Joy of Satan Türkiye Forumları Açıldı!

Esenlikler ziyaretçilerimiz,

Bugün size yepyeni haberlerle, deyimi yerindeyse – ki yerinde – yeni bir devrin başlangıcını duyurmak için geliyoruz. Artık sitemiz resmi olarak Joy of Satan forumlarında bulunuyor! Daha doğrusu, eskisinden de daha resmi bir şekilde bulunuyor. Bakmış olanlar bilir, zaten çok uzun bir süredir Joy of Satan sitesinin Bağlantılar kısmında ve Şeytan’ın Kütüphanesinde yer almaktayız. Şimdi buna bir de Joy of Satan forumlarında kendimize ait bir alt-forumumuz da eklendi! İngilizce konuşmayan veya az konuşan, başka Uluslardan bazı Kardeşlerimizin kendi forumları olduğu gibi, biz de onlarla birlikte tek çatıda, tek yürek olarak atıp, Şeytan’ın Yeryüzündeki Krallığını el birliğiyle kurup Onun düşmanlarına da tek yumruk olarak daha da kolay cevap verebileceğiz! Size söylediğimiz planlanmış gelişmelerden bir tanesi de buydu.

Yakında RTR yapmayı da kolaylaştıracak bir duyurumuz da olacak, teknik detayların düzeltilmesini bekliyoruz. Zaten bazılarınızın bildiği, ama tamamen düzelince daha da eğlenceli olacak gelişmelere bakıyoruz. 

Bu şanlı yolculukta sitemiz de bir-iki küçük değişiklikten geçecek. Öncelikle bunun “kötü” (ama aslında sizi pek de etkilemeyecek) tarafını aradan çıkartalım – Yaklaşık bir hafta sonra sitemizin yorumlar bölümü tedavülden kalkacak. Ama bu sizi endişelendirmesin, eminim ki zaten bunun sebebini tahmin edebiliyorsunuz. Evet, sitemizde ayrı bir yorumlar bölümü barındırmaya gerek kalmayacak – çünkü zaten herkes içinden geldiği kadar forumlara yazabilecek. Yorumlar kısmını tedavülden kaldırdıktan sonra eski yorumlar elbette silinmeyecek; gerek bizden, gerekse de kardeşlerimizden önemli bilgiler ve anekdotlar bulunan çok fazla yorum var. Dolayısıyla yeni yorum atmak mümkün olmayacak olsa da, eski yorumlara ulaşmak halâ mümkün olacak.

Yeni “yorumlara” gelince, elbette ki bunlar Forumlarımıza taşınıyor. Bundan böyle sitemizde yayınlanacak her türlü yazı, makale ve bölüm uygun şekilde Forumlarımızda da yayınlanacak, ve Forumlardaki konu başlıklarının altındaki mesajlar, “yeni yorumlar” görevini görecek. Kısacası sizin için Joy of Satan ailesinin resmi bir parçası olabilmek ve daha zengin formatlama seçenekleri dışında hiçbir şey değişmeyecek.

Üstüne üstlük sitemiz nadiren de olsa ufak aksaklıklarla karşılaşabiliyor, o yüzden sevgili Kardeşlerimizle ve okuyucularımızla iletişim kurmamız ara sıra aksayabiliyor. Bu gelişmeyle birlikte artık ne bu durum böyle olacak, ne de iletişim açısından başka zorluklar yaşayacağız. Birbirimize ulaşmamızı engellemek isteyen herhangi bir hain, yardakçı veya sürüngen, aynı anda hem sitemizi, hem de forumları kapatmak zorunda kalacak! Böyle bir şey de imkansız olmasa bile olasılığı bu ikisinden aynı anda sadece birini çökertmekten çok daha zor olacaktır. Devam edecek olursak, kullanıcıların birbirleriyle daha iyi, kolay ve anlaşılır şekilde iletişim kurması hem bizim işimizi, hem de sizinkini kolaylaştıracaktır ve üyelerimiz arasındaki iletişimi güçlendirecektir.

Kısaca, bu hepimiz için her açıdan faydalı ve neşe verici bir hareket olacak. Hepinizi yepyeni, gıcır gıcır forumlarımızda görmek üzere, esenlikle kalın!

https://ancient-forums.com/viewforum.php?f=29&sid=f9bdafc1500ca0619e67edb16f13c563

“Joy of Satan Türkiye Forumları Açıldı!” hakkında 40 yorum var

  1. Bu şu arlar aldığım en güzel haberlerden biri olabilir. Yorum kısmının kalkacak olmasına biraz üzüldüm biraz da sevindim. Forum da bizimdebir yerimiz olmasına çok sevindim. 😊

  2. Wunjo rününün Youtube videosu kaldırılmış. Nasıl titretiliyor? Yorum yapmak kalsın ya. Kim uğraşacak forum üyeliğiyle?

    1. Esenlikler.

      Rünler burada. Şahsen Germanik versiyonları daha çok kullanıyorum.

      Ve ne güzel işte, 2 dakika forum üyeliği açmakla “uğraşamayacak” kişiler en azından 20 dakikacık meditasyonla da “uğraşamayacak” kişilerle aynı, ve bu kimselerin %99’u da aynı zamanda Instagram’a, Facebook’a, Twitter’a, Snapchat’e günde en az iki saatini yatıran akıllılarla kesişen bir Venn şeması oluşturuyor. Yani bir şey kaybetmiyoruz.

      İyi günler.

  3. Kaç gün önce yorum yaptım cevap vermeye tenezzül etmediniz. Ölüm sonrası ruhlarımızın gittiği alem/boyut hakkında sorular sormak çok mu saçma? Yoksa yeterli birikime mi sahip değilsiniz? Oradaki yaşam nasıl? Dünyadaki gibi gece-gündüz döngüsü var mı, dünyevi zevkler, sosyal aktiviteler, yeni kişilerle tanışmak falan bunları merak etmek suç mu? Herhalde demonlarla yapılan anlaşma durumundaki yorumuma sinir oldunuz ama ben kötü bir şey olarak yazmadım onu. Sonuçta yapılan anlaşmalar ebedi oluyor dolayısıyla dünyevi yaşam bittikten sonra da orada devam etmesi tutarsız değil. Demonlar oradaki işleriyle mi uğraşsın yoksa Dünyada kimler çağırıyor diye kontrol etsin? Belli ki dünyevi işler için çalışan yardımcıları var ve bunlar insan ruhları. Şunlar şunlar sizinle iletişime geçmeye çalışıyor diyor Onlarda uygun bulduklarının davetini kabul ediyorlar. Ama her ruh sürekli reenkaerne olacak diye bir kural yok. reenkarne olana kadar böyle oyalansak diyelim. Reenkarnasyon sürecimiz tamamlandıktan sonra ne olacak? Bizim de yardımcılarımız olacak mı? Kendimize ait ev olacak mı? Günlük rutin nasıldır orada yani internette Duatın tasvirleri hep karanlık. Yani dünya gibi farklı coğrafyaları, güzel ve kötü bölgeleri olduğu gibi mi yoksa bütün gezegen öyle Antik mısır tarzı mı?

    1. Esenlikler,

      Öncelikle kayıtları kontrol ettim öyle bir yorumunuz bulunmamakta. Ya sistemde bir sorun olmuştur ya da siz “yorum yap” tuşuna basmayı unutmuşsunuzdur.

      Ölüm ve Sonrası bu yazımıza bakarak ölüm ve sonrası hakkında sorunlarınıza cevap bulabilirsiniz.

      Tanrıların insan köleleri yoktur. Çeşitli tanrıların çağırma durumlarında yardımcı olan başka tanrılar olsa bile onlar bir tür köle değildir.

      Reenkarnasyon sürecinde sınır kişinin ruhani gücüdür. Eğer birisi reenkarne olamayacak seviyede güçsüz kalırsa, o zaman sonsuza kadar yok olacaktır.

      Tanrı olduktan sonra ev, yemek, su gibi ihtiyaçların karşılanması daha kolay olacaktır. Ne kadar biraz Dünya’ya benzese bile orada yaşam günümüz şartlarından kat kat daha rahattır.

      Eğer önemli biri olursanız sizin de yardımcınız olur.

      Mimarisi hakkında çok bilgim olmasa bile emin olabilirsiniz ki Duat gerçekten güzel ve huzurlu bir yerdir.

      Kendiniz görmek isterseniz astral projeksiyon yapmayı öğrendikten sonra tanrılardan yardım alarak nasıl bir yer olduğuna kendiniz karar verirsiniz.

      İyi akşamlar.

        1. Esenlikler,

          Bu “illuminati üyesi ünlüler” diye bahsettiğiniz kişiler genel olarak yahweh denen enerji pilinin kölelerinden sadece başka bir tanesidir. O yüzden gezegen yok ama enerji pilinin içinde veya astralde bizim duymadığımız bir yerde yok olmakta özgürler.

          Siteyi bu yazıdan başlayarak bir daha okumanızı öneririm. Anlaşılan biraz kafa karışıklığınız var.

          İyi geceler.

  4. Öncelikle hayırlı olsun jos da yer aldığımız için. Sorum şu ki , ben bu kurban denen vahşet gününde rtrler yapmaktayim. Ama gece de yaomak istiyorum. Şuan köye geldiğimiz için kardeşimle aynı odayayım ve olur ve rtr yapamıyorum. Sessiz bir şekilde kelimeleri icimden söylesem olur mu ? Etkisi ne kadar olur

    1. Esenlikler,

      Etkisi yüksek bir miktarda azalacaktır. Eğer odanın dışında açık hava veya en azından lavabo gibi yerlere giderseniz yine düşük bir sesle olsa bile, RTR yapmaya uygun bir ortam sağlayabilirsiniz.

      Hayatınızı tehlikeye sokmayın yeter. Daha uygun bir ortamda daha fazla yaparsınız.

      İyi geceler.

  5. Merhaba,

    Forumda diğer alt forumların aksine new topic butonu yok yani bi şey ekleyemiyioruz. Yorumlar kaldırıldıktan sonra mı aktif olacak yoksa bir sorun mu var forumda ?

    1. Esenlikler,

      Yorumların kaldırılmasıyla forumların “açılmasını” eşzamanlı yapmak için özel bir çaba göstermedik, ama şu anda forumlarda yeni konu açmanın henüz aktifleşmemesi planlı.

      İyi günler.

  6. https://science.nasa.gov/astrophysics/focus-areas/what-is-dark-energy

    https://theconversation.com/how-we-proved-einstein-right-on-a-galactic-scale-and-what-it-means-for-dark-energy-and-dark-matter-98481

    “Karanlık enerji” ve “Karanlık madde” hakkında ki düşünceleriniz neler?

    Karanlık enerji evrenin doğuşundan yok oluşuna kadar genişlemesini sağlıyormuş ayrıca da evrenin %68 ini oluşturuyormuş. Sonunda bu enerji yüzünden evren o kadar genişlicekmiş ki 22 ila 30 milyar yıl sonra bu “Karanlık Enerjinin” Kozmolojik sabit ile kritik yoğunluğun birbirine oranı olarak tanımlanan bu değer -1’in altına düşüp Evren 22-30 milyar yıl içinde parçalanarak yok olacak (büyük yırtılma). +1’in üstüne çıkarsa kendi üzerine çökecek (büyük çökme).

    Karanlık madde de bütün evreni bir arada tutuyormuş.Ve evrenin %27 sini oluşturuyormuş.

    Bu karanlık madde ve karanlık enerji yi
    “big bang teorisinini” desteklemek için kullanılıyor.
    Ve bu “Karanlık madde ve “karanlık enerji” Albert Einstein in teorileri ve görüşleriyle destekleniyor. Kaldı ki karanlık enerji hakkında einstein in hiç bir fikri yoktu.

    Bu yüzden bu karanlık enerji ve karanlık madde konusuna şüpheyle baktım, çünkü yahudi albert einstein in teorileriyle destekleniyorsa mutlaka bir yanlışlık vardır diye düşünüyorum. Bu yüzden sizin fikirlerinizi merak ettim sonuçta ben astrofizikçi ve ya fizikçi değilim belki yanlış düşünüyorumdur sizin fikirkenizi bu yüzden merak ettim.

    1. Esenlikler,

      Zaten Karanlık Enerji/Maddenin sağlam, kesin bir temellendirmesi yok ki. Harbiden Yahudi Birtaş’ın zırva fikirlerini desteklemek ve fizik modelinde MÜMKÜN OLMALARINI SAĞLAMAK İÇİN ortaya atılan asılsız olgular. Yani bilimsel yönteme bile ters. Bir fikri kendi meziyetleriyle izole şekilde ele almak ve çürütmeye çalışmak yerine, doğrulamaya çalışmak için daha fazla fikir yaratıldı. Eter Kuramına yoktur deyip yıllarca başıboş bıraktıktan sonra, şimdi de gelmiş “Aa durun, Eter’i de araya katarsak İŞTE O ZAMAN karanlık maddeyi biraz daha açıklayabiliyoruz!” diyorlar. Cidden dogmatik ve tarikatvari bir kafa. Bilim deyip geçmeyin, bazı açılardan bir cami kadar dogmatik olabiliyor. Yine Yahudilerin suçu tabii, ideal olarak bilimde böyle şeylerin asla yeri olmaz ve gerçekten de bilimi bilim olarak icra eden saygın insanlar hep vardı ve hep de (ve sayıları zaferimiz yaklaştıkça gittikçe artarak) olacak.

      İyi günler.

  7. Merhaba, sitenizdeki yazıların çoğunu okudum ve okumaya devam ediyorum. Size bazı sorularım olucak, ben daha 40 günlük meditasyon programını bitirmedim ama bir demon çağırmak istiyorum, bu mümkün müdür?
    Eğer çagırabiliyorsam tütsü ve mum olmazsa olmazlardan mıdır? Evde yalnız olmuyorum hiç ve her ne kadar odamda çagırcak olsamda ailemin farketmesinden korkuyorum tütsü ve mum kokusundan, ki ayrıca bu eşyaları temin etme konusunda da sıkıntı yaşayabilirim çünkü çarşıya yalnız çıkmıyorum hiç ve odama ailem sık sık giriyor, yani onları niye aldigimi sorarlarsa kötü olabilir ama ben çok istekliyim, sizce tütsü ve mum olmadan çagırmayi denemeli miyim?
    Birde mühürle alakalı bazı sorularım var, mührü çizdiğimiz kalemin rengi ve türü onemlimidir? Mührün altindaki yaziyi da o şekilde mi yazmamiz lazim, yani biraz kaligrafik şekilde? Şimdiden cevaplarınız için teşekkürler.

    1. Esenlikler,

      Sırayla cevap veriyorum:

      Mümkündür, ama sizin Onları duyup duyamamanız algılarınıza bağlıdır.

      Zorunlu değildir, Tanrıları davet etmeye ve ritüel büyüsüne dair yazılarda da bahsedildiği gibi.

      Önemli değildir.

      Arzu ederseniz. Tabii böyle tatlı jestler güzel birer hareket olur ama zorunlu değil. Birçoğumuz öyle yapıyor.

      İyi günler.

  8. Merhaba,öncelikle habere sevindim.
    YouTube’a ne zaman geleceksiniz veya varmısınız?
    PDFciler bizden önde ilerliyor…

    1. Karıncalar yeri yalayabilir, umurumuzda değil. Ancak bizim açımızdan direkt Yahudi kontrollü platformlara girmek, bilakis kendi hesaplarımızı büyütmek ilk olarak riskli, ikinci olarak da zaten Jewtube azıcık büyüdüğümüzü gördüğünde “oY vEy” nidalarıyla ban’layacağı için gereksiz. Dolayısıyla böyle bir riski almaya ne gerek var, (ki Yahudiler siz farkında bile olmadan bir sürü verinizi çalıyor ) ne de işin ucunda zaten kapatılacağı için gereksiz zaman harcamaya. Fakat Youtube’da çok büyümemiş ve Satanik hizmet veren, henüz kaldırılmamış bir kanal var. Kanalın linkine buradan ulaşabilirsiniz. Kendileri kimliklerini korumak için ne tür yollar izliyorlar bilmiyorum, ancak size böyle bir şey yapmanızı önermiyoruz.

  9. Merhaba birisi beni astral parazitlerle tehdit ediyor 20000 tane gonderebilirim sana diyor ve gecen gun sadece bir tane gördum bu ne simdi kafasiz birseydi golge gibi

    1. Kendisinin bol keseden yalan atıyor olmasını geçiyorum, böyle bir şey olsa bile koruma auranız var, ve gardiyanınızdan yardım isteyebilirsiniz. Fakat kendisi alenen yalan söyleyip sizi kandırmaya çalışıyor. Böyle şeylere inanmayın. Parazit görmenizin nedeni de korkmanızla alakalı.

  10. Merhabalar bir demon çağırmayı düşünüyorum ama mum ve tütsü kullanamayacağım maalesef sizce denemelimiyim mum ve tütsüsüz çaģırmayı? Emin olun ailevi sebepler yüzünden yoksa onları da kullanırdım. Eģer çağırabiliyorsam demonun gelduğini nasıl anlayacağım?
    Eğer bir belirti yoksa bile isteğimi dile getirsem olur mu?
    Ve son olarak demonu çağırdıktan sonra mührü odamda bulunduramam ve herhangi bir yere gömemem de sizce nasıl bir yol izlemeliyim mührü saygılı bir biçimde kaldırmak için? Bu da ailevi sebepler yüzünden gerçekten.

    1. “Merhabalar bir demon çağırmayı düşünüyorum ama mum ve tütsü kullanamayacağım maalesef sizce denemelimiyim mum ve tütsüsüz çaģırmayı?”

      Materyaller sembolik açıdan da çalışmayı güçlendirmek içindir ve hiçbir zaman herhangi bir çalışmanın veya ritüelin özünü oluşturmuyor. Bunu oluşturan sizin kendi benliğiniz ve ruhunuz.

      “Eģer çağırabiliyorsam demonun gelduğini nasıl anlayacağım?”

      O sırada kendisinin enerjilerine odaklanın, bu şekilde gelip gelmediğini anlayabilirsiniz.

      “Eğer bir belirti yoksa bile isteğimi dile getirsem olur mu?”

      Belirtmekten zarar gelmez, ancak kendisinin o sırada sizinle olup olmadığına da iyice odaklanın. Bildiğiniz üzere onların da kendi hayatları ve meşguliyetleri var ve dolayısıyla tam olarak o an gelemiyor olmaları da bir ihtimal, yine de isteğinizi söylemekten zarar gelmez. Hiç olmadı kendisinin enerjilerini o an hissedemediyseniz başka bir zaman tekrardan ritüel yaparak tekrar isteğinizi belirtirsiniz.

      “Ve son olarak demonu çağırdıktan sonra mührü odamda bulunduramam ve herhangi bir yere gömemem de sizce nasıl bir yol izlemeliyim mührü saygılı bir biçimde kaldırmak için?”

      Bahsettiğiniz Tanrı/ça’nın mührünü çizerek bu ritüeli yapacaksanız ritüeliniz bittiğinde aynı mühürü tekrar kullanabilme ihtimaliniz olduğu için basitçe güvenli ve korunaklı bir yere saklayabilirsiniz. En basitinden kitaplığınızda saklamak gibi.

  11. Merhaba ben yardımcı demonumla görüşmek istiyorum ama bana enerjisel ve ruhsal olarak zayıf oldugumu 40 günlük meditasyon programını uyguladıktan sonra yardım istememi söylediler
    eğer yapacaksam bile nasıl yapmalıyım ?

    1. Gardiyan Demon’ınızla görüşmek için 40 günlük programı bitirmiş olmak zorunda değilsiniz, ancak 40 günlük programı bitirdiğinizde ruhani açıdan daha açık olacağınız için bunun olasılığı daha da artar. Hiçbir zaman size “40 Günlük programı bitirdikten sonra” veya “Şu kadar süre Satanist olduktan sonra Tanrılarla görüşebilirsiniz” diyemem ve dersem de mantıksız olur, çünkü asıl iş sizin ruhani olarak ne kadar açık olduğunuzda ve olacağınızda bitiyor. Yani sonuçlar ve alınan etkiler kişiden kişiye göre değişkenlik gösterir.

      Ruhani olarak yol katettikçe Tanrılarla telepatik olarak ya da sarkaç ile iletişime geçebilirsiniz. Kendisi size o sıra cevap vermediyse ya o an işi vardır (yani başka bir zaman tekrar deneyin) ya da iletişim kurmak için henüz yeterli ruhani açıklığa ulaşmamışsınızdır. Ancak merak etmeyin, o sizi duyabilir.

      Kaçırmanızı istemediğim bir nokta daha var ki herkes ruhani olarak geliştikçe Tanrılarla iletişime geçebilir, dolayısıyla bunu kafanıza takmayın ve gelişiminize odaklanın. Konu Satanizm olduktan sonra en yakınından en uzağına kadar her gelecek aydınlıktır.

    1. Esenlikler,

      IQ’su 60 olmayan her insan Yeni Akit hakkında ne düşünürse onu. Yorum yapıp nefes harcamaya değmeyecek bir subhuman’ın eğitimsiz zırvaları.

      İyi geceler.

  12. Meditasyonlar konusunda kafam çok karışık.Açıkcası RTR ı bile zar zor çözdüm sitedeki yazılar belli bir temeli olan insanlar için yazılmış gibi sanki.Mesela hangi meditasyonlar gereklidir, bunlar hangi amaçla yapılır, ne seviyeye geldiğimizde yapılmalı, türleri gibi şeyleri nereden öğrenebilirim?

  13. Hazır yorumlar kapatılmadan yazayım dedim. Vegan bir Satanistim. Sizin bahsettiğiniz RTR’ları yapıyorum ve hayatımda olumlu değişimler oldu. Ama veganlığın zararlı olduğunu söylüyorsunuz. Ne gibi bir zararı var? Ben 1 yıldır veganım ve bedenimde olumlu değişimler gözlemledim. Vegan olduktan sonra cilt hastalığım yok oldu, kilo verdim ve hantallığım gitti. Eskisi gibi 10 metre yürüyünce nefes nefes kalmıyorum, çok daha enerjik hissediyorum. Vegan olunca pek çok kişi protein, kalsiyum eksikliğini yaşanır zannediyor ama bu gerçek değil. Bitkisel gıdalardan protein ve kalsiyum almak mümkün. Sadece B12 eksikliği olur ama takviyelerle giderilebilir. Hayvancılığın hem etik hem çevresel hem insan sağlığı açısından pek çok probleme neden olduğu bir gerçek.

    Hayvan kurbanlarıyla ilgili yorumlara verdiğiniz yanıtta ”masumların öldürülmesi” diyorsunuz. Aslında vegan olmamın en büyük sebebi bu. Masumların öldürülmesi, işkence görmesi. Bir ineğin fabrikada doğması, doğar doğmaz yavrusunun alınması ve süt üretmek için tecavüz askılarıyla defalarca hamile bırakılması bana çok korkunç geliyor. Ayrıca hayvanların çoğu güneş görmüyor ayakları toprağa bile değmiyor. Bu masumlar böylesine korkunç, acı dolu bir hayatı hak etmiyorlar. Ben türcü bir insan değilim. Çin’de kedi, köpek kesilmesine tepki gösterip inek, tavuk eti yiyemem. Benim için tavuk, inek, kedi, köpek hepsi masum hepsi duyguları olan canlılar. Etik kavramına önem verdiğinizi görüyorum. Süt tüketmek etik kavramına aykırı değil mi? Tüm canlılar kendi yavrularını beslemek için süt üretir. Kedi sütü kedi içindir. İnek sütü inek içindir. Fare sütü fare içindir. İnek sütü insan için değildir inek içindir. Bir ineği defalarca hamile bırakmak sonra da ölene kadar onun sütünü sağmak, doğar doğmaz yavrusundan koparmak bana iğrenç geliyor. Buna destek olamam.

    Hayvancılığın çevresel sorununa değinmiyorum bile. Sırf insanın keyfi için yetiştirilen ineklerin (doğal yaşamda nüfusları çok daha az olması gerekirken hayvancılık endüstrisi sayesinde nüfusları kat ve kat fazla) saldıkları metan gazı dünyamızı mahvediyor. Hayvanların beslenmesi için harcanan su da cabası. Benim bu saatten sonra hayvansal gıda tüketmem çok zor. Çünkü tiksiniyorum. Ailemin dayatmaları ve İslamla lanetlenmiş Türk kültüründe de ”allah onları bizim için yarattı” gibi hastalıklı mantık nedeniyle veganlığımı sürdürmekte zorlanıyorum. Ama pes etmeye niyetim yok. Benim vegan olmam Şeytana yakın olmamı engeller mi? Vegan olmam Spiritüel Satanist olmamı engeller mi? Şeytanın yüksek rahiplere veganlıkla ilgili söylediği herhangi bir şey var mı?

    1. Vegan olduğunda daha sağlıklı olduğunu iddia eden insanların asıl problemleri bu “”yaşam stiline”” uymak için aynı zamanda pislik abur cuburları da bırakmalarıdır, (tabii bir yandan da algıda seçicilik ve plasebo) yoksa et veya tavuk hiçbir şekilde sizin kondisyonunuzu azaltıp enerjinizi düşürmez, tam tersine arttırır. Aynı şekilde cilt için de öyle. Ayrıca takviye almaktan bahsetmişsiniz ancak bu takviyeler genellikle her zaman dozajının üstünde alınır ve optimal gereksinimi sağlamaz, ki bunun yanında hayvan ürünlerinden alabileceğiniz, hatta yalnızca hayvan ürünlerinden alabileceğiniz bazı vitamin ve mineraller var. Bunların yalnızca bir kısmını da size Veganlığın neden mantıksız olduğunu açıklayan bir makaleden alıntılayayım. Yazının kendisini de incelemenizi tavsiye ediyorum.

    2. It is well documented that vegan’s suffer from protein malabsorption, amino acid deficiencies, imbalances in omega-6 to omega-3 fatty acids, low creatinine levels, high lectin intake, mineral deficiencies in zinc, iron, selenium, calcium, iodine, etc. The list goes on. If you are a homo sapien, you need to consume protein from animal sources.
    3. Hayvan eti tüketmek etik açıdan hiçbir şekilde yanlış değil, tam tersine doğru olandır ve biz insanoğlu milyonlarca yıldır bu şekilde evrimleştik. Şimdi siz gelip bunu 10 yıl gibi bir süre içerisinde bozmaya çalışırsanız elbette vücudunuz bu konuda sizinle aynı fikirde olmayacak. Eğer probleminiz günümüz kasapçılık sistemiyse bundan elbette biz de hoşnut değiliz çünkü bunun da nedeni Yahudilerin pislik inançlarından etkilenmiş kasapçılık sistemidir. En azından Avrupa’da bu işler böyle ilerlemiyor ve Avrupa ülkelerindeki bu konuya önem gösteren bazı kasaplar hayvanların uyuşturularak ve olabildiğince az acı hissettirilerek yapıldığına önem gösteriyorlar. Tabii çok daha optimal ve neredeyse hiç acı hissettirmeden olan yolları vardır, onu da artık Altın Çağ’da keşfedeceğiz.

      “Hayvan kurbanlarıyla ilgili yorumlara verdiğiniz yanıtta ”masumların öldürülmesi” diyorsunuz.”

      Sağlıklı ve optimal kasapçılıkla hayvanları olabildiğince çok acıya maruz bırakarak vahşice katletmek aynı şeyler değil. Hatta benzer bile değiller.

      Yazının geri kalanında bu olayın “ne kadar vahşice” olduğundan bahsetmişsiniz ancak olay aslında sizin vücudunuzun neye ihtiyacı olduğu ve elbette bizlerin de bu pislik Yahudi davranışlarını savunmadığı noktasında bitiyor. Evet, tüm bu vahşice davranışlar tamamıyla yanlış ve İbrahimilerden çıkma ancak sırf bu yüzden kendinizi de katlederek milyon yıllık bir döngüyü yerine getirmeyecekseniz doğaya asıl ihaneti siz yaparsınız ve doğanın kuralları da bunun cezasını veriyor. İlerleyen zamanlarda çok daha sağlıklı kasapçılık yöntemleri geliştirilecek ve o zaman da Antiklerin yaptığı gibi yine hayvanlarla uyum ve düzen içerisinde yaşamaya başlayacağız.

      “Hayvancılığın çevresel sorununa değinmiyorum bile. Sırf insanın keyfi için yetiştirilen ineklerin (doğal yaşamda nüfusları çok daha az olması gerekirken hayvancılık endüstrisi sayesinde nüfusları kat ve kat fazla) saldıkları metan gazı dünyamızı mahvediyor. Hayvanların beslenmesi için harcanan su da cabası.”

      Yalnız endüstri ve fabrikalardan salgılanan metan gazına değinecekseniz bunun birçok farklı yerde birçok örneği var, en basitinden fosil yakıtlar ve madencilikte de bunun örneğini çok görüyoruz. Bu, hayvancılığın bitmesi gerektiğini değil, bilimin henüz bunu kontrol edecek düzeye ulaşmadığını gösterir. Fakat sizlerin de dediği gibi, hayvancılık da dahil olmak üzere doğayı ve çevreyi etkileyen bu faktörler ne yazık ki başıboş bırakılıyor. Bu arada hayvanların beslenmesi için harcanan suyun tam olarak nasıl bir problem oluşturduğunu kestiremedim, sonuçta onların da buna ihtiyacı var ve her halükarda zaten tüketecekler. Tabii miktarı değişir.

      “Şeytana yakın olmamı engeller mi? Vegan olmam Spiritüel Satanist olmamı engeller mi?”

      Hayır, ancak vücuda zararlı olan herhangi bir şey ruha da zararlıdır. Dolayısıyla önermiyoruz.

      “Şeytanın yüksek rahiplere veganlıkla ilgili söylediği herhangi bir şey var mı?”

      Direkt Şeytan’ın bu konuda sözleri yok (çünkü bu konuyu dahi ona soracak olsak daha bin türlü şeyi sormamız gerekir, bilimsel olarak da Veganizm’in saçmalık olduğu zaten biliniyor) ancak Yüksek Rahiplerin bu konuda vaazları ve yazıları var. Linke tıklayarak okuyabilirsiniz.

      1. Tam da bugün bu konuyla alakalı sizlere bir mail atmıştım (tabi size ulaştıysa maillerimin çoğu sanırım size gitmiyor emin değilim. Eğer gitmişse ona da bakarsanız sevinirim.) Benim fikrim, veganizm doğaya aykırı bir yaşam şeklidir. Ama tabi ki de bunun insanların seçimi olduğunu unutmamak lazım. İnsanlar doğaya aykırı yöntemleri seçebiliyor. E sonucunu da görüyorlardır her yapılan iş gibi. Gördüğüm kadarıyla vegan olan bir çok kişinin duyguları ağır basıyor ve hayvan istismarını görmezden gelemedikleri için vegan oluyorlar. Hatta bazıları olmayanları vahşi olarak görüyor. Tabi ki öyle değil. Vegan tanıdıklarımla uzunca bir sohbet ettikten sonra kafama takılan bir şey oldu. Nerde, ne kadar olursa olsun et yemek her türlü bir canlının öldürülmesidir. Kurbanda yapılan toplu katliam da doğru koşullarda kesilen hayvanlar da. Sonuç olarak o canlının yaşama hakkını alıp bedenini yiyoruz. Bu bana da onların bakış açısından bakınca canice gelmişti. Aynı zamanda bu yumurta, bal gibi gıdalar için de öyle gelmişti. Sütü elde etmek için yapılan işlemler örneğin; çok korkunçlar. Ama sonra hem düşünüp hem araştırdıktan sonra tabi ki bizimde bu doğanın bir parçası olduğumuz. Evrimleşmemizin sonucu hepçil hayvanlar olduğumuz ve eti de yememiz gerektiği. Ben de bitkisel olarak tüm besin değerlerini alabileceğimizi sanıyordum. Fakat aynı isimde bile olsa farklı olabilen değerlerin bazılarını vücudumuz kullanamayabiliyor. Bu yüzden kullanabileceğimiz formuna sahip canlıları hayatta kalmak için tüketmemiz şart oluyor. Yani malesef her şey mutlu bir şekilde bitmiyor. Evren hem yapıcıyken hem yıkıcı. Biz sadece en saygılı en düzgün en uygun şekilde bu işi yapmalıyız. Bana sağlıklı ve en doğru geleni bitkisel ağırlıklı hepçil bir beslenme diyeti. Bilimsel olarak da en sağlıklı olabilecek düzen bu gibi duruyor. Her türlü insan için yapılan hayvan ve çevre istismarına karşıyım, karşıyız. Basit mantıkta bakınca vegan yaşam şekli bunu protesto etmek için mantıklı gelse de vücudumuza verebileceğimiz zararlarla karşılaştırılması gerekir. Soyga bey yazınız zaten çok yeterli fakat gönderdiğiniz ”makale” bilimsel olsa da hiçbir referans göstermiyor. Sizin için az buçuk ingilizcemle bulup, okuyup, incelediğim makaleleri buraya bırakayım: 🙂
        Vitamin B12 Deficiency Is Prevalent Among Czech Vegans Who Do Not Use Vitamin B12 Supplements
        https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC6950550/
        Health effects of vegan diets
        https://academic.oup.com/ajcn/article/89/5/1627S/4596952
        Environmental impact of omnivorous, ovo-lacto-vegetarian, and vegan diet : ((((((((( Bu makalede hepçil beslenen kısmın daha fazla çevresel etki bıraktığını söylüyor ama veganlardaki bitkisel kaynaklı izlerin sayısı da oldukça fazla fakat toplamda hepçiller kadar değil.)))))))))
        https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5522483/

        1. Evet, gördüğüm üzere linkte pek kaynak yokmuş. Ben zaten yorumumda bu konunun herkes tarafından bilinen kısımlarına daha çok değindiğim için linke direkt bel bağlamamıştım. Bilgilendirici yorumunuzdan ve paylaştığınız kaynaklardan dolayı teşekkürler!

  14. Merhaba. Uzun zamandır Satanist olmama rağmen hala tanrılarla iletişim kuramadım. 22 yaşımı geçmeme rağmen ailemle yaşıyor, özel alanım yok. bu nedenle ne yazık ki yüce Babamıza doğru düzgün ibadet edemiyordum. Geleceğe dair hayallerim için Tanrılarımızdan ilham ve destek istiyorum. Böylelikle lordumuz Şeytan’ın eski günlerdeki gibi krallığı geldiğinde bunun önemli bir parçası olabilirim. İçimde Onun ışığını yaymaya, insanları etkilemeye dair büyük bir istek var. Ama bunu Tanrılarımızın yardımı olmadan yapamam. Son bir yıldır kendimle baş başa kalabileceğim, zevkle ibadetlerimi yerine getireceğim özel alan arıyordum. Nitekim vasat bir puan almış olsam da üniversite sayesinde başka bir ile gidebileceğim. Tercih listemde beni oyalayacak büyük şehirlerden kaçındım. Biraz sakinlik, kendi yağımda kavrulayım modunda küçük illeri yazdım. Özellikle ülkenin bir ucu olan Artvin gelirse daha iyi olur sanırım. Burdur da okuyan bir arkadaşım var. Oradan nefret ediyor resmen köy burası diyor. Ama ben ona imreniyorum. Böyle doğaya yakın ortamlarda mum yakıp ritüel yapmak çok huzur veriyor. Büyük şehirlerde camdan sızan ışıklar, trafik gürültüsü vs rahat ritüel yapmamı engelliyor. Neyse lafı uzatmadan sorayım; Kendi evime geçtiğimde 40 günlük meditasyona başlayacağım. Bu süreçte demonlarla iletişimi güçlendiren duruişiti meditasyonunu her gün yaparsam daha iyi sonuç alır mıyım? Şöyle bir günlük rutin belirledim : 3. göz meditasyonu+ boğaz çakrası+ duru işiti+ rtr
    Bunları 40 gün uyguladığım taktir de iletişim kurabilir miyim? hatta bu tempoda ilerlersem 2 ayın sonunda temiz bir iletişim sağlar mıyım? Bir de bi yerde tek hizmet RtR değil hatta rtrnin demonlara bir katkısı yok demişsiniz. Başka ne gibi hizmetimiz olabilir?

    1. Esenlikler. Öncelikle uzun süredir Satanistsiniz ancak ne kadar süredir Satanik meditasyonları yapıyorsunuz, ne kadar odakla yapıyorsunuz ve direkt Tanrılarla iletişim kurmak için astral hisleriniz üzerine ne kadar süredir çalışıyorsunuz? Eğer iletişim konusunda sıkıntı yaşadığınızı düşünüyorsanız kendinize sormanız gereken sorular bunlar olmalıdır. Ayrıca belirteyim, ne yazık ki herkes aynı ruhani gelişmişlik seviyesiyle dünyaya gelmiyor ve bu nedenle bazılarının meditasyonlarda ilerlemesi diğerlerinden bir tık daha uzun sürebiliyor. Bu tamamıyla normaldir, ancak önemli olan sebat ederek sonuca ulaşmak. Çünkü bu konuda pratik yapan herkes istediği noktaya ulaşacak. Bu Tanrılarla iletişim kurmak da olur, Magnum Opus’u gerçekleştirmek de olur.

      Bir yandan da “ibadet” kelimesini pek tercih etmiyoruz, bu kelime Arapçadır ve “ibāda” kelimesinden gelir. Onun da anlamı kulluk, kölelik etmek. Biraz daha derinine indiğimde bazılarının bu kelimenin daha da öncelere dayandığını iddia ettiğini gördüm ancak kesin bir bilgi olmadığı için size günümüzde bildiğimiz en yaygın “ibadet” tabirden kurtulmanızı öneriyorum. Durumunuzun sizin meditasyonlarınızı ve ritüellerinizi sekteye uğratmasına üzüldüm açıkçası, benim kanımca (ki zaten öyle) hiçbir Satanist bu tür şartlar altında yaşamayı hak etmiyor.

      Ayrıyeten tabii ki, duruişiti meditasyonlarını ve astral hisleriniz üzerine yaptığınız meditasyonları Tanrılarla aranızdaki iletişimi güçlendirmeniz için kesinlikle öneriyorum. Hani diyelim 1-2 ay gibi bir sürede direkt telepatik iletişim yapabilecek bir duruma henüz gelemediniz, Tanrıların telepatik olarak sizi “uyarabileceği” (yani önemli konularda en azından hislerinizi yönlendirebileceği) bir noktaya gelirsiniz. Sebat ettikçe ve bunu kafanıza takmadan rahat, sağlıklı şekilde istediğiniz noktaya gelene kadar her gün astral hisleriniz üzerine meditasyon yaptığınızda her şey oluruna varacak. Bir yandan da “acaba sonuç alır mıyım?” mentalitesinden kurtulmanızı tavsiye ediyorum. Sonuçta bizler umut etmeyiz, gerçekliği yönlendiririz. Spiritüel Satanizm olmanın ve kişinin kendi ruhuna hükmetmesinin anlamı budur. Yaptığınız meditasyon programını da gördüm, bunun da yanında 40 günlük programı yapacağınız için şimdilik ben bir ekleme yapmayayım ancak programı bitirdiğinizde 40 Günlük Program Sonrası Meditasyon Rutini yazımızı okuyarak neyi ekleyeceğinize karar verebilirsiniz.

      En sonda yazdığınız cümleye cevap vereyim; kesinlikle yanlış ve öyle bir şey söylemedik. RTR’lar elbette Tanrılara ve tabii ki bizlere yardımcı oluyor. Bu sözü nereden duydunuz bilmiyorum ancak bizden duyduysanız linkini verin de düzeltelim, tabii öyle bir şey yazdıysak. Fakat Tanrılara (yani aslında kendimize ve bu çalışmalarla yalnızca kendi dünyamıza/ruhani muharebeye yardımcı oluyoruz, ancak onlara da yardımı olduğu için böyle söylüyorum) farklı şekillerde hizmet edebileceğiniz çalışmalar da vardır. Her gün veya her hafta olmasa da önemli astrolojik tarihlerde Beyaz Irka Farkındalık ve Faaliyet Aşılama Ritüeli gibi ruhani savaşa çok ciddi güç kazandıran ritüeller yapıyoruz, ancak böyle şeyler olduğunda duyurusunu yapıyoruz zaten. Tanrılar için RTR’ların yanında da bir şeyler yapmak istiyorsanız Spiritüel Satanizm’i insanlara tanıtmak için aktivizm yapabilir ve belli platformlarda adımızı haykırabilirsiniz, ancak bunu yaparken çok dikkatli olun ve Yüksek Rahip Cobra’nın internet aktivizmine giriş için yayımladığı rehber niteliğindeki vaazı okumayı ihmal etmeyin. Sonuçta bu bir yandan da tehlikeli bir iş, herkes gerçeğin yayılmasından hoşnut kalmayabilir (nedeni bariz). Güvenli kalmanız gerekir.

  15. merhaba. geçtiğimiz aylarda satanizm’i tekrardan araştırmaya başladım ve bana uygun bir inanç değil gibi geldi. ama ne zaman bir inanç arayışı içine girsem kendimi hep bu inançtaymış gibi hissediyorum sanki beni çekiyor gibi. bunun nedeni nedir?

    1. Esenlikler,

      Evet. İnsanlar henüz primat seviyesindeyken Tanrılar tarafından varlıkları keşfedilmiştir. Bunun üzerine Tanrılar gen mühendisliği yoluyla evrimimizi hızlandırmışlardır. Kendileri de dahil olmak üzere tüm varlıklar doğal olan bu evrimsel sürece göre gelişmişlerdir.

      İyi geceler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir