“Ne yani, Netflix de mi izlemeyelim kardeşim?!”

Tüm okuyucularımıza esenlikler, umarım gününüz harika geçiyordur. Gününüz her nasıl geçiyorsa geçsin, umarız bugünkü parçamız biraz renk katabilir. Arzu ederseniz buradaki görsellere tıklayarak daha büyük hallerini görebilirsiniz. İyi eğlenceler.

Bir okuyucu:

Ne yani Netflix’de mi izlemeyelim kardeşim? İyice abarttın. Bu blogu yayınlamak için kullandığın Google yahudi olan bir adam sayesinde oldu. Madem o kadar baykot ediyorsunuz neden izole etmiyorsun kendini? Tamam politik, dini olarak Yahudileri eleştirirsin de dizi izleyen adama ne kastın var? Hiç mi dizi izlemeyelim. La Casa De Papel le derdin ne anlamadım. Herhalde yeni sezon çıkınca Twitter ve diğer sosyal medyalarda gündem olduğundan sinir oldun kendince. Merak ediyorum acaba nasıl bir sosyal hayatın var? Ulyesses okuyorsundur herhalde. malum dizi izlemeyen entelektüel birisindir ya. Yani yetişkinliğe yeni girmiş biri olarak ne bu 40 yaşlarda ki ahkamlar? Boşuna yazıyorum aslında işine gelen yorumları cevaplarsın. Bu kadar şeffaf birisen neden yorumları onaydan geçirip yayınlıyorsun? Önce hakaret eden mi oluyordu yoksa böyle bir şey yaptın

Cevap:

Esenlikler,

Bir-iki önceki neslin genel cehaletiyle, şimdiki neslin umursamaz benmerkezciliğini bir cümlede nasıl iğrenç bir sentez haline getirdiniz bilmiyorum ama, başarılı!

“Ne yani, Netflix de mi izlemeyelim kardeşim?”
“Ne yani, sigara da mı içmeyelim kardeşim?”
“Ne yani, bir Facebook’umuz var, ona da mı karışacaksınız kardeşim?”
“Ne yani, eroin de mi vurmayalım kardeşim?”
“Ne yani, camilere bağış da mı yapmayalım kardeşim?”

Abarttım mı? Yoo, abartmadım. Sigara içmek de hamallıktır, aptallıktır ve hatta kişi yeterince bilinçli ve akıllıysa, hainliktir. O verdiğiniz, vere vere de rezil olduğunuz paralar nereye gidiyor hatırlatırım. Aynı şeyi az veya çok fast food, abur cubur gibi çöplükler hakkında da nispeten söyleyebiliriz, ama herhalde her gün sigara içen insan sayısı, her gün bir paket Lay’s “gömen” insan sayısından kat kat fazladır.

Ha, derseniz ki bunları yapan Satanizm’den “atılır” mı, tabii ki hayır. Sorumluluk sorumlulara, bir-iki hayat tarzı seçiminden ötürü (tabii bu seçimler inanılmaz derecede yıkıcı değilse) başınıza yıldırımlar düşmez. Ama bunları bilen sorumludur, ve kendi elleriyle az veya çok dünyayı kirleten insan, bunun vicdani yükünü taşımak zorundadır. Aynı zamanda bu tarz şuursuz aktivitelere ne kadar düşerse, genellikle ruhani açıdan o kadar zayıf bir kişiye bakıyoruzdur. Bu saydığım şeylerin hepsini bir anda bıçak gibi kesmek zor, bazıları için imkansız olacaktır, yapın da demiyorum. Ama size en ufak bir fayda sağlamayan, zarar veren ve çevrenize de ölçülebilir şekilde zararı olan bu şeyleri ne kadar az yaparsanız o kadar iyi.

Tabii saydığım kötülüklerin hepsi bir değil. Satanist olup herhangi bir sebeple camiye bağış yapan görsem, açıkçası başına bulutsuz havada yıldırım düşmesi için dua ederim. Uyuşturucu kullanımının da Satanizm’de yeri yok. Kişi “atılmasa” da, kendi kendine çıkıp gidecektir zaten. Devam edelim, Netfux gibi “””casual”””, sizce “””normal””” bir şeyi neden bu pisliklerin arasında saydım, değil mi? Bütün bunların Netfux ile ilgisi ne derseniz, başınızı taşın altından çıkarmanızı öneririm. Netfux kadar beyaz karşıtı, solculuk iteleyici ve Yahudilenmiş şirket bulmak, bu Yahudilenmiş dünyada bile zordur. Sübyancılıklarından bahsetmiyorum bile.

Netflix, “drag queen” RuPaul’un da yaratıcılığını yaptığı “AJ and the Queen” şovunun prömiyerini yaptı. Bu şovda, 10 yaşında bir çocuğun ülke çapında çoğunlukla gay kulüplerinde gösteri yapan bir drag queen’in yanında gezmesi konu alınıyor. Bir sahnede, ergenliğe bile girmemiş bu çocuğa “top” deniliyor – yani gay ilişkilerde “üstte” olan taraf. Bir şey dememe gerek var mı?

Bunu “mecaz” olarak alacaklar, masumane yorumlayacaklar olabilir aslında, duyar gibiyim. Hadi devam edelim.

Mesela bu da “Dancing Queens” isimli Netfux dizisi. Diziyi yapan kişiler kesinlikle pedofili değil, endişelenmenize hiiiiiç gerek yok! Yersen.

Yetmedi mi? Yettiririz.



Devam edebilirim, ama herhalde (UMARIM) yeterince mideniz bulanmıştır. Bu kadar şeyden sonra halâ beyaz karşıtlığının, LGBTQPIAODURARTIK propagandasının, sübyancılığın, solcu pislikliğin dibine vurmuş bir şirkete enayi gibi para vermek isteyen varsa buyursun versin, ama bu enayi oldukları gerçeğini değiştirmez. Ki “enayi” derken çok hafif bile söylüyorum.

Ha Netfux’a para vermişsiniz, ha eroine. Beyniniz için ikisi de yıkıcı, toplum için ikisi de zararlı, ikisi de kabul edilmez. Camilere bağış yapsanız da o para çocukları istismar etmeye gidecek, buraya para verseniz de.
Sizi bilmem ama, ben çocuklarımızın ağzına “inşallah”, “maşallah” gibi lafları gerçeği az veya çok bilip, yine de kasıtlı şekilde takan aptallara bile subhuman gözüyle bakıyorum. Diyanet’in tir tir titreye titreye geldiğini böğürdüğü “Ateist, Deist, Agnostik nesil” var ya, anne-babaları onların beynini her gün kirletiyor. Bu pisliği biz temizlemek zorundayız. Etrafınıza bakın, Gerçeği anlattığınız veya bilen kişiler bile ağızlarından bu pisliği düşürmeyip çocuklarını da bu all*h’a ağız muamelesi çekmeye alıştırıyorlar. Hadi bilmeseler neyse, ama gerçeği bilip hala alışkanlıklarını değiştirmeyen yetişkinler de yapıyor bunu. Bu iki yüzlülük değil mi? Bu aptallık değil mi? Çocukların beynini azıcık bile zehirlemek, kabul edilmez bir suçtur. Hele de bilgisi olan, aklı olan, yani sorumluluk sahibi kişiler tarafından.

Durum böyleyken, bu bile objektif ölçütlere göre kabul edilemezken, siz vicdanınız tamamen rahat bir şekilde bunun bin kat kötüsünü yapan, yaptıran, yapan Yahudilere dalkavukluk, yataklık yapan şirketlere güle oynaya para akıtıyorsanız bu sizin karakteriniz hakkında da çok şey söyleyecektir. Normal, aklı başında bir toplumda bunların hepsi idam edilecekken dünyanın ruhani eliti olması gereken biz Satanist’ler, bir de bu andavallara sıkı emek göstererek kazandığımız paramızı kendi ellerimizle teslim mi edeceğiz? Utanmazlığın bir sınırı olmalı. Bir de bu kadar vizyonsuz ve benmerkezci olup, başkalarının yaşı hakkında atıp tutturamayan ifadeler yapmak da oldukça ironik. Gerçek şu ki, bu dediklerimi ve fazlasını ben söylemem gerekmeden anlayan ergenlik çağında kardeşlerimiz de var, yetişkin kardeşlerimiz de, orta yaşlı ve hatta emeklilik çağında olan kardeşlerimiz de. Sanırım bir tek vizyonu çocukluk çağında kalmış kişiler anlamıyor.

Son olarak, “şeffaf” birileri olduğumuzu nereden çıkardınız? Şeffaf olalım da mücahit köpekler bizi bulup kafamızı kessin, değil mi? İdeolojimiz, bilgilerimiz ve sitemiz herkese açıktır, ama asla buranın bir demokrasi olduğunu söylemedik, ki değil de. Nasıl spam’i doğal olarak sansürlüyorsak, beyin çöplüğü niteliğindeki şeyleri de sansürlüyoruz. Sizinkini geçirmemizin sebebi, bu düşünce tarzınızın ne kadar yanlış olduğunu anlatmak ve bizzat sizin de daha geniş bir bakış açısıyla bakmanızı ummak.

Karar sizin. Ama şahsen siz fikrinizi değiştirin değiştirmeyin, bunu gören sayısız diğer kişinin kalbine dokunduğuma eminim. Rica ederim.

İyi günler.

38 thoughts on ““Ne yani, Netflix de mi izlemeyelim kardeşim?!””

  1. Aileme kendi dinlerine inanmadığımı ve inanmakta istemediğimi söylediğimde bile piskolojik ve fiziksel olarak şiddet gösterdiler. Buna rağmen ben gidip onlara Satanist olduğumu söylesem bir daha güneşi göremeyecekken nasıl şeffaf olunur bilmiyorum.
    Yazınız için teşekkürler.

    1. Esenlikler,

      Lütfen olay sağlınız ve hayatınızı tehlikeye sokacak bir tane ise daha dikkatli davranın. Bir miktar şeffaflık iyidir. Lakin gereksiz yere kendimizi tehlikeye atmaya gerek yok. Aileniz size şiddet gösteriyorlarsa ve bunu çözmek için elinizden hiçbir şey gelmiyorsa(Eğer durum fazla kötü ise polis ve vakıflara başvurmak iyi olabilir), sakin bir şekilde geleceğe hazırlamanız en iyisi olacaktır. İyi bir üniveriste için çalışın veya kendi ayaklarınızın üstünde durmak için bir yol bulun. Bu şimdi olmak zorunda değil, 20lerinizde bunu başarabileceğinizden emin olmaya çalışın yeter. Ondan sonra ailenizle ilişkinizi kendiniz belirlemeniz daha kolay olacaktır. İsterseniz geride bırakırsınız, isterseniz anlaşırsınız.

      Şimdilik kendinizi riske sokmayın. Hayatınız şu an muhtemelen en önemli zenginliğiniz.

      İyi akşamlar.

  2. Yeni yazıyı bekliyordum ellerinize sağlık. Sayenizde bir çok şey öğrendim. Bu yolda bana en çok yardımcı olan kişiler sizlersiniz. Hepinize çok teşekkür ederim. Umarım ki bir çok kişiye daha yardım edersiniz. Başarılarınızın devamını dilerim.

  3. Bence kendi zevklerimizi dizginlemek gerek . Çünkü bir anda patlayabilir. Sigara olsun Neflix olsun . Bunlar zevk meselesi hiç karışmaya gerek yok. Ben burada cevabı yazanı değil yorumu yazana kin besliyorum. Ama tabiki bunlar zevk meselesi cevabı yazan arkadaşa daha dikkatli olmasını tavsiye ederim. Hatta bu yazıyı silmesini. Doğru bir ağızla anlat. Anlamıyor ise yorumunu geç rahatsız ediyor ise banla sonuçta web site sizin . Ama dediğim gibi zevk meselesi o kadar abartılı bir şekilde yazı yazmayın. Şahsi görüşüm

    1. Esenlikler,

      Görüşünüzü anlayabiliyorum. Dizi ve film genel bakıldığında eğlenmek için gerçekten iyi hir olay olabiliyor. Aynı zamanda doğru kişilerin elinde bir tür sanat eseri demek bile uygun olur. Lakin tarih boyunca sanat dünyasında var olan bir olay özellikle şu son 20 yıldır bu alanlarda yapıl(a)mıyor: Yapıcı ve kırıcı eleştiri.

      Artık insanlar eleştiriden “Benim zevkim bu.” demekle o kadar kolay kaçmaya başladı ki, artık pedofili, tarihi kişi ve değerlere saygısızlık, çocuk istismarı gibi olaylar çeşitli dizi ve filmlerde normal gibi gösterilmeye başlandı. Bunu en çok yapan şirket ise şu aralar Netflix. Zenci Kral Arthur, çocuk yaşta striptizci olan kızlar, uyuşturucu ve madde bağımlılığını havalı gösterme. Bunun gibi şeyleri neredeyse her “Netflix orijinal dizisinde” bulabilirsiniz. Belki “İnsanlar o kadar kolay etkilenmez.” diyebilirsiniz ama bunlar yavaş yavaş bilinç altına yerleşiyor. Bu normalleştirme ise sessiz başlayan bir çığ gibi zamanla etkileri anlaşılacak. Şimdisen Amerika’nın çeşitli yerlerinde pedofililerin LGBT gibi grupların altında korumaya alındığını görmeniz bile mümkün.

      Sitemizde bazen bu tür tepkiler çektiğimiz oluyor. Bunların hepsini susturursak düşmandan “sansür” açısından çok farkımız kalmaz. İnsanların bize iyi veya kötü yorumlarını gerekirse sert gerekirse yumuşak bir şekilde kesinlik içinde karşılık vermeliyiz. Eğer sözlerimizin arkasında duramayacaksak, siteye neden yazı paylaşıyoruzki?

      İyi akşamlar.

      1. Konu bu değil ama aydınlatmakta yarar var. Bence pedofilinin bir seçim olmadığını, biyolojik olduğunu unutuyorsunuz.

        1. Esenlikler,

          Pedofililik dediğin gibi olsa bile bastırmak yine insanın elinde. Her içgüdümüze uyan hayvanlar değil; akla, iradeye, uygarlığa sahip gelişmiş yaşam formlarıyız.

          İyi geceler.

  4. Önemli bir noktaya değinilmiş, gerçekten.
    Ben de aklımdan geçen bir kaç düşünceyi söylemek isterim.

    Bir insan hayatını ve ötesini gerçeklerle ve ruhani yöntemler ile muhteşem kılabilecek iken neden; otoritesini ve kaynaklarını insanlığa ruhani, zihinsel ve fiziksel zarar vermeye çalışan bu varlıklara, keyif adı altında para öder ki…

    Yapılabilecek onca eğlenceli şey var (meditasyonlar, yoga, kineziler üzerine çalışmak, astral projeksiyon vb.) neden mide bulandırıcı içeriklerden keyif almak ister ki… Üstelik ruhaniyette gelişmek için dünyayı ve insanlığı bu hale getirenlere para vermeye gerekte yok.

    Bir çok ürün ve hizmet onlara ait. Yediğimiz bir çok şey, eğlence sektörü ve daha nicesi. Bu ürünler ve hizmetler insanlığı ruhani, zihinsel ve karakter olarak düşürmek ve hastalandırmaya çalışmaktan başka bir şey yapmıyor. Temel ihtiyaçlar farklı bir durum ama insanların hayattan keyif almak amacıyla aldıkları bir çok ürün, kişiye uzun veya kısa dönemli zarar vermekten başka bir şey değil. Kullandığımız “bir çok” teknolojik gelişmeden; yediğimiz basit bir çikolataya kadar…
    Kişinin kendi tercihi bu zararlı ürünlerden uzak durmak elbette. Bir kaç durumda mümkün olmayabilir ama kendi seçimimizi yapabildiğimiz durumlarda var. Sağlımıza, toplumsal ve ırksal kimliğimize zarar veren y*hudi ürünlerinden uzak durmak ve karşı çıkmak: çocuklarımız, ailemiz, milletimiz ve ırkımız için verebileceğimiz en doğru karardır.

    Her şey bir anda olmaz ama alışkanlıklarımızı ve yaptıklarımızı değiştirmek için çabalamak, dünyada sevdiğimiz bir kişi bile varsa, ona verebileceğimiz en iyi hediyedir. Bizler onurlu, adaletli, etik değerlere ve daha fazlasına sahip bir ırktan geliyoruz. Bu dünyada hastalıklı ve hak ettiğini bulacak kişiler ise (((onlar))). Hepimiz birlikte çabalar, mücadele eder ve Centil onurumuzu ve kimliğimizi hatırlarsak; o zaman bu hastalıktan kurtulabilir, dünyamızı ve insanlığı olması gerektiği noktaya getirebiliriz.

    Bir çok insan sanıyor ki dünya böyle kalacak… Verdiğimiz basit kararlar(y*hudi ürünlerine para akıtmamak vb.) bile “””onlara””” zarar veriyor!

    Bizler denizlerin ve ormanların üstünde, güneşin altında uçması gereken özgür kuşlarız. Bizi kafese koymaya çalışan ve boyun eğmemizi (((bekleyenlere))) gerektiğinde bir aslan gibi güçlü ve korkusuz olduğumuzu göstermeli, bizimle alay eden ve bize “sığır” diyen bu yaratıkların duyması gerektiği kükremeyi duyurmalıyız. Bir sıçan, aslanın adım sesini duyduğunda bile deliğinden çıkmaması gerektiğini bilir. Aslanın kükreyişi duyulduğunda ise sonunun yaklaştığını anlar. Zamanla dünya daha güzel bir yer olacak. Bunu hep birlikte başaracağız.

    Şeref ve Güç Ebediyen Şeytan’a Atfolsun!

    1. Oldukça hoş bir şekilde açıklamışsınız ve bunlar kesinlikle doğru sözler. Önem gösterip üşenmeden, erinmeden, konuyu uzun uzun detaylıca açıklamışsınız. Faydalı yorumunuz için teşekkürler!

    1. Anlamsız bir dizi. Bu ve benzeri diziler “Owyes Şeytan, fak yess, holi şit boy” kafasında gezse de bizim davamızda önemi olmayan ve sanılanın tam tersine bilinçaltına “Şeytan dıştan çekici ve yakışıklı görünüyor olabilir, ancak aslında gerçek yüzünü gizliyor” tarzında mesajlar gönderen anlamsız diziler sadece.

  5. merhaba acaba dünyada spirituel satanistler olarak nufusumuz kac? hindular ve paganlarda satanist sayiliyor mu ?
    ayrica bir sey daha sormak istiyorum size ben yaklasik bir yildir satanistim ilk zamanlar meditasyona baslamistim ama meditasyonda yogaya gecince kilomdan dolayi yapamam diye meditasyonu erteledim simdi ise aklimin ucumdan bile gecmiyo motive olamiyorum ilac kullaniyorum sebebi bu olabilir mi?
    meditasyon yapmazsak tanrilar bizden gozlerini ( desteklerini ) ceker mi bir kac yil yapmadan devam etsem baslamam daha da zorlasir mi siz ne dusunuyor sunuz

    1. Esenlikler,

      Belli bir sayı yok ama tahmini olarak Dünya’da yaklaşık 2 milyon diyebiliriz. Tabi bu sayının büyük bir kısmı sadece adanıp kalmış kimseler. Eğer aktif olarak ritüel yapan ve kendini geliştirenleri sayarsak yaklaşık 500,000 dir muhtemelen.

      İnandıkları Tanrılar bizim Tanrılarımız ile aynılar. O yüzden sayılabilirler, lakin kendilerins soracak olursanız değillerdir. Aynı ağacın farklı dallarına “Aynı dal mısın?” veya “Aynı ağaç mısın?” soruları gibi bu. Aynı ağaç, zamanla ayrılmış farklı dal.

      Öncelikle ilaçlarınızın ne olduğunu ve neden aldığınızı bilmiyorum. Bu yüzden yorum yapmam hem doğru olmaz hem de zarar verici olabilir. Eğer hayati önemi olan bir ilaçsa zaten almanız lazım. Anti depresan gibi bir ilaçsa, meditasyonla geliştikçe zaten gerek kalmayacaktır. Bağımlı olmamaya çalışın.

      Kilo bazen sorun olabilse bile caydırıcı olmamalı. Eğer kilonuz sizi endişe ettiriyorsa kilo veriniz. En basit çözüm bu olacaktır. Bu sırada meditasyonlara devam etmenizi öneririm. Günde yapmanız gereken basit meditasyonlar hepsi beraber bir saat belki anca alıyor. Günlük bir saatinizi ayırın ve bir süre dişinizi sıkın. Pez etmediğiniz sürece devam gelecektir.

      Tanrıların “yardımını” tamamen çektiği durumları çok duymadım. Lakin bildiğim bir şey var ise yardımların bir ‘yatırım’ mantığı ile yapıldığı. Şöyle düşünün. Eğer yatırım için paranız olsaydı şirketi çabalamadığı için batıracağı kesin olan adama mı parayı verirdiniz yoksa başarması kesin olmayan ama çabalayan adama mı? Cevap basit. Herkes çabalayan kişiye verirdi. Bu Tanrılar için de aynı. Eğer siz kendinizi geliştirmek ve ilerletmek için çaba verirseniz. Onlar da size yardım edeceklerdir.

      Ve ne kadar erken meditasyona başlarsanız, o kadar iyi.

      İyi akşamlar.

  6. ya elimi ısırcam sinirden. netflixin pedofilisine laf edeceğinize kendi içinizdekileri ayıklayın. yüksek rahip hooded cobranın bildiğini siz biliyor musunuz mesela? 3. gözünüz açıktır. göremiyor musunuz? ahahahhdh

    1. Esenlikler,

      Pedofililerin ve pedofililiğin kınanması sizi elinizi ısırtacak kadar sinirlendiriyorsa öncelikle kendinizle biraz vakit harcamanızı öneririm. Anlaşılan yüksek dozaj “goy hapı” almaktan bu tür insanlık dışı hareketlerden çok onlara karşı çıkanlara sinirlenmeye başlamışsınız. Sorun yok, dibe düşmediğiniz sürece zamanla çözülür. Hayatınızü drama ve size katkısı olmayan uğraşlarla geçirmek yerine kitap okuyarak veya meditasyon yaparak geçirmenizi öneririm. Bundan 10 yıl sonra zamanınızı boşa harcadığınız için kahrolmazsınız en azından.

      “Kendi içimizdekiler”? Kim? Nerede? Admin takımındaki herkesi tanıyoruz. Onlardan bahsetmiyorsunuzdur. Forumlar? Orada zaten pek içeri bir durum yok. Saygılı olan herkes kapıdan girebilir. Discord sunucusu? Onun içinde zaten gerçek bir yetki veya ‘kapalı kapılar ardında gizli bilgiler’ yok. Yani içeri girince elde edilen bir olay yok. Tam olarak “içeride” neyden bahsediyorsunuz? Ben çünkü bahsettiğiniz türden bir olay göremiyorum. Yıllar önce bir iki hatamız oldu doğal olarak. Biz de insanız, aynı Yüksek Rahipler/Rahibeler gibi. Geçmişte olan bir iki çizik yüzünden yıllarca kafayı bozucak kadar hayatı boş insanlar değiliz. Olan oldu ve biz hayatımızda daha iyi günlere yürümeye devam ettik. Size de aynısını öneririm.

      İyi geceler.

    1. Sözü edilen “Devasa “””melek”””ler” gerçek değil, hayır. Yahudi metinlerinde sık sık geçen bilinçaltı kontrolü, sitemizi az biraz okumuş herkesin çıplak gözle görebileceği türden şeyler tabii.

  7. Doğal taşlar işe yarıyor mu hepsinin farklı özellikleri varmış maddi veya manevi şeyler katıyormuş

    1. Esenlikler,

      Evet, işe yarıyorlar ama enerji yüklemeniz ve programlamanız lazım.

      Kristalleri öğrenmek istiyorsanız, Forumlarda Lydia “The Crystal Bible” kitabını önermişti. Daha okumadım doğrusu ama size yardımcı olabilir.

      İyi günler.

  8. *Selamlar yoldaşlarım
    Ya ben artik abur cuburu googleden arastirip tuketiyorum hangi ulkeye ait o marka kimin diye . Mesela lays yerine bim cipsleri veya kolalari varya onu tuketiyorum bakiyorum türkiye yaziyor umarim hata yapmiyorumdur .

    * bu arada aklimadan “istemsizce” seytan tanrima seselenecekken allaha sesleniyorum . Biliyorum kizacaksiniz bana ama kesinlikle bana ait olmayacak sekilde . Bunun sebebi 2 faktorlu galiba, evdekiler devamli all*h puştunu sesleniyor psikolojik olabilir dilime dolanmis belki ama once de dolanbilirdi . Gece uyandigimda ise “ben yahudi miyim? / yahudi mi olacagim bir sey dedim. Daha sonrasinda ise “hayir ben satanistim dedim . Zihnimin kontrolunu ele alamiyordum bi kac gun once devamli all*h demekten dusunmeyi durdurmustum . Bu tamamen istemsizdi dostlarim ama su an geldim ustesinden. bi kac halusinasyon tarzi bir seyde gormustum .her neyse cok konustum affedin . Ben sart ne olursa olsun sizlerleyim dostlarim . Her dustugunuzde yaninnizda olacagim . Ama bunun sebebi nedir peki ?

    1. Esenlikler,

      Doğrusu kişisel olarak kola ve cipse karşıyım. Sağlığa zararlılar ve içindeki fazla şeker miktarı insana bağımlılık yapıyor. Önerim direkt bırakmanız.

      Uzun zaman zihinsel programlamalara maruz kalınca kafadan kısa sürede silmesi zor oluyor. Bunu düzeltmek için öncelikle hareketlerinizin farkında olmaya çalışmanızı öneririm. Bu tür hareketleri yaptığınızda kendinizi durdurun, sakinleşin ve kendinizi daha doğru yola yönlendirin. O zaten sorunu çözecektir.

      Onun dışında fazlalık bir çalışma isterseniz, “Pozitif ve sağlıklı bir şekilde, tamamen ve kalıcı olarak islamdan ve onun etkilerin kurtuluyorum.” tarzı bir afirmasyonu uyumadan önce veya sabah kalkınca 9 kere tekrar edebilirsiniz.

      İyi akşamlar.

  9. Satanist değilim ancak, netflix ve radikal sol/beyaz karşıtlığı konusunda söylediklerinize katılmamak elde değil. Ayrıca, yazan arkadaş arkadaş muhtemelen politik doğruculuk nedir ne değildir bilgi sahibi dahi değil. İzlediği dizilerden ibaret sanıyor.

    1. Esenlikler,

      Günümüzde heryerde olan bilinçsiz tüketici profili. İnsanların cidden günlük hayatlarında kullandıklarına biraz daha dikkat etmesi lazım.

      Politik yazılarda özellikle, satanist olmayan okuyucularımızın fikrini duymak güzel oluyor. Bazen o kadar iyi yorumlar oluyorki, elimde seçenek olsa yorumların üst tarafına sabitlemek istiyorum doğrusu.

      İyi akşamlar.

  10. Önce yahudi yazılımlarını bırakın sonra bu konuda konuşuruz.
    Matrix,XMPP varken neden discord?

    1. Esenlikler,

      Zamanında daha kolaydı, daha kullanışlı ve kullanmayı bildiğimiz bir platformdu. Sunucunun çok kullanıldığı bile yok veya özel bilgiler içerdiği. Artık sadece olsun diye duruyor bile diyebiliriz.

      Aynı zamanda niye bu konunun geçmişte discordu kullanmaya karar vermemizden daha önemsiz olduğunu söyleyebilir misiniz? İnsanlara pedofililiği, sağlıksız insan ilişkikerini, alkolü, sigarayı, uyuşturucuyu ve bunun gibi sayısız iğrençliği insanlara bilinçaltı bir seviyede aşılayan bir şirketten bahsediyoruz. Hangisinin daha çok kullanıldığı ve daha büyük bir öneme sahip olduğu konusunda çok düşünmeye gerek yok.

      Aynı zamanda tek kullandığımız iletişim methodunun discord olduğunu düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz.

      İyi akşamlar.

      1. Öncelikle teşekkür ederim. Satanist olmayan okuyucunuz olarak tekrar yazıyorum 🙂 Alkolün hiç kullanılmaması taraftarımıssınız? Aslında abartılmadığı sürece gayet pozitif hisler verebileceği gibi ruhanÎ gelişime de olumlu katkısı olabilir.
        Bu arada sitede ilgili konu vaarmı bilmiyorum ama, ALiester Crawley ile ilgili ne düşünüyorsunuz? bildiğim kadarıyla uyşturucu kullanıyordu kendisi.

        1. Esenlikler,

          Son yapılan çalışmalara göre, herhangi bir miktar alkol beyine zarar verebilmektedir. Gri maddeyi azaltıyor. O yüzden içilmemesi taraftarıyım. Tabi, bu “yasak” demek değil. İsteyen içebilir ama sorumlu bir şekilde davranmalı.

          Aleister Crowley genelde birçok insan tarafından bir satanist sanılır ama değildir. Süreklk uyuşturucu kullanmıştır, alkol bağımlısıdır ve sadece yahudi pratikleri yapmıştır. Doğrusu kendisi hakkında bir iyi yan bile bulamıyorum. Belki zamanında Grilerin düzgün bir görüntüsünü çizebilmesi olmuştur. Yıllarca onlarla çalıştıktan sonra yapamasa tuhaf olurdu.

          İyi günler.

          1. Bilimin bile istismar edilebildiği bir dönemde bi öyle bi böyle söyleyen araştırmalara çok güvenmiyorum açıkçası. Müspet bilimler harici güvenmek imkansız. işin içinde pek ala politik sebepler de olabilir. Grilerden kastınızı anlamadım. Yani sizce doğaüstü deneyimler yaşamadı mı? Bir de sitede yaşanan sizlerin yaşadığınız doğaüstü deneyimlerle ilgili bir bölüm olsa güzel olur. Joyofsatan’da ki kadının kendi deneyimleirni paylaştığı bölüm gibi.

          2. Esenlikler,

            Muhtemelen doğru bir araştırmadır. Politik bir sebebi olduğunu sanmam. Alkol çok para yapan bir endüstri. Bunu kesmeyeceklerdir.

            Yaşamıştır. Lakin harika veya inanılmaz birisi değil. Kafayı bozmuş birisi. Daha iyilerini bulmak çok zor değil.

            Deneyimlerimizi zaten yorumlarda anlatıyoruz. Belki forumlarda paylaşabiliriz. Göreceğiz.

            İyi akşamlar.

    2. (((onların))) ürün ve hizmetleri her yere yayılmış durumda. Bazı temel ihtiyaçlarımız bile dahil buna. Bu konunun üzerinde durulmasının sebebi ise; (((onların))) zihnimize, düşüncelerimize etki etmelerinin en kolay yolunun medya olması (((netflix, belirli uygulamalar, hollywood, reklamlar, çeşitli diziler ve filmler…))) bu içerikler sayesinde gençlere, çocuklara ve bizlere verdikleri zararlar büyük. Günümüzde çocukların çoğunluğunun şiddet yanlısı olması, düşüncelerinin zehirlenmesi, karakterlerine etki edilmesi (((medya))) ve (((eğitim))) sayesinde oluyor. Bir toplumun geleceğinin yaratıcıları bugünün çocuklarıdır. Eğer biz onların zihinlerini korumaz, insanlarımızı bilinçlendirmez isek, çocuklarımız (((birilerinin))) istediği şekilde davranır ve düşünür. (((Medya))) günümüzün en büyük kitle imha silahıdır. Zihinleri yok etmenin ve kontrol etmenin en tehlikeli yolu…

  11. Alkolün para getirmesi bilimsel sonuçlarla oynanmasına engel değil. Endüstriyel ette de müthiş para var ama, meşhur ineğimiz Bill ve avanesi sentetik et goygoyculuğu adına ineklerin osurmasına dahi takmış durumda.
    İbranÎ din ekolleri muhtemeldir ki bazı konularda insanlığın bilgeliğini köreltti, yaşam tarzını kısıtladı. Şeytansa buna edebiyat ve efelsefede yasak bilgi ve özgürlükle yan yana anıldı. Şİmdi Size şahsım adına önerim özgür iradeyi ve özgürlük mevhumunu her alanda desteklemeniz olur. AksÎ taktirde bu durum satanizm adı altında yeni bir Judeo türdeş yapının promosyonu olur.

    Saygı.

    1. Esenlikler,

      “Alkol yasak.” demedim. “Alkol kullanımını önermiyorum.” dedim. İsteyen içebilir doğal olarak.

      Olaya kişisel deneyimlerimden ve forumlarda bulunan diğer gelişmiş kardeşlerimizin deneyimlerine bakarak konuşacak olursam, alkolü kalıcı olarak bırakmak en iyisi. Yasak olma veya başka saçma bir sebepten değil. Sağlığa ve ruhaniyete zararı olduğu için. Uyuşturucu gibi düşünebilirsiniz. Yasak değil ama alsanız ne yararı olacak? Doğrusu zararından bahsedersek en azından onlarca kitap yazılır. Bu ise en kısası.

      Günün sonunda kişinin kararı. Bağımlılığının yararı olup olmadığına karar vermesi gerekecektir, eninde sonunda.

      İyi akşamlar.

    2. Alkolün zararlı olduğunu söylemek bilim insanlarına ne kazandırabilir? Para getiren bir sektör olduğu için alkol üreticilerinin bilim insanlarına para verip alkolün zararsız olduğu yönünde açıklamalar yaptırmaları daha mantıklı olurdu. Eskiden doktorların sigara sağlığa yararlıdır dediği reklamlar vardı. Yani bilimsel çalışmalar alkol zararsızdır deseydi kat kat daha şüpheli bir durum olurdu ama sanırım o zaman bilimin istismar edildiğini söylemez ve bu açıklamaları doğru kabul ederdin çünkü alkol içmek istiyorsun. Alkol almak satanizmde yasak değildir, bunun için birileri tarafından cezalandırılmazsın ama alkol, sağlığa ve ruha zarar verdiği için en büyük cezayı sen kendine vermiş olursun. Tanrı olmayı anlık zevklere tercih etmek mantıklı gelmiyor. Satanizmde islamdaki gibi ölüp kemik olduktan sonra sihirli bir el yardımıyla bir anda yepyeni bir beden verilmiyor. Tanrılığa şuan sahip olduğun bedeninle ulaşacaksın. Bu yüzden bedenine iyi bakman gerekiyor.

      1. Organ nakilli olduğum için ben alkol kullanmıyorum dostum. hemcinslerime ilgi duymadığım halde eşcinsel birinin bireysel özgürlüklerini destekleyeceğim gibi (lgbt dayatması hariç).

        Hayır bahsettiğin kadar düz mantık değil olay. bazı insanlar için para kadar kazanılmaya değer şeyler var, iktidar gibi. Bu uğurda gerektiğinde insanların hayatını dahi kısıtlamaktan geri kalmazlar. Alkolün zararlı olduğunu iddia eden makaleler kadar çeşitli içkilerin yararını anlatan makaleler de mevcut. yararlı olduğunu söyleyen makalelerin aksine niye zararlı olduğunu söyleyenleri tercih edelim? Kendi ağzınla söylüyorsun dönemsel eğilimlere göre değişen sözümona ‘bilimsel’ anlayışlar var. Dün sana esrarın zararlı olduğunu söyleyenler bu gün yararlı diyor, kanser tedavisinde kullanılıyor. Kenevirin birilerinin mokokosunun keyfine yasaklandığını söylüyor.
        Öyle bir dönemdeyiz ki sağcısı, solcusu, herkes kendi mahallesinin ahlak bekçiliğini yapıyor. Ha burada sözüm kesinlikle makale yazarına ya da yorumuna cevap verdiğim arkadaşa değil yanlış anlaşılmasın. Ama, öyle bir dönemde yaşıyoruz ki 10 yıl önce linç edeceğimiz korumacı söylemler bugün anaakım olarak dayatılıyor.

        İyi günler dilerim.

        1. Yani alkolün açıkçası azının zarar getireceğini sanmıyorum ben de. Öyle olsaydı Baba gelip de şarap doldurun kadehe demezdi standart ayinde. Bağımlı olunmadıkça ve sık tüketilmedikçe zararının olmadığı kanısındayım, öyle olsaydı Baba ayinin adabını böyle yapmazdı. Tabii yine de fazla tüketince aurayı deldiği ve parazitlere kapı açtığı da bir gerçek. Her şeyde denge, denge, denge.

          1. Söylediklerinin altına imzamı atarım. Kaldırabildiğin şey faydalıdır. kaldıramadığın şey sana zararlıdır.

  12. Selam ben yarın mecburen akrabalarımın yanına gidicem ama kurban eti felan asla tüketmicem bi sorun olur mu?

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *