Tanrısal Erillik

Bu yazı, Yüksek Rahip Hoodedcobra666’nın eski forumlardaki bir vaazından çevrilmiştir.

 

Tüm halkımıza ve Satanik Yoldaşlarımıza esenlikler.

Bu sorunu belirtmeye dair olan acil ihtiyaçtan ötürü, buradaki insanlarla bazı şeyler paylaşmalıyım. Bu yazı genel olarak erkekler için, ancak tabii ki, kadınlar da “eril” bir taraf barındırdıkları için bunları alabilirler. Ancak yine de erkekler için.

Yazı, katı ve sert Gerçeklerle donatılmış olacak, bu yüzden eğer birisi bunlardan alınırsa, bu durumda geri dönebilir veya okumaya geri devam edebilirler. Hâlen alınganlıkları üstündeyse, Trump destekçisi eyaletlerinin sahilinde kumdan büyük bir kale yapabilirler, kurtarıcıları zaten gelecektir.

Kendileri için daha iyi bir şeye dönüşmek ve bu dünyayı kendi elleriyle kurtarmak isteyen erkekler içinse, daha da ilerisini okumanızı öneriyorum.

Durum ACİLİYET barındırıyor ve bunun ele alınması gerekiyor.

Erkekliğe karşı SAVAŞIN açıldığı bir çağda yaşıyoruz. Erkekliği vahşilik ile karıştıran hokka burunlulardan tutun gavatlığı meziyet bellemiş ve Batıdaki insanları yok etmeye çalışan herkes, erkekliğe karşı bir savaş veriyor. Burada bazı aptalların buradan saldırmaya çalışacağı “SOSYAL” veya “EKONOMİK” Maskülenlikten bahsetmiyorum. ERKEK olabilmenin gerçek özünden bahsediyorum.

Düşman her zaman tabii ki negatif dengesizliği amaçlıyor. Doğuda, kadınlara hayvan muamelesi yapılıyor. Batıda, durum yine dengesiz. Afrika gibi yerlerde, kadınlar düzenli olarak tecavüze uğruyor, ve bu vahşiler, onların klitorisini, bunun için hiçbir nedenleri yokken kesiyorlar. Denilecek daha ne var? Dengesizlik ve spiritüel dejenerasyon zirvede.

*Kişinin cinsel doğasından bağımsız, erkek olabilmek farklı bir şeydir. Erkekliği, karakteristik özellikler olarak tanımlıyorum. Eğer insanlar kişiliklerini kiminle seks yaptıklarına göre biçimlendiriyorsa, bu onların bileceği iştir.

Çoğu insan cinsel tercihleri ile ne kadar erkek oldukları arasında çoğu zaman yanlış olan bağlantılar kuruyor. Cinsel tercihleriniz, bilgeliğinizden alıp götürüyor mu yoksa iyice sizi bilgeleştiriyor mu, veya zekânızı arttırıp azaltıyor mu? Aynı şey erkekliğiniz için de geçerli… Örneğin homoseksüellik hakkında insanların gerçek dışı şekilde lanse ettiği bir şey de, “anal seksin” Şuşumnayı tetikleyip onu “harekete geçirdiği”. Bu sadece, diğerleriyle aynı şekilde bir cinsel aktivite. Bu aşırıya kaçış, kişiyi oldukça pasif ve tümüyle “teslimiyetçi” bir duruma sürükleyebilir. Bu dengelenebilir ve uygulamalarla birlikte geri döndürülebilir. Eğer kişi, gizliden gizliye çoğu Satanist olmayan homoseksüelin yaptığı gibi lubunya olmak istemiyorsa veya “homoseksüelliğini” lubunyalığına bahane olarak kullanmak istemiyorsa, bu bahsettiklerimiz, kişilikle ilgisizdir.

Bir de bunun, homoseksüellerin “feminen” olması gerektiğini; pembe taç takıp insanlara cinsel bölgelerini göstermeleri gerektiğini; ve kendilerinin nasıl da Yahudilerin yarattığı incile dayalı “HIV” denen lanete sahip oldukları için gurur duymaları gerektiğini teşvik eden sosyal bağlamı var. Bu; Pagan ve Aryan homoseksüelliği değildir, ve normal değildir. Daha baskın bir feminen tarafınızın olmasının; barbie bebeklerle oynamakla, tanga giyip kaldırımda dikkat çekmek için twerk yapmakla, “HIV ve Gururlu” yazan tişörtler giymekle bir ilişkisi yok. Bunların tüm hepsi, homoseksüellerin diğer insanlara itici gelmesi için yapılan Yahudi saldırılarıdır. Ve Yahudiler, bu saldırı sanatını iyi biliyorlar. Bunları belirttiğime göre, homoseksüellik ve cinsel tercihler üzerine daha fazla konuşmak istemem, bu kadarı yeterli. Homoseksüellik, kendi başına birinin “erkekliğine” karar vermiyor.

Kötü sonuçlanan tarihi bir örnek, Ernst Röhm’dü. Röhm, binlerce kişilik birliklere kumandanlık yapıyordu. Onlarca yıl boyunca iyi tanınmış ve kabullenilmiş bir homoseksüel olarak kaldı. Organizasyonun ve komutanlığın kararlı bir adamıydı. Kötü yandansa, Hitler’e darbe yapmaya çalıştı ve öteki dünyada bu yüzden soluğu aldı. Ardından neler yaşandığını kim bilir. Bunun, onun “homoseksüelliğiyle” hiçbir ilgisi yoktu. Buna benzer binlerce örnek bulunmakta… Ayrıca, konudan alakasız örnekler de bulunmakta, ancak biz şimdiki konumuza devam edelim.

İnsanların burada çılgınca şeyler söylediklerini görüyorum, örneğin “10 tane büyü yaptım ama hâlâ milyoner değilim?” – “Yahudiler önümüzdeki aya giderler mi?” – “Oy vey, pankeklerimi yakmışım, bu uzaylı saldırısı mıdır?”. Tüm söyleyebileceğim, bunların tiksinç ve zayıf bir davranış biçimi olduğu, ve cidden Tanrıların neden bu kişilerle ilgilenmediklerine şüphem yok. Tanrılara bel bağladığımızda ve onlar da bize sevgi sunup rehberlik gösterdiğinde, oldukları görkemli varlıklardan daha aşağıya düşmüyorlar, ve onlar zayıflıktan hoşlanmıyorlar. Yine de, anlayış gösterip bizim her şekilde gelişimimize yardımcı oluyorlar.

Doğanın ebedi güçleri olan çalışkanlık, güç, devamlılığa dair hiçbir aldırış göstermeyen ağlak gavatlara ilişkinse, buranın dışında olan güçlere dair en ufak bir fikriniz olsaydı, ve onların bariz GADDARLIĞI hakkında bir fikriniz olsaydı, kırarken parçalanmış yumurtalarınız ve yanmış pankekleriniz gözyaşlarınızın sebebi olmazdı. Askeriyede tecrübesi olanlarınızın, yaşamın “karanlık” taraflarını görmüş olanlarınızın TAM OLARAK neyden bahsettiğimi anlayacağından şüphem yok.

Eğer insanlar devrim istiyorsa, o zaman önce güç sahibi olmalılar. Güce sahip olmanın vahşilikle, suçla veya buna benzer şeylerle ilgisi yok. Bu sadece başkalarına istediğini yaptırmak ve gösteriş ile, kibir ile bağdaştırılamaz. Çok daha fazla şey ifade ediyor.

Hokka burunlular, bugün Satanizm olarak bilinen bizim eski Pagan dinlerimizi yok ettiler, çünkü bu dinlerin sürekli yoluna ışık tuttuğu şey, ağacın kökü ve tohumuydu. Buradan bir ağaç tekrardan büyüyebilir. Yahudiler, Goyim’in “Yaşam Ağacını” TAMAMEN ÖLÜ istediler.

Eğer kişi, erkekliğin ne anlama geldiğine dair bir ipucu istiyorsa, o zaman Antik Yunan Tanrılarına bakabilir. Onlar, kişinin hepsini içinde birleştirebileceği, erkekliğin farklı varoluşsal yönlerini temsil ediyorlar. Örnek olarak, Zeus. Zeus, Tanrıların Babası, yasayı ve İlahi Düzeni temsil ediyor. Ares, savaşın efendisi, salt maskülenliği ve delici gücü temsil ediyor. Hephaistos, metal işlemecilikteki (emekteki, çalışmadaki) erillik, ve sanat yoluyla biçimlendirici/üretken güç. Apollo, Güneşin hükümdarı, ayrıca erkeksi görkemi ve çekiciliği yönetiyor.

Ve sonrasında Hermes var, kendi doğası içinde erilliğin uyanıklık, zekâ ve gelişmiş düşünme özelliklerini yönetiyor. Bunların tüm hepsi birleşip, şimdi burada “Tanrısal Erkeklik” dediğimiz şeyi oluşturuyor. Sonrasında Hades var, öteki dünyaya ait, ve kişinin ölümle yüzleşebilme yetisini sembolize eden karanlık güçler ile ilişkili. Dionysos’u da unutmayalım, eril ve dişil tarafların birleşip “mükemmel erkeğin” oluşumunu ve bu yolla Tanrılığa yükselmeyi sembolize ediyor.

Son olarak, Poseidon var, Zeus’un ihtişamlı kardeşi- olağanüstü güç ve dinçliğin Ruhani Uyanış tarafını ve saklı gizleri sembolize ediyor.

Kadınların da kesinlikle eril bir tarafı var. Bu başka bir gücün yansıması ve şimdiki konumuz değil, ancak bu eril özelliklerin Kadınlara da farklı şekillerde yansıdığını bilin yeter. Örneğin Athena, Savaş Tanrıçasıydı, ancak Mars gibi savaşın ortalığı kan götüren kaba yönünü değil- stratejik, hesaplı yüzünü yönetiyordu.

Düşman, klasik olarak, erkekliğe dair HERHANGİ BİR emare göstermemizi istemiyor. Onların istediği şey gavatlar; köleliği arzulayanlar; soyguna, tecavüze, yok oluşa dünden razı olacak insanlar. Düzensiz toplumlar (yasa eksikliği, düzen eksikliği, “Zeus” eksikliği) istiyorlar. Herkesi savaşçı içgüdülerinden koparmak istiyorlar, ve eğer buna sahip olmamıza izin vereceklerse de, bu yönümüzü sadece diğer saçmalıklarla veya video oyunları gibi şeylerle tatmin etmek istiyorlar. Ki bu da gerçeklikten tamamen kopma durumudur (Ares eksikliği). İnsanların mental olarak gavatlaşmasını, çarmıhın tepesine asılmış köleye köle olmasını (mağdur rolünü oynamada master yapmış bir profesyonel olan Yahudi İsa’dan bahsediyoruz), ve köleler olarak tamamen zayıflaşmamızı ve zekâda, eril uyanıklıkta ve yaratıcılıkta yoksunluk çekmemizi istiyorlar (Hermes eksikliği).

İnsanları tabii ki sıkı çalışmadan ve işten uzaklaştırmak istiyorlar, çünkü bunlar eril özelliklere kapı aralıyor, ve tabii ki şu sözü de es geçmemek gerekir, “İş, erkeği ortaya çıkarır” [Not: “Work maketh man”] (Hephaistos eksikliği). Erkekler tümüyle kişiliğin dişil, spiritüel, yaratıcı tarafından koparıldı ve onun yerine kendilerini sahte bir şekilde kadına evirmeye çalışan gavatlar olmaları için programlandılar. Ki bunun “feminenlik/dişillik” ile hiçbir alakası yok, bu sadece uysallığa ve zayıflığa, aptalca yanlış bir KAÇIŞÇILIĞA yol açıyor (Poseidon eksikliği). Feminenlik, zayıflığı beraberinde GETİRMİYOR. Bu sadece zayıflık. “Hades”in ruhu, “ölümün” derinlerine dalma gerekliliği ve Gizlerin derinliği de bulunmuyor elbette.

Çevrenize bir bakın. Çok az insan Gerçeği istiyor, çünkü onlar cesur değiller. Herkes ölümden korkuyor. İnsanlar ayrıca diğer insanlardan da korkuyor. Yakın ilişkilerden ve daha birçok şeyden korkuyorlar. İnsanlık büyük oranda psikopatolojik hâle büründü.

Eğer bu durum devam ederse, Yahudiler ve onların emrindeki vahşiler kazanacak. Vahşiler diyorum, erkekler DEĞİL. Tüm bu “mültecilerin” ve maymunların sahip oldukları özelliklerden hiçbiri erkeklerle ve erillikle ilgili değil. Onlar, bu evrendeki en zayıf kişiler, ve bir köpek gibi güdülerine mukayet olamıyorlar, yaptıkları tek şey bu. Onlar; sadece bu kılığa bürünmüş ama gerçekte gelişimden aciz, sahtekar gavatlar. Gerçek erillik, bunların hepsini yenebilir, çünkü bu insanların gerçek benlikleri, sadece Yahudi ipliğine bağlıdır ve bunu kestiğiniz gibi, personaları yere çakılıp gerçek kimlikleri ortaya çıkacaktır.

Sadece bir süreliğine durun ve etrafınıza bakın, feminenleşmiş Yahudiler bu medeniyetin “İdolleri”. Tüm “eril” kurumlar hor görüldü, saldırıya uğradı ve onlara küfredildi (örnek olarak askeriye). İtfaiyecilik, kolluk kuvveti memurluğu, ve bunun gibi tüm eril mesleklerin sinsice kuyusu kazıldı. Bu sırada, “idol” adlı toplumsal hokka burunlu parazitler parayı götürüyor, onlar için övgüler sel gibi akıyor. Hokka burunlu Daniel Radcliffe örneğin, muhtemelen Uganda’dan bir Siyahi ağzına veriyor, ama Harry Potter filminde cesur kahraman rolünü oynuyor ve sadece eril kahramanın alması gereken ilgiyi alıyor.

Küçük kraliçeler olarak güvenli ve korunan pembe odalarında büyütülen filmlerdeki “sert” karakterler, sonrasında nasıl oluyorsa ninja kılıcı takıp ona buna laf atıyorlar ve erilliğin doruğundaki bir tanrı gibi görülüyorlar. Denilebilecek en olumlu söz, acınası çöp olacaktır.

Yahudiler gülüyor. Tüm bunlara. Bu yüzden Yahudi İsa yalan söylüyor ve çarmıha asılıyken gülüyor, Goyim’in bu kadar salak oluşuna ve sonsuza dek pasifize olmasına gülüyor. “Düşmanlarını sev”. “Oy Vey, adam öldürenler ve kaba olanlar asla lubunyalar cennetine gidemeyecek ve köle sahibi Yahudi’ye ilahiler okuyamayacak, yani ona göre ha!”. “Seks yapma, tanrı seni cezalandırır.” “Et yeme, cehenneme gidersin”. “Eğer gözün günah işlemene neden oluyorsa, onu çıkar at!” “Tanrı, ilk başta kendi yarattığı günahlardan sizi arındırmak için kendi oğlunu çarmıha gerilmeye yollayan koca bir gavattı, yani kendi “tanrı” oğlunu tiyatral bir performansla sizi kurtarması için yolladı”. Oy Gevalt [Not: Yahudilerin “Aman Tanrım”ı]. “Ayrımcılık yapma”. “Irkçı olma”. “Pedofilileri tolere et, onların da bir kalbi var”. “Suçu tolere et”. “Ailenin katledilmesine izin ver”. “Ulusunun kapılarını işgalcilere ve seni öldürmek isteyenlere aç”. “Tanrının krallığı fakirler, uysal kişiler ve zayıflar içinken neden güçlü olasın?” “Kimseyi kurtarma ve hiçbir şey için çabalama, tanrısal Yahudi İsa göklerden gelecek ve seni kurtaracak, söz veriyorum (oy veeyyyyyy)”.

Hristiyanlığı ve Yahudileri tek paragrafta özetledim. Tüm söyledikleri bu.

Devam etmemi istiyor musunuz? Durum bu, ve bu yüzden insanlığın şu an bulunduğu yerde erillik yok. Vahşiler ve maymunlar, Yahudi sıçanları ve pislikler; kadınlarımızı, uluslarımızı ve devletlerimizi, onların kurbanlarının gaspı, aptallığı ve uysallığı sayesinde yağmalıyor, sömürüyor. Eğer bu düzeltilmezse, bu medeniyetler şimdi ve sonsuza dek yok oluşa sürüklenecek. Ve hiçbir zaman, asla toparlanamayacaklar. Ve hiçbir uzay gemisinin varışı, insanların daha henüz kendi doğalarıyla temasta olmadığı gerçeğini değiştirmeyecek. Eğer işler böyle giderse, 100 yıl içinde, erkekler sanki reddedilmek onların ruhunu öldürecekmiş gibi bir korkuyla kadınlarla konuşamayacaklar ve robota dönüşecekler. Lanet olsun, sadece işlerin iyi gitmediği bir gün deyin ve sıradaki kişiye geçin.

Son bir örnek verecek olursak… Almanlar, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra toplu katliama uğradı. Ancak yine de azimlerini korudular. Kültürlerinde güçlü olmak, savaşçı bir ruha sahip olmak vardı. Almanlar arasında dövüş sporları ve benzeri sporlar oldukça rağbet görüyordu. Bu, Doğu’da hâlâ en vahşi şekliyle boy gösteriyor. Çoğu zaman dişler kırılıyor. Otlaklarda, tarlalarda çalışmak gibi insanları GÜÇLÜ yapan şeyler sürdürülüyor. Bunun, insanları zihinsel olarak güçlendirmek için metafiziksel bir etkisi de var. Atletler gibi sıkı çalışan insanlar ne demek istediğimi anlayacaklardır. Bu Ruhta var ve Ruha işleniyor.

Naziler, şans eseri ortaya çıkmadı. Onlar, bu erilliğin ürünüydüler. Çoğu kişi Hitler’i, makul ve iyi bir nedenden ötürü Tanrı Odin’e, Thor’a benzetti.

Erillik, -en azından üstünde durabileceğim Aryanlara özgü olan-, kadınları dövmek, başkalarına kötü davranmak, disiplinsiz bir “isyankâr serseri” olmak, gereksiz agresiflik, cahillik, aptallık, maymun gibi davranmak, hiçbir sebep olmadan terör estirmek ve benzeri şeyler değil.

Tanrısal Erillik, doğayla temas hâlinde olmayla, gerektiğinde boyun eğip gerektiğinde liderlik etmeyle, hedeflere ulaşmak için gösterilen azim ve devamlılıkla, adaletsizliğe karşı savaşçı bir ruhla karşılık vermeyle, ölüm ve hastalıkla karşılaştığında bile geri dönmemeyle ilgilidir. İrade gücüyle kendini fethetmek için sonsuz ve aşınmaz bir istenç göstermeyle, kendinin ve bulunduğun yerin ortak gücünü arttırma yetisiyle ilgilidir. Büyük amaçları başarabilmek adına başkalarıyla en üst düzey düzen içinde ekip hâlinde olabilme yetisiyle ilgilidir. Fedakarlık gerekse bile kendini keşfetmenin ruhuyla ilgilidir. Felaketin kıyısında bile vazgeçmeyi tanımamakla ilgilidir.

Ve eğer ölüm gelirse, adaletli olanı yaptığını bilerek yüzünde bir gülümsemeyle ölümü karşılayabilme ile ilgilidir. Ve son olarak, YOK EDİP yerine yenisini inşa etmeyle ilgilidir. Bu tabii ki Yahudi düzeni içindir, gerektirdiği gibi daha kutsal, güçlü, kirden ve pislikten arınmış olarak Centil Düzeni ile değişmelidir.

Bu nasıl olacak? Kendiniz ile başlayın.

Çoğu insanın “erkeklik doğuştandır” deyişi, sadece yarım bir doğruluk payı içerir. Bir erkek ayrıca gelişimle ve kişinin özündeki ham ögelerin geliştirilmesiyle de yaratılabilir. Ayrıca, eğer bir şey kayıpsa, kesinlikle o şey yeniden bulunabilir, yani umudunuzu yitirmeyin. Niteliklerinizi geliştirin ve her zaman iyiye gidin.

Romalı Pretoryanlar gibi, Samuraylar gibi olun, Elit olun. Daha aşağısını hedeflemeyin. Günümüz dünyasının sizi köleleştirmek istemesinden bağımsız olarak güçlü ve onurlu olun.

Sonrasında, özgür olacaksınız. Onura doğru yapılan yükselişin gerçek çabası, Erkeğin ruhunu belirleyen şeydir.

-Yüksek Rahip Hooded Cobra 666

“Tanrısal Erillik” hakkında 2 yorum var

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir