhlara ve uluslara yüzyıllardır empoze ettiği mantalitenin kökleri inanılmaz derecede derin olabilir. Düşmanı öğretilerinin zehirli ağacı ve bunun lanetli kökleri insanlığı, insanların zihinlerini ve hayatlarını yüzyıllardır fare gibi istila etmekte.

Yukarıdaki şeyler tarafından en derin seviyesine kadar kelimenin tam anlamıyla beyni yıkanmış insanlar bulunmakta.

Bu kategorinin tipik örneklerinden biri, Hristiyanlığın İslam’dan “daha iyi” olduğunu iddia eden ahmaklardır. Bu tarz beyni yıkanmış NPC’ler kitapları yan yana koyup ikisinin de tıpatıp aynı şey olduğunu görme zahmetine girmemiş insanlardır. Farazi konuşalım; Kur’an’da katliama dair ayetler İncil’dekinden 2-3 tane daha fazla; veya İncil’de çocuk katliamı/tecavüzü bir-iki yerde daha fazla tolere ediliyor. Ne önemi var ki? İkisi de aynı pislik.

İslam ve Hristiyanlığın tek farkı, ki buna fark bile denebilirse, Hristiyanlığın vurduğu “kafir/putperestler”, yani aydınlanmış Beyaz Avrupalılar Hristiyanlığa karşı yüzyıllar boyunca daha başarılı bir şekilde savaşmış ve Hristiyanlıktan kurtulmak için tonlarca kan ve ter dökmüştür. Bu, son yüzyıllarda Avruıpalılar ve başka insanlar için Hristiyanlık isimli pislik çukurunun en dibine batmaktansa biraz yüzeye çıkıp soluklanma fırsatı tanımıştır; ancak düşman mütemadiyen ve durmadan insanları bu pislik çukuruna geri batırmaya veya sarkacın öbür ucuna, Komünizme sürüklemeye çalışıyor. Ki ikisi de aynı şey.

İslam’ın Avrupa’da artması, Yahudilerin ve onların ebedi yıkımının mutlak otoriteye geri oturmak için ikinci kozlarından başka hiçbir şey değildir.

Toplu katliam, toplu sansür, insanları yakma, taşlama ve idam etme, “cihada” çıkma, her tür bilim ve entelektüel düşünmeye karşı topyekün mücadele, hayatın, varlığın ve doğanın inkarı; bunların hepsi bu iki Yahudi inancında da bol bol bulunan şeyler. Hristiyanlık da, İslam da tam olarak yaşanmalarına izin verilse, şimdi ve ebediyen dünyayı yok edip insanlığı hayvanların seviyesine çekecek kadar dümdüz edecek sistemlerdir.

Herhangi bir biçimde bulunan her çeşit yaşam, düşman tarafından nefret ediliyor, karşı koyuluyor, baskılanıyor ve kendi keyfi, sahte ve iğrenç değerlerine göre “günahkar” damgası yiyor. Varolmasına izin verilen tek “yaşam” biçimi, Yahudi ve Yahudinin uzaylı kovanına koşulsuz şartsız hizmet eden yaşam biçimi. Ve bu da ancak Yahudi pisliklerinin empoze ettiği “kuralları” takip ettikleri sürece ve bu kurallar sınırında. Yahudiler ve İbrahimi “otoriteler” için tolere edilebilecek tek yaşam biçimi ebedi kölelik ve esaret halinde yaşayan, boyunlarına tasma takılmış sığırlardır.

Hristiyan’lar ikiyüzlü, vahşi ve her şeyin ötesinde, aptal yaratıklardır. Birçok Hristiyan’ın “İslam’daki pedofili”den şikayetçi olduğunu görüyorsunuz, ancak yaşadıkları uluslarda bu “kardeş dinlerini” kendi aralarına kabul etmek için kollarını “kardeşçe” açıp bu pedofilleri güle oynaya aralarına alıyorlar. Sonra olan şey de kendi ülkelerinin, tıpkı “Müslüman kardeşlerinin” geldikleri Ortadoğu ülkelerinde, son yüzyıllarda Yahudi boyunduruğundan ötürü olduğu gibi çocuk gelinler, çocuk istismarı ve dimdirekt çocuk tecavüzü -bir de üstüne tecavüzcüleriyle evlendirilme- yuvasına dönüşmesidir.

Kitapları “yargılamamayı” emreder. Bu insanların “yargılama” yeteneği, IQ’ları kadar. Tabii kendi inançlarına göre bunda sorun yok; zira bu lanetli kitapta ruhen fakir olanların -ki “ruhen” kelimesinin Grekçe orijinali pnevma‘dır, buna da kabaca zeka diyebiliriz. Yani zeka açısından fakir olanların- “cennete” gireceğini yazar. Bu acınası insanların tek temennisi de bu. Hristiyanlık isimli akıl virüsünün insanları soktuğu şekil de öyle.

Bu “Hristiyanların”, milyonlarca “mültecinin” kendilerini demografik bir kıyamete sürükleyecek şekilde ülkelerini ve topraklarını işgal etmelerinden şikayet etmelerinin tek yolu, bu mültecilerin Hristiyan olmamasıdır. Ama sorun yok, gelenler arasında birçok Hristiyan da var! “İyi Hristiyanlar”ın binlercesi günbegün teknelere doluşup özünde istiladan başka bir şey olmayan bir şekilde kendilerine ait olmayan topraklara dolmak için hücum ediyor. Hatta Hristiyanlar Müslümanları bile sıklıkla tolere eder. Hristiyanlar için bu konuda sorun yok, sonuçta “Herkes Tanrı’nın gözünde eşittir”. Tanıdık geldi mi? Ülkemizdeki Suriyeli krizi, ve bu insanları ülkemize doldururken kullanılan bahane neydi? “Onlar din kardeşlerimiz”. Ama öte yandan Çin’in Uygur Türklerine, olabilecek her geçerli metrikten bakınca gerçek kardeşlerimiz olduğu görülen insanlara yaptıkları zulümler bir kulağımızdan girip ötekinden çıkıyor.

Sonuçta bu iki inanç da aynı hastalıklı, pislik dolu yahudi zihniyeti ve yahudi elleri tarafından yaratıldı. İsa da, Muhammed de arketipik Yahudi komünistleridir. İkisi de aynı orağı ve çekici taşır, aynı şeyleri vaaz eder,  ve bir medeniyete aynı içsel ve dışsal hasarları sağlar.

Talmud’un kökleri, Tevrat temeli ve bütün akideler, direkt olarak bu iki inanca da transfer edilmiştir. İkisi de, güce sahip oldukları bütün tarihsel zamanlarda insanlığı tamamen silip süpürmüştür ve her tür ilerleme ve gelişmeyi tersine çevirmiş ve/veya önünü tıkamıştır. 3000 yıl önce insanlık dünyanın yuvarlak olduğunu biliyordu, ancak 1000 yıl önce insanların çoğu dünyanın düz olduğuna inanıyordu, çünkü Kilise öyle diyordu. Günümüzde de Düz Dünyacıların istisnasız her birinin İbrahimi olması da bundandır. Bir Ateist veya başka bir din mensubu neden dünyanın düz olduğu gibi bilimsellikten, akıldan ve mantıktan uzak bir fikre inansın, değil mi? Sadece İncil’de ve Kur’an’da öyle yazıyor diye inanan, “mantıksal” açıklamalar getirmeye çalışan aptallar var. Bu aptalca fikir de Hristiyanlık ve İslam kökenlidir, diğer çoğu aptalca fikir gibi.

Bu inançların istila ettikleri coğrafyalara yarattıkları etkiler arasındaki tek fark hangi halkın başına bela oldukları, başına bela oldukları halkların bu inançlara nasıl ve ne kadar güçlü tepki gösterdikleri, zamanlar ve şartlardır, başka bir şey değil. Ama bu iki zehir de aynı Yahudi amacına sahiptir, bu amaç da bir zamanlar gelişmiş ve ilerlemiş olan yüce bir halkı sakatlayıp Yahudi empozesi nefret ve kinle doldurarak onları birer domuz haline getirmektir. Hristiyanlık ve İslam’ın mirası budur.

Şimdi Arapların bu delilikten kurtulma şansları olan bu günlerde, tam da bunu yapıyorlar. Bu pislikten uzaklaşma şansına sonunda sahip olmaları yüzyıllar sürdü. Arapların bugünkü pozisyonunda Avrupalılar 17 yüzyıldır bulunuyorlar. Fark budur, yoksa bu iki programın birinin diğerinden iyi olması gibi bir saçmalık değil. Hristiyanlık da, İslam da aynı pisliktir.

Bu gezegende yaratılmış olan anlamlı her şey (yani insanların tarlalarda derebeyleri için köle veya sığır gibi çalışması değil), kökeninde ve en temelinde “Yahudi Karşıtı” ve/veya “İbrahimi Karşıtı” değerler tarafından yaratılmıştır. Bu anlamlı her tür maddesel nesne, herhangi bir medeniyet ve hayatı insanlar için anlamlı kılan, insanı sığırlardan ayırıp bizi “insan” yapan her şey için geçerlidir.

Görünüşe göre, elinizde birer paket M&M ve Smarties (bilmeyenler için, ikisi de farklı markalı ama hemen hemen aynı çikolata şekerlemesidir) varsa, bunların özünde ve her açıdan aynı şey olduğunu anlama yeteneği birçok insanda eksik.

Size İslam’ın ve Hristiyanlığın ne olduğunu söyleyelim: Aynı Yahudi pislik yığınından farklı kokular. Aynı pisliğin laciverdi. Bu kokuları oturup ayırt etmek isteyenlere gelince. Ne yapalım, belli ki bazı insanlar yahudi pisliği içinde yaşamak için doğmuş ve başka amaçları olmasından acizler, bu konuda yapılabilecek bir şey yok.

Bir de kendilerini bu seviyede tutan bu çeşit insanlar milyon dolarlık soruyu soruyor: Yahudi pisliğini ayırmaya çalışan Hristiyanlar “YAHUDİLER BÜTÜN BU GEZEGENİ NASIL YÖNETİYORLAR? NEDEN HER ŞEYİN SAHİBİ YAHUDİLER?” diye sorar. Hemen yakınından başka bir Müslüman, aynı Yahudi pislik yığınında debelenirken “BİLMİYORUM AMA BU YAHUDİLERDEN NEFRET EDİYORUM.” diye cevap verir. Hristiyan da “BU YAHUDİLERDEN CİDDEN NEFRET EDİYORUM YA.” diye yakınırken Levant’lı favori Hahamına, “KURTARICISINA”, “TANRISINA”, “AMACINA” ve “HER ŞEYİNE” mızmızlanır.

Bunun eşeklerin IQ seviyesinde olduğunu söylemek yetersiz kalır.

Ne zaman birileri Levant’tan veya Orta Doğu’dan en sevdikleri Hahama saldırmaya çalışsa, Hristiyanlar ve Müslümanlar hemen kılıçları kuşanmaya ve kafa kesmeye hazırlardır. Sakın onların kültürel boklarına dokunmaya veya bu domuzları pisliklerinden temizlemeye çalışmayın, sizi kafirler sizi!

Eh, sonuçta domuzların yaşam alanı o pisliklerin içidir. Biz kimiz ki aksini söyleyelim?

– Yüksek Rahip Hooded Cobra 666

“Hristiyanlık İslam’dan “Daha İyi” Mi?” hakkında 10 yorum var

  1. Selamlar,

    Malum sisteminin kölesi olduğumuz eğitim süreci tekrardan başladı. Meditasyona nasıl devam etmeliyim? Teşekkürler.

    1. Esenlikler,

      Geçmiş olsun. 😄
      Ama biz de okul okuduk, sonuçta tahsilimizi tamamlamış bir halde doğmadık. Şahsen ben okul okuduğum zaman da Satanist’tim, meditasyonlarımı hiç aksatmadan yapabiliyordum. Okul dediğimiz şey günde 18 saat değil, 8-10 saat. Yine çok, elbette, ancak en sıkı çalışan öğrencinin bile günde 1-2 saat boş vakti olur. Sıkı çalışmayanların 3-4, hatta 5-6 saati bile olabilir. Meditasyonlarınızı bu sürede yapabilirsiniz.
      Okulda da çok yüksek odaklanma gerektirmeyen, mantra titretmenize ihtiyaç olmayan bazı temel şeyleri yapabilirsiniz, ama bunu günlük meditasyon toplamınıza saymanızı veya her gün yapmanız gereken şeylerden düşmenizi önermiyorum. Sadece rahat ve bölünmeyeceğiniz bir ortamda yaptıklarınızı “sayın”, diğerleri de çerez olsun.
      Her halükarda doğru zaman yönetimiyle bu engeli de çok rahatlıkla aşacaksınız.

      İyi günler.

  2. Selamlar,

    Ben çok yalnızım. Meditasyonlarıma devam ederek demonlarla arkadaş olabilir miyim? Veya astral seyahat tarzı birşeyler yaparak eğlenebilir miyim?
    Biraz garip bir soru oldu ama 😁

    Teşekkürler.

    1. Esenlikler,

      Evet ve evet. Zaten Tanrılar da ilerlemekte olan Satanistlere rehberlik ve dostluk yapar, özellikle de Koruyucu Demon’ımız bize bu sebeple atanır. Astral projeksiyona gelince, elbette bu konuda ustalaşıp gerek fiziksel dünyada, gerek astral düzlemde yeni yerler gezip görmek mümkündür. Sorunuz hiç garip değil, oldukça mantıklı. Zaten gerçek ruhaniyet de hem zevkli, hem eğlenceli, hem de faydalıdır.

      İyi günler.

  3. Aslında uzaktan bakınca İslam,Hristiyanlığın daha az ölümcül versiyonu.Hristiyanlıktaki komedi derecesinde olan mantık hataları ve batıl inançlar,İslam’da biraz daha evcilleştirilmiş.Bir insanın,eğer ki doğuştan/zorla Hristiyan yetiştirilmemişse;dışarıdan bu zırvayı görüp hoşuna gidip bir de üstüne inanması tam bir gerizekalılıktır.Hristiyanlığın Avrupa medeniyetlerine verdiği zararı İslam,kendi hakimiyetindeki medeniyetlere verememiştir.Cadı avlarından tutup;çok şiddetli,kanlı mezhep savaşlarına varıncaya dek 1000 yıl süren bir insanlık dramı yaşanmıştır.En azından İslam medeniyetlerine baktığımızda;Endülüs Emevi Devleti’nin yaptığı bilimsel çalışmaların arasında teorik olarak atom altı parçacıklardan,mikro organizmaların insanları hasta ettiğine kadar bir çok çalışmaların bu ölüm programının hakimiyetinde bile yapılabildiği örneği verilebilir.

    1. Esenlikler,

      İnsanlık Karanlık Çağlardan önce de atomaltı parçacıkları, Güneş sistemimizi, genetiğimizi; yani kısaca makroyu da, mikroyu da biliyordu. İnsanlık düştükçe her şeyi unuttuk. O yüzden bu “keşifleri” İslam devletlerine atfetmek korkunç bir hata olacaktır. Ki zaten bize “Müslüman bilim adamları” diye yutturulmaya çalışılan şey, aslında sadece o dönem İslam ülkelerinde yaşaması denk gelmiş ama İslam’la içli dışlı olmayan bilim insanlarıdır. Aksini düşünmek bile mümkün değildir. Sonuçta bu düşüncede herhangi bir doğruluk payı olsaydı, o zaman bu trend yüzyıllar önce son bulmayı bırakın, tam aksine gittikçe yükselerek artardı ve Ay’a Amerika değil, Suudi Arabistan ayak basardı. Alternatif akımı bulup dolayısıyla günümüzde kullandığımız çoğu elektrikli aletten kısmen veya çoğunlukla sorumlu olma onuru Nikola Tesla’ya değil, Nurittin Tesihoviç’e ait olurdu. Örnekler çoğaltılabilir.

      Hristiyanlığın 1000 yıl Karanlık Çağı varsa Müslüman ülkelerinin de (Hristiyanlardan bile fazla) çocuk tecavüzü, insan taşlaması, bugüne kadar süregelen bir şekilde yüzyıllardır sefalet, pislik, yoksulluk, cehalet, ölüm ve tecavüz kokması var. Alın birini, vurun ötekine.

      Açıkçası Hristiyanlığa kıyasla İslam’ı daha “evcilleştirilmiş” gören de ilk defa görüyorum, ilginç. Genellikle bu konulara yatkın herkes tam aksini söyler, ben de dahil. Bir arkadaşım İslam’ın kuduz bir domuza, Hristiyanlığın da sinsi bir yılana (ne yazık ki Satanist değil) benzetiyordu. İkisi de ölümcül, ama farklı şekillerde. Ve kudurmuş bir domuz şartlara uyum sağlamakta, esnemekte başarısızken bir yılanın her tarafı esnektir. Hristiyanlık nispeten daha çok eğilip bükülürken İslam katı ve değişmez. Bükülmeyen şey de kırılır. Örneğin Erdoğan’ın zevzekliklerini bir kenara koyacak olursak “İslam’ın güncellenmesi”, yeni bir Kur’an yazılması veya bazı ayetlerin çıkarılması mümkün mü? Elbette hayır. Ancak Hristiyanlık bunu yapmıştır ve yapmaya devam etmektedir.

      Mantık hatalarına, şiddete falan gelince; Kur’an’daki bilime ters düşen şeylerle İncil’deki anti-bilimsel şeyler arasında çok ciddi bir fark yok. İkisi de absürt ve çok sayıda yanlış içermekte. Şiddete gelince, gerçek İslam’a en yakın örnek olarak elimizde bugün de hala aktif, Yahudilerin direkt kontrolünde ve pisliğin de pisliği bir grup olan IŞİD var. Başka söze gerek var mı?

      Ama tabii, bunların hiçbirinin hiçbir önemi yok. Sadece farazi ve fikirsel konuşuyoruz, yoksa gerçekten birinin diğerinden daha iyi olduğu gibi bir durum söz konusu değildir. Bana soracak olursanız ikisi de tıpatıp aynı, gerçekten de aynı pisliğin laciverdi diye farklı bir pislik olarak saymayı mantıklı bulmuyorum.

      İyi günler.

      1. Siteyi detaylıca okuyan ve hatta ufak bir araştırma yapan objektif (şartlanmalardan arınmış )bir birey de insanlığın işgalinden önceki dönemlerin zenginliğini bilir.Bu arada sitedeki bilgiler için teşekkürler…

        Öncelikle;”İslam devletlerine atfetme” gibi bir söylemim olmadı.İslam gibi insanlık dışı,köleci ve hatta tek tek hakaretler saysak bile tanımlamakta yetersiz kalacağımız onursuz,şerefsiz bir ölüm programının hakimiyetinde dahi oradaki insanların;hristiyanların rönesans gelişimine kadar (ki rönesanstan sonra Avrupa medeniyetleri şu an kullandığımız teknolojileri yapmaya başladılar)yapamadığı insanlık yararına olumlu çalışmaları yapabilmişlerdir.Bunun sebebi,tabii ki İslam’ın Hristiyanlık’tan daha uysal bir din zırvası olduğu için olmadığı;o hakimiyetteki coğrafyalarda yaşayan insanların yaşam tarzının İslam’ı tam anlamıyla kabullenmemesi;Şeytan’dan insanlığa aktarılan kadim köklerden tam olarak kopmamış olmaları…Kabaca böyle söyleyebilirim.Benim fikrime göre Hristiyanlığın İslam’a göre insanlığa daha yıkıcı etkileri olmuştur.Söz konusu iki zırva (üç zırva) aynı amacı taşıyor tabii ki.Ancak karşılaştırmayı insanlığa verilen yıkıcı etkilere göre karşılaştırdım.Sitenizde söz konusu bu üç zırvanın;dehşet üçgenini oluşturan üç köşesi olduğunu gayet başarılı bir şekilde anlattınız gene teşekkür ederim.

        Bu arada siyasete üstü açık girmeyin derim 🙂 İnternetin her yerinde seçmenleri oluyor gerçekten ve insanların böyle şeyler yazdığını gördükleri anda şikayeti basıyorlar.

        1. Esenlikler,

          Elbette bu konuda anlaştığımızı biliyoruz. Hristiyanlığın dünyaya daha çok şeye mal olduğunu düşünmenize gelince, biraz muğlak bir konu. Elbette çoğu insan İslam’ın zehirlediği topraklarda yaşadığı için bu işe taraflı bakıyor, ben de iki inancın da korkunç etkilerini görüyorum. Evet, 1000 yıllık Karanlık Çağlardan geçtik, ama bir yandan da İslam’ın gerçekten yaydığı pisliğin ve zararın net bir ölçüsünü veren bir istatistik yok. Katledilen insanlar, köle yapılan kadınlar, tecavüz edilen çocuklar, söndürülmüş milyarlarca hayat. Hepsi Hristiyanlıkta da var ama günümüzde de bunlar biraz daha az bariz ve yoğun bir şekilde var. Yani karşılaştırması zor. Ama açıkçası İslam’ı çürütmek de Hristiyanlığı çürütmekten marjinal olarak daha kolay bence. Veya belki Türk’üm diye öyle düşünüyorum.

          Politikaya gelince, yok canım. Sizce Satanizmi milyon kişi şikayet etmiyor mu? Allah’a domuz pisliği dediğimiz bir sitedeyiz. Bu da dikkat çekmiyor mu? Hatta size şöyle söyleyeyim, Nasyonal Sosyalist içeriğe katılanlar daha çok olur bile diyebilirim. Ülkemizde Hitler’e ve Nazizm’e (genelde yanlış yönlendirilmiş sebeplerden de olsa, bkz. “Hoaa Hitler Yahudileri yaktı, ne harika adam beeee!” ve benzerleri) karşı hatrı sayılır boyutta bir sempati ve hayranlık var. Bu bizim de işimize yarayacak. Yanlış yönlendirilmiş Neo-Nazi söylemlerini, hissiyatlarını ve görüşlerini irdeleyip bunların yerine yaşamı, evrimleşmeyi, dostluğu, ilerlemeyi ve refahı temsil eden gerçek Nazi değerleri koyacağız. Son olarak da belirteyim, Türkler için çok daha kutuplaştırıcı bir konu olan Satanizm hakkında 3 yıldır yazıyoruz, ancak kılımıza zarar gelmedi. Şikayetler, tehditler gerçekten bir derya, ama gelin görün ki sonuçları sıfır. Bizi düşündüğünüz için sağ olun ama hatırlatayım, evrendeki en büyük arka bizde! 😃 Bilerek ve kasten “kaşınmadığımız” sürece (atıyorum bunları internete yazmak yerine Konya’nın sokaklarına çıkıp bağırmak!) hiçbir şey olmayacağına %100 eminim.

          İyi geceler!

  4. Hem savaşçı hem de yazar, merhaba Peacock.

    Erken geç çağda Roma İmparatorluğunu imparatorluk sistemine kanalize eden, Julius Caesar hakkında ne diyebilirsin? Kendisi cumhuriyeti yıkmış bir diktatördü. Avrupa’yı Roma yaptı ve kendisinin insanlığa faydası oldu, ama hasımlarımızı güçlendirdi. Biliyorsun, bu kertenkeleler aşağı tabaka insanı olduğu için senatoya kabul görülemezlerdi. Bence imparatorluğun bir yerden riski var. Ve kendisi hakkında bence bilgi sahibisindir.
    Yorumlarını merakla okuyacağım.

    İyi geceler, iyi sabahlar, iyi günler.
    Artık hangisine denk gelirsen. “

    1. Esenlikler hem alp, hem de “””eren””” Buğra Bey 😄,

      İmparatorluk doğru yürütülmezse elbette Yahudiler ve yardakçıları tarafından ele geçirilme riski mevcuttur. Ama Demokrasi’nin günümüzdeki formunda bu bir risk değil, garantidir. Keza kapitalizm ve komünizm de aynı şekilde Yahudiler tarafından kullanılmaya mahkumdur. Dolayısıyla önce ırkını ve vatanını, sonra tüm dünyayı düşündüğü kanıtlı liderlerin başa gelmesi ve öyle kalmasını mantıklı bulduğumu söyleyebilirim.

      Sezar da değeri sonradan anlaşılan bir lider. Roma Cumhuriyeti’ni yükseltiyor ve bürokrasiyi saçma bulduğu için dikatötör rejimini tercih ediyor. Onu öldürenler de Cumhuriyetçiler. Ama değerini öldükten sonra anlıyorlar. Eklemek isterim ki Sezar’ın öldürüldüğü gün tam olarak Yahudilerin Purim günüdür, o yüzden onların kurtulmak istedikleri bir lider olduğunu söyleyebiliriz.

      İyi geceler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir