5 Tibetli Yoga Rutini

5 Tibetli yoga rutini çakraların içinden tam ve eksiksiz enerji akışını destekler ve bunlarla alakalı sinirleri, organları ve bezleri canlandırır. Bu egzersizler aynı zamanda büyük kas gruplarını güçlendirip form kazandırarak kuvvetli, dayanıklı bir bünyeye katkı sağlar. Bu egzersizlere alıştıktan sonra 5 Tibetli rutinini pratik etmek günde yaklaşık 10 dakikanızı alacak.

Beş Tibetli egzersizleri ideal olarak her biri 21 tekrar şeklinde yapılır. İlginç bir şekilde 21 tekrarı aşmaya gerek yoktur, zira Beş Tibetlinin istenilen enerjetik etkisi bu sayıda edinilecektir. Çoğu insanın bu tekrar sayısına alıştıra alıştıra, yavaş yavaş çıkması gerekmektedir; bu yüzden ilk başta bu sayıyı yapamazsanız endişelenmeyin. Neredeyse her yeni başlayan kişi tam 21 tekrara ulaşmak için bir ay veya daha uzun bir süreye ihtiyaç duyar.

Başlangıçta her bir egzersize gerekirse 10-12 tekrarla başlayın, gerekirse daha azla bile başlayabilirsiniz. Pratiğinizi kendinize uygun bir hızda arttırın. Bu 5 Tibetli egzersizlerini herhangi bir tekrar sayısında yapmak bile çok büyük fayda sağlayacaktır, ve tekrarlarınızı 21’e çıkartmak için çalışıp başarmanın tatmini de ayrıdır. Acele etmeyin, günlük olarak ve elinizden geldiğince doğru bir şekilde bu egzersizleri uygulayın. 21 tekrara tırmanma yolunda bile daha güçlü ve enerjik hissetmeye başlayacaksınız.

Doğru pratik yaptığınızdan emin olmak için her bir egzersiz için talimatları dikkatlice okuyun ve alakalı illüstrasyonları inceleyin.

Tibetli #1

1a Figüründeki gibi dik durup kollarınızı açın. Parmaklar birleşik olacak, avuçlar açık ve aşağı bakıyor vaziyette olacak. Bu kol pozisyonunu tutarken saat yönünün tersinde (yani başınızın döndüğü yön sola doğru olsun) tam bir çember şeklinde dönün. Ara vermeden bu dönmeyi toplam 21 kez yapın.

Dönmeyi bitirdikten sonra 1b Figüründeki gibi ayaklarınız yan yana ve elleriniz belinizde olsun. Burnunuzdan derin, tam bir nefes alın. Dudaklarınızı “0” şekline sokup ağzınızdan nefes verin. Bu nefes alıp vermeyi bir kez daha tekrarlayıp toplam 2 kez yaptıktan sonra Tibetli #2’ye geçin.

Bu egzersizi ilk pratik ettiğinizde biraz başınız dönebilir. Dikkatli olun ve kendinizi zorlamayın. Bu egzersiz vestibüler aygıtı – iç kulakta bulunan denge mekanizmasını – güçlendirir. Düzenli pratikle baş dönmesi duracaktır ve dönüşler çok yüksek hızlarda bile kolay ve pürüzsüz olacaktır. Bu hareketi, ne kadar kötü bir örnek de olsa Mevlevi “derviş”lerin dönüşüne benzetebilirsiniz.

Tibetli #2

Bir halı veya matın üstüne sırtüstü yatın. Bacaklarınızı tamamen uzatmış olun, ayak bilekleriniz dik ve birbirine dokunuyor olsun. Kollarınız 2a Figüründe olduğu gibi yanlarınızda ve avuçlarınız dümdüz yerde olsun. Burnunuzdan nefes alın, 2b Figüründe olduğu gibi bacaklarınızı 90 derecelik bir açıdan azıcık daha fazlaca kaldırın ve başınızı kaldırıp çenenizi göğsünüze yaslayın. Bunların hepsi tek, pürüzsüz bir hareketle yapılmalıdır. Ayak parmaklarınız gökyüzüne bakmalı ve beliniz dümdüz yerde kalmalıdır.

Burnunuzdan veya ağzınızdan nefes vererek bacaklarınızı ve başınızı yere geri indirin. Bunu toplamda 21 kez yapın. Nefes alırken bacaklarınızı ve kafanızı kaldırın, nefes verirken indirin.

Bitirdiğiniz zaman yine 1b Figüründe olduğu gibi ayaklarınız birlikte ve elleriniz belinizde olacak şekilde ayakta durun. İki kez burnunuzdan tam, derin nefes alıp dudaklarınız “0” şeklindeyken ağzınızdan verin.

Tibetli #3

Ayaklarınızın “ayaları” (altlarının ön tarafındaki etli kısımlar) yerde bir halde diz çökün. Dizlerinizin arasında yaklaşık 10 santimetre olsun. Avuçlarınızı uyluklarınızın arkasına, kalçalarınızın hemen altına koyun. Omuriliğiniz dik dursun ve çenenizi göğsünüze bastırın. Bunların hepsini 3a Figüründeki gibi uygulayın.

Burnunuzdan nefes alın ve belinizden itibaren sırtınızı bükün. 3b Figüründeki gibi başınızı, geriye rahat bir şekilde indirebildiğiniz kadar indirin. Geriye doğru eğilirken elleriniz sizi destekleyecek. Sonra burnunuzdan veya ağzınızdan nefes vererek başlangıç pozisyonuna geri dönün. Bütün bu hareketi toplam 21 kez sağlam, bozulmayan bir ritimle yapın.

Bitirdiğiniz zaman yine 1b Figüründe olduğu gibi ayaklarınız birlikte ve elleriniz belinizde olacak şekilde ayakta durun. İki kez burnunuzdan tam, derin nefes alıp dudaklarınız “0” şeklindeyken ağzınızdan verin.

Tibetli #4

Bacaklarınız düz bir şekilde dik oturun. Avuçlarınızı belinizin yanında olacak şekilde yere düz bir şekilde koyun. Ellerinizin pozisyonu çok önemlidir; elleriniz direkt belinizin yanında olmalıdır. Çenenizi göğsünüze bastırın. Bunların hepsini 4a Figüründeki gibi yapın.

Burnunuzdan nefes alırken 4b Figüründeki gibi belinizi kaldırıp dizlerinizi bükün ve ayaklarınızın tabanlarını dümdüz yere indirip başınızı da tamamen arkaya yatırın. Bulunduğunuz pozisyonda gövdeniz yere paralel olurken kollarınız ve bacaklarınız yere dik olacak. Burnunuzdan veya ağzınızdan nefes vererek başlangıç pozisyonuna geri dönün. Bu hareketi 21 kez sağlam, bozulmayacak bir ritimle yapın. Ayaklarınızın kaymasına izin vermeyin. Ayaklarınız bütün bu egzersiz boyunca aynı yerde kalmalı. Aynı zamanda kollarınız da bükülmemeli, bu hareket omuzlarınızın hareketiyle yapılmalıdır.

Bitirdiğiniz zaman yine 1b Figüründe olduğu gibi ayaklarınız birlikte ve elleriniz belinizde olacak şekilde ayakta durun. İki kez burnunuzdan tam, derin nefes alıp dudaklarınız “0” şeklindeyken ağzınızdan verin.

Tibetli #5

Bu egzersizi ağırlığınızı avuçlarınızla ve ayaklarınızın ayalarıyla destekliyor halde başlayın. Hem kollar, hem de bacaklar birbirlerine yaklaşık 60 santim uzaklıkta olacak. Başınız yukarıya ve geriye doğru bakıyor olacak. Bunların hepsi 5a Figüründeki gibi olmalı. Kollarınızı ve bacaklarınızı düz tutarak burnunuzdan nefes alın ve kalçalarınızı yükseltip çenenizi göğsünüze bastırarak vücudunuzu 5b Figüründeki gibi eşkenar bir üçgen haline sokun. Burnunuzdan veya ağzınızdan nefes vererek başlangıç pozisyonuna geri dönün. Avuçlarınız ve ayaklarınızın ayaları hariç, bu egzersizin tamamı boyunca vücudunuz yere değmemeli ve kollarınız ve bacaklarınız hiçbir şekilde bükülmemelidir. Bu hareketi pürüzsüz, bozulmayan bir ritimle 21 kez yapın.

Bitirdiğiniz zaman yine 1b Figüründe olduğu gibi ayaklarınız birlikte ve elleriniz belinizde olacak şekilde ayakta durun. İki kez burnunuzdan tam, derin nefes alıp dudaklarınız “0” şeklindeyken ağzınızdan verin.


5 Tibetli egzersizinin 5 pozisyonunu da tamamladıktan sonra sırtüstü yatıp birkaç dakika rahatlayın. Nefes alış-verişinizin kolay ve yumuşak olmasına izin verin. Vücudunuzu dinleyip ortaya çıkan herhangi yeni bir hisse odaklanın.

Bu programı offline olarak kullanmak isteyenler, buradan PDF halinde indirebilirler.

Referanslar: Christopher S. Kilham – Sağlık, Enerji ve Kişisel Güç için Beş Dinamik Egzersiz

“5 Tibetli Yoga Rutini” hakkında 18 yorum var

    1. Esenlikler,

      Evet, o da kurmaca. Ama böyle kurmaca bir karaktere olan kolektif bir inanç olduğu için bu da bir düşünce formu olarak mevcuttur. Özellikle de düşman “ruhaniyetinin” yoğun olduğu yere giden zevzek “hacı”lar, genelde bilmeyerek düşman düşünce formlarını kanalize edebiliyor. “Mesih/kurtarıcı kompleksi” gibi akıl hastalıklarına yakalanların bir kısmının bu durumunun, düşmana ruhen tamamen açık olup düşman kolektifini bilmeden kanalize ettiklerinden ötürü akli dengelerinin bozulmasından kaynaklandığını düşünüyorum hatta.

      İyi geceler.

  1. Merhaba geçen gün biraz fazla içtim ve üstüne çakmak gazı da kullandım malesef saçma sapan birşey tabi param yoktu sonra birkaç tane parazit gördüm veya hayaldi gördüğüm bunlar beni islami şeyler söyletmeye çalışmış olabilir mi kelime şehadet vb pislikler söylemiş olsam bile inisiyem bozulmuş olabilir mi kendi isteğimle söylemediysem beni ayartmaya çalışmış olsalar örneğin? lütfen burdan cevaplayın

    1. Esenlikler,

      Bu yorumda da belirttiğim gibi “bir yanlış yaptım, adanmam yanmış mıdır” gibi sorular geçersizdir, ama kişinin mantalitesinin gelişmesi gerektiğini de ortaya koyan bir sorudur.
      Adanmanız “bozulmamış” olabilir, ancak Satanizm’e girip hala dejenere bir yaşam sürmeniz uygun mu? Çakmak gazı gibi şeylerin ne kadar absürt ve akıl dışı olduğunu herhalde belirtmeme gerek yok; bunu duyan herhangi birinin ne kadar şoke olacağını düşünürseniz bir de buna Satanizm faktörü olarak 10 kat ekleyin. Biz Satanist’ler olarak insanlığın eliti ve en iyisi olmak için mücadele eden kişileriz, ama siz paranız olsa daha farklı/ağır uyuşturuculara da yöneleceğinizi ima etmişsiniz. Bunlar “yasak” değil ama böyle pisliklere düşen kimsenin bu yola uzun süre tutunabildiğini görmedim; hem kendinizi, hem de sevdiklerinizi yakarsınız. Düşmanın sizi zorlamasını veya ayartmasını düşünmeden önce, kendi iradenizi kontrol etmeyi öğrenin. Bir Satanist bundan çok daha iyisini hak eder.

      İyi sabahlar.

    1. Esenlikler,

      Sitemize attığınız yorumu, düşman oluşumların reklamı olmaması amacıyla sitede tam haliyle yayınlamıyorum. Ama elbette ciddiyseniz cevabı hak ettiğiniz için aynı şeyi daha anlaşılır bir formatta bize maille iletirseniz size o şekilde dönüş yaparım.
      Ve JoS sadece güzel değil, harikadır!

      İyi geceler.

  2. Öncelikle iyi günler rtr lere abandığım bi sırada yhwh ye inandırılmaya çalışıldım ve ona tanrım falan dedim gece bile bilinçliyken şimdi yeniden inisiye olmalı mıyım tanrılara iyi hizmet ettiğimi düşünüyorum bunun için düşman beni kendine çekmeye çalışıyor ? ayrıca demonlaşmaylada ilgim var ?

    1. Esenlikler,

      RTR’ların öncesinde iyice enerji yükseltip kendinizi korumuş olun, ardından da temizlenin. RTR yaptığınız için düşman kudurabilir, ama yaptıkça düşmanın etkisini hayatınızdan da def ettiğiniz için size öyle kolay bulaşamazlar.
      Ve, “dilim sürçtü, şimdi adanmamı yenilemem gerekir mi” gibi sorular çok İbrahimi. Sorun bu değil, sorun sizin hala İbrahimi mantalitesinden çıkamamış olmanız. Zaten düşmanın da zihninize bu kadar kolay etki edebilmesi, deyimi yerindeyse kancalarının hala içinizde saplı olmasından ötürüdür. Zihninizi temizlemeli ve İbrahimi dünya görüşünü, inançları ve bu tür progrmalamaları aklınızdan da, ruhunuzdan da tamamen atmalısınız. Ve hayır, “tekrar adanmanıza” falan gerek yok.

      “Demonlaşma”dan kastınız nedir? Demon Tanrı demektir. Zaten insan ruhani pratiklerle kendini en nihayetinde Tanrılaştırır. Spiritüel Satanizm’in nihai amacı da budur.

      İyi sabahlar.

  3. bu hareketleri hangi rutinle uygulamak gerekir? yeni adandım ve bir kaç gün içinde 40 günlük meditasyona başlıcam. bu hareketleri her sabah belli saatte yapmam daha doğru mu olur? 2 ay sonra demon ritüellerini uygulucam ve olabildiğince ilerlemek istiyorum. her gün üstüme düşen meditasyonu yapıp üstüne 10-15 dakika rtr yapacağım. zaten hepsini defterimde not ettim. her gün meditasyon, tibet yogası ve rtr. 2 ayın sonunda iletişime açık olur muyum? ekstra hangi uygulama önerirsiniz? bu arada eklemem gerek; gectiğimiz günlerde sabah uyanınca evdekiler işe gitti. bende gece çok geç uyudugumdan uyku-uyanıklık arasındaydım. yüzümü yıkayıp kendime geldim ve 4 kırmızı yakıp *** demonun mührünü imaje edip zikrettim. 10 dakika falan yaptım sonra en iyisi 40 günden sonra yapayım dedim. Kanapeye uzandım ve bir elektrik hissi geldi. nasıl desem üstüme bir şey çöktü ama karabasan gibi değildi. tatlı bir enerjiydi. ama bir yandan bağırıyormaya çalışsamda sesim çıkmıyor. kesinlikle uykuda değilim. gözlerim açık olmasına rağmen kalkamadım birde kulaklarımda sesler duydum ama gidip gelen radyo frekansı tarzında. belli bir ses değil. kız kardesimin sesi gibiydi. yani değişik bir ruh haliydi. hem ayağa kalmak istiyordum hemde o enerji bana “zevk” veriyordu. sonra parmaklarımı oynatınca aniden kalktı üstümden. konuşamıyordum ama parmaklarımı oyantınca gerçekliğe döndüm. çok farklıydı..

    1. Esenlikler,

      5 Tibetli rutini 40 günlük programda yer almıyor, ama öneriyoruz. Dolayısıyla sabah Hatha, akşam Kundalini Yoga yapıyorsanız gün ortasında da bu rutini uygulayabilirsiniz kısaca. Sıraları farklı olabilir tabii, ama aralarında en azından birkaç saat olmasını sağlayın.

      2 ay boyunca meditasyonlarınızı da düzgünce yaparsanız (ki neyi ve ne kadar yaptığınız da önemli, dediğiniz amaç için psişik duyulara da önem verin), şu andaki halinizden daha ileri olacağınız kesin. Ama aklınızda olsun ki, duyuları tamamen açmak uzun aylar veya bazen yıllar bile sürebilir. Elbette tamamen açılana kadar da kademe kademe ilerliyorsunuz ve amacınıza ulaşmak için %100 açıklık zorunlu değildir, Tanrıların size verdikleri işaretlere açık olun yeter.

      Uyku felcine girmek için uyuyor olmaya gerek yok, beden zihinden daha önce “””uykuya dalar”””. En azından işin biyolojik kısmı bu. Hatta uyku felcine kasıtlı olarak, uyumadan girmek bile mümkün.
      Neyse, işin ruhani tarafına gelince ziyaret edilmiş olmanız muhtemel, ama bunu yapan bir Tanrı mı yoksa bu isteğinizden istifade eden başka bir varlık mı bilemedim, elimizde az bilgi var. Size tavsiyem, sadece belli bir his veriyor diye her şeye açık olmamanız ve Tanrıları çağıracakken Şeytan’dan geçmeniz ve bu sayede Onun koruması ve rehberliğini almanızdır. Malum, şu anda bir savaştayız ve rastlayacağınız her varlık dostane değildir.

      İyi günler.

      1. geri dönüşünüz için tesekkür ederim. benim iletisim kurmak istediğim demon gündüz demonu. bu benim için daha iyi ama sabahın erken saatinde yaptığım taktirde olur mu? erken derken 07-08 arası olabilir. Yani gündüzden kastı bildiğimiz öğle ortası mı kafam karıstı? bu arada iş konusunda planlarım var ve süreci hızlandırmak için 2 ay beklemesem de her gün aksatmadan meditasyonumu yapıp haftada da ortalama 5 gün daveti denersem sorun olur mu? yani rahatsız ediyor gibi algılanır mıyım haftada 5 gün denersem? 2 ay sonunda toplam 40 kez çağırmış olacağım? birde psişik acıklıktan bahsetmissiniz ama demon istese bana istediği gibi mesaj gönderir. ben tamamen kör olsam bile gece uyuduğumda rüyamda gelemez mi? mesajını iletemez mi? rüyalara etki edebilecek güçteler sonuçta. bu arada iletisim konusunda Marchocias iyimiş. iş hayatımdan ve kişisel ilişkilerimden dolayı özgüven problemleri yasıyorum. bu hayatımı etkileyen önemli bir engel. kişisel gelisim adı altında zırva kitaplarında faydası olmadı. marchocias kadın hakları, cesaret, öz imaj, disiplin ve basarılı stratejiler konusunda çok iyimiş. mesela ağzımın iyi laf yapmasını sağlar mı? konuşma tarzı insanı bir yerlere getirir zaten. böyle kişiler iş hayatında kendilerinden çok daha donanımlı insanları, çeneleri sayesinde rahatlıkla ekarte ederler, bildiklerinin seviyesi bir (rakamla 1) bile olsa onu öyle bir anlatır ki patron/işveren gözünde bu 10 hatta belki 100 görünür. aşka hayatında da aynı şansa sahiptirler, tipsiz de olsa, doğru düzgün işi gücü de olmasa 3-5 dakikalık bir tanışma/konuşma faslıyla karşı cinsi kolaylıkla tavlarlar. elbette çeneden kastım çok konuşmak değil. ama işte ben böyle biri değilim. bu özellik genellikle doğuştan gelir derler ama sonradan da yaş çok geçmeden tabi öğrenilebilir. kısacası buna ihtiyacım var. böylelikle şirkette yükselebilirim. zaten itici, kısa bir kız değilim. tek mesele karsımda birinin ağzı iyi laf yapıyorsa tutulup kalıyorum. hazır cevap olamıyorum. mesela geçen gün kafede biriyle tanıstım. dans ettik. baya baya yakındık. hem içtik, hem yedik, sohbet ederek oturduk. iletişimi çok çok iyi, beni güldürüyordu ama ben biraz pasif kaldığım için olmadı. benim sorunum bu zaten karşımda ki kişi çok rahat konuştukça ben sadece dinlemekten keyif alıyorum. bu da sosyal ve iş hayatımı olumsuz etkiliyor.

        1. Esenlikler,

          Gündüz vakitleri Güneşin aktif olduğu tüm zamanları kapsar. Güneşin doğmuş olması yeterli.

          Her gün meditasyonunuzu aksatmamanız zaten yapmanız gereken şeylerden bir tanesi, sadece işinizin görüleceği zamana kadar yapıp sonrasında salmak çok mantıklı bir hareket olmayacaktır tıpkı haftada 5 kez Tanrıları çağırmaya çalışmak gibi. Bunu kesinlikle yapmayın. Zira sizden yardım isteyen biri olsa ve haftada 5 kez gelip kapınızı çalsa çok hoş karşılayacağınızı düşünmüyorum. Tanrıları sürekli çağırmaya/iletişim kurmaya çalışmak sizin olumlu sonuç almanıza hiçbir şekilde katkı sağlamaz. Çünkü iletişim kurma veya çağırma kısmında Tanrılarla ilgili bir durum söz konusu değil. Bu iletişimin kurulması ya da geldiklerinde hissetmeniz tamamen sizin psişik açıklığınızla alakalı. Meşgul olan ve o an size zaman ayırayamayacak bir Tanrı yeterli psişik açıklığa sahip olduğunuzda bunun da mesajını gönderir, ya da görevlendirilmiş bir Lesser Demon aracılığıyla onunla iletişim kurmanız sağlanabilir. Tam olarak bu yüzden haftada 5 kez bir Tanrıyı/Tanrıçayı çağırmaya çalışır ya da iletişim kurmaya çalışırsanız, uygun psişik açıklıkta olmayacağınızdan bunun tek sonucu Tanrıyı/Tanrıçayı şiddetli derecede rahatsız etmek olacaktır. Acele iş yapayım derken saygısızlık etmek istemezsiniz. Aceleci olmayın, meditasyonlarınızı yapın. Birazdan cevaplayacağım sorularınıza şimdiden genel bir yanıt verecek olursam, zaten bu sorunlarınızın çözümü için herhangi bir Tanrıdan/Tanrıçadan yardım almanıza gerek yok. Ruhaniyetle, karelerle ve büyülerle rahatlıkla üstesinden gelebileceğiniz sorunlar bunlar.

          “Psişik açıklığım olsa ne olmasa ne, onlar Tanrı değil mi?” bakış açısı da hiç doğru bir bakış açısı değil. Kaldıramayacağınız bir yükü ellerinizden tutarak bir başkasının, siz kaldırıyormuşsunuz gibi kaldırmasına benzetilebilir bu durum. Sizin yerinize kendisiyle psişik bir bağ kursa bile siz bunu yine algılayamayacağınızdan, o taşı kaldırmak zorundasınız. Sizin algılarınızı bir göze benzetirsek, henüz gözleri açılmamış bir bebeğe de renkleri gösterip öğretemezsiniz. Bu psişik iletişim, bağ, hissiyat ve iletişim konusunun Tanrıların gücüyle hiçbir alakası yoktur. Tanrılar zaten bunu yapabilecek gücün çok daha üstündeler. Sizde bir alıcı olmadıktan sonra dilediğiniz kadar sinyal gönderilmesini isteyin, o sinyalleri alamaz ve algılayamazsınız. “Tanrı” kavramını yıllardır insanların içine kazınmış düşman bağlamından dolayı bu şekilde algılıyor olabilirsiniz, ama gerçeğin bu dayatılan bağlamlarla ilgisi ve alakası yoktur. Tanrılar/Tanrıçalar bize balık vermek yerine çoğunlukla bize balık tutmayı öğretirler. Onlar öğreticidir, eğitmendir.

          Yani evet “ağzınızın iyi laf yapmasını” sağlamak yerine “nasıl daha özgüvenli, nasıl daha iyi bir konuşmacı” olmayı ya da nasıl daha girişken olabileceğinize dair size kendinizi eğiteceğiniz kapılar açıp, bu konuda gelişiminizi hem hızlı hem de pozitif şekilde tamamlamanızı sağlayabilir. Satanizm’de ve dolayısıyla gerçeklikte “armut piş, ağzıma düş” mantığı çok nadir de olsa gerçekten acil olan bazı durumlar dışında işlemez. Bir işi kendinizin başarması, tam olarak yardım istediğiniz “özgüvenli olma” konusunda yapabileceğiniz en büyük geliştirmeyi de sağlamış olacak. Bir şeyleri yapabiliyor olduğunuzu gördükçe kendinize olan inancınız da inanılmaz derecede artacak.

          Tanrıların eğitim şekli tahmin edebileceğinizden çok daha erdemli ve yardımcıdır. Siz bir konuda yardım istersiniz, karşınıza çıkan ya da çıkabilecek olan yollar size birçok şey gösterebilir ve öğretebilir. Özetiyle bu yolların büyük kısmı kendinizin bu işi nasıl başarabileceğine yönelik şeyler olacaktır, eğer ki gerçekten büyük bir önem ve aciliyet arz etmiyorsa.

          Kişisel tavsiyelerime, genel özete ve cevabımda önemle vurgulamak istedeğim yerleri kısaca tekrar etmem gerekirse:

          Öncelikle kesinlikle Tanrıları sık sık çağırmayın. Bu onları rahatsız eder. Eğer meşgul olduğuna dair bir işaret ya da bilgilendirme alamıyorsanız, çok yüksek ihtimalle yeterli psişik açıklığa sahip değilsinizdir. Diğer ihtimalle de o sizi duymuştur ve yardım edecek veya kendiniz halletmeniz için gerekli işaretleri, yolları size gösterecektir ya da istediğiniz şey için yeterli psişik açıklığa sahip olmanız ve kendisiyle iletişim kurmanız gerekmekte, bunun için de daha çok meditasyon yapmak zorundasınızdır.

          Tanrılarla iletişim, görüşme, konuşma Tanrıların gücü kudretiyle değil sizin psişik açıklığınızın olup olmamasıyla ilgilidir. Onlar bizim yerimize gelip bizim çakralarımızı açıp temizleyip, bizi temizleyip aklayıp paklayıp gün yüzüne çıkartmazlar. Bunu siz yapmak zorundasınız. Bunu yaparken yaptığınız meditasyonlarda, büyülerde size dilerseniz seve seve yardımcı olurlar. Ama yardım etmek ile bir şeyi sizin yerinize yapmak çok farklı şeylerdir. Yukarıda da verdiğim örnekten anlayacağınız üzere, sizin yerinize yapmış olsalar bile bunu siz yine yetersiz olduğunuz için anlamayacak ve fark etmeyeceksiniz.

          Özgüveninizi arttırmak için bol bol meditasyon yapabilirsiniz. Meditasyonlar bu konularda da oldukça yardımcı olur. Buna özel büyü de yapabilirsiniz. Astrolojik haritanızı kontrol edip, böyle bir durumda olmanıza sebep olan herhangi bir açı ya da bir gezegen etkisi var mı yok mu buna bakıp, bu etkiyi ortadan kaldırmak için veya özgüveninizi gezegenlerin enerjilerinden faydalanarak arttırmak için gezegen kareleri yapabilirsiniz. Bunlara ek olarak, okuyun, bilginize bilgi katın. Kendinize birkaç hobi edinin, sporla uğraşabilirsiniz. Biliyorum çok klasik geliyor ama bu böyle. Sizin elinizden bir şeyler çıktığını, bir şeyler başarabildiğinizi gördükçe özgüveniniz ve diğer insanlarla iletişim kaliteniz artar. Kişisel bakımınıza da özen gösterin. Kendinizi tanıyın, sevin. Hem fiziksel hem ruhani olarak kendinizi geliştirin, güçlendirin. Bedeninize ve ruhunuza iyi bakın.

          İyi geceler.

  4. Merhaba,

    1)Bu hareketler aynı zamanda postürümüzü düzeltir mi yoksa bunun yanında farklı hareketler de mi uygulamalıyım ?
    2) Boyumun uzaması için (1-2 cm) büyü çalışması yapabilir miyim? Modellik yapmak istiyorum boyum şu an 1.84 yaşım 19 bu yaştan sonra uzamam mümkün olur mu ?
    3) Modellik kariyerine başlamak için tanrılardan yardım isteyebilir miyim ? Bunun için tanrılarla iletişime geçmem doğru(etik) olur mu zira boş yere rahatsız etmek istemem.

    İyi günler.

    1. Esenlikler,

      1) Tüm gerçekten faydalı yoga rutinlerinin postüre doğrudan faydası olacaktır. Özellikle Hatha ve Kundalini Yoga.

      2) Eğer geri kalan tüm faktörleri (beslenme, dinlenme, egzersiz, vesaire) de doğru şekilde karşılarsanız bu yönde çalışma yapmak kazanacağınız faydaları arttırabilir. Elbette bu denli fiziksel değişimler için enerjinizin de yerinde olması lazım, o yüzden meditasyonu ve yogayı asla aksatmayın.

      3) Ruhsuz, kişiliksiz, tek işi hizmet etmek olan köleler değiliz, elbette kendi kişisel amaçlarımız da var. Özellikle de Tanrılara daha iyi hizmet edebileceğimiz pozisyonlara gelebilmemiz söz konusuysa, yetenekleriniz ve ilginiz dahilinde yüksek pozisyonlara ve başarılı, mutlu işlere kavuşmamıza elbette yardım edebilirler. Adanma duasında şunları da söylediğimizi hatırlatırım:
      “Ben de bizim ve diğer her şey için yüce tasarılarına yardımcı olmayı dilek ve İrade ediyorum ve karşılığında da İrademi uygulamak istediğim ve seninle İrademizin aynı hizada olduğu her konuda senin bol, koruyucu ve akıl almaz derecede kudretli desteğini ve kabulünü rica ediyorum.”

      İyi günler.

      1. model olmanın dinimize ne gibi hizmeti olabilir ki? Hani yazar olsan neyse de milyonlarca insanı etkileyen satanik eser yaratırsın. Ama modellikle ne gibi bir hizmeti olabilir? Bir de kişi ünlü olsa bile açıkça Satanik mesajlar veremez ki? Yoksa belli partileri desteklemek, ön plana çıkarmaktan mı bahsediyorsunuz? Günümüzde gündeme yön veren ünlüler ne de olsa.

        1. Esenlikler,

          Her şey olabilir. Bu konularda dar düşünmemek gerekiyor. Tabii hukuk, asayiş, ekonomi, medya, akademi gibi alanlarda öne çıkmamız daha iyi olur; ama sanat da önemli. Tabii modellikle sanatçılık aynı şey değil, ama anlıyorsunuz. Onun dışında, herhangi bir alanda imtiyaz ve güç sahibi olunca bunu başka alanlara yaymak da mümkün olacaktır. Atıyorum bir model daha sonra moda dünyasına, oradan da belki medyaya girebilir. Bir yandan da her şeyi sol beyinli bir kar-zarar analizi mantığıyla düşünmeye gerek yok.

          İyi günler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir