Irklar Arası Cinsel İlişkinin Nesi Var?

Tüm Okuyucularımıza Esenlikler.

Şunu fark ettik ki birçok okuyucumuz, Satanist olsa da olmasa da farklı ırktan insanların evlenip çocuk yapmasının ne denli ciddi bir problem olduğunu objektif açıdan kavramakta belirli problemler yaşıyor.

Gerek “ama bu faşistlik!!1!” diyenler olsun, gerek “siz ırkçılık yapıyorsunuz” diyenler olsun – ki bu en popüler “argümandır”, içinin ne denli boş ve gerçeğe uymadığını birazdan hep birlikte göreceğiz – ve gerekse de “bu bana uymaz” diyenler olsun birçok itirazla karşılaştık. Bilmenizi isteriz ki bu durum sizlerin isteyeceği veya istemeyeceği bir şeyden ziyade doğanın kendi düzenine ait kurallarıyla alakalıdır ve eğer bu kuralların dışarısına çıkarsanız bu ilk olarak kendinize, ikinci olarak bizzat insanlığa ve üçüncü olarak ise direkt Tanrı/Tanrıçalara yapabileceğiniz en büyük yanlış olur. Satanizm’de birey mutluluğu elzemdir. Bizler de tam bu yüzden insanlarımızın ırk karıştırma konusunun gerçekte ne olduğunu anlamasını istiyoruz.

Melez bireyler mental eksiklik, fonksiyonel bozukluk, sağlık problemleri ve benzeri sorunlara melez olmayan insanlardan çok daha yatkındır. Ortaya çıkan genetik uyuşmazlık sonucu meydana gelen bu problemler aynı şekilde hayvanlar aleminde de görülüyor. Ki kendini “hümanist” sanan komünistler ne kadar aksini düşünse de, insan türü olarak iyisiyle, kötüsüyle hayvanlar alemindeyiz ve doğal kanunların üzerine değiliz. Burada anlattığımız şeyler kişisel görüşten, insanları üzme denemesinden, “nefrete teşvik etme” girişimlerinden ziyade sadece Doğal Kanunlardır.

İnsanlar bizleri bu konuda genellikle kalpsiz olmaktan dolayı suçluyor ve kendi yaptıklarının “””iyi olan””” olduğunu düşünüyorlar. Peki o halde melez çocukların sosyal açıdan güçsüz olmasına, düşük özsaygıya sahip olmasına ve sigara ile alkole yatkın olmasına ne diyeceksiniz?

http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1448064/

“Eşitlikçi”, “özgürlük savaşçısı”, “amor vincit omnia”cılar kendilerine ne diyorsa ocu olma hayallerine kapılıp bu fikirler tarafından hem zehirlenmek, hem de bu zehir dolu kupayı başkalarına tutmak, bir bireyin hem kendine, hem başkalarına yapabileceği en kötü, en melun beyin yıkama biçimlerinden biridir.

”Eşitlikçi” medya istediği kadar ırklar arası cinsel ilişkiyi ve melez çocuklar dünyaya getirmeyi insanlara baskılayabilir, gerçek gün gibi ortada ve bunun ne denli ağır bir tehlikeli olduğu bilimsel açıklamalarla çok rahatça görülüyor. Peki özellikle hangi ırkın ırklar arası ilişkiyi medyada pohpohladığını tahmin edebilir misiniz?

 

 

Evet, doğru tahmin ettiniz!

İkinci görsel 18 yaşından küçük okuyucularımız için uygunsuz olabilir (tabii aslında her yaş için uygunsuz).  Dolayısıyla 18 yaşından küçük okuyucularımızın yalnızca bilgi kısmını almasını tavsiye ediyoruz.

Ayrıyeten bazı güruhlar “E çocuk hem beyaz, hem de siyahi özelliklerini alıyor yea. O şekilde çok daha sağlıklı oluyormuş!” şeklindeki asılsız iddiaya karşın verilebilecek en afili cevap yine bilimsel kaynaklardır.

https://en.metapedia.org/wiki/Effects_of_race_mixing

Buyurun. Irk karıştırmanın tüm teorik, medikal ve sosyal anlamdaki tehlikelerine dair bilgilere yukarıdaki linkten ulaşabilirsiniz.  Günümüzde “sevgi dolu”, “modern” olduğu gerekçesiyle ırklar arası ilişkiyi savunmak ancak “O kadar “””meleğim””” ki doğaya uymayan bir şekilde iki farklı ırkın birbirine atlamasına izin veriyorum, ama doğacak olan çocukların sağlık bozukluklarına, güçsüz sosyal becerilere, stres problemlerine, bağımlılıklara, düşük özsaygıya ve daha birçok farklı problemi yaşayacağını bilmeme rağmen hiç ama hiç umursamıyorum.” demek kadar barışçıldır.

Mental açıdan ortaya çıkan problemler de sosyolojik ve psikolojik açıdan ortaya çıkan problemlerden hiç farklı değil. İşin acı tarafı; ırk karıştırmayla alakalı araştırmaların özellikle de pozitif bilimlere dayanan kısmı ne yazık ki çok daha çirkin. En basitinden siyah/beyaz karışımı çocukların, iki ebeveyninin de beyaz ve iki ebeveyninin de siyah olan çocuklara nazaran karar verme becerilerinin daha güçsüz olduğuna dair araştırmayı okuyabilirsiniz:

http://www.nber.org/papers/w14192

“Pis faşistler, sizler aslında bütün bu doğal gerçekleri sadece katliam yapmak isteyen nazililer olduğunuz için kullanıyorsunuz, Hitler’in kendisi bile kumral olsa içten içe sarışın ve mavi gözlü olmayan herkesi öldürmek istiyorsunuz ve melez çocukları da barıştan tamamen yoksun olduğunuz için istemiyorsunuz! Bilimsel araştırmalar umurumda değil!”

O halde madem insanların ölmesini isteyen bizsek, bu itirazları öne sürenler ölü doğan bebekleri olma olasılığının çok daha yüksek olmasına ne diyecek? https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/15994621

Hazır lafı açmışken, siyahi/beyaz karışımı bebeklerin beyaz bebeklere oranla daha çok sağlık sorunları yaşadığına dair kaynağı da okuyabilirsiniz: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2867623/

Melez bireylerin belirli organ bağışları alamadığını da es geçmemek gerekir, ki ırk karıştırmayı savunan herhangi bir birey onca “””barışçı””” laftan sonra melez bir bireyi hayatının son saniyelerini yaşarken ve istediği organ bağışını uyuşmazlık dolayısıyla alamazken gördüğünde kendini “barış yanlısı” olduğuna inandırmak için neler yapardı bilemiyoruz.

http://content.time.com/time/health/article/

Beyaz/Asyalı karışımı çocukların normal Asyalılara nazaran iki kat daha fazla psikolojik bozukluk ve akıl hastalığına sahip olma yüzdesini de belirterek yazıyı sonlandırıyoruz; bize “manyak” diyenler gerçekten “manyak” nesiller yaratmak isterse ne yapacakları belli:

http://news.ucdavis.edu/search/news_detail.lasso?id=8732

O “zeki Asyalı” genlerinin bedeli akıl hastalığı mı olacak? “Kazanacağınız” her IQ puanının bedeli olarak yüzde kaç şizofreni riskini kabul ederdiniz? Rain Man’ler yaratma niyetine A Beautiful Mind’lara imza atmayın.

Sanılanın aksine doğru ve “iyimser” sanılan birçok kalıplaşmış düşünce yapısı en nihayetinde konu bilimsel araştırmalar olduğunda doğru olduğu sonucuna erişmiyor.

“Irklar Arası Cinsel İlişkinin Nesi Var?” hakkında 29 yorum var

    1. Esenlikler,

      Daha fazla meditasyon, daha fazla yoga, ruhani ilerleme, Kundalini’yi uyandırma ve yükseltme. “Saflaşma” zaten otomatik olan bir şey, kişisel olarak bir oynama yapmanıza gerek yok. İnsan ruhani olarak ilerledikçe her açıdan ve her boyutta en “saf”, en “olması gerektiği”, Şeytan’ın bizi yarattığı modele döner. Zaten bunun en nihai noktası da, Şeytan’ın bizim için planladığı gibi Tanrılığa ulaşmaktır. Bunun potansiyeli de genlerimizde, diğer şeyler gibi. Hem ruhani, hem de fiziksel bir olay yani.

      İyi günler.

  1. keşke bu yazıda eşcinseller arasındaki ırk karıştırmanın zararlarınada değinseydiniz yorumlarda bi çok kez değinmişsiniz lakin çoğu kişi yorumları okumuyor.
    yazıya bu konu hakkında bi ekleme yaparsanız güzel olur

    1. Esenlikler,

      Bu yazı bu konunun başlangıcı ve sonu niteliğinde değildir, konuya giriş tadındadır. İşin ruhani kısmına, etik kısmına daha detaylıca girileceği için her konuyu henüz burada işlemedik. Ama daha önce bu konuyu çokça açıkladığımız gibi, homo/bi/transseksüel kardeşlerimiz de bizimle aynı trende. Seksin ruhani bir eylem olduğunu bilenler, “ama çocuk yapmıyoruz ki yaa” argümanıyla sıvışamayacaklarını da bilirler.

      Yine de haklısınız, gelecek yazılarda ayrıca değinilmeyi hak eden bir konu elbette.

      İyi günler.

  2. Türkiye’de saf kan Türk var mı ki? Ben kendim göçmen bir soydanım ve genlerimde birden fazla ırk geni taşidigima biraz eminim denebilir. Dedigim gibi gunumuzde bir irkin safkan uyesi batakliktaki elmastir. Wikipedia’ya gore dahi seviyesinde iq puanina sahibim, aralarinda en yuksek bagimlilik yapici olarak gecen uyusturucularda olmak uzere cok cesit uyusturucu kullandim gecmisimde ve sigara da alkolde dahil olmak uzere hicbiri en ufak bir bagimlilik yaratamadi. Hayatim boyunca gripte dahil gecirdigim hastalik bir vucudun parmak sayisini gecemez. Anliyacaginiz bagisiklik sistemim cok yuksek. Bilimsel alanlara yatkinligimin yaninda spordada normalin ustunde basariya sahip, atletik bir insanim. Sosyal iliskilerim cok gucludur. Şimdi ben istisnaysam istisnalar kaideyi bozmas diyebilirsiniz ama bu doga kanunlari dediginiz kanunlar benim gibi istisnalari nasil acikliyor. Ben safkan bir insanin bendeki ozellikleri tasiyabilecegini dusunmuyorum.

    Bu arada sordugum makale oluyor cok iyi 😎

    1. Esenlikler,

      Düşünmemeye devam edebilirsiniz.

      İstisnalık bir durum yok, ama ne kadar süre böyle devam edebileceğinizi düşünüyorsunuz? Zaten halihazırda halâ uyuşturucu kullanıyorsanız (“””bağımlı””” olun olmayın, “””düzenli””” olsun ya da olmasın) hayatınız eninde sonunda gözlerinizin önünde dağılacaktır. Kullanmıyorsanız iyi, tebrikler. O zaman sağlığınızın ve mutluluğunuzun devamını dilerim.

      Ama her halükarda kendinizi melez diye tanımlandırmanız çok yanlış olur. %100 safkan olmamak, “tam bir melez” olduğunuz anlamına gelmiyor. Çoğu insan sizin durumunuzda zaten, dediğiniz gibi tamamen safkan insan nispeten daha az. Ama bunun bir önemi yok, çünkü ruhani pratikler zaten hem ruhu, hem de genleri arındırır. Yani sonunda kişi tamamen safkan bir birey olur.

      Devam edecek olursak, evet, çok başarılı ve mutlu melez insanlar da var, ve büyük ihtimalle sizin aksinize cidden melez diye tanımlayabileceğimiz kişiler. Ama bu, melez oldukları için değil, melez olmalarına rağmendir. Bilimde yatkınsanız bilimsel yöntemin, istatistiğin, mantığın da farkındasınızdır. Sayılar yalan söylemez. Bir insanın bir kolu eksikse yine de atletik, başarılı, mutlu, güçlü olabilir, değil mi? Ama bu, kolu olmadığı için değil, kolu olmamasına rağmendir. Aynı mantık.

      Ki tekrar altını çizeyim, buradaki hiçbirimiz “kaderimize” mahkum değiliz. Ruhani disiplinler insanı hayatın her alanında evrimleştirir, o yüzden doğum şartları ne olursa olsun her Centil Tanrısal potansiyele sahiptir. Genlerinizin durumunu çok takmanıza gerek yok, gelecek nesillere iyi bir miras bırakın ve kendiniz üzerinde de iyi çalışın yeter.

      İyi günler.

      1. Yazının neresinde kendime melez demişim aradım ama bulamadım. Safkan olmadigim kesin. Soy agacimda gecmiste gercekten melez cocuklar, iki farkli irkin birlesmesi olmustur, cunku cunku gocmen insanlar icin bu cok dogal bir durum. Ama istatistiklerin gosterdigi gibi bir felaket yasanmamış ki günümüzde en yakin ornek olarak ben saglikliyim. Bazı konularda yoeumlarda girdugum kadariyla bilimsel makalelerden sizin dediklerinize ters ornekler gosterilince bunu dusmanin oyunlarina baglayip yalanliyorsunuz fakat sizin dediklerinizi dogrular nitelikte olunca cekinmeden onumuze sunuyorsunuz. Durust olalim lutfen, irklar arasi iliskinin uzerine ozellikle durulmasi gercekten ozellikle durulmasi dogacak cocuklarin sagligini bu kadar kafaya taktiginiz icin mi? Cok ciddi bir tabu olarak gosteriliyor, doga kanunlarina ayri, gelecekte kesinlikle yasa disi vesaire. O zaman magdem saglik bu kadar ciddi sizin icin irklar arasi iliskiden daha buyuk problemler var. Kanserojen madde kullanimi, havayi kirletmek, uyusturucu madde kullanimi, radyasyon… Şimdi ırklar arası ilişki bunlardan daha zararli diye gecistirilirse cok sevdiginiz bilimsel istatistiklere bir selam cakariz. Bunun ustunde bu kadar durulup onune gecilmek istenmesinin sebebi baska birsey ve bunu ogrenmek istiyorum. Gunumuzde kesin olume yol acabilecek zibilyon tane zararli olay varken problem bu mu yani? Bu tutumun kesinlikle nasyonel sosyalizmle bir iliskisi var ve saglik acisindan zararlari pelerin olarak kullaniliyor. Bu amaci soylemek isterseniz dinlerim. İyi gunler.

        1. Esenlikler,

          Zaten kendinize melez demediniz, ama öyle olduğunuzu düşünüyor olabilirdiniz, veya en azından argümanınızın tutarlı olması için (“ben iyiyim, o yüzden istisna mı oluyorum?” ) melez olmanız gerekiyordu. Düşünmüyorsanız o zaman siz bu durumun dışında biri olarak istisna bile olmuyorsunuz ki.

          Bizim dediklerimize karşıt herhangi bir bilimsel araştırma yok yalnız. Ancak fikir demagogları, işi gerçekler bağlamından çıkarıp sosyolojiden, zırva felsefeden, sahte bilimden dem vuran laf cambazları var. Ama ırk karıştırmanın zararları tartışmaya açık bir konu değildir.

          Dediğiniz diğer şeylere gelince. Bunlar da elbette çok kötü şeyler ve ideal bir dünyada ne şirketler kafalarına estiği gibi ürünlerine kanserojenler, zararlı kimyasallar basıp insanlara pazarlayabilecek, ne de yine kökeni Yahudilere dayanan uyuşturucu ticareti tıkır tıkır işlemeye devam edebilecek. Ama bu sorunlar üzerinde henüz ortalama insanın yaptırım gücü yokken, eş seçimi konusunda mutlak seçim kişiye aittir. Üstüne üstlük, mutlak olmamakla birlikte bir kişinin uyuşturucu kullanması, hatta bağımlı olması, ne kadar kötü ve düzeltilmesi gereken bir durum olsa da onlarca, yüzlerce, hatta uzun vadede binlerce insanın hayatını kaydırmıyor. Yaptığı zarar kendiyle (biraz daha uzatacak olursak bir de sevdikleriyle) sınırlı kalıyor. Dolayısıyla aynı kulvarda değiller.

          Pelerin olarak kullandığımız veya üstü kapalı sunduğumuz bir şeyse yok; bizi alengirli işler çevirip kendi emelleri için takipçi toplayan, takipçilerine de yalandan başka bir şey satmayan tarikatlara benzetmeyin. Zaten gururlu ve soylu Naziler olduğumuzu asla reddetmedik, ve Nasyonal Sosyalizmin doktrinlerine de karşı bir şey ırk karıştırma. Ama öyle keyfi bir sebepten değil, zaten bizim de sunduğumuz bilimsel ve mantıksal temellerden ötürü etik açıdan kabul edilemez ve mutlak bir kötülük. Nasyonal Sosyalist dünya ‘görüşüne’ (ki görüş denebilirse, ki denemez) göre zaten dejenere olan, insana ve topluma objektif ölçütlere göre zarar veren her şey yanlıştır. Uyuşturucular şu an nasıl yasadışıysa ırk karıştırma da yasadışı olacaktır, bu ikisi arasında zararlılığın tartışılabilirliği açısından hiçbir fark yok. Ama varmış gibi gösteriliyor. O yüzden “gizli” sebepler, perdeler, duman ve aynalar arıyorsanız tam karşıtlarımıza bakabilirsiniz.

          Ve fark şu ki, aklı başında kimse eroinin korkunç zararlarını reddetmezken şu anda Avrupa’da, Amerika’da ve yavaş yavaş da ülkemizde, tıpkı eroin gibi ve en az onun kadar zararlı, lanetli, dejenere bir hareket olan ırk karıştırma, Yahudiler tarafından yönetilen medyada son derece normal, hatta iyi, “güzel”, “ahlaklı” bir şeymiş gibi konuşuluyor. Uyuşturucu düşkünlüğünü kabullendirmeye dair bir komplo yok, ama ırk karıştırma düşkünlüğünü kabullendirmeye dair bir komplo var ve neredeyse küresel boyutta. Uyuşturuculardan uzun uzadıya konuşmamamızın (ama yine de yeri geldiğinde konuşuyoruz, ve konuşacağız), bu konudansa her fırsatta bahsetmemizin ve bahsedeceğimizin sebebi budur.

          İyi günler.

          1. Teşekkürler. Ahlaksal açidan yanlisliktan kastiniz nedir, cocuklarin sagligini tehlikeye atmak mi yoksa isin daha ust bir ahlaksal boyutu mu var?

          2. Esenlikler,

            Gelecek ırklardan daha “üst” bir şey mi var? Zaten bir anne-babanın en üst derece görevi, çocukları için elinden gelen en yüksek derecede, çocukları için iyi bir gelecek hazırlamaktır. Görevi buyken çocuklarını genetik olarak 1-0 geride başlatmak hainliktir. Hem gelecekteki soylarına, hem de bu insanlar toplumun bir parçası olacağı için toplumlarına.

            İnsanlar etiği elle tutulmaz, gözle görülmez bir şey sanıyor ama gerçekten çoğunlukla pratik şeylerden oluşuyor. Sadece nedensellik anlayışı bile yeterli.

            İyi günler.

          3. Bir hayat kadını 1000 erkekle yatıp hamile kalmayabilir korunduğu sürece. Özellikle günümüzde sex denince akla hemen cocuk gelmez. Bunu kastetmistim daha ust bir ahlaksal boyuttan. Hamile kalinsa bile Lilith kurtaji destekliyor diye duymustum. Yani gunumuzdeki teknolojiyle bile pek ala cocuk riski olmadan isteyen istedigiyle istedigini yapabilir. Bunu engelleyen etik disi olay nedir?

          4. Esenlikler,

            Irk da, seks de sadece fiziksel değildir, aynı zamanda ruhani şeylerdir de. Seks inanılmaz derecede ruhani ve enerjetik bir olaydır, ve başka ırklardan insanların ruhlarıyla enerjimizi bu kadar derin bir seviyede karıştırmak iki taraf için de zararlı olacaktır. Dolayısıyla ne olursa olsun başka ırklarla cinsel yakınlık zarardır.

            Ki devam edecek olursak, bu böyle olmasaydı bile, bu dışarıya “çocuk yapmadığımız sürece sorun değil” mesajı verirdi. Elbette sorun, elbette bu da kesinlikle kabul edilemez ama işler öyle çalışmasaydı bile bunun topluma vereceği görüntü de çok önemlidir. Bir kişi öyle yapmaz, bunu gören on kişi dikkatsiz yapar ve ortaya melezler ortaya çıkar. Ki bu sadece farazi bir senaryo, zaten çocuk yapılmasa “bile” zarar olduğu için bunu düşünmeye bile gerek yok. Ama her halükarda, ulusların ırksal bütünlüğünü ve saflığını tehlikeye atacak bir şey olurdu bu. Kısaca işler böyle, her açıdan kabul edilemez bir durum için “ama ya şöyle olursa?” senaryoları düşünmeye gerek yoktur. Irklar birlikte yaşamak üzere yaratılmadı. Sürekli kürtaj yaptırmak da “çözüm” falan değil elbette, kadın vücuduna ciddi zararları var. Sürekli yaptırmaktan bahsetmiyorum bile.

            Ve 1000 kişiyle yatmak isteyen yatsın, ama bunun da ayrı zararları vardır ve bahsetmek görevimiz, ama bu başka bir konu zaten.

            İyi günler.

  3. Bildiğiniz üzere Türkiye nüfusunun ezici çoğunluğu melez. Biz melezlerin partner tercihleri nasıl olmalı?

    1. Esenlikler,

      Melez olunmasına rağmen her zaman dominant bir ırkınız vardır. Bu beyaz, siyah ya da asyalı olabilir. Gen testleri sizin dominant ırkınızı gösterebilir ve kundalini yükseldikçe dominant ırkınız daha da saflaşır.

      Dominant ırklarınız aynı olan bir eş bulmanız mantıklı olur.

      İyi akşamlar.

      1. Gen testi sirketleri yahudilere ait degil mi ? Guvenerek test yaptirabilecegimiz bir firma var mi ? En yuksek yuzdeye sahip olan irk mi dominant cunku 50/50 olsa bile siyah dominant oluyor.

        Kundalini yukseldikce dominant irkimizi nasil anlariz ? Hislerimize gore mi ? Sahsen meditasyon yaptikca saclarim sarilasti hatta nadiren kizil oluyor, kumraldim oncesinde. Umarim bana oyle gelmiyordur.

        Bir de cinsellik yasadigimiz kisiyle gen alisverisi bile yaptigimizi okudum JoS’ta bu dogru mu ? Bu demek oluyor ki bir yahudiyle evli olan Centil insanlar yandi.

        Sadece opusme, ellesme vs. seylerde de cinsellik sonucu ortaya cikan durumlar gecerli mi ? Yoksa illa ki orgazm mi lazim ?

        Son olarak birisiyle olan cinsel baglarimizi auramizdan koparinca ondan aldigimiz genler de mi yok olur ?

        1. Esenlikler,

          Evet, bu şirketler genellikle Yahudilere veya onların uşaklarına aittir. Size hiçbir şirketi öneremem. Ve açıkçası, buna gerek bile yok ki. Soyunuzu olabildiğince geriye sürüp atalarınızı az veya çok tanıyabilirsiniz. Ve olay sadece yüzde değil, dediğiniz olaydan ötürü. Beyaz genleri çekinik gen mesela. Ama kişinin en “öncelikle” hangi ırktan olduğunu bakarak bile anlamak mümkündür, bu cidden roket bilimi değil.

          Kundalini’niz yükseldikçe/yükselince anlamak için gayret göstermmenize gerek yok; zira zaten Kundalini’nin kendisi arındırıcı bir güçtür ve gerek ruhunuzu, gerek zihninizi, gerek bedeninizi kendisi arındıracaktır. Ve meditasyon, tek başına da genleri değiştiriyor. Yani Kundalini’ye kadar en ufak bir değişim olmayacak değil, sadece en büyük gülleler o zaman atılacak diyelim. Yani evet, fiziksel görünümünüzün meditasyona başladıktan sonra belli bir miktar değişmesi hiç görülmemiş bir şey değildir. Tabii size gaz verip “kesssssssssin değişmiştir canım” demeyeceğim. Böyle bir şeyden şüpheleniyorsanız before-after fotoğrafları çekin bundan sonra.

          Ve evet, sonuçta genetik bilgi alışverişi yapılıyor. Bu konuda doğrudan araştırmalara da rastlamıştım zamanında, ama ne yazık ki kaydetmedim. Ama eminim ana akım kaynaklarından biraz sıyrılıp doğru yerlerde, doğru şekillerde arama yapanlar bir şeylere rastlar. Ve evet, zaten Yahudilerle evlenecek kadar kafayı yemiş Centiller için yapabileceğimiz hiçbir şey yok.

          O dediğiniz şeylerde genetik bir alışveriş olmasa da enerjetik bir alışveriş halâ vardır, aynı kapıya çıkar. Hem niye zorlayalım ki? Zenci sevgiliniz olacak ama “tamamen” sevişmeyecek misiniz? Zaten o şekilde hiç yürümez. 😂

          Hayır, yaptıklarınızın sonuçları sizle kalır, enerjetik olarak veya başka şekilde. Ruhunuz üzerinde çalışarak gerek cinsellik, gerekse de başka şeylerden topladığınız negatif karmayı yok etmeniz gerekmekte; ki zaten güç meditasyonları doğrudan da buna yarıyor. Aynı zamanda direkt buna (ruhu negatif karmadan temizlemeye) yönelik çalışmalar da mevcut.

          İyi günler.

          1. Ben küçükken bembeyazdım saçım da açık kahverengiydi (hatta sarı bile denecek kadar açıktı güneşe geçince de sapsarı gözükürdü) ama şu an yaşadığım coğrafyadan dolayı esmerim. Kundalini’m yükseldikçe eski hâlime geri mi döneceğim şimdi?

          2. Esenlikler,

            Çocukken daha açık olup kararanlar da bayağı yaygın, evet. Herhalde genetik olarak karışmış olmanın etkisi büyüktür. Her halükarda evet, geliştikçe olmanız gereken, en saf olduğunuz hale gireceksiniz.

            İyi günler.

          3. Peki bu tahminen ne kadar sürede olur? 40 günlük meditasyon programı bittikten sonra fark eder miyim farklılıkları?

          4. Esenlikler,

            Fiziksel görünüm değişikliği o kadar kısa vadeli bir şey değildir, kalıcı değişimler yine istikrarlı ve yoğun çalışmalar gerektirir. Ki zaten zamanla kendi kendine olacak bir şey. Bence bu konuya fazla takılmadan ruhani gelişiminize bakın, çünkü zaten alacağınız sonuçlar sizi zihinsel, duygusal ve ruhsal olarak ziyadesiyle tatmin edecek.

            İyi günler.

  4. Ben de eklemek isterim ki her ırkın farklı özellikleri var ve bu insanın doğayla uyum halinde olmasına ve doğanın bir parçası olarak kalmasını sağlar. Örneğin bir İskandinav’ın mavi gözlü olması İskandinavyadaki karanlık ormanlarda daha çok ışık görmesi ve onun karanlıkta rahatça hareket etmesini sağlar. Sarışın ve beyaz tenli olması da yine Kuzey Avrupa’nın soğuk ikliminde kolayca yaşamını sürdürmesi için gereklidir. Bu yüzden o bu konularda “üstün”dür. Aynı zamanda siyahi bir Afrikalının siyah teni sıcak çöllerde yaşamasına olanak sağlar ve fiziksel olarak çok gelişmiştir ve bunu avantaj olarak doğada kullanabilir. O da bu konularda diğer ırklara göre “üstün”dür her ırkın bir diğerine göre üstün olan yönleri vardır. Bunu bir çöl tilkisi ve orman tilkisi üzerinden açıklayabilirim. Çöl tilkisi, çölde muhteşem bir uyum içinde çölün bir parçasıymış gibi yaşar ve ölür. Ama onu ormana koyarsan burada sağlıklı yaşayamaz. Aynı zamanda bildiğimiz kızıl tüylü orman tilkileri de ormana uyum sağlamıştır ve çölde yaşayamaz. Doğada muhteşem bir denge var ve doğada “ırk” kavramının da vücut bulduğu su götürmez bir gerçek ki doğanın işleyiş tarzına uygun bir yaşam sürmek de Satanizmde önemlidir.

  5. Peki birçok hastalık virüs vs. şeylere karşı dirençli kalmamızı veya bizi çok etkilememesini çeşitliliğimize borçlu değil miyiz?

    1. Esenlikler,

      O dediğiniz, daha çok hayvanlarda görülen “hybrid vigor” olayı. Cidden her iki tür de ciddi anlamda genetik deformitelere sahipse o zaman nadiren iki türden de tek tük çalışan gen düzgün şekilde bir araya gelip, nispeten daha sağlıklı bir canlı ortaya çıkarabiliyor.

      Devam edecek olursak, bu şekilde genetik deformitelerin çıkması daha çok genetik olarak çok yakın canlıların çiftleşmesiyle ortaya çıkar, ensest gibi. Ve insanlar da dahil olmak üzere birçok türde enseste karşı çekinme görülmekte zaten.

      Ve, genetik olarak nispeten yakın popülasyonların birleşmesiyle ortaya genetik hatalar çıkma ihtimali son derece düşükken (öyle ki, son zamanlara kadar yüzyıllardır safkan kalan Avrupa halkları ve hatta biz Türklerde de bu sebepten ötürü yaygın hastalıklar falan görülmemiştir, aksine o zamanların ortalama insanı bizimkinden çok daha sağlıklıydı. Tabii bunun arkasında başka faktörler de var, ama bu da bir faktör) “dışarıdan” bireylerle çiftleşince genetik sorunların riskş fırlıyor. Yani “hybrid vigor” olayı zaten aşırı istisnai bir durum, ve tam tersi çok daha yaygın.

      Bu konuda daha detaylı bilgi almak için bu sayfayı öneriyorum.

      İyi günler.

  6. İki tane sorum var;

    1.)Eş seçimimizi neye göre yapmalıyız; JOS forumlarında koyu saçlı ve koyu gözlüysek, sarı saçlı ve açık gözlü insanlarla birlikte olmamamız gerektiği sadece kendimiz gibi koyu saç ve gözlü insanlarla olmamız gerektiği ilgili bazı yazılar gördüm. Gerçekten böylemi olması gerekiyor yani ben şahsen siyah saçlı ve kahverengi gözlüyüm illa kendim gibi siyah saçlı kahverengi gözlü birini mi bulmam gerekiyor yani mesela bir sarışın İskandinavla birlikte olmam mı?, olmamalı mıyım?

    2.)Yine Forumlar da meditasyonların bedenimizi %100 saflaştırmadığı sadece belli bir oranda değiştirdiğini yazmış bazı SS’ler doğru bu söyledikleri?

    1. Esenlikler,

      1) Yüksek Rahipler tarafından böyle bir söyleme asla rastlamadım. Siz rastladıysanız lütfen bağlantısını verin, birlikte inceleyelim.

      Yüksek Rahip olmayanlara gelince, onların görüşleri “resmi Spiritüel Satanizm doktrini” niteliğinde değildir. Başka insanların, öbür kardeşlerimizin görüşleri doğru da olabilir, yanlış da olabilir. Unutmayalım ki Forumlar, kimsenin asla yanılmadığı ve herkesin kusursuz olduğu bir yer değildir. Henüz oralar Valhalla değil, ama olacak! Tüm dünya gibi.

      Genel olarak aynı ırk grubundansanız göz ve saç rengi çok ciddi bir öneme sahip değil.

      2) Yoo. Tabii daha düşük seviyelerde tamamen değişmeyi beklemek çok yanlış olacaktır ama ilerledikçe %100’e doğru ilerlenir. Özellikle Kundalini çok büyük bir adımdır, Magnum Opus’u zaten söylemeye bile gerek yok.

      İyi günler.

  7. Peki ya dünyaya çocuk getirmeden farklı bir ırkla ilişkimizin olması sakıncalı mıdır? Neden?
    Ve, bu konuyla alakasız ama, heteroseksüellik dışındaki cinsel yönelimlerle doğmanın, ve bu şekilde ilişkiler yaşamanın bir sakıncası var mı? Ben biseksüel bir bireyim onun için soruyorum, aydınlatırsanız sevinirim.

    1. Esenlikler,

      İlk sorunuza azıcık yukarıda zaten cevap var, okuyabilirsiniz.

      Ve evet, heteroseksüellik dışındaki her şey kötüdür, öcüdür, depremlere sebep olur ve başımıza meteor düşürür çünkü Sübyancı Muho ve All*h öyle söylüyor. Bilmez misiniz oğlancılığın ve homoseksüelliğin yuvası olan Kur’an kursları, tüm dünyadaki depremlerin %99’unun odağı?!

      Zaten bu yüzden tüm antik medeniyetlerde bu GBLT bireylere onursal (ve mecaz anlamda) olarak “Üçüncü Cinsiyet” lakabı verildi ve el üstünde tutulurdu, bir aileye Üçüncü Cinsiyet bir çocuk doğduğu zaman bu Tanrılardan bir lütuf olarak görülüp kutlamalar yapılırdı.

      Satanizm’e gelirken yıllar boyu içinize zorla kazımaya çalıştıkları kendinizden sebepsiz yere nefreti, suçluluk ve ait olmama duygusunu lütfen kapıda bırakın. Şeytan’ın Yolunda böyle keyfi sebeplerden birbirimizi reddetme gibi maymunluklar yoktur, olan da bizim düzenimiz geldiğinde tarihin tozlu sayfalarına bir daha geri dönmemek üzere karışacaktır.

      İyi günler.

      1. Çocuk doğduğunda nereden biliyorlar ki LGBT bireyi olduğunu? Cinsel yönelim ergenlik veya ergenlikten sonra anlaşılmaz mı?

        1. Esenlikler,

          Böyle şeyler ruhta görülür, çünkü cinsel yönelim de tıpkı cinsiyet gibi ruha kazınmış bir şeydir. Antik zamanlarda insanlar çocuklarının doğum zamanını bile, hayatta olabildiğince rahat ilerleyip potansiyeline en iyi şekilde ulaşabilsin ve önünde fazla engel olmasın diye uygun şekilde zamanlarlardı. Astrolojik açıdan diyorum yani. O yüzden gelecek nesile verilen ilgi ve öneme şaşırmaya gerek yok. Aynı zamanda böyle şeyleri düşünecek ilme ve bilgiye sahip halklar elbette ruhani olarak da ilerlemişti.

          Son olarak da, aslında küçük çocukların davranışlarından, oyuncaklarından falan bile bu tarz şeyler anlaşılabiliyor.

          İyi günler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir