Büyük Patlama Gerçek Değil

[https://www.deathofcommunism.com/big-bang-is-fake/ yazısının çevirisidir.

Bu yazıda geçenler, kesin olarak gerçekmiş gibi algılanmamalıdır. Yüksek Rahipler, bu makaleyi evrenin hep var olduğunu destekleyen bir araştırma olduğu için siteye koydular, makalede geçen her şey doğru olduğu için değil. Bana kalırsa, evrenin başlangıcı ve sonu olmamasını desteklemesi dışında pek önemli bir şeyden bahsetmiyor. Ne kadar doğru bir noktaya değinseler de yine aynı yahudi saçmalıklarını kullanıyorlar, mesela karanlık madde gibi, karanlık madde kütleçekimin yetersizliğini örtmek için uydurulmuş bir zırvadır. Bahsedilen diğer konulara fazla takılmanıza gerek yok.]

Büyük Patlama yok mu?

Kuantum denklemi evrenin bir başlangıcı olmadığını öngörüyor.

http://phys.org/news/2015-02-big-quantum-equation-universe.html

Phys.org makalesinde yazanlar:

“Einstein’ın genel görelilik teorisini tamamlamak için kuantum düzeltme terimlerini uygulayan yeni bir modele göre evren hep var olmuş olabilir. Model aynı zamanda birden fazla sorunu aynı anda çözerek karanlık madde ve karanlık enerjiyi de hesaba katabilir.

Evrenin genel olarak kabul edilen yaşı, genel görelilik tarafından tahmin edildiği gibi 13,8 milyar yıldır. Başlangıçta, var olan her şeyin sonsuz derecede yoğun tek bir noktayı veya tekilliği işgal ettiği düşünülür. Ancak bu noktadan sonra bir “Büyük Patlama” ile genişlemeye başladıktan sonra evren resmen başladı.

Büyük Patlama tekilliği doğrudan ve kaçınılmaz olarak genel göreliliğin matematiğinden kaynaklansa da, bazı bilim adamları bunu problemli olarak görüyorlar çünkü matematik sadece tekillikten hemen sonra olanları açıklayabilir, ne önce ne de o an olan şeyleri açıklayamaz.

Her ikisi de Mısır’da bulunan Benha Üniversitesi ve Zewail City of Science and Technology’nden Ahmed Farag Ali Phys.org’a verdiği demeçte, “Büyük Patlama tekilliği genel göreliliğin en ciddi sorunudur çünkü fizik yasaları burada çöküyor gibi görünüyor” dedi.

Ali ve ortak yazar Saurya Das, Alberta’daki Lethbridge Üniversitesi’nde, Physics Letters B’de yayınladıkları bir makalede, Büyük Patlama tekilliğinin, evrenin başlangıcı ve sonu olmayan yeni modelleriyle çözülebileceğini gösterdiler.

Eski Fikirler Yeniden Gözden Geçirildi

Fizikçiler, Büyük Patlama tekilliğini özel olarak ortadan kaldırmak amacıyla kuantum düzeltme terimlerinin ad hoc uygulanmadığını vurguluyor. Çalışmaları, fizik felsefesine katkılarıyla da tanınan teorik fizikçi David Bohm’un fikirlerine dayanmaktadır. 1950’lerden başlayarak, Bohm klasik jeodezikleri (kavisli bir yüzeydeki iki nokta arasındaki en kısa yol) kuantum yörüngeleriyle değiştirmeyi araştırdı.

Ali ve Das, makalelerinde bu Bohm yörüngelerini 1950’lerde Hindistan Kolkata’daki Presidency Üniversitesi’nde fizikçi Amal Kumar Raychaudhuri tarafından geliştirilen bir denkleme uyguladılar. Raychaudhuri, 90’larda bu kurumun lisans öğrencisiyken Das’ın öğretmeniydi.

Ali ve Das, kuantum düzeltmeli Raychaudhuri denklemini kullanarak, genel görelilik bağlamında evrenin (Büyük Patlama dahil) genişlemesini ve evrimini tanımlayan kuantum düzeltmeli Friedmann denklemlerini türetmiştir. Gerçek bir kuantum kütleçekim teorisi olmasa da, model hem kuantum teorisinden hem de genel görelilikten öğeler içeriyor. Ali ve Das ayrıca, tam bir kuantum kütleçekim teorisi formüle edilse bile, sonuçlarının geçerli olmasını bekliyorlar.

Tekillikler veya Karanlık Şeyler Yok

Yeni model, bir Büyük Patlama tekilliğini öngörmemenin yanı sıra, bir “büyük çöküş” tekilliğini de öngörmüyor. Genel görelilikte, evrenin olası bir kaderi, büyük bir çatırtıyla kendi içine çökene kadar küçülmeye başlaması ve tekrar sonsuz yoğun bir nokta haline gelmesidir.

Ali ve Das makalelerinde, klasik jeodezikler ve Bohm yörüngeleri arasındaki temel fark nedeniyle modellerinin tekilliklerden kaçındığını açıklıyor. Klasik jeodezikler sonunda birbirleriyle kesişir ve birleştikleri noktalar tekilliklerdir. Buna karşılık, Bohm yörüngeleri asla birbiriyle kesişmez, bu nedenle denklemlerde tekillikler görünmez.

Kozmolojik terimlerle, bilim adamları kuantum düzeltmelerinin kozmolojik bir sabit terim (karanlık enerjiye ihtiyaç duymadan) ve bir radyasyon terimi olarak düşünülebileceğini açıklıyorlar. Bu terimler evreni sonlu bir boyutta tutar ve dolayısıyla ona sonsuz bir yaş verir. Terimler ayrıca, evrenin kozmolojik sabiti ve yoğunluğuna ilişkin mevcut gözlemlerle yakından uyumlu tahminlerde bulunur.

Yeni Kütleçekimi Parçacığı

Fiziksel terimlerle, model, evreni bir kuantum sıvısı ile dolu olarak tanımlar. Bilim adamları, bu sıvının kütleçekim kuvvetine aracılık eden varsayımsal kütlesiz parçacıklar olan gravitonlardan oluşabileceğini öne sürüyorlar. Varsa, gravitonların kuantum kütleçekimi teorisinde kilit bir rol oynadığı düşünülmektedir.

İlgili bir makalede, Das ve başka bir ortak, McMaster Üniversitesi’nden Rajat Bhaduri, bu modele daha fazla güven verdi. Gravitonların, evrende tüm çağlarda mevcut olan sıcaklıklarda bir Bose-Einstein yoğunlaşması (Einstein ve başka bir Hintli fizikçi Satyendranath Bose’dan sonra adlandırılmıştır) oluşturabileceğini gösteriyorlar.

Modelin Büyük Patlama tekilliğini çözme ve karanlık madde ile karanlık enerjiyi açıklama potansiyelinden motive olan fizikçiler, gelecekte modellerini daha titiz bir şekilde analiz etmeyi planlıyorlar. Gelecekteki çalışmaları, küçük homojen olmayan ve anizotropik pertürbasyonları hesaba katarak çalışmalarını yeniden yapmayı içerir, ancak küçük pertürbasyonların sonuçları önemli ölçüde etkilemesini beklemiyorlar.

Das, “Bu tür basit düzeltmelerin potansiyel olarak birçok sorunu aynı anda çözebileceğini belirtmek tatmin edici” dedi.”

5 thoughts on “Büyük Patlama Gerçek Değil”

  1. Peki evren genişliyor mu bu durumda anlamadım. Eğer hep varsa sabit kalması mı lazım ? Yani üçgen ve sabit öyle mi ? Eğer bu şekildeyse ileride fazlasıyla tanrılığa ve ölümsüzlüğe ulaşan artan nüfus çok zaman sonra evren dengesi için sorun oluşturmaz mı ? Hepimize yetebilecek mi ? Bir gün Şeytanın devrinin bitme ihtimali var mı?

    1. Hayır. Hiçbir sınırı olmadığı için genişleyemez de. Ne anlamda sabit? Üçgen olayını bilmiyorum, evrenin bir şekli olması mantıklı gelmiyor ama bilmiyorum.
      Hayır, evrenin büyüklüğü yanında yok sayılırız. Yaşanacak sınırsız yıldız sistemi ve gezegen var. Evet.
      Şeytandan daha güçlü herhangi bir varlık olamdığına göre, hayır.

      1. Evrenin, mikro ve makro kozmosun doğrusal zamana karşılık gelmediğini söyledi. Onların bir başlangıcı ya da sonu yoktur. Ayrıca Thoth’un evrenin üçgen şeklinde (triangular shaped) olması hakkında söylediklerini de belirtti. Daha sonra devam etti ve bana bilimin ve diğer her şeyin Yahudiler tarafından nasıl engellendiğini ve bozulduğunu anlattı. …
        Bu kısımları tekrardan okuyunca yine kavramaya başladım sanırım. Sınır kısmına gelirsek genişlemeyen bir şey sabit olmaz mı? Ayrıca sabit olan ve şekli olan bir şeyde sınırlı olmaz mı? Kafam bu evren ve şeytanın hükümdarlığa başlaması konusunda karışıp duruyor. Diğer söylediğiniz cevapları ise mantıklı buldum teşekkürler. Ama yinede benim evren hakkında söylediklerimin tam bir cevabı olmalı daha detaylı anlatır yada varsa böyle bir yazı Jos’ta falan yönlendirir misiniz

        1. Doğru, kendi çevirimde geçiyordu üçgen kısmı. Kendi çevirimi unutuyorum bende kusura bakmayın xd
          Ama orada evrenin üçgen şeklinde olmasından bahsederken ne demek istediler hiçbir fikrim yok. Ben kendi bilgim dahilinde sınırı olmadığını ve hep var olduğunu söyleyebiliyorum sadece. Sonuçta Thoth’la veya Lilith’le konuşan HP Maxine, ben değilim.

          Dediğim gibi hiçbir sınırı olmadığını ve sonsuz oldğunu söyleyebiliyorum sadece üçgen şeklinde olması ne demek bilmiyorum. https://ancient-forums.com/viewforum.php?f=3 Forumda bu konuyu sordum yayınlanınca sana da bildiririm durumu.

          1. SALJDHVUŞHRWQIASHDIO 😀
            Önemli değil arada olur öyle şeyler.
            Ara ara gelir bakarım, bu tür konuları merak ediyorum biraz fazla.
            teşekkürlerr

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *