Yule Sezonu (“””Noel”””, vs.)

Kaynak, Joy of Satan forumlarında Yüksek Rahibe Maxine Dietrich’in Yule hakkındaki vaazıdır.

Bunu her yıl yeni insanlar için tekrar ön plana koyacağız.

EVET, BİZ YULE MEVSİMİNİ KUTLUYORUZ! “””Noel””” (“Christmas”) ve benzeri bayramlar Hristiyan bayramları DEĞİLDİR! Hristiyanlığın diğer her şeyi gibi, bu bayramlar da kadim Pagan dinlerimizden çalınmış ve “Nasıralı“nın pislik emellerine uydurulmak için yozlaştırılmıştır.
Yule Mevsimi eğlence, haz ve şölen mevsimidir.

Yemek yapma, fırında yemek ve unlu şeyler pişirme, hediye verme, dekorasyon yapma, kar olan yerlerde kardan adamlar yapma ve kar sporları.
Ağaç dekore etme, Lucifer’ın onuruna mavi ışıklar, parti yapma, çocuklar için “Noel Baba” (“Santa Claus”, biz Türklerdeki karşılığı Ayaz Ata), alışverişe çıkma ve daha fazlası.

Görebileceğiniz gibi pislik Nasıralının Yule sezonunda yeri yoktur. Zaten 25 Aralık bile aslında Pers Tanrısı Mithra’nın doğumgünüdür. Yule, Pagan’lardan çalınmış ve Hristiyan inancındaki Noel, ya da “Christmas/Xmas” [ille de “Christmas” kelimesini kullanmamız gereken zamanlarda genelde onun yerine “Xmas” deriz; buna sebep olarak da Yüksek Rahibe Maxine ve diğerlerinin “We cross out the Christ filth“, yani “Mesih [Christ] pisliğine çarpı atıyoruz” lafına işaret edebiliriz] tarafından yutulmuştur. Sahte ve melun Hristiyanlık programı kendini zorla ortama dahil etmeden çok öncelerinde de Pagan halkları Yule’u kutluyordu. Bayramımızı geri almamız gerekiyor!

Bayramımızı kutlayın ve keyfine varın!

Satanist’ler için Yule bayramı, hayatın fiziksel ve maddesel taraflarının keyfine varıp bunlardan zevk almak için zamanlardır. Aslında “Noel” ağaçları ve çelenkleri Pagan kökenlidir; o yüzden bu bayramı ailelerimizle kutlayıp birbirimize hediyeler vermememiz, fırında güzel yemekler, kurabiyeler pişirmememiz, dekorasyon yapmamamız için bir sebep yoktur. GERÇEK Yule mevsimi bunun hakkındadır; pislik, değersiz Nasıralı hakkında değil.

Herhangi birinin bu konuda şüphesi varsa, bu konuyu bir Yehova’nın Şahidine bile sorabilir, veya sitelerine bakabilirsiniz. Yule hakkındaki gerçeği bilen ve kutlamayı yasaklayan başka Hristiyan mezhepleri de var.

Hristiyan Kilisesi herkesi katledemediği için, olabildiğince insanı kendi lanetli programlarına çekebilmek amacıyla orijinal Pagan bayramları alıp Hristiyanlaştırdılar.

Bütün bu özel tarihlerin arkasındaki gerçek; gezegenlerin ve astral dünyanın, belirli çalışmaları müthiş miktarda destekleyecek belirli bir şekilde hizalanmış olması, bu sayede de bu çalışmalara başka bir zamanda başlanmış olsaydı mümkün olmayacak şekilde fazladan güç sağlamasıdır. Eski coven‘lar [“cadı meclisleri”] dolunay döngülerinde ve özel Satanik bayram tarihlerinde düzenli olarak toplanırlardı, zira yılın bu özel zamanlarında gezegensel ve astral enerjiler çok güçlüdür.

Ruhani bilgiyi ve gücü halktan sistematik bir şekilde ve zorla koparıp almak için, Hristiyan Kilisesi (ve daha sonra İslam da) bu bayramları çaldı ve onların yerine kurmaca zırvalar koydu. Hemen her şeyin bir doğrusu ve bir de yanlışı vardır, ve objektiflikle bakan herkes Hristiyanlığın [ve yine dolayısıyla İslam’ın] paçalarından damlayacak kadar yalan olduğunu ve bu habis programlardaki her şeyin orijinal dinlerden çalınıp hiçbir ruhani tarafı kalmayana kadar sahtekar karakterler, yerler ve ritüellerle değiştirildiğini görebilir.

Başka bir örnek de yobaz Hristiyanların hala  “””Noel””” Baba/Ayaz Ata ve Yule Ağacı ve daha fazlası gibi Yule’un gerçek kökenlerini gözler önüne seren, Yule Sezonunun günümüze kadar Pagan/Satanik kalan son pratiklerini de kaldırıp onları da tamamen Nasıralı ve alakalı pisliklerle değiştirmeye çalıştıklarıdır.

Daha fazla bilgi ve araştırma için, Yehova’nın Şahitleri pisliklerinin bile sitelerinde “Pagan Bayramları” diye kısa bir arama sonucu kolaylıkla bulabileceğimiz bu ve bunun gibi makaleler görüyoruz. Kısaca, her iki taraf da Yule’un Pagan bayramı olduğunu kabul etmekte. Bu konuda mevcut bilgi son derece kapsamlıdır, ve şüphe götürmez bir şekilde BU BAYRAMLARIN HRİSTİYANLIKLA HİÇBİR ALAKASI OLMADIĞINI kanıtlamaktadır.

Kurmaca Nasıralının “Xmas” ile hiçbir alakası yoktur. Bu zaman Kış Gündönümü ve Yule sezonuyla kesişmektedir, yılın en kısa günü. 25 Aralık Pers Tanrısı Mithra’nın doğum günüdür, ve Romalı Bayramı olan Satürnalia’dır. Ağaç, dekorasyonlar, fırında pişirilen şeyler, hediyeler ve kutlamanın habis Nasıralı ile HİÇBİR alakası yoktur. Bunlar tamamen Pagan kutlamalarından günümüze kadar gelen şeylerdir. Yule ağacı aslen insan ruhunun sembolüdür; burada ağacın kütüğü omuriliği, dallar 144,000 nadi‘yi [vril/cadıgücü/chi/prananın dolaşım yolları], ışıklar da bütün nadi‘lerin Şeytan’ın Yılan Enerjisiyle ışıklanıp güçlenmiş halini temsil eder. Ağacın tepesindeki yıldız, yükselmiş haldeki Şeytan’ın Yılanı’nı [Kundalini’yi] temsil eder.

Daha fazla bilgi almak için bu iki sayfaya gidebilirsiniz:
https://spirituelsatanizm.org/satanik-bayramlar/
https://spirituelsatanizm.org/baal-berith/

“Yule Sezonu (“””Noel”””, vs.)” hakkında 15 yorum var

  1. Müslümanlarıda es geçmiyelim adamlar 1 ocak bizim mekkeyi fethimiz diye ibadet edin, şükür edin demeleri de tesadüf değildir herhalde 😆.

    Yule bayramınız kutlu olsun!🥳

    1. Esenlikler,

      Onların ömürleri yalan. Dış kapının dış mandalı bile olmamalarına rağmen olur olmaz şeylerde kendilerini araya sıkıştırmaya çalışıyorlar. Sadece asalaklar, önemsemeye değmez. Yaklaşan bu kutsal gün bizlere ait.
      Herkesin Yule’unu 2 hafta önceden kutlamak istemiyorum, kutlamalara biraz daha var!

      İyi geceler.

  2. Merhaba.Benimde sormak istediğim bazı sorular var.

    Musevi İbraniler ölünce ruhları ne oluyor?
    Bu insanlar YHWH tarafından özel olarakmı seciliyor.?

    Peygamberler yok demiştiniz ,peki İslam peygamberinin kabri hakkında ne dersiniz
    Yada Yahudi olan DANİEL peygamber in kabri varmış Tarsus’ta ?

    Ve diyelimki düşman meleklerinden yani melek dediğimiz bir varlık bedenlense ve şeytana aldanmak istese tanrılar ve satan bunun hakkında ne düşünür ?? Bir melek şeytana adanabilirmi?

    Beni düşman tarafında sanmayın bizi sizler bilgilendirmedikten sonra kim bilgilendirecek.

    1. Esenlikler,

      “Seçilmiş” bir tarafları yok, YHWH’in de “seçme” kabiliyeti yok. Sonuçta sıradan, sadece fazla büyümüş bir düşünce formu. Bu aciz varlığı gözünüzde büyütmeyin. Ona adanan sayısız kurbanlar ve köle gibi tapınmalar bittiği zaman, ki bitecek, havası kaçmış balon gibi sönecek.
      Yahudilere gelince, onların ruhlarının tek “özel” tarafı, insan ruhlarına göre Yahudi ruhlarının eksik, noksan, hatalı olması. Düşman uzaylılar Yahudileri, bizim aramızda insan gibi, barış ve huzur içinde yaşamaları için değil; dünyaya kaos, yıkım, felaket, ölüm, acı, işkence ve baskı getirmeleri, Centil uygarlıklara parazitlikleriyle ve şerefsizlikleriyle boyunduruk vurmaları için yarattılar. O yüzden ruhlarında [Yahudi Kabalasındaki “Hayat Ağacı”nın “Orta Sütun”unda da görülebileceği üzere] belirli çakralar eksik/atıldır. Bu onların empatiden ve sevgiden (Kalp), sezgisel anlayış kabiliyetinden (Altıncı) ve onurdan (Güneş) tamamen yoksun olmalarının sebebidir. Düşman onları yırtıcı bir parazit olmak üzere yarattı, bizim gibi bütüncül ve eksiksiz varlıklar olmak üzere değil. Ölünce büyük ihtimalle çoğunun ruhları yutuluyordur.

      Ve bu mezarların olması ne ifade ediyor ki? Ben de evimde çukur kazayım, Superman burada yatıyor diyeyim o zaman. Oldu mu? Olmadı. Ve “İslam peygamberi” dediğiniz Sübyancı Muho da Yahudidir, ayırmanıza gerek yok. İbrahimi inançlardaki bütün sözde “””peygamber”””ler ırksal Yahudidir.

      Ve “””meleklerin bedenlenmesi””” gibi konular hakkında önceki yorumunuza yazdığım şeyi yine aynı şekilde yapıştırıyorum:
      Hayat Supernatural dizisi değildir. Dediğiniz şeylerin hepsi imkansız.
      “Melek” denilen varlıklar sadece düşünce formları, yani yaratılmış enerjetik yapılar. Gerçek anlamda “ruh” değiller, bilinç seviyeleri son derece düşük. Bir nevi ruhani robotlar diyebiliriz. Bunların “bedenlenmesi” gibi bir şey söz konusu değildir; hele hele de “melekken Satanist oldu” gibi çizgi romanlık durumlar imkansızdır. Bir fare bir anda file dönüşmez.

      Düşman tarafında olduğunuzu düşünmüyorum, ama daha az çizgi roman okumayı deneyin.

      İyi akşamlar.

      1. Kafama takıldı da sormak istedim acaba yanlışlıkla mı yazdınız yoksa ben mi yanlış düşünüyorum emin olmak istedim. Düşmanın kalp çakrası var boğaz çakrası yok olması gerekmiyor mu? Kalp çakrası yalnızca bağlayıcı, boğaz çakrası duyguları yönetmiyor mu? Bu da yahudi “hayat ağacı” https://images.app.goo.gl/4jo68S1ddy4fKfsf7

        Soru : 3. Gözü yeteri kadar gelişen ve kişilerin çakralarını görebilen bir kişi bir yahudiye baktığında o yahudi de bahsettiğimiz çakraların var olmadığını görebilir değil mi?

        Esenlikler

        1. Esenlikler,

          Evet, duyguları yöneten Boğaz Çakrasıdır ancak empati, anlayış, sevgi gibi şeylerde Kalp Çakrası da büyük önem taşıyor. Ve evet, bulduğunuz görsel doğru denebilir.

          Ve evet, astral duyuları yeterince gelişen insanlar başka kişilerin enerjetik yapılarını da inceleyebilir elbette.

          İyi geceler.

    1. Esenlikler,

      Materyalistik bilim, sitemizde de bahsettiğimiz (basit örneklerden biri olarak burası) ve mutlak kanıtlı birçok ruhani femoneni açıklayamaz. “Remote Viewing”, psikokinezi, Yoga ve Meditatif pratiklerin DNA üzerindeki etkisi ve daha birçok şeyi sadece maddesel bir paradigmada açıklamak imkansızdır. Nasıl oluyor da “tuhaf” bir pozisyonda birkaç dakika durunca veya bazı “tuhaf” sesler çıkarınca zekamız, sağlığımız, mutluluğumuz gözle görülür, elle tutulur ve istatistiki olarak dişe dokunur şekilde artıyor, hatta ve hatta gençleşiyoruz? Dolayısıyla bu işin içinden değil bir, bin bir makaleyle bile çıkılamaz. Artık materyalistik bakış açısı öldü, ruhun ve psişik fenomenlerin varlığı ve kesinliği tartışmaya bile açık değil. Bu bin, iki bin yıl öncenin düşünce tarzı.

      Ruhani bilgilerimizi Hristiyanlık ve İslam’ın istilasıyla unuttuk; ama artık gerek modern bilim, gerekse de anekdotal bulgular bize kadim bilgeliklerin meşruiyetini tekrar hatırlatır vaziyette. Bunu reddedenler bu konudaki sayısız ve yığınla bilimsel literatürü reddedircesine başını kuma gömmekte. Ve ad hominem‘den çok hoşlanmam ama, normalden azıcık fazla bilgisi ve aklı olan inasnların bilimi ve bilimsel yöntemi “profesyonel” bir sitede, ciddi ve insanların dişine dokunan bir konuyu anlatırken anime ve video oyunları görsellerinden daha iyi veya ciddi bir şey bulamayan insanlardan öğrenmeye ihtiyacı olmadığını söyleyebilirim. Yine de ülkemizin cehalet seviyesinin 3. dünya ülkelerinin seviyesinden çok daha iyi bir durumda olmadığını düşünürsek; insanlara evrimi ve başka bilimsel gerçekleri anlatarak biraz olsun fayda sağlıyorlar. Solcu olmaları ve her “biraz kültürlü” Ateist gibi ruhnai olguları tümden ve desteksiz reddetmeleri şöyle dursun, ülkemizin bulunduğu düşük düzeye kıyasla bunların sunduğu maviyle karışık kırmızı haplara bile ihtiyaç duyan insanlar var.

      Okuyan öğrenir, deneyen görür. Bu kadar basit.

      İyi akşamlar.

  3. Gezegenlerin sıralanışı ve enerjilerin güçlü olduğu yazılmış. Yani 22 Aralık ve 2 Ocak arası demon ritüelleri daha verimli mi olur?

    1. Esenlikler,

      2 Ocağın ne özelliği var acaba? Ve “Demon ritüelleri” diye belirtmeye gerek yok, Yule birçok majikal operasyon için çok iyi bir zaman.

      İyi günler.

  4. Tüm kardeşlerimin yeni yılını kutlarım.Bu yeni yılda daha güçlü bir şekilde geliyoruz.Atalara ve Tanrılarımıza daha da bağlı olucaz. 🎄

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir