31 Ekim – 10 Kasım Ruhani Muharebe Programı [10 KASIM SONRASI İÇİN GÜNCELLEME]

DİKKAT: YENİ BİR PROGRAM YAYINLANANA KADAR HALÂ ŞU ANKİ PROGRAMI TAKİP EDİYORUZ – DETAYLARI AŞAĞIDAKİ BRİFİNGDE BULABİLİRSİNİZ.

Kaynak, Yüksek Rahip Hooded Cobra’nın forumlardaki durum güncellemesidir

Yakında düşmana karşı inanılmaz derecede etkili bir ritüelin paylaşıldığı bir güncelleme olacak. Bunun temeli, zaten kendi başına da düşmanı dümdüz eden Nihai RTR olacak. 

Bu ritüel çıkana kadar [bu birkaç gün sürebilir, tam zamanını çıktığında görürsünüz] asla aktsatmadan, her gün Nihai RTR’a yükleniyoruz. 

Bunlar inanılmaz derecede elzem zamanlar. Üzerimize düşen, görevimiz olan şeyleri yapmamız gerekiyor. 

Takdire şayan ilerlemeler kat etmekteyiz. Güçlü ve odaklı kalın. 

YAŞASIN ŞEYTAN! 

31 Ekim-10 Kasım için yayınlanan program ve vaaza aşağıdan ulaşabilirsiniz:

Kaynak, Joy of Satan forumlarında Yüksek Rahip Hooded Cobra’nın duyurusudur. Vaazdaki “ben”, “biz” dili  kullanılan söylemler Yüksek Rahip Cobra’nın ağzındandır.

Öncelikle herkese mutlulukla dolu bir Cadılar Bayramı dilerim.

Düşmanın insanlığın özgürlüğüne karşı yaptığı gittikçe şiddetlenen saldırılarla birlikte, bir kez daha tüm dünyadaki Centillerin ruhani bel kemiğini tutup destekleme görevimizi yerine getirmemiz zorunlu bir hal alıyor.

Düşman bariz bir şekilde bu salgını pandemi olduğunda ısrar edip, dünya çapında insanlığın özgürlüklerini mahvetmek için kullanıyor. Kademeli bir şekilde, bu hastalığı orta sınıfı ve küçük işletmeleri yok etmek, çalışanların başına aşılmaz finansal dertler açmak ve insanlığı uzun zaman önce karar verdikleri nihai sona götürecek başka envai çeşit saldırılar yapmak için bahane olarak kullanıyorlar.

Haberleri okuyanlarınız merkezi bankaların ve başka kuruluşların dijital para birimleri yaratmaya çalıştığını görmüş olabilir. Dijital para birimleri kendi başlarına iyi veya kötü değildir, en azından herhangi bir kağıt paraya nazaran. Dünyanın finansal realitesinin büyük çoğunluğu zaten çoktan dijital bir halde [borsa, makroekonomi], ve iş gücüne veya herhangi bir ürün veya hizmetin gerçekçi değerine dayalı değil.

Ama bunun tam tezahürü büyük ihtimalle yukarıda bahsedilen tüm finansal kategorilerin bel kemiğinin finansal olarak çökertilmesinden bir kurtuluş olarak pazarlanacak – “Dijital paraları kabul edin ki kurtulun.” gibi şeyler. “Dünyayı kurtarmak için finansı yeniden tanımlamak”, çalabilecekleri başka bir nota. “Gerçek” ve “sahte” ekonomi; ve insanların aslında harcamak için ellerinde olan veya kazandıkları parayla sanal ortamda mevcut olan para arasında gittikçe büyüyen bir kopukluk var.

Co-vid çılgınlığıyla birlikte düşmanın fiziksel paradan nefret etmeye başladığı bariz oldu, çünkü fiziksel para alışveriş konusunda halâ insanlara, düşmanın zaten devasa olan kontrolünden uzakta olan belli bir oranda güvenlik ve gizlilik sağlayabiliyor.

Dijital para birimlerine gelince; elbette ki her biri aynı değil. Bazıları insanlar arasında, insandan insana kullanılmak için yapılmıştır ve arkalarındaki güç, insanların bu paranın değerine olan inancıdır. Bunlarla yapılan alışverişler konusunda tek taraflı bir yönetici yoktur. Düşmanın yaratmakta olduğu dijital para birimleriyse sadece zaten mevcut olan kontrol sistemlerini daha da genişletmek ve tamamen dijitalleştirmek için var olacak; öyle ki istedikleri olursa sistem hiçbir şekilde incelenemeyecek ve gerçek bir şeye dayalı olma zorunluluğu kalmayacak. Bu onlara, parasal kontrol açısından daha önceki hiçbir çağda görülmediği kadar doğrudan güç ve otorite verecek.

Öbür taraftansa yeni ortaya çıkmakta olan para birimleri ve alışveriş biçimleri var ki, bunlar düşmanı doğrudan geciktiremese bile düşmanın dünyanın zenginlikleri üzerindeki tahakkümünde hatrı sayılır bir delik açma potansiyeline sahip. Düşmanın her şeyi tamamen ele geçirmek için ihtiyaç duyduğu şey, aynı zamanda onlar için ciddi sorunlara yol açabilecek şey.

Amaçlarının son aşaması da sistemlerini bir insanın biyolojik bedeniyle doğrudan birleştirmek, yani başka bir deyişle mikroçipten cüzdan. Dünya ve uluslar, dünyanın finansal sistemi konusunda radikal bir yön değişimine girdi.

Hükümetlerin tiranlığı yükselmekte, tüm bu Co-Vid durumunda son derece barizleşti. Bütün bu vaziyet insanlığı baltalamaya yönelik güçlerinin uzun soluklu, entrikalı bir tezahürü ve Çin Komünizmi modeline yavaş bir geçiş. Amerika seçimleri çoktan bu gerçekliği yansıtır nitelikte.

İşler böyle gitmeye devam ederse, insanlar evlerinde hapsolacaklar ve sadece düşmanın çoğunlukla aldatıcı ve gerçekdışı verilere “dayanarak” dikte ettiği zamanlarda ve şekillerde dışarı çıkabilecek. Bu “pandemi” veya salgın durumunun gerçekliğine karşın güç çekişmeleri halâ eskisi gibi devam ediyor, ve düşmanın planı da aynı. Ama bütün bunların temeli, yığınların zihninde halâ bu sözde “pandemi” olarak kalmaya devam ediyor. Tüm diğer güç oyunları silsilesini tetikleyen buydu. Bütün bunlar zaten ifşa edildi.

Bunlara “inanan” birçok insana “komplo teoricisi” deniyor, ama gerçekler apaçık gözümüzün önünde. Veriler şaibeli, ve çoğu şu anki aşırı “çözümlerin” hiçbirini artık destekleyebilecek durumda değil. Sorunun var olmasına rağmen, gelecekte insanlığın daha da sıkı bir boyundurukla kontrol edilmesi için daha da fazla “müdahalede” bulunulmasını destekleyenler var.

Zaman ilerledikçe dünyada şu an olan her şeyin sadece “Co-Vid”den ötürü olduğu yalanını kabul edenler, bunu kasıtlı olarak ve her şeyi bu şekilde yorumlamak rahatlarına gidiyor diye yapıyor. Meydana gelen baskıcı müdahalelerin çoğuyla Co-Vid arasında gerçek bir bağlantı yok.

Bu şekildeki çoğu “önlemin”, bu sözde “pandeminin” yayılmasıyla veya halâ devam etmesiyle hiçbir ilgisi yok. Veriler şu anki vaziyette endişe edecek hiçbir şey olmadığını göstermeye başlıyor, ve buna rağmen düşman yaptırımlarını şiddetlendirip sanki bu virüs Kara Vebaymışçasına aynı tas, aynı hamam devam ediyor.

Şu anki ABD seçimleri de dünyanın şu anda geçtiği bu dönemin bir yansıması. Amerika’da ciddi bir oy pusulalarıyla oynanma riski var. İki aday Gelişmiş ve Batı dünyası için iki ayrı yönü temsil ediyor. Şu anki durumda Trump bu virüs durumunun tekrar bir salgın olarak algılanmasını, Biden’sa “””bilim”””in diktatörlüğünü temsil ediyor; ki bu noktada bilimsel olduğunu söyledikleri şeyler, bu sözde “Co-Vid”den ötürü finansal, hükümetsel ve toplumsal tahribatlarına rağmen devam ettirmemiz gereken “önlemlerin” gerekli olduğu inancını desteklemekte büyük ölçüde başarısız.

ABD’deki seçimlerin sonuçları ne olursa olsun, birçok Ulus şimdiden daha sıkı “önlemlere” ve karantinalara doğru gidiyor. Ama Amerika seçimleri kesinlikle geri kalan her şeyi de etkileyecek ve bu durumun daha ne kadar süre yükselerek şiddetlendiğini ciddi şekilde etkileyici bir role sahip olacak. Aynı zamanda, zorunlu olsun veya olmasın, aşılanma ve başka birçok satır araları dolu tasarı şu an ve gelecek sene gündemde olacak.

Aşılanma konusunda herhangi bir platformda insanların söyleyip söyleyemeyeceği şeyler açısından bir sınır var. “Medikal tavsiye”. Ben şimdilik sadece bu işin politik tarafına odaklanacağım. Ölüm oranı bu kadar düşük olan bir virüs için tüm özgürlükleri karşılığında zorla bir iğne olmaya zorlanmak, düşünebilen herhangi bir insan için ürkütücü olmalı.

Burada da birçok kardeşimize [doğru ve yanlış] Co-Vid teşhisi koyuldu ve gayet sağlıklı bir şekilde atlattılar; grip veya normalden biraz ağır bir gripten farklı semptomlar göstermediler. Başkaları daha da hafif geçirdi.

Bilimsel veriler ve bu verilerin yorumlanması halâ devam eden bir süreç, ama aynı zamanda düşmanın amacı her zamanki gibi belli: Düşman dünyayı bütünüyle yok etmek ve hepimizi kaçışı olmayan bir Komünist diktatörlüğüne düşürmek istiyor.

Her zaman, ne olursa olsun planları hep aynı. Görünürde değişebilecek tek şey detaylar. Aynı kalıba sokup amaçlarını aynı şekilde ilerletebilecekleri bir şey olur olmaz hemen her şeyi kendi amaçlarına uydururlar. Bu onlar için tipik bir davranış.

Bu tartışmaya açık veya Co-Vid durumuna bağlı olan bir şey değil. Yaşı daha büyük olanlar bunu anlayacaktır; dünyanın sözde “11 Eylül” olaylarından beri kamunun gözetlenmesi, toplumun yönetilmesi, propaganda ve beyin yıkama gibi şeylerin yükselişte olması gibi kötü yönlerde değişmesi; çünkü düşman insanların onların yalanlarına uyanacağı konusunda paranoyak. Zaman geçtikçe bütün bunların bir “rastlantı” veya “işlerin olması gerektiği hali” olduğunu iddia edebilecek kişiler, sadece bütünüyle itaatkar, köleleşmiş ahmaklar olacak.

Son olarak, bazılarının farketmiş olabileceği gibi, http://www.joyofsatan.org sitesi bugün çökük. Düşmanın uzun yıllardır süregelen bir alışkanlığı var, bize Cadılar Bayramında saldırırlar. Umarız bu sorun yakın zamanda çözülecek. Her şeyi çalışır halde tutmak için gittikçe daha yoğun şekilde bastırıyoruz, ve düşmanın bu konudaki düşüncelerine karşın her şey yürürlükte kalmaya devam edecek. Biz sorunları çözerken https://www.satanisgod.org sitesini kullanabilirsiniz.

Önümüzdeki 10 gün boyunca Nihai RTR’ı yoğun bir şekilde spam‘lememiz gerekiyor. Bunu herkes günde en az bir kez yapmalıdır. Minimum gereksinim budur. Bu seçimlerin ve seçimlerin sonuçlarının sadece düşman tarafından değil, bizim tarafımızdan da etkilenmesini sağlayacak. Bu program geçenki programın üzerine koyduğumuz başka bir tuğla niteliğindedir.

Tüm ivmemizi buna odaklamak için sadece Nihai RTR’ı yapacağız. Ve yakında, düşmanın çöplüğünü yeterince seyrelttikten sonra [bu noktaya çok yakınız] ele alacağımız, Nihai RTR’ı temel alan bir gelişme olacak. Adım adım ilerliyoruz.

31 Ekim: Nihai RTR
1 Kasım: Nihai RTR
2 Kasım: Nihai RTR
3 Kasım: Nihai RTR
4 Kasım: Nihai RTR
5 Kasım: Nihai RTR
6 Kasım: Nihai RTR
7 Kasım: Nihai RTR
8 Kasım: Nihai RTR
9 Kasım: Nihai RTR
10 Kasım: Nihai RTR

ŞEREF VE GÜÇ EBEDİYEN ŞEYTAN’A ATFOLSUN!!!

“31 Ekim – 10 Kasım Ruhani Muharebe Programı [10 KASIM SONRASI İÇİN GÜNCELLEME]” hakkında 16 yorum var

  1. Ellerine sağlık Malpirgi.^-^ Dilerim Dünya’mız ve insanlık düşündüğümüzden daha hızlı özgürlüğüne, Altın çağına kavuşur. Ne olursa olsun ruhani çalışmalarını hiç bırakmayan ve insanlık için savaşan tüm SS kardeşlerimi bu güzel ve gerekli çabalarından dolayı takdir ediyorum. Şeref ve güç ebediyyen Şetan’a, onun sadık Demon/ess’lerine atfolsun!

    1. Ellerinize sağlık.

      ŞEREF VE GÜÇ EBEDİYYEN ŞEYTAN’ A VE ONUN DEMONLARINA ATFOLSUN!

  2. esenlikler bugün akşam rtr yaparken burnum 7. harfte burnum kanamaya başladı neden oldu bir fikriniz var mı?

    1. Esenlikler. Bunun belli başlı bir nedeni yok, sonuçta RTR yapmanın vücuda veya ruha verdiği bir zarar yok. Yalnızca negatif enerjilerle çalıştığınız için çalışma sonrasında ruhani temizleme yapmanız gerekiyor, hepsi bu. Olası nedenleri arasına birkaç şey sayabilirim ancak ruhani açıdan herhangi bir nedeni olduğunu düşünmüyorum. Muhtemelen biyolojik nedenlerden dolayıdır.

    2. Çok fazla kişide böyle bir geri dönüş görüyorum. Rtr yaparken negatif enerjilerle çalışıyorsunuz bu da güçsüz bedenlere zarar verebilir.
      Düzenli yoga ve güç meditasyonları yapın. Sonraki rtr de yine burnunuz kanadıysa güçlenmek için kendinize zaman tanıyın ve her rtr’den sonra 111 kere surya titretmeyi kessinlikle unutmayın.

    1. Yalnızca Centiller kurtulacak. “Sadece Satanistler kurtulacak” demek yanlış olur, çünkü insanlarımızın gerçek dinine geri dönmemesinin sebebi yalnızca Yahudi uydurmaları ve yalanları. Bunlar ortadan kalktığında Centil kardeşlerimiz de antik gerçeğin farkına varacak. Çünkü insanlığın özü belli, ve özümüz zamanla daha da belli hale geliyor.

  3. Dediğinize göre şeytan bayaaa güçlü ancak ulu Yahve lutu harap ederken nerdeydi ??? hemde şeytanın yıllardır adam gibi yayamadığı dini yahudiler yaydı diyosunuzda o zaman yahudiler şeytandan güçlü ? şeytan anca ilkel kabilelerin lideri olur :d

    1. Esenlikler dilemek isterdim ama bir anlamı olacak gibi durmamakta.

      Lut kavmi “hikayesinin” gerçek olduğuna ve o kirli küp tarafından yapıldığına dair kanıtları sunarsanız daha doğru olur. Bize hikayelerle gelmeyin.

      Manipülasyon, cihat anlayışı, ‘kafir’lerin olduğu yerde katledilmesi vb. sayısız olayları ele alırsanız belki neden bu sizin din deme yüzsüzlüğünü gösterdiğiniz inancın aslında nasıl yayıldığını anlarsınız.

      “İlkel” kabile dedikleriniz insanlar Dünya’nın 7 harikası denen yapıların yaratıcıları ve son yüzyıllarda gösterilebilen teknolojik gelişim kabiliyetlerinin çok ötesinde bir gelişim göstermiş ‘kabileler’dir.

      Bir klavye üzerinden daha yarattıkları ışığa gölge olamayacağınız kişilere laf atmadan önce tarih, sosyoloji ve yaşadığınız toprakların dilini öğrenmenizi öneririm.

      İyi akşamlar.

      1. aynen öyle siz SAHTE TANRILARA istediğimi yapınlar diye taparken BİZ emek verip kazanmayı biliriz..

        1. Satanizm hakkında bir gram bilginiz olmadığı belli. Ya biraz bilgi sahibi olun ya da yorum yaparak kimsenin vaktini harcamayın.

          Eğer bir daha bu kadar bozuk bir dil ile yorum yaparsanız onaylanmayacaktır.

  4. pardon siteyi okuduğumda doğru olduğunu anladım.bu arada satanizimin kuantuma bakış açısı nedir

    1. Kuantum fiziği kuantum fiziğidir, Satanizm “her norma karşı olmak” olarak algılanmamalı. Bu konuda normlardan farklı olarak yalnızca materyalist bilimin ruhaniyeti es geçtiğini ve dolayısıyla bir noktada tökezlediğini söyleyebilirim.

  5. iyi günler size 2 sorum var olimpos tanrıları da bizim tanrılarımızdan mıdır?
    ve son olarak geçmiş hayatlarıma bakmaya çalıştığım da bir türlü olmuyor bunun nedeni bir geçmiş hayatımın olmaması mı?

    1. 1)Olimpos Tanrılarının birçoğu Nordik Tanrılarını ya temsil eder ya da alegorisidir. En basit örneğiyle şarap ve eğlence Tanrısı Dionysos aslında Şeytan’ın ta kendisidir.

      2)Bunun en yaygın nedeni Satanistlerin önceki hayatlarını görmek için yeterli ruhani güce henüz sahip olmaması veya meditasyonu yaparken yeterince derin bir transa girememesidir. Tabii önceki hayatınız olmak zorunda mı derseniz hayır, fakat yeni bir ruhun Satanizm’i bu kadar erkenden bulması ve Satanizm’e çekilmesi pek olağan değil.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir