Pagan Kavramlarımızı Hristiyanlardan Geri Alıyoruz: “Pişmanlık” Duymak

Bu yazı, Yüksek Rahip Hoodedcobra666’nın forumlardaki vaazından çevrilmiştir.

 

Düşman inançlarının konuştuğu her şey, bizden ve Antik Pagan kültürlerinden çalınmadır. Çalınan genel bir kavram da “Pişmanlık”tır.

Dünya genelinde milyonlarca kişinin Hristiyanlık ve İslâm’a takıntılı olduğunu görüyorsunuz. Bildiğiniz takıntılılar.

Bu yüzden bu insanların takıntılı olduğu bazı şeyleri açıklığa kavuşturacağım, çünkü bu Antik Pagan kültürlerinden çalma işi, Gerçeğin sadece yozlaşmış bir kopyasını yarattı, ve bu da ters yönde sonuçlar getiriyor ve dünyamızdaki kötülüğün tüm ana kaynağı olmuş durumda.

Çoğu insanın, bu sahte kopyadan ve iddialarından dolayı kafası karışmış hâlde ve buna saplanmış vaziyetteler. Çünkü bazı unsurlar, atasal kökten olan Gerçekleri evrensel olarak yansıtıyor. Bunlar hafızamızda öteden beri yer edindiği için, çoğu insan da bundan koparken zorluk yaşıyor.

Bu gönderiler, yanlış bir şekilde programlanmış zihinden kurtulmak isteyen kişiler içindir ve insanları bunlardan arındırma; söylediğimiz her şeyin mantıksal ve doğru olduğunu gösterme; ve kişiye, Yahudilerin bizim kendi kültürümüzü çalmış olduklarından ötürü onlara tapmamaları gerektiğini gösterme amaçlıdır. Bunun yerine, insanlar basit bir şekilde kendi kültürlerine geri dönmelidir.

Düşman için “Pişmanlık” kavramı hiçbir anlama gelmiyor. Bunlar sadece Yahudilere boyun eğmekle ilgili ve bunun harici bir amaçtan yoksunlar. Ancak “Pişmanlık” mesajı, aslında Antik Pagan kültürlerine kadar giden oldukça güçlü bir mesajdır.

Antik Pagan kültürlerinde, tüm hepimizin bilgisiz doğduğu kabul görmüş bir gerçektir. Hayattaki birçok şey üzerinde bilgisizken, ve kişinin her şeyi bildiği düşüncesine kapılmak bu kadar kolayken ve sonuç olarak da hatalar yaparken, “pişmanlık” aslında hayat kurtarıcı bir yetenek oluyor.

Çoğu zaman, başkalarına ve kendimize karşı hatalar işleyeceğizdir. Başkalarıyla iletişim kurabilmek, onları anlamak, yetişkince sohbet etmek, ve nerede yanlışlar yapıldığını görmek için bu gereklidir. Bu “yanlışlar”, duyguların ötesindedir. Daha çok mantık ve daha üst anlayışla ilgilidir.

“Pişmanlık” sözcüğündeki kilit “mesaj”, Antik Yunanca bir kavram olan “Metanoia”dan gelmektedir. Bu, “Zihnin yönünü değiştirmek” veya “zihni dönüştürmek” anlamlarındadır. İngilizce’de, sıklıkla “düşünce yolunu değiştir” denir. Aslında bu, bahse konu ruhani kavramın oldukça doğru bir dile yansımasıdır. Sonrasındaysa düşman tarafından çalınmış ve bozulmuştur.

Açıkça, bunun “günahlar” hakkındaki fikirlerinizi değiştirmek veya Yahudilere “özür dilerim” demekle, yanlış bir suçluluk duygusu içinde pederin ayaklarına kapanıp ağlamakla, ağladıktan sonra gidip aynı şeyleri tekrar yapmakla bir ilgisi yoktur. Daha derin bir anlama sahiptir.

“Pişmanlık” sözcüğü, kökten değişimle ilgilidir. Kişinin görebileceği gibi, Hristiyanlık; sefaletten, dertten ve aptallıktan kurtuluş için hiçbir kapı aralamıyor ve dahası, bunun üzerinden besleniyor. Düşman dinlerinde bir değişim yakalayamazsınız, çünkü değişimi hiçbir şekilde vurgulamıyorlar.

Çoğu insan bu yozlaşmış düşman programını pratik ederek sadece giderek kötüleşiyor ve yaşamdaki yolunu sürekli kaybediyor, sefalet ve acının daha da içlerine dalıyorlar.

Bu yüzden, kişi anlamalıdır ki “Pişmanlık”, sadece kendi ana köken formunda, Satanizm’de mümkündür. Ve bu oldukça kolaydır ve sahte uydurulmuş “günahlarla” veya kendinizden nefret etmeyle ilgisi yoktur.

Düşman programlarındaki sayısız çalıntı ruhani kodun içinde, “Pişmanlık”, kişinin yaşama bakışını değiştirmekle ilgilidir. Nereye gittiğinizi değiştirmekle alakalıdır; düşüşten yükselişe.

Örneğin, her zaman negatif düşünmek sizde takıntı hâline gelmişse, bu durumdan “pişmanlık” duymak, aslında daha dengeli bir yapıda düşünmeye başlamaktır. Eğer zarar görmüşseniz ve başkalarına toksik yaklaşımlar sergiliyorsanız, “Tanrıya dua ederek” [bu da başka bir kutsal konsepti saptırmadır, asıl kastedilen kendiniz üzerine meditasyon yaparak Tanrılığa giden ruhani gelişiminizi sağlamaktır] pişmanlığınızı düzgün bir şekilde ifade edersiniz.

Eğer çok fazla toksikseniz ve başkalarına hep negatif yaklaşımdaysanız, veya kendinize zarar veriyorsanız, buradaki “pişmanlık”, ruhani bir çabayla gidişatı değiştirmek olacaktır.

Bu durumda, zihninizi ve ruhunuzu bunun etrafında konumlandırırsınız. Kişi bu hataları düzeltmeyi, ruhunu temizlemeyi ve kavrayışın üst düzeylerine yükselmeyi [Zihnin yönünü değiştirmeyi…] alışkanlık edindikten sonra, “Tanrının ışığını/nurunu” kazanır, ki bu da etkin biçimde ruhun titreşmesi ve varlığın üst bir düzeyidir.

Üsttekilerin hiçbiri, Hristiyan veya Müslüman olarak başarılamaz, çünkü bu dinler sizi Gerçekten uzaklaştırır ve bunun sadece “günah çıkarmayla” veya birkaç dua okumayla başarılabileceğiyle ilgili yalanlar saçarlar. Bu yanlıştır.

Bu yöntemler zihni kökten değiştirmez, ruhu da temizlemez, ve bu yüzden kişi, bu programlarda kalmaya devam ettikçe daha da fazla negatif ve kötü olarak kalır. Bunu başarabilmek için gerçekten meditasyon yapmanız gerekiyor, ve Şeytan ile Tanrılarımız bunu onlarca, yüzlerce asırdır vurguluyor.

Şimdi, “Zihnin” yönünü değiştirmenin, okununca da anlaşılabileceği gibi başka bir anlamı daha bulunmaktadır. Zihnin bildiğimiz gibi iki yönü vardır, bunlar da mantıksal ve duygusal taraflardır. Mantıksal tarafın yönü, düşüncelerinizi değiştirerek [yani, bilinçli öz tefekkür gerçekleştirerek, pozitif olumlamalar yaparak, düşüncelerinizi kontrol altına alarak] başka tarafa çevrilebilir. Ancak öbür duygusal taraf, düşmanın söylediği yalanlar yüzünden başıboş bırakılır, ve çoğu insanda bu taraf kontrolden çıkar.

Örneğin bir kumarbaz, bir anda, sadece zihnini değiştireceğini söylediği için zihnini değiştiremez; çünkü zihninin içinde, temelde yatan bilinçaltı doğası, onu bu işlere yönlendirir. Bu yüzden çakraları ve ruhu derin meditasyonla temizlemek, ve hipnoz, gerekli şeylerdir.

Düşmanın sahtekar programları bunu saklıyor ve “tanrıya” “özür dilerim” dediğiniz an bu parazitin sizi bağışlayacağı, sonrasında olağan yolunuza bakabileceğiniz gibi yalanlarla insanların aklını karıştırıyorlar. Evet, gidin ve aynı hataları baştan, tekrardan yapın… Aslında, insanları bunu yapmaya programlıyorlar, çünkü bunun sadece sahte bir “tanrıya” yapılacak sahte bir duayla, ve pedere birkaç saçma itirafla gerçekleştirilebileceği hakkında yalan söylüyorlar.

Bunun sonuçları: Hatalar tekrar tekrar tekrarlanıyor, ve sahte bir suçluluk duygusu zihni ele geçirmeye başlıyor, böylece kişi kendinden ve başkalarından nefret eder hâle geliyor, bu durum da sonradan zalimce bir kötü davranışa veya zihin ile ruhun kendini imhasına evriliyor.

Ancak Spiritüel Satanizm’in size doğru bir şekilde öğrettiği gibi, ve benim de size doğru bir şekilde ve gerçekten öğrettiğim gibi, bunu, yukarıdaki iki paragrafta veya tüm yazılarımda açıkladığım üzere sadece meditasyon yoluyla başarabilirsiniz. Beynin “duygusal” yönünü, uzun süreler boyu pozitif kararlar vermeyi alışkanlık hâline getirerek düzeltebilirsiniz. Zihin buna yardımcı olur ve düzenli olarak bu alışkanlığı kazanmaya başlar.

Örneğin: Zararlı bir davranışı yapmaya yönelik negatif düşünceler aklınızdan gitmiyor. İlk olarak, bilinçli kontrolü pratik ederek zihni kontrolünüz altına alacaksınız. Pozitif düşünceler, özhipnoz vs. Sonrasında, hepimizin bildiği gibi, kök salmış sorunu ortadan kaldırmak için bir çalışma yapacaksınız. Çalışma ne kadar uzun tutulursa, başarı da o kadar garanti altına alınır.

Ayrıca, çalışmayı yaparken, bir yandan da irade gücü ve direnç de geliştirirsiniz. Doğru düzgün 40 veya 80 günlük, veya 120 günlük çalışma programı takip eden birilerini bulmaya çalışın, fazla bulamayacaksınız. Çalışmalar size ayrıca disiplin kazandırır. Eğer özgür olmak istiyorsanız disiplin gereklidir.

Son olarak, gerçek bir “pişmanlık”, eğer kişi meditasyon yapmayı bırakmışsa tekrar başlamasıyla da ilgilidir. Hayat önünüze engeller çıkarabilir, şüpheler meydana gelebilir veya başka problemler yaşanabilir. Kişinin meditasyon pratikleri ve Satanik bilgiyi uygulayışı azaldıkça, negatiflik de bir o kadar şiddetle yükselebilir, ve bu da hayatta yanlış kararlara ve çirkin sonuçlara kapı aralayabilir.

Kişi, bu yolda yeniden yürümeye başladığında “pişmanlığını” ifade etmiş olur. Geri dönüşünün nedeni “Tanrılardan” ceza yeme korkusu değildir, kendi özbeöz ruhunu terk etmiş olduğunun bilincidir.

-Yüksek Rahip Hooded Cobra 666

“Pagan Kavramlarımızı Hristiyanlardan Geri Alıyoruz: “Pişmanlık” Duymak” hakkında 2 yorum var

  1. Merhaba.3 gün gibidir kısa bir süredir sizlerin yazılarını,paylaştığınız bilgileri okuyorum ve açıkçası gerçekten içine çekildim,ellerinize sağlık.Daha öncesinde SS hakkında ufak çaplı araştırmalarım olmuştu fakat hiç bu kadar detaylı okumamıştım,bir arkadaşımın tavsiyesi ile buraya yöneldim.Henüz *** yaşımdayım,hemen hemen 14 yaşımdan beri din üzerine düşünürüm.*** yaşıma geldiğimde düşüncemin agnostik düşünceye yaklaştığımı fark ettim ve iki yıl boyunca bu düşünce gelişerek devam etmişti.Semavi dinler hakkında konuşmak istemiyorum çünkü gerçekten konuşmaya değmeyecek kadar saçma ve iğrençler.Her neyse,ben tam dinlerden umudumu kesecektim ki SS ile tanıştım,sayfanızda ki hemen hemen 15 yazıyı vaktim oldukça okudum.Beni en çok etkileyen faktörlerden biri her şeyin mantığa uygun olması oldu,anlatılanlar arasında kendisiyle çelişen hiçbir şey yok (yahudilik,hristiyanlık,müslümanlık aksine.) Ve okulda olduğum zaman bile devamlı olarak okuma ve öğrenme isteği canlanmaya başladı,büyük bir ilgi ve heyecan ile burada gezip duruyorum.Fazla uzatmak istemiyorum size şu an için sadece tek bir sorum var o da şu: Henüz bir satanist değilim bunun için daha çok araştırma yapmak istiyorum ve bunu gerçekten tüm kalbimle yapıyorum,burada anlatılanları okurken içimde hiçbir boşluk hissetmiyorum.Bu yüzden sonuna kadar devam etmek istediğimi söyleyebilirim,bunun nasıl bir yol izlemem gerektiğini sizlere sormak istedim,değerli vaktinizi ayırıp vereceğiniz her cevap için şimdiden teşekkür ederim.

    1. Esenlikler,

      Öncelikle, doğru kararınız adına tebrik ederim. Karar verdiğiniz gibi, şu an için en uygunu, tabiri caizse sitemizi yalayıp yutmanızdır. Şeytan Babamıza adanmanız için acele etmenize gerek yok, ancak vakit kaybetmemek adına Güç Meditasyonlarına başlamanızı öneririz. Bu meditasyonlar hem sizi araştırmalarınız esnasında yaşanabilecek düşman saldırılarından koruyacak, hem de ruhunuzu güçlendirecektir. Örneğin 40 günlük meditasyon programına başlayabilirsiniz. Çok uzun ve yorucu bir program değildir, günlük 5-10 dakikanızı ayırarak ruhunuzu enerjilere alıştırıp bir yandan da araştırmanızı sürdürebilirsiniz.

      40 günlük meditasyon programını bitirdiğinizde, Tam Çakra Meditasyonu’na geçebilirsiniz. Tabii ki bu sayfada verilen her şey esans niteliğindedir ve gelişiminiz için olmazsa olmazdır, hangi şartlarda olursa olsun bu sayfadaki meditasyonları atlamamaya özen gösterin. Eklediğiniz her bir meditasyon, buradakilere artı olarak programınızda yer edinsin.

      Artık soruları buradan almıyoruz. VPN veya daha gelişmiş güvenlik önlemleriyle birlikte forumlarımıza bekleriz.

      İyi günler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir