Astrolojide Öngörü

Kaynak, Joy of Satan’daki Astrolojide Öngörü sayfasıdır. Bu yazıda “ben” dili kullanılan yerler Yüksek Rahibe Maxine’in ağzındandır.

Temelleri anlamak öngörüde çok önemlidir.

Öngörünün çeşitli metotları vardır.

  1. İlerletimler: Efemeris/Gök günlüğü kullanarak her gün, hayattaki bir yılı temsil eder.
  2. Geçişler: Belirli bir zamanda, gezegenlerin gökyüzünde nerede oldukları ve kişinin doğum çizelgesindeki gezegenleri nasıl etkiledikleri.
  3. Güneş Dönüşleri: Güneş derecesine ve dakikasına geri döndüğünde, tüm yıl için çizelge çıkarılır.
  4. Ay Dönüşleri: Ay derecesine ve dakikasına geri döndüğünde, tüm ay için çizelge çıkarılır.
  5. Güneş Arkı İlerletimleri: Efemeris kullanılarak diğer gezegenler, ilerletilmiş Güneş’in gittiği kadar ilerletilir; her yıla bir gün şeklinde.
  6. Her yıl için bir gün geriletilmiş gezegenler: Bunlar doğum gününden itibaren ileri gitmek yerine geri gider.

Yaşamda meydana gelecek olayların gerçekten net, berrak bir resmini elde etmek için, kişi yukarıdaki bütün metotlardan gelen yorumlamaları harmanlamalıdır. HER ŞEYİ göz önünde bulundurun. Ne kadar destek veren açı ve benzeri şeyler varsa, net öngörüler yapılabileceğinden o kadar emin olunabilir. Kişinin hayatında önemli bir olay kendini göstermek üzere olduğunda, genellikle bu yukarıdaki bütün öngörü metotları aracılığıyla görülebilir.

HER YILA BİR GÜN – İLERLETİMLER

Her yıl için bir gün ilerletimleri [“Progress/Progression”] Güneş, Ay, Merkür, Venüs, Mars ve dört ana aks [Yükselen, Tepe Noktası, Ayakucu ve Alçalan] için kullanılır. Dış gezegenler bu metot için fazla yavaş hareket ederler. Gece yarısı tarihi ve gün ortası tarihleri, söz konusu yılın 6 ayını belirler; bu özellikle Ay’ın seyrinin haritasını çıkarmak için büyük yardımcıdır, çünkü Ay diğer gezegenlerden daha hızlı hareket eder.

Bir yıl için bir gün. Örneğin 25 yaşındaysanız, efemeris kullanarak doğum gününüzden bir gün sonradan itibaren ileri doğru saya saya 25 gün gelin. Bu tarihte, 1-2 derecelik orb içinde doğumsal gezegenlerinize açı yapan gezegenler varsa, hayatınızda bir olay olacak. Örneğin doğumsal [doğum zamanınızdaki] Güneş’iniz 20 derece Başak’taysa ve 25 yaşınıza yeni bastıysanız, doğum gününüzden 25 gün sonraya kadar sayıp bakın. Diyelim ki bu durumda Venüs’ün 19 derecede, yani neredeyse 20 derecede olduğunu görüyorsunuz. O zaman bu durumda emin olun ki, o yıl içinde çok önemli bir aşk ilgisi, ilişki veya olası bir evliliğe karışacaksınız. Online astroloji çizelgeleri geldiğinden beri, artık insanlar eski moda hesaplamalar kullanmak zorunda kalmıyor. Bu yukarıdakiler sizin bu işlerin nasıl çalıştığını bilmeniz için.

GEÇİŞLER

Transitler/Geçişler, gezegenlerin şu an gökyüzünde nerede olduğu, ve doğum gezegenlerinize yaptıkları [eğer yapıyorlarsa] açılardır. Burada da önemli açılar yapılıyorsa, alakalı gezegenlerin doğasına uygun olaylar meydana gelecektir. Geçişler daha yavaş hareket eden gezegenleri kapsar: Mars [gerilemedeyken], Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün ve Plüton. Bazı durumlarda Güneş, Merkür veya başka hızlı hareket eden gezegenler tetik görevi görebilir, ama önemli bir etki sahibi olarak değil. Tutulmalar ve kameri aylar da burada önemlidir.

İlerletimlerin 1-2 derecelik orb’larına kıyasla, geçişlerdeki orb’lar daha geniştir. Orb’lar, gezegenlerin etki sahibi olduğu derecelerdir. Doğumsal astrolojide, geçiş yapan gezegenlerin orb’u önemli açılar [birleşim, kare, üçgen ve karşıt açılar] için 8-10 derecedir. Altmışlık gibi daha az önemli açılar içinse, etki orb’u 5-6 derecedir. Yarı altmışlık açı, 72 derecelik açı ve 135 derecelik açınınsa etki orb’u sadece 1-2 derecedir. Örnek verecek olursak, birinin Jüpiter’inin 2 derece Başak’ta ve Plüton’unun da 7 derece Başak’ta olduğunu düşünelim. Bu, iki gezegen birbirinin 5 derece orb’unda kaldığı için birleşim açısı olur. Burada Jüpiter’i ve Plüton’u ayıran beş derece vardır. Şimdi, aynı durumda Plüton’un 7 değil, 18 derecede olduğunu düşünelim. Böyle bir durumda birleşim açısı olmaz, çünkü iki gezegen arasında 16 derece vardır, bu da birleşim açısı için fazla geniş bir açıdır.

Unutmayın, ilerletilmiş gezegenler için orb’lar dardır: Sadece 1-2 derece.

Örneğin, Plüton’un birinin Ay’ına önemli bir evsel değişime işaret eden kare açısı yaptığını varsayalım. Ay 11 derece Balık’ta diyelim. Plüton şu an Yay’ın 16 derecesinde. Plüton hala etkiye sahiptir. ÇOĞU durumda açı ne kadar yakın olursa olayın o kadar meydana geleceğini keşfettim, ancak gezegenlerin 9-10 dereceyle ayrılmış olmasına rağmen olaylar meydana gelmiş durumlar oldu. Dolayısıyla Plüton, yukarıdaki örneğin Ay’ına, Yay’ın 21 derecesinden öteye gidene, orb’un dışına çıkana kadar etki edecektir.

Aynı zamanda çoğu durumda, geçiş yapmakta olan bir gezegenin doğumsal bir gezegenin 2-4 derece yakınına yaklaştığında, bu gezegenle tam bir birleşim yapmadan önce bile bir olayı tetikleyebileceğini keşfettim. Yavaş hareket eden, geçiş yapmakta olan bir gezegen, doğumsal bir gezegenin 5 derece yakınına yaklaştığında gözünüzü dört açın. Hiçbir şey olmasa bile yine de dikkat edin, çünkü geçiş yapmakta olan gezegen doğumsal gezegenin orb’unda bulunduğu sürece her an olaylar meydana gelebilir. Buna gerilemede olan gezegenler de dahildir. Gerilemede olan gezegen kişinin doğumsal gezegeninden geçip, daha sonra durağan harekette olup ileri doğru harekete geçip de doğumsal gezegenin orb’una girince, bu da bir olay tetikleyebilir. Doğumsal gezegene kaç derece yaklaşırsa, bir olayın meydana gelme ihtimali o kadar artar.

GÜNEŞ DÖNÜŞLERİ

Kişinin astrolojik olarak gelecek yılı, her zaman için kişinin doğum gününde başlar. Geçiş yapan Güneş, kişinin doğumsal Güneş’iyle tıpatıp aynı derece, dakika ve saniyede birleştiğinde, gelecek yıldaki gezegensel etkileri ortaya çıkaran bir çizelge çıkarılır. Geçiş yapmakta olan Güneş, doğumsal Güneş’e kare [yani 90 derece uzak] açı ve karşıt [180] açı yaptığı zaman çizelge çıkarılarak daha fazla bilgi alınır. Bu, yılı 3 aylık parçalara böler.

Örneğin Güneş’iniz İkizler’in 10°44’16’’ noktasında. Geçiş yapan Güneş de İkizler’de tam olarak 10°44’16’’ noktasına gelince, bunun tam meydana geldiği zamanda bir çizelge çıkarılır. Geçiş yapan Güneş 10°44’16’’ Başak’ta [yani 90 derece uzak] olduğu zaman, bir çizelge çıkarılır ve buna “çeyrek dönüş” [“quarter return/quarti-return”] denir. Çeyrek dönüş, güneş dönüşünden daha az etkiye sahiptir ve temelinde güneş dönüşü çizelgesinde öngörülen olaylar için bir zamanlayıcı görevi görür. Güneş 10°44’16’’ Yay’da [yani doğumsal Güneş’ten 180 derece uzakta] olduğu zaman, bu kişinin doğum gününden yaklaşık 6 ay sonrasını işaretler. Birçok durumda [ama hepsinde değil], güneş dönüşünde öngörülen olayların sıklıkla, geçiş yapan Güneş’in doğumsal Güneş’e 180 derecelik karşıt açı yaptığında meydana geldiğini gördüm; ama tekrar söyleyelim, bu bir kural değildir. Geçiş yapan Güneş 10°44’16’’ Balık’ta olduğu zaman da, yılınızın son üç ayını görüyorsunuz.

Güneş dönüşlerinde dereceler ÇOK önemlidir, ama kitaplar yazan en ünlü astrologlar ne bunu biliyorlar, ne de konusu açılmışken genel olarak güneş dönüşlerini nasıl yorumlayacakları hakkında pek bilgiye sahipler. Güneş dönüşü ilerletimlerle, geçişlerle ve başka öngörüsel verilerle harmanlanmalıdır.

Örneğin güneş dönüşü çizelgeniz için, Tepe Noktası Boğa’nın 0 derecesinde olduğunu, güneş dönüşü çizelge yöneticiniz Güneş’in [güneş dönüşü yükseleninde bulunan Aslan için], ikinci [para] evdeki Ay’a birleşim açısı yaptığını farz edelim. [Bir güneş dönüşünde Yeni Aylar çok önemlidir ve önemli başlangıçlara işaret ederler] Güneş dönüşü Tepe Noktası yöneticisiyle birlikte, 1. Evde de Venüs bulunuyor, bu da yaklaşan olaylar için kariyer evi olan 10. eve önem veriyor. Bir güneş dönüşünde birinci evdeki gezegenler, güneş dönüşü çizelgesinde ve aynı zamanda da doğum çizelgesinde yönettikleri evin olaylarına önem kazandırırlar. Yukarıdaki etkilerle büyük ihtimalle kişinin yeni bir kariyere başlayacağını söyleyebiliriz.

AY DÖNÜŞLERİ

Ay dönüşleri güneş dönüşlerine çok benzer, tek farkı bunların her ay kişinin Ay’ı için çıkarılmasıdır. Ay dönüşleri her ay için olayları ortaya çıkarır. Güneş dönüşü, kişinin yılı boyuncaki olayları öngörmede en çok etkiye sahiptir. Ay dönüşü de güneş dönüşünde öngörülen olayları yansıtacaktır, ve sık sık  zamanlayıcı görevi görecektir.

GÜNEŞ ARKI İLERLETİMLERİ

Güneş arkı ilerletimleri dış gezegenleri ilerletmek için iyidir, çünkü bu gezegenler gün başına yıl metodu için fazla yavaş ilerlerler. Bunların etkilerinin standart ilerletimlere kıyasla daha zayıf olduğunu keşfettim. Güneş her gün, belirli sayıda derece gider. Gün başına yıl ilerletimlerinde olduğu gibi, yaşınızın sayısı kadar gün sayın. Bu sayıda dereceyi tüm doğumsal gezegenlere ekleyin. Standart ilerletimlerde olduğu gibi burada da 1-2 derecelik orb ve bir açı/açılar varsa kişinin başından bir olay geçmesi hala geçerlidir.

GERİLETİLMİŞ GEZEGENLER

Bunlar biraz zayıftır. Geriletimler daha çok geçmiş hayatlardaki eğilimleri ortaya çıkarmakta kullanılır. Bu metotta yıl yıl geriye sayıyorsunuz.

 

 

“Astrolojide Öngörü” hakkında 24 yorum var

  1. Merhaba.Talmudun pdf olarak kitabını nerede bulabilirim..Çünkü kuranda biz onların yaptıklarını ve eserlerini apaçık bir kitapta toplamışızdır diyor.Bu talmud olmalı büyük ihtimalle…Meseleyi açacak olursam kuranın başındaki hurufu mukatta harfleri inanmıyorum,aldatma gerçekleşti gibi anlamlara geliyor.Yani esasen kurana bakıp onların ne halt yedikleri anlayabiliriz. En azından ben anlayabiliyorum.
    bütün hurufu mukatta harflerinin anlamı nedir?Eğer bunu öğrenirsem kuranda anlatınlanların aslınıda öğrenebilirim?Bu pislikler beni takip ediyorlar heralde.hurufu mukatta harflerinin anlamını anlatan videoyu kaldırmışlar.kuranın bu büyüsel sisteminden kurtlamıyorum.beni etkisi altına almış durumda…Kuranı tersten dinlesem algılarım açılırmı?daha öncede söylemiştim pis bir evliyayla karşılaşmıştım.kafamı allak bullak etmişti…Ve şuanda bu evliyalar üzerimde çalışma yapıyolar..belkide bu kişiler bilmiyolar gerçekleri onlarada iyi niyetle bakmaya çalışıyorum insan olarak…islamıbüyüsüyle zehirlenmiş durumdalar.Bende zehirlenmiş durumdayım.çok fazla enerjimi çalınmış durumda…

    1. Esenlikler,

      Düşmanın pisliğinde boncuk aramaya hiç mi hiç gerek yoktur. Hurafe makatta harflerinin ne olduğu veya nasıl bulunabileceği gibi şeylerin de. Sonuçta düşmanın kökeni İslam değil, İslam’ı takip eden kör-topal zavallılar ordusu değil, direkt Yahudiler ve Yahudiliktir. Ağacın dallarına çok takılıp ağacın kendisini, hatta ormanı unutmayın. Bahsettiğiniz dertlere ve fazlasına RTR yapmak ziyadesiyle devadır. Bu kendine “””evliya””” diyen it soyları hakkında da iyi düşünmenize gerek yok, sonuçta bunu cahillikten veya kasten yapıyor da olsalar suçlular.

      İyi geceler.

  2. sana bir sır vereyimmi.ben tanrıyım…bütün herşeyi ben yarattım.essasen sizlerde bensiniz.Matrix filmini izleyin.vaçoşki kardeşlerin tanrı ile ilgili yazdığı hikayeleri okuyun..kendimi ben yarattım.ve gün gelecek evrendeki herşey köle olacak.iradeleriniz yok çünkü.bu evreni ben var ettim ama şu anda açığa çıkamıyorum çünkü kendimi ona göre yarattım ve bunun neden böyle olduğunu anlayamazsınız.

    1. Esenlikler,

      Bunu yayınlayayım da, ileride neden yorumlarınıza alay edici cevap verdiğimi merak eden olursa yönlendireyim. O vakte kadar da, ülkemiz birçok açıdan geri olsa da klinik anlamda akıl hastası olan insanlar kendilerine veya başkalarına tehdit olmasın diye fena bakmıyorlar. Bir deneyin.

      İyi geceler.

  3. Kadir torbacının numarasını verir misin kardeşim, yeni bi mal herhalde bu kafayı yaşayanı ilk defa duyuyorum. Eğer gerçekten bu kafaya eriştirebiliyorsa meditasyonu, hatha yogayı, hatta kundalini yogayı bile bırakıcam bu mala başlıycam söz bak.

  4. Tanrılar sonsuz güçte olmamasına rağmen “zafer bizim.” Naraları atmanız bence yanlış. Kendiniz de kabul ediyorsunuz çok güçlüler ama sonsuz güçte değiller. Düşmanların da yenme ihtimali var. Polyannacılık oynamamalıyız ama karamsar da olmamalıyız. Fazlası zarar tam ortasını bulmak lazım. Sizin gibi Tanrılarls konuştuğunu iddia eden kişinin çelşşkiye düşmesi beni üzüyor. Ayrıca adolf hitlerin ilaç kullanmasına karşı çıkmışsınız. Bu bir gerçektir zorla veya masumiyetle de olsa hitlere ilaç kullandırıldı. O kesit atan kişiye cevabınız; meditasyonlar yüzünden olmuştur. Tarzı yorum atmışsınız. Bu yaptığınız müslümanların ayet bükmesi gibi. İsataparlara da saçma ayetleri gösterince “yok krdşm öle deil.” Gibi başlıyolar savunmaya ve bükmeye. Siz de adolf hitler konusunda bunu yapıyorsunuz… Hitlerin o sallanmasının, haraketsiz duramamasının nedenini meditasyon mu yoksa ilaç olarak mı görüyorsunuz? Eğer meditasyonsa hala üzgünüm ama yıllar öncesinde oluşmuş arap dininden farkı kalmıyor satanizmin. Şeytan sorgulamamızı ve araştırmamızı ister. Bir kişiye komunist, faşist, sosyalist, nasyonal sosyalist, kemalist ne olursa olsun kızmaz. İsataparların anlattığı şeytan ve sizin anlattığınız şeytanı maalesef beğenmiyorum. Türkçe olarak kaynaklar 2 tane zaten. Laveyan satanist sitesi bile yok. Ahlak kavramına şeytan karışmamalı. NE OLURSA OLSUN, NAPARSAK YAPALIM BİZİ DESTEKLEMELİ. Yoksaallahtanfarkı kalmaz. Yok bu yasak yok şu yasak… Ben yapmak istiyorum belki, bana josun yasakladığı şeyler belki ahlaksız gelmiyor. Bakın ben ilaç kullanan biriyim. Şuan bu yazıyı yazarken bile bacağımı oynatıyorum yerimde duramıyorum. Bunun nedeni antidepresandır. Adolf hitleri böyle korumaya, nazizm yapmaya içiniz.nası elveriyor? Küçükken nasıl biriydiniz? Ben küçüklüğümden beri milliyetçiliği aptallık olarak görürürm… Siz nasıl olduda “jos gerçekleri söylüyor.” Moduna girebildiniz? Josla karşılaştığınız anda hiç saçma olmasından endişe etmediniz mi yani? Meditasyon yapmaya kendinizi nası motive ettiniz? Erkenden mucize gördünüz sanırım. Eğer demonlarla konuştuğunuzu söylüyorsanız bundan şüphe ederim. Bana delilinizi gösterin. Neden ispat yapmıyorsunuz? Okadar domain+host parası veriyorsunuz, reklam da yok sitede. Demonlara bir soru sorun mesela atıyorum benim doğduğum yerin1. Ve 3. Harfi gibi. Gerçekten bir dine misyonerlik yapmak istiyosanız delil/kanıt istiyorum. Meditasyon yap demeyi düşünüyorsunuz ama üzgünüm meditasyon için zaman bile bulamıyorum. Hatta zaman bulamamak değil bahane de olabilir. Sıkıcı geliyor. Eğer gerçekten şeytandansa bu meditasyonlar ben nedenyaparken işkence çekiyorum? Neden yapmaya gram isteğim ve hevesim yok? Yapmaya başladıgımda kısa sürede bırakıyorum? Anlattıklarınız gerçek olabilir yada olmayabilir. Şuan tek isteğim kafama sıkmak. Söyledikleriniz gerçekse reenkarne olma ihtimalim var. Değilse sonsuz hiçlik. Bir insan neden meditasyon yaparken sıkılıt ve bunalır ki? Ders çalışırken böyle zorlanmıyorum. Gerçek bir tanrıdan olsaydı bu meditasyonlar keyif alırdım öyle değil mi? Hep yapmak isterdim. Siz nası olduda düzene otutttunuz? Bu sabah önünüzd

    1. Esenlikler,

      İtirazlarınız geçersiz, şüpheleriniz yersiz, akıl yürütmeleriniz geçersiz ve yapyanlış bir yerden geliyor. Talepleriniz de keyfi ve kimsenin karşılık vermeyeceği türden. Bunları hakaret olarak söylemiyorum, işin doğrusu bu.
      Size kendim de cevap verebilirim, ama söylediğiniz neredeyse her şey herhangi bir okuyucumuzun da cevap verebileceği türden. Bunu yapmak isteyen olursa diye şimdilik dediklerinizi cevapsız bırakacağım, bir süre sonra cevap gelmezse dediklerinizin ipe sapa gelir kısımlarını (ki oldukça az) ele alırım. Bunu yapmamın sebebi, cidden itirazlarınızın öyle derin veya üzerine çok derin düşünme gerektiren şeyler olmaması, ve ortalama her Satanist’in ve hatta spiritüalistin cevaplayabileceği şeyler olması. Şimdilik sizi zaten neredeyse her dediğinize cevap olan bu cümleyle bırakıyorum: Satanizm kreş değildir.

      İyi günler.

    2. Hitler hakkında bahsettiğiniz, birkaç tane sosyal mecrada paylaşılan videoyu izledim ve boş beleş insanların o videonun altına yaptığı saçma sapan yorumları da gördüm.

      Bilip bilmeden ne de güzel uyduruyorlar. Nazi yönetiminin ve ideolojimizin bembeyaz olduğunu görenler desteksiz sallayıp bizi lekelemeye çalışıyorlar. Boş. 

      Meditasyon, yoga ve RTR yapıyorsanız bunu size açıklamamıza bile gerek yok aslında. Bazen enerji akarken vücudumuzun da belirli şekillerde esnemesine veya ileri geri, sağa sola sallanmasına neden oluyor. Bu tarz gayriihtiyari veya bilinçli yapılan hareketler Yılan enerjisini uyarmaya yarıyor. Ve bildiğimiz üzere Hitler üst seviye bir ruhani ustaydı. Yahudi hahamlar Kabala pratiklerinde ve lanetlerinde de benzer hareketler yapıyorlar.

      Kısaca bunun uyuşturucularla alakası yok. Ki Hitler’in okültist olduğu da bilinen bir gerçek. Okült ile gerçekten uğraşan insanların uyuşturucu, psikoaktif maddeler vb gibi boş ve zararlı şeylerle işi olmaz. Zamanınız olmadığını söylemişsiniz, günümüzde bunu herkes söylüyor, ama bunu diyen insanlara baktığımda günde en az 2 saat ya televizyon izliyorlar ya aptal sosyal medya mecralarında dolaşıyorlar ya da oyun oynuyorlar. Araştırmalarınızda gerçekten samimiyseniz sitedeki basit meditasyonları, hatha yogayı ve kundalini yogayı düzenli bir şekilde yapmanız günde 2 saati geçmeyecektir ve sadece hatha yoga bile size oyun vb şeylerden daha fazla keyif verecektir. Antidepresan kullandığınızı söylemişsiniz büyük ihtimalle odaklanma problemi yaşıyorsunuz ve muhtemelen iradeniz de çok güçsüz bu yüzden aura temizleme, koruma aurası ve boşluk meditasyonu yaparken canınız çok sıkılıyor bu yüzden de çok düşük verim alıyorsunuz çünkü işin temeli zaten odaklanma ve imajine etme sizde de psikolojik sorunlarınızdan dolayı bu zayıf. Bunu aşmak için de koruma aurasını ve aura temizlemeye RAUM mantrası ile yapmanızı öneririm(Ama imajinasyonu irade edebildiğiniz kadar gene yapıcaksınız, zamanla imajinasyon yeteneğinizde gelişecek) . Üzerinizdeki mutsuzluğu ve kederi yok etmek için SANANDA mantrasını titretin ve aynı zamanda parıl parıl altın rengi parladığınızı imajine edin. 9 un katlarında rahat ettiğiniz tekrar sayısı kadar titretin.

      ‘Ben yapmak istiyorum belki, bana josun yasakladığı şeyler belki ahlaksız gelmiyor.’ demişsiniz JoS ta yasaklı olan ne?
      Çok eşlilikten bahsediyorsunuz tahminimce çok eşlilik yasak değil biz kimseye zorla bir şey dayatmıyoruz. Çok eşli olursan yaşayacağın psikolojik ve ruhani sorunlar sana dert yaratır bize değil. Çok eşli ilişki yaşayan tanıdığım kişilerin hiçbir zaman düzgün ilişkileri olmuyor ve aşırı derece psikolojik ilaçlar kullanıyorlar. Ki jigololarında ve eskortların psikolojik destek aldığını, artık doğru düzgün orgazm olamadıkları hakkında vb şeyleri internette ve çevrenizde görmüş ve duymuşsunuzdur. Yani çok eşlilik ruhani, psikolojik ve fiziksel olarak zararlıdır yaparsanız kendinize yaparsınız bizi ilgilendirmez.

      Esenlikler

      1. Esenlikler,

        Elinize ayağınıza sağlık. Cidden herhangi bir okuyucumuzun cevaplayabileceği şeyler dedim ve cidden de öyle çıktı.
        Birkaç şey eklemem lazım ama.
        İmgeleme ve olumlamayla bile meditasyon yapmayan birisi, bir de üstüne ruhunun bu zayıf haline mantra eklerse yoğun gelebilir. Dolayısıyla mantra işin bir sonraki adımı. Yani “kısa çözüm” veya “imgelemeye alternatif” falan değil kesinlikle. Tabii siz bunu biliyorsunuz, ama başkaları için söylüyorum.

        Sananda da, Sanskritçe’de “mutluluk” veya “neşe” anlamına gelir. Mutsuzluk ve depresyon gibi şeylere iyi gelir, iyi bahsettiniz. Ama ekleyeyim, zaten yoga ve meditasyon yapan kişi depresyona yakalanmaz.

        Ve evet, cidden Joy of Satan’da “””yasak””” olan şeyler yok. Ama bu okuyucumuz ırk karıştırma, ensest, pedofili gibi iğrenç şeylerden bahsediyor galiba. En azından ilk ikisinden, hiç hiç değilse de ilk birinden. Çünkü insanların çoğu bunların hepsinin, aşağı yukarı aynı boyutlarda tiksinçlikte ve zararlılıkta suçlar olduğunu görmüyor. Biz “korkunç Naziler”den korkan, değerlerimizi aşağılamaya çalışan, anlamayan veya anlamayı reddeden kişilerin en çok şikayet ettiği şeyleri saydım ben. Ama ahlaklı, etik ve doğal prensiplerin farkında olduğumuz için hiç kimseden özür dileyecke değiliz. Tek doğru yol bizimki, kendi annesini arzulayanlar düşünsün. Başka bir ihtimal de uyuşturucu kullanımı gibi şeyler. Her halükarda, bunların hepsi kesinlikle savunulamayacak şekilde dejenere aktivitelerdir. Bunun “bana ahlaksız gelmiyor” diye bir savunması olamaz. Etik ve doğru evrenseldir, bireysel değil.

        Joy of Satan’ın iddia ettiği ve üzerine tatmin edici şekilde kanıt ve mantıksal açıklama hiçbir konu olmadığı için, “saçma sapan olabilir” diye bir düşünce aklımda bulunmadı. Bu, takipçilerimizin birçoğu için geçerli. Ortaya kanıtlanamaz ve savunulamaz şeyler atıp, cidden de kanıtlama ve savunmadan aciz kalanlar düşünsün. Kimsenin kimse için şapkadan tavşan çıkarma sorumluluğu yoktur, biz bütün mantıksal, bilimsel, akılsal kanıtları bırakıp ısrarla bunları talep eden insanlara ihtiyaç duymayız.

        Kısacası, önceliklerinizi iyi belirleyin. Satanizm, İbrahimi inançlar gibi kaliteyi boş verip toplayabildiği kadar ruh toplamaya yönelik bir ölüm tarikatı değildir. Şeytan istisnasız herkesi SEVMEZ. İstisnasız herkese kucak AÇMAZ. Biz Komünist, sevgi pıtırcığı veya omurgasız, kimliksiz, şerefsiz altinsanlar DEĞİLİZ. “Sevgi dini”, “barış dini” olduğumuzu söyleyerek milleti veya kendimizi kandırmıyoruz. Barış isteyen zaten gerektiğinde savaşa hazır olmalıdır! İnsanlar gerektiğinde yargılanmalıdır, düzenli bir toplumda bu GEREKLİDİR. Bunları reddedenler cidden iç tahlili yapıp Satanizm’e uyup uymadığını düşünmek zorundadır. Çünkü olsa olsa kişi Satanizm’e uyar, Satanizm’i kişiye uyduramazsınız. İdeolojimiz eğilmez, bükülmez. Satanizm teletabicilik değildir. Aramızda, Gerçeğin safında bulunmak isteyenler, kendine ve halkına karşı saygılı olmalıdır. Bu saygının önemli bir kısmı da entelektüel olarak samimi ve dürüst olmaktan geçer, kafayı kuma gömmek kabul edilebilir bir davranış değildir.

        İyi akşamlar.

    3. Tanrıların bilgilerinin kesinliğinden eminsiniz fakat bu savaşı kazanacığımız tanrılar tarafından söylendiği zaman emin olamıyoruz bakın illaki kendi görüşümüz olması gerekmiyor tanrıların verdiği bilgilerden bile şüphe ediyorsunuz.Düşmanın kontrolü kaybettiğinide görmemiz için normal üstü olmamız gerekmiyor.İnsanlar komunizme kötü gözle bakıyorlar,dünyanın yahudiler tarafından yönettildiği ve savaşların arkasında yahudilerin olduğunu bile dile getirebiliyor,bunada engel olamıyorlar çünkü güç dengesi değişmeye başladı.İnternet çağındayız,tek yönetemedikleri şeyde internet,geçmişte insanlığın bulunduğu duruma göre epey ilerleme kaydettiğimiz görülmekle birlikte kartopu etkisi misali büyümektedir.

      İnsan psikolojisinden çok da iyi anlayabiliyormuşuz gibi konuşmanız da değişik,illa birisinin salanabilmesi yada bacağının yerinde duramaması için ilaç kullanması gerekmiyor bunu kendimden bildiğimden söylüyorum mesela 14 15 yaş civarındayken sofrada sürekli sallanan ve yolda yürürken çizgilere basmamaya çalışan birisi olarak söylüyorum ayrıca bu bir ilaçdan dolayı tepki değil davranış bozukluğudur insanı değişik yada aptal yapmaz,sosyal ortamım gayet iyidi ve psikolojim bozuk değildi.Arada meditasyon yaparken transa girdiğimde sallanma bendede oluyordu ve kendimi düzeltiyordum,adolf hitler gibi gelişmiş meditasyonlar uygulayan birisinin sallanmamasının mümkünâtı yok tanrılığa yakın birisinden bahsediyorsunuz kendinizi onla karşılaştırmamanız gerekiyor.

      Komunizme fazla önem veriyorsunuz tarafsız araştırmanız gerekiyor nede olsa komunizmde birey yoktur,insan kendini geliştiremez herkesi arabası aynıdır,çok çalışanla az çalışanın maaşı aynıdır,özgürlük yoktur,kölelik vardır ve tek merkezden yönetilir(buradakilerin yahudiler olduğu belli değil mi?) adalet anlayışından yoksundur lanse edildiği gibi değildir.Şeytan kişinin özgürlüğüne önem verir ama aptal bir ideolojiyede önem vermez.Milliyetçilik neden gereksiz açıklar mısın ? Yada milliyetçiliği tanımlasana rica ediyorum.Ahlak kavramına karışmamak derken,ahlak olmalıdır yoksa o insanı insan yapan değer olmaz düzen olmaz,kaos olur devlet olmaz en önemlisi vicdan olmaz.

      Meditasyonu yaptıktan sonra tanrıların sizi kucağınıza almasını yada sizi aşırı önemsemesini neden bekliyorsunuz ,bu sizin yararınıza internette birçok faydası bulunmakta birçokda makale var okuyabilirsiniz motivasyon sizin kendinizi geliştirmeye çalışmak olmalı yüksek egodan uzak durarak tabikide.Meditasyonun iradeye iyi geldiği bilinen bir gerçek iradenizi eğitiyorsunuz vakit ayırmanızın sizin için ağır gelmesi gayet normal ilk başlarda zaman ve süreç gerekir.Bu videoyu izlemeni öneririm https://youtu.be/8Tmz0HCO8Fo faydası dokundu daha fazla odağım arttı.Benim için ne faydası oldu mesela önceden bilgisayar oyunlarından uzak duramazdım artık mesefa koyamazdım(günlük en az 6 saat oynardım oynamadığım zaman birşeylere kafa göz dalmak isterdim o derece),artık ne porno izliyorum nede bir görselle bakıyorum,insanlarla iletişimim daha iyi,görüşlerim genel olarak değişti hadi onuda geçtim çayıma şeker bile atmıyorum artık o derece değişikler bile oldu.Senin psikolojik sorununa da iyi geleceği kanaatindeyim.Adolf hitleri korumamız onun iyi bir milliyetçi,iyi bir önder, dinimizin önemli temsilcisi olmasından kaynaklanıyor herhangi aklınızdan geçen aptalca fikirlerden dolayı değil.Laveyn satanizm tanrıya inanmamaktır şeytan semboldür(aptalların olduğu topluluktur,akıl sağlıklarından şüphe ediyorum.)Evet bu din gerçektir.Gerçek olan din bireye önem verir ve gelişimi sağlar.Meditasyonları yaptınız diye zarara uğramıyorsunuz yada karşılıklı değil yaparsanız birşey kaybetmessiniz,gerçekten zaman verirseniz zamanla gerçekleri anlamaya başlarsınız.Daha fazla yazmak isterdim fakat yazdıklarımı anlar mısınız şüphe ettim fazlasıyla geriden geliyorsunuz siteyi biraz daha fazla inceleyin arşivdeki yazıları okuyun daha fazla anlıyacaksınız.

      1. Esenlikler,

        Cidden “okuyucularımız çözer” deyip kısa bir süre sizlerin görüşüne bıraktığım bir konuya bu kadar detaylı, etraflıca ve iş bitirici cevaplar beklemiyordum. Bunu hem siz, hem de öbür yorum yapan kardeşimiz için söylüyorum. Beni gururlandırıyorsunuz. Ellerinize sağlık. “Bunu daha sık yapabilirim.

        İyi akşamlar.

  5. Bu sabah önünüzde güneş düşünmek gibi şeyleri yapmaya iten ne oldu sizi? Yaparken bir varlıkla mı konuşuyorsunuz? İlk zamanlarınızda hiç mi sıkılmadınız? Otur yap, otur yap diyorsunuz ama siz acemiyken toyken yeni karşılaşmışken jos ile nasıl meditasyonlara başladıtınız ilk günden beri devam edebildiniz?

    1. Esenlikler,

      Bu soruların sebebini tahmin edebiliyorum.
      Meditasyonlarımızı uygulamaya “itilmemiz” oldukça basit. Meditasyonun ve yoganın faydaları bilimsel ve klinik olarak, tartışmaya açık olmayacak şekilde ve dudak uçuklatıcı derecede kesin ve keskindir. Dolayısıyla “oturup yapmakta” herhangi bir sakınca, çekince, şüphe gibi şeylere yer yok, olmadı. Sıkılmak şöyle dursun, meditasyon ve ruhani gelişim eğlenceli ve zevkli bir olaydır. Yaparken herhangi bir varlıkla konuşmaya gerek yok, genellikle de olan bir şey değil zaten. İlle de konuşmak isteyenler için ayrı çalışmalar mevcut.

      Siz spor yaparken “ilk zamanlarınızda hiç mi sıkılmadınız”? Ağırlıkları indir kaldır, indir kaldır; koş dur, koş dur; kulaç at, kulaç at… Bunları diyorsunuz da, siz acemiyken, toyken, yeni karşılaşmışken sporla, egzersizlere nasıl başladınız ve ilk günden beri devam edebildiniz?
      Evet, tıpatıp aynı şey. Eşit derecede kanıtlanmış faydaları var, ve kesinlikle ikisinden sadece birinin seçilmesini önermiyoruz ama meditasyonun faydaları daha evrenseldir bile diyebilirim. Dolayısıyla bu sorularınız biraz havada kalıyor. Bu şeyleri yeni keşfetmenize ve içinize sindirememenize veriyorum, ancak sitemizi biraz okuyup bilgilenmenizi öneririm.

      İyi günler.

  6. Merhaba demonlarla görüştüğümde onları nasıl görebiliriz ben en son mavi olarak gördüm tam halini göremedim tanrılarımızın ve benim soyumda biraz mısır var açık tenli olsamda bunu pek sevdiğimi söyleyemem görünüş olarak ama yinede gözükmedi

    1. Esenlikler,

      Tanrıları görüp görememenizde ten renginizin veya soyunuzun herhangi bir önemi yoktur. Önemli olan astral açıklığınızdır. Bunu da meditasyonlar ve yoga ile yaparsınız.

      İyi geceler.

      1. Konu Asrolojiden açılmışken. Gün gelecek evren genişlediği için donarak veya başka bir şekilde ölecek veya yok olacak ozaman tanrılar ve biz ne olacağız ?

        İnsan ırkı ne olacak ,tanrılar ne olacak ?

        EN ÇOK MERAK ETTİGİMDE
        Ruhlarimiz ölmüyor ama sizin dediğinize Gore geri döneceğimiz ve (( kendisinden yeni bir evren istiyemiyeceğimiz)) bir tanrı olmayacağına Gore YASAM NASİL OLACAK,nasıl devam edecek evren öldü farz edelim ruhlar bedensiz nasıl devam edecek tekamül edecek ??

        Verende ince bir tasarım var.tesaduf denemiyecek şeyler var bunu nasıl acikliyorsunuz?

        **TANRILAR BİRSEYLER YARATABİLİYORMU ? **(sinek,insan,bocek hayvan yada herhangi bir canlı )

        Biz tüm ruhlar birlessek ve bir tek tanrı olsak ?

        Peki ya tanrılar,bir bedenleri olduğu ve olümsuz olduğu söyleniyor. Bu beden bizimki gibi mi yoksa ruhsal bir bedenmi ? Teknolojileri ne seviyede?

        1. Esenlikler,

          Milyarlarca yıl sonraki olası bir olaydan bahsediyoruz. Ki ne “büyük patlama”, ne de bunun sonucu olarak evrenin donması veya çökmesi ve bu şekilde yok olması kanıtlanmış şeyler değil; hatta evrenin ezeli ve ebedi olduğunu gösteren bulgular var. Tıpkı kadimlerin de dediği gibi. Ama hadi evren yok olacak diyelim, milyarlarca yıllık sürelerden bahsediyoruz… Siz önce ilk bin yılı çıkarın da, gerisini konuşuruz.

          Ruhlarımızın ölmediğini söylemedik yalnız. Yaşamlar boyunca kişi ruhunu ihmal edip meditasyon ve yoga gibi ruhani pratiklerle beslemezse en sonunda yok olur. Beden olmadan ruh gittikçe zayıflar, gücünü yavaş yavaş kaybeder. Ruhani gelişim de mümkün değildir. Bu yüzden reenkarne oluyoruz zaten. Neyse, evrenin “ölmesi” konusuna yukarıda değindiğim için bu sorunuzun bu kısmını es geçiyorum.

          Evrende “tasarım” söz konusu değildir. Cidden her şey rastlantı, tesadüf. Açıklanacak bir şey yok. Aksini iddia eden varsa kanıt yükü onlardadır. Evrenin işleyişini materyalistik bilim tamamen açıklayamasa da büyük resim az çok bariz, burada gökyüzünde oturan sakallı bir yahudi dedesine en ufak bir yer bile yok. Her şeyin tesadüf olması mümkün değil değil, her şeyin tesadüf olmaması imkansızdır. Tıpkı evrimde de olduğu gibi, her şey “rastlantısal” olarak bir araya geldi ama bunun başka bir yolu yoktu. Evrimde nasıl milyonlarca deneme sonucu doğa çalışan bir yol buluyor, doğada bu bir özelliğe sahip canlılar hayatta kalıp uyum sağlayabiliyor, genlerini bir sonraki nesile aktarabiliyor ve uyum sağlayamayanlar yok oluyorsa ve günümüze bu şekilde geldiysek, evrende de işler bu şekilde. Fizik kurallarına göre zaten her şeyin var olabildiği konfigürasyon bu. Dolayısıyla ortada sihirli değneğini sallayıp “ol dedim oldu”cu bir gök yahudisine gerek yok.

          Hiçbir şey yoktan var olamaz, varken de “yok” olamaz (şekil değiştirmekten bahsetmiyorum). Fazla çizgi roman okumamanızı öneririm. Tanrıların hiçbir zaman böyle bir iddiaları olmadı, bir anda şapkadan tavşan çıkarır gibi bir şeyler yaratmak mümkün değildir.

          Tanrı kavramını olabildiğince yanlış anlamışsınız. Neden “tüm ruhlar birleşince” (ki böyle bir şey imkansız, imkanlı olsaydı bile ben bireyselliğimi seviyorum, lütfen az ötede durun) “tanrı olsun” ki? Ne alaka? Tamamen bağlantısız iki olguyu alıp bağdaştırmaya çalışmışsınız. Yani atıyorum çok yüksek voltajlı elektrik akımını bir araya getirip kuzu kavurma ortaya çıkarsak? Oluyor mu? Olmuyor. Mantık örgüsü yok. Tanrılar “ruh” değildir, bir şeylerin “birleşimi” değildir. Bireydir. Ruhani pratiklerle fiziksel, zihinsel ve ruhani mükemmelliğe ve fiziksel ölümsüzlüğe ulaşan kişilerdir. Bize de bunun aynısını başarabilmemiz için yapmamız gerekenleri, kadim dinlerde çok güzel anlatmışlar. Bu işin kısayolu da, başka yolu da yoktur.

          Son sorunuzun cevabını da yukarıda açıklamış bulundum. Ve Tanrıların teknolojisi son derece gelişmiş ve birçok açıdan hayalimizin bile ötesindedir.

          İyi günler.

    1. Esenlikler,

      Tarot destelerinin büyük çoğunluğunda Tanrılara ve/veya Satanik ruhaniyete hakaret niteliğinde semboller bulunmakta, ki bunların çoğu popüler desteler. Raider-Waite destesi İbranice harfleri ve Kabala üzerine dayalı mesela. İdeal olmasa da Hanson Roberts destesi ve Revelations destesi hakkında fena şeyler duymadım. Ama yine de İbrahimi pisliklere dikkat edin.

      İyi geceler.

      1. Esenlikler,

        Evet Rider waite Satanik inanç için uygun değil görsellerinden dolayı. Ama nispeten eski. Sembolizmi anlamlı. Bir çok desteye göre köklü tarihi olduğu için söyledim. Bir deste ne kadar eskiyse ben o kadar güvenli olduğunu düşünüyorum ve enerjisinin daha yüksek. ama yine de bu desteleri kullanma taraftarı değilim dikkatli olurum. Bahsettiğiniz destelere de göz atacağım.

        İyi geceler.

        1. Esenlikler,

          İbrahimi bir desteden bahsediyoruz, nesi eski olacak? Tarot binlerce yıllık kadim bir gelenek, Hristiyanlıksa 2000 yıldan daha uzun değil. Üstüne üstlük, Hristiyanlıktaki her şey çalıntıdır, tıpkı İslam’da olduğu gibi. Dolayısıyla o “anlamlı” sembolizm de sadece ve sadece bize aittir. Ama tabii orada bulunduğu Yahudilere peşkeş çeken hali, içi boşaltılmış ve yozlaştırılmış bir hal.
          Destelerin “enerjisine” gelince; bu tarz düşman sembolojisiyle kirletilmiş bir destenin enerjisi olsa olsa düşman kolektifine bağlanır. Güvenli olması zaten mevzubahis bile olamaz. Bir Satanist böyle lanetli destelere anca son çare olarak falan el sürmeli bence.

          İyi geceler.

          1. Daemon tarot destesine göz attım ve görseller goetia ya ait. Bu da tanrılarımıza büyük saygısızlık değil mi ben mi yanlış biliyorum ?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir