Kundalini Yoga İle İlgili

– https://www.joyofsatan.org/www.angelfire.com/empire/serpentis666/Yoga.html adlı Joy Of Satan sayfasının çevirisidir —

Şeytan Baba benden bu yazıyı yazmamı ve herkesin bundan haberdar olmasını ve gruplara da göndermemi istedi. Konuya geleceğim. Neredeyse herkes düşmanın ruhsal bilgiyi yok etmek ve bozmak için sızma yoluyla nasıl çalıştığını bilir. Gerçek Satanizm”in kökleri ve temelleri Kundalini [SERPENT/YILAN] Yoga’da bulunabilir. Ne yazık ki, öğretilerin çoğu, onları çok iyi yapmak ve onları takip edenlerin herhangi bir kişisel güce sahip olmayacağından emin olmak için tasarlanmış talimatlar ve uygulamalarla istila edilmiştir. Bunun iyi bir örneği, Hindistan’da hiçbir şeye sahip olmayan, bir barınakta yaşayan, yüceltilmiş bir köpek kulübesinden başka bir şeyi olmayan, kendilerini ölümden gelen küllerle örten, sadece tek şey giyen sayısız yoga uygulayıcısıdır. Sadece bir ‘Mesih paçavrası’ giy ve varoluş gibi bir ölüm yaşa. Turistler, aşramları ve tapınakları ziyaret edenler, bu acınası dilencilere verilen birkaç sent karşılığında kendi yaşam güçlerini ve enerjilerii olan ‘kutsamalarını’ alırlar. Bu zavallı ruhlar çok fazla manevi güçle doludur, ancak düşman öğretileri onları kasten yanlış yönlendirdiği için bunu nasıl kullanacakları hakkında hiçbir fikirleri yoktur.

Tutarlı meditasyonlar ve kişinin kendini ruhsal olarak ilerletmek için gerekli çalışmaları yapması dışında, kişisel güç elde etmenin gerçekten hiçbir kuralı yoktur.

Düşmanın bozulmuş saçmalığı bariz. Çoğu kitapta artık yogayla ilgili bir gün var. Bu HASTALIKTIR ve tanrıyı elde etmekle hiçbir ilgisi yoktur. Bu düşman yolsuzluklarını takip etmek, yalnızca hiçbir gücünüz olmadığınızdan ve dünyayı köleleştirmek için gizli güçleri kullanma gündemlerine karşı bir tehdit oluşturmadığınızdan emin olacaktır.

En kötüsü sadece çılgınca değil, potansiyel olarak ölümcül olan kendine zarar verme ve ilgili uygulamalardır.!! SATANİZM’DEKİ TEK ‘GÜNAH’ APTALLIKTIR !!

• Dilin epifiz bezine geri uzanabilmesi için dilin alt tarafının kesilmesi.
Bu sadece çok tehlikeli değil, aynı zamanda tamamen gereksiz! Bunu yapan aptallar artık normal konuşamaz ve düzgün yemek yiyemez. Bu sakatlama üzerinde çalışan metinler, sakatlanan kişinin normalde “bir mağarada yaşamak için emekli olduğunu, normal konuşamadığını ve çok fazla yemek yiyemediğini” anlatıyor. Biri açıkça boğularak ölebilir. Bu tam bir deliliktir! Epifiz bezi üzerinde sürekli ve kapsamlı bir şekilde meditasyon yapan herkes bunun tamamen aptalca ve gereksiz olduğunu bilir.

• Uzun bir bez/paçavra yutmak.
Yukarıdakiler kendisi için konuşur. Dilin kesilmesi gibi bu da çok doğal olmayan ve gereksizdir. Ölümcül olabilir. İnsanın bağırsakları bu şekilde çıkarılır.

• Rektumdan kolona kadar su alınması

• Burun deliklerini yıkamak veya burna ‘Neti’ olarak bilinen nesneler sokmak.

• Bekarlık [Cinsel Perhiz] İnsan doğası gereği sosyaldir ve cinsel olarak dokunulmaya ve sevilmeye ihtiyaç duyar. Orgazm gerekli bir boşalmadır.
CİNSEL ÇEKİNME SON DERECE SAĞLIKSIZDIR!
Kişi uygun bir eş bulamıyorsa, kişinin ihtiyaç duyduğu kadar iyi bir orgazm şeklindeki cinsel enerjiyi rahatlatması önemlidir. Bu kişisel ve bireyseldir. Kişinin kendi cinsel orgazmını reddetmesi genellikle sadece ciddi psikolojik sorunlara değil, aynı zamanda fiziksel sorunlara da yol açar ve bu popüler yogik öğretilerin aksine, bekarlık aslında ruhsal ilerlemeyi engeller.

• Bir diğeri ise diyet.
Bu bireysel bir seçimdir. Yoga yapmak veya kişinin ruhsal güçlerini geliştirmek için vejetaryen bir diyet hiç gerekli değildir. Bu, yoga ile ilgili hemen hemen tüm metinlerde ve diğer birçok yazıda dile getirilir. Ne yediğiniz kendi kişisel seçiminizdir. Tabii ki, tutarlı bir şekilde hızlı ve abur cubur diyeti olan herkes sonunda sağlıksızlığa yol açar, ancak ara sıra aşırı yeme, baharatlı yiyecekler, et vb. ruhsal ilerleme. Burada kendi deneyimimden konuşuyorum.

• Ayakları ve alt çakraları görmezden gelmek.
Alt çakralar önemlidir. Kendinizi iyileştirmek, HERHANGİ BİR sihir yapmak ve iyi bir özgüvene sahip olmak istiyorsanız, güçlü alt çakralara sahip olmalısınız. Günümüzde en popüler ve kolayca bulunabilen yoga metinlerinin alt çakraları geliştirmeye karşı tavsiye etmelerinin nedeni, kişisel gücünüz olmadığını görmektir. Ayaklar da çok önemlidir, çünkü burası ritüeller ve başkalarını iyileştirmek ve çok daha fazlası için enerjiyi çektiği yerdir.

• Siddhileri Görmezden Gelmek
Herhangi bir siddhi üzerinde çalışılmalı ve geliştirilmelidir. Kundalini yoga ve maneviyatın konusu budur.

• Bir insan “Guru” [ruhsal öğretmen] ihtiyacı
Yine, bu da gereksizdir. Bu tür şeylerin çoğu genellikle para kazandıran bir hiledir ve çoğu durumda kör körüne yönetir.
Şeytan Baba ve Demonlar bizim “Gurularımız”dır. Onlar GERÇEK Ustalardır.

Maneviyat yolunda bugün kolayca elde edebileceğimiz şeylerin çoğu korkunç bir şekilde yozlaştırıldı. Gerçeği bilen ve dünyayı köleleştirmek için okült güçler kullanan düşman güçler için , bir tehdit olduğu yerde kimsenin ilerlemediğinden emin olmak için halka kasıtlı olarak yalan söylendi.

Kapanışta, çok yakında çok daha fazla bilgi gelecek. Kundalini [Yılan] Yoga, doğru bir şekilde yapıldığında, tanrılığa giden yoldur ve Gerçek Satanizmin temelidir. Eski gravürlerde ve benzerlerinde dünyanın birçok bölgesinde görülebileceği gibi, başlığı şişirilmiş kobra, yılan enerjisi aktive edildiğinde genişleyen aydınlanma bilincini sembolize eder. Bu giderek daha fazla farkındalık olarak kendini gösterir.

 

35 thoughts on “Kundalini Yoga İle İlgili”

  1. Merhaba, Konumuzla alakası pek yok ama ailemden dolayı sorumluluklarımı yerine getiremiyorum. Kendileri fazlasıyla dincidir. Daha sabah beni meditasyon yaparken yakaladıkları için bir ton laf yaptılar. Ne kadar araştırma yapsam da kendimi geliştirmeye çalışsamda her seferinde karşıma çıkıp bir engel yaratıyorlar bu yüzden bütün keyfim, motivasyonum ve enerjim gidiyor. Bu beni çok rahatsız ediyor . Daha gencim ama çok zaman kaybetmekde istemiyorum. Bunun için bir öneriniz var mı? Cidden artık büyü yapmak zorunda kalıcam ama şansa bak ki büyülerde kullanıcağım malzemeleri almama izin vermiyorlar. Mum yaktığımda bile evde kıyametler kopuyor. Yani demem o ki yapabiliceğim bişi var mı çünkü suçlu hissediyorum yardım edemediğim için. iyi günler.

    1. Merhaba,
      Öncelikle söylemeliyim ki sizi çok iyi derecede anlayabiliyorum. Eğittiğim bir SS bu sorundan müzdaripti. Gelir benim evimde meditasyonlarını yapardı. Ailesi oldukça yobazdı ve anlayışsızdı. Şuan çok iyi spiritual seviyede. Sizden ricam pes etmemeniz. Bir kaç tavsiyem var :
      1)Sessiz bir kütüphane ortamında (vb. bir yer) astral tapınağınızda meditasyonları yapabilirsiniz. Titreşimli çalışmalarda dahil.
      2) Sevdiğiniz ve anlayışlı (yobaz olmayan) bir arkadaşınız kabul ederse evinde yapabilirsiniz
      3)Doğaya veya sakin bir ormana yakınsanız kimsenin görmeyeceği şekilde huzurlu bir şekilde yapabilirsiniz. Tabiki bu dediğim kış için geçerli değil.
      İyi günler

      1. Cevap verdiğiniz için ve tavsiyeleriniz için çook teşekkür ederim. Asla pes etmek gibi bir durum olamaz ne olursa olsun doğruya bu kadar yaklaşmışken bırakıcak değilim. Maalesef çevremde yobaz olmayan bir insan yok ama bir yolunu bulucam. Her şey için yeniden teşekkürler. İyi akşamlar.

  2. Esenlikler,
    Bu sayfada yazılanlarla alakalı/alakasız belli bir süredir aklıma takılan soruları sormak istiyorum.
    1. Ölü birisinin -herhangi bir yakınımız- geçmiş yaşamlarını vs. öğrenebilir miyiz?
    2. Runeleri kullanmak için illaki transa geçmemiz gerekiyor mu?
    3. Meditasyon, ayin, SS’likte az da olsa ilerlediğimin farkındayım. Hayatıma karışmasını engellemek istediğim birisine bağlama büyüsü yapmak istiyorum. Bunun için ileri düzeyde trans tecrübelerimin olması gerekiyor mu? Trans konusunda başlangıç denilebilecek bir yerdeyim bu sitede yazılanlara göre. Hatta tam olarak transa geçip geçemediğimden emin bile değilim.
    4. Gezegensel karelerden bir günü tamamladıktan sonra onaylamamız ‘sahip oluyorum, gerçekleşiyor’ yerine varsayım şeklinde olabilir mi(sahibim, … bana ait gibi)?
    5. Bilinçaltımda olumsuz etki bırakan olaylar için akşam yatmadan önce ve sabah düzelmesini istediğim konu hakkında affirmasyon yapmam zamanla düzelmesi yönünde etki eder mi? (Örneğin özgüvenim artıyor, konuşmam daha akıcı ve düzgün hale geliyor vb.)
    Son bir haftadır sizin sayenizde sitede daha aktifim, her gün yeni bir yazının gelmesini bekler oldum. Meditasyonlarıma daha fazla özen göstermeye başladım. Aktifliğiniz ve bizleri bilgilendirmek için harcadığınız çaba takdir edilesi. Eminim bilgi edinme konusunda daha da ilerleyeceğiz.

    1. Esenlikler,

      1- Her şey akaşa kayıtlarında yer aldığı için teknik olarak mümkün. Ancak akaşa kayıtlarına erişilse bile önceki hayatlar gibi bir şeyi bulmak kolay mıdır bilemeyeceğim. Akaşayla kendi arandaki bağ için Sümer rünü var. İlk ismi MUMMU ve ikinci ismi ALALALABAAAL. Aşağıda rünün görseli de var. Görsele odaklanarak/imaje ederek titretmen iyi olacaktır.

      2- Hayır, gerekmiyor. Meditasyon ve büyülerde trans genellikle opsiyoneldir.

      3- Hayır, gerekmiyor. Trans dediğim gibi genellikle opsiyoneldir. Tabii bazı çalışmalar için olmazsa olmazdır ama titreşim gerektiren çoğu çalışmada belirttiğim gibi opsiyonel.

      4- Şimdiki zamanla ilerlemen daha iyi. Sahibim ve bana ait, şimdiki zaman olduğu için sıkıntı çıkarmayacaktır. Ancak -yor eki işlenmeyi/sürecin devam etmesini de bildirdiği için bu konuda emin değilim.

      5- Evet, buna öz hipnoz deniyor. Yapman gayet iyi olur.

      Türk kardeşlerimizin bilgilenip gerçeğe erişmesini bilmek bizi büyük miktarda sevindiriyor ve devam etmemiz için güç kaynağı oluyor. Şüphem yok ki hep birlikte daha aydınlık bir gelecek bizleri bekliyor. Bunu bilip ilerliyoruz, ve aynı şekilde sizlerin de ilerlemesini sevinçle karşılıyoruz. Daha güzel ve aydınlık günlerin en yakın zamanda gelmesi dileğiyle…

      İyi günler.

      1. Esenlikler,
        Cevap için teşekkürler, geç yazıyorum. Rünleri bir kere yapmamız yeterli olacaktır değil mi? Tek rün kullandım. Sonrasında aklıma bir soru takıldı. 1’den fazla rün kullanımında rünleri sırayla tek tek titretip olumlama mı yapacağız yoksa hepsini sırayla tek tek titrettikten sonra mı yapmalıyız? Karmaşık gelebilir, hatta ne alakası var diyebilirsiniz, sosyal medyada bir dönem sözde “cadı”lar tarafından popüler bir akım vardı. ‘Geçmiş hayatı görme çalışması’ adlı. Beyaz bir insan şöyle yazmıştı “önceki hayatımda yurtdışında -amerika idi sanırsam- siyahi bir kadındım vs” bunu görünce aklıma direk söylediklerinin yalan olduğu geldi. Okuduklarımdan ırkın değiştirilemeyeceği -ruhani olarak sıkıntı yaşamak istemiyorsak(sitede okudum değiştirmek mümkün ancak ruhsal olarak şimdiki ve sonraki hayatlarımızda bolca sorunla karşılaşırmışız, yanlışım varsa düzeltin)- ancak cinsiyet ve soyun da değiştirilemeyeceği kanısındayım(kendi düşüncem değil aslında yine bu sitenin eski yorumlarını kurcalarken okudum) Bu tarzda konuşan insanların sayı 1 değil 5 değil. Acaba meditasyonu yaparken bir yerde hata mı yapıyorlar yoksa düşmanın belli şeyleri görmemeleri için uğraştığı şey mi?

        1. Esenlikler,

          Tüm rünleri titrettikten sonra olumlama yapılmalı. Örneğin Ansuz ve Uruz titretildi, bu 1 tekrar ediyor. Toplam yapılması gereken de 54 diyelim. Ansuz’tan hemen sonra Uruz titretip 2. tekrarı da bitirmiş oluyorsun, böyle böyle 54’e tamamladığında da olumlamayı okuyacaksın.

          Irklar değiştirilemez. Kişinin ruhuna kazılı bir şey bu. Eğer kişi, kendi ırkını inkâr ederse bu sadece depresyona sokacaktır ve kişinin varlığını tehlikeye atacaktır. Bizi tanımlayan, ruhumuza kazınmış ve değiştiremeyeceğimiz şeylerden biri de ırktır. Cinsel yönelimle birlikte bu ve birkaç şeyi daha değiştiremeyiz.

          Geçmiş hayat regresyonu, meditasyon kategorisinin güncellenmesiyle birlikte ileri seviye meditasyon kısmına taşınacak. Geçmiş hayat regresyonu, ancak kişi kendini tamamen kabullenirse ve aklında ya da bilinçaltında bir beklenti olmazsa doğru sonuçları getirir. Ve evet, cinsiyet de ruha kazılı bir şeydir. Soy ise reenkarnasyonlarla birlikte değişebilir. Örneğin İsveçli birisi, sonraki hayatında İtalyan da doğabilir. Önemli olan Beyaz ruhun ve Beyaz kanın varlığıdır. Eğer evrendeki reenkarnasyon sisteminde bir aksilik çıkmazsa (ki çıkması çok düşük bir ihtimaldir), Asyalı birisi hep Asyalı halklar içinde reenkarne olacaktır.

          İyi geceler.

          1. Bir kaç yıl önce arkadaşımın iletişimde olduğu Tanrıya önceki hayatımı sordurmuştum. Ben Tanrı iletişimine açık olmadığım için genelde merak ettiğim şeyleri arkadaşım haftada bir iletişimde olduğu Tanrıya sorardı. Ben bir keresinde biraz depresif hissedip içimde yaşlı bir ruh varmış gibi hissettiğimi, çevreme ayak uyduramadığımı söylemiştim. Aslında bunun üzerine cok konuştuk ama özet geçiyorum. Herneyse kendisi herkesin önceki hayatı olacak diye bir şey yok ama iletişimde olduğum Demona sorarım dedi. Demona “Alex’in önceki hayatı var mı?” Demiş Demon, “Evet” demiş. Öğrenmek isteyince de Akaşa kayıtlarına bakmam gerek demiş.

            Tanrılar akaşa kayıtlarına bakmadan bile bu yaşamımınızın ilk yaşam mı ikinci yaşam olduğunu bilebilir mi? Bilebiliyorsa neden kayıtlara bakma ihtiyacı hissetti? Neyse kendisi bana önceki hayatımda Osmanlının yıkılış döneminde ölen bir Arap olduğumu söyledi.

            Önceki hayatımda Arabistan vatandaşıydım. Bu hayatımda Türkiyenin Doğusunda doğdum. Irk değişebilir demişsiniz ama önceki hayatımda ben bir kadınla evliymişim. Bu hayatımda da şu an eşcinsel bireyim. Bu normal mi? Arkadaşım önceki hayatımda eşcinselliğe dair bir sey söylemedi. Bir kaç kadına aşık olduğumu onlarında yürümediğini söylemişti.

            Ben 3 sınıfa giderken komşumuzun 7. Sınıfa giden oğlu beni taciz etmişti. Evlerinde sevişirdik. Hatta onunla öpüşmek bana büyük bir haz verirdi. Hani diyorum bazen o şahıs hiç yaklaşmasaydı bana benim erkeklere cinsel ilgim olur mu? Sadece cinsellik değil aşık olduğum bir adam da var. Tamamen ak olarak duyduğum aşk. Tanrılar hayatıma etki etmiş olabilir mi? Hayatımı şekillendiren şeyler hep tesadüfü oldu. Satanizmi keşfetmem gibi.

            Siz ne düşünüyorsunuz?

          2. Esenlikler,

            Arkadaşının verdiği mesajlar, iletişiminin tıkalı olduğunu gösteriyor. Zaten netlik yakalanması imkânsız olan bir şey (en azından şu anlık) ama eşcinsel birisi her zaman eşcinsel olur, ruha kazınmış bir şey bu. Cinsel yönelimi değiştirmek mümkün değil. Sadece psikolojik bir eşcinsellik olsaydı bile bir şekilde ilerleyen zamanlarda doğal heteroseksüelliğine geri dönerdin. Bu olmamışsa, eşcinsel ilgi ve haz duyuyorsan, kadınlara karşı bir tepkin yoksa, demek ki ruhun eşcinseldir.

            İyi günler.

  3. Öncelikle yeniden merhaba 40 günlük programa uymak istiyorum ama benim aşırı endişeli bir tarafım var. Aşırı paranoyak bir insanım. Özellikle düşman olan varlıklar tarafından saldırıya uğramak ya da sadece görmek bile beni akıl hastanesine yatırmaları için yeterli bir sebep olacaktır. Ve sanırım kriz gibi şeyler geçiriyorum böyle olaylar yaşadığımda kendime çok zor geliyorum. Şuan bunları yazarken bile o hissi yaşıyorum. Küçüklüğümden beri böyle varlıklara karşı aşırı bir korkutma çabası vardı çevremdekilerde. Ve ben bunu asla aşamıyorum. Bunlardan dolayı üçüncü gözümü açmaya çalışmak ya da onu güçlendiricek bişi yapmak beni çok korkutuyor. Ya da herhangi bir meditasyon yapmaktan çekiniyorum mesela gözlerim kapalı olduğu zaman asla odaklanamıyorum. Psikoloğa gitmeyi düşünüyorum onun yanında boşluk meditasyonuda yapıyorum aralarda ama buda benim paranoyalarımı geçirmeye yetmiyor maalesef.. Başka bir meditasyon ya da herhangi bir şey var mı bu konu hakkında yapabiliceğim ? iyi geceler.

    1. Esenlikler,

      Bu tarz korkular genelde görülür çünkü insanlar kendi gücünden emin olamaz ve neyin ne olduğunu bilemez. Şüphesiz ki korkutmaya da çalışacaklardır, rüya yoluyla ya da meditasyon yaparken vs. bunu deneyeceklerdir. Öncelikle şunu diyeyim, bahsettiğin varlıklar bizden çok güçlü, astral olarak harika varlıklar falan değiller. Kendi güçleri olmayan ve anca “enerji deposundan” ya da ruhu zayıf ve tamamen bitmiş kişilerden beslenerek varlıklarını sürdürebilecek parazitler. Ayrıca bizler SS’iz ve koruyucu demonlarımız var. Hatta biraz meditasyonla zaten gelişmiş bir SS’in bu aciz varlıkların icabına bakması için koruyucu demonunun yardımına bile ihtiyacı yok. Mavi Satanik alevler ve Vinasa mantrası bunun için var. Bahsettiğin korku, güçlü olduğunun farkına varmanla geçiyor. Hatta gelirlerse bizzat parazitleri yakıp gücünü hissedebilirsin, bir daha da korkacağını sanmıyorum. Onun harici Wunjo çalışması, bu korkunu geçirmeni hızlandıracaktır.

      İyi akşamlar.

        1. Esenlikler,

          Bildiğimiz çivit mavisi renginde (Demonların ve Şeytan’ın rengidir) ateşler imgeleyeceksin. Bir odayı ya da o tarz bir mekânı temizlemek için oldukça etkilidir. Vinasa da, kendi çıkarımıma göre muhtemelen İngilizce “vanish” ile eş kökenli olan Sanskritçe bir mantra. Vİİ-NAA-SAA diye titretiliyor ve parazitleri ve ona benzer düşman varlıkları kovmada işe yarıyor.

          İyi geceler.

      1. Yeniden hayatıma bir çok şey kattığınız için teşekkür ederim. Dediğiniz her şeyi detaylıca araştırıp işleme döküceğime emin olabilirsiniz. Ayrıca bir aptal paraziti yakmak eğlenceli olsa gerek yapılacaklar listeme eklendi. İyi geceler dilerim.

        1. Senin yazdıklarını da okudum dostum . Seni böyle hevesli görmek çok güzel . Tıpkı senin gibiyim bende . Eğer konuşmak içini dökmek istersen hiç cekinme . Gerçi zaryon kardeşimiz zaten sana yardımcı oldu yeterince . Kendisi de çok iyi kalpli biri içimi ısıttı . Bende çalısma yapamıyordum fakat bırakmadım tam ucundayken pes etmedim . Çünkü yemin ettim herkesi ve her şeyi kurtarmaya . Senide böyle inançlı görmek çok güzel . Herhangi bir ortamda meditasyon yapabiliyorum (mantra gerektirmeyen )belki etkisi farklı olur ama sende dene . Hiç yol kalmadığını sandığın halde bile gözünün önündekini göremiyor insan . Sevgilerimle.

          1. Teşekkür ederim böyle samimi davrandığınız için. Size fazlaca katılıyorum bütün yazarlar çok iyi kalpli ve iç ısıtıcı geldi banada :)) Bende herkesi kurtarmak isterim istiyorumda ama bazen onların içler acısı hallerini görüyorum sinirleniyorum değicek mi diyorum. Sonra sadece onlar için bunları yapmadığımız aklıma geliyor ve daha sıkı bağlanıyorum. Meditasyonlarımı ve özellikle korunma yapmayı epeyce arttırdım (günde 3-4 defa aura temizliği ve korunma yapıyorum çünkü fazlaca islami pisliklere maruz kalıyorum). Artık gram korkuyorum desem yalan olur bu kadar çabuk geçmesi beni şaşırttı ama bu sitedekiler dünya peynir dese inanıcak gibiyim. Yine diyorum bir kaç parazitin ve sürüngen yavrusunun beni yolumdan saptırmasına izin vericek bir göz yok bende 🙂 Gözümün önündekileri görmeye çalışırken bazen paranoyak olabiliyorum o yüzden çok dikkat etmiyorum lkfgjdkljhkldgjhkljghkl

      2. Bende vinasa uyguladım ve hatta kombo yapıp tüm evi mavi alevle dolaştırdığımı imgeledim . Ki zaten bahsettiğiniz gibi o aciz varlıklar durdukları gibi kalır. Benimde üst üstte rüyalarıma gelmişlerdi hatta bir keresinde rüyamda ss dostlarımlaydık hepsi çakal sürüsü gibi etrafımıza toplanmış resmen ruhumuzu emmek istiyordu . Satanik mavi ateşle kendi etrafımızda çember oluşturup kendimizi uzak tutuyorduk .

        1. Senin yorumda cevaplama kısmını bulamadim kendi yorumuna ekliyorum . Sadece inan herkesin acısını dindireceğiz . Şu an sadece elimizin ulaştığına yardım edebiliriz . 100 Yıl kadar böyle ilerleyecek belki ama satanizm çağı başlayınca herkesin gözündeki umut ışığını ve mutluluklarını izleyeğiz .O boktan parazitleri siktir et . Belki zamanında korku filmi izlediysen psikolojik olarak etki yapmıştır .Eğer aklına tekrar gelipte korkarsan çağır beni yakalım onları LOL . Burası sihirli bir yer unutma;) İçten ve samimi bir aileye sahip olduktan sonra söyle ne durdurabilir bizi 🙂 . Evet tekrar üzüleceksin tekrar kırılacaksın ama durma . Yine gel yaz buraya . Ben sohbeti severim :d . Beni de zamanında düştüğümde kaldıran kardeşim olmustu belki bu yazımı okur kendisi .

        2. İlk adandığım zamanlarda çok hırslıydım ve sürekli “hele bir yaklaşsınlar nasıl yakıyorum onları” kafasında geziyordum. Koruyucu demonumla iletişime geçmesem de beni pislama geri döndürmek için gelecek parazitlerle mücadele etmek için hevesliydim ve kendi kendime “beni bunun için korumana gerek yok, tek başıma üstlerinden gelirim” dedim. İlk zamanlarda sürekli uykumdan uyanıyordum ve parazitlerden olumsuz etkilenmemek için auramı güçlendirdiğimi, çevremdeki negatif varlıkları yaktığımı imgeliyordum. Gözümü kapatınca ve uyku esnasında rüyama kadar girip beni rahatsız eden varlıklara hep kendimce müdahale ediyordum -yumruk attığımı, hatta önümdeki korkunç suratlı varlıklara kendimce komik kıyafetler giydirip yüzlerindeki ifadeyi gülerek izlediğimi hatırlıyorum-. Benden korktuklarını ve yaklaşmaya çekindiklerini söyleyip duruyordum kendime.
          Açıkçası bu yorumları okurken hep kahkaha attım, benden fenası da varmış 😀 Her şeye rağmen bu yolda hırslı insanları görmek güzel.

          1. Sende beni güldürdün . Hangimizin fena olduğu tartışılmazmı sence . Yemin ederim güldüm ya 😂 . Ben ne düşünuyorum biliyormusun bunlar geliyor tamamı kendilerince korkutmaya geliyorlar tam o anda batırıyorlar kahkahayı suratlarına basıyorum . Ah bi zamanı gelsin ne yapmıyorum . Gardiyanım da en az benim kadar eğlenecektir . Sen de gel o zaman sağlam ekip biz bu işi yaparız 😉 . “Bleach” diye anime var bilirsen ordaki hollow’ları da bunlara benzetiyorum . Bende sizin gibi hem eğlenceli hem hırslı insanları gördükçe iyi oluyorum ve motive oluyorum . Çok yaşayın !!!

  4. Konu ile alakasız olacak ama bir Türk olarak beyaz ya da asyalı olduğumu nasıl anlarım. Saçım açık, gözlerim yeşil ve hafif çekik.(Yörüğüm)

    1. Esenlikler,

      Türkler genel olarak Beyaz’dır. Zaten fenotipin de Beyazlara daha yakın anladığım kadarıyla. Yine de şüphen varsa GD’ne ruhunun hangi ırka ait olduğunu sorarak öğrenebilirsin.

      İyi geceler.

  5. Esenlikler. Daha ömnce de farklı bir yazıya yorum göndermiştim. Şimdi sizlerin bu konuda yorumunu merak ediyorum. İbranÎ kökennli birinin ss olabileceğini düşünüyormusunuz? ya da bu konuya karşı herhangi bir önyargı taşıyormusunuz?

    Saygı.

    1. Merhaba ;
      İbrani kökenli biri SS olamaz. Bu önyargıdan değil doğalarımızın ve yapılarımızın farklı olmasından ötürüdür.
      1-Yaratıcıları farklıdır. Onların tanrısı sürüngenlerdir.
      2- Bir centil geni değil kohen geni taşırlar. Sadece onlarda olan ve gen olarak standart bir insandan çok daha farklı gendir. Yine sürüngen atalarından ötürüdür.
      3- Çakra sistemleri farklıdır. Normal bir insandan hem daha az çakra yapısına hem de farklı dizilişlere sahiptirtirler.
      4- Yaratılışları gereği ölüme programlıdırlar. X bir SS önceki yaşamında iyi bir seviyeye gelmiş ve yolun bir çoğunu yarılamış ise bu hayatta tanrılığa ulaşabilir. Yahudiler ise 3. maddedeki sebepten ötürü ne yaparlarsa yapsınlar ölmek zorundadırlar.
      5- Doğaları gereği yaşatmak için değil yok etmek için varlar. Bu SS yoluna ters olan en net maddedir. Bununda başlıca örneklerini dünyaya baktığımızda görebiliriz zaten
      İyi günler

      1. Dün gece forumları araştırırken de bu minvalde cevaplar okumuştum. Yalnız, forumlarda farkettiğim birşey var. Yahudilerin herşeyin sorumlusu olduğu anlayışıyla gereğinden fazla güç atfediliyor. Farketmeden aslında siyonizmin reklamı yapılmış oluyor. Çok amiane bir tabir olacak ama, resmen yahudiler gelecek hepimizi zükecek mantığı var. Bunu doğru bulmuyorum. Siyonizmi tehlikeli, fanatik yanları olan bir ideoloji olarak düşünmeme rağmen. Hatta, Örgütlü yapısının pek de zararsız olduğunu düşünmüyorum. Ancak, eninde-sonunda insan yahu. Her güç yükselir ve sürdürebilir olmadığı noktada düşer. Sıradan yahudiler de dünyada olup-bitenlerin kurbanı durumunda. Araştırın, Israil bizzat Lib-solun etkisindedir. Geçende çekirge arromalı şekerlemelerin Israilde satılmaya başlayacağını dumyuştum. Eşcinsellik, feminizm vs konularında durum ISrailde de farklı değil. O kadar güçlü olsalar Operasyonlar sırasında Israil şehirlerinde Arap nüfusun başlattığı ayaklanmayı engellemeleri mümkün olurdu. Yanlış anlaşılmasın, her türlü fanatizmin karşısındayım, buna siyonizmin radikal unsurları da dahil. Ancak, bazı topluluklara gereğinden fazla güç atfetmeyi doğru bulmuyorum. Bu öğrenilmiş çaresizliği de beraberinde getirir çünkü.

        1. Esenlikler,

          Yahudiler insan değildir. Onu bir düzeltelim öncelikle. Feminizmse zaten kadın Yahudilerin çıkardığı bir ideolojidir. Kendi kültürleri, kendi kadınlarını bile aşağıladığı ve sadece erilliği yücelttiği için Yahudi kadınlarının böyle bir çaresi olmuştur. Ancak Yahudi her zaman Yahudi’dir ve içgüdüsel olarak buna yönelmeleri bile Centillere zarar olarak dönmüştür.

          Ayrıca Yahudilerin gücünden bahsetmişken, zaten Yahudiler kendilerini Plüton’a benzetir. Plüton; komploların, gizli saklı işlerin, ve tabiri caizse yeraltı işlerinin gezegenidir. Yahudiler kendileri de itiraf ediyor zaten. Eğer öyle açık saçık bir şekilde kendilerini gösterseler yaşamaları mümkün değil. Yahudiler tarih boyunca sinsi bir millet olmuştur. Geç dönem Roma’sındaki bir İmparatorun veziri Yahudi’ydi. Bu adam, İmparatoru sürekli savaşa ve gereksiz harcamalara kışkırtırken, kendisini halka kurtarıcı olarak göstermiş ve İmparatoru kötülemiştir. Bu Yahudi vezirin yaşattığı kıtlık döneminde Yahudi tüccarlar öne atılmış ve kazık fiyata ürün satmıştır. Sonrasında İmparator bu sinsilikleri fark etmiş ve veziri idam ettirmiştir. Ancak Yahudi tüccarlar zenginleştikten, halk da İmparatoru kötü bildikten sonra bir faydası olmamıştır tabii ki. Daha yeni attığımız atom bombasıyla alakalı makaleyi de inceleyebilirsin, ekibin hepsi Yahudi. Yahudiler kurban değil, kurban biziz. Halktan olsun, güç pozisyonundaki olsun. Sonuçta güç pozisyonuna çıkan da Yahudi halktan çıkıyor. Halk tabakası olan Yahudilerin bir şey bilip bilmemesi de bir şeyi değiştirmiyor, çünkü genetikleri bu yönde işlenmiş.

          İyi akşamlar.

          1. “ Kendi kültürleri, kendi kadınlarını bile aşağıladığı ve sadece erilliği yücelttiği için Yahudi kadınlarının böyle bir çaresi olmuştur.” Burayı çok güzel söyledin, hem de çok. Daha iyi anlatılamazdı.

            Fakat Plüton kısmına katılmıyorum. Bu itiraflarının kaynağını paylaşır mısın? Ek olarak Plüton Mısır’ın Osiris’i ile özdeşleşmiştir. Sinsilikse bunu Neptün daha çok yapıyor. Mars-Neptün karelerini ve karşıtlıklarını size hatırlatırım. Plüton yeraltındaki Güneş olarak geçer. Gücü Güneş ile eşittir ve haritanın gerçek güç kaynağı olan 8. evin doğal yöneticisidir; Akrep burcunun da. Akrep ve 8. ev kartal ya da anka kuşuna dönüşmenin burcu ve evidir. Bu sadece basit bir astroloji bilgisi değil, astrolojinin simya ile ilişkisi. Hatta nigredo olarak geçiyor bu seviye. Bu 8. evin ölüm ve yeniden doğum sembollerinden başkası değil. 9. ev ise hem dinin hem Tanrı’nın evi. Bana kalırsa 9. ev kadar mühim bir bilgelik ve hayat dolu Jüpiter’in evi kesinlikle astrolojinin simya ile ilişkisinde Tanrı/çalığın ilk evidir. Üzerinde düşünmek ve konuyu deşmek lazım. Yanılıyor da olabilirim. Her neyse, Plüton için söylediklerinin kaynağını merak ediyorum.

          2. Esenlikler,

            Kaynağı, Yüksek Rahip Kobra’nın forum yazısıdır.

            İfade de şu şekilde geçmektedir:

            For those who don’t know, Israel is ruled by Pluto. Pluto is the small planet. In Jewish Kabbalah, Jews are synonymous with the moon. The way they control and affect the world is through manipulation, conspiracies, lies and deception. They cannot run the world directly. All of this is of course reflected upon this situation.

            İyi günler.

          3. Esenlikler,

            Plüto yahudilerin gezegeni diyorsunuz, benim burcum ise Akrep yani bildiğim kadarı ile Plüto/Mars yöneticisi. Alakasız olacak ama Akrep burcu ile yahudilerin bir bağlantısı ya da benzer bir şeyi olur mu?

          4. Esenlikler,

            Plüton, Yahudilerin gezegeni değil. Yahudilerin işleyiş tarzı Plüton’un işleyiş tarzına benziyor. Demek istediğim buydu. Plüton gezegeni yeraltını ve gizli güç pozisyonlarını yönettiği için böyle bir söylemde bulundum. Yanlış hatırladığım için Yahudilerin kendilerini Plüton’a benzettiğini söylemişim. Doğrusu şu şekilde: “İsrail, Plüton tarafından yönetiliyor ve Yahudiler kendilerini Ay’a benzetiyor.”

            Son olarak şunu belirteyim, biz Centillerin oluşumunda ve karaktersel yapısında tüm gezegenlerin etkisi bulunmaktadır. Her gezegenin iyi kötü eksik yanları ve zaafları vardır. Yani Plüton mesela aşırıların ve takıntıların gezegenidir ama ruhaniyetin ve okültün asıl yöneticisidir, araştırma yönünde dürtü sağlar. Biz, her gezegenin iyi yanlarını alıp dengeyi yaratmaya çalışıyoruz. O yüzden ilk başta sunduğum yanlış söylemi düzeltiyor ve Plüton’un bir Centil gezegeni olduğunu burada bildiriyorum.

            İyi akşamlar.

    1. Astral tapığınızdayken titreştirdiğinizi imaje edeceksiniz. Bu yemek yerken kendinizi düşünmeye benziyor. Ayni mantıkta rünleri titreştirin. Hafif boğazınızla mırıldanarak söylemekte etki gösterir. Eğer bu teknikle rahat edemiyorsan normal şekilde titretmen gerek.

  6. Sol Invictus’a: Cevapla butonu yoktu, buradan yazayım.

    Hmmm evet okudum şimdi. Mümkün olsaydı buradan görüntü atardım. İsrail, 10. evinde Plüton, Ay ve Satürn olan bir devletmiş. 10. ev devletin yönetimi, devletin başındakileri anlatır dünya astrolojisinde. Bu durumda bahsedilen şeyi karşılıyor. Fakat biz Plüton’a benziyoruz dememişlerdir y*hudiler. Diyemezler zaten çünkü hiçbir gezegen hiç kimseye, hiçbir millete yakın olamaz. Her biri hayatın belirli alanlarını semboller ile temsil eder. Orada bahsettiği ise daha çok Ay-Plüton-Satürn kavuşumu. Hatta Ay’dan bahsetmiş daha çok onları betimlerken. Ben bir haritada Ay-Plüton bir de üstüne yanlarında Satürn gördüğüm zaman mağdura yatan, manipülatif, sinsi ve aslında duygusuz, empati yeteneği zarar görmüş bir kişilik okurum. Plüton’nun Ay ile güzel açıları iyidir fakat sert açılarında Plüton’un da Ay’ın da gölge yönü ortaya çıkar. Her şeyin çitt doğası var çünkü. İsrail aynı şeyi Filistin konusunda yapıyor. Yaptıkları onca şeye rağmen utanmadan mağdura yatıyorlar. Olan Filistin halkına oluyor, devleti de geç. İsrail’in yükseleninin Terazi olması, yöneticisinin de Yengeç’te olması ne kadar takım elbiseli, “elit” KATİLLER olduklarını gösteriyor. Öyle görünmüyorlar dışarıdan ülke olarak ancak bu sadece bir imaj tabii.

    1. Esenlikler,

      Faydalı bilgiler bunlar. Ülkelerin astrolojik çizelgeleri bir şekilde ölçülmüş sanırım, nereden bakıldığına dair link paylaşabilir misin? Bilgilendirmen için teşekkürler bu arada.

      İyi akşamlar.

      1. Rica ederiiim. Link atayım: https://www.astro.com/astro-databank/Nation:_Israel

        Link sayfayı direkt atınca çok fazla uzun oldu; bu yüzden sağ üstten PLACIDUS kısmına giriyorsunuz. Ben de açıkçası placidus kullanıyorum. Nadiren whole sign.

        JoS’un resmi sitesinde Türkiye’nin Başak burcuna konulduğunu görmüştüm. Maxine o yazıyı bir yerden almış. Çok bakmamış muhtemelen, yoksa düzeltirdi hemen. Türkiye Akrep ülkesi.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *