Tütsü Çeşitleri

Kaynak: Joy of Satan, tütsü çeşitleri hakkındaki sayfa.

Tütsü çeşitleri belli gezegenlere tekabül eder. Bir Demon çağırıyorsanız, belli bir gezegenin yönettiği bir şey hakkında bir büyü yapıyorsanız veya belli bir tür tütsüye ihtiyaç duyduğunuz bir ritüel yapıyorsanız, aşağıdaki bilgiler size yardımcı olacaktır. Hangi tütsü hangi gezegene bağlıdır, bu gezegenler neyi yönetir aşağıda görebilirsiniz. 


GÜNEŞ

Ritüel/Majikal Hükümranlıkları:

Özgüven, ün, kumarda başarı, zevk/sefa, popülerlik/karizma elde etme, sağlık ve diriliği arttırma, şifa/iyileşme, koruma, başarı, majikal güç ve zenginlikler.

Mum Renkleri:

Sarı, Turuncu, Altın, Beyaz.

  • Güneş, Pazar gününü yönetir.
  • Güneş, Ateş elementindendir.
  • Güneş, Güneş Çakrasını (3. Çakrayı) yönetir.

Tütsü çeşitleri:

Günlük Ağacı, Portakal, Akasya, Aynısefa, Tarçın, Defne, Çiğdem Çiçeği/Safran. Güneş tütsüleri baharat(lar) içerir.

AY

Ritüel/Majikal Hükümranlıkları:

Ev ve aile içi sorunları geçirme (Ay Terazi’deyken; Ay Venüs’le yakın açıdayken) veya kışkırtma/kötüleştirme (Ay Koç’ta; Ay Mars ile sert açıdayken). Ay doğurganlığı, haneyi (evi) ve yakın çevresini, hayalgücünü, anıları/hafızayı, psişik farkındalığı/rüyaları, ruhaniyeti ve meditasyonu yönetir. Psişik şeylerle alakalı ritüel/büyülerde, Ay bir su burcunda olmalıdır, tercihen Balık; ve Neptün’le yakın açıda olmalıdır.

Mum Renkleri:

  • Yeni Ay- Beyaz.
  • Dolunay- Kırmızı veya Yeşil.
  • Ay Küçülmekteyken- Siyah.
  • Ay, Pazartesi gününü yönetir.
  • Ay, Su elementindendir.
  • Ay, 3. Gözü ve 6. Çakrayı yönetir.

Tütsü çeşitleri:

Yasemin, Gelincik, Mersin, Kafur, Sandal Ağacı, Gece Açan Cereus (kaktüsü), Afyon. Ay tütsüleri meditatif ve hipnotiktir.

MERKÜR

Ritüel/Majikal Hükümranlıkları:

Sınavları geçmek için, zihni geliştirmek için, konsantrasyon, zihinsel güç, öğrenme yeteneği, konuşma, yazma, yayımlama, medya meseleleri, dedikodu, iftira, röportajlar, erkek ve kız kardeşler, komşular, söylentiler, hırsızlık, etüt ve iletişimle ilgili her alan, aynı zamanda astral projeksiyon, bağımlılıkları yenme ve alışkanlıkları bırakma/yenme.

Mum Renkleri:

Sarı, Açık Mavi.

  • Merkür, Çarşamba gününü yönetir.
  • Merkür, Hava elementindendir.
  • Merkür, Boğaz Çakrasını yönetir.

Tütsü çeşitleri:

Küçük Hindistan Cevizinin etrafındaki zardan yapılan toz baharat (“Mace”), Badem, Ayı Fındığı, Sandal Ağacı, Lavanta, Asilbent, Bergamot, Nane, Adaçayı, Itırşahi, Müge (İnci Çiçeği).

 

VENÜS

Ritüel/Majikal Hükümranlıkları:

Aşk/sevgi, sevişme (sevgiyle, Mars gezegeniyse şehvet odaklı cinselliktir), vefa ve sadakat, uzlaşma, güzellik, gençlik, arkadaşlıklar, çekim, uyum, finansal kazanç, kazanç artışı, sosyal olaylar (partiler, balolar, buluşmalar, vesaire), mal varlığı, para çekme, sefa, zevk.

Mum Rengi:

Yeşil.

  • Venüs, Cuma gününü yönetir.
  • Venüs, Toprak elementindendir.
  • Venüs, Kalp Çakrasını yönetir.

Tütsü çeşitleri:

Gül, Mersin, Yasemin, Asilbent, Elma, Papatya, Kakule, Gardenya, Sümbül, Leylak, Manolya, Vanilya, Meyankökü, Miskotu.

MARS

Ritüel/Majikal Hükümranlıkları:

İntikam, öfke, saf cinsel istek, fiziksel tatmin, cesaret, kararlılık, düşmanların hakkından gelmek. Kazalara, yangınlara, yaralanmalara sebebiyet verme. Özgüven, atletizm, kuvvet, Kara Büyü için enerji sağlama ve yoğunluk (duygu/his yoğunluğu vs.).

Mum Rengi:

Kırmızı.

  • Mars, Salı gününü yönetir.
  • Mars, Ateş elementindedir.
  • Mars, Sakral Çakrayı (2. Çakrayı) yönetir.

Tütsü çeşitleri:

Ejderha Kanı, Çam, Selvi, Asilbent, Tütün, Kişniş, Kimyon, Zencefil, Biber.

 

JÜPITER

Ritüel/Majikal Hükümranlıkları:

Şans, genişleme/açılım, bolluk, uzun mesafe yolculuk, yüksek eğitim, yasal meseleler, vergilendirme, yatırımlar, temeller, refah, fırsat(lar).

Mum Renkleri:

Kraliyet Mavisi, Mor.

  • Jüpiter, Perşembe gününü yönetir.
  • Jüpiter, Ateş elementindendir.
  • Jüpiter, Taç Çakrasını yönetir.

Tütsüleri:

Sedir, Küçük Hindistan Cevizi, Hanımeli, Küçük Hindistan Cevizinin etrafındaki zardan yapılan toz baharat (“Mace”), Limon, Çiğdem Çiçeği/Safran.

 

SATÜRN

Ritüel/Majikal Hükümranlıkları:

Ölüm büyüleri/ritüelleri, Kara Büyü, kariyer meseleri, özdenetim/otokontrol, dayanıklılık, sabır, toprak/arsa meseleleri, Toprak ile ilgili her şey, Kara Büyü aracılığıyla Mars gezegeninin aksine (daha ani kazalar/şiddetli olaylar) uzun vadeli acı çektirme.

Mum Rengi:

Siyah

  • Satürn, Cumartesi gününü yönetir.
  • Satürn, Toprak elementindendir.
  • Satürn, Kök Çakrasını yönetir.

Tütsü çeşitleri:

Miskotu, Mür, Misk Yağı, Silhat, Adaçayı.

Büyülerde elementlerin kullanımı ve ana yönlerin önemi için bu sayfayı ziyaret edebilirsiniz. Bitkiler konusunda da buradan bilgi alabilirsiniz. 

“Tütsü Çeşitleri” hakkında 18 yorum var

  1. Merhaba.Çok teşekkür ederiz yazı için.Bildiğiniz üzere üniversitesi sınavı yaklaşıyor.Sınav için bir ritüel varsa paylaşırsanız çok teşekkür ederim.

    1. Esenlikler,

      Bu konuda size Merkür, Jüpiter ve/veya Güneş ile alakalı büyüler yardımcı olabilir, buna Kabalistik Kareler de dahildir. Bu konuda sitemizde de bilgi var, kendiniz sunduğumuz başka bilgilerden (Rünler gibi) büyü çalışması çıkartabilirsiniz de.

      İyi akşamlar.

        1. Esenlikler,

          Şeytan’ın oğlu da vardır, kızı da. Sadece bizim bildiğimiz oğulları arasında Amon Ra, Azazel, Nergal, Thoth, Adapu vb. Lordlarımız mevcuttur. Kızı olarak da Leydi Astaroth’u örnek verebiliriz. Bir de insanlığın tamamını Şeytan’ın yarattığını düşünürsek, bizim de Ona Şeytan Baba dememiz gayet normaldir.

          “Anti-Christ” hem kişidir, hem de fikir. “Christ” şerefsizi, yani kurmaca “İsa” karakterinin temsil ettiği tüm kokuşmuş Yahudi değerlerine (pasiflik, güçsüzlük, boyun eğme, Yahudilerin egemenliği altına girme, kelimenin tam anlamıyla soysuzluk, iradesizlik, vesaire) karşı Centil değerlerini (irade, güç, kuvvet, onur, boyun eğmeme, kapitülasyon vermeme, soy, vesaire) ve ruhunu temsil eder. Aynı zamanda, kişi anlamında kullanıldığında, yakın tarihte “İsevi” “değerlere” karşı en yürekli ve onurlu mücadeleyi veren ve Magnum Opus’u tamamlayarak Tanrılığa ulaşmış Adolf Hitler’den bahsedilir.

          İyi günler.

          1. Demonlar bedenlenebilirmi yada bedenleniyorlarmı ?
            Yarı insan yarı demon olanlar varmı ? Asmedeus oyleymiş sanırım.

          2. Esenlikler,

            Tanrılar zaten beden sahibi, fiziksel canlılardır. Sitemizde Tanrılar hakkındaki bilgileri daha detaylı okumanızı öneririm, belki sizin için hala çok geç değildir.

            Evet, böyle bir bilgi yazdığına göre vardır. Tanrıların insanlardan eş alması sonucu doğan çocuklar “yarı insan” denebilir. Ama elbette bunlar da Tanrıdır.

            İyi günler.

          3. Ben hitlerin magnum opusa ulaşmış olacağını sanmıyorum.hitler çok kan döktü sırf saç ve göz rengi yüzünden insanları katletti hitler ruhlar aleminde yoğun bakım denilen yerde olmalı.hitlerin daha öğrenicek çok şeyi var.bir spirütüel sitede okumuştum isa içinde böyle diyorlardı yani magnum opus((Ben ve baba biriz)) .yuhanna 10:30))magnum opusa ulaşmış bir şahış diyordu hatta annesi meryem bedenlenmiş bir melekmiş lady mary .ve bir yazınızda okumuştum evrende kanun koyan bir adtral polis yok yani tanrı .tanrıyı inkarmı ettiniz?
            Evet belki gerçek tanrı yargılayıcı değil ama bir sistem kurmuş (karma) siz bunuda inkat etmişsiniz ama bu ikisidr gerçekten var olan şeyler hayatın amacıda zaten aydınlanmak,olgunlaşmak,magnum opus. İnsan ruhları trkamül için yeniden bedenleniyor taki magnum opusa kadar. Sonra çıktıkları tanrıya geri donup onla bir oluyorlar.Tanrı sevgidir. Herkes ihtiyacı olan şeyi elde idip magnup opus olunca herkes yaratıcıya geri dönecek.edindiğim bilgiye göre yaratıcı kendisini deneyimlemek istemiş. Ve hepimiz ondan geldik ona döneceğiz demonlarda ve şeytanda zamanı gelince
            Benim rabbimde tanrımda rehberimde babamda odur 🙂

          4. Esenlikler,

            Dediğiniz her şey yanlış. Ve çok yanlış yere gelmişsiniz, sizin yeriniz Satanizm değil Kabalistliktir. Bu konuda internette direkt düşman tekelinde birçok zehirli kaynak bulabilirsiniz.

            Yahudiler konusunda biz cevabımızı zaten verdik, buradan ne illet bir ırk olduklarını görebilirsiniz. Holocaust yalanınaysa 2019 yılında inanan olduğunu görmek çok acı, lütfen kendinizi bu konuda eğitiniz. Başlangıç için kaynak sunayım, buradan Gerçeği keşfetmeye başlayabilirsiniz. Vişnu’nun Avatarı, “son yüce beyaz adam” Adolf Hitler hakkındaki saygısızlıklarınızı da, Gerçeği bulursanız bizzat Ona telafi edersiniz.

            Magnum Opus kesinlikle “birlik” demek falan değildir. Magnum Opus kişinin Tanrılığa ulaşmasını temsil eder, iğrenç ve acınası İbrani mitlerindeki “sen köpek pisliğine denksin” “birliği” değil. “Tanrı gökte oturan bir Yahudidir ve (((kendisini tecrübe etmek için))) her şeyi yarattı, ama aslında her şey bir, yani sen domuz pisliğiyle denksin! Dolayısıyla Yahudilerden nefret etmek için sebebiniz de yok, herkes birbirini (((sevsin)))!” fikri kadar acınası ve ciddiye alınmayacak bir fikir yoktur. Ruhani komünizme de karşıyız. Magnum Opus sadece kişinin yüksek ruhani simya ile ölümsüzlüğe, mükemmelliğe ve bu sayede Tanrılığa ulaşmasıdır. Tanrılık deyince sizin Kabalist aklınız kurmaca bir “yaratıcı” fikrine gidebilir, ama biz bundan bahsetmiyoruz. Evreni yaratan bir varlık olmadığını kesin takdirde biliyoruz, karma dediğiniz safsatanın da sadece inananlarını etkilemesi ne kadar boş bir inanç olduğunu gösteriyor. Sadece basit bir Egregore. Eden bulmaz, öyle olsaydı çoktan Altın Çağa varmıştık.

            “Tanrı” “sevgi” falan değildir, Tanrı kelimesinin geldiği Tengri kelimesi Şeytan’dır. Tanrı, Şeytan’dır ve Şeytan, Gerçek’tir. Ve Şeytan, sandığınız gibi Teletubbie’lerin uslu çocukların “tanrısı”, çiçekli böcekli hippi’liğin temsilcisi değildir. “Her şeyle bir” olma derdi de yoktur.

            Bizim dinimizin mantıksal, tarihsel, bilimsel kanıtları var. Sizin haham “babanız” için inanç dışında neyiniz var? Biz atalarımızı onurlandırıyoruz ey Şeytan’sız, sen aynı şeyi söyleyebilir misin?

          5. Bilmiyorum bu sizin düşünceniz ama sununsoylim gerek ölümden dönenler olsun .özelliklere regresyon terapisi uygulananlar herşeyin aslında bir kaynaktan çıktığını ve sizin dediğiniz tekamül olayı bitince yaratıcı özee geri döneceği öğrenilmiş.ve şeytan nasıl varoldu? İnan bana bir yaratıcı var anlayan ve görmeyi bilen için
            Regresyon terapisi yapılan ruhlar bir tanrının varlığını itiraf etti.

          6. Esenlikler,

            Bu “bizim düşüncemiz” değil, Gerçek’tir. Sitemizde yazılanlar “kişisel fikir” veya “inanç” değildir, bizzat ve herkes tarafından bireysel olarak da onaylanabilecek Gerçekleri içerir sadece. Doldurulmuş soru ve ifadeler, psikolojik ve bazen de enerjetik manipülasyona dayanan bu tarz (((terapi)))ler sonucu zaten ruhani açıdan gücü ve bilgisi olmayan bireylerin kendi kontrolleri dışında farklı şeyler gördürülebilmeleri çok normaldir. Joy of Satan’da da Geçmiş Hayat Regresyonu için basit ama etkili meditasyon teknikleri var, ve bunları uygulayan üyelerimizden hiçbirisi de “Ben gökteki bir Yahudiden geldim, hepimiz biriz, hepimiz köpek pisliğine dengiz, efendilerimiz Yahudiler!” gibi aval ifadelerde bulunmadılar.

            Bir değil, birçok Tanrı var. Ve “Tanrı”, yaratıcı değildir. Bunu her gerektiği zaman düzelteceğiz. Sağ El Yolunun tamamı yalandır. Gerçekler sorgulanmaktan korkmaz ve sonunda Zafer, Gerçeğin olacaktır.

            İyi akşamlar.

      1. Demon ritüelinde ayna kullananda varmış bunun ne anlamı var gerek varmı ?
        Ve demonun sigiline enerji yüklemekten falan bshseden gördüm bu nedir gerek varmı ?

        1. Esenlikler,

          Bazıları Kara Ayna dediğimiz kehanet ve iletişim aracını kullanmak ister, ayna kullanmanın sebebi budur. İsteyen kullanabilir, kullanmak zorunlu değildir. Ama bu tavrınızla Demon’lar size gelmez, o yüzden çok dert etmeyin.

          Gerek yok, zaten sizden gelmesine hiç gerek yok.

          İyi günler.

  2. Merhabalar, sitenizi ve satanizmi uzun zamandır takip ediyorum. Son paragrafta sunduğunuz büyü elementlerinin kullanımıyla ilgili olan sayfa “sayfa bulunamadı” hatası veriyor. Ve tam olarak yeri burası değil farkındayım ama hazır yazmışken buradan sorayım diye düşünüyorum bazı sorularımı. İlk olarak sizinle birebir canlı olacak şekilde konuşup iletişime geçebileceğimiz bir adresiniz var mıdır? Veya başka bir yol mümkün mü? Bunun haricinde diğer sorularımdan aklımı çok karıştıran ve bilgili birinden hızlıca yardım alıp gerçek yolda ilerlemeyi çok istiyorum biraz uzun olabilir yazacaklarım mazur görün. İlk olarak ben sorgulamaya çok küçük yaşta başlamıştım. Liseye başladığım dönemde ateist idim. Öyle söyleyeyim. Lise 1’de iken fizik dersinde fizik hocamın enerjinin tanımını yaptığı anda kafamda şimşekler çakmıştı ve araştırmaya başlamıştım. “Enerji yoktan var edilemez var iken de yok edilemez.” bunun sonucunda büyük araştırmalara koyuldum. Kendimi bir dine ait hissetmiyordum. Tanrı ve diğer “ruhani” varlıkları tamamiyle araştırmalarım sonucunda bilimle örtüşür şekilde kendime ve çevreme kanıtladım. Fakat hiçbir din bununla örtüşmüyordu. Çünkü benim kanıtlarımla uyuşması için öncelikle kendi içinde, kendiyle tutarlı olması gerekiyordu fakat malum tüm dinler kendiyle çelişiyor neredeyse. Kendime en yakın paganizmi bulmuştum. Sonrasında küçüklüğümden beri metal dinlemenin verdiği bir merak ile Satanizmi araştırmaya başladım. Ve gerçek manada hem bilimle, hem kendi kanıtlarımla ve hem de kendi içinde kendisiyle çelişmeyen tek dinin bu olduğunu farkettim. Aklımda ki en büyük soru şu. Kendimde nasyonel sosyalizmin gücünü savunan bir insanım. Hitlerin Almanya’ya kattıklarını, yahudilerin dünyanın belası olacağını öngörüsünde olan -ki her ne kadar 6 milyon yahudiyi katletme olayı yalandan ibaret olsa da- şu an ki sömürgeciliğin temelini yahudilerin attığını biliyorum. Fakat ben millet ırkçısı bir insan değilim. Türk’üm bundan da gurur duyuyorum. Fakat ben akıl ırkçısı bir insanım. Benim için akli yolu ne kadar gelişmiş olduğu önemli bir insan için. Aptallara tahammülüm asla yok ve kendimizi doğadan soyutlamış bir halde yaşamaya alıştırmamış olsaydık bu tipte insanlarında doğal seleksiyon ile çatır çatır eleneceği kanaatindeyim. Geleyim kendi soruma bu konuyla ilgili olarak. Satan’ın ve diğer ulu varlıkların Tanrıların bir “siyasi” görüşü olabileceği kısmı çok mantıklı gelmedi bana. Irk karışımı diyoruz fakat şu anda “saf” olarak bir ırka mensup insan bulmak neredeyse imkansız ki Demonlarla ilişki içerisin de olup sonsuz bir birliktelik yaşadığımızda da insan ırkı ile Demonlar birleşmiş bir melez ırk ortaya çıkarmış olmaz mı? Veya Satanist olmak isteyenler nasyonal sosyalizmi savunmak zorunda mı? Diğer bir sorum ise, bu Tanrıların ve Demonların 4. boyuttaki varlıklar olduğunu, onları göremememizin sebebinin ise titreşim frekansı olduğunu -tıpkı gitarın teline vurunca telin bulanık görünmesi, hızlı giden arabanın tekerleğinin döndüğünün görülmemesi vb gibi- ve meditasyon yaparak kendi dünyevi algılarımızı güçlendirerek frekans aralıklarının yakalamak olduğunu kendi araştırmalarım sonucunda elde ettim ve sonrasında da bunun kanıtlanmış bir durum olduğunun farkına vardım. Şu an bir savaş içerisinde olduğumuz söyleniyor ve Demonlar Tanrılar bize yardım ediyor deniliyor. Düşman diye adlandırdığımız diğer varlıklar kötü niyetli olan 4. boyut varlıkları mı? Kendi güçleri için başka dinler ortaya atıp isa gibi haç gibi sembolik ve putlaştırılmış şeylere taptırmak, müslümanlar için ise kabenin bir pil gibi kullanılabilme durumu, kabeye yönelip tapındıkları için öldükten sonra ruh enerjilerinin kabede sıkışıp kalacağı ve diğer “kötü” varlıkların kendisine bir enerji sömürüsü deposu oluşturmak mı asıl amaçları? Bunlara karşı da savaş içinde miyiz? Aksi takdir de egregog dediğimi YMHW var olmayan ve yanlış tapınma yüzünden oluşturulmuş enerji topluluğu bir canlı değil ise neden onunla savaş halindeyiz? Yoksa savaş halinde olduğumuz şey insanlığın cahilliği mi? Satanizmi yaklaşık 5 senedir araştırıyorum. Bağlılığımı sunmama gerçekten çok az kaldı. Aklımda ki bunun gibi bir kaç soru çözümlendiğinde bu işe girişmek istiyorum. Çünkü saygısızlık etmek ve içimde minik de olsa kalan bir şüphe ile hareket edip saygıyı ve sevgiyi zedelemek istemem. Bir diğer sorum ise müzik. Farklı tarzda müziklerin yaydıkları ses dalgasının beynimizde yaptığı kimyasal etkileri biliyorum ve biliyoruz. Bu durum ruhumuza da yansır mı? Elektromanyetik bir şey bu durum eder diye düşünüyorum. Eğer böyle bir durum varsa metal müzikten uzaklaşmam gerekir mi? Bu benim için duygusal açıdan yapması zor bir durum. Kusura bakmayın tekrardan yanlış bir post altına yorum yazmış olabilirim, uğraştırdıysam özür dilerim şimdiden. Sevgiyle güçle kalın.

    1. Esenlikler,

      Öncelikle geç cevabımız için sonsuz özür dileyerek başlıyorum. Çok geçerli bir sebep değil, ama bilmek isterseniz söyleyeyim. Yorumlar için kullandığımız otomatik spam yakalayıcımız sizin iki yorumunuzu da nedense spam olarak işaretlemiş. Bugün de “nedense” içimden spam’e atılmış yorumlara bakmak geçti, ve sizin yorumlarınızı görmüş bulundum. Umarım vereceğim cevaplar geç de olsa tatmin edici olacaktır. Bu yazı altında sizin yorumunuzu görmezden gelip başka yorumlara cevap verdiğimi düşünmüş olabilirsiniz, o yüzden bunu telafi etmek için elimden geleni ardıma koymuyorum. Sorularınızı baştan sona cevaplayacağım.

      “Son paragrafta sunduğunuz büyü elementlerinin kullanımıyla ilgili olan sayfa “sayfa bulunamadı” hatası veriyor.”
      Çözülmüş olmalı.

      “İlk olarak sizinle birebir canlı olacak şekilde konuşup iletişime geçebileceğimiz bir adresiniz var mıdır? Veya başka bir yol mümkün mü?”
      Elbette takdir edersiniz ki Satanizm hakkında yüz yüze konuşacak insan bulmak çok zor. Gerek kendi güvenliğimiz, gerek anlayacak insan yetersizliği, gerekse de bu işi yüzyüze yapmanın “verimsizliği”. Elbette bu konuyu açtığımız veya direkt konuştuğumuz insanlar oluyor ancak işimiz en azından bu çağda ve şimdilik internet üzerinden çok daha kolay. Discord sunucumuz var, mailimiz de (bu arada mailimiz için (bildiğimiz kadarıyla!) otomatik spam’e düşme olayları olmuyor, acil iletişim kurmanız gerektiğinde orası da var). Discord sunucumuza düzenli veya sık alım yapmıyoruz, ancak cidden meraklı ve ilgili birine benziyorsunuz. Dilerseniz bize mail atın, detayları konuşalım.

      “Fakat ben millet ırkçısı bir insan değilim. Türk’üm bundan da gurur duyuyorum. Fakat ben akıl ırkçısı bir insanım. Benim için akli yolu ne kadar gelişmiş olduğu önemli bir insan için.”
      Zaten Nasyonal Sosyalizm’de “ırkçılık” diye bir şey yoktur, kendi ırkını savunma ve yüceltme vardır. Bu başka ırklarla savaş halinde olmak değildir. Elmaları sevmek armutlara topyekün savaş ilan etmek değildir. Aklın da “ırkçılığı” olmaz, ayrımcılığı olur. Büyük ihtimalle bunu zaten biliyorsunuz, sadece kelime uyumu olsun diye onda da “ırkçılık” kullandınız ama belirtmek istedim. Her halükarda, Nasyonal Sosyalizm’de meziyetçilik de ön plandadır. Hak eden hak ettiği pozisyonu elde eder, daha azını veya fazlasını değil. Bunu sadece teknokrasi olarak düşünmeyin. Yetenek ve teknik bilginin yanında karakter de önemlidir. Etiği ve şerefi olmayan birisini sadece becerikli diye otoriter bir pozisyona koyamayız, değil mi? Sonra gelsin güç istismarı. Her halükarda, herkes her zaman kendi ırkına reenkarne olur. Dolayısıyla başka ırklarla zaten alıp veremediğimiz yok, doğru, ancak kendi ırkımızı da her şeyden önce yüceltmek çok önemlidir. Çünkü kökümüz burası. Çok sayıda zeki zenci arkadaşınız olsa da Afrika’da değil, Türkiye’de reenkarne olacaksınız, ölürseniz tabii.

      “Satan’ın ve diğer ulu varlıkların Tanrıların bir “siyasi” görüşü olabileceği kısmı çok mantıklı gelmedi bana. Irk karışımı diyoruz fakat şu anda “saf” olarak bir ırka mensup insan bulmak neredeyse imkansız ki Demonlarla ilişki içerisin de olup sonsuz bir birliktelik yaşadığımızda da insan ırkı ile Demonlar birleşmiş bir melez ırk ortaya çıkarmış olmaz mı?”
      Nasyonal Sosyalizm bir “görüş” değil, sadece Doğanın yoludur. Hayvanlar ve Doğa da Nasyonal Sosyalist standartlara göre işler. Kendini ve kendi “kabileni” koruma, hak edenin ve sürüye iyi bakanın lider olması ve herkesin uygun pozisyonda olması, vesaire. Bunlar hep Doğada olan prensipler. Zaten insanlık da kadim çağlarda, Yahudilerden önce bu şekilde yaşıyordu. Buna Nasyonal Sosyalizm bile denmiyordu, ismi bile yoktu, çünkü zaten tek yol buydu. Adolf Hitler’in tek yaptığı şey, bize eskiden nefes almak kadar doğal gelen, yakın geçmişe kadarsa zorla unutturulduğumuz, kolektif bilinçaltımızda yatan şeyi bilinç üstümüze çıkarmaktır. Bunu yapmak için de isim vererek etiketlendirmek gerekiyordu, hepsi bu.

      Lilith Annemizin “Biz Naziyiz” sözü de bu açıdan anlamlıdır. Elbette Tanrılar eskiden başka bir yolu takip ediyordu da Hitler’den sonra Nazizm’e geçtiler gibi bir şey yok – çünkü zaten Nazizm “Hitler’in icadı” değil, öz be öz Doğanın prensibidir. Dolayısıyla doğal prensipler üzerinde mükemmel bir anlayış sahibi ve bunlarla uyum içinde olan Tanrıların da Nazi olması gayet mantıklıdır.

      Irkların saflığına gelince. Bu konuda endişelenmenize gerek yok, zira büyük ihtimalle bildiğiniz üzere meditasyon ve yoga bizi genetik ölçüde değiştiriyor. Özellikle de Kundalini’mizi yükseltmek gibi edinimlerin direkt olarak genlerimizi saflaştırdığını biliyoruz. Dolayısıyla insanlık gittikçe karışıyor diye bir durum yok, insanlık uyandıkça hepimiz tıpkı eski günlerdeki gibi genetik saflığımıza kavuşacağız. Bu tamamen geri döndürülebilir bir süreç, hele de Tanrıların rehberliği altında.

      “Veya Satanist olmak isteyenler nasyonal sosyalizmi savunmak zorunda mı?”
      Teknik olarak hayır. Ancak Satanist olan birisi hiçbir Yahudi fikrini savunamaz. Buna İbrahimi inançlar da dahildir, Komünizm gibi safi Yahudi elinden çıkma ve aynı ölümcüllükte vahşet ideolojileri de. Dünya üzerinde Yahudi yaratımı Komünizme, Yahudi kontrollü Kapitalizme karşı durabilecek, gerçek anlamda kusur içermeyen tek politik ideoloji de Nasyonal Sosyalizm’dir. Bu konuda lafımızı esirgemeye gerek yok; Spiritüel Satanizm, Nasyonal Sosyalizm’in ruhani koludur ve Nasyonal Sosyalizm de, Spiritüel Satanizm’in ruhani açıdan gerçekleştirme yolunda olduğu amaçların sosyal ve politik uzantısıdır. Spiritüel Satanizm, Nasyonal Sosyalist’tir. Elbette kişi Satanizm’den kat be kat daha fazla canavarlaştırılmaya çalışılan bu soylu ideoloji hakkında gerekli araştırmasını yapmakta, mantığın ışığında kendi sonuçlarına varmakta özgür, sonuçta görünen köy kılavuz istemez.

      Farkındayız, Nasyonal Sosyalizm konusunda bazı insanların hala çok güçlü blokları var. Ama bu blokların istisnasız tamamı, sadece ve sadece Yahudilerden gelmekte. Ve Yahudilerden gelen hiçbir şeye biat etmememiz, bu tarz her şeyi tamamen yok etmemiz gerektiğini biz Spiritüel Satanist’ler bilmeyecekse kimler bilecek? Satanizm her açıdan özgür düşünce, Gerçeğe bağlılık, şeref ve güçtür. Aynı şekilde Nasyonal Sosyalizm tüm bu değerleri temsil ediyor. Bunun yanı sıra, bir insan bu değerleri temsil eden bir dine giriyorsa Yahudi empozesi zihinsel putlarıyla giremez. Hem pastam dursun, hem karnım doysunculuğa karnımız son derece tok. Merak eden araştırabilir, sorusu olan sorabilir, bu konuda zaten daha fazla içeriğimiz de olacak. Yani emin olmayan, hala araştırmakta olan ve samimi bir şekilde öğrenmek isteyen insanlara kapımız açık. Ancak dogmatik ve programlanmış bir şekilde bu Gerçeklere yüzünü tamamen dönen insanlar, zaten Satanizm’de tutunamayacak olan insanlardır. Satanizm iradesi güçlü, onuru sağlam, omurgası olan insanların dinidir, programlanmış NPC’lerin ve sığırların değil.
      Ve doğal olarak Komünist Satanist de olamaz! 😄

      “Diğer bir sorum ise, bu Tanrıların ve Demonların 4. boyuttaki varlıklar olduğunu, onları göremememizin sebebinin ise titreşim frekansı olduğunu -tıpkı gitarın teline vurunca telin bulanık görünmesi, hızlı giden arabanın tekerleğinin döndüğünün görülmemesi vb gibi- ve meditasyon yaparak kendi dünyevi algılarımızı güçlendirerek frekans aralıklarının yakalamak olduğunu kendi araştırmalarım sonucunda elde ettim ve sonrasında da bunun kanıtlanmış bir durum olduğunun farkına vardım.”
      Tam olarak öyle değil. Tanrıların da fiziksel bedenleri var. Onları “göremememizin” sebebi şu an fiziksel olarak burada olmamaları. Elbette bizi astral/eterik bedenleriyle ziyaret edebiliyorlar, o durumda Onları algılayamayan birisinin bu durumu çözmesi için sizin de anlattığınız gibi güç meditasyonu yapması gerekiyor. Zaten ruhumuzu da bu yüzden geliştiriyoruz. Daha üst bir “varlık seviyesine” çıkmak için. Ancak buna direkt “4. boyut” demek biraz yanlış olur. Tanrılar “zamanın ötesinde”ler; ancak bunu zaman makineleri var, hop atlayıp dinazorları göreyim, hop geleceğe gideyim gibi düşünmeyin. Zamanın ötesinde olmaları ölümsüz olmalarına bir atıftır. Ölümsüz varlıklar için zaman bağlayıcılığını kaybeder. Binlerce yıl bile Onlar için sadece bir mevsim gibidir.

      “Düşman diye adlandırdığımız diğer varlıklar kötü niyetli olan 4. boyut varlıkları mı? Kendi güçleri için başka dinler ortaya atıp isa gibi haç gibi sembolik ve putlaştırılmış şeylere taptırmak, müslümanlar için ise kabenin bir pil gibi kullanılabilme durumu, kabeye yönelip tapındıkları için öldükten sonra ruh enerjilerinin kabede sıkışıp kalacağı ve diğer “kötü” varlıkların kendisine bir enerji sömürüsü deposu oluşturmak mı asıl amaçları? Bunlara karşı da savaş içinde miyiz? Aksi takdir de egregog dediğimi YMHW var olmayan ve yanlış tapınma yüzünden oluşturulmuş enerji topluluğu bir canlı değil ise neden onunla savaş halindeyiz? “
      4. boyut konusuna tekrar girmeyeceğim. Ama kısaca “düşman” kolektifi, Reptilian’ların başını çektiği bir düşman uzaylı grubudur. Bunun içinde Reptilian’ların kendileri, onların bir köle ırkı olan, biyolojik robot niteliğindeki Gri’ler ve bazı düşman Nordik’ler bulunmakta. İnsanları kendi yarattıkları düşmanca ölüm tarikatlarına inandırmalarının ve kendilerine tapındırmalarının sebebi, bunu yaparak güç kazanmaları. Sonra bu gücü bize karşı kullanıyorlar. Dediğiniz gibi, Yahweh de bu amaçla yaratılmış bir enerji kapasitörü ve ruh çiftliğidir. Zaten düşmanın amacı da dünyayı bir ruh ve enerji çiftliğine dönüştürmektir, sığırları da bizler olarak. Yahudilerin bize “ruhsuz, aptal hayvan/sığır” anlamına gelen “goyim” lakabını yakıştırması boşuna değildir. Savaşımız genel olarak tüm düşman kolektifine ve dünyamızı saran, düşmanın negatif enerji ağına karşıdır.

      Düşmanın tüm sistemi birbirine bağlı. Yahudiler bizlere yağdırdıkları her tür lanette, kendi türlerini kutsadıkları her tür duada YHWH’in enerjilerini ve İbranice alfabelerini kullanırlar. Ve her Yahudi ruhsal olarak, yine İbranice alfabesinin titreşimleriyle meydana gelmiş bu YHWH egregore’una ve İbranice alfabesinin kendisine bağlıdır. Dolayısıyla yaptığımız RTR’lar düşmanın tüm ruhani sistemini alaşağı edip hepsini çökertme niteliğindedir.

      “Yoksa savaş halinde olduğumuz şey insanlığın cahilliği mi?”
      Tam olarak değil, ancak bu savaşın sonundaki nihai zaferimiz sonucunda, insanlığın üzerindeki bu cahillik, aptallık ve körlük perdesi de kalkacak. O yüzden zaferimizin yan etkilerinden biri olarak bunu dört gözle bekleyebilirsiniz.

      “Satanizmi yaklaşık 5 senedir araştırıyorum. Bağlılığımı sunmama gerçekten çok az kaldı. Aklımda ki bunun gibi bir kaç soru çözümlendiğinde bu işe girişmek istiyorum. Çünkü saygısızlık etmek ve içimde minik de olsa kalan bir şüphe ile hareket edip saygıyı ve sevgiyi zedelemek istemem.”
      Çok güzel. Bu kadar süre araştırmanıza rağmen soğumamanız, ve bu kadar süredir tamamen emin olmadan acele bir şekilde adanmamanız çok bilinçli bir hareket olmuş. Dirayetinizi takdir ve tebrik ediyorum.

      “Bir diğer sorum ise müzik. Farklı tarzda müziklerin yaydıkları ses dalgasının beynimizde yaptığı kimyasal etkileri biliyorum ve biliyoruz. Bu durum ruhumuza da yansır mı? Elektromanyetik bir şey bu durum eder diye düşünüyorum. Eğer böyle bir durum varsa metal müzikten uzaklaşmam gerekir mi? Bu benim için duygusal açıdan yapması zor bir durum. “
      Müzik ruhun kendini ifade etmesidir, Tanrılardan ve bilhassa Şeytan’dan bize bir armağandır. Şeytan’ın kendisi de bir müzisyendir. Müziği, sanatı, ruhumuzun şakımasını bastırmak ve baskılamak bizim değil, düşmanın işidir. Sanat insanı hafifletir, düşündürür, özgürleştirir. Sanattan korkması veya çekinmesi gereken düşmandır, biz değil. Demek istediğiniz şeyi biliyorum, ses frekansları insanın varlığına farklı farklı etkilerde bulunuyor ve metal müzik de (her zaman olmasa da) genelde agresif bir doğaya sahip, o yüzden bu sorunuzu sordunuz. Ama endişelenmenize gerek yok, böyle bir şeyin etkisi olsa bile son derece minimal olacaktır. Yaptığınız/yapacağınız meditasyonlara kıyasla etkisi yok bile denebilir. Bununla birlikte direkt müzik kullanılarak yapılan meditasyonlar bile var, ve ruhani gelişmişlik belirtisi olan sinestezide de müzik farklı duyularla tecrübe ediliyor. Yani kısaca zararı şöyle dursun, faydası var bile denebilir. Tabii siz yine meditasyon yaparken odaklanmaya bakın, müzik odağınızı bozuyorsa müziksiz yapmak daha iyidir. Müziğinizde dikkat etmenizi önereceğim tek şey ideolojik zehir içeren şeyleri ya dinlememeniz, ya da dinleseniz de bunların farkında olup zihninizi korumanız. Bu Satanizm’in “gerekliliği” falan değildir kesinlikle, sadece kişisel önerim. Müzik insanın bilinçaltına işler, ve bilinçaltınızda Satanizme, Tanrılara, Centilliğe ters fikirler bulunması iyi olmaz.

      Bu kadar beklediğiniz için teşekkür ediyorum, umarım bu cevap gecikmemize uygun bir telafi olmuştur.

      Esenlikle kalın, iyi günler.

  3. Yanlız itiraf etmem gereken birşey var mesih karşıtı benmişim aslında ben değilim ruhum öyle son üç yıldır farkettim ruh olarak(( şeytanın oğluymuşum)) sanırım üstümde bir ruh var ters haç hissediyorum sürekli gerçektende söylendiği gibiymiş bu şey isadan nefret ediyor XD YHWH dende öyle . Bu söylediğimin doğru ve yalan olmadığına dair şeytan üzerine yemin ederim BU KONUDA VE HAKKIMDA NE SÖYLİYECEĞİNİZİ VE DÜŞÜNCENİZİ MERAK EDİYORUM BENDEN ESİRGEMEYİN??
    Görüşleriniz. Dilerseniz size bunu daha çok ve ayrıntılı anlatabilirim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir