Ateistler ve Başka Şüpheciler için Satanik Bilgiler

Referanslar: Aynı isimdeki Joy of Satan sayfası ve Ruhun Fiziği sayfası. Eklemeler ve açıklamalar da yapılmıştır. “Ben” diliyle yazılan ifadeler Yüksek Rahibe Maxine’in ağzındandır.

Bu yazımızda da Ateistler ve okültün, paranormal şeylerin  ve astral dünyanın (“ruhlar aleminin”) olmadığını veya safi saçmalık olduğunu düşünen insanlar için önemli bir mesajımız var. Lütfen birkaç dakikanızı ayırıp bunu okuyun, bir şey kaybetmeyeceksiniz.

Geçmişte Satanizmin ve okültün sadece fantezi, aşırı aktif bir hayal gücünün ürünü ve/veya gerçekdışı aptallıklardan ibaret olduğuna inanan birçok Ateist ve başka şüpheciden kişisel e-mailler aldım. Bu insanların hepsi bana yazdı çünkü çok şaşırmalarına karşın, Şeytan’ın son derece gerçek olduğunu öğrendiler.

Aynı zamanda farklı kaynaklardan, seküler ve “bu taraklarda bezi olmayan” bazı insanların, bu sitede [yani Joy of Satan’da] verilen ritüelleri sadece eğlence olsun diye yaptıklarını anlatan bazı makaleler de okudum. Bu insanlar da çok bariz tecrübeler yaşadı, evet – ama yanlış tecrübeler.

Satanizm, ana akım “popüler” “dinlerine” benzemez. Zihnini Şeytan’a açanlar onu tecrübe edeceklerdir. Ancak ne yazık ki, İslam ve Hristiyanlık gibi İbrahimi inançlar insanlara ruhani/astral dünyanın palavradan başka bir şey olmadığı izlenimini vermiş durumda. Bu inançlarda ruhani tecrübeler yok denecek kadar azdır, hatta sıklıkla tamamen yoktur. Bunların hayat karşıtı doktrinleri tamamen onlardan önce gelen dinlerden çaldıkları materyale dayanmaktadır. Bu çalıntı materyal iğrenç bir şekilde yozlaştırıldı ve içlerindeki tüm ruhani bilgiler tamamen silinip kalan şeyler de dünyayı ruhani olarak köleleştirme amaçlarına hizmet edecek bir hale gelene kadar çarpıtılarak gerçek ruhani bilgilerin ve gücün sadece belli bir azınlığın elinde kalması sağlandı.

Satanizm ise çok farklıdır. Satanizm aslında insanlığın orijinal dinidir. Satanizm Hristiyanlıktan, İslam’dan, Musevilikten, hatta bunların toplamından bile binlerce yıl eski kadim dinlere dayanmaktadır.
Satanizm aynı zamanda modern “dinlerden”, bizim dinimizin bilime dayalı olmasıyla da ayrılır. Okültün her alanı aslında bilimsel olarak açıklanabilir. Ne yazık ki, İbrahimi inançlar insanlığı bilim, teknoloji, okült anlayışı ve ruh bilgisi konularında çok ciddi şekilde geride tutmuştur. Birçoğunun habersiz olduğu şey, bu İbrahimi inançların her zaman için bilgiyi, özellikle de ruhani bilgiyi yok etmek için bir araçtan başka hiçbir şey olmadığıdır. Ancak geride tutulmamıza rağmen bilim de materyalistiğin ötesindeki “metafiziksel”, veya ruhani fenomenleri keşfetmeye başladı.

Quantum Fiziği hakkındaki sınırlı anlayışımız bize insan ruhu hakkında birkaç şey gösteriyor. 1956’da keşfedilen, nötrino isimli bir atomaltı parçacık vardır. Bu parçacık, inanılmaz derecede küçük boyutundan, maddeyle çok az etkileşimde bulunmasından ve “yakalanması” çok zor olduğundan ötürü bilim adamlarının onu incelemesini zor hale getirmektedir. Evrenin “kayıp” 10’da 9’unun nötrinolardan ve nötrino benzeri parçacıklardan meydana geldiği düşünülüyor. Nötrinolar kütleye sahip olmalarına rağmen fiziksel maddenin direkt içinden geçerler. Güneş’ten gelen bir nötrinonun, Dünya’nın en yakın yıldıza olan mesafesi kadar kalın bir kurşun tabakasının içinden hiçbir şeyle çarpışmadan geçebileceği tahmin ediliyor.

Fizik, astronomi ve nörolojideki güncel gelişmeler psişik ve paranormal fenomenler hakkında beklenmedik çığırlar açılmasına sebep oluyor. Fiziksel bedenlerimizin atomları da bu son derece hafif ve hızlı titreşen nötrino ve nötrino benzeri parçacıklara sahip. Bu hafif ve hızlı titreşen parçacıklar, ölüm anında kopan manyetik bir bağla vücudumuza bağlı ruhun “maddesini” oluşturmakta. Ruh, beden ona artık ev sahibi olma işlevini yitirdiğinde bedenden kopar.

Kişi istikrarlı bir şekilde güç meditasyonu yaptıkça, çakraları daha yüksek hızlarda titreşmeye başlar. Bu eğitim, hazırlık ve hazır olma gerektirir, ancak ışık hızlarına yaklaşan hızlarda kişi istediği gibi başka “boyutlara” erişebilir. Burada başka boyutlardan kasıt fiziksel varlığı bırakmak değildir, enerjisel “boyut” veya “varlık seviyesi” diye açıklanabilir. Kısaca kişi ruhani olarak ilerledikçe “yükselir”, varlığı “keskinleşir”.

İnsanlık şu an daha düşük bir boyutta bulunmakta. Bunun dünyamız ve dünyamızın uzaydaki pozisyonuyla da ilgisi var, dünyamızı saran negatif enerji “matrisi” gibi başka sebeplerle de. Daha yüksek boyutlarda renkler, şekiller, sesler ve düşünceler daha nettir. Duvarların içini görmek, her yerde bulunma hissi gibi şeyler mümkün olur. Telepati son derece güçlenir ve diğer duyular da çoğu insanın tecrübe ettiği her şeyden çok daha güçlü ve açık hale gelir. Güç meditasyonu insana bunu sağlar.

“Kirlian Fotoğrafçılığı”, bir auramız olduğu gerçeğini gözler önüne sermektedir. Kirlian fotoğrafçılığı, fotoğrafçılığın x-ışını görüntüleme gibi özelleştirilmiş bir halidir. Şüpheciler ve kafasını kuma gömmek isteyenler Kirlian fotoğrafçılığının da geçerliliğine ısrarla karşı çıksa da, insanların auralarının bir [ruhun güçlerini arttıran] Hatha Yoga seansından önce ve sonra fotoğrafları çekilmiş halleri bulunmakta ve ciddi bir fark olduğu görünmekte. Çünkü aura yogadan sonra çok daha güçlü bir haldedir ve bu, yoga pratiği yapanlar tarafından da çok keskin bir şekilde hissedilir, tüm vücudu saran o “enerji dolu karıncalanma” hissi budur. Ruh enerjiyle “parıldar”. Bundan şüphe ediyorsanız sadece bir ay boyunca Hatha [fiziksel] Yoga yapmayı deneyin ve ruhunuzu hissetmeye başlayıp başlamadığınızı görün. Aynı şey meditasyon için de geçerlidir, 40 günlük meditasyon programını düzgün ve eksiksiz bir şekilde uygulayın ve bu kadar kısa bir sürede bile gerçeklik algınız nasıl değişiyor görün.

Bunun yanında yoganın, meditasyonun direkt genlerimizi etkilediğine dair birçok araştırma var. Hatta “durugörü”nün, “zihin gücü”nün varlığına işaret eden, direkt ve direkt Şeytan‘ın isminin insanın varlığına faydasının belgelenmiş birçok araştırması bulunmakta. Bu “iddialarımızın” detaylarını sitemizde kolayca bulabilirsiniz, işin bilim kısmını zaten daha önce de açıklamışken, burada da açıklamışken çok daha uzatmaya gerek yok. Kısaca Satanizm akılcıdır ve bilime saygı duyar, “inanç” değil kesin bilgi ile hareket eder.

Satanizm, ruhun ve zihnin dinidir. Amerikan hükümeti ve başka dünya güçleri, insanların içindeki bu gücün ve psişik savaşın gayet farkındadır, ancak bu konuyu halktan saklıyorlar (bu konuda referanslar sayfanın sonundadır).

Size ne inanmak öğretilmiş olursa olsun ve neyin mantıksız ve saçma olduğuna inanırsanız inanın, Şeytan ve Demon’ları son derece gerçektir. İbrahimi inançların Onları göstermeye çalıştığı gibi “kötü” varlıklar da değildir. Bu inançların nelere kötü, nelere iyi dediğine biraz düşünen bir insan, zaten bu inançlara göre “kötü” olan birçok şeyin “iyi”, “iyi” diye gösterilen birçok şeyin de “kötü” olduğunun farkında olacaktır. Şeytan bu tarz “iyi”-“kötü” tanımlamalarına sığdırılabilecek kadar iki boyutlu değildir, Şeytan ve Tanrılar bunların çok ötesindedir.

Tecrübesizseniz bunu aklınızda tutun. Geçmişte (belki bu konu da dahil) birçok konuda birçok şey öğrenmiş olabilirsiniz, ancak size öğretilen her şeyi bir kenara koyup saygı ve samimiyet ile ilerlemeye çalışın. Ciddi ve saygılı insanlar, Şeytan ve Demon’ları tarafından aynı şekilde muamele görür.

Sadece eğlence ve “zaman öldürmek” için burada bulunanlar kendi üzerlerine felaketten başka bir şey davet etmiyorlar. Satanizmin diğer inançlardan çok farklı olduğu bir başka konu da zihninizde bu kapıyı bir kez açtınız mı, bunun kalıcı olacağıdır. Satanizm bir nevi sadece ileri gitmenin mümkün olduğu tek yönlü bir yola benzer, geri vites yoktur. Bunu sadece araştırma ve eğitsel amaçlarla burada bulunanlar için söylemiyoruz. Elbette kişi Şeytan’ı ve Demon’ları hayatına davet etmek için gerekli ritüelleri yapmalı veya bilinçli olarak başka şeyler yapmalıdır. Şeytan kendisini kimseye asla zorla kabul ettirmeye çalışmaz.

Bu makalenin amacı dışarıdakileri, Ateistleri ve başka şüphecileri Satanizm hakkındaki gerçek konusunda bilgilendirmektir. Unutmayın, burada size verilen bilgiye ciddiyet ve saygı ile yaklaştığınız sürece hiçbir sorun yoktur. Bana eski şüphecilerden gelen maillerin yanında, bu makaleyi yazma amaçlarımdan biri de bir grup profesyonel ve şüpheci insanın, sadece şaka olsun diye bir Demon çağırma çalışmaları. Bu olaydan benim daha sonra haberim oldu. Satanik ritüellerin hafife alınacak veya oyuncak haline getirilecek şeyler olmadığını zor yoldan öğrendiler. Tanrılar sabırlı ve bilge varlıklardır, ama bize bahşettikleri bilgilerin yavana alınmasını da takdir etmezler.

Gördüğünüz üzere, Satanizm’de her şey kör ve tek taraflı “iman”, itaat ve sizi köpekmişçesine yerin dibine sokup kendisini de tepenize çıkartmaya dayanmıyor. Aksine bilim, bilgi, anlayış, deney, tecrübe etme ve çift taraflı, karşılıklı saygı ve anlayışa dayanan bir din. “Ölünce görürsün”lü, aba altından değnek göstermeli, günümüz hayatından ve dünyasından tamamen alakasız ve kesinlikten kesinlikle uzak bir “inanç” değil; “yaparsan 40 güne kesin görürsün de yaşarsın da”lı, direkt ve bizzat hayatın tam içinde, hayatla tam entegre, hayatı zenginleştiren ve meyvelerini direkt bu hayatınızda bol bol, tatlı tatlı yiyebileceğiniz Gerçek’tir. Denemekten ne kaybedersiniz ki? Günde ortalama 20 dakikadan 40 gün yoga da dahil meditasyon diye düşünürseniz bir aydan fazla zamanda 14 saate yakın bir süre sadece. 3 gün Netflix’teki dizilerinizi binge‘leme süresi yerine bunu yapacaksınız yani. Merak etmeyin, sonra dizilerinize dönmek de mümkün, meditasyon yapan insan dizi izleyemez diye bir şey yok! 🙂

Son olarak bir şey eklemek gerekirse, o da Satanistlerin özgür düşünceye saygı duyduğu ve laikliği önemsedikleri ve savunduklarıdır. Dinimizi agresif bir şekilde yaymayız, ve insanlara zorla ve baskıyla kabul ettirmeye çalışmayız. Burada sitemizi ziyaret etmeyi seçen, konu hakkında meraklı insanlara bilgi vermek için bulunuyoruz. Merak etmeyin, Türkiye’nin resmi dini Satanizm olunca bizden öncekiler gibi kafa kesmeyi düşünmüyoruz!

Paranormal” şeyler hakkında hükümetin bilgisi ve alakası ile ilgili okunabilecek bazı kitaplar:

  • Psychic Warrior – David Moorehouse
  • The Seventh Sense – Lyn Buchanan

Yukarıdaki iki kitap (Türkçesi bulunmamakta), Amerikan ordusunun casusluk amacıyla “remote viewing”i ve psişik insanları kullanmasını gözler önüne seriyor. “The Seventh Sense”te, “Hell”e atıfta bulunuluyor. Burada anlatılan tecrübenin Satanizm veya gerçek “Hell” ile hiçbir ilgisi bulunmamakta. “Cehennem” veya “Hell” hakkındaki gerçekleri öğrenmek için bu yazıyı okuyabilirsiniz.

  • Secret, Don’t Tell; The Encyclopedia of Hypnotism – Carla Emery
  • The New Soviet Psychic Discoveries – Henry Gris ve William Dick
    New Soviet Psychic Discoveries‘ten alıntı:
    “Amerikanlar dış uzay için olan yarışı kazansalar da, Rusların iç uzay için olan yarışı kazanacaklarından korkuyorlardı – yani insan zihni. Demir Perde arkasında konuşlanmış CIA casuslarından, Rusların insanların davranışlarını telepatik olarak etkileyebildiklerine, insanların duygularını ve sağlıklarını değiştirebildiklerine ve hatta sadece psişik güçleri kullanarak uzak mesafeden insan öldürebildiklerine dair raporlar geldi.” “Ancak bir şey ölümcül derecede kesin: Tam da Demir Perde sıkı bir şekilde kapanmadan hemen önce parapsikoloji sondalarımızı (burada bu casuslardan bahsediyorlar) çıkarmayı başardık…”

 

Benzer Yazılar

“E hadi İslam pislik de Hristiyanlık daha mı... Tekrar esenlikler sevgili okurlar. Bir kez daha artık okumaktan öğürdüğünüzü tahmin ettiğiniz bir konuyla karşınızdayız: İslam. Biliyoruz, bu konu hak...
Hristiyanlık ve İsa’nın Borg’u Baba, senin bende olduğun ve benim sende olduğum gibi, onlar da bizde bir olsunlar. " -- İsa (İncil, Yuhanna 17:21). "Asimile edileceksiniz. Borg'l...
“Ama siz kötülüğün efendisine tapmıyor musun... Evet sevgili bayanlar ve baylar, bugünkü yazımızın konusu da tam olarak başlıktaki şey. Bilgi yaymaya çalıştığım platformlarda en sık aldığım soru. Bu...
Tanrıları Algılamada Psişik Açıklığın Önemi... Kaynak aynı isimli Joy of Satan yazısıdır. Bazen Tanrıları çağırma ve onları görme, duyma ve varlıklarını hissetme konusunda bazı insanların sorun ...
Hilaliniz bile bize ait: İslam’ın çalmaya ça... Allah'ın "99 ismi", Kadim Sanskritçe Mantralardan çalıntı Kur'an'a göre İslam'ın "tanrı"sı Allah 99 isme sahiptir. İslam'a boyun eğenler bu pratiği...

“Ateistler ve Başka Şüpheciler için Satanik Bilgiler” hakkında 4 yorum var

  1. Biz öldükten sonra sigilimiz olmayacağı için, kimseye yardım edemeyeceğiz gibi gözüküyor. Ve bu bencillik demektir, magnum opus sadece rahata varmamız için mi? Tanrılar kendi savaşları hakkında nden size söz etmiyorlar?

    1. Esenlikler,

      Mühür iletişimi kolaylaştıran bir şeydir, ama zorunlu değildir. Ancak örneğin kişisel olarak tanıdığınız veya yakın olduğunuz biriyle iletişim kurmak için mühre gerek yok. Ve zaten o derece ruhani güce ve ilerlemeye sahip kişiler, isterlerse kendileri de gidip insanlarla görüşebilirler. Magnum Opus veya genel olarak herhangi bir ruhani ilerleme kesinlikle sadece “rahatlama” için değildir; siz ne kadar güçlü olursanız insanlığın özgürlük eforlarına o kadar iyi ve güçlü destek olursunuz. Bu herkes için böyledir. Şimdi mührünüz yok diye şimdi kimseye yardım edemiyor mu oldunuz? Tabii ki hayır, aksine siz ne kadar güçlü olursanız RTR’larınız, eşinize dostunuza majikal ve başka şekillerde yardımınız, ırkınıza faydanız o kadar güçlü olacaktır. Aynı mantık geçerlidir.

      Tanrılar “kendi savaşları” hakkında “bize söz etmiyorlar”dan kastınız nedir? Dünyada binyıllardır dönen savaşın Paganlar hep farkında oldu, her zaman da bu konuda bir şeyler yapmaya çalıştılar. Şimdiki gibi.

      İyi akşamlar.

  2. Araştırmacı bir yapım var ve dinlere inanmıyorum ; kendi deneyimlerimin izi süren ve kendimde cevapları bulacağıma inanan biriyim.
    Bana öyle bir şey sunun ki düşünüp izini süreyim.
    Bazı yaşadıklarım dışardan değil kendimden gelen bilgilerdir; beni nasıl ikna edebileceğinizi merak ediyorum.

    1. Esenlikler,

      Yazımızda da belirttiğimiz gibi sunduğumuz şeyler de “dışsal” değil, herkesin kendi içinde kolaylıkla tasdikleyebileceği şeylerdir. İkna edilmenize gerek bile kalmamasının yolu çok kolay; günlük 15-20 dakikanızı ayırıp meditasyon pratiğine girişirseniz takriben en geç bir ay civarı bir süre içinde yaptıklarımızın arkasında gerçekten de “bir şeyler olduğunu” görürsünüz, bu bir şeylerin bilimsel olarak açıklandığını bilmeniz sizi daha da rahatlatacaktır. Kaybedecek neyiniz var ki?

      İyi akşamlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir