Yahudi “Peygamber” Muhammed

Önemli: Bu makaleyi okumadan önce lütfen bununla alakalı ve burada yazılanları tam olarak, bilgi kirliliği yaşamadan anlayabilmeniz için gereken bu makaleyi okuyunuz.

Muhammed‘in aslında hayali bir karakter olduğu ziyadesiyle kanıtlanmıştır. O zaman neden kurmaca bir adamın ırksal kimliğini dert edelim ki? Çünkü bu güçlü bir bilinçaltı aracını gösteriyor. Yani şöyle ki her ne kadar İslam’ın vahşi, barbarca öğretilerini takip edenler Centiller olup onları kukla yapıp kullanan efendileri Yahudilerdir. İslam isimli kontrol, ölüm ve vahşet programının tamamı köküne kadar Yahudilerindir ve Yahudilerdendir ve bu programları takip eden Centillerin köle gibi ibadet ettikleri her bir karakter ve kişi de Yahudidir. O çok sevdikleri “peygamberleri” de Yahudidir. Yani birisi kendini İslam’a bağladığında ve İslamın “tanrısına” ibadet etmeye başladığında bu kişi aslında Yahudilere ibadet ediyordur. Tektanrılı, Yahudilere dayanan inançlardaki “Tanrı” aslında kollektif olarak Yahudiler ve onların ajandasıdır. Körü körüne bu programlara kendini adamış insanların yaptığı ibadetlerin sonucu ortaya çıkan yüksek miktardaki enerji onların onların amaçlarına, ajandalarına yakıt olup güçlendirmeye yarar. İşte Centil topluluklarının Yahudi kökenli “din”ler içinde köleleştirilip Yahudi karakterlere ibadet ettirilmesinin sebebi budur.

Bu programların en üstlerinde yer alanların, Kara Büyü ve Okült sırlarında, enerji yükseltip programlayabilmekte nasıl usta olduklarını ve benzeri konular derinlemesine bir şekilde Joy of Satan ve alakalı web sitelerinde  anlatılmıştır. Bu konularda biz gerektiği ve uygun olduğu ölçüde bu bilgileri sadece Türkçe bilenleriniz için de çevirene kadar bu adreslerden daha detaylı bilgi edinebilirsiniz:
http://see_the_truth.webs.com/
http://www.satanslibrary.org/666BlackSun/Bible_Jewish_Witchcraft.htm
http://see_the_truth.webs.com/Bible_Conspiracy.htm

Bu sayfalar Hristiyanlık odaklıdır, ancak yazan şeyler İslam ve Kur’an için de geçerlidir. Hristiyanlık da aynı amaca hizmet eder. Musevilik, Hristiyanlık ve İslam , bu üç ölüm programı AYNI programın 3 farklı yüzünden ibarettir. Bunıu tam anlamıyla kavrayabilmek ise biz Centiller için hayati önem taşımaktadır. Daha fazla bilgi için buraya göz atabilirsiniz.

Üstünde durduğumuz en önemli nokta, milyonlarca Centil insanın adeta birer köle gibi (Muhammed gibi) Yahudi figüranlara ibadet etmesi, bu programları oluşturan Yahudilerin amaçlarını enerjiyle besleyeceği gibi insanları da köleleştirmesidir.Centil bir halka Yahudi bir “peygamber” empoze etmenin sebebi budur. Bu figüranların tarihsel gerçeklikte asla varolmamış olmaları önemli değildir. Zira bu kişiliklerin olguları yüzyıllar boyunca obsesif bir şekilde tapınıldıkları ve bundan ortaya çıkan psişik enerjiyle beslendikleri için artık bu ölüm programlarını destekleyebilecek, astral planda “hayat bulmuş” düşünceformları halini aldılar (tıpkı Yahweh’in kendisi gibi). Aynı şey Batı’da da Hristiyan’ların İsa’sı ile yapıldı. Bu karakterin (tıpkı Muhammed gibi) esasen hiç var olmadığı tamamıyla kanıtlanmıştır ancak bu hayali varlıklara körleşmiş bir biçimde ibadet eden takipçilerinin sürekli övgüleri ve yaptıkları ibadetlerin sonucu oluşan enerji, bu programları güçlendirmeye yetmiştir.

Burada enerji hakkında da eklememiz gereken bir şey var. Yukarıda da bahsedildiği üzere, enerji yükseltme çalışmaları gibi okült ve ruhsal uygulamalardan, bunların nasıl işlediğinden habersiz olan bir kişi, Yahudilerin bu uyduruk programlarının etkisine kolayca girebilir, bu programların etkisine karşı oldukça savunmasız olur ve hatta bu programların elinde şekillendirilmek üzere bekleyen bir kilden farksız olur. İşte tam da bu sebepten, Yahudi kaynaklı programlar yeryüzünde yayılırken okült ve ruhani kaynakların ve bilgilerin toplu halde genel toplumun erişiminden kaldırılmasına yönelik topyekün bir çalışma başlattılar. Eski okulların ve tapınakların imha edilmesi, okült kitapların ve kütüphanelerin yakılması, bu bilgilere sahip seçkin Pagan Rahiplerinin toplu olarak öldürülmesi, bu “din”lerin belirli bir bölgeden gerçeken yaptıkları standart bir uygulamaydı. Bunlar tarihsel bir gerçektir. Binlerce Antik Avrupa Tapınağı’nın yıkılması, İskenderiye’deki kütüphanenin yakılması, vesaire… Sizleri sürekli olarak manipüle etmeye devam edebilmek için sizlerin daima kör kalmanızı istiyorlar.

Bunun yanında enerji çalışmaları konusunda ve enerjinin nasıl yönlendirileceği konusunda bilgili olan birisi, hatta ruhlarla çalışan psişik medyumlar bile travmatik ve büyük olayların arkasında yüksek miktarda enerji olduğunu kolayca anlayabilir. Bunlar travmatik olaylar sırasında gerçekleşen güçlü duygu ve düşünce çıktılarından kaynaklanmaktadır. Bu enerji, bölgede kalır ve genelde ‘artık enerji ‘diye tabir edilir. Bu artık enerji oldukça güçlüdür ve meydana gelen travmatik olayların ciddiyetine göre yüzyıllar boyu olayın gerçekleştiği alanda kalabilir. Ayrıca bu konuda tecrübeli kişiler tarafından da kolayca yükseltilip kullanılabilir. Bu bağlamda travmatik olaylara neden olmanın güçlü bir enerji yükseltme aracı olabileceği vurgulanabilir.

İşte tam da bu Yahudilere dayalı programların kurucuları tarafından yapıldı. Batı, milyonlarca Pagan topluluğunun vahşice işkence gördüğü ve öldürüldüğü Engizisyon eylemlerine ev sahipliği yapmıştır. http://see_the_truth.webs.com/Inquisition.html
Aynı şekilde Doğu da Batı’nın bir emsali olarak topraklarında kan ve vahşet izleri bırakan, vahşi İslami fetihler ile karşı karşıyaydı. Bu konuda ileride daha detaylı konuşulabilir ama şimdilik yaşanan bu korkunç zamanlarda oldukça büyük bir miktarda korku ve acıya dayalı enerjinin yükseldiğini ve yükseltildiğini söylemek yeterli olacaktır. Bu enerji bu alanlara yerleşirken adeta bir ‘başlangıç vuruşu’ olarak kullanıldı. Korku gerçekten çok güçlü bir araçtır. “Din” taklidi yapan bu programlar -ki burada İbrahimi programlardan bahsediyoruz- ağır şekilde korkuya dayanmaktadır. ‘Boyun eğmezseniz sonsuza dek Cehennemde yanacaksınız’ gibi.. Korkunun gücünü hafife almamak gerek.

Evet, artık bu programların başlangıçta nasıl güç elde ettiklerini açık ettikten sonra şimdi de “peygamber” Muhammed‘in aslında Doğu’daki Centil halklarına dayatılan bir karakter olduğuna odaklanalım.

(Aşağıdaki karakterlerin hepsinin, müslümanları belirli bir enerjiye bağlamak için kullanılan kurmaca bilinçaltı araçları olduğunu unutmayın. Gerçek et ve kandan insanlar olarak hiçbir zaman var olmamışlardır. Bir amaç için yaratılmış araçlar olarak düşündüğümüzde ise oldukça gerçektirler. Bu karakterler hakkında bir noktayı ispatlamak için kullanmak üzere gerçekmişler gibi konuşacağız şimdi.)

İlk önce, bu gerçeğe işaret eden en büyük nokta, Muhammed‘in iddia edilen soyudur. Bu, Kur’an’da ve diğer birçok İslami “dini” metinlerde de belirtilmiştir. Muhammed‘in annesi İsrail “peygamberi” İsmail’den gelen Emine’ydi. Sadece bu bile Muhammed‘in Yahudi kanı taşıdığının su götürmez bir kanıtıdır. Muhammed, birçok islami metinde ve de Kur’an’da Yahudi peygamber İsmail’in torunlarından biri olarak belirtilmektedir.
http://en.wikipedia.org/wiki/Ishmael_in_Islam
https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0smail

Hatta bu “peygamber” in bütün ataları Yahudi “kutsal kitaplarından” alınmıştır. Diğer bir örnek ise Muhammed‘in sözde soyundan geldiği İsmail’in Yahudi babası İbrahim’dir. İslami “dini” metinlere göre Muhammed, kendisinden atası İbrahim’in bir kopyasıymış gibi bahsederdi, İbrahim’in inancını yeniden kurmak için Dünya’ya geldiğini söylerdi. Şimdi bakarsak İbrahim’in “inancı” Museviliktir. İslam ve Hristiyanlığa da sık sık “İbrahimi dinler” diye hitap edilir, bunun temelindeki anlam da Yahudi “dinleri”dir.

Muhammed sözüm ona Yahudi atalara sahipse onun, o zamanın yerli nüfusu gibi Centil değil, bir Yahudi olduğunu söylemek son derece doğal olacaktır.

Muhammed kan bağının yanında, İslamı takip edenlerin sünnet olamalarını, Yom Kippur gibi Yahudi bayramlarını kutlamalarını, Kosher yemek yemelerini ve bunlar gibi Eski Ahit öğretilerini tıpatıp takip etmelerini talep etmiştir ve bunlardan da önemlisi, Yahudi dini merkezi  ve Yahudi şehri olan Kudüs’ü ibadet etme yönü olarak belirlemiştir. Bunu neden en önemli özelliği olarak belirtiyoruz? Yine burada da enerji yükseltilmesinden bahsedeceğiz. Son derece ritüelistik bir havada gerçekleştirilen “namaz” Yahudilerin başkentine yönlendirilen büyük miktarlarda enerjiler yükseltir. Burada neler döndüğü açıkça ortadadır.

Bu “peygamber” Centil olsaydı Yahudi “dini” pratiklerine bu sımsıkı bağlılık neden? Yabancı bir kabilenin pratiklerini bir anda benimsemek eğer kendiniz de o kabileye bir şekilde bağlı değilseniz son derece tuhaf olurdu elbette.

Aşağıdaki bağlantılar sadece eğitim amaçlıdır. İbrahimi programları desteklemeleri açısından dezenformasyon içeriyor, ama yine de İslam ile Yahudilik arasındaki derin bağları daha da fazlasıyla görmenize yarayacaktır.

http://people.ucalgary.ca/~elsegal/Shokel/880909_Islam_Kippur.html

http://www.palestinefacts.org/pf_early_palestine_jerusalem.php

https://books.google.co.za/books?id=isDgI0-0Ip4C&pg=PA329&lpg=PA329&dq=muslims+pray+in+the+direction+of+jerusalem&source=bl&ots=5VprCJ4sCB&sig=WjzBor0hrdDIfto4YGR52DKF6bs&hl=en&sa=X&ei=AWa2VO7FF4n-ULXZg-gO&ved=0CEkQ6AEwCTgK#v=onepage&q=muslims%20pray%20in%20th

Yukarıdaki bağlantılar, Muhammed‘in Yahudi uygulamalarına olan derin bağlılığından ve Yahudi şehri Kudüs ile derin bir bağlantısından bahsetmektedir. Bunun nedeni, Muhammed‘in kendisinin zaten (eğer gerçek olsaydı) kan bağıyla Yahudi olacak olmasındandır. Müslümanlar Centil bir kurtarıcıya değil, Yahudi üstünlüğüne yönelik olarak yaratılan bir Yahudi bir “mesihe” eğilip kalkıyorlar da farkında değiller! Gerçekten üzüntü verici bir durum.

http://www.judaism-islam.com/similarities-between-judaism-and-islam/

Bu bağlantı da, Musevilik ve İslam arasındaki yüzlerce benzerliği göstermektedir.

Sadece kendisi Yahudi olmakla kalmayıp Muhammed Yahudi eşler de almıştır. Bu islam ve Musevilik arasında derin bir bağlantı olduğuna dair önemli bir semboldür. Örneğin bir evliliği Yahudilikle bağlayıcı ve derin bir bağlantı içeriyor. Safiyye bint-i Huyey isminde Yahudi bir “prenses” Muhammed‘in karısı oldu ve özellikle İslamın ilk günlerinde “mü’minlerin annesi” olarak anılacak derecede olağanüstü derecede nüfuzluydu. Aslında bu bize alttan alttan Müslüman “peygamberin” Yahudi bir prensesle ve dolayısıyla Yahudilikle derin bağları olduğunu söylüyor. Yine, yeni ve yeniden, Yahudi üstünlüğüne dair bilinçaltı mesajları güçlendiriliyor aslında bu örnekle. Ki o zamanlarda Yahudi birinin Yahudi olmayan biriyle evlenmesi de katiyyen yasaktı. Bu nedenle, bu Yahudi prenses ile evlenmek için Muhammed‘in de Yahudi genine sahip olmuş olması gerekmektedir.

“Ve Yahudi Safiyye, peygamber Muhammed‘in eşi olarak İslam tarihinin en şanslı kadınlarından biri haline geldi”. – İbn El-Neil’in “İslam Hakkındaki Gerçek” adlı kitabından.

Muhammed‘in cinsel ilişkide bulunduğu ve nihayetinde evlendiği söylenen bir Yahudi cariyesi olan Reyhâne bint-i Zeyd da vardı. Bu bilgi de, Musa Creighton’un “Muhammed‘in Yahudi Eşleri” adlı kitabından alınmıştır.

Yahudi kadınlarla olan bu yakın ilişkiler Yahudiliğin üstünlüğü ve Musevilik ile İslam arasında güçlü ve anlamlı bir ilişkiyi gösteren oldukça açık ve kuvvetli mesajlar verir.

Yahudi kanından gelen, Yahudi eşler alan ve Yahudi dini uygulamalarını şiddetle ilerleten Muhammed karakterinin de aslında Yahudi ve bugün dahi bu program içerisinde köleleştirilen Centil uluslarına aslında ne kadar yabancı olduğu açıkça görülebilir.

Centiller, artık UYANIN!

Kaynaklar:

Exposing the Lie of Islam sitesinin yazarı Yüksek Rahibe Zildar Raasi’nin “Yahudi Peygamber Muhammed” yazısından çevrilmiştir.

Çeviride büyük yardımları olan topluluğumuzdan “yeqq” rumuzlu kardeşimize teşekkür ve sevgilerimizi sunuyoruz.

“Yahudi “Peygamber” Muhammed” hakkında 7 yorum var

  1. Zaman kaybetmeden Gerçekte olan yerinizi alın. Yoksa işler biraz uzar, 1 yılda 90 kere 40 günlük meditasyon yapmak gibi…

    1. Esenlikler,

      Bir yıla 40 günlük programı 90 kez sığdırabiliyorsanız o da ayrı bir başarı, ne diyeyim…
      Ama bu programı çok büyütmeyin; günde 15-20 dakikadan ibaret. Bittikten sonra ilerlenecek çok şey var. Dolayısıyla bu programa uzun süre takılmayın. Yapın ve önünüze bakın.

      İyi günler.

  2. İsanin,muhammedin kurmaca olduğunu nereden biliyorsunuz ? Tanrılar mi söylüyor?
    Halbuki isa tevratta yüzlerce hatta bin yıl önce mujdeleniyor. Kendi araştırmama dayanarak söylüyorum Muhammedde avesta ve hinduların kutsal kitabı vedalarda ailesi yaşadığı yer nereden çıkacağı hatta miraç olayı bile müjdelenmiş? Bu konuda ne dersiniz ?

    https://www.google.com/search?q=vedalar+kitabinda+hz+muhammed&oq=vedalar+kitabinda+hz+muhammed&aqs=chrome..69i57.10361j0j7&client=ms-android-samsung&sourceid=chrome-mobile&ie=UTF-8

    1. Esenlikler,

      Tanrıların böyle bariz şeyleri söylemesine gerek yok. Sürekli söylediğimiz gibi; tüm hayat hikayesi, zaten orijinalinde alegori olduğu ve gerçek anlamda o şekilde meydana gelmediği bilinen Pagan Tanrılarının hayat hikayesinden ve ruhani olgulardan çalıntı olan birinin var olmuş olması mümkün değildir. Bu kişilerin varlıklarına en ufak bir kanıt bile yok.

      Onun dışında, düşmanın tezekli kitaplarından ve kurmaca pislik karakterlerinden bahsederken “””müjdelenme””” gibi çirkin bir kelimeyi kullanmanız neden? Onun dışında, Nihat Hatipoğlu gibi katıksız bir şerefsizin veya risaleci tarikatçı köpeklerin kaynakları dışında hiçbir yerde bahsedilmemesine rağmen, Hinduizm gibi dibine kadar Pagan bir dinin kutsal kaynaklarında Sübyancı Muho’dan bahsedilmesi fikri bile absürttür.

      İsminizdeki 666’ya yaraşır şekilde davranın, veya o ismi kullanmayın.

        1. Esenlikler,

          Tekrar söyleyeyim, komik olmayın. Sübyancı Muho’ya “Hazreti” deyip, bir de putperest köpek kimliğini belli edercesine s*v. (Saksafoncu All*hın Vekili) diye hitap eden, kısaca sadece bir Müslüman olan bir sığırdan bahsediyoruz. Ruhu tezek olsun. Herhangi bir Müslümanın, antik tarih hakkında ortaya atacağı istisnasız her tür iddia otomatikman yanlıştır, üzerine düşünmeye bile gerek olmaz. Sonuçta antik tarih hakkında azıcık gerçek bilgileri olsaydı, putperest domuz değil Pagan olurlardı, dolayısıyla dediklerinin en ufak bir geçerliliği, güvenilirliği veya temeli olamaz. Düz mantık. Varsa yoksa çarpıtma, yanlış çeviri, yanlış yorum veya alenen, apaçık yalan söylemeyle vardıkları yüzeysel, acınası, komik sonuçları var. Kayda değer değil. Milyar dolarım olsa bu kitaba, bunu yayınlayan yayınevi bozuntusuna sekiz lira verip de kitabı incelemem bile.

          Siz isminizdeki 666’dan utanmayıp halâ kurmaca sübyancı domuzların pisliğinde boncuk aramaya devam edin, biz de antik tarihten bahsetmeye devam edelim, ne dersiniz? Dediğim gibi, yazar bir Müslümanmış ve sizin de ne olduğunuz belli değil, o yüzden şahitliğinizin hiçbir önemi yok.

          Son olarak da eklemem gerek, bu kitabın içeriği her ne ise (ki daha az önemli olamazdı), yazan şaklaban Profesör Muazzez İlmiye Çığ’ın zamanına yetişememiş ne yazık ki. Çığ, karşı tarafın domuzluğunun aksine, İbrahimi inançların tamamının antik Pagan dinlerinden çalıntı olduğunu kitaplarında alenen ispatlıyor. Alenen Tengrici olduğu da biliniyor. Şunu anlayın; tarih, sosyoloji, mantık, hatta bilim hakkında az buçuk geçerli bilgisi olan herkes, dünyadaki tüm güzelliğin, başarının ve şanın yegâne kaynağı olan Paganizme yönelecektir. Varsın putperest köpekler balçık ve tezek dolu kum havuzlarında oynayadursunlar, onların suyu da çoktan ısıntı, şimdi fokurdamaya başladı.

          İyi akşamlar.

  3. Kardeşim dediğin siteye baktım ama tamamen boş neden diye sorarsan sitede bahsedilen birkaç olaylara girmek lazım;

    Miraç olayı tamamen çelişkili bir olay,hatta öyleki ilahiyatçıların çoğu farklı fikirlere sahiptirler.Sahih hadisler kurandan sonra 2. Kaynaktır ve de bu peygamber dedikleri şahsın miraçta gördüğü şeylerden biridir güyâ, zaten birçok cennetle cehennemle ilgili tavsirde bulabilirsin bu miraçla ilgili;

    Şöyle demiştir: Bir Kurban, ya Ramazan bayramında Resûlu’llâh salla’llâhu aleyhi ve sellem Efendimiz, yanımıza namezgâha çıktı. Kadınların yanından geçti. Ve (onlara): Kadınlar, sadaka veriniz. Zîrâ bana Cehennem halkı gösterildi, çoğu sizler idiniz. buyurdu. (Kadınlar): Yâ Resûlâ’llâh, neden? diye sordular. Çünkü siz (ötekine, berikine) çokca lâ’net eder, zevclerinize karşı küfrân-ı ni’met gösterirsiniz. (Ne acîbdir ki kendini zapteden tam akıllı ve dîninde) hazimli kimsenin aklını sizin kadar eksik akıllı ve dîninde) hazimli kimsenin aklını sizin kadar eksik akıllı, eksik dinli hiç bir kimsenini çelebildiğini görmedim. buyurdu. Aklımızın, dînimizin eksikliği nedir? Yâ Resûâ’llâh. dediler. Kadının şahâdeti, erkeğin şahâdetinin yarısı değil midir? diye sordu. Evet. dediler. İşte bu aklın eksikliğinden. Hayız gördüğü zaman da namaz kılmaz, oruç tutmaz değil mi? buyurdular. Evet. dediler. İşte bu da dîninin eksikliğinden. cevâbını verdi.(Sahih Buhari Ebû Saîd-i Hudrî)

    Sura üfürülmüştür. (Bir de bakarsın ki) kabirlerinden çıkıvermişler ve Rablerine doğru süratle akın etmektedirler. (36/Yâsîn 51).

    Yani bu ayetle hadis arasında bir çelişki var hem cehennemin görüldüğü iddia eder hadisde fakat kuranda
    surla beraber mahşer meydanının kurulacağı ondan sonra mizan denen şeyden sonra cehennemde insanların yanacağından bahseder zaten bunlar herkesin bildiği temel şeyler.Eğer 2 kere sura üfleneciğinden yani cehennemin yok olup tekrar oluşacağından bahsetmeye çalışırsa bunla ilgili çelişkili ayetde vardır.

    50. Sure (Kâf Suresi), 19. Ayet
    Ölüm sarhoşluğu bir hakikat olarak insana gelir de ona, “İşte bu, senin öteden beri kaçıp durduğun şeydir” denir.
    50. Sure (Kâf Suresi), 20. Ayet
    (İnsanlar öldükten sonra tekrar dirilmeleri için) Sûr’a üfürülecek. İşte bu, tehdidin gerçekleşeceği gündür.
    50. Sure (Kâf Suresi), 21. Ayet

    Burdan anlayacağın cehennemin bir kere kurulacağı anlamını çıkarabilirsin,çünkü tehdit sura üflendikten sonra gerçekleşiyor.Kuranında kendi içinde bu konuda onca çelişkisi vardır.Burdan sana anlatmak istediğim miracın kuranla olan çelişkisi vardır.

    Muhammedin barış elçisi olduğundan bahsedilmiş, kardeşim adamın hayatı savaş,bütün savaşlarını ağlayarak anlatırlar,onlarca savaşı vardır fakat sonra “muhammed barış elçisi” diye lanse ederler komedi.Bu savaşlara dair hiçbir bulgu yok orası ayrı.

    Şöyle düşün ya bu peygamberin ayetleri çok önemli o zaman neden kimse bu kuran ayetlerini yazmıyor ya 600 yılından 3000 yıl önce bulunan yazıdan bahsediyorsunuz.Böyle önemli bir şahsın değil söylediklerini yazmak değil allahın ayetlerini yazmak affedersiniz tuvalete ne zaman girip çıktığı kayıt altına alınması gerekmez miydi?.

    Bahçeyi gördüklerinde ise, “Herhalde yanlış yere gelmişiz; yok yok, ürünü kaybetmişiz” dediler.(Kalem suresi 26 27)

    Mekkedeki kişilerin bahçelerini allaha havale etmemelerinin cezalarından bahsediyor aç kalem suresi 17- 33 bak.33 deki “ceza budur” kısmınıda iyi oku.

    Pek çok hadistede mekkenin ağaçlarla bahçelerle sularla dolu olduğu söylenir ama hepsi yalandır çünkü mekke kurakdır ve bahsedilen bahçelerin olması mümkün değildir, pek çok günümüz bilim insanları bunu doğrular ve mekkedede muhammedin varlığına dair hiçbir bulgu yoktur.Hikayelerinin çoğuda kurgudur hatta link atıcağım, orda 30 yıldır bulunan ve araştırmacılık yapan kişi bunu doğrular.

    https://youtu.be/5-4wIAmNxIs

    Gerçek müslümanlık emevi müslümanlığıdır ,isteyen araştırır emevilerin ne mal olduğunu öğrenir.Yalnız burda abbasileride övmüyorum yanlış anlama abbasilerde onlardan az kalır türden insanlar değildir.Birşeyi araştıracaksan uzaklarda arama dibinde zaten kendini bu kadar kasma kafandaki karışıklıklar için.

    Umarım sana biraz faydam dokunmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir