Lord Azazel Güncel Sayfa Ve Hakkında Daha Fazla Bilgi

– https://ancient-forums.com/viewtopic.php?f=5&t=63514 adlı Joy Of Satan Forumu’nun sayfasının çevirisidir-

Bu sayfada sunulan bilgiler ileri düzeyde olup Azazel’i tanımak isteyenler için bilgiler içermektedir. Azazel’in İlâhi İsimleri gibi derin ruhani bilgileri ihtiva eden şeyler vardır.

İlahi İsimler hakkında ek bilgi ile ilgili olarak, Çağırma ve Dua için kullanılacak numerolojik olarak sağlam İlâhi İsimler olan İsimler şunlardır:

 

İlahi İsimler:

[*]Azazee-eel [AZAZ-EE-EEL olarak okunur],

[]UDDTHU [UDU] ] []PAIANA [PE-ANA] [*]APOLON [A-POL-ON]

 

İlahi Sayılar ve Nitelikler:

Sayılar: 5, 7, 20, 36*

Rünler: Sowilo, Raidho, Kenaz*

Zodyak Güç Burcu: Akrep [Yılan Yılanının Dereceleri]*

İlahi Hayvan Sembolü: Piton [yılan türü], Şahin, Güvercin, Yunus, Alaycı Kuş

İlahi Semboller:

Lir (Müzik Enstrümanı)

Güneş Diski

“E” Harfi

Altın Yay & Altın Ok

 

Lineer konuşmada ondan gelişigüzel bir şekilde Azazel olarak da bahsetmekte bir sakınca yoktur. Azazel Arapça kökenlidir. Hiyeratik isimler yukarıdadır ve çağırma gibi manevi işler için en iyi irtibatı sağlayacaktır.

 

AZAZEL aka ZAZEL, APOLLO (Yunanca; Parlayan Güneşin Tanrısı), Mithra (Roma), Mitra/Surya (Vedik Dönem), LUGUS/LUGH (İrlanda/Gal), SHAMASH (Babil), UTU (Sümer; Parlayan Bir),* SAMAS (Akad), BABBAR (Sümer), Aşur (Asur), ŞAMİYE (Hathra), SAMYAZA, SEMJAZA, SEMİHAZAH, SEMİHAZAH, (Birçok düşman edebiyatında görüldüğü gibi, Ortadoğu isimlerinden ve unvanlarından alınmıştır.)

Azazel Antik Dünyanın en popüler olmuş Tanrıların biridir. Uzun süredir itibarı olan ve en güçlü Tanrıdır. Kadim Uygarlıkların tüm halkları tarafından takip edilmiştir.

 

Lord Azazel uyum, heybet, güzellik, sanat ve yüksek maneviyat tanrısıdır. Güneş ile olan güçlü ilişkisi, önemine ve doğasına güçlü bir şekilde uyan bir ilkedir. Tüm tezahürlerinin altında, bir Adalet Tanrısı olmuştur. Karmik bir şekilde insanların hak edilen cezayı aldıklarından ve yine insanların hak ettiklerini kazandıklarından emin olmak için güçlü bir duruş sergiler.

Azazel insanlığa bir çok armağan verdi. Pek çok dilde, “Güneşin altında hiçbir şey gizli kalmaz” ifadesi hala hayatta. Tanrı’nın Sümerce Adı olan Utu, “Dünyada olan her şeyi” görebilmekle ve aynı zamanda insanlar arasındaki ilişkileri gözlemleyebilmekle tanınır. Antik Yunan’da, yasaların ve hukuk sistemlerinin vatandaşlara yanlış veya taciz edici olmaması için, Apollo’nun Kahinine danışılırdı.

 

Birçok Panteon’daki diğer birçok Pagan tanrısının yanı sıra, Antik Yunanlılar ve diğerleri tarafından  “Apollo” adı altında ibadet edildi. Apollo, göksel bir beden olarak gökyüzündeki Güneş’in özel Tanrısı değil, Güneş’in görkemini ve gücünü temsil eder. Göklerdeki kelimenin tam anlamıyla Güneş, Eski Yunanca’da Tanrı “Helios” dur. Helios, “Helios Apollo” ya da “Güneşin Apollo’sunda” olduğu gibi, Azazel’in büyük güçlerini ve yüksek manevi rütbesini belirtmek için bir unvan olarak da kullanılmıştır.

 

Apollo’nun güçleri çoktur, ancak sanat, müzik, tıp ve kehanet etrafında toplanmıştır. Kehanet, kişiye geçmişi, bugünü veya geleceği söyleme yeteneği veren tüm kehanet sanatlarını içeren çok ayrıntılı bir uygulamadır. Bu güçlerin her biri, çok fazla derinliğe ve analize sahiptir. Apollon gizemler ve bilgiler açısından çok zengin olduğundan, O’nun hakkında her şeyi açıklamak için bir ansiklopedi gerekir.

Mithra olarak, Romalılar zamanında, Roma’nın gizemlerinin hamisiydi. Orada yine, Güneş ile güçlü bir şekilde ilişkiliydi. Mithraism’de 7 inisiyasyon seviyesi vardı. Vedik literatüründe, yine Güneş ve yeminlerin tutulması ile güçlü bir şekilde ilişkili olan “Mitra” olarak adlandırıldı.

 

 

 

Roma Mithra sembolizminde, Azazel’in ışığı, yasaları verdiğini ve adanmışlara bir yardım eli olarak uzattığını görebiliriz. Apollo olarak onun sembolü, Python [aynı zamanda Kundalini/Yılan ile ilgili] sembolü, inisiye tarafından sağa işaret ediliyor.

Aynı tasvirde, Azazel burada bir elinde kılıcı tutan silahlı görünmektedir. Öte yandan, adanmışlar ile dostane bir şekilde iletişim kurar. Ayrıca bir dağın veya bulutun üzerindeymiş gibi görünen bir adanmışın Tanrı’nın yerine “yükseldiğini” görüyoruz.

İnisiyelerin giydiği Frig Başlığı, Mitra ayinlerinin çok önemli bir simgesidir. Bilincin açılmasını sembolize eder. Birçok tasvirinde olduğu gibi başının etrafında bir Halo ve bir Güneş Diski vardır.

Boğa’nın öldürülmesi birçok şeyin simgesidir. Günlük bir bakış açısıyla boğanın öldürülmesi, kişinin yaratıcı dürtüleri üzerindeki kontrolünün simgesidir. Soldaki yazıtta, Birliği [Mitra ve Boğa tarafından birleştirilmiş] simgeleyen Güneş ve Ay Tanrılarını da görüyoruz.

Apollon, güneş ışınları, ruhsal gücün parlaklığı ile güçlü bir şekilde ilişkilidir. Tanrı’ya verilen unvanlar çok sayıda, geniş , saygın ve onurlu olmuştur. Apollo olarak ona yüzlerce yüceltici sıfat verildi. “Müziğin Tanrısıdır”, müziğin gizli anlamı; gezegensel kürelerin müziği ya da yedi müziksel oktav tarafından temsil edilen varlığın üst seviyeleridir.

Daha derin gizemlerde Apollo, Simya Sanatlarının ve ruhun ışığının işleyişinin en bilge öğretmenidir. Apollo olarak, onun enstrümanı Lirdir ve hepsi 7 ana çakradan birine karşılık gelen Lirin yedi kordonunun her biri tarafından sembolize edilen dünyanın tüm boyutlarının bilgisini sembolize eder. Sonuç olarak, Azazel/Apollo, Eski Yunan Filozofu Plutarch tarafından lirik enstrümanlarını yaratan Hermes veya Thoth ile birlikte “müziğin mucidi” olarak adlandırılmıştır. İki Tanrı da güçlü bir dostluğa dayanan çok yakın bir ilişkiyi paylaşır. Apollo, mantraların ruha ve aynı zamanda gerçek müziğe doğru bir şekilde söylenmesi için bir sembolizm olan müzikle iyileşebilir. Bu tür “şarkılar”, Eski Yunanlılar tarafından “Pe-ans” olarak adlandırıldı.

 

Arındırıcı olan ayinleri, güneşin insan ruhunu arındırma gücüyle ilgiliydi.  Ek olarak, olağanüstü kehanet yeteneklerine sahip olduğu biliniyordu ve kendisi de bir üstat kahin olan bir Tanrı olarak geleceğe bakma veya kapsamlı kehanet güçleri armağan ediyor. Bu yetenekler, Tanrıların bilgisini kullanarak Ruhu ruhsal olarak arındırmaktan ve yükseltmekten gelir.

Önde gelen bir Yunan filozofu ve Pagan ilahiyatçısı olan Plutarch, “Delpic Epsilon’a İlişkin” adlı eserinde değerli Tanrımız hakkında şöyle yazar:

“Sevgili Apollon, hayatımızın sıkıntılarını iyileştirir, kendisine soracak herkese kehanetler vererek onları çözer, kendisi ise içimize yerleşir (hissiyat olarak kişiyi uyandırır) ve filozoflarda doğru bilgiye doğru soruları sormak için manevi özlemler uyandırır [ logos] . Bunu ruhumuzu gerçeğe açık hale getirerek yapar, diğer birçok şeyde [Tanrı ile ilgili] bariz olan bir şey, aynı zamanda E harfinin kendisini temsil etmesi için yaptığı seçimde de bariz olan bir şey.”

Delphi’deki Apollon tapınağına girip çıkarken söylenmesi gereken “E” harfinin telaffuzuydu. Bu tercihin seçimi, Tanrı’nın büyük bir gizemi olarak kabul edildi. Mektup tam olarak günümüzün “Hey” kelimesi gibi telaffuz edildi. İngilizce konuşanların yanı sıra diğer dilleri de konuşan insanlar arasında ortak bir selamlamadır. Ancak Antik Yunanca’da [Apollon Tapınağı’ndaki selamlama için kullanılan] “Ei” kelimesinin başka bir manevi anlamı vardı. “Gerçekten var olan” olarak tercüme edildi, “mevcut” gücünün yüce bir benzetmesidir. Mühründe de E harfi güçlü bir şekilde sembolize edilmiştir. E harfi ile şakağı arasındaki ilişki burada sikke üzerinde açıkça gösterilmiştir.

 

Delphi Tapınağı’nın girişinde bilgelik yazıtları vardı. Bunlardan üçü girişteydi.

 

Birincisi: “KENDİNİZİ BİLİN”: Tüm gizem okulları tarafından binlerce yıldır benimsenen çok önemli bir okült ifade. Apollo burada meditasyonun ve kendini tanımanın önemini anlatıyor. Kendini anlama olmadan, bilgelik yoktur.

 

İkincisi: “HİÇBİR ŞEY AŞIRI(OLMAMALI/YAPILMAMALI)”: Buradaki aşırılık, bir şeyin eksikliğinin her iki tarafında da dengesizlik ve uyum eksikliği veya uyumsuzluğa ve dolayısıyla hasara neden olan aşırı bolluk durumunu tanımlar. Bu “fazlalık” aynı zamanda ruhun dengesi için de bir şifredir.

 

Üçüncüsü: “[KESİN] SÖZ VER, SONRA FELAKET”: Bu ifade, “Yalancı güvencenin ardından felaket gelir” olarak tercüme edilir. Bu, üç ifadenin en şifreli olanıdır. Bu ifade, daha sonra felaket getirebilecek yanlış kesinlik (kesin olmayan şeyler ) konusunda aldanmaya karşı şiddetle uyarır. Kişinin kendini söylentilere veya yanlış ideallere “taahhüt etmemesi” konusunda uyarır. Ancak Hristiyanlar bu tavsiyeye kulak verirlerse …

Yeminlere dönersek, Mithra da Azazel’in diğer tüm isimleri gibi, yemin etme ve tutma yeteneği ile güçlü bir şekilde özdeşleşmiştir. Yeminler sadece gerçek yeminlerle değil, aynı zamanda Kadim Gizem okullarındaki sessizlik yeminleriyle de ilgilidir. İrlandalılar için Lugus olarak, aynı zamanda parlak canlılığın Tanrısı ve yeminlerin koruyucusuydu. Mitra ile Vedik kimliğindeki ilişkiler de aynıdır.

 

Bugün, Tanrılara yemin etmenin çok yaygın bir uygulaması, tüm doktorların [Apollo/Azazel’in iyileştirici güçleriyle açıkça ilişkilendirilen] Hipokrat Yemini’ni verdikleri Yemindir. Modern doktorların uygulamalarında yemin doğru ve bağlayıcıdır.

 

Modern “Demonoloji”de Apollo, “Apollyon” olarak iftiraya uğradı ve birçok “Grimoire”da bu şekilde görünüyor. Bu bir küfürdür ve Apollyon kelimesi “giden” veya “atılan” anlamına gelir. Bu imâ aynı zamanda İbranilerin her yıl Azazel’i lanetlemek için yaptıkları kan ritüellerinde uçurumdan “atılan” Azazel’in Keçisi ile bağlantılıdır. Apollo, yukarıda bahsedilen tüm olumlu şeyleri ifade ederken, “Apollyon” kelimesi Tanrı’ya küfür görevi görür. Apollon’un düşmanlarının üzerine çekirge laneti gönderdiği de biliniyordu ve düşmana ciddi zararlar veren üç İmparator Apollon’a sıkı sıkıya bağlıydı. Hristiyanlar bugüne kadar İncil’deki “Apollyon” figürünün “Şeytan’ın Astlarından” biri olduğunu ve Roma’ya hükmettiğini ve “Cehennemin Güçleri” tarafından kurulan imparatorluğa hükmettiğini de kabul ettikleri çok güçlü bir Tanrı olduğunu biliyorlar.

 

Düşmanın karalama metinlerinde bile, düşman tarafından “Büyük İsyan” anlamına gelen “Semihazah” unvanı verilen Azazel, düşmanın zulmüne karşı isyanı gerçekleştirmeleri için diğer Demonlar ile beraber yemin eder. Azazel sorumluluğu kendisinin alacağını söyler. Azazel, düşmanın bizi manen batırma adaletsizliğine karşı direndi. İnsanlığı düşmana karşı koruduğu için bu şekilde iftiraya uğradı.  Aynı şey, Apollon’un diğer Tanrıları savunmak için silah aldığı Gigantomachy’deki “Devler”e veya saf olmayan ruhlara karşı “Olimpiyatçıların” geri kalanına nasıl katıldığına da yansır.

 

Ne olursa olsun bu efsane, Apollon’un aslında ölümlü bir eşin üzerine “indiğini” ve ona bir oğul verdiğini, efsanede kadının adının “Coronis” olarak geçtiğini ortaya koymaktadır. “Coronis” Yunanca Taç anlamına gelir, yani bu bir alegoridir.

 

Tüm düşman kaynaklarında Azazel insanlığa yardım etmek için “inişinden” ötürü saldırıya maruz bırakıldı. Bunun çok, çok uzun zaman önce Tanrıların gelişiyle ilgisi var. Azazel’in daha sonra Asclepius adında bir Yarı-Tanrı olarak adlandırılan oğlu olduğunu bilmek önemlidir. Asklepios, modern tıbbın ve şifa sanatlarının babasıdır. Asklepios’un sembolü aynı zamanda babası Python’un da (Yılanın) sembolüdür.

 

Kutsanmış Tanrı’nın en ünlü öğrencisi ve “Oğlu” olarak kabul edilen, Tyana’nın “Apollonius”uydu. Mucize bir işçi ve Tanrı’ya ulaşan, aynı zamanda tam ölümsüzlüğe ulaşan bir adam olan Apollonius efsanesi üzerine ; Apollonius asla ölmedi. Apollonius’un tüm yazıları, öğretileri ve talimatları, daha sonra, çok sayıda sapıklık ve sahtecilikten sonra, “İsa” adlı var olmayan karaktere sahte bir şekilde akredite edildi. Bunlar, “Tanrı’nın Krallığı içeride” gibi öğretileri ve diğer okült ifadeleri içerir. Elbette bunlar o zamanın Gizem Okullarında da yaygın bir bilgiydi.

 

Apollonius’un Adı, “Apollon’un O” anlamına gelir, bu nedenle ona Tyana’nın “Apollonius’u” denmiştir. Azazel’in nezaketi ve iyiliği büyüktür ve takipçilerine bahşettiği armağanlar sayısızdır. Apollonius’un, bilgelik, kehanet yeteneği, tanrıya benzer kehanet seviyeleri gibi Apollo ile ilgili geniş güçlere ve aynı zamanda birçok başka güce sahip bir Tanrı olduğu şüphe götürmez bir şekilde biliniyordu. O, zamanın tüm Kadim Rahipleri tarafından bir Tanrı olarak kabul edildi. Herkes tarafından sevildi ve Roma, Orta Doğu, Uzak Doğu, Hindistan, Mısır ve Antik Yunanistan’da dolaştı. Öğretiler, manevi bilgiler verdi ve mistik bilgiye teşvik etti. Yaşayan bir “Tanrı” olarak selamlandı. Apollonius sıradan biriydi, ne kral ne de başka bir şeydi. Yine de, Apollo’ya olan yoğun sevgisi ve aşırı ruhsal çalışkanlığı,ona zamanla bilinen dünyanın tüm ihtişamını kazandırdı. İçinde tam anlamıyla Tanrı Apollon’un bir yönünün yaşadığı düşünülüyordu.

Apollonius, her türlü mucizeyi gerçekleştirebilen, Tanrıların ruhani seviyesine ulaştı. Hayatının sonlarına doğru, ruhsal olarak o kadar gelişmişti ki, ölüleri diriltebildiği ya da şu anda “Işınlanma” veya “İki Konum” dediğimiz şeyi yapabildiği söylenirdi. Bunlar, “İsa” aldatmacasının iddia ettiği “mucizeleri” çok aştı. Apollonius’un esrarengiz figürü herkes tarafından sevilirdi – nereye giderse gitsin insanlar onun vaazlarını dinlemek için akın ederdi ve herkesin hayranlığını kazanırdı.

 

Gittiği her yere şifa ve pozitiflik yaydı. Zamanın liderleri Apollonius’a ve onun muazzam bilgeliğine boyun eğdi, birçoğu onu bedenli bir tanrı olarak tanırken, bir çok lider ona mektuplar yazdı. Ona verdiği cevaplardan günümüze kalan parçalar var. Apollonius, düşman tarafından yakılıp yok edilen büyük bir yazılı bilgi hazinesi bıraktı.

 

Apollonius, Kilise tarafından “Şeytani Büyücü” olarak adlandırıldı ve şeytanlaştırıldı.

 

Zamanın Eski Paganları tarafından kelimenin tam anlamıyla taşlandığı ve “çarmıha gerildiği” bile iddia edilen İsa’nın yahudi aldatmacasının aksine, Apollonius’a gerçekten inanıldı ve sevildi. Apollonius’un sahip olduğu geniş etki nedeniyle, Hıristiyan Kilisesi, Apollonius’la ilgili tüm bilgileri ve sözleri yok etti. Hepsini ortadan kaldıramadığı yerde, iftiralar ile değiştirdi. Apollonius, Erken Hıristiyan Kilisesi tarafından “goetik bir sihirbaz” olarak adlandırıldı ve çok az insanın sahip olduğu bir şekilde karalandı ve iftiralar atıldı. Bu, onu Eski Halkın gerçek Tanrıları üzerinde yaptıklarından farklı olmayan bir karalama girişimiydi.

 

Kimse “İsa” ya da her neyse onu sevmedi – bu uydurma öykü, masumların kanı üzerinden yükseldi, çoğunlukla “onun adına” kan döken deli imparatorlarca yayıldı, ve tabii ki Tuvanalı Apollonius gibi gerçek “Mesihlere” iftiralar atılarak yapıldı. “İsa”nın imparatorluğunun üzerine kurulduğu tek şey kan.

 

Apollonius bir insan olarak iftiraya uğrayıp yerine “İsa” geçtiği gibi, Apollon da elbette düşman tarafından sonuna kadar iftiraya uğradı. Azazel bir unvan olarak yeniden adlandırıldı ve hâla İbraniler bugüne kadar ona karşı en özel nefreti ve kızgınlığı taşıyorlar.

 

Düşmanın Tanrı olarak adlandırdığı “Azazel” ismi iki ayrı kelimeye dayanmaktadır. Bu yalnızca bir unvandır ve Tanrı’nın gerçek Adı değildir. Bunlar Azaz ve EL idi. Düşman tarafından diğer Tanrıların isimleri gibi bu isim hakkında da çok sayıda küfürlü yorumlar yazılmıştır, ancak bunların anlamı günümüz Ortadoğu dillerinin Arapçasında bile açıktır.

 

“Azaz” kelimesi, “güç” veya “aşırı güç” ile ilgili anlamlarla ilgilidir. “EL” kelimesi basitçe “Tanrı” anlamına gelir, ancak genellikle “Işık” anlamına gelir. Ancak burada Tanrı ruhsal ışığın şifresidir. Bu iki kelimenin bir araya getirilmesi, Azazel’in aşırı gücünü ve ruhsal parlaklığını belirtmek içindir; “Onun Işığı’nın Gücü”. Azazel’in gücü ve yüksek rütbesi daha da açığa çıkar, çünkü düşman metinlerinin çoğu ondan “Kötülüğün Ordularının Lideri”, yani Tanrılar olarak bahseder. Pagan Pantheonun’da olduğu gibi, yüksek öneme sahip konumu, düşman tarafından da açıkça tanınıyor. Azazel’in adı düşman literatüründe “Tanrı’nın Güçlendirdiği” anlamına gelen “Azael” olarak da geçmektedir. Bu yine ışık için bir kod sözcüktür. “Göklerin Sırlarını”  ve ruhsal sırları insanlığa verdiği için de saldırıya uğrar.

 

Azazel kadar güçlü çok az demon vardır ve çok yüksek rütbelidir. Şeytan, Astarte, Beelzebul ve diğer tüm Tanrılara sadıktır. Ayrıca, bu hiyerarşide çok önemli olduğu, düşmanın saldırılarının çoğunu özellikle Azazel’e odaklandığı, çünkü onun üstün gücünü ve daha yüksek rütbesini ve aynı zamanda kaç tane Tanrı’nın onun altında geliştiğini biliyorlar. Başlarına “Azazel gelirse” işlerinin biteceğini bilirler.

 

Düşman, sadece bir “İblis”e indirgemek dışında, Azazel’in gücüne karşı saklanmaya çalışmakta o kadar ısrarlıdır ki, en önemli Dini Bayramlarından birini [Yom Kippur] doğrudan Tanrı Azazel’e saldırıya adamışlardır. Bu tarihlerde bir keçi ,ayinler, küfürler ve suistimallerin Abrahimikler tarafından yapıldığı bu tarihlerde vahşileştirilir. Keçi ölmek üzere ıssız bir yere bırakılır ya da yavaş , acılı bir ölüm olması için bir uçurumdan atılır. Keçinin sembolizmi, her iki Pagan kültürünün de simgesidir, ancak her yıl Abrahamikler tarafından gerçekleştirilen bu ritüel saldırıya ilişkin daha birçok şifreli mesaj vardır.

 

Apollon, dış dünyada çocukların korunmasını temsil eder ve çocukların ve onların eğitiminin koruyucusudur. Apollon, çocukların yetiştiricisi ve koruyucusu olduğu anlamına gelen “Apollo Kourothrophos” olarak adlandırıldı. O, onların yetişkinliğe erişmelerine yardımcı olan ve hayatlarının bu döneminde çocukları koruyan bir güç olarak kabul edildi. Buradaki “Çocuk” aynı zamanda meditasyondan doğan, giderek büyüyen ve aydınlanmaya veya olgunluğa ulaşan yeni ruh için bir kod kelimedir. Doğrusal dünyada, çocukları ve büyümelerini korur ve denetler, aynı zamanda tam yetişkin olmaları için eğitimlerini de korur.

 

İbrahimi barbar programlarının takipçileri, adaletten kaçmaya çalışmak için yukarıdaki nedenlerle yaparlar, kendilerini Azazel’in yargısından korumaya çalışmak için ritüeller uygularlar. Katolik Kilisesi’nin, Vatikan’ın ve İbranilerin tarihini ve onların bin yıllık reşit olmayanları ve reşit olmayanları cinsel istismara uğratma tarihlerini bilen okuyucuların, durumun neden böyle olduğunu düşünmesine bırakılmalıdır. Kuran’ın “peygamberi” Muhammed ve 9 yaşından küçük olan eşinin burada tanıklık edecekleri bir şey var.

 

Adı Sanskritçe’de “Ebedi Gerçek” anlamına geldiği için Şeytan nasıl lanetlenirse, Azazel de düşmanın Paganizmin kolektif ihtişamına ve Adalet odaklı doğasına muhalefetiyle lanetlenir. Düşman dinler kanunsuzluğu vaaz eder, suçları süresiz mazur görür, diğer yanağı çevirir vb.

 

Azazel aynı zamanda Adaletin de kurtarıcısıdır. Müritlerine ve halkına pek çok armağan bahşetse de, iş tanrıların düşmanlarına geldiğinde tam tersi olabiliyor. Çok karanlık felaketler getirebilir ve sevgi dolu yüzünde ne kadar parlak ve güzel olabilirse, düşmanlarına yaptığı lanetler o kadar karanlık ve kasvetli olabilir. Apollon’un lanetleme gücü, oklarını düşmanlarına fırlattığı yayı ile sembolize edildi. Platon’un çalışmasında Sokrates, bu gücü, düşmanlara büyük zarar verebilecek olan “Ok Atma” gücü olarak ifade eder. Apollon Tanrıların güçlü bir koruyucusudur, kötülüğün onlara ulaşmasını engeller.

Üstteki heykel, dünyanın gördüğü en büyük güzel sanat formlarından biridir. Adı “Apollo Belvedere” ve şu anda Vatikan’da bulunuyor. Vatikan bile, Tanrıların ve Kadimlerin sanat eserlerini çalmadan, var olmaya değer bir yapı olarak asla geçemezdi.

 

Apollon’un güzelliği o kadar geniştir ki, “Apollonian Body” tabiri hala estetik mükemmelliği anlatmak için kullanılan bir tabirdir. Apollo, erkek olmakla güzel bir zarafete sahip olmak arasında çok güçlü bir dengeyi temsil eder.

 

Apollon, Göksel Apollon’da olduğu gibi, düzenli olarak “Göksel” anlamına gelen “Uranios” olarak adlandırıldı. Manevi bir unvan dışında bu unvan da bu Tanrı’nın güzelliğine işaret etmektedir. Asırlardır Apollo, insan güzelliğinin ve mükemmelliğinin nihai türlerinden biri olarak kabul edildi.

Modern dünyamızda Apollo, biz insanlar için toplu olarak büyük bir ilham kaynağı olmaya devam ediyor. NASA  aya ulaşmak için en önemli görevinin adını Tanrı Apollon’dan almıştır. Aynı zamanda aya ilk başarılı iniş göreviydi. Apollon bu şekilde yıldızlı göğe ulaşmak dışında, ruhunda göğe ulaşmak isteyenler için hala bir ilham kaynağı olmaya devam etmektedir.

Bu Tanrı ile ruhsal birlikteliğe katılanlar, tüm gücün güçlü bir şekilde üzerlerinde parladığını göreceklerdir.

HAIL AZAZEL!!!

Kaynaklar:

1. Wikipedia, God UTU [Sumerian]

2. Wikipedia on Apollo https://en.wikipedia.org/wiki/Apollo – On the other hand, Apollo also encouraged founding new towns and establishment of civil constitution. He is associated with dominion over colonists. He was the giver of laws, and his oracles were consulted before setting laws in a city.

3. Luke Roman & Monica Roman, “Apollo”, Encyclopedia of Greek and Roman Mythology, 2010

4. HellenicGods.org – Apollo, https://www.hellenicgods.org/the-lyre-of-apollo

5. Ibid 4.

6. Utu as Helper and Rescuer, Section on Sumerian God Utu: https://www.encyclopedia.com/environmen … d-maps/utu

7. Plutarch, “In regards to the Greek Epsilon of Deplhi”

8. Ibid 7

9. From Wikipedia on the God Lugus – The exact etymology of Lugus is unknown and contested. The Proto-Celtic root of the name, *lug-, is generally believed to have been derived from one of several different roots, such as *leug- “black”, *leuǵ- “to break”, and *leugʰ- “to swear an oath”. It was once thought that the root may be derived from Proto-Indo-European *leuk- “to shine”, but there are difficulties with this etymology and few modern scholars accept it as being possible (notably because Proto-Indo-European *-k- never produced Proto-Celtic *-g-).

10. This source is of the enemy, where they casually attack the Gods, BEWARE: Christianity.com, “What Is the Apollyon?”, https://www.christianity.com/wiki/chris … llyon.html

11. Book of Enoch [warning, this material is of the enemy – foul and corrupted, but is given solely as reference]: And Semjâzâ, who was their leader, said unto them: ‘I fear ye will not indeed agree to do this deed, and I alone shall have to pay the penalty of a great sin. And they all answered him and said: ‘Let us all swear an oath, and all bind ourselves by mutual imprecations not to abandon this plan but to do this thing.’ Then sware they all together and bound themselves by mutual imprecations upon it. (Enoch 6:3-5)

12. Coronis (Wife Of Apollo), https://en.wikipedia.org/wiki/Coronis_(lover_of_Apollo)

13. “God On Earth: Apollonius of Tyana”, Kalogerakis Gerasimos, 2009

14. Rosemary Ellen Guiley, “Encyclopedia of Demons and Demonology”, page 20

15. Andrei Orlov, “Azazel as the Celestial Scapegoat”, excerpts from which are translated here: https://www.marquette.edu/maqom/azazelscapegoat.html The author of the article points to the book “Symbola Caelestis. Le symbolisme liturgique et paraliturgique dans le monde Chrétien”.

16. Encyclopedia Britannica, “Azazel” section. The source further elaborates: “After the high priest symbolically transferred all the sins of the Jewish people to the scapegoat, the goat destined “for Azazel” was driven into the wilderness and cast over a precipice to its death. Azazel was the personification of uncleanness and in later rabbinic writings was sometimes described as a fallen angel.” https://www.britannica.com/topic/Azazel

17. Wikipedia on Apollo https://en.wikipedia.org/wiki/Apollo : “As the protector of young (kourotrophos), Apollo is concerned with the health and education of children. He presided over their passage into adulthood.“

18. Plato’s Cratylus, Socrates to Ermogenes about Apollo

19. Pausanias, Description of Greece 6. 24. 6 : “Apollon Akesios (Healer): The meaning of the name would appear to be exactly the same as that of Alexikakos (Averter of Evil), the name current among the Athenians.”

 

42 thoughts on “Lord Azazel Güncel Sayfa Ve Hakkında Daha Fazla Bilgi”

  1. Esenlikler,
    31 Ekim Samhain’e denk geliyor ayrıca Ay gün boyu Başak’ta gözüküyor. O günde sağlık sorunlarıyla ilgili herhangi bir çalışma yapabileceğimiz de belirtilmiş. Şeker hastasıyım ve bunu biraz bile olsa düzene sokmak için (bu sorunu ortadan kaldırabilecek kadar gelişmiş bir ruhaniyete sahip değilim zamanla bunun için de uğraşacağım) çalışma yapmayı planlıyorum. Fiziksel açıdan güç için ya da daha iyi/güzel bir beden için de çalışma yapılabilir mi – eğer oluyorsa bunun için de rünler ile çalışacağım-
    Yorumu gönderirken aklıma geldi. Önceki atmış olduğum iki ileti sanırsam Spam olarak algılandı bu yüzden oradan kalma bir soru daha sormak istiyorum. Çin’de bulunan Türk Piramitleri hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

    1. Merhaba;
      Thurisaz ve Kenaz rünleri istediğin büyü için işine yarayacak rünler. Thurisaz fiziksel iyileşmede yardımcı olur. Kenaz rünü ise cinsel ve fiziksel çekicilik için kullanılabilir.
      Türk Piramitleri konusuna gelecek olursak Çin’in tarihinde yıkıcı ve korkutucu bir güç olarak geçiyoruz ve aynı zamanda yahudi kökenli liderleri içinde yüksek ihtimal spiritual bilgi bulunan piramitlerin gün yüzüne çıkmasını engel olmaya çalışıyor. Bu yüzden üstlerini bitki örtüleriyle kapatmaya çalışıyorlar. Fakat gerçek günyüzüne çıkacaktır.
      İyi günler.

  2. “çağırma gibi manevi işler için en iyi irtibatı sağlayacaktır. ” APOLON ismi çok hoş bence bi o kadar da kulağa hoş , şefkatli geliyor . İnsan söylerken bile içinde o enerjiyi hissediyor sanki .

    1. Merhaba;
      Benimde zor zamanlarımda iletişim kurduğum ve yardımını benden esirgemeyen bir tanrı. Enerjisi genelde yılanı bir anlığına hissetmenize neden olur. Eskiden çağrırken Azazel ismini kullanıyordum. Artık bende Apolon ismini kullancağım
      İyi günler.

      1. Esenlikler,
        O mükemmel birisi ve güç açısından fazlasıyla donanımlı . Bende rüyamda görmüştüm . Bana altın ışığın enerjisini yansıtıyor .Henüz lord apolon ile iletişimim olmadı ama aklımda ileriki zamanlarda böyle bir şey var .
        Iyi günler.

        1. Merhaba;
          Gelişmeye devam et. İstediğine ulaşman için elimden gelen desteği vermeye hazırım
          İyi günler.

          1. Çok naziksiniz ,şu an stabil durumdayım . Eğer benimde yapabileceğim bir şey olursa lütfen söyeyin . Bende elimden ne gelirse yapmaya hazırım .

          2. Teşekkürler siz de bir o kadar naziksiniz. Kendinize ve sağlığınıza dikkat etmeniz benim için yapabileceğiniz en iyi şey.
            İyi günler.

          3. Çok konuşmuş gibi olacağım üzgünüm . Sağlığım ne durumda bende bilmiyorum ama muhtemelen iyiyimdir . Sizde kendinize dikkat edin lütfen . Alakasız olacak ama daha önce hiç lord malphasl’la iletişim kurdunuz mu ?

          4. Merhaba;
            Ben şuana kadar Lord Azazel, Eligos , Frimost ve kendi gardiyan demonum ile iletişim kurdum.
            Dipnot : Pendul ile iletisim kuruyorum. Taşım kristal kuvars ve gümüş zincir kombinasyonu ile.
            İyi günler.

          5. Gerçekten o kadar kibar ve sevgi dolusunuz ki sizin gibi insanları gördükçe bu yoldaki sevgim, hayranlığım, bağlılığım ve isteğim artıyor. Açıkçası bu sitenin adminleri bu kadar içten olmasaydı bu kadar heycanla her yazıyı tekrar tekrar okuyabiliceğimi düşünmüyorum. Her geçen gün daha çok bağlanıyorum ve sayenizde çok şey öğreniyorum. Ne kadar saçma ve çocukça gelsede her birinizi kendi ailemden daha yakın görüyorum. İyi ki o gün arkadaşım bana spiritüel satanizmi araştırmamı önermişte sizi bulmuşum. Ona ve hepinize ne kadar teşekkür etsem az. Umarım biran önce savaşı kazanırız da yüz yüze görüşebiliceğimiz o günler gelir. Umarım tanışmaya zamanımız ve imkanımız olur lütfen çok zorunlu bir durum olmadıkça siteden ayrılmayın. Astral projeksiyonla falanda mı konuşamıyoruz? Ay ben çok duygusal oldum içim aşırı şefkatle doldu kesin regl olcam neyse iyi akşamlar kendinize iyi bakın.

          6. Merhaba ;
            Teşekkürler Arya sizden bu mesajları almak bizi mutlu ediyor. Tek amacımız Türk SS’lere hizmet etmek. Elbet bir gün görüşeceğiz bunu dert etme ve gelişimine odaklan. Ben bir süre olmayacağım lakin geri geleceğim. Geri döndüğümde seni çok daha güçlü bir SS olarak görmek istiyorum.
            İyi günler.

          7. Son yorumuna cevap veremediğim için buraya cevap veriyorum. Emin ol elimden gelenin en iyisini hatta daha fazlasını yapacağıma söz veriyorum. O günü sabırsızlıkla çektiğime emin olabilirsin. Umarım çabuk dönersin kendine iyi bak Zaryon.

          8. Merhaba;
            Bunu duymak sevindirici. Şimdi gitmiyorum henüz gitmeme var. Birikmiş soruların varsa hâla buradayım ve yanıtlayabilirim.
            İyi günler.

      2. Abi ama kişisel deneyimlerimizi paylaşmak onu astral boyutta degersizlestirecektir demiştiniz. Bana soylememenize üzüldüm.

        1. Merhaba;
          Herhangi bir meditasyonda nasıl hissetiğimi söylemedim. Hangi tanrılarla iletişim kurduğumu söylemem astral dengesizlik yaratmaz.
          İyi günler.

          1. Sorumu yanıtladığın için teşekür ederim zaryon . Kişisel deneyimleri anlatmak o etkiyi mi veriyordu akılsız kafam benim .

          2. Merhaba;
            Mümkün mertebe kişisel meditasyon, büyü ve gezengensel kare deneyimlerimizi başkalarıyla paylaşmamaya özen gösteriyoruz. Herkesin deneyimi kendine özeldir. Bu senin iyiliğin açısından daha iyi olur. Şöyle ki meditasyonda takıldığın bir nokta olur onu sorabilirsin bu problem yaratmaz. Bu yüzden dert etme
            İyi günler.

      3. Umarım ki sadece sınavların var diye gidiyorsundur başka bir sıkıntı yoktur. Sanal alemden ne kadar hissedilir bilmiyorum ama aşırı hoş bir enerjin var gibi hissettim bunu söylemeden geçemicektim kusura bakma. Bir kaç sorum var aslında şey ben öğrendiğim şeyi kaydetmeyi seviyorum telefonumda ne kadar güvende olur bilmediğim için onları not alıyorum. Demonların sigilleri ile birlikte her şeyini not alıyorum o sigilleri yazmam sorun olur mu ?defterimde bulunması sakıncalı mı ? pek öyle olduğunu düşünmesem de istemeyerek tanrılarımıza saygısızlık etmek istemem. Birde istemeden de olsa bazen bazı şeylere gülebiliyorum ama bunu isteyerek yapmıyorum. Gerek zorluklarla başa çıkma tarzım gerekse çocukluğum yüzünden yanlış anlaşılabilicek şeyler yapıyor olabilirim. Mesela daha adanmadan önce bir okula kaydımı aldırmak istemiştim. Ve istediğim okul beni hiçbir sebep yokken almamıştı (beni alması garantiydi). Oysaki o zaman tanrılara çok dua etmiştim o okula gitmek için çünkü kaçışım orasıydı eğer oraya gidersem yurtta kalabilirdim ve bütün zorlukları aşıp adanarak meditasyonlarımı yapabilirdim. Olmadı dediğim gibi garip bir durumdu. Çok sinirlendim baya ağladım ve şeytana hitaben fark etmeden yanlış kelimeler kullanmış olabilirim. Hakaret değil yanlış anlaşılmasın çocukluk yapıp “sana güvenmiştim, neden buna izin vermedin, neden yardımcı olmadın” gibi saçma salak şeyler söyledim. Şahsen şuan ki ben olsam kendi kendime kafamı duvara sürterek alev aldırırım bunları söyleyeceğime. Aşırı utanıyorum. Özür diledim hemde her aklıma geldiğinde ama ayinle değil. Sence ayin yapmam gerekiyor mu? çok müsait bir ortamım yok ama yapmam gerekiyorsa illaki bir şekilde yaparım. He birde sonuç olarak o okulun leş gibi bir yer olduğunu öğrendim. Yine “yanlışlıkla” garip şekilde nasıl alındı bilmiyorum ama kaydım farklı bir okula alındı. Burası en rahat olabiliceğim okul sanırım tek sorun pislami şeylerin çok fazla olması ki onu halledicem. Sende şimdi sorun varsa sor dedin ya içimi döktüm resmen şansımı çok zorluyorum kjbhkldsgjhklfsjgklh.

        1. Merhaba;
          Öncelikle iltifaflarınız için teşekkür ediyorum. O sizin kalbinizin güzelliği ne kadar teşekkür etsem az.
          Tanrılarımızın sigillerini çizmek ve not almak herhangi bir problem yaratmaz. Çünkü bende öyle yapıyorum. Saygısızlık edecek herhangi bir durum değil. Hatta not almak zihne kaydetmek açısından çok daha iyi.
          Astral düzlem ve fiziksel düzlem birbirinden bağımsız değildir. İki yapboz parçası gibi birbirinin içine geçer. Astral olarak istediğin kadar enerji gönderip o okula girmeyi iste fiziksel dünyada herhangi problem yaratacak bir durum varsa ( örneğin torpille girenler , daha yüksek puan alan bir kişi vb. bir durum ) gerçekleşmeyecektir. Bu nedenle bir maji yaptığında fiziksel olarakta hareket etmek zorundayız. Örnek vereyim iş bulmak için bir maji yaptığımızı varsayalım. Yüksek miktarda enerjiyi programladınız , yönlendirdiniz ve her şeyi kusursuz yaptınız. Ama iş aramak için dışarıya çıkmak veya başvurular yapmak yerine tüm gün oturdunuz. Hiç bir şey olmayacaktır. Çünkü astral düzlemde her şeyi kusursuz yapmış olsanızda fiziksel düzlemde hiçbir şey yapmadınız.
          Tanrılar bizi çeşitli şekillerde korur. Çünkü sizin için en iyi seçeneği bilirler. Çok girmek istediğiniz o okulun berbat bir yer çıkmasıda buna örnektir. İlk önce koruyup daha sonra gerçeği göstermişler. Bundan daha güzel bir şey olamaz. Tanrılar bize hayatın içinden konuşurlar.
          Bir anlık sinirle söylenen hakaretvari ithamlara herhangi bir tepki veya ceza vermezler. Çünkü onları bir anlık sinirle söylediğinizi bilirler. Bu nedenle ayin yapmanıza gerek yok. Kafanıza takabileceğiniz bir durum değil.
          Son olarak içini dökmen güzel. Her seferinde yeni bir bilgi öğreniyorsun. Aynı zamanda mutlu oluyorsun. Soru sormaktan veya bir şeyleri anlatmaktan çekinme
          İyi günler.

  3. Ortalama bir insan 4 aydan beri güç meditasyonları yapıyorsa şu anda sabah akşam meditasyon programı nasıl olur?Bir örnek verirsen güzel olur,ona göre bir yol izlemek istiyorum.Eğer çok altındaysam kendime çeki düzen vereceğim onun için diyorum

    1. Merhaba ;
      Ben ilk başladığımda sabahları aura temizleme , koruyucu aura , çakra döndürme , ardından gün içinde enerji seviyemin düşmemesi için 666 meditasyonu ve SATANAS yapıyordum. Akşamları tekrardan aura temizleme ve koruyucu aura , Tam çakra meditasyonu ve Raum meditasyonu yapıyordum. Yatmadan öncede kundalini yoga ve hatha yoga yapıyordum.
      Aslında bakış açın böyle olmamalı. Herkesin enerji seviyeleri ve kapasiteleri farklıdır. Aynı zamanda ayırabildikleri vakitlerde. Bu nedenle kendini nasıl rahat hissediyorsan öyle bir program hazırlamalısın. Geride kalmadın ileride de olmayacaksın. Herkes kendi zamanında yaşar bunu unutma.
      İyi günler.

  4. Esenlikler.

    Öncelikle harika bir yazı olmuş. Emeğiniz için kendi adıma teşekkür ederim. Bu yazıya “yakışmayacak” durumumu yazacağım.

    Ben yaklaşık 9 aydır dindar bir adama aşığım. Kendisi yaşça olarak da benden büyük. İş yerinde tanıştık. Kendisine aylardır platonik aşk besliyorum. Bu durum beni oldukça mutsuz ediyor. Sırf kendisiyle iletişimim olabilsin diye -kendisi kuran bilgisi veriyordu bazı personellere- Kuranı öğrenmek istediğimi söyledim. 24 yaşındayım ve bu zamana kadar Elifba yı bile bilmiyordum. Seküler bir aileden geldiğim için hayatımda Camiiye, Kuran kursuna gitmedim. Normal şartlarda dindarın enerjisinden iğrenirim. Hatta bu durum fiziksele geçer tokalaşınca ellerimi yıkarım. Ama ben bir şekilde kendimi bu adama kaptırdım. Gece gündüz onu düşünüyorum. 2 hafta önce şehir değişikliği yaptım. Uzaklaşınca unutacağımı düşündüm ama olmuyor neredeyse her gece ağlıyorum. Adanmış bir Satanist olarak kendime yakıştıramıyorum bu durumu. İyice derbeder oldum. Gecen hafta aradım kendisini en son 2 hafta önce yüz yüze buluşup vedalaşmıştık. Herneyse aradım Medleri yapamıyorum dedim. O da takıldığın yer olursa ara hatta canlı bağlantı da yapabiliriz dedi. Her pazar canlı bağlantı yapabiliriz dedi. Bütün hafta bu günü bekledim ona yazdım ama hala cevap vermedi. Mesela ona kendimi unutturmamak için her Cuma, Cuma mesajı atıyorum. Böyle görselli olanlardan o da latiflik yapıp aynı şekilde görselli mesaj atıyor. Bu cuma atmadı mesela çok üzüldüm. Görüldü bırakması bile bütün günümü boktan bir halde geçirmeme neden oldu. Aynı şekilde geçen hafta ben yazmadan O mevlüt mesajı attı çok mutlu hissettim. Bütün günümü aptal bir gülümsemeyle sürekli o mesaja bakarak geçirdim. Yani bir şeyler var anlam veremediğim. Onun yanındayken ruhumdaki boşlukların sevgiyle dolduğunu hissediyorum. Öyle mutlu oluyorum ki uzaklaştıkça üzülüyorum. Son zamanlarda başka ile geldim geleli yüreğim yanıyor. Her gün aklımda. Sizce ne yapabilirim? Bu durumun sebebi ne olabilir?

    Yunan SS sitesinde birine anlamsızca aşırı sevgi ya da nefret duymanın kökeninin önceki hayata dayandığı söylenmişti yazar tarafından. Sizce onunla geçmiş hayatta bir bağlantımız olabilir mi? Çünkü ben onu ilk gördüğümde etkilendim. Bende onun dikkatini çekmiştim iş başvurunda ilgili davrandı farkettim. Yani unutmak istiyorum bir yandan bir yandan da onun yanımda olmasını istiyorum. Sizce ne yapmalıyım?

    1. Merhaba;
      Anlattıklarınız gerçekten hoş bir durum değil. Sizi üzmek istemem ama bir SS’e yakışır bir davranışta değil.
      Fakat tam tersini düşündünüz mü ? Hiç bir sebep yokken bu adama neden aşık oldum ? Acaba bu adam bana büyü mü yaptı ? Müslümanlarda böyle iğrenç şeyler yoğunluktadır. Normalde elde edemeyeceği kişileri iğrenç büyülerine alet ederek elde etmeye çalışırlar. Yüksek ihtimal sizin albenizi ve güzelliğinizi görüp böyle bir şey yapma gereği duydu. Çünkü asil bir SS’in bir islamciya bakmayacağını herkes bilir. Bunun dışında düşman sizi öğretiden uzaklaştırmak için farklı yollarla saldırır. Bu yolda onlardan bir tanesi. Fark ettiyseniz bilinciniz bunu reddediyor ve bu mesajı yazma gereği duyuyorsunuz.Yunan mitlerinde geçen olay Kral/Kraliçe meditasyonu ile ilgilidir. Ruhun eril ve dişil tarafının dengede tek bir bedende olmasını ifade eder.
      Tavsiyelerim şu şekilde :
      1) Aura temizleme çalışmasıyla çakralarınızı ve auranızı temizleyin. Ardından x111 kez Surya titretin. Koruyucu auranıza mavi satanik enerjileri çektiğinizi ve tüm vücudunuzu ruhunuzu sardığını imaje ederek şu afirmasyonu inançla 9 kez söyleyin : Mavi satanik enerjiler tüm ruhumu , auramı , çakralarımı ve vücüdumu negatif enerjilerden ve büyülerden temizliyor. Ardından rahatlayın ve biraz dinlenin
      2) Şeytan Baba’ya Standart ayin yapın ve durumu anlatın. Size mutlaka hayatın içinden bir geri dönüş olacaktır veya rüyalarınızdan. Elbet bir şekilde size geri dönüşü olacaktır. Sadece içtenliklr bu durumdan rahatsız olduğunuzu dile getirin ve yardım isteyin.
      3) İstenmeyen kişileri auranızdan koparmak için bir çalışma mevcut. Tekrar belirtmek istiyorum bilinciniz/ruhunuzun bu durumdan hoşnut olmadığı aşikâr lütfen ona göre hareket edin. 11 Kasımda özgürlük vb çalışmalar için iyi bir zaman. 11 Kasımda başlayabilirsiniz bu çalışmaya
      https://spirituelsatanizm.org/istenmeyenleri-auradan-koparma/

      Lütfen gelişmelerden haberdar edin.
      İyi günler.

      1. adam büyü yapmışsa islamdan çıkmıştur. Çünkü islamda büyü yasaktır bakara/102
        Müslümanlarda böyle iğrenç şeyler yoğunluktadır. Normalde elde edemeyeceği kişileri iğrenç büyülerine alet ederek elde etmeye çalışırlar.
        Büyü yaparak birisini aşık etmek ne zamandan beri iğrenç şey ? müslümanların yaptığı büyü tarzından bahsediyorsanız ayrı

        1. Merhaba;
          Onlar için mühim olan dinden çıkıp çıkmamaları değil kendi isteklerini elde edip edememeleridir.
          Büyü konusuna gelecek olursak bizim yaptığımız aşk majisi onlarınkinden farklı işler. Temel farklılıklar olarak
          1) Onların büyülerinde adet kanı , çeşitli hayvan uzuvları ve daha bir çok iğrenç şey bulunur. Bizim büyü sistemimizde böyle şeyler yoktur.Kişi kendi enerjisini ve evrendeki enerjiyi programlayarak yönlendirir. Başka canlılara zarae vermez veya iğrenç teknikler kullanmaz.
          2) Büyü yapılan kişi psikolojik olarak bitmeye başlar. Parazitler tüm hayatını abluka altına almaya başlar ve şiddetli psikoza sebep olur.
          Bizim yaptığımız büyü sisteminde ise süreç tamamen doğal enerjiler üzerine kuruludur. Yıkıcı enerjiler yerine yapıcı enerjiler kullanılır. KİŞİNİN İRADESİ ELİNDEN ALINMAZ. Sadece sizin hal ve hareketlerinizden hoşlanmaya başlar. Kişiye daha sempatik , yakışıklı , çekici görunmeye başlarsınız.
          3) Düşman büyü sisteminde büyü yapan kişide herhangi bir tepki olmazken büyü yapılan kişi aşkından delirmeye kendini yiyip bitirmeye başlar. Bizim yaptığımız büyü sisteminde ise büyü yapan kişide yapılan kişiye aşık olmaya başlar. Çünkü evrenin doğası gereği aralarında çekim kuvveti olur.
          Umarım bizim büyü sistemimizin ne kadar güzel onlarınınkinin ne kadar iğrenç olduğunu anlatabilmişimdir.
          İyi günler.

    2. Öncelikle merhaba, buna cevap verecek yetkide biri olduğumu düşünmüyorum ama sizinle aynı durumu yaşamış bir kadın olarak size cevap vermek istedim. Benimki de aşırı dindar ve iğrenç bir insandı onu her gördüğümde kendimden ve ondan iğreniyordum. Çünkü gerçekten adanmadan önce bile onu kendime asla yakıştıramıyordum. Adandıktan sonra daha fazla utanmaya başladım. Ne olursa olsun aklımdan çıkmıyordu bir şekilde kendime aşık etmek istiyordum ama bunun doğru olmadığını biliyordum içten içe gerçekten ondan iğreniyor ve nefret ediyordum. Bir gün oturdum ve düşündüm ben neden böyle hissediyorum? Böyle hastalıklı duygularım neden var? Bunu gerçekten istiyor muyum? Hayır istemiyordum. Sevdiğimi sanıyordum. Ama düşününce anladım ki onu sevmiyorum. Bazı yaşadıklarımız fark etmesek de içimizde yer edinir. Baba sevgisi görmediysen ya da şefkati her neyse artık kendinden yaşça büyük birisini seversin klasik daddy issues. Belki de sende de bu boşluk var kendi baban çok sorunlu bir insandı belki sana sevgi göstermedi. Sende bunu başkalarında aradın normal olarak. Onun seni koruyacağını ve koşulsuz sevebiliceğini düşünüyor olabilirsin sanki aptal yahudi kölesi pislamcı erkekler sevdiklerine karşı çok sadık ve merhametli geliyor olabilir ama öyle değil. Sana tavsiyem kardeşim bir defter hazırla onunla ilgili her şeyi içine yaz söz, şarkı, anı fark etmez. Sonra da onu yak. Unutma ki yaptığın gerçek ve “Asil” bir SS’ye yakışıcak şeyler değil. Bir SS ve bir yahudi köpeğinin aşk “masalı” sadece o köle ruhlu aptalların rüyalarında olur.

  5. Abaddon’un apolyon olduğu yazıyor bu arada düzeltme yapar mısınız ?
    Ve zaryon pandul kullanırken ben çok fazla placebo yaşadım sende yaşadın mı ve sarkaç cidden çok kişinin kendi zihnin istediği cevabı verebiliyor tabi sen bu konuda daha deneyimlisindir ama bununla nasıl basa çıktığını öğrenmek istiyorum

    1. Merhaba;
      Öncelikle düzeltme için teşekkürler. En yakın zamanda düzelteceğim.
      Dediğiniz gibi pendul yanıltmaya çok müsait bir satanik gereçtir.Çünkü ne düşünürsek ve arzu edersek ona göre cevap verebiliyor ve bu dinden çıkmaya kadar gidebilecek ağırlıkta bir durum. Bir SS tanrılarımızdan birini çağırıp sorular yöneltirse ve soru sorduğunda kendi zihninden geçeni pendul yansıtırsa ardından gelişen olaylar pendulun verdiği cevaptan bağımsız olur. Ardından kişi cevapları yanlış aldığı için tanrıları inkâr eder ve öğretiyi terk eder. Ben bunun üstesinden gelmek için 1 sene boyunca aralıksız boşluk meditasyonu yapıp düşüncelerimden kurtulmayı öğrendim. 20 dakikadan fazla bir şey düşünmeden durabiliyorum. Bu bir tanrımızı çağırıp soru yöneltirken doğru cevaplar bulmamdaki en büyük etken. Bunun dışında parazitler/düşman enerjileri her zaman pendulu yanıltmak için bir köşede bekliyor olacaklardır. Bu yüzden pendula sorular sormadan önce aura temizleme yaparım. Pendulu ve odamı mavi satanik enerjiyle doldururum. Her şeyden emin olduktan sonra soruları sorarım. Soruları sorarken cevabın netliğinden emin olmak için birkaç kez aynı soruyu tekrarlayıp aynı cevabı alıp/almadığıma bakarım. Yanıtlar çelişirse soru sormayı bırakırım. Daha uygun bir vakitte tekrar denerim.
      Bunlar verebileceğim en net tavsiyeler.
      İyi günler.

  6. “Azazel kadar güçlü çok az İblis vardır ve çok yüksek rütbelidir. Şeytan, Astarte, Beelzebul ve diğer tüm Tanrılara sadıktır.”

    İblis kelimesinin arapça Lord Şeytan’ın ismi olduğunu okumuştum bir yorumda ya da forumlarda. Genelde Demonlar’a Şeytanlar diyerek bilgiyi yozlaştırmaya çalışıyorlar ya, İblis ismide burada yanlış mı kullanıldı diye sormak istedim?

    1. Merhaba;
      Geri bildiriminiz için çok teşekkür ederim. Düzeltildi.
      İyi günler.

      1. Rica ederim, her zaman.

        Bu arada sarkaçla ilgili iki sorum var. Bilginiz varsa öğrenmek isterim. Sarkaça soru sorduğumuzda sorunun cevabını veren kimdir? Yani hiç bir Tanrı davetinde bulunmadık. Diyelim ki şunu sordum “Yarın kar yağacak mı?” Bu sorunun cevabını veren gelişmiş bir 3.göz müdür yoksa bir şekilde sarkaç kendi enerjilerimizden faydalanarak eterle iletişim halinde ve olasılıksal olarak bir cevap mı veriyor? Çalışma mekanizması nedir tam olarak kısaca. Biraz garip bir soru ama umarım anlatabilmişimdir.

        Ve sarkacı elinde sabit tutamayan biri. Nasıl sarkaçla çalışabilir?

        1. Merhaba;
          Bir tanrı davet edip soru sormadığınız sürece cevabı veren bilinçaltınızdır. Örneğin çok istediğiniz bir şeye sahip olacak mıyım diye bir soru sorduğunuzda cevap %99 ihtimalle evet olacaktır. Çünkü siz bilinçaltınızda bunu çok istiyorsunuz. Bunun dışında 3. Gözü oldukça gelişmiş kişiler evren/eter ile iletişime geçerek gelecekteki cevabı alabilir.
          Sarkac elinde sabit tutamıyorsa başka yöntemler denemesi daha mantıklıdır. Çünkü sizden sarkaca enerji akışı olmadan sarkaç hareket edemez. Sabit tutamıyorsa ve eli titriyorsa yanlış cevap alması muhtemeldir. Sarkacın kendi enerjisi yoktur.Sarkacı tutan el sizin enerjinizle sarkaç arasında köprü görevi görür.
          İyi günler

  7. Esenlikler.Aynısı Lord Asmodeus hakkında gelecek mi? Ben adanalı çok olmadı ancak adanmadan öncede kendime Spritüel Satanist diyordum.Nedenini bilmiyorum ama kendimi satanist gördüğüm zamanlardan beri.Lord Asmodeus’a büyük bir yakınlık hissediyorum.Nedeni ne olabilir

    1. Esenlikler,

      Lord Asmodeus hakkında bir yazı yok. İleride Yüksek Rahip Kobra yazarsa (ki tüm Demonlar için yazacağını belirtmişti), biz de çevirir ve sizlerin kullanımına sunarız elbette.

      Yakınlık hissetmenin bir çok sebebi olabilir. Onun yönettiği şeyler ve ruhundaki elementler, sana hitap edebilir ve ruhani bir ilgi duyulabilir. Bunu açıklamak biraz zor. “Elektrik uyuşması/elektrik almak” deyimi eskiden popülerdi; hoş görünmek, sempatik gelmek, uyuşmak anlamlarında. Daha ruhani bir boyutta elektrik alma ve sempati duyma olabilir bu yüzden, ya da geçmiş hayatlarda kurulmuş bir iletişiminiz olabilir.

      İyi akşamlar.

  8. Merhabalar;

    Bir tanrının farklı coğrafyalarda farklı isimlerle anılmasının sebebi nedir? Örneğin Azazel neden her yerde Azazel olarak bilinmek yerine Yunanlarda Apollo, Babillerde Shamas olarak biliniyor?

    Beelzebub, Astaroth ve diğer birçok tanrı için de geçerli. Şeytan baba için de.

    1. Merhaba;
      Bunun asıl sebebi zaman , dil ve kültürel yapı. Eski zamanlarda çoğu uygarlığın kendi alfabesi ve dili vardı. Şimdiki gibi evrensel bir dil yoktu. Örneğin ingilizce gibi. Bunun dışında alfabedeki ve dillerdeki karşılıklar farklı olabiliyordu. Bir dildeki kelime diğer dilde hakaret kabul edilebiliyor. Örneğin Türkçe iş adamı – Azerice pezeveng gibi.
      Bunlar dışında her uygarlık farklı şekilde isimler ve tanımlar atfetmiştir. Örneğin Lord Azazel’e bir uygarlık Güneş tanrısı derken diğer uygarlık güzelliğin tanrısı olarak atfetmiştir. Tanımlar değişirse isimlerde değişir.
      İyi günler.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *