21-24 Haziran 2020 Grup Ritüelleri!

Tüm Satanik Savaşçılarımıza esenlikler,

Bu mesajı kısa tutacağım ki hızlıca okunup üzerine davranılabilsin. İsteyen bugün, yani ayın 20’sinde de başlayabilir. Ayın 21’inden 24’üne kadar ritüellerimize iyice yükleneceğiz. Bu nispeten vasat bir gezegensel yerleşim [ayın 21’i hariç], ama ayın 21’inin öneminden ötürü, yapılan ritüeller ne olursa olsun güçlü olacak. 21 Haziran bizim için çok iyi bir güç yükselişi.

Tarihler ve doğru zamanlama önemlidir. Bunu basit bir dille anlatacak olursak, birçok insan gücün bir şeyleri spam’lemek olduğunu varsayıyor. Bu her zaman böyle değildir. Zamanlama aşırı derecede önemlidir, neredeyse işin kendisi kadar elzemdir. Her şeyin yeri ve zamanı vardır.

Yanlış zamanda başlamak, bir şeyi büyük ölçüde azaltılmış güçle yapmaya eşittir. Ruhani bir şeyi doğru zaman penceresinde yapmak, o şeyi rastgele yapılan bir zamandan 100, 200 veya hatta 1000 kat daha güçlü kılabilir.

Kişinin hedef tahtasına isabet etmek için bir milyon mermi sıkması gerektiği fikri, genel olarak yanlıştır. Birkaç mermi de yetebilir. Doğal döngülerin bilgisi ve doğru zamanlama, bir amaca ulaşmak için normalde süresi belirsiz/aşırı derecede uzun emek gereksiniminin büyük kısmını ekarte edebilir.

Yapacağımız Ritüel, Irksal Uyanış Ritüeli olacak. Nihai RTR da gelecek günlerde çok sayıda tekrarla desteklenmelidir.Düşmanın saldırıları son zamanlarda amansız oldu, ama aynı zamanda ruhani güçleri de gittikçe daha fazla dağılmakta.

2020’nin ortasındayız, ve 2021’e kadar birçok konuda işler kademe kademe ısınacak. Ben şahsen rastgele bir şeyin meydana gelip dünyanın bir anda, birkaç yıllık bir süre içinde mükemmel bir hale gireceği hayallerine girmekten hoşlanmıyorum. Böyle Pollyanna’cılıklara kapılmak için kişi oldukça naif olmalıdır. Hiçbir büyük çaplı değişim beraberinde kaos çıkmadan ve kademeli ilerleme sonucu olmadan meydana gelmemiştir.

İnternetin kendisi ve internetteki her şey düşmanın kuşatması altında, ve yaklaşık 2 yıldır bu durum gittikçe artan bir yoğunlukla ilerliyor. Beklenebileceği gibi, bu kesinlikle daha da şiddetlenecek.  Şu ana kadar Bilgi Çağı, düşmanı ifşa çağı oldu.

Detaylara inmeyi tercih etmem, ama sadece bilin ki herkes korunacak ve Tanrılar herkesi gözetip kolluyor. Aynı zamanda kendinizi de koruyun ve meydana gelen olaylardan sizin için anlamlı dersler çıkarın. Bununla birlikte kendinizi de inşa edip ilerleyin.

Yakında herkesin ihtiyacı olduğu ve daha önce yaptığı ritüeller için düzgün gezegensel yerleşimler olacak. Zamanı gelince bunları da yapacağız, ama şimdilik elimizdekileri de yapmamız gerekiyor. 3 günlük bu zaman dilimimiz çok iyi, ve yeterince yoğunlukla, zaten halihazırda yapmış olduğumuz çalışmaları güçlendireceğiz. Düşman bariz bir şekilde birçok açıdan titriyor, ama halâ yapılacak çok iş var. Kimse caymamalıdır. Kişi yaşıyorsa savaşmalıdır, işlerin şu anki haliyle dünyamızda özgürlüğe giden yol budur.

Sadece düşmanın sadece altı ay gibi kısa bir sürede nasıl ırklar savaşı, 3. Dünya Savaşı, küresel bir sağlık krizi ve çok daha fazlasını çıkardığına bakın. düşman korku, enerji ve fırsatlara umutsuz derecede ihtiyaç duyuyor, ve bunları elde edebilmek için kuduz köpek gibi uğraşmaya niyetliler. İşleri daha serin tutmak ve düşmanı geri püskürtmek için çalışmalarımız yapılmak zorunda.

Güçlü ve odaklı kalacağız. aynı zamanda unutmayın, geçmişte yaptığımız ritüellerden ortaya çıkan enerjiler hala burada. Bu yapacağımız çalışmalar, onların üzerine ek yapacak. Bunu çok uzun bir zamandır yapıyoruz, ve emek gösterdiğimiz birçok şey meydana geliyor.

Bu bağlamda, yapmamız gereken tek şey ilerlemek, görevimizi yapmak ve düşmandan daha taktiksel ve yürekli olmak.

Ardından zafer gelecektir.

21-24 Haziran Ritüel Takvimimiz:

Nihai RTR

Irksal Uyanış Ritüeli. Bu ritüele hem buradan, isteyenler için hem buradaki indirilebilir bağlantıdan, hem de aşağıdan ulaşabilirsiniz:

Beyaz Irka Farkındalık ve Faaliyet Aşılama Ritüeli

Bu ayin için Óðal, Sól ve Óss rünleri kullanılacak. Bunlar sırasıyla Othala, Sowilo ve Ansuz rünlerinin Nordik/İzlandik versiyonlarıdır (https://www.satanisgod.org/www.angelfire.com/empire/serpentis666/Odin.html sayfasında veya Türkçeye çevrilmiş belgede sırasıyla 24, 16 ve 4. rünler). Bu rünleri mümkünse bir tahtaya oyun, değilse de bir kağıda çizin.

Eğer oyma yolundan giderseniz oyma sırasında rünleri titretin. Bu rünlerin gücünü arttırmak için sadece ayini (o rün setiyle, yani daha önce kanınızı sürmediğiniz rünlerle baştan yapıyorsanız) ilk kez uyguluyorken kanınızı rünlere sürebilirsiniz. Bunu yaparken de kanla kutsamakta olduğunuz rünü titretin. Bunu yapmak zorunda değilsiniz ama gerek Türkler olarak, gerekse de genel olarak Beyaz ırk olarak ırksal bütünlüğümüzün ve bilincimizin tehlikeli düzeylerde düşük olduğu bu zamanlarda yapacağımız bu ritüel verebileceğimiz tüm güce ihtiyaç duyuyor. Durumun vahimliğine kıyasla birkaç damla kan çok da önemli olmamalı. Ama elbette seçim sizin. Kan kullanmasanız bile rünleri odaklı, ciddi bir şekilde titretmelisiniz.

Burada verilen Othala, Sowilo ve Ansuz rünlerinin özel versiyonları bir tavsiyedir ve size hangi versiyon kolay geliyorsa onu kullanabilirsiniz, bu ayini dünya çapında onbinlerce kişi yaptığından zaten hepimizin gücü birleşecek. Bu rünlerin titretilişini merak edenler, bu paragrafın başında verilen rün isimlerine tıklayarak titretilişlerine gidebilirler. Sunulan linklerdeki ikinci titretilişler, rünlerin bu paragrafta ismini verdiğimiz “klasik” versiyonlarıdır. İsteyen ilkini kullanır (ki linklerdeki ilk titretiliş de yine ayrı bir titretiliştir, yani aynı rünler için size bu ritüeldeki de dahil üç ayrı titreşim sunuluyor), isteyen ikincisini, isteyen de bu ritüel içinde verdiğimiz titretilişleri. Hepsi aynı rün, hiçbir sıkıntı yok. Tekrar söyleyelim, ille de verilen versiyonu uygulamak zorunda değilsiniz; hangisi kolay geliyorsa onu yapın. Ritüeli kendiniz için zorlaştırmanıza gerek yok.

Bu ayini tekrarlamak için oyduğunuz veya yazdığınız rünlere odaklanarak rünleri titretmeniz yeterlidir. Bu ayin yapılmıyorken rünleri kazıdığınız tahtanızı veya çizdiğiniz kağıdı güvenli bir yere kaldırıp sadece bu ayini yapacakken dışarı çıkarmalısınız

*Rünleri kazıma veya yazma, veya kanla kutsama imkanı bulamasanız bile en azından tüm ritüeli dikkat, odak ve kuvvet ile yapmanız çok önemlidir! Rünleri tahtaya kazıyamadınız veya kan akıtmadınız diye ritüel “olmaz” mı diye endişelenmeyin, en önemli kısmı titreşimlerdir!

Ritüel böyle yapılıyor:

Öncelikle enerjinizi yükseltin  ve sonra alttaki duayla başlayın. Bunu içinizden de okuyabilirsiniz, sesli de.

Şeytan’ın adına, Beyaz Irk’ın Orijinal ve Gerçek Tanrıları olan Du’at’ın Kuvvetlerini çağırıyoruz. Şeytan, Gerçek Tanrı, Her Şeye Gücü Yeten ve Tarifsiz Olan, kendi imajını ve suretini aksettirmesi için Beyaz Aryan Irkına Baba olan Senden güçlerini bize bahşetmeni istiyoruz.

Tüm Beyaz Aryan Halkımızı bizi yok etmeye çalışan Yahudi tehdidine karşı uyandır. Beyaz Aryan Halkımızı faaliyete sevket. Atalarımızdan kalan Beyaz Aryan Gururumuzu bize aşıla. Beyaz Aryan kardeşlerimizi Hristiyanlık, İslam ve tüm alakalı Yahudi programlarının tehdidine karşı uyandır ki bunlar tamamen ve hakkıyla sonsuza dek yok edilsinler.

Korumanın Gücünü Beyaz Irkımıza ve dünyadaki Beyaz Çocuklara bahşet.

Methiye, Onur ve Görkem Senin olsun, Bizim Gerçek Babamız, senin ve Orijinal Tanrılarımızın!!! Bizler direkt Senin Soyundanız ve Çocuklarınız!

Şimdi de rünlerinize odaklanarak 88 kere Óðal (okunuşu OOO-DZDZDZ-AAA-LLL (DZ, Thoth mantrasındaki TH ile aynı)), Sól (okunuşu SSSS-OOOĞĞĞ-LLLL) ve Óss (okunuşu OOĞĞĞSSSS) rünlerini 88 kez titretin. Bunları birlikte titretiyorsunuz, ayrı ayrı değil. Yani bir Óðal, Sól ve Óss tek bir tekrar oluyor. Bunu 88 kez yapıyorsunuz. Bitirince aşağıdakileri 9 kez kararlılık ve inançla söyleyin:

Tüm Beyaz İnsanlar artık ırksal bilince sahip.
Tüm Beyaz İnsanlar Yahudi sorununun kritik bir şekilde farkında.
Tüm Beyaz İnsanlar Beyaz Irkımızın varlığını güvenceye almak için faaliyete geçiyor.
Tüm Beyaz İnsanlar Beyaz Çocuklarımız için güvenli bir gelecek uğruna çalışıyor.

Sonra SATANAS titretin.

Sonra da ritüeli şunu söyleyerek kapatın:
ŞEREF VE GÜÇ SONSUZA DEK ŞEYTAN’A VE ONUN BEYAZ IRKINA ATFOLSUN!!!

Linkler:

Enerji yükseltme:
Bunu RTR’lar ve büyü çalışmaları öncesi yaptığınız gibi yapabilirsiniz, bu ve başka konularda bu sayfa (/belge) talimat içeriyor (ve daha önce bu ritüellere katılmadıysanız bunu en az bir kez anlayarak okuyunuz). 666 Enerji Yükseltme ve isterseniz bir/birkaç tekrar SATANAS yeterli olacaktır. Tecrübeli olanlar kendileri için ne işe yarıyorsa onu yaparak enerji yükseltebilirler.

Türkçe Rünik Kabala:
https://yadi.sk/i/dyNcWRXH3MBFCC

İngilizce açıklama ve telaffuzlarıyla Rünik Kabala Ses MP3’leri:
https://yadi.sk/d/2NJvhYDKIYlaPg

Rünlerin Joy of Satan’daki orijinal sayfası, İngilizce:
https://www.satanisgod.org/www.angelfire.com/empire/serpentis666/Runic_Kabalah.html

“21-24 Haziran 2020 Grup Ritüelleri!” hakkında 96 yorum var

  1. Bu üç rünü titretirken, mesela Sol’da tek nefeste SSSSS-OOOĞĞĞĞ-LLLL mu diyeceğiz yoksa 3 nefese bölerek her kısmı tek nefeste mi söyleyeceğiz SATANAS titretmede olduğu gibi?

    1. Esenlikler,

      SATANAS mantrası bu konuda istisnadır, normalde “bir kelimelik” mantralar bir nefeste titretilir. Aksi olan bir durumda zaten yazılıp belirtiliyor. Bu belirtilmediği sürece her harfi bir nefese bölmeyin.

      İyi günler.

  2. Şeytan’daki kardeşlerime bu 3 günde başarı ve kolaylık diliyorum. Ritüel gibi konularda tanrılarımız daha rahat yapabilmemiz açısından esnek kurallar belirlemiştir. Bu yüzden “Ah tahta bulamadım, kağıt bulamadım!” gibi bahanelerle bu işi aksatmamanızı öneririm. Emin olun faydasını göreceksiniz. Tecrübeyle konuşuyorum ki tanrılarımız ritüellerini ve güç meditasyonlarını yapan kardeşlerimizin isteklerine çok daha fazla ilgi gösteriyor. Bu arada sizlerle kendim için yaptığım bir wallpaper’ı paylaşmak isterim:

    https://drive.google.com/file/d/1BL_O2jSOkw3gYIlKHZWmi-GvOf_opqQO/view?usp=drivesdk

    Esenlikler.

  3. Daha şu ana kadar hiç meditasyon, RTR vs yapmadım. Bunları yapsam sıkıntı olurvmu yoksa meditasyon vs mi yapmam gerekiyor?

    1. Esenlikler,

      Ritüellere size fazla gelmeyen bir miktarda katılabilirsiniz, ama ritüellerin öncesinde ve sonrasında yapmanız gerekenleri yapın ve meditasyonlara da başlayın.

      İyi günler.

    1. Valhalla yerine Du’at desek daha doğru olur, ancak zaten endişeniz olmasın. Savaşı biz kazanacağız. 🙂

      1. Forumlarda “Victory or Valhalla” sözü çok geçiyor. Arkadaşta ondan söyledi büyük ihtimalle.
        Zafer ya da Du’at!

      2. Zafer ya da Valhalla demem yanlış mı?

        Vikingler savaşa giderken “Zafer ya da Valhalla” derlermiş bende ondan söyledim.

    1. “Red Pill” derken “abi bu kızları var ya hiç umursamayacaksın, öyle bir umursamayacaksın ki dünyada kız olduğunu unutacaksın” tarzında yanlış fikir yayan ve kadınları ötekileştiren moronlardan bahsediyorsanız onlar hakkındaki duruşumuz belli. Ancak kırmızı hap derken Matrix’deki kırmızı hap, mavi hapa gönderme yapıyorsanız evet, zaten Spiritüel Satanizm’de bir “kırmızı hap”tır. Bu yüzden kadim Satanizm, yani insanlığın gerçeği durmadan sansürleniyor.

        1. Esenlikler,

          Tamam, zaten o konuda cevabı vermiş kardeşimiz. Sıradan ve düşkün uğraşlar peşinde olanların böyle sahte hiyerarşilere biatı olabilir ama biz zaten dünyanın ruhani elitleri olarak bu tarz boş uğraşları umursamayız. Zaten ruhani olarak gerçekten elitliğin gereklerini yaşayan kişiler, diğer her açıdan da elit olurlar.

          İyi günler.

      1. Bu matrix seviciliğinizi anlamış değilim. Sürekli kırmızı mavi hap diye gönderme yapmalar falan? Yahudilere demedik laf bırakmazsınız ama onların yapımlarını da izlemekten geri kalmazsınız. Şaka gibi?

        1. Esenlikler,

          İyi de, Matrix Yahudi filmi değil ki. Elbette Yahudilerin yayınlanmasına izin vermesi için katılan bazı kötü unsurlar var (Zion’a Zion denmesi gibi), ama genel olarak düşmanın kontrol sistemini benzetme yöntemiyle çok iyi anlatan bir seri. Ki serinin yapımı sırasında düşman tarafından filmde yer alan kişiler saldırıya uğradı, düşman bu filmin çıkmasını istemiyordu. “Gerçeği” arayan bir kişiye doğrudan veya dolaylı olarak ilham olmuş sonuçta. O yüzden yok, şaka değil.

          İyi günler.

          1. Wachowski kardeşler, Polonya asıllı Yahudiler. Matrix’den önce kimse tanımazken sinema bilgisinden yoksun bu iki kardeşin bir anda böylesine ağır bir senaryoyu nasıl yazabildikleri ve bu kadar yüklü bir bütçe ile film çekme işine nasıl cesaret edebildikleri akla arkalarında yönlendiren birilerinin olduğunu getiriyor. 11 eylül göndermesi falan düşmana karşı olduklarını göstermez. Diğerleri gibi kontrollü karşıtlık. Siz demiyor musunuz düşman bilinçli ifşa yapıyor diye. Bu da onlardan biri. Filmin sonunda kazanan yada kötü gösterilen taraf önemli değil. Düşman hakim güçteyken iki adamın üstesinden gelememiş mi? Film analizini yapan sitelerde filmde Şeytan’nın isyanını ve Allaha/Sisteme karşı açtığı savaş anlattığını adamlar idrak etmiş. Filmde işlenen tema; bugün dünyada faaliyet gösteren Şeytan hiyerarşisinin propaganda temasıdır: “İnsanlık, Allah’ın sisteminin kölesidir, özgür değildir. Bu sistemin dışına çıkar, bu sistemi redderse; bu İlahi sistemi ve onun sınırlarını-emirlerini görmezden gelirse, Şeytanın askerleri ve elçileriyle işbirliği yaparsa; özgürleşir, melekleşir boyut atlar” Yani düşmanın kontrollü karşıtlığı. Acaba Matrix hiç yapılmamış olsaydı o”pil” “borg” göndermelerini yapacak mıydınız? Yani düşman hakkında başka örnekler varken Hollywood filmi izleyip etkisinde kalıp sürekli ona gönderme yapmak falan çok saçma. Hollywod onların kontrolündeyken Satanik eserler çıkmasını beklemek saçmalık. Yani sizin de deyiminizle “tezekte boncuk aramayın”

          2. Esenlikler,

            Zaten Yahudilerin asla ve kati surette bizim tarafımızda olamayacağını en çok biz söylüyoruz, bunda bir değişiklik yok. Ama Yahudilerin gerek bilinçli, gerekse de bilinçsiz olarak yaptığı kontrollü ifşalar bile bazen insanları doğruyu bulma arayışına yönlendirebiliyor. Sonuçta mutlak güç değil Yahudiler, zaten mutlak güç olsalar kontrollü de olsa karşıtlık yapmalarını gerektiren bir durum bile olmazdı. Dolayısıyla gerek bu karşıtlık yapımlarında, gerekse de genel olarak dış dünyada Gerçeğin izine bazen rastlanıyor.

            Hollywood filmleri izlediği söylenebilecek belki de en son kişiyim, etkilerinde kalmak da şöyle dursun. Sadece tabirin kökeni olarak bir yapıt varsa bunu da belirtmemiz gerekiyor. Yani Kültürel Marksizm’in arkasında Yahudilerin olduğunu söyleyince biz de Marksist olmuyoruz, değil mi? Elbette ki Hollywood’dan Satanik eserler şu an çıkamaz, anca film sektörünü de diğer her yer gibi tekrar (antik çağdaki gibi) yönetimimize alınca bu mümkün olabilir.

            Onun dışında dediğiniz all*hlı olaylar “Truther” Müslüman zevzeklerinin lafları ve düşünceleri. Zaten onları ciddiye almanız gerekmediğini de biliyorsunuzdur. Ve son olarak, kişi “özgürleşip” “boyut atladıkça” “melekleşir” değil, tam tersi, Anti-Christ’laşır. Tabirler önemli. Tabii bunu da bu konunun sonunda söylememin belli bir mizahi değeri de var, gözümden kaçmadı.

            İyi günler.

          3. “Zion’a Zion denmesi gibi” derken neyi kastettiniz?Ben Zion’u açıkçası Şambala’ya benzettim yoksa yanlış mı anladım?Zion’un ne olduğunu bilmiyorum.

          4. Esenlikler,

            Matrix’teki şehire Zion deniyor ya, o. Yoksa evet, cidden “Gerçeği görmüş” kişilerin yaşadığı yer Şambalaya daha çok benzer. Her halükarda kontrollü karşıtlık yapmış oldukları bir parça işte mesela.

            İyi günler.

          5. Filmin yapımcısı Wachovski kardeşler, Yahudiler. Öyle bahsettiğiniz gibi çok planlı ve düşman dediklerinizi açığa çıkaran bir film amacıyla yapılsaydı, bu haydutlar orada olmazdı. düşmanın işine gelmedipinden falan değil. Varolan düzene karşı konusu olan bir film olduğu için tabi sevilmez. Peacock her şeye bahane bulmada üstüne yok.

          6. Esenlikler,

            Gerçekten mi? Yapımcısı, yönetmeni, başrolü, osu, busu, şusu Yahudi olmayan film bulmak kolay mı diyorsunuz? Bunlardan en az birine Yahudinin kanca takmadığı bir film kolay kolay popüler olamaz, Yahudilere en az kıyısından köşesinden peşkeş çekmeyen yazar bestseller yazarı olamaz, köhne ve yanlış Yahudi fikirlerine biat etmeyen bilim adamları abartısız kafir diye yaftalanıp aforoz edilirler.

            Dolayısıyla ne bahanesi, ne bulması? “Kırmızıhaplama” tabirinin çıkış noktası bu seri, bunu kabul etmek sadece olan bir şeyi söylemek. Bunu yapınca bir anda Yahudi sevici olmuyoruz. Yarası olan gocunur, ideolojimizin sağlamlığına güvenimiz o kadar kolay sarsılan bir şey değil.

            İyi günler.

  4. Merhaba amon ra ile seytanin ne alakasi var koskoca misir mitolojisi ona kotu derken siz nasil onu en buyuk tanri amon ra yida onun demonu yapıyorsunuz arastirin biraz lutfen mısır firavunları tanrı soyundan geliyordu ve amon ra en buyuk tanrı amin amen bile ondan geliyor bir firavunun tabutunu satın alan insanlara ne oldugunu gorun hepsi hastalandi biz nordik tanrilrin soyundansak neden yahudilere buyu yapamiyoruz kisaca ?

    1. Esenlikler,

      Öncelikle kişilere aşağılamak suretiyle cevap vermek normalde adetim değildir ve sorulan bir soruyu aşağılayarak cevap verdiğimi sanma acizliğine ise hiç girmem. Ama yorumunuz klavyeye rastgele basılmışcasına kavram karmaşasıyla dolu ve yetersiz mitoloji bilginizle gelip kendi eksikliğinizden kaynaklanan yanlış, temelsiz düşünceler ile ve omurgasız bir şekilde bizi suçluyorsunuz. Araştırdığımıza ve şahsen çok araştırdığım bir konu olduğuna emin olabilirsiniz. Keşke bizi suçlayan tavırlarla konuşmadan önce olgunluk gösterip bunları neye dayandırarak iddia ettiğimizi öğrenseydiniz.

      Lord Amon en güçlü Tanrı değildir. Keza benzeri bir mantıkla Lord Zeus’da öyle. Bu Tanrılarımızın kendi mitolojilerinde en büyük Tanrılar olarak geçmelerinin sebebi, o bölgeden sorumlu Tanrılar olmasından ötürüdür. O bölgeden sorumlu olmalarına bağlı olarak alegorik olarak anlam yüklü betimlemeleri de bulunmaktadır ki; Amon Ra sadece bir Tanrı olmak ile kalmayıp aynı zamanda içerisinde çok farklı alegorik anlamlarda içerir. Şeytan’a neye göre ve nerede kötü denildiğini ise açıp gösterin. Ama bunu yapmadan ve yine benzer bir hataya düşmeden mitolojilerin, özellikle mısır mitolojisinin çok ağır benzetme ve alegori içerdiğini biraz ”araştırarak” öğrenin lütfen. Yahudilere neye göre büyü yapamadığımızı söylüyorsunuz ve bunu nereden duyduğunuz bilemiyorum ama onların canlarına okuyoruz bayım.

      İyi geceler.

  5. asyalılar hangi ritüeli yapcak çünkü asyalılar için herhangi bi ritüel yok ve türkiyede ciddi oranda asyalı var

    1. Esenlikler,

      Türki kardeşlerimizden bahsediyorsanız Türkiye’deki nüfuslarından haberdar değilim ama evet, biraz varlar. Yine de Asyalı ırkı için Joy of Satan’da ritüel yok, bunun sebebini bilmiyorum. Herhalde bu spesifik durum için bizimle aynı ritüeli yapabilirler ama.

      İyi günler.

  6. Lütfen, rica ediyorum yazının tamamını okuyun yazmak için baya bi zaman harcadım.

    İnternette şöyle bir haber gördüm ;
    https://www2.karar.com/hayat-haberleri/dr-poroy-on-turkler-anadoluya-10-bin-yil-once-geldi-51444

    Ve buna benzer bir haber daha gördüm ;
    https://www.sozcu.com.tr/hayatim/kultur-sanat-haberleri/gobekli-tepe-ve-on-turkler-kitabi-yazari-etli-1071-yili-turklerin-anadoluya-son-gelis-tarihi/

    Sonra araştırmaya başladım
    Sümerlerim Ön Türk olması hakkında şöyle bir yazı daha buldum;
    http://www.unyekent.com/mobile/index.php?haber_id=8677
    “Prof. Samuel Noah Kramer (1897-1990) Sümeroloji’nin kurucusuydu. “Tarih Sümer’de Başlar” kitabında birçok uzman arkadaşıyla aynı saptamayı yaptı: Büyük uygarlık kurucusu Sümerler, Mezopotamya’ya dışarıdan geldiler. Nereden gelmişlerdi?
    Muazzez İlmiye Çığ (ki Prof. Kramer’in yardımcısıydı) Sümer yazıtlardan yola çıkarak, 1996’da “Sümerli Ludingirra” adlı kitabı yazdı. Öğretmen-yazar Ludingirra anılarında, atalarının kuzeydoğudaki dağlık bölgeden kuraklık sonucu geldiklerini anlatıyor! (Sayfa 14)
    Ludingirra yazdıkları, Türkler’in kuraklık sonucu Anadolu’ya göç ettikleri iddiasındaki “Türk tarih tezi”ni doğruluyordu. (Eğer Ludingirra’ya inanmıyorsanız “Gılgamış Destanı”nı hiç okumayın!)
    O yıllarda “Güneş Dil Teorisi”nin düşünsel kaynağı çoktu.
    Bunlardan biri de Sir Canon George Rawlinson (1812-1902) idi. Sümerler’in Asya’dan gelmiş Türk kavmi olduğunu ileri sürdü. Buna kanıt olarak, Sümer diliyle Türkçe’nin benzerliğini gösterdi; ikisi de bitişimli dillerdendi. Keza Sümerce’ye benzeyen Türkçe kelime sayısı hayli fazlaydı. (Kia: Kıyı; Temen: Temel; Ghir: Kırmak; Kouch: Kuşak gibi.)
    Rawlinson tezine göre, Sümerlerin “ataları” Türk’tü.
    İsviçreli Cenevre Üniversitesi Rektörü Prof. Eugene Pittard (1867-1962), Türk göç dalgalarının Avrupa’yı nasıl etkilediğini yazıp; uygarlığın kökünün Asya olduğu tezini ortaya attı. Keza…
    “Güneş Dil Teorisi”nin düşünsel kaynakları için, Kvergic, Pekarski, Barenton, Vaux, Diniker, Quatrefages de Breaud, Topinard, Villenoisy gibi bilim adamlarının çalışmalarını sıralamaya gerek yok. Burada yanıtını bulmamız gereken başka bir soru var:
    Avrupa merkezli bu “moda” tez, Türkiye’de neden çabuk kabul gördü?
    Haksızlık yapmayalım.
    Atatürk ne tarihçi ne de dilciydi. Ama bu çalışmaların yapılmasını isteyen bir öncüydü.
    Keza sadece Avrupalıların tezleri kabul görmedi; Anadolu da kendi “kazı çalışmaları”nı başlattı:
    Ahlatlıbel, Alacahöyük kazılarına başlandı.”

    Ayrıca Türklerin Anadolu daki M.Ö varlıkları hakkında
    internette saatlerim harcayarak baya bi araştırma yaptım ve “Göçler ve Alper Tunga Destanı M.ö 2500 ve M.ö 500 lü dönemlerle alakalı görünüyor.
    Ayrıca; Türklerden; hem de Anadolu’da sözeden ilk yazılı belgelerden biri bu yıllara aittir. Bu belge daha evvel 1938 yılında Alman Filologlar tarafından neşredilmiş fakat nedense unutulmuştur.

    3 nüshasından birisi Anadolu’da Hattuşaş Devlet Arşivinde bulunan ve Akad Kralı Naram-sin tarafından yazdırılan bu tablette, Akad Kralı kendisine karşı ayaklanan 17 şehir devletinin (Sümerlerden kalan) adlarını verirken Hatti Kralı ile birlikte, bu ittifakta Türki Kralı İlşu-nail ismini de zikretmektedir.
    M.Ö. 2350-2150 arasında Mezopotamya’da çok büyük bir imparatorluk kuran Akad Kralı Naramsin; ‘Şartamnari Metni’ olarak bilinen ve ‘Mücadelenin Kralı’ anlamına gelen (3 nüshasından birisi Hattuşaş arşivinde ‘KBO-III,13’ sıra nosu ile kayıtlı belge) kaynakta; 17 Anadolu Kralından bahsederken ‘Türki kralı İlşu-Nail’ isminden bahsetmektedir.

    M.Ö. 2000’li yıllarda; hem de Türk adıyla Anadolu’da bir devlet olduğunun kanıtı olan bu yazıttın 15. satırında geçen bu ifade; zaten daha evvel başlattığımız tezin doğruluğunun kanıtıdır.”
    O tabletin resmi ;
    https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn%3AANd9GcRUxMlVXPslR6nuM2pgpSdGhuqVON1Am5tX1X4qJUsYi-7T5rd-&usqp=CAU

    Durun daha eskiye gidelim; “M.Ö 4000 li yıllara;
    Fırat’ın kıyısında Mari bölgesinde ele geçirilen bir diğer tabletlerin (MÖ.4000-2000) 13 tanesinde Turukku adlı bir kavimden söz edilmektedir. Sadi Bayram, bu tabletlerin Türkçe tercümelerini yayınlamıştır.

    Önce Sümerlerin, daha sonra da Asurlular ve Babillerin egemenliğinde kalan Mari şehri, bugünkü Suriye sınırları içerisindeki Tell Hariri kentidir.

    Fransız Arkeoloji Enstitüsü’nün 1933-1939 yılları arasında yaptığı kazılarda ortaya çıkarılan Mari şehrindeki kraliyet sarayında Asurlulara ait MÖ. 1870-1740 yılları arasında yazılmış birçok çivi yazılı tablet bulunmuştur.

    Bugün Louvre Müzesi’nde sergilenen Akadca yazılmış bu tabletlerin metinleri Fransıza tercümeleriyle birlikte Georges Dossin tarafından 1950 yılından itibaren yayınlanmaya başlanmıştır.

    Dört cilt halinde yayınlanan bu Mari tabletlerinin 13 tanesinde toplam 22 defa “Turuku”, “Turukku”, “Turukki ve “Turuk” biçiminde bir kavim adı geçmektedir.

    Bu tabletlere şöyle birkaç örnek vermek mümkündür:

    16 numaralı tablet: “…Uyuyanları uyandıran ve uyandırdıklarına hiç tayın vermeyen Turukkular gibi yapacağız”.

    21 numaralı tablet: “…Bu akından beri Turukkular’ın sayısı fazla görünmüyor. Fakat artabilir. Onlar gelmeye devam edecekler.”

    22 numaralı tablet: “…Bana yazdığın Turukkular’la ilgili haberler değişti.”

    23 numaralı tablet: “… Bana Turukkular hakkında yazmıştın. Turukkular’ın çıkış hareketinde bulundukları gün çok meşgul olduğumdan sana haber veremedim.”

    87 numaralı tablet: “…Kral bana herşeyden önce, Turukkular’ın hücum ettiklerini, Nithim’i kuşattıklarını yazdı.”

    Güneydoğu Anadolu’da yaşayan, savaşçılıkları ile Orta Asya Türk akıncılarını andıran, ana merkezden yaklaşık 400 km. uzaklaşıp, düşman ordugâhlarına saldıran bu Turukkular, Türk’ten başka kim olabilir?

    Turukku ve Turuk… Hızlı okuma ile hangi milletin ismine benzemektedir?”

    Bu yazılardan Sümerlerin Türk olduğu ve İlk defa Türk ismini kullanan devletin Göktürkler değil Turukular olduğu anlaşılıyor.

    Sizin bu konuda ki düşünceleriniz neler?

    1. Esenlikler,

      Zorlama ”Güneş Dil” teorilerinden biri daha. Turukkuların isminin Türk kelimesinden geldiğini söylüyor ve bu iddiaya bağlı olarak içerisinde Türk isminin kullanıldığı ilk devlet olduğunu söylüyor. Arada bulunan bu tip normal kültürel bağları abartıp onların Türk olduklarına yoruyorlar ama Turrukların Ural-Altay dil ailesi ile alakası olmayan Semitik bir dil kullandıklarını neden es geçiyor ve göz önünde bulundurmuyorlar merak ediyorum doğrusu.

      Türk Tarih Tezi; Türklerin beyaz ve Aryan bir ırk olduğunu kanıtlamaya çalışsa da, Sümerler (ve başka Aryan milletleri) Türktür diyebilmek gibi sığ bir uğraş içerisine girdi. Hint-Avrupa tezi ile Türk tarih tezinin çakıştıkları bir nokta var. Hint-Avrupa tezi; Aryan Halkların kim olduğu yönünde araştırma yapıp, hangi noktada mevcut ortak kültür çatısı altında birleşilmiş olduğunu ve hangi ulusların Aryan olduğunu inceler. Türk Tarih Tezinin en büyük yanlışı… Her ne kadar Türklerin Beyaz Irktan olduğunu kanıtlamaya çalışıyor olsa da, Aryan Halklarına ait olan bazı kültürel unsurlara, Türk yaftası yapıştırmaya çalışmasıdır. Yani; Türklerin de içerisinde bulunduğu ortak Aryan kültürünü ve bu kültürün bir takım örneklerini, olması gerektiği gibi Aryan olarak tanımlamak yerine Türk olarak tanımlamasıdır. Bu yanlış algı yüzünden Türk Tarih Tezi savunucuları; Sümer örneğinde görmüş olduğumuz gibi, Sümerlerin Aryan Kültürü ile olan ortak bağlarını Türk olarak adlandırmak noktasında hata yapıyor. Sümerler üzerinden örnek vererek anlattım ancak bu aynı yanlış pek çok şekilde ve mesela Ön Avrupalıların Türk olduğunu iddia etmeye kadar gidiyor.

      İyi geceler.

      1. Yanlışınız var “Türk Tarih Tezi” beyaz ve aryan milletlerin Türk olduğunu söylemez ;Türklerin ataları tarafından oluşturulduğunu savunur. Zaten Türkler beyaz-aryan ırktansa Türklerin ataları tüm beyaz-aryan ırkında ataları olmuyor mu?
        Bir de sizin sığ uğraş dediğiniz ,
        “Türk Tarih Tezi” Atatatürk’ün bizzat teşviki ve önderliğiyle oluşturulmuş ve 1931-1941 tarihleri arasında liselerde ders kitaplarında okutulmuştur.
        Hatta ülkemizin kurucusu Atatürk’ümüzün “Anadolu 7000 yıllık Türk beşiğidir” diye sözü bile vardır.

        Ayrıyeten şunuda belirteyim
        “Türk Tarih Tezine” göre sadece şu devletler Türk sayılıyordu:

        “Orta Asya’da Türk-Hun İmparatorluğu.
        İdil-Tuna arasında İskit İmparatorluğu.
        Ural Dağları ve İdil Nehri arasında Batı Hun Devleti.
        Avrupa Türk-Hun İmparatorluğu ve Avar İmparatorluğu.
        Batı Türkeli ve Kuzey Efganistan’da Akhunlar Devleti.
        Orta Asya’da Gök Türk İmparatorluğu, Tukyu ve Kutluk Devleti.
        Karadeniz’in kuzeyinde Hazar, Bulgar ve başka isimde Türk devletleri.
        Gök Türk İmparatorluğu’ndan sonra, Orta Asya’da çeşitli isimlerde Türk devletleri.
        Aral Gölü güneyinde Samanoğulları Devleti.
        Aral Gölü’nden Hint’e kadar uzanan alanda Gazneliler Devleti.
        Sir Irmağı doğusunda Karahanlılar ve Karahitaylar Devleti.
        İran, Mezopotamya, Anadolu ve Suriye sahalarında Selçuklar Devleti.
        Harzem kıtasında ve bütün İran’da Harzemşahlar (Harizm) Devleti.
        Başkenti Semerkant olan Büyük Timur İmparatorluğu.
        Hindistan’da Babür İmparatorluğu.
        Asya, Avrupa ve Afrika’da Türk-Osmanlı İmparatorluğu.
        ve son olarakta Türkiye Cumhuriyeti.”

        Yani sizin söylediğiniz gibi ve ya okuduğunu anlayamayan bazı “at gözlüğü” takmış günümüz yazarları gibi bütün beyaz ve aryan milletleri Türk ilan etmiyor, sadece Türklerin ataları tarıfından oluşturulduğunu söylüyor. Sonuçta böyle akıl dışı bir şeyi Atatürk’ümüzün savuması düşünülemez. Yorumun başında yazdığım gibi zaten Türkler beyaz ve aryan ırktansa, Türklerin ataları aynı zamanda bütün beyaz ırkın atası olmak zorunda, sonuçta hepimiz beyaz ırktanız değil mi.

        Bir de Sümerlilerin Türk olması meselesine gelirsek. Biraz araştırırsanız Yapılan çalışmalar Sümerlilerin klasik bir Mezopotamya uygarlığı olmadığını göstermektedir. Dillerinin yapısı, arkeolojik kazılarda ortaya çıkanlar Akadlar gibi diğer Mezopotamya uygarlıklarından farklılık göstermektedir.Ayrıca Mezopotamya’da M.Ö. 4000–5000 ve M.Ö. 3000’li yıllarda meydana gelen ani nüfus artışları,bu bölgelerin göç aldığına dair önemli kanıtlar sunmaktadır. Göçlerin muhtemel kaynakları üzerine ise farklı düşünceler vardır. Fakat bunlar arasında biri vardır ki en fazla kanıta dayanan ve akla en uygun olan, Sümer medeniyetini kuranların Asya’dan göçmüş olabileceğidir.

        Ayrıca Avrupa’nın çeşitli yerlerinde ortaya çıkarılan MÖ 3000’li yıllara ve İstanbul’da çıkan MÖ 5000’li yıllara ait Asya kurganları, bu alanların zaten Asya’dan gelen kavimlere ev sahipliği yaptığını kanıtlamaktadır.
        Bir de tabi Sümerceyle Karaçay Türkçesi arasında pek çok kelimenin benzerliği ve Hartmut Schmokel’in, Sümer dili konusunda ki şu sözleri:
        “Kelime yapısı bakımından Sümerce,heceli bir dildir.Bu tip bir dil Avrupa’da Fin-Uygur ve Asya’da da Türk dilleri tarafından temsil edilir.Genellikle tek heceli ve değişmez bir kökün,kendi başına anlamı olmayan eklerle kullanımından oluşur.Bu dilin bir diğer ayırt edici karakteri,aynı kelimenin çok anlamlı olmasıdır ki,örneğin Çin dilinde olduğu gibi,inişli-çıkışlı,ince ve kalın sonlama biçiminde vurgulama gerektirir.”
        Ve onun dışında herkesi Türk ilan eden fanatik milliyetçiler değil bakın Türk olmayan yabancı insanlar bile Sümercenin Turani bir dil olduğunu savunuyor.
        Edward Hincks ve Henry Rawlinsonun çalışmaları ve bulguları daha sonra Fransız Jules Oppert, İngiliz dilbilimci Edwin Norris, Dan oryantalist (doğubilimci) Niels Westergaard Fin araştırmacı Wilhelm Lagus ve Fin dilbilimci Tapani Harvanien tarafından onaylanmıştır. Daha sonraları, Fransız doğubilimci Francois Lenormant ise Sümer ve Orta Asya mitleri arasındaki benzerlikler üzerine çalışmış, Sümer dili ile Turani dilleri arasında yaptığı karşılaştırmalı çalışma sonucunda Sümercenin Turani bir dil olduğu sonucuna varmıştır fransızca kaynak: http://www.etana.org/sites/default/files/coretexts/14505.pdf
        Araştırırsanız Sümercenin 1874 yılına kadar Turanid bir dil olduğu bilim ve tarih dünyasında kabul görüyordu sonradan İngiliz ve Fransız hükümetlerinin baskısıyla bu görüş değişti.

        Bütün bunları eklersek Sümerlilerin Türk olması savı akla yatkındır. Tabi %100 kesin Sümerler Türktür diyemeyiz sonuçta bütün tarihsel bilgiler y*hudiler tarıfandan yok edilip tüm gerçek tarih y*hudi yalanlarıyla doldurulduğu için emin olmak zor.

        1. Esenlikler,

          Yanlış düşündüğümü sanmıyorum bayım. Güneş dilcilerin; Aryan Milletlerin Türk olduğunu söylemesi ya da Türklerin ataları tarafından oluşturulduklarını söylemesi aynı saçma, egoist ve tarihi kronolojik olarak bilmemek hatasından kaynaklanıyor. Doğru bir iddia olarak Türkiye Türklerinin ataları, Aryan ortak atalarıdır. Bu atanın tarihin çok sonraki dönemlerinde ortaya çıkmış, bölgesel ve yerel boyutta kendine ait, şahsına münhasır bir kültür oluşturmuş torunlarından biri olarak, diğer akrabalarınız ile aranızda bulunan ortak kültürel bağları daha doğru bir şekilde ”bizlerde onlar gibi Aryanız” diyerek ele almak yerine ”… Türktür” diye ele alınca evet, bu sığ, ciddiyetsiz ve komik bir uğraş olmuş oluyor. Ayrıca belirtmek isterim ki benim burada ele aldığım ”Aryan ve Beyaz Türkler” Türkiye ve Azerbaycan Türkleri ile sınırlıdır ve bahsettiğimiz Aryan olma durumu ise Türki devletler içerisinde yalnızca bu ikisinde gözlemlenir.

          Öncelikle vatanperver biri olarak pek tabi bu ülkenin kurucu babası olan Atatürk’ü seviyorum. Ancak kendisinin tarih hakkında yaptığı bir açıklamayı, onun bir tarihçi olmadığı esasına göre değerlendirir ve bu oranda bir ciddiyet ile dediklerini baz alırım. Ayrıca kendisi ”…sözlerim bilimle ters düşerse bilimi seçin” demiş bir kişi olarak; kendisini ne kadar sevdiğimi baz alarak, onun dediklerini mantığa oturtmaksızın doğal olarak kabul etmem ve başka güruhların düştükleri acınası bir hata olarak onu Tanrılaştırmış bir mantıkta dediklerini mutlak doğru olarak kabul etmem. Bunları, mevzu bahis tezler ve teorilerin yanlış bir şekilde Atatürk’e mal edilmesi hatası ve iddiasına karşın diyorum. Ancak işin doğrusu şudur ki; Atatürk sadece ”Türk Kültürünü ve tarihini araştırın, tarihimizdeki ihtişamlı şeyleri ortaya çıkartın” demiş olmakla birlikte, konunun uzmanı olmayarak buna önderlik etme egoistliği içerisine girmemiştir. Keza üzerine bugün konuşmakta olduğumuz ilgili bu teori ve tezler kabul görmemek ile birlikte, zaten geçmişin ölü iddialardır artık.

          Gönderdiğiniz listede yer alan bazı devletler Beyaz ya da Aryan değil doğrudan Asyalıdır. Bu noktada Beyaz insanlar olan Türkiye Türkleri olarak, bu tezin bizim tarihimizi ne kadar gerçekçi temeller üzerinde değerlendirdiğini düşünebiliriz? Şayet bu tezlerin, teorilerin olayın yalnızca kültürel boyutunu ele aldığını düşünürsek bir sorun yok. Ama biliyoruz ki sadece kültür temelli bağ arayışı içerisinde olmayan kişilerce şekillendirilmiş teoriler olup, yanlışlığı ve saçmalığı yönünde Beyaz bir Türk olarak en acımasız eleştirileri şahsım tarafımdan hak ederler.

          Ortak Aryan atamızın ne kadar Türk olabileceğini ilk paragrafta ele aldım ancak üzerine tekrar basmak ve basit bir örnek ile neden saçma olduğunu örneklendirerek anlatmak istiyorum. Biliyorsunuz dinozorlar kuşların ataları olup, zaman içerisinde ve düzenli olarak küçülüp, ortama adapte olmak adına tüylenerek bugünkü hallerine evrildiler. Bugün dinozorların zaman içerisinde farklılaşmış ve spesifik hal kazanmış olan kuş formlarını ele alıp, bu değişimleri geçirmemiş oldukları ve dinozor olarak tanımlandıkları halleri ile onları aynı kabul etmek, onların tarihsel süreçte bulundukları farklı haller neticesinde tanımladığımız ayrı kimliklerini boş vererek yanlış bir şekilde ortak bir kimlik ile tanımlamak ne kadar komik ve saçma bir paradoksu doğuruyorsa, bu Aryan ortak atamızın Türk olması hususu da aynı ölçüde saçma ve gerçek dışı paradoksu meydana getirir.

          Beyaz Aryan Irk dünya’ya Kafkasya’dan yayılmıştır. Bu Aryan halk, bulundukları bölge dolayısıyla Asyalı ırklar ile benzer step kültürüne sahiptir. Ancak yapılan kemik, dna analizleri ve Kurgan Hipotezi göstermektedir ki insanlar ortak kültür dolayısıyla Asyalı ırklar ile karıştırılmıştır.
          Yani evet, Sümerler gibi diğer beyaz ırka dahil olan insanlar dünya’ya Asya’dan yayılmıştır ancak Orta Asya’dan yayıldığı iddiası tamamen saçmalık olup, Kafkas Irkı olarak literatürde tanımlanan Beyaz Irkın, step kültürüne sahip olmasının neden olduğu yanlış tanımlamadan ibarettir. Normalde bu göçün Karadeniz ve Balkanlar üzerinden geçerek bu topraklara ulaştığı düşünülür. Gerçekten genel ve asıl göç dalgası bu bölgeden geçerek gelmiş olsa bile, Sümerlerin atalarının farklı bir yol izleyerek Türkmenistan’ın Kopet Dağlarında ilk yerleşimlerini kurduğunu ancak kuraklık dolayısıyla Mezopotamya’ya göç ettiklerini düşündüren arkeolojik kalıntılar bulunmuştur. Bu aynı zamanda Dravid ve Brohice dillerinin neden Sümer diline karakteristik olarak benzediğini açıklayabilir. Aynı zamanda kendilerinin Hint-Avrupa dillerinden ayrı olması, onların göç yolculuğunda diğerlerinden farklı doğrultuda hareket ettiğinin bir kanıtıdır. Umarım bu dediklerimi onların Türk olması iddiasının bir kabulü olarak ele alma hatasına düşmez ve dönemin Türkmenistan topraklarının demografik yapısının çok daha farklı olduğunu göz önünde bulundurursunuz. Zaten yapılan gen araştırmalarında kendilerinin çoğunlukla Orta Doğu Halkları ile ilişkilendirildiğini söylemem gerekli.

          Yukarıda bahsettiğim, karakteristik olarak benzeştiği dillerin yanı sıra yine karakteristik olarak Ural-Altay dilleri ile de benzeşiyorlar.
          Lakin işin dil kısmını daha detaylı incelediğimizde diğer tüm dillerden çok farklı olduklarını anlayabiliyoruz.
          Öncelikle Sümer dili 4 farklı döneme ayrılır. Arkaik Sümer, Eski-Klasik Sümer, Yeni Sümer ve Sümer Sonrası. Son iki dönemde Sümer dili Sargon Hanedanlığının ve Akad etkisinin altındadır. Akatça Doğu Semitik dillerden biridir. Sümer dilinin diğer dil aileleri ile en çok ilişkilendirildiği dönem bu dönem Sümerce’si olup, Arkaik ve Klasik dönem için aynı şeylerin geçerli olmaması Sümer dilinin özgünlüğünün bir kanıtıdır. Sümerce son iki dönemde diğer diller ile dirsek temasında bulunmuştur çünkü dönemsel olarak onu etkilemekte olan Akatça’nın kendisi başlı başına pek çok dil ailesi ile etkileşim içerisine girmiş olan bir dil olarak bu özelliğini Sümerceye yansıtır. Sümer dilinin Türkçe ve diğer dillerden ne kadar farklı olduğu anlamanın basit bir yolu vardır. O da tarihte karşımıza çıkan Sümer dilinin ilk örneklerine bakmak. Arkaik dönem Sümer çivi yazısı bir takım basit kelime kalıplarının yanı sıra sembollerden oluşur. Hiyerogliflerde olduğu gibi belli başlı anlamlara gelen sembolleri içerisinde barındırmasının yanı sıra, içeriğinde kelimeleri de kullanılıyor olması onları diğer tüm dillerden haklı olarak ve belirgin bir şekilde ayırıyor.

          Sümerler hakkında tüm bu araştırmalar ışığında akla tek yatkın ve en yatkın olan sav; onların Sümer olduklarıdır.

          İyi geceler.

          1. Günlük hayatımda aynı sizin gibi sırf karşıdakinin kafasını karıştırmak için uzun ve alakasız örnekler vererek kendini fikrini haklı çıkartmaya çalışan pek çok insan gördüm.

          2. Esenlikler,

            Sırf kendi taraflı iddialarınızı ve romantik fantezilerinizi haklı olarak yalanlamış olduğum için çirkefleşmenize gerek yok bayım. Yazdığınız saçmalıkların ne kadar saçma olduğunu yukarıda yeterince anlatmış, Sümer dilinin evrimi ve Türk kültürü ile ne kadar alakasız olduğuna dair kendilerine has ve orijinal olan Arkaik dillerini en büyük kanıt olarak sunmuşken, sizin kendi taraflı fantezilerini doğrulamak için öne sürdüğünüz en büyük sav ”İngilizler tarihi değiştirdi” gibi kıraathane tarihçiliği seviyesinde. Yorumunuzu yazmadan önce Güneş dil saçmalıklarından ziyade Arkaik Sümerce üzerine gerçek tarihi verileri değerlendirmeyi bilseydiniz, benim sadece kendi iddialarımı haklı çıkarmaya çalıştığımı iddia etme hakaretini ve omurgasızlığını göstermemiş olurdunuz. Yorumunuzda ciddiye alabildiğim bir bu kısım olduğundan sadece burayı baz alarak cevap veriyorum ve sizi ıslak, gerçek dışı fantezileriniz ile baş başa bırakıyorum.

            Uğurlar olsun.

      2. Benim bildiğim Turukkular, ağırlıklı olarak Hurrice dilini konuşuyorlar ve Hurri kökenliydiler.
        Ve Hurrice’de bildiğim kadarıyla “semitik” bir dil değil, Asya kökenli bir dildir. Hurriler’in de bugün bütün düya’da Asya kökenli bir halk olduğu kabul görmektedir.
        Yani işin özü Turukkular, Türk olmasa bile Asya kökenli bir halktı. Ama tabi Turukkuların ataları olan Hurrilerin Asya’dan göç ettikleri bölgeye bakarsanız; biz Türklerin tarih sahnesine çıktığımız yer olduğunu görürsünüz. Kısaca Turukkular direkt Türk olmasa bile biz Türklerle bağlantılı olduğu anlaşılmaktadır.

        1. Esenlikler,

          Turukkiler Hurri kökenli ancak Hurrilerden tam olarak ne sebeple ayrı bir yönetime sahip oldukları belli değil. Turukkiler Hurrice konuşuyorlar ama tek konuştukları dil bu olmamakla birlikte bölge içerisinde Semitik dillerde bulunmaktadır. Bu Semitik diller Doğu Semitik dilleri yani Akad, Eski Akad, Babil ve Asur dilleridir. Ayrıca ”Asya” denilince aklınıza direkt Orta Asya gelmesi biraz sınırlı ve taraflı bir bakış açısı.

          Hurrice; Hurri-Urartu dillerindendir. Kuzey Kafkas dillerinin iki kolundan biri olan Nakh-Daghestanian kolunun iki kolundan biri olan Nakh dil ailesine bağlıdır. Belirtmekte fayda görüyorum; ”Asya” kökenli derken, Kafkasya kökenli olduklarından ve literatürde Kafkas Irk olarak geçen Beyaz Aryan Irka mensup olduklarından bahsediliyor akademik dilde.

          İyi geceler.

  7. Eski günlerdeki gibi hakim konuma gelmemize 20-30 yıl kaldı diyorsunuz da bu az bir zaman değil mi? Sonuçta şu an ki liderlerin büyük çoğunluğu 20 yıl sonrada hayatta olacak. Böylesine bir değişim için gelecek jenarasyona kadar vakit olması daha mantıklı değil mi? Yoksa Tanrılar direkt uzaydan gelip Dünya gerçeği görecek? Yani ülkelerden örnek verecek olırsak mesela İngiltere. Öncelerinde bizdenlerdi birkaç nesildir Düşmanla birlikteler. 20 yıl sonra tahtta Prens Charles olacak hatta 30 yıl sonra diyelim oğlu William geçti. E asırlardır süregelen gelenekleri mi değiştireceklerde daha Satanik bir dünya olacak? Yani bu değişim nasıl olacak bir açıklama yapmıyorsunuz. Şu an ki sistemden nasıl farklılık olacak? Federal devletler falan mı olacak? Ülkelerin yönetimlerinde değişiklik olacak mı? Çünkü zaten 20 yıl sonra az çok belli kimin geçeceği. Bu kadar kısıtlı zamanda nasıl Satanist liderlerimiz olacak? Yahudiler tamamen belli bir bölgede izole mi edilecek?

    1. Esenlikler,

      20 yıl hiç de az bir zaman değil. Çok kısa, ama çok uzun bir zaman. Kimin hayatta olup olmayacağından çok, bu süre içinde neler değişeceği önemli. Son 5 yıla kıyasla bile şu an işler çok farklı değil mi? Elbette filmlerdeki gibi UFO’ların dünyaya bir anda inip kendilerini herkese göstermeleri şeklinde bir ifşaat olmayacak, en azından “savaşı kazanma hamlesi” olarak. İnsanlığın “resmen” uzaylılarla tanışması savaşı kazanmak için değil, kazandıktan sonra çok daha uygun bir hareket olur. Ki, “asırlardır” süregelen gelenekler, binlerce yıllık Satanik geleneklere kıyasla bir hiçtir. İşlerin şu anki haline çok kafayı takıp umutsuzluğa kapılmayın, her bir detay ayrı ayrı düşünmeye değmez. Düşmanın sistemini ayakta tutan tek bir şey var, o da ruhani altyapıları. Bunu çökerttikten sonra geri kalan her şey domino taşı gibi dağılacak ve yerine yepyeni, Satanik bir dünya kuracağız.

      Ülkelerin yönetimine gelince, tabii Yahudi “liderlerden” kurtulduktan sonra çok daha insancıl ve insanlar için bir yönetim olacak, ama bozulmamış şeyleri bozmak geleneğimiz değildir. Yahudiler de izole mi edilir, başka bir şey mi olur onu Tanrılar bilir, o zaman Onların diktesine göre hareket edilir.

      İyi geceler.

    1. Esenlikler,

      Regresyon iyi bir şey ama tamamen güveninize sahip ve/veya işinin gerçekten ehli olmayan birinin liderliği altında yapmak çok tehlikeli ve faydasız olacaktır. Bunun yerine kendiniz yapın daha iyi. Bir de şu var ki regresyondan bahseden çoğu kimse işin ruhani tarafını ya tamamen görmezden geliyor, ya da Yeni Çağ öğretilerinde olduğu için işleri çok yanlış anlıyor. Bu tarz fikirlerle zehirlenmiş kişilerin kalkıp sizin seansınıza operatör olmasını hiç istemezsiniz. O yüzden “işinin ehli” derken neredeyse kaçınılmaz olarak SS olmayı da kast ediyorum.

      İyi sabahlar..

      1. Bana biraz insanların geçmiş hayatlarının değil, bilinçaltının ortaya çıkması gibi geldi. Örneğin adam boğulmaktan korkuyor, regresyonda önceki yaşamında denizde boğularak öldüğünü görüyor. Ya da örneğin Mısır medeniyetlerini araştıran bir kişi önceki yaşamında Mısır’da yaşadığını söylüyor.
        Bunun bilinçaltı değil de önceki yaşam olduğu nasıl ispatlanır?
        İyi günler.

        1. Esenlikler,

          Hala “çözülemeyen” birçok gerçek regresyon vakası var, gerçek dünya örnekli. Bu konu üzerine yazılmış kitaplar da var. Yani yok, bu dediğiniz materyalistik açıklama tutarlı değil. Genelde rasyonal olmayan korkular sebep değil, sonuçtur hatta.

          İyi geceler.

  8. Satanist oldum, ritüeli yaptım ama hiç meditasyon yapmıyorum. Lütfen yapın demeyin. Öldükten sonra reenkare olma şansım % kaç

    1. Nickinizden ve yorumunuzdan anladığım kadarıyla hayata küskünsünüz. Yorulmayın, hayat üstünüze gelmesin. Ki zaten Satanist olmuşsunuz. Meditasyonları, yogaları, RTR’leri ve ruhani pratikleri istikrarlı bir şekilde yapın ki, yaşamaya ve yaşatmaya dayalı ebedi bir gayeniz olsun.

      1. Bunu cips aldırmak uğruna Demon çağıran biri mi söylüyor? En son sizden kurtuldum diyordun. Ama hala geziyorsun burada. Sen bu lafları edecek en son kişisin. Önce kendi bilincini, hayatını iyileştir; sonra gel millete akıl ver. Birden terapistliğe mi soyundun? Neyse şişirdin beni hadi kaybol.

        1. Esenlikler,

          Yalnız siz karıştırmışsınız, o dediğiniz cips-kolacı dejenere EmreNor diye birisiydi. Dolayısıyla kötü niyetli, küçük birinden yine aynı şekilde küçümser sözler geldiğini zannetmeyin. Edmond kardeşimiz sitemizde aylardır olup kademeli olarak ilerlemesini belli eden biri, yani yabancı veya kötü niyetli değil. Ben de size cevabımı uzatacak olsaydım benzer şeyler söylerdim. Birbirimizin birbirimize tavsiyeleri genellikle bu içeriktedir, bunu yanlış anlamayın. Sizin iyiliğinizi düşünerk cevap vermiş kardeşimiz.

          İyi geceler.

          1. Merhaba admin ,

            Emrenor denen çocuk hala buralardami? Yoksa nick değiştirip öyle mi takılıyor ? Ayrıca demondan cips istemek de ne bileyim tam bi ahmaklık. O çocuk satanizm i çok yanlış anlamış

          2. Esenlikler,

            Hayır, değil. Olsa da takmaya değmez. Öyle tiplerin bini bir para, bu trolleri beslemeye hiiiiç gerek yok.

            İyi geceler.

        2. “nickinden ruh hali belli olmayan”? Neden benim emrenor adlı kullanıcı olduğumu düşündünüz ki? Bu arada gereken cevabı verdiğin için teşekkür ederim pikak abi. Lütfen yanlış anlaşılmaların önüne geçmek için okuduğunuzu 1 kere daha okuyun.

  9. Kardeşlerim youtubeda Doruktaki Beyin kanalını izleyin, Pislamın kuranını tek başına ifşa ediyor adam, Müslümallarda kudurup lanet okuyor her zamanki gibi

    1. Esenlikler,

      İslam’ı yerin dibine sokan sayısız kaynak, kitap, kanal, argüman var, bu yeni bir şey değil. Biz Satanist’ler olarak bunları çok aştık. Müslümanlığı çürütmek, bebeğin beyin yolundaki ilk adımıdır. Biz koşup kanatlanma kısmını düşünmeliyiz.

      İyi geceler.

  10. Ben uzgunum amon en buyuk tanri demistim artik yeniden 4 tanriya ve 72 demona inaniyorum ve kisaca sorum şu ben kadin gibi hissediyorum tanrilar beni bu yuzden lanetlemis olabilir mi ilerde trans olmak istiyorum aslinda bi yorum daha yazdim ama o silindi onda çok daha açık yazmistim kisaca ben kadin gibi hissediyorum ve onceden guzeldim simdi cirkinlestim erkekligi itici olarak goruyorum ben onceden guzeldim simdi tipim kotu cok esmerim ve yuzum arafta gibi ne kiz ne erkek erkek oldugum belli ama tipsizim ve ucube gibiyim biraz ama cekici duruyorum ya tanrilar sen arada kaldin zaten diyip beni cirkinlestirdiyse cok demon cagirdim ya beni sevmedilerse lanetledilerse

    1. Esenlikler,

      Her şeyden önce gerek kendiniz, gerek ruhaniyet, gerekse de Tanrılar hakkındaki bu gerçekdışı ve hakaret dolu düşüncelerinizi değiştirmeniz lazım. Yoksa ne Onlarla sağlıklı bir ilişki kurabilirsiniz, ne de kendiniz için faydalı şeyler yapabilirsiniz. Tanrılar öyle varlıklar değiller, ve işler de öyle çalışmıyor. Bunu çözün önce.

      İyi günler.

  11. Selam yeniden nolur bunuda cevaplayin ben guzellesmek icin bi tanriya herseyi veririm beni guzel bi kadina veya pasife donusturucek bi tanri yok mu bende hormon ilaciyla yavas yavas kadin olurum oyle tanri isimleri var mı ben kendimi artık sevmiyorum

    1. Esenlikler,

      Üçüncü Cinsiyet bireylerin, Arap/Yahudi “selamı” kullanması kadar itici bulduğum çok az şey var. All*hı en çok lanetlemesi gereken siz onurlu GBLT kişilerinin, sözlerinize daha da çok dikkat etmesi gerektiğini düşünüyorum.

      Onun dışında, Tanrılar kimseye gökten zeplinle zembille yardım göndermez. Biz arzularımız ve Onlar için ne kadar çalışırsak, Onlar da bize o kadar yardımcı olur. Her halükarda durup dururken kadına dönüşmeyi beklemeyin; çok daha gerçekçi bir istek, arzularınıza ulaşmanın en kolay, sağlıklı ve verimli yollarını bulmanıza yardım etmelerini beklemek. Ama bundan önce şu anki halinizi kabullenmeniz gerekiyor. Ruhaniyet kaçış değildir, kendinizi başka bir şekle değiştirerek gerçeklerden “kaçabileceğinizi” düşünmek sağlıklı bir mantalite değildir ve ruhani olarak ilerledikçe zaten bu blokları kıracaksınız, ve zaten ilerlemeden bu isteklerinizi gerçekleştirmeniz mümkün değil. Önce sağlık!

      İyi günler.

  12. Esenlikler. İzninizle 4 tane sorum olacak. 1) Bilinçaltımda birikip güçlenmiş beni kısıtlayan düşünceleri silmemin bir yolu var mı ? Bunlar realitede gerçek anlamda olumsuz etkiler yaratabilecek noktaya geldi o yüzden.
    2) Yüce Ulu Demonların yaşadığı yer başka bir yıldız mı ( oriondalar ve uzay gemileri var diyenler var), yoksa karanlık saçan güneşli ayrı bir evrenleri mi var ? Hangi iddia doğru ?
    3) r*ptilianlar nerede yaşıyorlar ?
    4) Adanma Ritüelinin gerçekleşmemesi gibi bir durum söz konusu mu ? . Bu doğru ise nereden anlayacağız kabul edilip edilmediğimizi ? Ve ritüel sırasında rahatlamadan başka hissedilen şeyler oluyorsa bunlar nedir ?

    1. Esenlikler,

      1) Daha fazla meditasyon ve daha fazla yoga, bunları zamanla pasif bir şekilde temizleyecektir. Psişik iyileşmeye, negatif karmanızı kırmaya yönelik belli çalışmalar yapıp bunun üzerine aktif olarak da çalışabilirsiniz tabii.

      2) “Karanlık saçan güneşli ayrı bir evren” gerçekten çizgi roman kafası gibi geldi, kim diyor bunu? Tanrılar başka bir yıldız sisteminden geliyor; ama tabii yaşadıkları yer de yıldızın kendisi olmayıp yine normal bir gezegen.

      3) Onlar da tıpkı Tanrılar gibi uzaklardan gelen uzaylılar. Tabii Tanrıların aksine düşman ve kötü niyetliler.

      4) Düzgün niyetle, bilinçle yapan her Centil “””kabul edilir”””. Ritüel sırasında hissedilen şeyler değişkendir ama çoğu kimse Şeytan’ı, Satanik enerjileri ve bu gibi şeyleri hisseder.

      İyi geceler.

  13. Yine Esenlikler beşinci sorum daha olacak. Ben eskiden musallata benzer bir durum yaşamıştım. Bunu size anlattığım da Astral parazittir demiştiniz. Başka birisine sorduğum da koyu mavi elektrikli bir enerjisi olduğunu duyunca Demondur demişti. Sitede bahsedilen Satanik elektrik enerjisi dışında elektrikli işkence çektiren bir enerji var mı düşman varlıklar da? Yok ise o varlık Şeytanın tarafında olmalı. Belki de yardım amaçlı enerji takviyesi yapmıştır ve kaldıramamış olabilir bünyem o enerjiyi.

    1. Esenlikler,

      Durup dururken insanlara zarar veren bir varlığın Satanik bir varlık, onu da geçtim bir Demon olması imkansızdır. Böyle keyfi şeylerle uğraşacak kadar önemsiz, küçük ve megalomanyak olamayacak varlıklardan bahsediyoruz.

      O enerjileri siz öyle algılamış da olabilirsiniz, düşman Satanik enerjilerle doluymuş gibi bir kılık değiştirme denemesi yapmış da olabilir (ki kişi yeterince tecrübesizse anlamayabilir), veya en son tahmininiz de doğru olabilir. Açıkçası orada olmadığımdan kesin bir şey söyleyemem, ama böyle ihtimaller var.

      İyi geceler.

  14. Slm hiçbi demon benim görünüsümü degistirmedi zamanla benim yüzüm mafoldu güzellik veren demonlar var mı bi arkadasim var ailesi annesi falan crowley yaslaninca kendimi genclestirebilirim diyordu ben cirkin olmayi sevmiyorum bari tipim iyi olsun ilerde kendime zarar verebilirim zehirledim zaten kendimi biletkte kesmistim ama bence tanrılar beni güzel bi erkek olarak reenkarne ediceğini düsünüyorum diğer hayatımda önceden cok guzeldim ben sonradan değistim ani şekilde

    1. Esenlikler,

      Tanrılardan kendi elinizle dağıttığınız hayatınızı toparlamasını beklemeden önce kendi kendinize çalışıp içinizi temizleyin. Ekmek elden, su gölden dini değildir Satanizm; ve “bir sonraki hayatım iyi olur yeaaa” mantığı tamamen geçersizdir. Elimizde ne varsa hak etmemiz lazım.

      İyi günler.

  15. Demonların evreninin bizim evrenimize paralel bir düzlemde var olduğu ve bizim evrenimizin Kabalistik (Sephiroth) sistem, Demonların evreninin ise Qliphothic sistem üzerine kurulu olduğu ve ışıksız bir evren olduğu vs. yazıyor. Ve Du’at Demonların evreni diye biliyorum ben. Ayrıca Du’at yazıp aratınca da görsel olarak karanlık tasvirler çıkıyor. Ve siz bu sitedeki bir yorumunuz da “Kara Güneş yeniden doğuyor” demiştiniz. Neyi kastediyordunuz bunu söylerken ? https://gizemlervebilinmeyenler.com/demon-nedir/

    Son sorum angeloloji hakkında ne düşünüyorsunuz ? 72 melek ve çağırma şekilleri falan var.

    1. Esenlikler,

      İsminiz öyle olup da tamamen ve sadece Yahudilerden çıkma fikirlere ve dünya görüşlerine tamah etmeniz doğru değil. Dediğiniz şey elbette doğru değil, sadece Yahudilerden çıkmış olması bile yeterli.

      Kara Güneş, Satanizm’in ve Nazizm’in sembolüdür. Ruhani simyada belli ve önemli anlamları var ama benim o ifademde sosyal ve politik bağlamını kullanmıştım.

      Ve tertemiz kafayı yemek isteyen “melek” de evoke edebilir tabii. Sizin yapacağınızı sanmam ama Satanizm’i ve gerçek Tanrıları bilip buna rağmen düşmanın bilinçsiz, zayıf robotların tercih edenlere de güneşin altındaki tüm hakaretler hariç lafımız yok.

      Unutmayın, İbrani ruhaniyetinin tamamı hayatınızı mahvetmek üzerine kurulu.

      İyi günler.

  16. Merhaba şeytana ve tanrilara yakinlasmam icin her gun aura temizleme ve 9 kere auram tum negatif enerjileri yok ediyor seytandaki kardeslerimle paylasiyorum desem yeterli mi zaten diger meditasyonlarda da fazla etki yok sadece yoga gibi basit şeyler çakra meditasyonlari haric ?

    1. Esenlikler,

      Yakınlaşmaktan kastınızın ne olduğuna göre değişir. Psişik olarak onları algılamaktan bahsediyorsanız hayır ve bunun için Astral duyularınız üzerine çalışmanız gerekir. Şeytan’ın gurur duyduğu bir evlat olmak için ise; kendinizi ruhen geliştirebilir ve RTR yapabilirsiniz.

      İyi geceler.

  17. Kardeşim nolur bana yardım et, yol göster 2 yıldır işsizim çevremden baskı ailemden baskı görüyorum, 21 yaşında kültürlü olmama rağmen iş bulamıyorum, 4 yıldır ss yim, intihar etmek asla istemiyorum biliyorum o kadar yaptığım ruhani çalışmalar boşa gider, ve faydalı olmak istiyorum satana ama artık hayal kuramama gerçeği ile yüzleşmek zorunda kaldım intihara doğru sürükleniyoruz, ben bu ülkenin yönetim biçiminden iyice nefret etmeye başladım

    1. Esenlikler,

      Bu konuda büyü yapmayı veya Tanrılardan yardım almayı düşündünüz mü? Sorunlarınızı en yapıcı ve etkili şekilde böyle çözebilirsiniz.

      İyi akşamlar.

  18. Merhaba heil ben artık insanın güzel olmasının yüce seytanın reenkarnesi olarak görüyorum veya iyi birisi oldugu icin güzel yüzlü olarak reenkarne ediliyor yada çok acılı kisiler duygulari zekasi farkli olan insanlar boyle oluyor bence ozel kisiler ama seytan inisiyeli her ss nin tatlı veya çekici bi yuze erkek olsada narin çekici gözükücek sekilde reenkarne eder demi ? ben önceden öyleydim zaman ile yüzüme ilaç bile geldi rengim soldu o pis kimyasaldan dolayi simdi o eski halim olsa herhun bi gayin aklini celerdim

  19. Heil bazen sacmaliyorum farkindayim ben kizlardan hoslaniyorum genel olarak ama duygusal olarak kiz gibi davranmayi seviyorum sanirim kibar olmak istememden dolayi ozur dilerim ben buyum belkide annesiz buyudugum icin fakat ben nasyonelim ve bi ara ruyama hitler girdi ve bana nazi selami yapti yinede tipim iyi artik bu sacmaligi yapmicam cok konusmayan biriyim bu arada ben zararsizim sadece kendimi tatmin etmeye calisiyorum kiz gibi davranarak sosyal medyada 🙁 bida yapmicam kizmayin bende ss yim ve daha yasim 21 ya ;(

    1. Esenlikler,

      Günlük hayatınızda nasıl davrandığınız kendinizi ilgilendirir; beni ilgilendiren bu işin kendi sağlığınız ve mutluluğunuz açısı, bir de toplumsal huzur. Onun dışında kendinizi açıklamak zorunda değilsiniz.

      İyi akşamlar.

  20. Çok özür dilerim sizleri gereksz mesgul ediyorum 🙁 Ne olur cevaplamak zorunda değilsiniz ve bana yakışmayan bu hareketlerden dolayı ve birz rahatsız ettiğim içim gerçekten özür dilerim ben mecbur kaldım birine derdimi anlatmaya erkeğim ben normal olcam artık kendimi pasifize etmek yok çok iyisiniz belkide bi rahipsiniz benim gibi bi kizdan bile daha cok trip atan birini dinlediniz ama bende cok sey yasadim özürlerimi kabul edin 🙂

    1. Esenlikler,

      Siz kız değilsiniz, (en azından henüz) değilken öyle olduğunuzu düşünmek sadece zihin sağlığınız için iyi olmaz. Yanlışım varsa söyleyin ama sanırım önceki yorumlarınızda homoseksüel bir erkek olduğunuzu ima ediyordunuz.

      Ve cevap verecek bir şey söylemediniz ki. Sürekli aynı konulardan dem vurup duruyorsunuz, söyledikleriniz de akılcı veya ele alınabilecek konular değil. Yaptığınızın farkındaysanız o halde kendinize çekidüzen verip kendinize yakışan şekilde davranın.

      İyi geceler.

  21. Esenlikler))
    Sizi özledim…. Evet bu ritüelleri yaptım kara kedimle beraber… cok ilginç birşekilde davranıyordu. Runa’ları titretirken bazen yapamam tamamlayamam gibi bir hisse kapıldıgımda omzuma atlıyordu ve aniden enerji doluyordum….. iki gün sonra kedicigim çok hızlı birşekilde hastalandı ve öldü. Doktor ‘şansı yoktu’ dedi. ( Kedi korona virüsü varmış ve mutasyona ugramış….) dedi. Yeni reankarnasyonunda Bana geri dönecegine inanıyorum yeni saglıklı vücütta. Familyarım beni bırakamaz umarım…..(((((
    Bir şey daha söylemek istiyorum. Yukarıdaki Hitler hakkında yazmanızı rica eden arkadaş vardı. Evet ben de ona katılmak istiyorum…Ayrıca Siyah Güneş sembolü hakkında da. Çünkü türk arkadaşlarım merak ettiginde yahudi-vikipedia dan bilgi alıyorlar . Ve tamamen ters bilgi sahibi oluyorlar… ben onlara anlatmak için Türkçe araştırma başladıgımda – çok saçma yahudi kokan yazılar cıkıyor ortaya. ( çok hızlı çalışıyor fareler). Siyah güneş hakkında tüm bilgileri kaldırmışlar ( az cok gerçege benzer olanı ) . Bence bizim çok önemli görevimiz dogru bilgi bulup saklamak cünkü fareler ugraşıyorlar… yakında google de hiç az cok gercek bilgi bulamayız. Çogu Hitleri sadece bir NAZİ v.s. olarak tanır ve Nasional Sosializm hakkında hiç bilgileri yok… Primitif – SIg – tamamen yalan olan bilgiler saçılıyor . Nasıl da korkuyorlar! Hitler resmi yüzünden beni bloke ettiler yine faceden… Ama Stalin ( asıl katil ve sapık olan yahudi ) konusunda NO PROBLEM. Çelişki ve saçmalık. Dünyayi ne hale getirmişler. Bu savaşa tüm hayatımı adadım ve ogluma tüm bilgileri vermek istiyorum. Malesef ÇOK az sayıdayız…..

    1. Esenlikler,

      Kedinize üzüldüm, başınız sağ olsun. Ben de daha sonra sizin yanınıza döneceğini umarım.

      Politika konusunda ileride planlanan yazılar var, merak etmeyin. Kara Güneş’e gelince, simyasal bir olgudur ve ruhani simyada nigredo, yani “ölüm” evresini temsil eder. Bu evrede “sahte benlik”, bilincin ve ruhun “posası” “ölür” ve yerine daha süblimleşmiş olan “hiper bilinç” uyanır.

      Bazı yerlerde teknik tabirler kullanmış olsam da bunlar öyle bir yerden okuyarak öğreneceğiniz, ezberleyeceğiniz konular değiller. Dolayısıyla uzun uzadıya ansiklopedik bilgiler beklemeyin, ruhunuzu geliştirerek kendiniz ulaşıp tecrübe edeceğiniz bir evre. Dolayısıyla çekinmeyin, birçok şey geliştikçe insana “””malum oluyor”””.

      Son olarak, “Nazi” kötü bir kelime değildir. Düşman bunu kötü bir yafta olarak kullanır ama Nazi diye Tanrıça vardır, ve politik anlamda da “Nazi” “Nationalsozialistische”den gelmektedir. Her halükarda, düşmanın platformlarında bizim sansürlenmemiz son derece normal. Ama elbette yakında tüm dünya Gerçeklere uyanacak, ve bundan hepimiz sorumluyuz.

      İyi günler.

  22. Esenlikler
    Ben göğsümün üstüne Lord Barbatos’un dövmesini yapmayı düşünüyorum. Bu çizim geotia diyebilirsiniz ama hayvan şeklinde tasvir edilen Demonlardan değil. İnanılmaz derecede çekici geliyor bana. https://www.shutterstock.com/tr/editorial/image-editorial/art-various-6051088bl Bu tasviri odamda da kullanıyorum. Korkutucu, Küçük derecede tasvir edilmemiş zaten. Bir sorun olur mu? Bu arada kafası ne alaka derseniz; Şapkası, Giyimi falan Orta Dünya dan fırlamış gibi. Bu tür çizimler tasvirleri çok seviyorum. Yan profilden çizdirecem. sakalı, şapkasındaki tüy olacak. Buradaki Green Goblinin durusu gibi : https://www.shopdisney.com/spider-man-the-return-of-the-green-goblin-dvd-477450420779.html Bir sorun olmaz değil mi? Bence yaratıcı olur. Bunu bir yerde görmedim ben düşündüm. Hem kim bilecek şeytani olduğunu.

    Bir de bu aralar Beyonce’nin Halo şarkısına takmış durumdayım. En sevdiğim şarkılardan biri. Sorun olur mu? Malum düşmanın ekseninde biridir herhalde. Bir de eminim bir çok Satanist kardeşim popüler şarkıları az da olsa dinliyordur. Özellikle çoğu Lana Del Rey falan dinliyor. Yani ben şahsen pek çok bağımlılığımın üstesinden gelsem de müzik bağımlılığımı yenemiyorum. Mesela o yıkık Madonna’nın Vogue ve Frozen şarkısını YouTube’da denk gelince es geçemiyorum. Bunlar remixlere nasıl ayarlıyorsa bağımlılık yapıyor. Mesela bundan 5 yıl kadar önce Lana Rey’in Young and Beautiful şarkısına takmıştım. Sonra şarkının söz yazarının Instagramını buldum. 2 bin küsür takipçisi vardı. Eski postlarına inince damalı zemini attığını gördüm. Bildiğin sadece zemini atmış. Yani hepsi bağlantılı. Yok mudur önerebileceğiniz Satanik şarkı. Eh tabi rap/metal olmayan 🙂

    1. 1-) Atmış olduğunuz çizim Lord Barbatos’a ait değil, kim bilir kime ait. Tanrıların gerçek tasvirlerine erişmek için bu siteden yardım alabilirsiniz. Kurucusu da kendisinin Spiritüel Satanist olduğunu belirtmiş birisi zaten. Ayrıyeten “kim bilecek ki yea” kafasında bu tasvirleri dövme yaptırmayın, bilen çıkarsa (ki bu imkansız değil) başınıza neler gelebilir onu bir düşünün. Durduk yere başınıza bela almış olursunuz.

      2-) Popüler müzikleri dinleme “bağımlılığı” diye bir şey yok, sadece üzerinde belirli oynamalar yapıyorlar ve sizin de tekrar dönesiniz geliyor. Ancak bunu bir “bağımlılık” kategorisine koymayın. Ayrıca evet, adını zikrettiğiniz “şarkıcıların” hepsi ya Yahudi, ya da Yahudiler adına çalışan “””insanlar”””.

      Yani Satanik şarkı diyorsanız metal olmayan örnek verebileceğim çok az tür var, ya da kuyuda köşede varsa bile sanırsam ben denk gelmedim. Ancak kişisel olarak benden şarkı/sanatçı tavsiyesi istiyorsanız şu şarkıyı ve şu şarkıyı önerebilirim. Sanatçılar herhangi bir şekilde Satanizm ile bağlantılı olduğu için değil (ki belli ki değiller), benim kulak zevkime uyduğu için.

      1. İyi akşamlar bu tür şarkılar hoşunuza gidiyorsa sizi şu şarkıları önerebilirim sizin dinlediğiniz türden müzik pek dilmeyorum pek ama bunları sevebilirsiniz diye düşündüm neo arkadaşım senin için barış akarsuyu önerebilirim gerçekten çok kulağa hitap ediyor şarkıları seveceğini düşünüyorum

        1. Dinledim ve beğendim, teşekkürler. Ayrıca evet, Barış Akarsu’yu ben de severek dinlerim ve öneririm.

      2. Dinler misiniz bilmem ama Björk’e bakabilirsiniz deneysel müzik yapıyor. Hemen hemen her tarzda. Her albümünün bir hikayesi bir tarzı kendince sembolizmi var. Hatta albümlerimi tarot kartları gibi yaparım tarzı bir şey demişti bir ara. Bazı nordik atıfları da var. Yahudilerle ilgili bir şey de görmedim. Tabi kaçırdığım şeyler illaki vardır. Gene de bakabilirsiniz. Bacheloratte, Joga, Venus as a boy ve Army of me genelde bilinen şarkılarından.

        1. Şimdi “Venus as a boy”şarkısını dinledim. Evet, hoş bir kadına benziyor. Zaten kendisi de İzlandalıymış, Nordik atıfları olması şaşırtmadı. :p Yine de kendisini tam olarak tanımadığım için kesin bir yorum yapmayayım.

  23. Merhaba, Enoichan kavramı ve Enoichan alfabesi ile ilgili bilgiler verebilir misiniz? Internette bununla ilgili baya bilgi var ama hangisi doğru hangisi yanlış bilmek pek mümkün olmuyor. Gerçekten bu alfabe ile meleklerle konuşmak mümkün mü? Yoksa hepsi bir yalandan mı ibaret? Merak ettiğim için sordum. Cevaplarsanız sevinirim, teşekkürler.

    1. Tam olarak bahsettiğiniz konuya değinecektim ben de. Enochian birçok yerde “melek alfabesi” “meleklerle iletişim” falan diye geçiyor ancak bu tamamen bilgi karmaşası ve safsatadan ibaret. Enochian dilinin meleklerle alakası yoktur ve bu dilin iğrenç düşman varlıklarıyla başdaştırılması elbette kontrollü bir yanlış yönlendirme. Enochian Tanrıların dilidir, gerekli detaylı bilgiye Joy of Satan’daki bu alakalı yazıdan ulaşabilirsiniz.

  24. Öncelikle esenlikler, Hunların tarihini okuyordum bu alanda profesör olan Ahmet taşağılın kitabında Hunların, Gök tanrıya, tabiat kuvvetlerine, ve Atalarına at koyun kurban ederlerdi diyor, ee bunlar antik pagan ise, islamdan ne farkı kalıyor ki İslamda tanrıya kurban sunuyor arada ne fark var, aydınlatırsanız sevinirim…

    1. Esenlikler,

      Düşman müdahalesi neticesinde, dini ve kültürel bozulmanın başladığı dönemlerde bunun görülmesi normal bir durum. Allah’ın eski bir Pagan Tanrısı olmasına rağmen sonrasında insan kurbanını emreden bir tek tanrıya evrilmesi, keza Mezoamerikan Uygarlıklarında Kukulkan’ın çok benzeri bir karaktere evrilmesi buna bir örnek olmakla birlikte, düşmanın yozlaştırma çabasının sonuçlarıdır.

      İyi geceler.

    1. Esenlikler,

      Klasik yahudi dürtmeleri. Çok kafanıza takmayın; biz yaşadığımız sürece geçici sorunları geçici tutmak için ilelebet çalışmaya devam edeceğiz.

      İyi akşamlar.

    1. Esenlikler,

      Evet, tam olarak işimize gelmediğinden ötürü az önce cevapladım zaten. Yorum ve maillerin birikmesine bağlı yoğunluk sebebiyle cevap vermeye yetişememiş olmamız, bu iddiaları yalanlayamıyor olduğumuz anlamına gelmiyor bayım.

      İyi geceler.

  25. Eskiden tek başınıza herşeye yetişebilirdiniz şimdi yanınızdaki adminlerin de sayısının fazla olmasına rağmen çark yerine hala oturmamış bu bir yandan güzel bir his insanların eskisine nazaran daha fazla ilgi göstermesi ve bulunduğumuz topluluğun bireylerinin sayısının artması insanların gözleri her geçen gün daha fazla açılıyor mutluluk duyuyorum bu durumdan çarkın en kısa zamanda yerine oturması umuyorum iyi akşamlar
    Size bu konu da destek olmayı isterim İngilizcem yeterli bir seviyede konuşma konusunda eksiğim olsa bile okuduğumu anlayabiliyorum çevirilmesi acil olmayan bir jos yazısı varsa akılınızda linkini bırakabilirsiniz yardımcı olmaktan sevinç duyarım

    1. Esenlikler,

      Çeviri konusunda başımız ne kadar yoğun olursa olsun en baştan beri gösterdiğim titizliği korumaya ant içtim. Onun dışında, varlığınız bile yeter, teşekkürler! Bazı çözümler düşünüyoruz ve ileride işleri hafifletmek için belli şeyler yapılacak. Ama evet, gerçekten artık eskiden 1 kişi olarak rahat rahat yetiştiğim şeylere şimdi 4-5 kişi “yetişememek” çok tatmin edici. Ve bu daha başlangıç.

      İyi geceler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir