Spiritüel Satanizm 101

Satanizm nedir? İlk önce kurulu ve yerleşik algılardan ve medyanın göz boyamasından sıyrılmak gerek. Birincisi köle gibi tapınmak yok, kanlı kurbanlar vermek yok, “kedi kesmek” gibi bir şey asla yok. Şeytan tapınmadan nefret eder ve kanlı kurbanları şiddetle lanetlemiştir. Doğayı ve hayvanları çok sever ve de insanlığın bir varlığa tapınıp köleleşmesini değil, kendi kudretiyle Tanrılık seviyesine gelmesini ister.O köle gibi tapınma, kanlı kurbanlar verme gibi şeyleri kendine “tanrı” diyen başka varlıklar ister ve ihtiyaç duyar. Hangi “din”ler bu çok malum. Ama Satanizm değil. Kendine Satanist diyen ergenlerden bahsetmiyorum, gerçek (Spiritüel) Satanistler kendilerine, doğaya, çevrelerine ve de türlerine son derece saygılıdırlar. Bizden beklenen hem kendimizi, hem çevremizi hem de türümüzü geliştirip yüceltmek de o yüzden.

Ve de insanlık tarihi elli bin küsür yıllık. Medeni insanlığın tarihi on bin küsür yıllık.
Yahudilik iki bin yıldan çok daha eski değil. Hristiyanlık da aslında Engizisyon zamanlarında popülerlik kazandı. Müslümanlık desen o da bin beş yüz  yıl en fazla. Tarihimize kıyasla bunlar çok bebek yaşında dinler. Yani Şeytan kadar eski bir varlığı ve onun dini olan Satanizmi bu dinlerin merceği altından gözlemlemek yanlış. En eski medeniyetlerden biri hangisiydi? Mezopotamya’da yaşayan hatta. Sümerler.

Dünyadaki en eski dil denebilecek Sanskritçeyi konuşurlardı. Ve tahmin edin o dilde hangi kelime Ebedi/Mutlak Gerçek demek. Yahweh değil, Allah değil; ki öyle şeyler o zaman yoktu bile. Satan! İsterseniz bakabilirsiniz ve bakmalısınız bu dediklerime. Uygun yerlerde kaynağı sunmaktan çekinmeyiz ama gözümüzden bir şey kaçarsa ve inanmazsanız kaynak istemekten veya kendiniz araştırmaktan çekinmeyin. Gerçekler sabittir, Şeytan Gerçek’tir ve Satanizm, Ebedi/Mutlak Gerçek-izm’dir.

Daha fazla bilgi için https://spirituelsatanizm.org/seytan/ sayfasına bakabilirsiniz.

Alın, Şeytan bu. Çarıklı, boynuzlu, kötü keçi adam değil. Sizin, benim gibi etten-kandan-ruhtan bir varlık. Çok da yakışıklı. Bu sayfada hakkında belli bilgiler var. Ama kısaca çok gelişmiş ve medeni bir uzaylı ırkının lideri. İnsanlığı da medeniyeti yaymak ve başka türleri de kendileri gibi mükemmel ve Tanrısal yapabilmek için yarattı. Şeytan’a insanlığın Babası diyebiliriz. Dünyanın en eski dili Sanskritçe’de “Ebedi/Mutlak Gerçek” anlamına gelen Satan, Yahudilerin pis dili İbranice’de “Düşman” anlamına geliyor. Mantıklı. Yahudiler kadar nifak çıkaran, parazitlik yapan bir ırk için elbette ki Ebedi Gerçek çok büyük ve amansız bir Düşman konumundadır. Zaten o yüzden Şeytan’ın ismi bilerek karalanmaya çalışıldı ve büyük oranda da başarıldı. Ama aslında Şeytan sadece Şeytan ismiyle bilinmedi. Tanrılarımız o zamanlar aramızda yaşarlardı ve dünya üzerinde dolaşıp ruhaniyet öğretilerini başka kültürlere yaydılar. Farklı kültürler sarı saçlı, mavi gözlü varlıkların onlara ruhani öğretiler sunduğunu söyler, ve bu öğretiler karşılaştırınca genellikle aynıdır. Tek fark bu varlıklara kültür farkından dolayı verilen isimler. Enki, EA, Ptah, Odin, Wotan hep Şeytan’ın isimleri. Yani Satanizm, Antik ve Orijinal Paganizm ile aynıdır.

http://mirror.spiritualsatanism.org/www.angelfire.com/empire/serpentis666/garden.html
Bu da yaradılışımızla alakalı kaynaklar.

Şimdi çok ufaktan değiniyorum; Yahudiler dünyadaki neredeyse her kötülükten sorumlu ve asıl ruhani ve tarihsel kaynakları da çok kirlettiler. Bu kaynakta da insanlığın aslında maden işçisi, hizmetçi bir ırk olarak yaratıldığı ve sonradan Şeytan’ın onlara, yani bize, akıl, zeka ve ruhaniyet bahşettiği anlatılır ama bunu çevirenlerin arasında Yahudi de vardı. O maden olayı yalan, direkt biz de Tanrılar gibi olmak üzere yaratıldık.

Neyse. Şeytan, Yahweh’in (Hristiyan, Yahudi ve kabul etmeseler de Müslümanların “tanrı”sının ismi) hizmetkârı, yaveri, şusu busu falan değildir. Hatta ondan çok, çok önce varolmuştur ve o yokolduktan sonra da varolmaya devam edecektir.
Tanrı dediğimiz şey de yaratıcı, sınırsız güçlü bir varlık falan demek değil. Şeytan’ın da öyle bir iddiası yok. Dünyayı da, evreni de o yaratmadı ki zaten evreni de yaratan yok. Sadece insanlığı yarattı. Şeytan’a da bu kötü, çarıklı, boynuzlu keçi adam imajını veren Yahudiler ve Yahudilerden çıkan 3 İbrahimi inançtır.
Neyse. Türkçe’ye İblis olarak geçmiş Demon kelimesinin kökenine inmek lazım Tanrının anlamını öğrenmek için. Demon, veya Daemon, Latince’de bile Tanrı veya Tanrıların elçisi anlamına gelirdi. Yahudi-Hristiyan kaynakların kirletmesiyle kötü veya canavar gibi anlamlar kazandılar. Ama aslında Daemon kelime anlamı itibariyle Dae ve Mon olarak bölünür. Gün ve gece veya ay ve güneş anlamına gelir. İsimde bir imâ var. Tanrılığa ulaşmak için eril ve dişil enerjilerini mükemmel dengeye ulaştırmak gerekir. Tanrılar bu bireylerdir. Yani Demonlar canavar, kötü yaratık veya ruh gibi saçma, basit ve banel anlamlara gelmek şöyle dursun, isimlerinde bile bizim ruhani gelişimimiz için ipucu niteliğinde şeyler barındıran varlıklar oluyor. Ve de neye ne kadar inanırsınız bilmem ama belli mantraların ve meditasyonların BÜYÜK faydalar sağladığı kanıtlanmış ve kaynak vereceğim için çok da takmadan anlatıyorum.

Uzaylı kanıtı.  Uzun ama buyrun. Uzaylı kafatası keşfeden bir adam. Bu bulgularını paylaştıktan kısa bir süre sonra öldürülüyor.  Bu arada hiçbir din böyle bir iddiada bulunamaz. Tanrımızın sadece ismini söylemek bile kognitif performansı arttırır, insanın ruh halini geliştirir ve bir ölçüde gençleştirir bile. Bütün gün Allah, Allah derseniz anca enerjinizi astral parazitlere yedirirsiniz. Amaaaaaa… http://wholesomeresources.com/1862/1862/ 

Kirtan Kriya isimli bir “meditasyon” programının kontrol-deney gruplarıyla detaylı bir araştırması.

Kirtan Kriya is a 12-minute active meditation that include mudra (hand gesture), mantra (out loud, whispered and repeated silently), and visual imagery,


In the on-going study at UCLA, those practicing 12-minutes of Kirtan Kriya meditation are being compared with those using a 25-minute relaxation tape.  Preliminary results from the 39 caregivers who have already completed the study (23 practiced Kirtan Kriya, 16 listened to a relaxation audio tape) indicate:

  • Both groups demonstrated improvement in depression and anxiety, resilience and perceived burden.
  • The meditation group improved significantly more compared to the relaxation group on measures of perceived support, physical suffering, energy, emotional and well-being, as well as in cognitive tests of memory and executive function.
  • A subgroup of the meditation group also showed marked improvement in the reduction of inflammation This groundbreaking work also reveals that Kirtan Kriya increases telomerase, an exquisite marker of health and longevity, in only 12 minutes a day.”



“In a study at the University of Pennsylvania, published in 2010 in the Journal of Alzheimer’s Disease that compared Kirtan Kriya meditation to listening to Mozart, findings show:

  • CBF was increased in the Kirtan Kriya group in the frontal lobe regions and the right superior parietal lobe
  • In contrast, a non-significant increase in cerebral blood flow was seen in the music group in the amygdala and precuneus areas of the brain
  • The Kirtan Kriya group had statistically significant improvements in a neuro-psychological test which measures cognition by asking subjects to name as many animals as they can in one minute
  • Improvements were also seen in the Kirtan Kriya group in three other cognitive tests that measured general memory, attention and cognition
  • There were no statistically significant improvements in cognition in the music group
  • Participants found the meditation to be enjoyable and beneficial and perceived their cognitive function to be improved”

Yani kısaca sadece Şeytan’ın ismini zikretmek bile bizi güçlendiriyor, daha mutlu ediyor ve zekileştiriyor. Ve gençleştiriyor, çünkü telomaraz “ölümsüzlük enzimi” diyebileceğimiz bir şey. Hatta bilim topluluğunda da tam olarak bu isme sahiptir. Bu olay mantıklı çünkü bize ölümsüzlüğün anahtarını veren de Şeytan, ve ismi bile en yüce bir anlam olan “Ebedi Gerçek” anlamına geliyor. Ki bu Kirtan Kriya dediğimiz meditasyon da çok sulandırılmış bir şey. Kısaca Şeytan’ın isimlerinden biri olan SATANAMA’yı şarkı şeklinde söylemeden ibaret. Ama aslında mantraları şarkı şeklinde söylemek onları çok zayıflatır, titreştirerek söylemek gerekir. Yani bir nevi nota verir gibi. Ve SATANAMA Şeytan’ın en güçlü isimlerinden bile değil, Şeytan’la ilgili daha güçlü mantralar var. Yani bu elde edilen sonuçlar sulandırılmışın da sulandırılmışı ve buna rağmen elde edilen sonuçlara bakın. Bunu hiçbir Hristiyan, Yahudi veya Müslüman iddia edemez. “Kanıtlanmış, takip edilmiş şekilde “tanrı”mızın ismini zikretmek su götürmez, muazzam yararlara sahip” diye.

Satanizmin amaçlarına gelecek olursak da daha önce de bahsettiğim gibi Yahudiler her şeyin başında ve insan ırklarına her yerden zorla iteledikleri YHWH enerji matrisiyle bizi kontrol etmeleri daha da kolaylaşıyor. Düzenli olarak üzerimize çeşitli lanetler de yağdırırlar. Bu lanetler sayesinde insan ırklarının resmen “gözlerinin önüne perde iner” ve ne onların hakkındaki, ne de çoğunun tapınılmasını saladığı sahte “tanrı” hakkındaki gerçeği göremezler. İnsanlığa karşı işledikleri suçlar cezasız kalır, ellerini kollarını sallaya sallaya istedikleri gibi davranabilir ve dünyada daha da dehşet saçabilirler.

Amaçları da bu, çünkü tüm ırkların ve ulusların bir, tek, aynı ve farksız olduğu ve böylece son derece kontrol edilebilir, pasif ve uysal bir hale getirildiği bir “Tek Dünya Devleti” kurmak ve başına geçmek istiyorlar. Ve buna karşı savaşmazsak bu gerçekten olacak. Yahudilerin düşündükçe ağızları sulanan, engellemezsek gerçekten gelecek olan gelecek için kullandıkları çok bilinen bir laf da hatta “Mesih (Moshiach) geldiğinde her Yahudi’nin 2800 kölesi olacak.”tır.

Neyse, ön bilgi verdiğimize göre amaçlarımıza gelelim. Birinci olarak kendimizi geliştirmek. Meditasyon yapmaktaki tem amacımız “rahatlamak” gibi ucuz bir şey değil. Biz güçlenmek, enerji merkezlerimizi açıp geliştirmek, biyoelektriğimizi yükseltmek ve auramızı güçlendirmek için meditasyon yaparız. Bunun sonucunda ruhani güçlere (Astral Projekiyondan tutun Telekineziye, size çok kötülük yapan birini lanetlemekten tutun birini iyileştirip korumaya kadar aklınıza ne gelirse) uyanırız, artık YHWH ve onun etkisi altındaki “ruhani” programlardan (yani günümüzde neredeyse hepsi) etkilenmeyiz ve de bilgelik elde ederiz. Satanizmin ve aslında otantik ve gerçek, bozulmamış tüm ruhani pratiklerin nihai amacı Tanrılıktır. Daha önce de bahsettiğimiz gibi “her şeyin yaratıcısı” Tanrılık değil, “sadece” mükemmel dengeye, fiziksel ölümsüzlüğe (zira ruhun mükemmelleştirilip güçlenmesiyle fiziksel beden de zaten asıl programlandığı potansiyeli ve amacı olan fiziksel ölümsüzlüğe ulaşır) ve çok yüksek (ama sınırsız değil) güce ulaşmış olmaktır.

İkinci olarak çevremizi geliştirmek. Ben bunu insanlara bilgi vermeye çalışarak yapıyorum ama genel olarak bencil bir pislik olmamak, mümkün olduğu zaman çevremizi de eğitip bilgilendirmek, hakedene ve ilgi duyana kendimizi riske atmadığımız sürece gerçek ruhaniyet ve insanlığın gerçek ve orijinal dini hakkında bilgi vermek ve onlara da pekçoğunun zaten arayışında olduğu ve gerçeğini bulana kadar pes etmeyeceği, ucuz taklitleriyle tatmin olmayacağı doğru yolu, Gerçeğin Yolu’nu göstermek olarak tanımlayabiliriz.

Üçüncüsü de türümüzü geliştirmek. Bahsettiğim gibi insanlık şu an çok büyük lanetlerin altında ve zorla tam anlamda köleliğe doğru itiliyor. Bunun başlıca sorumlusu Reptilian dediğimiz uzaylılar ve onların dünyadaki ayağı Yahudilerin dünya üzerine saldığı, insanların gerçekleri görmelerini engellemeye yarayan lanetler. Bu lanetleri geri çevirmek için ayinler yaparız. Her birimizden, gerçekten Spiritüel Satanist olan herkesten beklenen bu. Ve Spiritüel Satanizm insanlığın tamamını topyekün bir mücadeleyle bu açıdan özgürleştirmeye çalışan tek din diyebiliriz.

Evet, Satanizm budur.

Gelecekte söyleyecek çok daha fazla şeyimiz olacak. Esenlikle kalın.

“Spiritüel Satanizm 101” hakkında 24 yorum var

  1. Joy of Satan’ın izinden giden Türk Satanistler görmek mutluluk ve onur verici. Başarılarınızın devamını dilerim.

    1. Esenlikler,

      Evet, Discord sunucumuz hala durmakta. Bu aralar fazla kimse girmiyor, o yüzden nispeten atıl olduğu söylenebilir. Ancak bize iletişim formundan ulaşırsanız, gerçekten girmeniz gerekiyorsa yardımcı olmaya çalırız.

      İyi günler.

  2. Satan sorgulamamizi ister mi
    Peki evren nasıl var oldu
    İnsan kendini nasıl tanrı seviyesine çıkarabilir

    1. Şeytan elbette sorgulamamızı, Gerçeği bulmamızı ister, zaten kendisi de en yüce ve kutsal Gerçekleri temsil etmektedir.

      Evrene gelince, Büyük Patlama pek de olası bir olay değil, bayağı bilimin içine teistik “yaratıcı” kavramını sıkıştırmak, ona yer bırakmak için uydurulan ve kanıtı mevcut olmayan bir fikir. Zaten Büyük Patlama’nın olmadığı, evrenin ezeli ve ebedi olduğu yönünde bulgular mevcut. Kadimler de aynı şeyi diyordu. İşin çok derin kozmolojisine inmeden kısaca böyle özetleyebiliriz.

      İnsanın kendisini Tanrıların seviyesine yükseltmesinin tek yolu, yine Tanrılardan gelen ruhani simya bilgileridir. Yani güç meditasyonu, yoga, nefes egzersizleri, mantralar gibi ruhani çalışmalarla ruhumuzu, ve ikisi direkt bağlantılı olduğu için de aynı zamanda bedenimizi yükseltiriz ve en nihayetinde Tanrıların seviyesine, mükemmelliğe çıkarız.

  3. kabul ediliş ayinini yaptım fakat hiçbir şey hissetmedim…. hissedeceğimi düşündüm ama olmadı yanlış giden bir şey mi var…

    1. Esenlikler,

      Adanma ayininin amacı bir şeyler hissetmek değil, Tanrılara iradenizi, niyetinizi ve ciddiyetinizi belirtmektir. Şeytan’ın enerjilerini hissedip hissetmemeniz kişisel duyarlılığınızla birlikte başka şeylere de bağlıdır.

      Her halükarda, “kabul edilme”nin ölçüsü hissetme değil, ciddiyet ve samimiyettir. Bunlar yerindeyse kabul edilmemeniz için hiçbir sebep yoktur.

      İyi geceler.

    1. Esenlikler,

      Elbette. Bu çok büyük bir başarı olsa da tarihte birçok şahsiyet ulaşmıştır. Bunların arasında Büyük İskender ve Hitler de vardır. Bu süreç onyıllar ve hatta bazen ömürler bile sürse, uğraşan her Satanist sonunda başarabilir.

      İyi günler.

      1. Bu dinde bitkiye bile zarar vermek günahken Binbir kişiyi öldüren Hitler nasıl tanrılık seviyesine çıktı?

        1. Esenlikler,

          Çok yanlış anlamışsınız. Bizim dinimizde “günah” kavramı yoktur, ölünce yargılanma düşüncesi çocukça bir hayaldir. Doğaya saygı duyulur ve gerçekten de Doğaya kötü davranılması “yasak”tır denebilir; ancak bunu “günah” bağlamına sokup aslında olmayan bir şekilde “ölünce cayır cayır yakılma” fikrine getirmek yanlış olacaktır.

          Her neyse. Hitler binbir değil, bir kişiyi bile öldürmemiştir. Holocaust yalanından bahsediyorsunuz herhalde. Bunun olduğuna dair tek bir kanıt bile mevcut değil, olmadığına dairse kanıtlar engin denizler niteliğinde derin ve geniştir. Bu konuda zaten gelecekte bilgi sunacağız, ancak şimdilik kendi araştırmalarınızla bile ulaşabileceğiniz çok sayıda kaynak var.

          Şunu da ekleyeyim; Satanizm’de “insan öldüren Tanrı olamaz” diye bir kaide yok. Tanrı olmanın tek ama tek şartı ruhani gelişim, bunun tek şartıysa gerekli egzersizleri uygulamadır. Elbette ruhani olarak geliştikçe insanın karakteri de gelişir, o yüzden saçma, aptalca ve barbarca davranmamasını bekleyebiliriz. Ancak örneğin birisi ailenize, canınıza, güvenliğinize kast etse ve tek çıkış yolunuz öldürmek olsa ve bunu yapsanız, bu elle tutulmaz bir şekilde içinizi “zehirlemez”, sizi herhangi bir şekilde “geriletmez”. Yasal açıdan hariç hiçbir sonucu yoktur. Hitler’inse ırkını savunan ve yüceltmek, kurtarmak için durmadan çalışan bir kahraman olduğu düşünülürse bunlardan bahsetmeye bile gerek yok aslında, zira alakasız konular.

          İyi akşamlar.

  4. Bir insan ayin olmadan şeytanı görme şansı var mı veya Sen meditasyon sayesinde onunla konusabiliyor musun ? Ben Müslümanım Ve bir arkadaş önerisi ile arastiriyorum severim dinleri araştırmayı amma velakin Bazı şeyler yetersiz geliyor , Bir ruhani varlığa nasıl bu kadar güvene biliyorsunuz Bana diyebilirsin “sen allaha nasıl güveniyorsun” diye güveniyorum çünkü bize kendini anlatan Bir suru Şey gönderdi peygamber kitap vs Hem şöyle de bir durum var Bir dini suçamak yerine o dini uygulayanlari suçlamak daha mantıklı değil mi Allah kendini tanıtan şeyler gönderdi Ama bunu o zaman ki insanlar yanlış anlayıp yanlis yönlendirdi çünkü Kur’an-ı Kerim de çok güzel şeylerden bahsetmesine rağmen bunu müslümanlar yapmıyor bende bazı şeylerde karşı çıkıyorum evet ama Dediğim gibi bence dinlerde bir suç yok Uygulayanlarda Suç var Ha lütfen yanlış anlamayın Amacım dininizi kötülemek değil hatta çoğu şey güzel Ama şeytana inanmak ne biliyim tuhaf geliyor bana neden her din onu kotuluyor her din kotuluyorsa bunda bir iş yok mudur ?

    1. Esenlikler,

      Sitemize birkaç yorum bırakmışsınız, belli ki ciddi anlamda merak ediyorsunuz. Güzel, biz de merak eden, sorgulayan ve düşünen insanları severiz. Satanizm düşünmenin, özgür iradenin ve mantığın dinidir; mantıkla açıklanamayacak hiçbir şeyi desteklemeyiz. Sorduğunuz sorulara burada biraz cevap sunayım.

      “Bir ruhani varlığa nasıl bu kadar güvene biliyorsunuz”
      Tanrılar “ruhani varlıklar” değillerdir, fiziksel canlılardır. Ruh değillerdir, ruhları vardır. Ancak fiziksel olarak yaşayan, nefes alan, sizin bizim gibi canlılardır. Güvenmememiz için hiçbir sebep bulunmamaktadır; zira Onlar insanlığın en başından beri bizimle olan aynı Tanrılardır. Sonradan gelme değillerdir, bize herhangi bir zararları asla bulunmamıştır ve günümüzde bile Onların öğretileriyle ruhlarımızı yükseltip Onların seviyesine çıkarmak için uğraşıyoruz.

      “Bana diyebilirsin “sen allaha nasıl güveniyorsun” diye güveniyorum çünkü bize kendini anlatan Bir suru Şey gönderdi peygamber kitap vs”
      Hayır, “Allah” dediğiniz varlık hiçbir şey “gönder”memiştir, böyle bir gücü yoktur. “Peygamber” diye bahsettiğiniz kişilerin istisnasız her biri Yahudidir, şeref yoksunudur ve aslında hiçbiri var olmamıştır bile. Muhammed kurmacadır ve kurmaca olmasa bile sübyancı, Yahudi bir psikopattı, Haham İsa koca burunlu bir ırkçıydı, İbrahim Brahma’dan çalıntıdır, vesaire. Kitaba gelince, “kendini anlattığını” söylediğiniz şeyin sözleri kin ve irin damlıyorsa bu, bu kitabı “gönderdiğini” iddia ettiğiniz varlığın kendisi hakkında ne söyler?

      “Bir dini suçamak yerine o dini uygulayanlari suçlamak daha mantıklı değil mi Allah kendini tanıtan şeyler gönderdi”
      Hayır. Müslümanlar İslam’a rağmen kafa kesme, çocuk tecavüzü, insan taşlama, akıllarını kullanmadan acizlik gibi hareketlerde bulunmazlar; İslam’dan ötürü bulunurlar. Açıkladığım ve kanıtladığım gibi bunlar İslam’ın özüdür. İslam’ın kendisi vahşettir. “Allah” kendini nasıl tanıtmış kendi kitabında görüyoruz. İnsanlıktan nasibini alamamış, kana susamış, sübyancı bir ruh hastası. Direkt İslam’ın kitabından alıntılarla bu barizdir.

      “Ama bunu o zaman ki insanlar yanlış anlayıp yanlis yönlendirdi”
      Kesinlikle yanlış. Tevbe 5’te öldürün yazıyor diye millet öldürüyor. Aksine, siz öldürmeyenler yanlış anlayıp yanlış yönlendirdiniz. Açıkçası siz, Müslüman bile değilsiniz.

      “Kur’an-ı Kerim de çok güzel şeylerden bahsetmesine rağmen ”
      Kur’an’ın istisnasız tamamı pisliktir. Biz anne-babamıza saygı duymak veya komşularımızla iyi geçinmek için bu kitaplara ihtiyaç duymuyoruz ki bu gibi fikirler İslam’a has olsun. Bilhassa İslam’dan önce de komşularımızla çok da güzel geçiniyorduk, hatta İslam geldikten sonra her şey bozuldu. İslam’da güzel tek bir şey bile yoktur. İslam’dan önce olmayıp İslam’dan sonra gelen güzel bir yenilik. Ah, elbette şeref yoksunu çöplük niteliğindeki “insan”lar için çocuk tecavüzü daha da meşrulaştırıldı. Buna “güzel” diyen birkaç ruh hastası bulunabilir herhalde.

      “bende bazı şeylerde karşı çıkıyorum evet ”
      Bunu dediğiniz anda İslam’dan çıktınız. Tebrikler, insanlığa hoş geldiniz. İslam’da sorgulamak tamamen yasaktır. İmanın şartlarından biri Kur’an’a imandır. İçinde yazan istisnasız her şeye sorgusuz sualsiz, koşulsuz “iman” etmezseniz “mürted”, “kafir”, “zındık” olursunuz ve kafa kesen gerçek Müslümanlar tarafından kafanızın kesilmesi “farz”dır. Sevseniz de sevmeseniz de gerçek bu. Yani açıkçası siz Müslüman değilsiniz, sadece İslam tandanslı bir Deist’siniz ve korkunuzdan ötürü kendinize karşı dürüst olamıyorsunuz. Korkmanız gereken bir şey olmadığını anladığınız anda her şey yerine oturacak.

      “Dediğim gibi bence dinlerde bir suç yok Uygulayanlarda Suç var ”
      Yanlış. Açıkladığım gibi.

      “Amacım dininizi kötülemek değil hatta çoğu şey güzel”
      Teşekkürler, ancak Satanizm’in çoğu değil, tamamı güzel değil, mükemmeldir. İnsanlığın orijinal dinidir. Elbette irdelenmeye ve sorgulanmaya açığız ve bunu yapan birçok kişi var, sizi de aynısına davet ediyoruz. Ama mantığa, etiğe ve güzelliğe uymayan tek bir nokta bile mevcut değildir.

      “Ama şeytana inanmak ne biliyim tuhaf geliyor bana ”
      Sebebi ömrünüz boyunca Yahudiler tarafından yaratılmış, insanlık ve Centilliğin düşmanı olan bir Yahudi tarikatından bulunmanız olabilir mi acaba?

      “neden her din onu kotuluyor her din kotuluyorsa bunda bir iş yok mudur ?”
      Her din değil, hiçbir din Şeytan’ı kötülemez. İbrahimi inançlar din değildir, ölüm tarikatıdır. Ve onlar sadece birkaç bin yıllık geçmişi olan, sonradan gelme, öteki, dışarıdaki, resmen uzaylı inançlarıdır. Orijinal dinlerle hiçbir ilgisi yoktur; ve orijinal Pagan dinlerinin her bir tanesi Şeytan’ı baş tacı eder, zira orijinal din Şeytan’dan gelmiştir.

      Son olarak da; Şeytan ve Tanrılarla ritüel dışında da etkileşim kurulabilir. Tek gerekli olan şey psişik açıklıktır, hepsi bu. Ancak size, eski putlarınızı yıkmadan önce Şeytan’a ayin yapmanızı önermiyoruz.

      Umarım bu kafanızdaki soru işaretlerine cevap olmuştur. İyi akşamlar.

  5. Aslında bir konuda hem korkuyorum hem korkmuyorum… Şimdi siz bize bazı şeyleri yaparken (Sanırım tanrı çağırırkendi) sizi kandıran bir melek gelebilir ona şeytandan geldiğine yemin etmesini söyleyin emin olmak için demiştiniz. Eğer ben bu bilgiyi bilmeseydim 40 günlük meditasyonunuzu yapıp tanrı çağırmayı başarabilseydim ve aslında karşımdaki bir melek beni kandırsaydı çok kötü şeyler olmaz mıydı? Daha bilmediğim şeyler sanırım vardır, korunmak için ne yapıcağım hakkında fikrim yok, aksilik, tehlike çıkarsa. Satanist olursam korunmuş oluyorum evet ama ben hala dinin bazı etkilerindeyim ve bundan kurtulamadım, bu halde girersem sıkıntı olcağını düşünüyorum.

    1. Esenlikler,

      Şeytan’ın koruması altındaki kişiler için böyle varlıklar gelse bile çok sorun yaşanmaz, kolayca kovulur. Siz de meditasyonunuzu güçlü yaparak, çağırma işleminden önce de meditasyon yaparak ve koruma auranızı güçlü tutarak istenmeyen bir varlık gelse de size etki etmesini önleyebilirsiniz. En kötü ihtimalle kovma ritüeli yaparsınız, kurtulursunuz.

      Onun dışında, Satanizm’e girmek için acele etmeyin. Tamamen hazır olmadan girmeyin, bazı yorumlarda da acele girenlerin sıkıntı çekebildiğini görüyorsunuz. Her şeyin uygun bir zamanı vardır.

      İyi akşamlar.

  6. Sümerlerin Sanskritçe konuştuğunu söylemişsiniz: “Dünyadaki en eski dil denebilecek Sanskritçeyi konuşurlardı. Ve tahmin edin o dilde hangi kelime Ebedi/Mutlak Gerçek demek. Yahweh değil, Allah değil; ki öyle şeyler o zaman yoktu bile. ”

    Bunu araştırdım ve böyle bir şey bulamadım. Sümerler sansktirtçe konuşmuyormuş kendi dilleri varmış.

    1. Esenlikler,

      Kadim Hint-Avrupa dillerinin hepsi az ya da çok bağlantılıdır. “Sümerce” diye bir dil de bulunmakta, ama bu dille Sanskritçe arasında ortak kelimeler de bulunmakta. Dolayısıyla bunu böyle ifade etmekte o zaman sakınca görmemişiz. Ama günümüzde Sümerce tabirini de kullanabiliriz.

      İyi günler.

    1. Esenlikler,

      Sağ olun, bilgilenebiliyorsanız ne mutlu.
      Ve eklemem lazım, umarım isminiz Şeytan’a veya Demon’larına gönderme değildir. 13 Şeytan’ın sayısıdır, Goetia gibi düşman elinden çıkma pisliklerde de Demon’lara “Evil spirit”, yani “kötü ruh” deniyor. Ancak elbette gerçek bundan çok farklıdır.

      İyi günler.

  7. Dünyadaki en eski dil denebilecek Sanskritçeyi konuşurlardı. Ve tahmin edin o dilde hangi kelime Ebedi/Mutlak Gerçek demek. Yahweh değil, Allah değil; ki öyle şeyler o zaman yoktu bile. Satan!

    Bunun kaynağını verebilir misiniz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir