Mutlu Samhain’ler – Şeytan Tanrıdır & “Tanrının İşi” Olarak Onun İşini Yapmak

Bu yazı, Yüksek Rahip Hooodedcobra666’nın forumlardaki vaazından çevrilmiştir.

 

Herkese en iyi Samhain dileklerimi sunmak isterim. Tanrılarımızla iletişim kurmayı, kalpten dua etmeyi, onlarla bu çok önemli günde konuşmayı unutmayın.

Joy of Satan olaraksa sadece yeni başlıyoruz. Geçen sene gördükleriniz sadece idmandan ve ısınmadan ibaretti. Tarafımız henüz büyük hamlelerine geçmedi. Çoğunuz daha henüz ısınıyorsunuz ve ne yapmanız gerektiği konusunda uyanıyorsunuz.

Şimdiki çabalarımız için tatmin olmuş bir yaklaşım içerisinde olabiliriz, ancak yapmamız gereken daha fazlası var, ve dünya vakti geldiğinde bazı elementleri bünyesinden atmak ve ileriye gidebilmek veya öncesinde olduğu durumda olmamamak için şimdiye kadar gördüklerimizin daha da fazlası yolu kat etmeli. Çabalarımız çoktan herkesin görebilmesi için orada, ancak bu gördüklerimiz daha hiçbir şey.

Planımızın katmanları var. Eğer henüz bu aşamadaysak, bu savaş mevsiminde ve hazırlık içinde oluşumuzdandır. Her zaman olduğu gibi yürütülecek başka katman ve aşamalar da bulunuyor.

Yeni Ritüeller, bilgi güncellemeleri vs, hepsi buzdağının görünen kısmı. Bu çabalarımızın bir ödülü. Toplu olarak daha çok bilgiyle, anlayışla, içsel ve genel zenginlikle ödüllendirildik. Görevimizi ve burada ne yapmak için bulunduğumuzu benimsemeliyiz. Görevimizde payımıza düşeni kabullenmekle kazanacak saymakla bitmeyecek çok şey var.

Buradaki herkes bir şeylere doğru bağlamda yaklaşılmasının önemli olduğunu hatırlamalı. Düşman boy göstermeden önce kendi filozoflarımız ve ruhani kişiliklerimiz vardı, Tanrı’yı bilirdik, Tanrı’nın İnsanlarıydık. Şimdi siz burada bulunanlar, zamanında Antik Tapınaklarda Tanrıları arayanlardınız, dinlerimiz için ilgi gösterdiniz. Gelişmeye ve bu dünya hakkında daha fazlasını anlamaya çalışan ruhlardınız.

Kişinin anlayabileceği gibi, anlamsal bir soruna sahibiz. Eğer bazı şeylerden bahsedilirse, şimdi insanlar hemen tepki verip bunu düşmana atfediyorlar. Bu hem komik hem de trajik. Örneğin kendi terimlerimizin, sözcüklerimizin ve anlamlarımızın bizi esirlere dönüştürene kadar çarpıtılışı ve yahudileştirilmesi ve bunları artık kullanamayacak oluşumuz. Tabii en azından Yahudilerin umduğu şey bu.

Ruhaniyet ve “Tanrı” hakkında en bilgisizler, daha henüz okudukları (ya da hiç okumadıkları) İncil’den ve diğer aldatıcı eserlerden aldıklarını, sıfır anlayışla atıp tutarak sağda solda dolaşıyorlar. Kişinin görebileceği gibi, buradaki cehalet tehlikeli seviyelere varabilir. Ve geçen zamanla da birlikte yumurtadan fırlar gibi büyük lanetleri bu dünyaya musallat ettiler. Bu cehalet ve insan kibri sayesinde yükselebilmiş üç büyük lanet Hristiyanlık, İslam ve Yahudiliktir.

Bu programların yaratıcıları “Tanrı”dan en uzak kişilerdi, fakat işe yaramaz ve güncel olarak dünya çapında ifşalanmış [ve yakında tamamen çökecek] aptalca ajandalarını yaratmak için yalana, aldatmaya ve manipülasyona en yakın olanlar da onlardı. Onların bu aptalca ajandası, gerçek Tanrıyı, Şeytan’ı haince arkadan vurmak ve O ile Onun Demonlarını karalamak için yanlış düşünceler ekmek üzerineydi, bu arsızlıklarının sonsuza kadar böyle sürüp gidebileceğini umdular.

Umutları, eğer Tanrılara ait bilgileri çalıp bunları bozarlarsa, bunun kendi halklarını onlardan uzakta tutabileceği gerçeği yönündeydi. Onları hâlen “Demon” diye çağırırken, bir yandan da anlamını “kötü” olacak şekilde değiştirdiler, ve cevaplarımızı bulmak adına bir daha asla “kötüye” gitmememiz için dua ettiler – çünkü bu “kötü olanın” aslında iyi ve güçlü olduğunu öğrenmiş olurduk – ve anlamların tersyüz edildiği bir matrix’te yaşadığımızı da biliyor olurduk.

Düşman gelip tüm bu kavramları bozana kadar Tanrılarımız vardı, ve “Tanrı”nın aslında ne olduğuna dair, onun aslında bizi geliştirmek isteyen evrendeki bir güç olduğuna dair derin bir kavrayışımız da vardı.

Düşmanın gelişiyle tüm bu sözcükler ve kavramlar yıkıldı, yanlış tanıtıldı ve çoğu zaman da sadece tersi olacak şekilde değiştirildi.

Yine de, düşmanın yalanlarla doldurduğu yalan sistemlerinin kuruluşu bile GERÇEKLİK ve GEÇMİŞİN GERÇEĞİ üzerine inşa edilmişti.

Bu bizim geçmişimiz, kolektif geçmişimiz. Düşmanın tüm yazıları, “bilgece sözleri” ve diğer her şey, aslında bunların çok daha öncesine dayanan ve çalınan kültürlerden geliyor.

Bu yüzden, eğer Şeytan’ı veya Kadim Tanrıları henüz kabul etmeyen bazı kişileri, veya şu anki dilsel durumlardan dolayı kaybolmuş kişileri, ve hatta görünürde “düşman” ile birlikte gibi gözüken kişileri dahi görürseniz, onları nasıl kalpten yargılamanız gerektiğini bilmelisiniz.

Birçok insan “Tanrı”nın işini yaptıklarını söylüyor, ve konuştukları bu “Tanrı” kesinlikle “İncil”in tanrısı değil, çünkü İncil’in men ettiği her şeyi yapıyorlar. Yine de gerçekten kastetmek istedikleri Tanrılar, insanların özbeöz ruhlarında varlığını sürdürmektedir, dışarıdan gelen bir kitapta değil.

İnsanlar yanlış bilgiler yüzünden bir çeşit kafa karışıklığı yaşıyorlar, ki bu da tezatlara yol açıyor, yine de bugün doğru kalan şey, 10.000 sene önce de doğru kalmış şeydi, ve bu yaratım da durmadan sürekli kendi yaratıcısına hizmet etmeye çalışıyor. “Tanrının formunda” ifadesi özünde Sümer ve Mısır’da ortaya çıkmıştır, ve defalarca kez Hinduizm ve Antik Yunan hikâyelerinde de yinelenmiştir.

Evet, insanoğlu Tanrılara “benzer” yaratılmıştır, ve tekrardan dönecekleri varış yeri de onlardır. Cehaletin ve ahmaklığa teslimiyetin kölelik programları sonsuza kadar sürmeyecekler, çökecekler.

Tanrılar kendi vasıtalarıyla insanlığın amacını ve insan medeniyetini, onlar tekrardan ruhlarını tanrısallaştırabilsin diye bir kez daha geri getirecek. “Bunun” için olduklarını iddia edip aksine teşvik eden sahtekar İslam ve Hristiyanlık programlarıysa ilerleyen yıllarda korkunç bir yıkımla karşı karşıya kalacaklar.

Çoktan başlamış bu yıkım yavaşça yaşanacak, ancak bunun hızı “Tanrının Yolları” veya başka bir deyişle evrenin yollarına gerçek ilgi kayınca ivme kazanacak. Bu çirkin ve kötücül programlar üzerine kabus gibi çökecek olan bu kavramlar, onları sadece aptalın da aptalı kişilere tutunmaya, ve böylece doğrudan yok oluşa itecek.

Unutmamalıyız ki tüm Centillerin doğuştan eğilimleri düşmanın “Şeytani” diye atfettiği tarafa yöneliktir.

Etik bakış açısından bile her şey çalıntı. Bu yüzden de çoğu insan aslında zamanında GERÇEK BİÇİMLERİNDE KÖK SALMIŞ ve bugün de “Satanik” veya “Paganizm” olarak adlandırdığımız dinlerde yer edinmiş bu kavramları ve etiği yaşatabilmek için düşman programlarını takip ediyorlar.

Bu Samhain mesajını şununla kapatmak istiyorum: Her şeyi geri alacağız ve her şeyi geri inşa edeceğiz. Yahudilerin yalanlar imparatorluğu çökecek, ve Tanrıların insanları bu sonun yaşandığından emin olacak.

Bu Samhain’de Tanrılarımıza ve Demonlara katılın, ve ayrıca şu gerçeği bilen büyük ailemizin bir parçası olun…

ŞEYTAN TANRIDIR!!!

 

-Yüksek Rahip Hooded Cobra 666

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir