Darwin’in Melekleri

[https://www.deathofcommunism.com/darwins-angels/ yazısının çevirisidir.]

Darwin’in Melekleri

[Yanlış anlaşılma olmasın, canlıların evrim geçirdiği gayet bariz bir gerçektir. Burada bahsedilen daha çok Darwin’in evrim teorisinin getirdiği sosyal darwinizm.]

Darwin’in teorileri, birçok durumda, başlangıçta Hristiyan Teokrasisi tarafından yaratılan sistemin Feodal rejiminde ortaya konan hiyerarşik sistemin devamı için sahte bilimsel bir gerekçeden başka bir şey değildir. Darwin, Anglikan kilisesinde bir papaz olarak eğitildi ve ideallerinin çoğunu Hristiyanlıktan ve zamanın sosyal inançlarından aldı. Neden İrlandalıları dünyadaki tüm ırklardan farklı bir yere koydu? Evrimin en alt basamağına? Günün İngiliz üst sınıfının İrlandalılara karşı popüler tutumunu yansıtıyordu ve İrlanda’daki feodal rejimlerini haklı çıkarmaya yardımcı oldu.

Darwin, kiliselerin kader fikrini aldı ve biyolojiye uyguladı. Uzakta, Avrupa’daki egemen kast sisteminin sürekli bir gerekçesiydi. Bu, Tanrı’nın iradesinin ve onun yeryüzündeki hükümetinin Katolik fikriyle başladı. En üstte Kilise ve soylular, en altta da kalan herkes var.

[Serf:derebeylik düzeninde toprakla birlikte alınıp satılabilen köle.]

Esas olarak, kilise tarafından yönetilenlerin serfleri köle gibi sahiplenmesi, Kralların ilahi hakkı ve tüm bunlar. Bu, tanrının iradesiyle vahşileştirilmiş bir serf olmaya önceden yazgılı olduğunuz anlamına gelir ve herhangi bir eylem, düşünce veya isyan, tanrının iradesinin ihlalidir. İncil tüm bu sistemi kurar. Serfler köledirler ve sahip oldukları şeylerin çoğunu Kiliseye ve soylulara vermek zorundadırlar ve eğer şanslılarsa tamamen açlıktan ölmek yerine sadece yarı açlıktan ölmek üzere yeterince şeyle bırakılırlar. Bağlı olduğu serflikten kaçan herhangi bir serf, kaçak olduğu için asılırdı. Avrupa’nın çoğu böyle yaşıyordu. Bildiğiniz komünizm, ruhani bir bahaneyle

18. yüzyılda bilimsel materyalizm yeni din haline geliyordu. Ve kitleleri hizada tutmak ve kast sistemlerini, statükolarını sürdürmek isteyen egemen sınıflar vardı. Böylece, aynı Teolojik kiracıları, bilim bayrağı altında moda haline getirdiler. Şimdi, biyolojik kaderimiz nedeniyle üst sınıflarız ve geri kalanınız bizim hizmetkarlarımız, serflerimiz ve genel mülkümüz olarak doğdunuz. Çünkü biyolojik olarak daha düşük veya daha zayıf biyoloji ile kaderiniz var. Şimdi tanrı’nın söylediklerini… bilim söylüyor.

Darwin’in akıl hocası, çalışan yoksulları ve sosyal-ekonomik çalışanları, alt sınıfı [Avrupa’daki kast sistemi nedeniyle çoğu insanı] açlıktan öldürmenin iyi bir şey olduğu idealinin ünlü itici gücü olan Peder Malthus’du. Bu zayıfların ölmesinin nedeni olacaktı. Başka bir adla Sosyal Darwinizm. İdealleri, Rothschild’ler tarafından İrlanda’da bir milyon masum insanı öldüren mühendislik kıtlığı sırasında gerçeğe dönüştürüldü. Modern tarihçiler açıkça doğrudan soykırım olarak kabul etti. İsa seven Malthus çalışması, bunun yolunu açmaya yardımcı oldu.

Halkın sosyal-ekonomik durumunu iyileştirme ve serfliği sona erdirme ideali. Ve ücret iyileştirmeleri ile eğitim, iyileştirilmiş insan hakları ve özgürlükleri ve emek reformları ile gelir artar. Bu sorun ortadan kalkacaktı. Bu Yahudi ucubelerin akıllarında hiç olmadı. Çünkü o zaman çocukları madenlere ve değirmenlere işçi kölesi olarak göndermeyi veya borçlu hapishaneleri köle emeğiyle doldurmayı haklı çıkaramazlardı. Hepsi, sömürücü Yahudi bankacı sistemi tarafından oraya konuldu.

İstismarcı sistemin neden olduğu sorunlar, sistem değil, aslında biyolojik olarak aşağı insanlar sonuçta. Bu nedenle, tüm nüfusu endüstrimize, borç sistemlerimize ve kast toplumumuza materyalist köleleştirmemizde haklıyız. Tabii ki, işin protestan tanrılaştırılması, nüfusu endüstriyel köleliğe geçirmenin zemini olarak hizmet etti. Marksizmin, nüfusu tamamen neo-feodal köleliğe geçirmesini haklı çıkarmak için yukarıdaki gibi aynı Darwin teorilerini kullanması bir tesadüf değildir.

Tabii ki sosyal Darwinist idealler o zamanlar Amerika’da üst sınıflar arasında dolaşıyordu. Ve bu, Yahudilerin, Rockefeller’ların ve onların ajanlarının devlet okulu sistemini olduğu gibi yarattığı zamandır. Beynin sağ tarafını kapatmak ve ekonomik serfliklerinde yalnızca ücretli köleliğe uygun sistemli drone’ları eğitmek için tasarlandı. Benlik saygısı ve yaratıcı yeteneği yok edilenler. Ve köle olan ve herhangi bir şeye karar vermek için otoriteye bağlı yeni bir yapay kişilik.

Tam o sırada Amerika’da vasıflı emeği ve serbest çalışmayı yok ettiler ve yerine proleter ücretli köleliği getirdiler. Bütün aileleri yok eden ve aileleri, çocuklarını, açlıktan ölmemeleri için yabancılara ucuz tarım işçisi olarak satan evlat edinen vakıflara vermeye zorlayan fabrikalarında. Ayrıca bir asırlık okul sisteminden sonra Amerika’daki icatların oranı düştü.

Okul sistemleriyle zihnin yaratıcı kısmını yok ettiler. Bu yüzden yaratıcılık ve kişisel deha değil, IQ’ya tapılır. Sol beyin eğitiminin hakim olduğu bir sistem yarattılar. Ne girerse o çıkar. İnsanları psişik yeteneklerin içinde bulunduğu psişe kısmından çıkardılar.

Kendi otobiyografisinden Telsa’nın dehasının anahtarı, aklın sağ tarafından gelen psişik yetenekleriydi. Nesneyi zihninin iç gözüyle gördüğünü belirtti ve onu nasıl yaratacağına dair tüm bilgiler görüntü ile birlikte zihnine indirdi. DNA keşfinin babası Watson, kişiyi bu Shakti’ye ya da aklın sağ tarafına açan derin bir trans halindeyken sarmal şekli gördü, bu onun keşfinin kilidini açan anahtardı.

Birçok durumda, sistem tarafından itilen her şey aynı doktrin eksi ruhani iddiadır. Bilimin yeni teoloji haline geldiği yer. Buna Darwinci evrim teorilerinin de İsa kadar inanmak gerektiği gerçeğini ekleyin. Bu sadece bir bok ve bizi nihilizme, materyalizme, ateist hümanizme itmek için kullanılıyor. Yahudi Komünist devletinin üzerine inşa edildiği türden.

İnsanlara haberlerim var. Bilim dediğimiz şey, hiçbir yere varmayacak şekilde tasarlanmış inanç saçmalıkları alemleridir. Büyük patlama da saçmalıktır ve defalarca çürütülmüştür. Ancak bilim teolojisi, onu sorgulayan sapkınların kariyerini mahveder. Devletin bilimsel dogmalarında herhangi bir boşluk keşfeden bilim adamlarını gulaglara koyan Katolik Kilisesi ve Komünist Sisteme geri dönelim. Ve Kilise’nin buna ne yaptığını biliyoruz.

-Mageson

11 thoughts on “Darwin’in Melekleri”

  1. Herhangi bir serf, hapsedildikleri yerde serflikten kurtulur. Kaçak olarak asıldı. Avrupa’nın çoğu böyle yaşadı. Ruhani bir bahane ile komünizm.
    ?
    google translatemi kullanıyorsunuz?

    1. O kısımda neyden bahsedildiğini çözemedim gerçekten o yüzden dümdüz çevirip bırakmak zorunda kaldım. ingilizcesi şöyle:
      Any serf caught off the serfdom they where confined to. Was hanged as a run away. This is how most of Europe lived. Communism with spiritual pretense.
      Bu Mageson’un yazım şeklinden kaynaklı bir durum. Garip bir ingilizceyle yazdığı için çevirisi de garip oluyor ve bazı yerleri tam olarak çeviremeyebiliyorum.

      1. Her serf, serfliğe sınırlandırıldığı alanda yakalandı. (Serflik kölelik gibi ebeveynden çocuğa geçer. Burada sınırlandırıldığı alandan kast edilen doğduğu ve ailesi gibi serf olarak yaşamak zorunda olduğu köy veya toprak ağasının toprakları olan alandır. ) Kaçak olanlar asıldı. (‘Kaçmaya çalışanlar asıldı.’ da olur.) Avrupa’nın çoğu böyle yaşadı. Sahte bir ruhaniyet içeren komünizm. (Anlam olarak Türkçesi bu şekildedir. Yabancılar da bizim kendi dilimizde konuştuğumuz gibi tamamen gramer kullanmadıkları için farklı bir dile çeviri yaparken o dilin kültüründeki kelime kalıplarının bilinmesi durumunda cümle anlamlı gelmektedir. Bu kelime kalıbı dağarcığı da ya o toplum da yaşayarak ya da dizi, film izleyip şarkı dinleme ile gelişebilmektedir. Meşgul bir hayatınız varsa bunlara vakit ayırmak da pek mümkün olamayabilmektedir ve gayette normal bir durumdur, esenlikler.)

      2. türkçeye en yakın çevirisi sanırım şöyle,

        hapsedildiği yerde kölelik yapmazken yakalanan herhangi bir köle,kaçmış süsü verilir ve idam edilirdi.avrupanın çoğu bunları yaşadı.
        ruhaniyet postu giymiş komunizm budur.

        çevirin tamamen senden kaynaklı olmasada biraz facia olmuş o yüzden birkaç şey diyeceğim

        -her dilde kelimelerin anlamı kullanıldığı yere göre farklılaşıyor bu yüzden kelime kelime inceleyip kelimelerin diğer anlamlarına bak.
        -dili dosdoğru başka bir dile çeviremezsin
        zaten en sevilen kitap çevirmenleri çevirdikleri dilin gücünü kullanıp o dilden birşeyler katarlar.Yazının anlamını ve bütünlüğünü bozmuyorsan elini korkak alıştırma daha basitleştir, anlaşılır kıl, değiştir.
        son olarak ingilizce çeviriyorsan cümlelere hep takla attır güzel dostum
        yeni çevirilerini görmek dileğiyle
        esenlikler.

      3. Esenlikler,

        Asıl yazıya baktım ve sorun orada. Anlaşılır, açık bir dille yazılmamış. Mageson’un yazıları için bir redaktör ve/veya editörle birlikte çalışmanızı tavsiye ederim.

        ”Bağlı olduğu serflikten kaçan herhangi bir serf, kaçak olduğu için asılırdı. Avrupa’nın çoğu böyle yaşıyordu. Bildiğiniz komünizm, ruhani bir bahaneyle.”

        Ayrıca, ”Sizce neden dünyadaki tüm farklı ırklardan çıkardı? Evrimin en alt basamağına İrlandalıları koydu? Bu, günün İngiliz üst sınıfının İrlandalılara karşı popüler tutumunu yansıtıyordu ve İngilizlerin İrlanda’daki feodal rejimlerini haklı çıkarmaya yardımcı oldu.”daki sizce neden dünyadaki tüm farklı ırklardan çıkardı sözü İrlandalılarla alakalı gibi duruyor. ”Neden İrlandalıları dünyadaki tüm ırklardan farklı bir yere koydu? Evrimin en alt basamağına?”

        Adam/kadın olur olmaz yerlere nokta koyuyor. Cümlenin ortasına, soru işareti yerine. Daha bir sürü yer var düzeltilmesi gereken ama benim zamanım ve enerjim yok ne yazık ki.

        İyi günler.

        1. Esenlikler,
          Evet bende bu durumdan bahsediyordum zaten. Mageson’un dili çok tuhaf ve anlaşılması zor. Açıkçası bazı yerlerde cidden hiçbir şey anlayamıyorum. Sizin gibi 2 kişi daha aynı cümleyi çevirdi doğru bir şekilde anca öyle anlayabildim.
          Öyle profesyonel biri olsaydı yanımızda zaten en başta ona danışırdım ve böyle bir yazı ortaya çıkmamış olurdu.
          Çeviriler için teşekkürler, yazıya ekleyip düzelteceğim.
          Ayrıca bu çeviri stokta duruyordu, yeni çevirdiğim birşey değil. Sanırım 1-1.5 aay falan oluyor çevireli.

          Evet şimdi anladım neden anlayamadığımı. Her nokta koyulan yeri ayrı bir cümle olarak alıp ayrık düşündüğüm için olmuyormuş. Birlikte değerlendirince anlaşılabiliyor.

          İyi Günler.

  2. İyi akşamlar, annannemin beyninde kan pıhtılaştığı için hastaneye kaldırıldı yarı bitkisel hayatta yaşı büyük olmasından ötürü ölme riski fazla, o beni aileden seven tek kişiydi eğer ölürse onunla konuşabilme şansım var mı bir yorumda görmüştüm ama tam hatırlayamıyorum.

    Öldüğünde ona ne olucak?

    Hayatı boyunca hep acı çekti bundan sonra ki hayatında mutlu olmasını istiyorum tanrılardan yardım istesem öldüğünde yardım ederler mi?

    Benim yanıma gelip izleyebilme gibi bir şansı var mı hatta sesini falan duyabilir miyim gelse konuşabilir miyiz onunla hatta görebilir miyim?

    Anneannemle tekrar bir arada olmak istiyorum bunun için ne gerekiyorsa yaparım lütfen yardım edin

    1. Esenlikşer,
      Artık yorumlar kısmında soru cevaplamıyoruz jos türkiye forumlarında bunu paylaşırsanız yardımcı olurlar.

      1. Nasıl yani artık sizlerle iletişim halinde olamayacak mıyız yoksa belirli yerlere mi soru soramıycaz?

        1. Hayır, tabiiki de iletişim halinde olabilirsiniz. Hala tüm yorumları görüyoruz sadece çok fazla vakit harcattığı için forumlara yönlendiriyoruz soru soranları.
          Forum hesabımda eposta adresim duruyor.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *